SON DAKİKA
Hava Durumu

#Scott Bessent

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Scott Bessent haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Scott Bessent haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump’tan İran’a “Eşi benzeri görülmemiş boyutta bir ekonomik operasyon olacak” tehdidi Haber

Trump’tan İran’a “Eşi benzeri görülmemiş boyutta bir ekonomik operasyon olacak” tehdidi

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik eşi benzeri görülmemiş boyutta bir "ekonomik operasyon" ilan ettiğini belirtti. Trump, Tahran yönetimine destek veren ülkelerin, şirketlerin ve finans kuruluşlarının da ağır ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran’a anlaşma için fırsat sunduğunu ancak Tahran’ın bu fırsatı değerlendirmediğini savundu. Bunun üzerine Washington’ın şimdiye kadar herhangi bir ülkeye karşı uygulanmış en kapsamlı ekonomik baskı politikalarından birini hayata geçireceğini söyledi. Trump, yeni dönemi “eşi benzeri görülmemiş ölçekte ekonomik savaş ve izolasyon” olarak tanımladı. İran’a ekonomik destek sağlayan ülkeler hedefte ABD Başkanı, yalnızca İran yönetimini değil, Tahran’ın ekonomik bağlantılarını sürdüren üçüncü ülkeleri de hedef aldı. Trump; finans kuruluşları, şirketler, havalimanları ve devlet kurumları üzerinden İran’a ekonomik kaynak aktarılmasına izin veren ülkelerin ciddi ekonomik sonuçlarla karşılaşacağını belirtti. Özellikle İran'ın gelir elde etmesini sağlayan petrol ticareti, nakit transferleri, döviz işlemleri, gemi sicilleri ve paravan şirketler Washington’ın merceğinde olacak. Bu yaklaşım, ABD'nin İran'a yönelik yaptırım politikasında yalnızca Tahran'ı değil, İran ekonomisinin uluslararası bağlantılarını da baskı altına alma hedefinin güçlendiğini gösteriyor. Washington’dan “ekonomik kuşatma” mesajı Trump’ın açıklaması, ABD Hazine Bakanlığının İran’ın ekonomik kaynaklarını sınırlandırmaya yönelik son dönemdeki girişimlerinin devamı niteliğinde. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de 14 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, Washington’ın İran’a yönelik politikalarının dünya ekonomisinin daha önce görmediği ölçekte bir izolasyon oluşturacağını savunmuştu. Yeni hamlenin, Birleşik Arap Emirlikleri’nin İran’la ekonomik işlemlerini durdurma kararı sonrasında gelmesi de dikkat çekti. Böylece Washington’ın İran’ın bölgesel ticaret ve finans ağlarını daraltma çabası daha geniş bir ekonomik baskı kampanyasına dönüşüyor. Trump: İran nükleer silaha sahip olamayacak Trump açıklamasında İran’ın nükleer kapasitesine de değindi. ABD Başkanı, İran’ın hiçbir koşulda nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Trump ayrıca müttefiklerinden Washington ile birlikte hareket etmelerini istedi. İran’ın bölgesel ve küresel ölçekte tehdit oluşturduğunu savunan ABD Başkanı, uygulanan ekonomik önlemlerin Tahran’ın dış kaynaklara erişimini ve bölgesel faaliyetlerini sınırlandıracağını ileri sürdü. Bu açıklamalar, ekonomik yaptırımların Washington açısından yalnızca İran ekonomisini hedefleyen bir araç değil, aynı zamanda İran’ın askeri ve bölgesel kapasitesini sınırlandırma stratejisinin bir parçası olarak görüldüğüne işaret ediyor. Hürmüz Boğazı’nda petrol trafiği geriledi ABD ile İran arasındaki çatışmaların etkisi enerji piyasalarında da hissediliyor. Yaklaşık altı aydır devam eden savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği önemli ölçüde yavaşladı. Trump, gemilerin boğazdan geçişlerini sürdürdüğünü belirtse de uluslararası basına yansıyan verilere göre Hürmüz’den taşınan petrol miktarı savaş öncesi seviyelerin yaklaşık yarısına kadar geriledi. Dünya petrol ticaretinin önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki hareketliliğin azalması, çatışmanın yalnızca İran ve ABD arasındaki askeri dengeleri değil, küresel enerji arzını da doğrudan etkilediğini gösteriyor. Ekonomik baskı yeni bir cephe açabilir Trump’ın son açıklamasıyla birlikte İran’a yönelik mücadelenin askeri boyutunun yanında finans, enerji ve uluslararası ticaret alanlarında daha sert bir döneme girmesi bekleniyor. Washington’ın İran’la ekonomik ilişkilerini sürdüren üçüncü ülkeleri de tehdit etmesi, önümüzdeki dönemde ABD ile İran arasındaki çatışmanın doğrudan taraflar arasındaki bir mücadele olmaktan çıkıp daha geniş bir ekonomik baskı ağına dönüşebileceği mesajını veriyor.

Hürmüz Boğazı'nda kritik gelişme: ABD ve İran ateşkese yaklaşıyor Haber

Hürmüz Boğazı'nda kritik gelişme: ABD ve İran ateşkese yaklaşıyor

ABD ile İran arasında devam eden gerilimde diplomatik temasların yeniden öne çıktığı bir döneme girildi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in yaptığı son açıklamalar, Washington ve Tahran arasında geçici bir ateşkes ihtimalinin güçlendiğine işaret ederken, dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın geleceği de uluslararası gündemin merkezinde yer alıyor. Bessent, Washington ile Tahran'ın 30 ila 60 gün sürecek bir ateşkes anlaşması imzalamaya yakın olduğunu belirtti. ABD'li Bakan ayrıca Hürmüz Boğazı'nın bugün veya yarın yeniden gemi trafiğine açılabileceğini ifade etti. Bessent: İran üzerindeki ekonomik baskı sürüyor ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington yönetiminin İran'a yönelik ekonomik baskısına ilişkin değerlendirmesinde, yaptırımların Tahran üzerindeki etkisinin giderek arttığını savundu. Bessent, İran'daki ekonomik tablonun özellikle gıda fiyatları açısından ağırlaştığını belirterek, ülkede gıda fiyatlarında yüzde 150 ile yüzde 180 arasında enflasyon yaşandığını ileri sürdü. ABD'li Bakan, uygulanan yaptırımlar nedeniyle İran yönetiminin askerlerinin maaşlarını ödemekte dahi zorlandığını iddia etti. Bessent'in açıklamaları, ABD'nin İran'la yürüttüğü müzakerelerde ekonomik yaptırımları önemli bir baskı aracı olarak kullanmaya devam ettiğini gösteriyor. Ancak bu açıklamaların Washington tarafından yapılan değerlendirmeler olduğu ve İran tarafının ekonomik tabloya ilişkin farklı değerlendirmelerde bulunabileceği de dikkate alınıyor. Trump: İran anlaşma yapmak istiyor ABD Başkanı Donald Trump da İran'la yürütülen görüşmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, Tahran'ın anlaşma arayışının temelinde olası bir ABD askeri operasyonundan duyduğu endişenin bulunduğunu savundu. Trump, İran'ın anlaşma yapmak istediğini belirterek, bunun nedeninin "vurulmak istememeleri" olduğunu söyledi. ABD Başkanı ayrıca müzakerelerin nasıl sonuçlanacağının önümüzdeki süreçte görüleceğini ifade etti. Trump'ın açıklamaları, Washington'ın diplomatik görüşmeleri sürdürürken askeri seçenekleri de tamamen gündemden çıkarmadığını ortaya koyuyor. Hürmüz Boğazı için İran-Umman görüşmesi Gerilimin en kritik başlıklarından biri ise Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği. İran Parlamentosu üyesi Hasan Kaşkavi'nin 7 Ağustos'ta yaptığı açıklamaya göre İran ile Umman, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi güzergahlarına ilişkin yeni bir protokolün çerçevesi üzerinde mutabakata vardı. Ancak Kaşkavi, sürecin henüz tamamlanmadığını ve nihai metnin üst düzeyde onaylanması gerektiğini belirtti. İran ve Umman arasındaki görüşmelerde özellikle ticari gemilerin hangi güzergahlardan geçeceği konusunda önemli ilerleme sağlandığı aktarılıyor. Tahran yönetiminin boğazdaki geçişlerin düzenlenmesine ilişkin yeni bir mekanizma oluşturmayı değerlendirdiği belirtiliyor. İran'dan bazı ülkelere geçiş yasağı hazırlığı Hürmüz Boğazı konusunda İran parlamentosunda ayrıca yeni bir yasa tasarısının değerlendirildiği bildiriliyor. Söz konusu tasarıda ABD, İsrail ve İran yönetiminin "düşman" olarak tanımladığı bazı ülkelerin gemilerinin boğazdan geçişinin yasaklanması öngörülüyor. Geçişine izin verilen diğer ülkelerin gemilerinden ise belirli bir geçiş ücreti alınması gündeme geliyor. Bu gelişme, Hürmüz Boğazı'nın yalnızca askeri gerilim açısından değil, uluslararası ticaret ve enerji güvenliği bakımından da kritik bir pazarlık alanına dönüştüğünü gösteriyor. Hürmüz Boğazı neden bu kadar önemli? Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve dolayısıyla açık denizlere bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Savaş öncesindeki normal ticaret koşullarında dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin önemli bir bölümü bu güzergah üzerinden gerçekleştiriliyordu. Bu nedenle boğazdaki olası bir kapanma veya gemi trafiğinin ciddi biçimde kısıtlanması, yalnızca bölge ülkelerini değil, Avrupa ve Asya başta olmak üzere enerji ithalatına bağımlı ekonomileri de doğrudan etkileyebilir. Özellikle petrol ve LNG taşımacılığındaki aksama, küresel enerji fiyatlarında yeni dalgalanmalara yol açabilir. Nakliye maliyetlerinin yükselmesi, sigorta primlerinin artması ve alternatif güzergahlara yönelme ihtiyacı da dünya ticaretinde zincirleme etkiler yaratabilir. Ateşkes açıklaması piyasalar için kritik ABD ile İran arasında 30 ila 60 günlük geçici ateşkes ihtimalinin gündeme gelmesi, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak ateşkes konusunda henüz nihai bir anlaşmanın imzalandığına ilişkin kesinleşmiş bir metin bulunmuyor. Hürmüz Boğazı'nın yeniden tamamen ve güvenli şekilde uluslararası gemi trafiğine açılması da sürecin en kritik başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Önümüzdeki günlerde Washington ve Tahran arasındaki görüşmelerin yanı sıra İran-Umman temasları da yakından takip edilecek. Özellikle boğazdaki ticari geçişlerin hangi şartlarda normale döneceği, ateşkesin kapsamı ve tarafların güvenlik garantileri konusunda sağlayacağı mutabakat, bölgesel krizin seyrini belirleyebilecek başlıca gelişmeler arasında bulunuyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, enerji fiyatlarından küresel ticarete kadar geniş bir alanda etkili olabilecek potansiyele sahip. Bu nedenle ABD-İran görüşmelerinden çıkacak sonuç, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkilerin değil, küresel ekonominin önümüzdeki dönemdeki görünümünün şekillenmesinde de belirleyici olabilir.

ABD Hazine Bakanı Bessent': İran'ın finans ağlarını çökertin Haber

ABD Hazine Bakanı Bessent': İran'ın finans ağlarını çökertin

G7 ülkelerinden mevkidaşlarıyla 19 Mayıs 2026'da Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen "Terörizmin Finansmanıyla Mücadele" konferansında bir araya gelen Bessent, burada yaptığı konuşmada katılımcılara İran'a karşı ABD'nin yanında durmaları mesajını verdi. Scott Bessent, Avrupalı ortakların İran'a yönelik yaptırımlar konusunda ABD ile birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Bu, İran'ın finansörlerini tespit ederek, paravan şirketlerini ifşa ederek, banka şubelerini kapatarak ve acentelerini feshederek mümkündür" ifadelerini kullandı. Bessent ayrıca Orta Doğu ve Asya ülkelerinden İran'ın "paravan bankacılık ağlarını kökünden kazımalarını" talep etti. Hürmüz Boğazı'nı açma baskısı Bakan Bessent'in açıklamaları, ABD ve İsrail'in İran'la yaşadığı çatışmalar nedeniyle petrol sevkiyatının durduğu Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için Trump yönetiminin Tahran üzerinde baskı kurmaya çalıştığı bir döneme denk gelmesiyle dikkat çekiyor. Bu bağlamda ABD Hazine Bakanlığı, "Ekonomik Öfke" adını verdiği program kapsamında faaliyetlerini hızlandırarak bugüne kadar İran ile bağlantılı yaklaşık 500 milyon dolarlık kripto varlığı dondurdu. "Yaptırım sistemimizi güncelliyoruz" Hazine Bakanlığının mevcut yaptırım rejimini güncellediğini belirten Bessent, bu adımı "Rakiplerimiz yeni paravan şirketler kurarak mevcut duruma uyum sağlıyor ve kendilerini yeniliyorlar" sözleriyle gerekçelendirdi. Ancak yaptırımların süresi konusunda da uyarılarda bulunan Bessent, uzun süreli yaptırımların hedeflenmeyen sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti: "Yaptırımlar ulusları cezalandırmak için değil, davranışları değiştirmek içindir. Hedeflenen davranış değişikliği gerçekleşmeden yıllarca süren yaptırımların, gelecek nesiller üzerinde tahmin edilmesi güç etkileri olabilir."

ABD, İran'ın 344 milyon dolar değerindeki kripto para birimini dondurdu. Haber

ABD, İran'ın 344 milyon dolar değerindeki kripto para birimini dondurdu.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent. Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı resmi açıklamada, Hazine Bakanı Bessent, ABD Hazine Bakanlığı'nın "Tahran'ın fon üretme, transfer etme ve geri gönderme yeteneğini sistematik olarak baltalamaya devam edeceğini" teyit etti. Bakanlığın "İran'la bağlantılı çok sayıda dijital cüzdana" yaptırım uyguladığını ve bunun sonucunda söz konusu kripto para varlıklarının doğrudan dondurulduğunu belirtti. Washington'ın, yaptırımlardan kaçınmanın geleneksel yöntemleri olan paravan şirketler gibi araçların yanı sıra dijital varlıklar gibi yeni teknolojileri de hedef aldığı bildiriliyor. Bu hedefe ulaşmak için ABD Hazine Bakanlığı, yaptırımların tam olarak uygulanmasını sağlamak amacıyla finans kuruluşları ve dijital varlık borsalarıyla aktif bir diyalog sürdürüyor. ABD, dijital varlıkları dondurmanın yanı sıra İran'ın petrol ihracatına yönelik baskısını da artırıyor. Dışişleri Bakanı Bessent, halihazırda transit halindeki İran petrolüne verilen tek seferlik muafiyetin uzatılmasının tamamen imkansız olduğunu açıkladı. "Abluka uyguluyoruz ve tek bir damla petrol bile dışarı çıkarılamıyor" dedi. Ayrıca İran'ın enerji altyapısı için en kötü senaryoyu da öngördü: "Ve önümüzdeki iki veya üç gün içinde üretimi durdurmaya başlamak zorunda kalacaklarını düşünüyoruz ki bu da petrol kuyuları için çok kötü olacak." Küresel enerji piyasaları Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla sarsılırken, ABD elçileri Steve Witkoff ve Jared Kushner'in, çatışmayı sona erdirmeyi amaçlayan yeni bir görüşme turu için 25 Nisan'da Pakistan'a gelmesi bekleniyor. Kripto para varlıklarının dondurulması, Washington'ın yaklaşan müzakerelerde üstünlük sağlamak için attığı taktiksel bir adım olarak görülüyor.

ABD, Rusya ve İran petrolüne yönelik yaptırım muafiyetlerini 30 günlüğüne uzattı Haber

ABD, Rusya ve İran petrolüne yönelik yaptırım muafiyetlerini 30 günlüğüne uzattı

ABD Hazine Bakanlığı, İran ve Rusya’dan deniz yoluyla sevk edilen petrol ürünlerine yönelik yaptırım muafiyetlerini 30 gün süreyle uzatıldığını açıkladı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD Senatosu Ödenekler Alt Komitesi’ndeki bütçe oturumunda yaptığı açıklamada, kararın Orta Doğu’daki son gelişmelerin Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğini aksatmasıyla petrol kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalan ülkelerden gelen talepler üzerine alındığını belirtti. Bessent, söz konusu taleplerin geçtiğimiz hafta düzenlenen Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası toplantıları sırasında yaklaşık 10 ülkenin maliye yetkililerinden geldiğini belirtti. Bakan Bessent ayrıca Tahran yönetiminin yaptırım muafiyetlerinden 14 milyar dolardan fazla gelir elde ettiği yönündeki iddiaları yalanladı ancak, duruma ilişkin herhangi bir detay vermedi. İlave muafiyet düşünmediklerini söylemişti Söz konusu gelişme, ABD’nin ilave yaptırım muafiyetleri uygulamayı düşünmediğine yönelik açıklamalar ardından yaşandı. ABD Hazine Bakanı, 15 Nisan tarihinde Beyaz Saray’da düzenlenen bir basın toplantısında piyasaya daha fazla petrol tedariki için ilave yaptırım muafiyeti düşünüp düşünmediklerine yönelik bir soru almıştı. Bessent bu soruya cevabında, "Rus petrolü için genel lisansı yenilemeyeceğiz. İran petrolü için genel lisansı da yenilemeyeceğiz. Bu, 11 Mart’tan önce denizde olan petrole ilişkindi. Dolayısıyla, bunların hepsi kullanıldı" demişti.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile tıkanan müzakereler hakkında konuştu. Haber

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile tıkanan müzakereler hakkında konuştu.

ABD, çıkmazın İran'ın nükleer silah geliştirmeme de dahil olmak üzere ABD'nin şartlarını kabul etmeyi reddetmesinden kaynaklandığını belirtti. 11 Nisan'dan 12 Nisan sabahının erken saatlerine kadar süren müzakereler boyunca, Başkan Yardımcısı JD Vance, durum hakkında bilgi sahibi olmak için Başkan Donald Trump ve yönetimin kilit üyeleriyle yakın temas halinde olduğunu belirtti. Tüm anlaşmazlıkların merkezinde Tahran'ın nükleer programı yer alıyor. Vance, gazetecilere yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri'nin temel amacının İran'ın nükleer silah edinmesini tamamen engellemek olduğunu vurguladı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, müzakerelerin sonuçlarını açıkladı. "Basit gerçek şu ki, nükleer silah edinmeye çalışmayacaklarına ve nükleer silahları hızla elde etmelerini sağlayacak araçlar aramayacaklarına dair kesin bir taahhüt görmemiz gerekiyor" diye belirtti. ABD Başkan Yardımcısına göre, ABD Başkanı'nın bu müzakereler aracılığıyla ulaşmaya çalıştığı temel amaç budur. ABD heyeti İslamabad'dan ayrılmadan önce JD Vance, Washington'ın müzakere masasına "nihai ve en iyi teklifimiz" olarak nitelendirdiği bir öneri koyduğunu söyledi. Şunları belirtti: "Çok basit bir öneriyle, nihai ve en iyi teklifimiz olan bir uzlaşma yöntemiyle ayrılıyoruz. İranlıların bunu kabul edip etmeyeceğini bekleyip göreceğiz." Başkan Yardımcısı Vance ayrıca Tahran'ın uzun vadede nükleer programından vazgeçme konusundaki gerçek istekliliğini de sorguladı: "Basit soru şu: İran halkından nükleer silah geliştirmeme konusunda temel bir kararlılık görecek miyiz – sadece şimdi değil, sadece iki yıl sonra değil, uzun vadede?" 21 saat süren müzakereler boyunca Bay Vance, Başkan Trump ile 6 ila 12 kez görüştü; aynı zamanda Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hazine Bakanı Scott Bessent ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile de sürekli istişarelerde bulundu. İran tarafında ise Tasnim haber ajansı, ABD'nin İran'da savaş sırasında başaramadığı hedeflere ulaşmayı amaçladığını, bunların arasında Hürmüz Boğazı sorununun ve ülkeden nükleer malzemelerin çıkarılmasının da bulunduğunu, ancak İran heyetinin bu talepleri reddettiğini bildirdi. İran müzakere heyeti, çeşitli girişimler sunarak ABD tarafını ortak bir çerçeveye doğru itmeye çalıştı, ancak ABD tarafı İran'ın hiçbir önerisini kabul etmedi. Dolayısıyla, Sayın Vance başkanlığındaki ABD heyeti ile İran Parlamentosu Başkanı Mohammad Bagher Qalibaf başkanlığındaki İran heyeti arasındaki görüşmeler beklenen sonuçları vermedi ve görüşmelerin bu akşam, 12 Nisan'da devam etmesi planlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.