SON DAKİKA
Hava Durumu

#Savunma Sanayii

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Savunma Sanayii haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Sanayii haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Körfez ülkeleri İran'a karşı askeri önlem alabilir Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Körfez ülkeleri İran'a karşı askeri önlem alabilir

; Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) kapsayan bölge turunun ardından Riyad’daki temaslarına ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu. Fidan, İran’ın saldırıları karşısında Körfez ülkelerinin sabrının tükenmek üzere olduğu ve "karşı önlem" alma aşamasına geldikleri uyarısında bulundu. "Körfez ülkeleri son uyarılarını yaptı" Körfez ülkelerinin yoğun bir saldırı altında olduğunu hatırlatan Fidan, bu ülkelerin savaşın dışında kalma iradesine rağmen kasten hedef alındıklarını belirtti. Fidan, şunları söyledi: "Körfez ülkeleri, hava sahalarını ve topraklarındaki üsleri İran’a karşı kullandırmayacaklarını en baştan duyurdular. Ancak İran’ın askeri üsler dışında sivil altyapı ve ekonomik hedeflere de kasıtlı saldırılar düzenlemesi riski artırdı. Körfez ülkeleri, mevcut durumun devam etmesi halinde karşı önlem almak zorunda kalacaklarını söylüyorlar. Riyad’daki toplantıda bu konudaki son uyarılarını yaptılar." "Savaş 2-3 hafta daha sürebilir" Bölgedeki genel kanaatin savaşın birkaç hafta daha devam edeceği yönünde olduğunu aktaran Bakan Fidan, barışın önündeki asıl engelin İsrail olduğunu savundu: "Körfez ülkelerinde savaşın iki üç hafta daha süreceği değerlendirmesi yapılıyor. Ancak burada belirleyici olan ABD’nin tutumudur. İsrail, ateşkesi veya kısa sürede bir barışa ulaşılmasını engellemek isteyecektir. ABD ve İsrail’in pozisyonlarının birbirinden uzaklaştığı yönündeki gözlemler artıyor. Sorun İsrail’in barış istememesi; kendileri için kritik olan askeri ve sanayi hedeflerini yok etmeden durmayacakları izlenimini veriyorlar." "İran'a yapılan da Körfez'e yapılan da yanlış" Fidan, Türkiye’nin savaşın başından beri ikircikli bir tavır takınmadığını ve tüm taraflara yanlışlarını açıkça söylediğini belirtti. Riyad’daki ortak bildiride İsrail’in rolüne de dikkat çektiklerini ifade eden Fidan, "Hem İsrail’in saldırganlığına hem de İran’ın savaşı bölgeye yayma eylemlerine karşı çıkıyoruz. İsrail’in yayılmacılığının yarattığı tehdidin ortak açıklamaya girmesini sağladık" dedi. Savaş sonrası yeni düzen ve savunma sanayii Savaşın ardından bölge ülkelerinin savunma stratejilerinde köklü değişiklikler olacağını öngören Fidan, "Körfez’de pek çok şey değişebilir. Ülkeler savunma sanayii alanında yeni arayışlara girebilir. Eğer belirli şartlar yerine getirilirse, savaş sonrası İran ile Körfez ülkeleri arasında ekonomik iş birliği tekrar yoğunlaşabilir" değerlendirmesinde bulundu. AB ile ilişkiler ve vize serbestisi Fidan, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerin istikrarlı gittiğini, yasa dışı göç ve vatandaşların bölgeden tahliyesi konularında AB’nin sürekli Türkiye’nin kapısını çaldığını söyledi. Vize serbestisi konusuna da değinen Fidan, "Kalan altı madde üzerinde ilgili kurumlarımızın çalışmaları sürüyor" bilgisini paylaştı. Dışişleri Bakanı Fidan, İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in durumu hakkında ise, "Bildiğimiz şey kendisinin hayatta ve işinin başında olduğudur. Ancak yönetimdeki boşluğun büyük oranda Devrim Muhafızları tarafından doldurulduğuna inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Gökbey'e uçuşa elverişlilik sertifikası Haber

Gökbey'e uçuşa elverişlilik sertifikası

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk havacılığının önemli projelerinden biri olan T625 Gökbey Genel Maksat Helikopteri için kritik bir sürecin daha tamamlandığını duyurdu. Bakan Uraloğlu, hava aracı, motor ve pervane tasarımı ile performansını kapsayan uçuşa elverişlilik sertifikasının, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’e takdim edildiğini belirtti. Söz konusu sertifikanın, Türkiye’nin yerli ve millî havacılık alanındaki yetkinliğinin önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayan Uraloğlu, bu gelişmenin sektörde ulaşılan seviyeyi ortaya koyduğunu ifade etti. #Canlı | Gökbey Helikopteri Motor ve Pervane Tasarımının ve Performansının Uçuşa Elverişlilik Sertifikası Teslim Töreni | Ankara https://t.co/lQpg7sW234 — Abdulkadir URALOĞLU (@a_uraloglu) March 17, 2026 Bakan Uraloğlu açıklamasında, “Bu belge; yerli ve millî havacılık kabiliyetlerimizin ulaştığı seviyenin güçlü bir göstergesidir. Türkiye, kendi göklerinde kendi mühendisliğiyle yükselmeye devam ediyor” ifadelerine yer verdi. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise, milli imkân ve kabiliyetlerle geliştirilen GÖKBEY'in tasarım, üretim, test ve sertifikasyon süreçlerinde ulaştığımız mühendislik seviyesini ve kurumsal yetkinliğimizi ortaya koyan önemli bir eşik olduğunu ifade etti. Türkiye'de ilk kez döner kanatlı bir hava aracının sertifikasyonu başarıyla gerçekleştirildiğine vurgu yapan Prof. Dr. Görgün, uluslararası standartlara uygun sertifikasyon ile GÖKBEY’in küresel pazarlardaki rekabet gücü artırıldığını, GÖKBEY ile elde edilen birikim, gelecekteki platformlar için güçlü bir referans altyapısı oluşturduğunu söyledi. Sivil tip sertifikasıyla birlikte başta sağlık alanı olmak üzere farklı sivil kullanım alanlarının önü açıldığını belirten Prof. Dr. Görgün, bu sertifkasyonla yerli motor TS1400 entegrasyonu ile kabiliyetlerin daha da ileri taşınmasının hedeflendiğini kaydetti. Prof. Dr. Görgün, bu başarının başta Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüz ve TUSAŞ olmak üzere kamu, sanayi ve akademinin eşgüdüm içinde yürüttüğü kararlı çalışmaların somut bir neticesi olduğunu vurguladı.

Ümit Özdağ: Barış istiyorsanız savaşa hazır olacaksınız Haber

Ümit Özdağ: Barış istiyorsanız savaşa hazır olacaksınız

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, Kayseri’de düzenlenen iftar programında Türkiye gündemine ilişkin açıklamalar yaptı. Konuşmasında ekonomik koşullara değinen Özdağ, “Bir Ramazan sofrasında bir arada olduk. İftarımızı yaptık. Aslında Ramazanların Ramazan, bayramların bayram gibi ne yazık ki kutlanamadığı bir dönemden geçiyoruz. Ramazan sabır ayı, kanaat ayı, şükür ayı ama ne yazık ki milletimizin çok geniş kesimleri Ramazan dışındaki 11 ayda da oruç tutmaya zorlanıyorlar. İnsanlar açlıkla boğuşuyor. Esnafın nabzını tuttuğunuz zaman ekonominin de nabzını tutuyorsunuz. Her yerde esnaf geçen senelere göre işlerin yüzde 50 düştüğünü söylüyor. Yüzde 50 bu sene ondan önceki seneye göre daha büyük düşüş. Hem karda düşüş hem ciroda düşüş” dedi. Türkiye'nin zengin bir ülke olduğu ama Türk halkının fakir olduğunu belirten Özdağ, "Çünkü kaynaklar adil bir şekilde dağıtılmıyor. Bu adaletsizlik her geçen gün artarken sadece ekonomik adaletsizlik değil mahkemelerde de adaletsizlik her geçen gün daha fazla artıyor. İşte bakın bunun Türk siyasetindeki en somut örneği benim. Benim dışımda insanlar da var. Yani adaletsizlik sadece ekonomide yok. Devlette de adaletsizlik var. Hukukta da adaletsizlik var. Onun için biz bu mübarek Ramazan'da adalet ve kul hakkının yenmemesi mücadelesini veriyoruz, vermeye devam edeceğiz” diye konuştu. Özdağ ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hazırlandığını söylediği bir rapora dikkat çekerek "Türkiye Büyük Millet Meclisi Öcalan Komisyonu bir rapor hazırladı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki partilerden anayasanın 66. maddesini değiştirip Türk kimliğini çıkartmasını PKK'ya özel bir af düzenlemesi yapmasını Türkiye'nin Türk milleti değil, Türk, Kürt, Arap sentezi olduğunu ifade ederek bunun düzenlemesinin yapılmasını talep etti. O koca raporda bir defa Türk Milleti ismi geçmiyordu. Yine o raporun çıkmasının hemen sonrasında Devlet Bahçeli ve Dem Eş Başkanı Abdullah Öcalan denilen narkoterörist katil için özel statü istediler." ifadelerini kullandı. Bölgesel gelişmelere de değinen Özdağ, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını takip ettiklerini belirterek İran’ın toprak bütünlüğünün korunmasının Türkiye açısından önemli olduğunu söyledi. Türkiye’nin savunma kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini dile getiren Özdağ, hava savunma sistemleri, füze teknolojileri ve savunma sanayii alanında yapılması gereken çalışmalara ilişkin görüşlerini paylaştı.

Bakan Fidan: Milli güvenliğimizden zerre taviz vermeyeceğiz Haber

Bakan Fidan: Milli güvenliğimizden zerre taviz vermeyeceğiz

Bakan Fidan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde: "Değerli kardeşim, Şubat ayında göreve başlamasının ardından ilk ikili ziyaretini Türkiye’ye yapıyor. Türkiye olarak Bangladeş’teki istikrarlı süreci sonuna kadar destekledik. Bangladeş’in gerek İslam dünyasında gerek bölgesinde hak ettiği yeri alması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için de çalışmaya devam edeceğiz. Bangladeş ile bizim çok köklü ilişkilerimiz var. Bengal halkının, Balkan Harbi sırasındaki yardımları ve Kurtuluş Savaşına verdiği destek bu kardeşliğin en önemli örnekleri arasında yer alıyor. Bugün de bu sağlam temeller üzerine, çok daha güçlü ve vizyoner temeller inşa etmeyi hedefliyoruz. Ticaret, yatırım ve savunma sanayii gibi alanlarda atabileceğimiz çok adım var. Şu anda ikili ticaret hacmimiz var olan potansiyeli çok yansıtmıyor. 1.3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi var, bunu da yükseltmemiz gerekiyor. Uluslararası teşkilatlarda ortak duruşumuzu ve iş birliğimizi daha da güçlendirme konusunda mutabık kaldık. Güçlenen ortaklığımız, Güney Asya’nın ve bölgede, istikrar ve refaha da doğrudan katkı sağlayacaktır. Krizin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi ne yazık ki devam etmektedir. Bangladeş, 1 milyondan fazla Rohingya’ya ev sahipliği yaparak, tüm insanlık adına tarihi bir fedakarlık sergilemektedir. Ülkemiz tarafından, Rohingyalılar için sağlanan yardımların toplam değeri 80 milyon dolara ulaşmış durumdadır. TİKA, AFAD, Türk Kızılay’ı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından; sağlık, barınma, eğitim ve altyapı gibi alanlarda desteklerimizi aksatmadan sürdürmekteyiz. Bölgemizin istikrarı, güvenliği, huzuru ve refahı, dış politikamızın temel öncelikleri arasında yer alıyor. Ne yazık ki savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz. Bu yıkıcı tablo yalnızca, bölgesel güvenlik ve insani boyutta kalmadığı, küresel ekonomik istikrara etki ettiği de aşikardır. Bu gelişmelerin bölgemizde telafisi imkansız, kalıcı düşmanlıklara yol açmasından da endişe etmekteyiz. Bu savaşa bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Gelinen aşamada, tüm tarafların diplomasi masasına dönmesi gerektiği, kalıcı çözüme ancak diyalog yoluyla ulaşılabileceği açıktır. Türkiye olarak, gayretlerimizi tamamen bu yöne yoğunlaştırmış bulunmaktayız. Barış ve istikrar yönündeki samimi gayretlerimiz, sergilediğimiz anlayış ve yapıcı yaklaşım, milli güvenliğimizden zerre taviz vereceğimiz anlamına kesinlikle gelmemektedir. Dün ülkemize yönelen bir füze daha etkisiz hale getirilmiştir. Bu vahim hadiseyle ilgili olarak, İranlı muhataplarımızla doğrudan temas halindeyiz. İranlı mevkidaşımla, dünkü olaydan sonra da görüşüp haberleştik, yine kendileri bu olayı sahiplenmiyorlar. Böyle bir konunun talimatını verdiklerini ve böyle bir saldırıyla ilişkilerinin olmadığını söylüyorlar. Tabii ki elimizde teknik veriler başka şeyler var. Biz, bu veriler ve yapılan beyanlar arasında zıtlığı kendileriyle düzeylerde konuşuyoruz. Bizim bir numaralı önceliğimiz, savaşın daha geniş coğrafyaya yayılmasını engellemek, savaşın ömrünü kısaltmak ve Türkiye’nin hiçbir şekilde bu savaşın içine çekilmesine müsaade etmemek. Bölgemizi saran bu çatışma halinin temelinde yatan asıl sorunları görmezden gelemeyiz. Çok uzun süredir, Netanyahu hükümetinin yayılmacı politikalarını ve fundamentalist ideolojisinin bölgemizde neden olduğu kaosa ısrarla dikkat çekmekteyiz. İsrail’in bölgede, kendi jeopolitik hesaplarını dış müdahaleler yoluyla dayatmasına göz yummamız mümkün değildir. Netanyahu hükümetinin, Gazze’de ateşkes ihlallerini sürdürmekte ve sahadaki insani durum her geçen gün ağırlaşmaktadır. İnsani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve Gazzellilerin, başta barınma olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanması acil bir önceliktir. İsrail, iki devletli çözümü sekteye uğratmak için Batı Şeria’da yeni bir oldubittiye yönelik adımlar atmaktadır. Batı Şeria’da yerleşimciler her gün Filistinli kardeşlerimizi şehit etmektedir. Öte yandan, İsrail’in Mescid-i Aksa’yı faaliyete kapatması, bölgemizde yeni bir infiali tetikleyebilecek son derece tehlikeli bir adımdır. Bu tehlikeli provokasyondan bir an önce vazgeçilmeli, insanlığın ortak sorumluluğu olan kutsal mekanlara gereken saygı gösterilmelidir. İsrail, Lübnan’ı da yeniden insani bir felakete ve kalıcı bir istikrarsızlığa sürüklemek istemektedir. Netanyahu’nun, Hizbullah ile mücadele bahanesiyle yeni bir soykırıma yönelmesinden endişe duyuyoruz. Uluslararası toplumun, İsrail’in işlemeye devam ettiği suçlar karşısında bir an önce harekete geçmesi gerekmektedir. Küresel ve bölgesel krizlerin çözümünü, ancak yetkin bir diplomasi ve güçlü kurumlarla mümkün olduğunun bilincindeyiz."

Milli Savunma Bakanlığı (MSB): Terörle mücadele 2026’da da kararlılıkla sürecek Haber

Milli Savunma Bakanlığı (MSB): Terörle mücadele 2026’da da kararlılıkla sürecek

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 2025 yılının son basın bilgilendirme toplantısında terörle mücadele, hudut güvenliği, savunma sanayii faaliyetleri ve personel teminine ilişkin güncel verileri kamuoyuyla paylaştı. Bakanlık, 2026 yılında da caydırıcılığın artırılarak mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. MSB tarafından düzenlenen 52’nci ve yılın son Basın Bilgilendirme Toplantısı’nda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) yurt içi ve sınır ötesindeki faaliyetlerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Terörle mücadelede son durum Açıklamaya göre, terörle mücadele kapsamında son bir haftada 3 PKK’lı terörist teslim oldu. Harekât bölgelerinde mayın, el yapımı patlayıcı, mağara ve sığınakların tespit ve imha çalışmalarının sürdüğü belirtilirken, Menbic’de 4 kilometrelik bir tünelin imha edildiği bildirildi. 2025 yılı genelinde teslim olan terörist sayısının 111’e ulaştığı, Suriye harekât alanlarında imha edilen tünellerin toplam uzunluğunun ise 741 kilometreyi bulduğu kaydedildi. Hudut güvenliği ve kaçakçılıkla mücadele Hudut güvenliğine ilişkin bilgilendirmede, son bir haftada yasa dışı geçiş teşebbüsünde bulunan 136 kişinin yakalandığı, bin 186 kişinin ise engellendiği açıklandı. Yıl genelinde yakalananların sayısının 9 bin 942, engellenenlerin sayısının ise 66 bin 794 olduğu ifade edildi. Ayrıca 2025 yılı boyunca toplam 1 ton 982 kilogram uyuşturucu maddenin ele geçirildiği bildirildi. Bölgesel gelişmeler ve savunma sanayii MSB, bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, İsrail’in iki yılı aşkın süredir bölgede istikrarsızlığa neden olduğunu belirterek, Filistin halkına yönelik saldırıların son bulması ve bölgede barışın tesis edilmesi temennisinde bulundu. Savunma sanayii alanında ise TSK’nın savunma kapasitesini artırmaya yönelik önemli adımlar atıldığı bildirildi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine modernize edilen M60T ana muharebe tankı, KARAOK tanksavar silah sistemi, HİSAR-A alçak irtifa hava savunma füze sistemi ile MİLKED Elektronik Destek Sistemi (3A3) dahil edildi. Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ tarafından çeşitli çap ve miktarlarda silah ve mühimmat teslimatlarının tamamlandığı, BALKIN 130 mm (ÇAF-S) karşı tedbir mühimmatının ise seri üretime hazır hale getirildiği açıklandı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine de Genel Maksat Helikopteri Projesi kapsamında 7’nci T-70 helikopteri ile Hassas Güdüm Kiti (HGK-84), Lazer Güdüm Kiti (LGK-82) ve Elektronik Harp Podu alındı. Personel alımları sürüyor Personel ve öğrenci teminine ilişkin olarak, MSB ve bağlı kurumlara memur alımı başvurularının 25 Ocak’a kadar devam edeceği bildirildi. Uzman erbaş ve sözleşmeli er alımları ile Milli Savunma Üniversitesi askeri öğrenci başvurularının ise ocak ayında yapılacağı duyuruldu. “2026’da da görevler kararlılıkla sürdürülecek” MSB, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 2026 yılında da “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda terörle mücadeleden sınır güvenliğine, uluslararası görevlerden insani yardım faaliyetlerine kadar tüm görevlerini kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğini vurguladı. MSB: F-35 tedariki ve CAATSA yaptırımlarına ilişkin çalışmalar sürdürülüyor Milli Savunma Bakanlığı (MSB), milli muharip uçak KAAN hizmete girene kadar Türk Hava Kuvvetleri’nin ihtiyaçları doğrultusunda modern savaş uçaklarının envantere alınmasına yönelik faaliyetlerin sürdüğünü açıkladı. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), milli muharip uçak KAAN hizmete girene kadar Türk Hava Kuvvetleri’nin ihtiyaçları doğrultusunda modern savaş uçaklarının envantere alınmasına yönelik faaliyetlerin sürdüğünü açıkladı. Bakanlık, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması halinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile savunma sanayii alanındaki iş birliğinin ivme kazanabileceğini bildirdi. MSB tarafından yapılan değerlendirmede, savunma sanayii alanındaki çalışmalar ve F-35 tedarik sürecine ilişkin son gelişmelere yer verildi. Açıklamada, KAAN’ın envantere girişine kadar geçen süreçte gelişmiş teknolojiye sahip modern savaş uçaklarının temini için çalışmaların devam ettiği vurgulandı. Bu kapsamda, envanterin çeşitlendirilmesi ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın caydırıcılık kapasitesinin artırılmasının hedeflendiği ifade edildi. Bakanlık, söz konusu çalışmaların Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel etkinliğini güçlendirmeye yönelik olduğunu belirtti. Öte yandan MSB, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması durumunda ABD ile savunma sanayii alanındaki iş birliğinin yeniden ivme kazanmasının mümkün olacağını değerlendirdi. Açıklamada, yaptırımların kaldırılması ve F-35 tedariki konularında yürütülen çalışmaların sürdüğü kaydedildi.

Başoğlu Kablo Teknolojisi, Yangının Kalbinde 120 Dakikalık Direniş İle Ezber Bozdu Haber

Başoğlu Kablo Teknolojisi, Yangının Kalbinde 120 Dakikalık Direniş İle Ezber Bozdu

Savunma Sanayinden Beyaz Eşyaya Uzanan Yüksek Teknoloji Gücü, ile Başoğlu Kablo ve Profil A.Ş., Uluslararası Yangın Zirvesi’nde "Alev ve Darbe" Testleriyle Gövde Gösterisi Yaptı. Beyaz eşya, savunma sanayii ve gemi inşa gibi "sıfır hata" prensibiyle çalışan dünyanın en kritik sektörlerinin çözüm ortağı olan Başoğlu Kablo A.Ş., Bur sa’da düzenlenen Uluslararası Yangın Zirvesi’ne damga vurdu. TÜMBİFED tarafından 17 Aralık'ta organize edilen zirvede, sadece ileri teknoloji ürünlerini sergilemekle kalmayan firma; gerçekleştirdiği teknik sunum ve çarpıcı test videolarıyla yangın güvenliğinde standartları yeniden belirledi. Zirveye Başoğlu Kablo Yönetim Kurulu Üyesi Erdinç Altıner ve Ar-Ge Müdürü Hande Ayvazoğlu katılım sağlarken, firmanın teknolojik üstünlüğü katılımcılar ve sektör profesyonelleri tarafından hayranlıkla izlendi. Yeterlilik Seviyelerinin Ötesinde Bir Dayanım: "Hayati Damar" Zirvede gerçekleştirdiği özel sunumla dikkatleri üzerine çeken Başoğlu Kablo ve Profil A.Ş. Ar-Ge Müdürü Hande Ayvazoğlu, elektriksel arızalardan kaynaklanan yangınlarda kablo kalitesinin binanın "hayati damarı" olduğunu vurguladı. Ayvazoğlu, geliştirdikleri alev yürütmeyen ve duman üretmeyen özel kablo teknolojilerinin, yalnızca uluslararası sertifikasyon kurumlarının belirlediği alt sınırları karşılamakla kalmadığını, bu standartların çok daha üzerine çıktığını bilimsel verilerle kanıtladı. Sunumun en dikkat çekici anları ise paylaşılan "120 dakika dayanım" test videoları oldu. Kabloların sadece yoğun aleve karşı değil, aynı zamanda yangın anında oluşabilecek yapısal darbelere karşı gösterdiği eşsiz direnç, katılımcıları büyüledi. Alev almayan, yanarken zehirli duman salınımı için kritik olan damlamayı yapmayan ve yüksek mekanik dayanıklılık sunan bu kablolar, dünyanın dört bir yanındaki mega projelerin neden ilk tercihi olduğunu bir kez daha tescilledi. "Merdiven Altı Üretim Hayat Karartır" Zirve sonunda gerçekleştirilen törende plaketini alan Başoğlu Kablo ekibi adına konuşan Hande Ayvazoğlu, toplumsal bilince yönelik hayati bir uyarıda bulundu: "Yangın güvenliği bir maliyet kalemi değil, bir yaşam hakkıdır. Tüketicilerin, mimarların ve projecilerin 'ucuz' ya da merdiven altı üretim kablolardan mutlaka uzak durması gerekiyor. Bu konu, sadece bir tercih meselesi değil; telafisi olmayan can ve mal kayıplarına yol açan, doğrudan yaşamı ilgilendiren hayati bir meseledir." Dünya çapında tescilli kalitesiyle Başoğlu Kablo, zirvede sergilediği bu duruşla teknolojisini insan hayatını koruma sorumluluğuyla birleştirdiğini bir kez daha kanıtlamış oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan liderini ağırladı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan liderini ağırladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan lideri Abdulfettah el Burhan'ı ağırladı. Ticaret, tarım, savunma sanayii alanlarında işbirliğinin geliştirileceğinin açıklandığı görüşmede, Sudan'daki çatışmaların insani krize yol açtığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin barış çabalarını destekleyeceğini kaydetti. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye çalışma ziyareti gerçekleştiren Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi. Liderler Türkiye ile Sudan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki görüşmede, Türkiye ile Sudan arasında ticaretten tarıma, savunma sanayiinden madenciliğe kadar birçok alanda iş birliğinin ilerletileceğini ifade edildi. Görüşmenin ayrıntılarını paylaşan İletişim Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Sudan’da devam eden çatışmaların dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtığını, özellikle El Feşir bölgesinde insanlığa karşı suça varan eylemlerin yaşandığını ve bunları engellemek için ciddi ve kararlı adımlar atılması gerektiğini belirttiği ifade edildi. Türkiye’nin Sudan’da huzur, istikrar ve toprak bütünlüğünün korunmasını arzuladığını, ateşkesin sağlanması ile Sudanlılar arasında kalıcı barışın tesisinin hedeflendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin insani krizle karşı karşıya kalan Sudanlıların ihtiyaçlarını insani yardımlar yoluyla karşılamaya devam edeceğini kaydetti. Görüşme sonrasında çalışma yemeğine geçildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.