SON DAKİKA
Hava Durumu

#Saldırılar

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Saldırılar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Saldırılar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump’ın temsilcileri Yeni ateşkes planı için Doha’da Haber

Trump’ın temsilcileri Yeni ateşkes planı için Doha’da

ABD ve İsrail, İran ile çatışma sürecinde yeni bir ateşkes planı üzerinde çalışmalar yürütüyor. Reuters ajansı ve Axios internet sitesine göre, Washington ve Tel Aviv, önerilen planı sunarken, ABD yetkilileri Doğu Akdeniz’e giderek planı değerlendirdi. Yeni planın detayları Güvenilir bir kaynağın Reuters’a verdiği bilgiye göre, ABD ve İran “karşılıklı anlaşmaya dayalı bir plan” üzerinde çalışıyor. Plan Katar ve Umman aracılığıyla hazırlandı ve şu ana başlıkları içeriyor: -7 günlük geçici ateşkes ilanı. -Bu süre zarfında, taraflar doğrudan veya dolaylı görüşmeler yaparak kalıcı bir anlaşmaya ulaşmayı hedefleyecek. -İran, Hürmüz Boğazı’nda kontrolü elinde tutacak ve ABD üslerine yönelik saldırılarını durduracak. -ABD ve İsrail, İran’a ait tesislere ve yerleşim alanlarına hava saldırılarını sonlandıracak. Trump’ın Özel Temsilcileri Doha’ya Gitti Axios’un raporuna göre, Jared Kushner ve Steve Witkoff, Donald Trump’ın özel temsilcileri olarak Doha’ya giderek, planın detaylarını Katar ve Umman yetkilileriyle görüştü. ABD’li bir yetkili Axios’a şunları söyledi: “Bu, savaşın başlangıcından bu yana bizim için en kritik fırsat. Ateşkese hazırız, ancak İran’ın nükleer programına müdahale için tamamen hazırlıklı olması gerekiyor.” Tarafların tutumu Planın detayları hâlâ bazı şartlara bağlı: İran: Daha önce ABD’nin koşullarını kısmen reddetmişti. Ancak kaynaklara göre, askeri ve ekonomik baskılar nedeniyle Tahran şimdi daha “yumuşak” bir tutum sergiliyor ve plan üzerinde görüşmeye hazır. ABD: Trump, birkaç gün önce İran’ın “şartsız teslim olmaması durumunda” anlaşma olmayacağını açıklamıştı. Ancak Kushner ve Witkoff’un Doha’ya gönderilmesi, diplomatik kapıların hâlâ açık olduğunun bir göstergesi. Uluslararası baskı Planın açıklanması, uluslararası kamuoyunda da yankı buldu. Özellikle Avrupa ve Çin, Hürmüz Boğazı’ndaki tedarik sıkıntısı ve petrol fiyatlarının 110 dolara çıkması nedeniyle ekonomik zarar yaşamıştı. İki rapor, Çin’in sessizce Tahran üzerinde baskı kurduğunu, Avrupa ülkelerinin ise Trump’tan diplomasi için fırsat talep ettiğini aktarıyor. Plan uygulanırsa Bu plan hayata geçirilirse, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırılarla başlayan çatışmanın ardından ilk ateşkes olacak. Saldırılar, Ali Hamaney’in bazı hedeflerinde can kaybına ve İran’daki birçok tesisin zarar görmesine yol açmıştı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Körfez ülkeleri İran'a karşı askeri önlem alabilir Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Körfez ülkeleri İran'a karşı askeri önlem alabilir

; Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) kapsayan bölge turunun ardından Riyad’daki temaslarına ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu. Fidan, İran’ın saldırıları karşısında Körfez ülkelerinin sabrının tükenmek üzere olduğu ve "karşı önlem" alma aşamasına geldikleri uyarısında bulundu. "Körfez ülkeleri son uyarılarını yaptı" Körfez ülkelerinin yoğun bir saldırı altında olduğunu hatırlatan Fidan, bu ülkelerin savaşın dışında kalma iradesine rağmen kasten hedef alındıklarını belirtti. Fidan, şunları söyledi: "Körfez ülkeleri, hava sahalarını ve topraklarındaki üsleri İran’a karşı kullandırmayacaklarını en baştan duyurdular. Ancak İran’ın askeri üsler dışında sivil altyapı ve ekonomik hedeflere de kasıtlı saldırılar düzenlemesi riski artırdı. Körfez ülkeleri, mevcut durumun devam etmesi halinde karşı önlem almak zorunda kalacaklarını söylüyorlar. Riyad’daki toplantıda bu konudaki son uyarılarını yaptılar." "Savaş 2-3 hafta daha sürebilir" Bölgedeki genel kanaatin savaşın birkaç hafta daha devam edeceği yönünde olduğunu aktaran Bakan Fidan, barışın önündeki asıl engelin İsrail olduğunu savundu: "Körfez ülkelerinde savaşın iki üç hafta daha süreceği değerlendirmesi yapılıyor. Ancak burada belirleyici olan ABD’nin tutumudur. İsrail, ateşkesi veya kısa sürede bir barışa ulaşılmasını engellemek isteyecektir. ABD ve İsrail’in pozisyonlarının birbirinden uzaklaştığı yönündeki gözlemler artıyor. Sorun İsrail’in barış istememesi; kendileri için kritik olan askeri ve sanayi hedeflerini yok etmeden durmayacakları izlenimini veriyorlar." "İran'a yapılan da Körfez'e yapılan da yanlış" Fidan, Türkiye’nin savaşın başından beri ikircikli bir tavır takınmadığını ve tüm taraflara yanlışlarını açıkça söylediğini belirtti. Riyad’daki ortak bildiride İsrail’in rolüne de dikkat çektiklerini ifade eden Fidan, "Hem İsrail’in saldırganlığına hem de İran’ın savaşı bölgeye yayma eylemlerine karşı çıkıyoruz. İsrail’in yayılmacılığının yarattığı tehdidin ortak açıklamaya girmesini sağladık" dedi. Savaş sonrası yeni düzen ve savunma sanayii Savaşın ardından bölge ülkelerinin savunma stratejilerinde köklü değişiklikler olacağını öngören Fidan, "Körfez’de pek çok şey değişebilir. Ülkeler savunma sanayii alanında yeni arayışlara girebilir. Eğer belirli şartlar yerine getirilirse, savaş sonrası İran ile Körfez ülkeleri arasında ekonomik iş birliği tekrar yoğunlaşabilir" değerlendirmesinde bulundu. AB ile ilişkiler ve vize serbestisi Fidan, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerin istikrarlı gittiğini, yasa dışı göç ve vatandaşların bölgeden tahliyesi konularında AB’nin sürekli Türkiye’nin kapısını çaldığını söyledi. Vize serbestisi konusuna da değinen Fidan, "Kalan altı madde üzerinde ilgili kurumlarımızın çalışmaları sürüyor" bilgisini paylaştı. Dışişleri Bakanı Fidan, İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in durumu hakkında ise, "Bildiğimiz şey kendisinin hayatta ve işinin başında olduğudur. Ancak yönetimdeki boşluğun büyük oranda Devrim Muhafızları tarafından doldurulduğuna inanıyorum" ifadelerini kullandı.

ABD Senatosu, Trump 'ın İran’a yönelik saldırılarını sınırlayan tasarıyı reddetti Haber

ABD Senatosu, Trump 'ın İran’a yönelik saldırılarını sınırlayan tasarıyı reddetti

ABD Senatosu’nda, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik olası ya da devam eden askeri operasyonlarının Kongre denetimine tabi tutulmasını amaçlayan “savaş yetkileri” tasarısı oylamaya sunuldu. Demokrat senatörler tarafından hazırlanan tasarı, yapılan oylamada 47 “evet” oyuna karşılık 53 “hayır” oyuyla reddedildi. Oylamada dikkat çeken bir ayrışma yaşandı. Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul partisinin çoğunluk tutumundan ayrılarak tasarı lehinde oy kullanırken, Demokrat Senatör John Fetterman ise tasarıya karşı çıktı. “Savaş Yetkileri Yasası” neyi kapsıyor? 1973 tarihli “Savaş Yetkileri Yasası”, ABD başkanının herhangi bir ülkeye yönelik askeri müdahale kararını Kongre onayına bağlamayı amaçlıyor. Yasa ayrıca, başkanın böyle bir adım atmadan önce Kongre’yi bilgilendirmesini zorunlu kılıyor. ABD-İsrail’in İran’a saldırıları İsrail ve ABD, Tahran ile Washington arasında müzakerelerin sürdüğü bir dönemde, 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri saldırılar başlattı. İran ise bu saldırılara, İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bölgedeki bazı hedefleri vurarak karşılık verdi. ABD ve İsrail’in düzenlediği saldırılarda, İran lideri Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği bildirildi. İranlı yetkililere göre saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı bin 348’i aşarken, yaralı sayısı ise 17 bini geçti.

Trump: İran 'da 7 binden fazla hedefe vurduk, artık çok fazla füzeleri de kalmadı Haber

Trump: İran 'da 7 binden fazla hedefe vurduk, artık çok fazla füzeleri de kalmadı

ABD Başkanı Trump'ın konuşmasında satır başları şu şekilde: ''7 binden fazla hedefe vurduk. Artık çok fazla füzeleri de kalmadı. Aynı şekilde, bu füzeleri ve dronları imal ettikleri tesisleri de vurduk ve vurmaya devam ediyoruz. Bugün 3 tesisi vurduk ve İran'ın yeni füzeler ve dronlar imal etmesi çok daha zor olacak. Fazla İran donanmasına ait birimlere de saldırdık; İran donanmasına ait 100’den fazla gemi vuruldu. Bu da bir rekor olmalı. Her geçen saat saldırılar devam ediyor. Hark Adası’nı vurduk ve kelimenin tam anlamıyla adada olan her şeyi imha ettik. Sadece petrol tesislerine dokunmadık, petrol hatlarını vurmadık; ama 5 dakika içerisinde bunu yapabiliriz. Bu ülkeyi bir noktadan sonra yeniden inşa etmek gerekecek. O yüzden petrol tesislerini vurmadık, ancak bu durum böyle devam etmeyebilir. Yani, tek bir sözümle oradaki petrol boruları da yok edilebilir. Etkin bir şekilde İran'ın savunma sanayisini ortadan kaldırıyoruz. Yeniden füze ve drone kapasitesi tamamen sıfıra yaklaşmış durumda. Aynı şekilde Hürmüz Boğazı’nda ticareti engellemek için görev yapan ya da bunu yapmaya çalışan 30 mayın gemisini de imha ettik. Artık emin değiliz, hiç mayın bırakıldı mı, gerçekten bilmiyoruz. Bu da bir nevi intihar aslında. 30 mayın gemisinin hepsi denizin dibinde ve diğer ülkelerdeki ekonomiler üzerinde etkileri var. Biz petrolümüzün sadece yüzde 1’inden azını buradan alıyoruz; örneğin Japonya yüzde 95, Çin yüzde 90 enerji ihtiyacını buradan karşılıyor. Avrupa ülkeleri de buradan çok fazla petrol alıyor. Güney Kore de Hürmüz Boğazı’ndan gelen petrole muhtaç. Bu yüzden boğaz konusunda bize destek olmanız lazım. Zaten İran’ın icabına bastık, ancak burada küçük bir füze ya da mayınla gerçekleştirilebilecek eylemler sınırlı ve riskli. İran bunu ekonomik bir silah olarak kullandı, ama artık uzun süre devam edemeyecek. Birçok ülke yolda olduklarını söyledi, bazıları heyecanlı, bazıları değil. Bazı ülkelere yıllardır yardım ediyoruz ve onları koruduk, ancak bazıları o kadar da heyecanlı değillerdi. 45 bin askeri olan ülkeler var ve onları tehlikelerden koruyan bir ülke var. Harika bir iş başarıyoruz. Mayın tarama aracınız var mı, diye soruyoruz; ama bazıları karışmak istemiyor. 40 yıldır koruyoruz, ama bazıları bu işe bulaşmak istemiyor. Ellerinde pek bir şey kalmadı, küçük bir şeyle müdahale edebilecekler ama çoğu karışmak istemiyor. Sahte haberci medya unsurlarının bunlardan haberdar olmasını istiyorum. Diğer ülkelerin korunmasını hep eleştiriyordum çünkü biz onları koruyoruz ve gerektiğinde yardım ediyoruz. Ancak yanımızda olmuyorlar. Günümüzün Boğaz’ının silahlaştırılacağını, silah olarak kullanılacağını önceden öngörmüştüm. Usame bin Ladin ve Dünya Ticaret Merkezi’ni yıkacağını olay yaşanmadan bir yıl önce söylemiştim. Dünya genelinde Hürmüz Boğazı’na bağımlı olan ülkeler çağrıda bulunuyor. Bu insanlar enerji ihtiyaçlarının yüzde 90-95’ini bu boğazdan karşılıyor ve mutlulukla bize yardım etmeleri gerekiyor. Şu anda Kaz projemizle dünyanın en büyük petrol üreticisiyiz ve üretimimizi artırıyoruz. Venezuela ile ilişkilerimiz harika ilerliyor; milyonlarca varil petrol çıkarılıyor ve bize yardımcı oluyorlar. Yeni devlet başkanıyla da çok iyi anlaşıyoruz. Büyük şirketler Venezuela’ya giriyor ve kısa sürede görülmemiş rakamlara ulaşılıyor. Hedef alınmak önemli değil; çünkü kağıttan bir kaplan karşımızda. 2 hafta önce kağıttan kaplan değildi, ama artık öyle. Şimdi birkaç soru alacağız; toplantının amacı uzun zamandır planlanmıştı. Son bir yıl içinde inanılmaz ilerlemeler yaptık. Bu muhteşem enstitünün prestijini yeniden artırdık ve dünyanın en muhteşem sanat merkezi olarak yerini koruması için çalışıyoruz. Büyük yanlış harcamalar vardı; kullanılmayan tiyatro salonları için milyonlarca dolar harcanmış. Şimdi bu salonları kiraya vermeyi planlıyoruz ve işimiz bittiğinde her şey harika olacak. Rick Grenelli’ye teşekkür ediyorum; uzun zamandır dostum ve her zaman inanılmaz işler çıkardı. Almanya’daki deneyimleri ve istihbarattaki başarıları takdire şayan. Sızıntıları engellemek için sürekli olarak önlemler aldı. Bu geçiş sürecinde de kendisinden destek istedim. İlk göreve geldiğimizde yapmak istemedim, ama her şeyi değiştirmek gerekiyordu. Fiziksel olarak tamamen yıkılmak üzereydi. Çelik sütunlar üstü kapalı olması gereken yapılar, doğru şekilde korunmamıştı. Yeni Fed başkanımız harika bir iş çıkaracak. Jerome Powell sayesinde neler olacağını göreceğiz. Faizleri düşürmek için hep çok geç kalınıyordu; artık bunu düzeltme şansı var.''

İran Savaşı petrol fiyatlarını uçurdu. Haber

İran Savaşı petrol fiyatlarını uçurdu.

ABD ile İsrail’in İran’a gerçekleştirdiği saldırılar sonrası Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine kapatılması petrol krizini de beraberinde getirdi. Hürmüz’den geçen petrol miktarı 4’te 1 oranına düşmesiyle birlikte ABD başta olmak üzere onlarca ülkede petrol alarmı veriliyor. Petrol krizini en çok hisseden ülke olan ABD’de Trump’u karşı tepkiler artarak devam ediyor. Petrol ile birlikte Orta Doğu’dan gelen bir çok üründe de kriz yaşanırken, ABD ekonomisini ciddi şekilde sarstığı belirtiliyor. ABD ekonomistleri, savaşın 15 gün daha devam etmesi durumunda ABD ekonomisinin tepetaklak olacağı, doların dünya genelinde hızlı bir şekilde ciddi değer kaybedeceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Brent petrolün varil fiyatı, cuma günü 100 doların üzerinde kapanmasının ardından son iki gündür bu psikolojik sınırın üzerinde işlem görmeye devam ediyor. Küresel piyasalardaki bu tırmanış, üçüncü haftasına giren İran savaşının şiddetlenmesiyle eş zamanlı olarak yaşanıyor. Piyasa verilerine göre, cuma günü Brent petrolün varil fiyatı 2,63 dolar artış göstererek 103 dolar 14 sentten alıcı buldu. ABD Batı Teksas (WTI) tipi hafif ham petrolünün varil fiyatı da yaklaşık 3 dolar değer kazanarak 98 dolar 71 sent seviyesine tırmandı. Rezerv hamleleri fiyatları frenleyemedi Petrol fiyatlarındaki bu önlenemeyen yükseliş; ABD ve Uluslararası Enerji Ajansı'na (IEA) üye diğer ülkelerin fiyatları kontrol altına almak amacıyla attığı adımlara rağmen gerçekleşti. Söz konusu ülkeler, piyasayı rahatlatmak için stratejik rezervlerinden 400 bin varil petrolü kullanıma açma kararı almıştı. Öte yandan küresel enerji piyasasındaki hareketlilik ve yaptırım tartışmaları sürerken, ABD yönetiminin Hindistan'a 30 gün süreyle Rusya'dan petrol satın alması için yeşil ışık yaktığı bildirildi. Trump: Savaş yakında bitmez Gelişmeleri değerlendiren ABD'nin 45. Başkanı Donald Trump, bölgedeki mevcut savaşın kısa vadede sona erme ihtimalinin düşük olduğuna dikkat çekti. Çatışmaların devam etmesi, petrol fiyatlarının üst üste iki hafta boyunca yükseliş trendinde kalmasına neden oldu. Geçtiğimiz hafta yüzde 10 oranında değer kazanan Brent petrol, son iki haftalık periyotta ise toplamda yaklaşık yüzde 38 oranında ciddi bir artış kaydetti.

Pezeşkiyan: Bazı ülkeler arabuluculuk çabalarına başladı Haber

Pezeşkiyan: Bazı ülkeler arabuluculuk çabalarına başladı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, bazı ülkelerin arabuluculuk çabalarına başladığını belirtti. Bölgede kalıcı barışa bağlı olduklarını, ancak ulusun onurunu ve egemenliğini savunmaktan da çekinmediklerini belirten Pezeşkiyan, "Arabuluculuk, İran halkını hafife alan ve bu çatışmayı başlatanları hedef almalıdır." ifadelerini kullandı. Pezeşkiyan, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, İran’ın bölgede kalıcı barıştan yana olduğunu vurguladı. İran Cumhurbaşkanı paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Bazı ülkeler arabuluculuk girişimlerine başladı. Onlara cevabımız açık: Bölgede kalıcı barışa bağlıyız, ancak ülkemizin onurunu ve otoritesini savunmaktan da çekinmiyoruz. Arabulucuların muhatabı, İran halkını hafife alarak savaş ateşini yakanlar olmalıdır.” ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları devam ediyor İsrail ve ABD’nin, Tahran ile Washington arasında müzakereler devam ederken 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri saldırı başlattığı bildirildi. İran ise saldırılara karşılık olarak İsrail’in yanı sıra, ABD askeri üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerindeki hedeflere saldırılar düzenledi. Saldırılarda İran lideri Ali Hamaney ile birlikte çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği öne sürüldü. İran’ın farklı kentlerinde gerçekleşen saldırılarda ise binden fazla kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.