SON DAKİKA
Hava Durumu

#Savaş Suçu

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Savaş Suçu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savaş Suçu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Lübnan, üç kurtarma görevlisinin öldürülmesinin ardından İsrail'i 'savaş suçları' nedeniyle kınadı. Haber

Lübnan, üç kurtarma görevlisinin öldürülmesinin ardından İsrail'i 'savaş suçları' nedeniyle kınadı.

Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre, 29 Nisan'da Majdal Zoun kasabasındaki bir binayı hedef alan iki ardışık İsrail hava saldırısında toplam beş kişi hayatını kaybetti. Ölenlerden üçü, ilk saldırıda mağdurlara yardım etmek için orada bulunan kurtarma görevlisiydi. Salam, sosyal medyada yaptığı açıklamada, insani yardım görevlerini yerine getiren sivil savunma güçlerini hedef almanın "yeni bir savaş suçu" olduğunu belirtti. Bu eylemin uluslararası insani hukuk ilkelerini ve düzenlemelerini ciddi şekilde ihlal ettiğini savundu. Lübnan sivil savunma güçlerinin sözcüsü, ikinci hava saldırısının ardından enkaz altında kalan üç kurtarma görevlisinin daha sonra öldüğünün doğrulandığını söyledi. Lübnan ordusu ayrıca, olay yerindeki ordu personeli, kurtarma ekipleri ve iki sivil buldozerin hedef alındığı ikinci saldırıda iki askerin de yaralandığını bildirdi. Lübnan Başbakanı Nawaf Salam. Fotoğraf: CC/Wiki Medya raporlarına göre, İsrail güçleri, hava saldırısının ilk vurduğu bölgede kurtarma ekiplerine eşlik eden Lübnan askeri devriyesine saldırdı. ABD'nin arabuluculuğuyla İsrail ve Lübnan arasında sağlanan ateşkese rağmen, hava saldırıları özellikle Lübnan'ın güney ve doğu bölgelerinde neredeyse her gün devam ediyor. Hizbullah güçleri, İsrail'e ve Lübnan'ın güneyindeki İsrail kontrolündeki bölgelere füze ve insansız hava araçlarıyla misilleme yaptı. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun da olaya ilişkin açıklama yaparak, bunun “yardım ve ilk yardım çalışanlarını hedef alan bir dizi saldırının” parçası olduğunu söyledi. Bu eylemlerin, İsrail'in sivilleri, sağlık personelini ve kurtarma çalışanlarını koruyan uluslararası hukuk ve sözleşmeleri ihlal etmeye devam ettiğini gösterdiğini belirtti. Bu ayın başlarında, İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (HRW) Lübnan araştırmacısı Ramzi Kaiss, uluslararası toplumun Lübnan ve Gazze'deki savaş suçları iddialarına ilişkin sessizliğinin "İsrail ordusunu daha da cesaretlendirdiğini" belirtti. İsrail'in müttefikleri olan ABD, İngiltere, Almanya ve Avrupa Birliği ülkelerine, silah satışlarını ve sevkiyatlarını askıya almaları ve askeri yardımı durdurmaları, ayrıca olaya karıştığı iddia edilen yetkililere yönelik hedefli yaptırımlar uygulamaları çağrısında bulundu. Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre, 29 Nisan'da ülke genelinde düzenlenen saldırılar sonucunda en az sekiz kişi hayatını kaybetti. 2 Mart'tan bu yana Lübnan'da İsrail hava saldırılarında ölenlerin sayısı 2.534'e, yaralananların sayısı ise 7.863'e ulaştı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi : İsrail’in işlediği suçların bedelini ağır şekilde ödeteceğiz Haber

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi : İsrail’in işlediği suçların bedelini ağır şekilde ödeteceğiz

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail’in İran’daki sanayi tesislerine yönelik saldırılarının ardından açıklamada bulundu. Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İsrail, İran’ın en büyük iki çelik fabrikası, bir elektrik santrali ve sivil nükleer tesisler de dahil olmak üzere çeşitli altyapı hedeflerini vurdu. İsrail, bu saldırıyı ABD ile koordinasyon içinde gerçekleştirdiğini iddia ediyor. Söz konusu saldırı, ABD Başkanı’nın diplomasi için tanıdığı uzatılmış süreyle çelişiyor. İran, İsrail’in işlediği suçların bedelini ağır bir şekilde ödetecek" ifadelerini kullandı. Trump dün saldırıların 10 gün ertelendiğini söylemişti ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada İran’ın enerji tesislerine yönelik saldırılara ara verilen süreyi uzattığını belirtmişti. Trump, "İran hükümetinin talebi üzerine enerji tesislerine yönelik saldırıları 10 gün daha erteledim" ifadelerini kullanarak, saldırıların 6 Nisan’da yeniden başlayacağını açıklamıştı. İran ile görüşmelere değinen Trump, "Görüşmeler devam ediyor ve yalan haber medyası ile diğer kaynakların bunun aksini iddia eden yanlış açıklamalarına rağmen görüşmeler oldukça iyi bir şekilde ilerliyor" demişti. Trump, İran’ın enerji tesislerine yönelik saldırıları daha önce 22 Mart’ta 2 gün, 23 Mart’ta ise 5 gün süreyle ertelemişti. İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur" Arakçi, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'nin acil oturumunda yaptığı konuşmada, ABD'nin 28 Şubat'ta Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na düzenlenen saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arakçi, "İran, ABD ve İsrail tarafından kendisine dayatılan yasa dışı bir savaşın ortasındadır. Bu saldırgan savaşın hiçbir meşruiyeti yoktur ve son derece acımasızdır. Bu saldırıyı İran ile ABD'nin nükleer programa ilişkin iddia edilen endişeleri çözmek amacıyla yürüttüğü diplomatik süreç devam ederken başlattılar ve 9 ay içinde 2'nci kez müzakere masasını bozarak diplomasiye ihanet ettiler" dedi. "175'ten fazla öğrenci ve öğretmen acımasız bir şekilde katledildi" Arakçi, söz konusu saldırının kasıtlı ve planlı olduğunu belirterek, "Bu saldırının en çarpıcı ve en ağır örneklerinden biri, Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na yönelik gerçekleştirilen planlı ve aşamalı saldırıdır. Bu saldırıda 175'ten fazla öğrenci ve öğretmen tamamen kasıtlı ve acımasız bir şekilde katledildi. Bu vahşi saldırı aslında çok daha büyük bir buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Zira yüzeyin altında, insan hakları ve insancıl hukukun en ağır ihlallerinin normalleştirildiği ve tam bir cezasızlık ortamında çok daha vahim suçların işlendiği bir tablo gizlidir" ifadelerini kullandı. "İlkokul saldırısı ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir" Arakçi, "ABD'li ve İsrailli saldırganların kendi iddialarına göre en gelişmiş teknolojiye ve en hassas askeri ile veri sistemlerine sahip olduğu bir dönemde bu okulun hedef alınması bir savaş suçu ile insanlığa karşı suçtur. Bu, herkes tarafından açık ve şartsız biçimde kınanması ve faillerinin net ve açık şekilde hesap vermesi gereken bir suçtur. Bu felaket ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir. Sessizlik ve kayıtsızlıkla da karşılanamaz. Bu okula yönelik saldırı sıradan bir olay ve hesap hatası değildir. ABD'nin bu suçu meşrulaştırmaya yönelik çelişkili açıklamaları ise sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Doğası gereği sivil olan masum insanların eğitim gördüğü bir yere yönelik bu tür acımasız bir saldırıyı kınamak yalnızca hukuki bir yükümlülük değil, aynı zamanda ahlaki ve insani bir zorunluluktur. Vicdanımız, her türlü mahkemeden daha derin bir şekilde bizi yargılayacaktır" şeklinde konuştu. "Saldırganların niyeti soykırımdır" Arakçi, son 27 günde İran genelinde 600'den fazla okulun yıkıldığını veya hasar gördüğünü, binden fazla öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiğini ya da yaralandığını belirterek, "Uluslararası insan hakları saldırganlar tarafından geniş çapta, sistematik ve benzeri görülmemiş bir şekilde ihlal edilmiştir. Hiçbir merhamet ve mühlet yoktur şeklinde kibirli söylemler kullanan ve İran'ı hayati altyapıları hedef almakla tehdit eden saldırganlar, savaş hukukuna ve insanlığın temel ilkelerine hiçbir şekilde riayet etmeksizin sivilleri ve sivil altyapıları hedef almaktadır. Savaş suçu ve insanlığa karşı suç gibi tanımlar, işlenen felaketlerin büyüklüğünü anlatmakta yetersiz kalmaktadır. Saldırganların hedef alma biçimi ve kullandıkları söylemler ise niyetlerinin soykırım olduğuna dair neredeyse hiçbir şüphe bırakmamaktadır" dedi. Uluslararası topluma "Sessizlik hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez" çağrısı Uluslararası topluma çağrıda bulunan Arakçi, "ABD ve İsrail'in İran halkına karşı yürüttüğü bu haksız ve keyfi savaş, işgal altındaki Filistin, Lübnan ve diğer bölgelerdeki hukuk ihlalleri ve suçlara karşı gösterilen sessizliğin doğrudan sonucudur. Adaletsizlik karşısındaki kayıtsızlık ve sessizlik, hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez, aksine daha fazla güvensizlik ve daha geniş ihlallere yol açar. Birleşmiş Milletler ve temsil ettiği temel değerler ile insan hakları sistemi ciddi bir tehdit altındadır. Hepiniz saldırganları açıkça kınamalı ve devletler topluluğunun ile insanlığın ortak vicdanının, İran halkına karşı işlenen korkunç suçlar nedeniyle onları sorumlu tuttuğunu göstermelisiniz. İran hiçbir zaman savaş arayışında olmamıştır. Ancak buna rağmen hiçbir sınır tanımayan saldırganlara karşı kendini savunma konusunda tam ve sarsılmaz bir irade göstermektedir ve bu savunma gerektiği sürece devam edecektir" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.