Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık Bakanlığı

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Sağlık Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ünal Üstel: Girne’deki gemi kazasında 239 kişi kurtarıldı: 132 kazazede hastaneye yatırıldı Haber

Ünal Üstel: Girne’deki gemi kazasında 239 kişi kurtarıldı: 132 kazazede hastaneye yatırıldı

21 ambulans ve 63 sağlık personeli bölgeye sevk edildi Başbakan Üstel, kazanın hemen ardından Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda sağlık ekiplerinin Girne Limanı’na yönlendirildiğini belirtti. Operasyonun ilk aşamasında 21 ambulans ve 63 personelin limana sevk edildiğini aktaran Üstel, olay yerinde 25 doktor ve 30 hemşirenin kazazedelere ilk müdahaleyi gerçekleştirdiğini ifade etti. Devlet, üniversite, askeri ve özel hastanelerin de eş zamanlı olarak alarma geçirildiği kaydedildi. Gemide bulunan 267 kişiden sağ kurtarılan 239 kişinin tamamının hastanelere ulaştırıldığını belirten Üstel, kazazedelerin gerekli muayene ve sağlık kontrollerinden geçirildiğini söyledi. Bu kişilerden 132’sinin ileri tetkik ve tedavi amacıyla hastanelerde yatırıldığı, 4 kişinin ise yoğun bakımda tedavi altına alındığı belirtildi. 139 hekim ve yaklaşık 200 sağlık çalışanı görev yaptı Üstel, kazanın ardından yürütülen sağlık çalışmalarında toplam 139 hekimin yanı sıra yaklaşık 200 hemşire ve sağlık çalışanının görev aldığını açıkladı. Kazazedelerin triyaj, ilk müdahale, hastanelere sevk ve tedavi süreçlerinin koordinasyon içinde yürütüldüğünü belirten Üstel, psikolojik destek çalışmalarına da dikkat çekti. Bu kapsamda 19 psikiyatri uzmanı ve 17 klinik psikologdan oluşan ekiplerin kazazedelere ve hayatını kaybeden ya da kayıp kişilerin yakınlarına destek verdiği bildirildi. Hastanede yalnızca 1 kazazedenin tedavisi sürüyor Üstel’in verdiği bilgilere göre, 5 Eylül itibarıyla kamu ve üniversite hastanelerinde tedavi gören 132 kazazededen 131’i taburcu edildi. Hastanede yatarak tedavisi devam eden bir kazazedenin sağlık durumunun ise hızla iyiye gittiği açıklandı. Ayrıca yoğun bakımda tedavi gören kazazedenin kalmadığı belirtildi. 13 kişi hayatını kaybetti, 15 kayıp için arama sürüyor Başbakan Üstel, deniz kazasında şu ana kadar 13 kişinin hayatını kaybettiğini, 15 kişiye ise henüz ulaşılamadığını açıkladı. Kayıp kişilerin bulunması amacıyla yürütülen arama çalışmalarının 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz sürdürüldüğü belirtildi. Üstel, kazanın ardından görev yapan devlet, özel sektör ve üniversite hastanelerindeki doktor, hemşire, sağlık çalışanı, psikolog ve ambulans ekipleri ile sürece destek veren sağlık kuruluşlarına teşekkür etti. KKTC devletinin kazazedeler, kayıp kişilerin aileleri ve yakınlarının yanında olmaya devam edeceğini ifade etti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Erbay: Korunmak lüks değildir, aile planlaması haktır Haber

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Erbay: Korunmak lüks değildir, aile planlaması haktır

CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Rıza Erbay, aile planlaması hizmetlerinde yaşanan tedarik sorunlarına dikkat çekerek, korunmanın bir hak olduğunu ve ücretsiz erişimin sosyal devletin sorumluluğu bulunduğunu söyledi. Prof. Dr. Erbay, birinci basamak sağlık hizmetlerinin yurttaşların koruyucu sağlık hizmetlerine ücretsiz ve eşit biçimde erişimini sağlamakla yükümlü olduğunu belirterek, 245 Aile Sağlığı Merkezi çalışanıyla yapılan çalışmada merkezlerin yüzde 89,7’sine son bir yıl içinde rahim içi araç (RİA) tedarik edilemediğinin ortaya çıktığını ifade etti. “BU, BASİT BİR MALZEME EKSİKLİĞİ DEĞİL” Söz konusu durumun yalnızca bir malzeme eksikliği olarak değerlendirilemeyeceğini dile getiren Erbay, bunun sağlık politikalarındaki ihmalin, planlama eksikliğinin ve tedarik sorunlarının sonucu olduğunu savundu. Aile planlamasının kadınlar açısından temel bir sağlık hakkı olduğunu vurgulayan Erbay, hizmetlerin aksamasının istenmeyen ve riskli gebelikleri artırabileceğini, bunun da halk sağlığı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. “KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİNDEN VAZGEÇİLEMEZ” Sağlık Bakanlığı’nın görevinin yalnızca ortaya çıkan sorunlara müdahale etmek olmadığını belirten Erbay, koruyucu sağlık hizmetlerinin zamanında, sürekli ve herkes için erişilebilir olması gerektiğini ifade etti. Erbay açıklamasında, “Korunmak lüks değildir. Aile planlaması bir hak, ücretsiz erişim ise sosyal devletin sorumluluğudur. Sağlıkta tasarruf adı altında koruyucu hizmetlerden vazgeçilemez. Kadın sağlığı ertelenemez” dedi.

Giresun’da gastroenterit alarmı: 3 günde 700’den fazla kişi hastaneye başvurdu Haber

Giresun’da gastroenterit alarmı: 3 günde 700’den fazla kişi hastaneye başvurdu

İlçede özellikle ishal, bulantı ve kusma, karın ağrısı ve krampları, ateş, halsizlik ve iştahsızlık şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvurularda belirgin artış görüldü. Bunun üzerine sağlık ekipleri, vakaların olası nedenini ve kaynağını belirlemek amacıyla inceleme başlattı. Edinilen bilgilere göre, üç günlük süreçte 700’ün üzerinde kişi çeşitli şikayetlerle hastanelerin acil servislerine başvurdu. Hastaların çoğu yapılan ilk değerlendirme ve ayakta tedavinin ardından taburcu edildi. Durumu nedeniyle hastaneye yatırılan 3 kişiden 2’sinin çocuk, 1’inin ise yetişkin olduğu belirtildi. Vakalar arasında ortak maruziyet belirlenmedi Sağlık ekiplerinin ilk değerlendirmelerinde, hastalar arasında ortak bir maruziyet veya belirgin bir vaka kümelenmesine rastlanmadığı kaydedildi. İlçenin şehir şebeke suyunda gerçekleştirilen günlük kontrollerde bakiye klor seviyesinin yeterli olduğu ve yaklaşık 0,5 ppm ölçüldüğü belirtildi. Bununla birlikte, vaka yoğunluğunun görüldüğü bölgelerden su örnekleri alınarak laboratuvar incelemesi başlatıldı. Sağlık ekiplerinin rutin sürveyans verilerini takip ettiği ve ilçedeki gelişmelerin yakından izlendiği bildirildi. Sağlık Bakanlığı ekipleri Görele’ye gelecek Vakaların kesin nedeninin ve olası kaynağının belirlenmesi amacıyla yürütülen çalışmaların sürdüğü öğrenildi. İncelemelere destek olmak üzere Sağlık Bakanlığı ekiplerinin de ilçeye gelerek değerlendirmelerde bulunacağı belirtildi. Yetkililer, soruşturma ve sağlık incelemelerinin sonuçlarına göre gastroenterit vakalarının kaynağına ilişkin daha net bir tablo ortaya çıkmasının beklendiğini bildirdi.

Türk Tabipleri Birliği'nden Sağlık Raporu Yönetmeliği için iptal çağrısı Haber

Türk Tabipleri Birliği'nden Sağlık Raporu Yönetmeliği için iptal çağrısı

Türk Tabipleri Birliği (TTB), 19 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Raporları Yönetmeliğinin istirahat raporlarına ilişkin düzenlemesi hakkında Sağlık Bakanlığı’na başvuruda bulundu. TTB’nin 31 Ağustos’ta Bakanlığa gönderdiği yazıda, yönetmeliğin 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca hekimlerin bir defada en fazla 10 günlük istirahat raporu düzenleyebildiği hatırlatıldı. Kontrol muayenesi sonrasında da en fazla 10 günlük rapor verilebildiğini belirten TTB, hastalığın devam etmesi ve 10 günü aşan istirahat gerektirmesi halinde rapor düzenleme yetkisinin sağlık kurullarına geçtiğine dikkat çekti. “ÖZELLİKLE AMELİYAT VE DOĞUM SÜREÇLERİNDE SORUN YAŞANIYOR” TTB, düzenlemenin özellikle büyük cerrahi operasyonlar ile doğum öncesi ve sonrası süreçlerde önemli mağduriyetlere yol açabileceğini savundu. Bir sağlık sorununun devam etmesine rağmen 10 günü aşan raporların doğrudan hekim tarafından düzenlenememesinin hastaları sağlık kuruluna başvurmak zorunda bıraktığı belirtilen açıklamada, kurul süreçlerindeki sistemsel belirsizlik ve erişim sorunlarının raporların zamanında alınmasını güçleştirdiği ifade edildi. TTB, hastaların mevcut sağlık sorunlarının yanı sıra sağlık kuruluna başvuru zorunluluğuyla karşı karşıya kalmasının gecikmelere ve yeniden başvuru yüküne neden olduğunu belirtti. TTB’DEN BAKANLIĞA İPTAL ÇAĞRISI Hekimlerin istirahat raporu düzenleme yetkisi ile hastaların sağlık kurullarına erişiminde yaşanan sorunların acilen giderilmesini isteyen birliğin yazısında, yaşanan mağduriyetlerin önlenmesi amacıyla yönetmeliğin ilgili fıkrasının iptal edilmesi talep edildi.

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan TBMM'de dikkat çeken mesajlar: "Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez" Haber

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan TBMM'de dikkat çeken mesajlar: "Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleştirilen CHP Grup Toplantısı'nda partililere hitap etti. Göreve dönüşünün ardından ilk kez grup kürsüsüne çıkan Kılıçdaroğlu, birlik ve beraberlik vurgusu yaparken, Türkiye'nin temel sorunlarına ilişkin çözüm önerilerini anlattı. "Türkiye'yi geleceğe taşıyacak olan sizlersiniz" Konuşmasına partililere teşekkür ederek başlayan Kılıçdaroğlu, CHP'nin halkın sorunlarını çözmek için mücadele ettiğini belirtti. "Hiç endişe etmeyin. Benim umudum da sizlersiniz. Türkiye'yi geleceğe taşıyacak olanlar sizlersiniz. Yeni bir yol haritasını oluşturacak olan yine sizlersiniz." diyen Kılıçdaroğlu, toplumun her kesimini kucaklayan bir siyaset anlayışını sürdüreceklerini ifade etti. "Hiçbir gücün karşısında eğilmeyiz" Kılıçdaroğlu, konuşmasında dikkat çeken ifadeler kullanarak, hiçbir baskıya boyun eğmeyeceklerini söyledi. "Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez. Sadece haklının, hakkını arayanların önünde eğiliriz. Gücün önünde değil, halkın yanında dururuz." ifadelerini kullandı. "CHP halkın partisidir" CHP'nin tarihi misyonuna vurgu yapan Kılıçdaroğlu, partisinin yalnızca bir siyasi hareket olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "CHP sıradan bir parti değildir. Cumhuriyeti kuran, çağdaş Türkiye hedefini ortaya koyan ve halkın sorunlarına çözüm üreten partidir." Siyasetin unuttuğu kesimlerin yanında olmaya devam edeceklerini dile getiren CHP lideri, mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Tarım işçileri ve sosyal devlet vurgusu Ankara'da mevsimlik tarım işçileriyle bir araya geldiğini anlatan Kılıçdaroğlu, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'na çağrıda bulundu. Her ailenin sosyal güvenceye kavuşması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, CHP'nin uzun süredir savunduğu Aile Destekleri Sigortası projesini yeniden gündeme taşıdı. "Kadınlar bu ülkenin sahipsiz olmadığını bilmeli. Aile Destekleri Sigortası'nı her yerde anlatın." ifadelerini kullandı. "Kimlik ve yaşam tarzı siyaset konusu olmayacak" CHP'nin hiçbir vatandaşın kimliğini, inancını ya da yaşam tarzını siyaset malzemesi yapmayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, herkes için eşit yurttaşlık anlayışını savunduklarını dile getirdi. Hukuk ve yargı mesajı Konuşmasının sonunda hukuk devleti vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında üniversitelerin özerk yapıya kavuşacağını belirtti. Ayrıca yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP lideri, "CHP iktidarında ne Selahattin Demirtaş, ne Can Atalay, ne Tayfun Kahraman, ne Osman Kavala, ne Selçuk Mızraklı hapiste kalacak." ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısındaki açıklamalarının önümüzdeki günlerde siyaset gündeminde geniş yankı uyandırması bekleniyor. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, partimizin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşuyor. https://t.co/HC8Elg29lo — CHP ???????? (@herkesicinCHP) August 4, 2026

AFAD'a Venezuela'da meydana gelen depremlerin ardından yardım faaliyetlerinde görev alan ekip, Venezuela Devleti tarafından "Kahramanlık Nişanı" ile onurlandırıldı. Haber

AFAD'a Venezuela'da meydana gelen depremlerin ardından yardım faaliyetlerinde görev alan ekip, Venezuela Devleti tarafından "Kahramanlık Nişanı" ile onurlandırıldı.

Venezuela'da gerçekleşen depremler sonrası bölgede sürdürdüğü arama kurtarma ve insani yardım faaliyetlerini noktalayan AFAD ekipleri Türkiye'ye dönüş yaptı. AFAD Başkanı Vali Ali Hamza Pehlivan, İstanbul'da Venezuela'daki görevlerini başarıyla ifa eden ekiplerle bir araya geldi. Vali Pehlivan, sergiledikleri özveri nedeniyle Venezuela Devleti tarafından "Kahramanlık Nişanı" ile taltif edilen AFAD personeline teşekkürlerini ileterek, ay yıldızlı bayrağı gururla temsil eden ekibin başarılarının sürmesini diledi. 25 Haziran 2026 tarihinde Venezuela'nın Yaracuy bölgesinde 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki şiddetli deprem yaşanmış, felaketin ardından Türkiye'nin yardım ekipleri hızla bölgeye sevk edilmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla AFAD koordinasyonunda yürütülen çalışmalara; Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin Karakas Büyükelçiliği, TİKA ve Kızılay destek sağladı. Operasyon dahilinde 75 personel, 5 arama kurtarma aracı ve 6 arama kurtarma köpeğiyle sahada görev yapıldı. Türk ekipleri ayrıca 275 çadır, 7 ton tıbbi malzeme ve toplamda 30 ton insani yardım malzemesinin Venezuela'ya ulaştırılmasına öncülük etti. AFAD, Türkiye'nin hem yurt içinde hem de uluslararası alanda insani yardım faaliyetlerini kararlılıkla sürdüreceğini belirterek, "İnsanımız için ülkemizde, insanlık için sınırlarımızın ötesinde" vizyonuyla çalışmalarına devam edeceğini vurguladı.

Gülistan Doku soruşturmasında kritik operasyon: Hastane kayıtları silinmiş, 15 şüpheli gözaltında Haber

Gülistan Doku soruşturmasında kritik operasyon: Hastane kayıtları silinmiş, 15 şüpheli gözaltında

Yaklaşık altı buçuk yıldır akıbeti bilinmeyen üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Adalet Bakanlığı, Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda gerçekleştirilen operasyonlarda 5 ilde 15 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Bakanlığın kamuoyuyla paylaştığı detaylı bilgilendirme notunda, hastane kayıtlarının silinmesine ilişkin teknik tespitlerden para transferlerine kadar soruşturmanın seyrini değiştirebilecek çok sayıda yeni bulguya yer verildi. Soruşturma iki başsavcılık tarafından yürütülüyor Adalet Bakanlığı'nın açıklamasına göre, Gülistan Doku dosyasında elde edilen yeni deliller doğrultusunda Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Elazığ, Malatya, Tunceli, Ankara ve İstanbul'da gerçekleştirilen baskınlarda sağlık çalışanları, veri işlem personeli, güvenlik korucuları, bir iş insanı ile bilişim şirketi sahibinin de aralarında bulunduğu toplam 15 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmanın, bilirkişi raporları, dijital incelemeler, HTS kayıtları, MASAK analizleri, Sağlık Bakanlığı verileri ile tanık ve gizli tanık ifadeleri doğrultusunda genişletildiği belirtildi. Hastane sistemindeki kayıtların kasıtlı olarak silindiği değerlendirildi Dosyanın en dikkat çekici başlıklarından biri Tunceli Devlet Hastanesi'ndeki sağlık kayıtları oldu. Teknik incelemelerde, Gülistan Doku'nun 31 Aralık 2019 tarihli hastane başvurusuna ilişkin log kayıtlarının sistemden tamamen kaldırıldığı tespit edildi. Açıklamada, yalnızca Gülistan Doku'ya ait değil, aynı gün hastanede işlem gören tüm hastaların log kayıtlarının silindiği, buna karşın muayene ve vizit bilgilerinin sistemde kaldığı ifade edildi. Uzman incelemesine göre bu işlemin teknik arızadan değil, bilinçli bir müdahaleden kaynaklandığı değerlendiriliyor. Sağlık Bakanlığı milyonlarca veriyi taradı Soruşturma kapsamında Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü ile Siber Olaylara Müdahale Merkezi tarafından Türkiye genelindeki 28 milyondan fazla sağlık kaydı incelendi. İnceleme sonucunda Gülistan Doku adına 8 Ocak 2020 tarihinde oluşturulan SGK provizyonunun yalnızca bir dakika sonra Tunceli Devlet Hastanesi'ne ait IP adresi üzerinden sistemden silindiği belirlendi. Ayrıca 13 Ocak 2020 tarihinde yine aynı hastane üzerinden Doku'ya ait başka bir sağlık verisinin de sistemden kaldırıldığı tespit edildi. 10 sağlık çalışanına gözaltı Teknik incelemeler sonrasında hastane kayıtlarında işlem yaptığı belirlenen 10 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyon kapsamında gözaltına alınanlar arasında üç doktor, bir hemşire, bir bilgi işlem uzmanı ve beş veri giriş personeli bulunuyor. Şüpheliler hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme", "kişisel verileri hukuka aykırı şekilde işleme", "resmi belgeyi gizleme veya yok etme" ile "bilişim sistemindeki verileri silme ve değiştirme" suçlamaları kapsamında soruşturma yürütülüyor. Doktorlar ve bilgi işlem personelinin sistem hareketleri inceleniyor Bakanlığın açıklamasında bazı doktorların Gülistan Doku'nun hastane kayıtlarında farklı tarihlerde işlem yaptığı belirtildi. Bilgi işlem uzmanı ile veri giriş personelinin ise 8 ve 13 Ocak 2020 tarihlerinde sistem üzerinde silme ve "delete" işlemleri gerçekleştirdiğinin teknik kayıtlarla belirlendiği ifade edildi. Yetkililer, bu işlemlerin hangi amaçla yapıldığının soruşturmanın en önemli başlıklarından biri olduğunu vurguladı. Para transferi dikkat çekti Soruşturmada mali hareketler de inceleme altına alındı. Bilgi işlem personeli Emine Yılmaz'ın hesabına farklı tarihlerde para gönderildiği, bu transferleri gerçekleştiren kişinin firari şüpheli Umut Altaş'ın amcası Yoldaş Altaş olduğu tespit edildi. Savcılık, para transferlerinin kayıt silme işlemleriyle bağlantılı olup olmadığını araştırıyor. Telefon kayıtları ve dijital deliller araştırılıyor HTS incelemelerinde bazı şüphelilerin dosyada adı geçen kişilerle yoğun telefon trafiği bulunduğu belirlendi. Savcılık, bu görüşmelerin Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla bağlantılı olup olmadığını ortaya çıkarmak amacıyla dijital materyaller, iletişim kayıtları ve diğer elektronik deliller üzerinde incelemelerini sürdürüyor. Handan Sonel de gözaltına alındı Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel hakkında da gözaltı kararı verildi. Bakanlık, valilik konutunda görev yapan bazı tanıkların ifadelerinde Handan Sonel'in adının geçmesi üzerine Ankara'da gözaltı işlemi uygulandığını, tanık beyanlarının doğruluğu ve olayla bağlantısının soruşturma kapsamında değerlendirildiğini açıkladı. İş insanı, korucular ve bilişim şirketi sahibi de operasyonda Operasyon kapsamında hafriyat işi yaptığı belirtilen Okan Yarıcı, güvenlik korucusu Fatih Özmen, eski korucubaşı Yılmaz Arslan ile ACA Bilişim Şirketi sahibi Memet Aca da gözaltına alındı. Memet Aca'nın, Gülistan Doku'nun kullandığı GSM hattına ait yedek SIM kartın akıbetine ilişkin soruşturmada adının geçtiği, ayrıca MASAK incelemelerinde bazı mali hareketlerin tespit edildiği bildirildi. Soruşturma çok yönlü sürdürülüyor Adalet Bakanlığı, gözaltına alınan 15 şüphelinin ifade işlemlerinin devam ettiğini, ele geçirilen dijital materyallerin incelendiğini ve soruşturmanın Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin tüm ihtimaller değerlendirilerek sürdürüldüğünü açıkladı. Savcılıkların, yeni deliller doğrultusunda soruşturmayı genişletmeye devam edeceği ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasının hedeflendiği belirtildi. GÖZALTINA ALINAN ŞÜPHELİLER VE GÖREVLERİ A. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltınaalınanlar Furkan Karabulut — Doktor Ezgi Erdal Karakaş — Doktor Hüseyin Kocaaslan — Genel Cerrahi Uzmanı/Doktor Emine Yılmaz — Bilgi İşlem Uzmanı Tamer Siler — Veri Giriş ve Kontrol İşletmeni Mustafa Yıldız — Veri Giriş Personeli Mömün Polat — Veri Giriş Personeli Yeter Satıcı — Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni Alev Şan — Hemşire Yoldaş Altaş — Veri Giriş Personeli B. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamındagözaltına alınanlar: Handan Sonel — Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Okan Yarıcı — İş insanı/Hafriyat işiyle uğraşan şüpheli Fatih Özmen — Güvenlik korucusu Yılmaz Arslan — Eski güvenlik korucubaşı Memet Aca — ACA Bilişim Şirketinin sahibi Doku ailesinin avukatı: Gizli tanık beyanı cinsel saldırıyı açıkça ortaya koydu Dosya kapsamında ifadesi alınan “Şubat” kod adlı gizli tanık beyanlarda bulundu. Gizlitanık Şubat, verdiği ifadede Tunceli Gençlik Merkezi’nde, dönemin Tunceli ValisiTuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından Gülistan Doku’ya yönelik rızasıdışında cinsel saldırı eyleminin gerçekleştirildiğini açıkça belirtti. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen’in paylaştığı bilgiye göre gizli tanık Şubat beyanında,söz konusu rıza dışı saldırının ardından bir hamilelik durumunun söz konusu olduğunu vurguladı. Avukat Ali Çimen paylaşımında, “Gülistan DOKU dosyasında dinlenen Gizli Tanık ŞubatTunceli Gençlik Merkezinde şüpheli M. SONEL tarafından maktul Gülistan’a rızasıdışında cinsel saldırı eyleminin gerçekleştiğini açıkça belirtmiştir. Bu rıza dışındagerçekleşen cinsel saldırı sonrasında hamilelik olayının söz konusu olduğu bilinmelidir.Değerli kamuoyuna önemle bildirilir” dedi. Ali Çimen gözaltına alınan bilişim şirketinin sahibinin “siber çete elemanı” tutuklu şüpheliGökhan Ertok’un patronu olduğunu söyledi. Avukat Ali Çimen, beklenen olası tutuklama kararının ardından açıklama yapacaklarınıbelirterek, “Gülistan DOKU dosyasında Erzurum C. Başsavcılığı ve Tunceli C.Başsavcılığı koordinesinde Örtbasın Sağlık ayağına yönelik operasyon ile 14.04.2026tarihli operasyonda soruşturma dışı kalan bazı kişiler ile Siber Çete elamanı tutukluşüpheli Gökhan ERTOK” un patronu olan şahıs göz altına alınmıştır. Şüphelilerintutuklanması ardından 2. Dalga operasyon hakkında gerekli açıklamayı yapacağız”dedi. Gülistan DOKU dosyasında dinlenen Gizli Tanık Şubat Tunceli Gençlik Merkezinde şüpheli M. SONEL tarafından maktul Gülistan’ a rızası dışında cinsel saldırı eyleminin gerçekleştiğini açıkça belirtmiştir. Bu rıza dışında gerçekleşen cinsel saldırı sonrasında hamilelik olayının söz… — Ali ÇİMEN (@avukatalicimen) July 21, 2026 Gülistan DOKU dosyasında Erzurum C. Başsavcılığı ve Tunceli C. Başsavcılığı koordinesinde Örtbasın Sağlık ayağına yönelik operasyon ile 14.04.2026 tarihli operasyonda soruşturma dışı kalan bazı kişiler ile Siber Çete elamanı tutuklu şüpheli Gökhan ERTOK” un patronu olan şahıs… — Ali ÇİMEN (@avukatalicimen) July 21, 2026

DSÖ, Kongo'daki Ebola salgınını kontrol altına almaya çalışıyor Haber

DSÖ, Kongo'daki Ebola salgınını kontrol altına almaya çalışıyor

30 Mayıs'ta Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Afrika ülkesi Kongo'nun tarihindeki üçüncü büyük Ebola salgınının merkez üssü olan Ituri eyaletini ziyaret etti. Hastalık, sağlık yetkililerinin müdahale edebileceğinden daha hızlı yayılıyordu. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 30 Mayıs'ta Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin Ituri eyaletindeki Ebola salgınına müdahaleyi koordine etmek için Bunia havaalanına geldi. Fotoğraf: Reuters. Bu, Kongo'daki 17. Ebola salgını. Dünya Sağlık Örgütü, mevcut yayılma hızının uluslararası toplumun müdahale kapasitesini aştığını, salgınla mücadele için gerekli mali ve insan kaynaklarının ise ciddi anlamda yetersiz olduğunu kabul ediyor. Ituri eyaletinin başkenti Bunia'da konuşan Tedros, bu salgına neden olan Bundibugyo virüsü türü için şu anda onaylanmış bir aşı veya özel bir tedavi bulunmadığını söyledi. Bu nedenle, izolasyon, sıvı takviyesi ve ağrı yönetimi gibi erken destekleyici bakım önlemleri özellikle önemlidir. Tedros, "Erken tıbbi yardım almak gerçekten fark yaratıyor," diye vurguladı. DSÖ başkanı ayrıca, Ebola kurbanlarının cesetlerinin son derece bulaşıcı olduğu uyarısında bulunarak, insanların güvenli cenaze törenleri yapmaları gerektiğini vurguladı. "Sevilen birini kaybetmenin ne kadar acı verici olduğunu ve ona layıkıyla veda etmenin ne anlama geldiğini anlıyorum," dedi. "Kaybettiklerimiz için yas tutarken, bir başkasının da kaybolmasını önlemek için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız." Sağlık yetkililerine göre, ölen hastaların cenazelerini geleneksel defin törenleri için evlerine götürmek amacıyla kalabalıkların sağlık tesislerine saldırdığı çok sayıda olay yaşandı ve bu da hastalık yayılma riskini artırdı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 29 Mayıs itibarıyla Kongo'da 906 şüpheli Ebola vakası ve hastalıkla bağlantılı olduğu düşünülen 223 ölüm kaydedildiğini bildirdi. Bu arada, Kongo Sağlık Bakanlığı, şüpheli vaka sayısının 1.028'e, doğrulanmış vaka sayısının ise 225'e yükseldiğini açıkladı. Sağlık yetkilileri ve yardım görevlileri, hastalığın haftalarca sessizce ve fark edilmeden yayılmasının ardından maske gibi temel malzemelerin bile yetersiz kaldığını söylüyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), 30 Mayıs'ta mevcut müdahalenin salgının hızına hâlâ yetişemediği konusunda uyarıda bulundu. MSF Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Alan Gonzalez, "Daha önce hiçbir Ebola salgını, duyurulduktan sonra bu kadar kısa bir süre içinde bu kadar çok vaka kaydetmemişti" dedi. "Etkilenen bölgelerdeki herkes gibi, MSF ekipleri de hastalığın hızlı yayılımına henüz ayak uyduramayan bir müdahale kampanyasına tanık oluyor." Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, örgüt pandemiye müdahale için ihtiyaç duyduğu fonun yalnızca yaklaşık üçte birini alabildi. Bu arada, Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Afrika CDC) Direktörü Jean Kaseya, bağışçıların katkı düzeylerini yeniden değerlendirmesiyle birlikte bazı ilk fon taahhütlerinin önemli ölçüde azaldığını söyledi. Salgını kontrol altına alma yeteneği konusundaki endişelerin ortasında, Kongo Sağlık Bakanı Samuel Roger Kamba, Ebola'nın "kontrolden çıktığı" fikrini reddederek, önceki salgınlardan edinilen deneyimin ülkenin durumu kontrol altına almasına yardımcı olacağını savundu. "Salgınlara müdahale konusunda tecrübemiz var. Geçen yıl Ebola'yı yendik. Bize güvenin, ne yaptığımızı biliyoruz." İlgili gelişmelerde, Brezilya, Sao Paulo eyaletinde Kongo'dan yeni dönen bir adamla bağlantılı olduğu düşünülen bir Ebola vakasını soruşturduğunu duyurdu. Yetkililer, hastanın şu anda uzman bir hastanede izole edildiğini belirtti.

Lübnan: İsrail saldırısında 11 sivil hayatını kaybetti Haber

Lübnan: İsrail saldırısında 11 sivil hayatını kaybetti

Lübnan resmi medyası ve Sağlık Bakanlığı, ateşkesin yürürlükte olduğu bir dönemde İsrail’in saldırılarını sürdürdüğünü duyurdu. Özellikle ülkenin güneyindeki yerleşim birimlerini hedef alan bombardımanlar, büyük bir sivil can kaybına yol açtı. Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, cumartesi günü güneydeki Sir el-Garbiye köyüne düzenlenen hava saldırısı "katliam" olarak nitelendirildi. Bakanlık, saldırıda 1 çocuk ve 6 kadının dahil olduğu toplam 11 kişinin hayatını kaybettiğini, 4’ü çocuk olmak üzere 9 kişinin de yaralandığını bildirdi. Tahliye uyarıları ve yıkım Saldırıların şiddetlenmesiyle birlikte İsrail ordusu; Lübnan'ın güneyi ve Bekaa Vadisi'ndeki 10’dan fazla köy için acil tahliye uyarısı yayınladı. Yerel kaynaklar, Nabatiye şehrindeki Lübnan Sivil Savunma merkezinin de İsrail bombardımanı sonucu tamamen yıkıldığını aktardı. Siyasi cephe: İran şart koştu, büyük değişim kapıda Diplomatik cephede ise Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah, bölgede "büyük değişimlerin" yaşandığını ifade etti. Fadlallah, İran’ın ABD ile yürüttüğü müzakerelerde, Lübnan’daki savaşın tamamen durdurulmasını anlaşmanın ana şartı haline getirdiğini belirtti. Hizbullah lideri Naim Kasım’ın, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’den bir mesaj aldığı ve İran’ın yeni önerisinin "Lübnan’ın bölgesel kapsamlı ateşkese dahil edilmesini" öngördüğü kaydedildi. Fadlallah, "Savaş sadece İran'da değil, başta Lübnan olmak üzere tüm bölgede duracak. Lübnan makamları bu bölgesel korumadan yararlanmalı" çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.