SON DAKİKA
Hava Durumu

#Risk Yönetimi

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Risk Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Risk Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, 17 Ağustos depreminin yıldönümünde uyarılarını Nilüfer'den yaptı Haber

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, 17 Ağustos depreminin yıldönümünde uyarılarını Nilüfer'den yaptı

Nilüfer Belediyesi, Pancar Deposu’nda “17 Ağustos Deprem Riskleri ve Dirençlilik” söyleşisi düzenledi. Programa, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, 24. Dönem Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları ve meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşları, arama kurtarma ekipleri ve Nilüferliler katıldı. Programın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, afetlere hazırlık konusunda toplum genelinde yeterli bilincin henüz oluşmadığına dikkat çekerek, depremlerin ardından sağlıklı yapılar yapılması için kararlar alındığını ancak bir süre sonra her şeyin normalleştiğini söyledi. LOJİSTİK MERKEZİ PROJESİ Deprem gelmeden önce alınması gereken pek çok tedbir bulunduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, afet anlarında sivil toplum kuruluşlarının sergilediği dayanışmanın önemine değindi. Belediye olarak bu süreci planlı yürütmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, “Afet anında ihtiyaç duyulacak tüm gıda, malzeme ve iş makinelerini tek bir noktada toplayacak lojistik merkezi projesini hayata geçireceğiz” dedi. Kentsel dönüşümde yeni ve bütüncül bir model oluşturmaya çalıştıklarını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, belediyenin sürecin tam merkezinde yer alacağı bir sistem kurguladıklarını söyledi. Açılışın ardından Nilüfer Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürü Erdinç Çamkerten moderatörlüğünde Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz ile söyleşi gerçekleştirildi. Tüysüz, Türkiye’nin deprem geçmişini, Marmara bölgesini bekleyen tehlikeleri ve özellikle Bursa’nın depremsellik riskini verilerle ve haritalarla anlattı. Tüysüz, felaket başa gelmeden evvel önleyici ve koruyucu tedbirlerin alınması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin 100 yılı aşkın süredir büyük ölçüde dövünerek zaman kaybettiğini belirten Tüysüz, 6 Şubat depremlerindeki ağır can kayıplarının da bu durumu net bir biçimde ortaya koyduğunu söyledi. Bursa’nın önemli bir kısmının zayıf zemine oturduğunu anlatan Tüysüz, “ Nilüfer’de de zayıf zemin mevcut. Nilüfer’in güneyinde özellikle Çalı, Tahtalı, Kayapa, Zafer ve Gölyazı’ya kadar uzanan yerde önemli bir fay sisteminin olduğunu, 1968 ve 1855 depremlerinin bu fay üzerinde geliştiğini söyleyebiliriz. Haritaya baktığımızda, bir imar planına işlenecek kadar hassas bir harita olmasa da binaların içerisinden, arasından fayların geçtiğini görüyoruz. Bu da son derece önemli bir problem” dedi. “FAY HATLARINDA YAPILAŞMAYA İZİN VERİLMEMELİ” Deprem zararlarını azaltmanın kuralları olduğunu belirten Prof. Dr. Okan Tüysüz; mevcut riski artırmamak için diri fay hatları üzerine yapılaşmaya izin verilmemesi ve yönetmeliklere sıkı sıkıya uyulması gerektiğini vurguladı. Tüysüz, mevcut riskin azaltılması için gerçek kentsel dönüşümün uygulanması, bina analizlerinin yapılması, hayat boyu sürecek afet bilinci eğitimlerinin verilmesi gerektiğini söyledi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi afetlere hazırlık için yeni yatırımları hizmete aldı Haber

Bursa Büyükşehir Belediyesi afetlere hazırlık için yeni yatırımları hizmete aldı

Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, olası afetlere müdahale ve hazırlık süreçlerini güçlendirmek amacıyla yapılan yatırımların devreye alındığı törende konuştu: “Bize düşen korkuyu büyütmek değil, hazırlığı artırmaktır. Rehavete kapılmak değil, tedbir almaktır.” Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla yapımı tamamlanan Arama Kurtarma Eğitim Hizmet Binası hizmete açıldı. İtfaiye Dairesi Başkanlığı organizasyonuyla itfaiye filosuna 7 yeni itfaiye aracı kazandırıldı. BURULAŞ ve BUSKİ destekleriyle Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından mobil şarj ve internet aracı ile mobil ikram aracı da afet sonrası süreçlerde kullanılmak üzere hizmete alındı. Küçükbalıklı İtfaiye İstasyonu’nda gerçekleşen törene Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan, AKOM İl Müdürü Mehmet Buldan, Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumların bürokratları katıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, törende yaptığı konuşmada 17 Ağustos ve 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri rahmetle anarken “Acıları anmak kadar, onlardan ders çıkarmak da hayatını kaybedenlere karşı sorumluluğumuzdur. Depremi durduramayız. Ama depremin büyük bir afete dönüşmesinin önüne geçebiliriz” dedi. Bursa İtfaiyesi’nin geçmişten bugüne gelişimini, eğitim ve arama kurtarma kapasitesini ve şehrin afetlere hazırlık gücünü hep birlikte ortaya koyduklarını belirten Başkan Vekili Biba, “Bugün tören alanında gördüğümüz bu bütünlük de bu anlayışın yansımasıdır. Bir yanda tarihi tulumbacı kıyafetleriyle Bursa İtfaiyesi’nin köklü geçmişini, bir yanda modern itfaiye üniforması ve arama kurtarma kıyafetleriyle bugün ulaştığımız kapasiteyi görüyoruz. İstiklal Marşımız okunurken merdivenli aracımızdan dalgalandırılan şanlı Türk bayrağımız da bize bir kez daha hatırlattı ki bu milletin en zor günlerdeki en büyük gücü, birliği, dayanışması ve fedakârlığıdır” diye konuştu. “BU ŞEHRİN KENDİ DEPREM HAFIZASI DA VAR” Türkiye’de deprem gerçeği aradan geçen yıllar içinde değişmediğini ifade eden Başkan Vekili Şahin Biba, “6 Şubat’ta yaşadığımız büyük yıkım da bizlere bu gerçeği bir kez daha hatırlattı. Kahramanmaraş merkezli iki büyük deprem 11 ilimizi vurdu. 50 binin üzerinde canımızı yitirdik. Bursa, nasıl ki o günlerde ekipleriyle, araçlarıyla, yüreğiyle bölgedeydi. Bugün de bu meselenin seyircisi değildir. Şehrimiz, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın güney kolu üzerinde yer alıyor. Çevremizde deprem üretebilecek aktif faylar var. Üç milyonu aşan nüfusu ve ülkemizin en büyük üretim havzalarından birini barındırıyoruz. Bu şehrin kendi deprem hafızası da var. Yani deprem bizim için uzak bir yerde değil. Şehrimizin sanayi tesisleri, tarihi yapıları, ulaşım ağları ve ekonomik büyüklüğü düşünüldüğünde deprem meselesinin yalnızca 'bina güvenliği' meselesi olmadığını da buradan bir kez daha vurgulamak istiyorum” dedi. “JAPONYA İLE BAŞLATILAN PROJEYİ ÇOK KIYMETLİ BULUYORUM” Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak, Bursa’nın geleceğini tahminlerle değil, bilimsel verilerle planlama anlayışını başlattıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, “Belediyemiz ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı arasında başlatılan Deprem Riskini Azaltma ve Önleme Planlaması Projesi’ni çok kıymetli buluyorum. Bir yandan riskleri azaltırken, diğer yandan olası bir afete müdahale gücümüzü artırıyoruz. Bugün de bu anlayışın somut bir karşılığını hep birlikte hizmete alıyoruz. Yapımını tamamladığımız Arama Kurtarma Eğitim Hizmet Binamız; arama kurtarma kapasitemizin geliştirilmesine, ekiplerimizin daha donanımlı ve hazır hale gelmesine önemli katkı sağlayacak. Burada, personelimizin gerçeğe yakın senaryolarda eğitim alabileceği, bilgisini ve saha kabiliyetini sürekli geliştirebileceği güçlü bir eğitim altyapısı oluşturuyoruz. Geçmiş depremlerde ve afetlerde yürüttüğümüz müdahale çalışmalarına ait fotoğraflar da binanın koridorlarında sergilenecek” dedi. “BELEDİYEMİZİN ÖZKAYNAKLARIYLA ARAÇLARIMIZI HİZMETE ALIYORUZ” 7 yeni itfaiye aracı, mobil şarj ve internet aracı ile mobil ikram aracını hizmete alacaklarını belirten Başkan Vekili Biba, “Bir afet anında haberleşmenin ve koordinasyonun ne kadar hayati olduğu bilinciyle, belediyemizin özkaynaklarıyla hazırlanan mobil şarj ve internet aracımız ile mobil ikram aracımızı hizmete alıyoruz. Bu sayede aynı anda 160 telefon şarj edilebilecek, internet erişimi sağlanabilecek, engelli araçlarının şarj ihtiyacı karşılanabilecek. Üstelik bu araçların ortaya çıkış hikâyesi de bizim için ayrı bir gurur vesilesidir. BURULAŞ bünyesinde kullanım ömrünü yarılamış durumda bulunan araçlar, kendi personelimizin emeği, bilgisi ve üretim kabiliyetiyle yeniden hayata kazandırıldı” diye konuştu. “ARKADAŞLARIMIZA ÇALIŞMALARINDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDİYORUM” Araçların yapımında emeği geçen görevli personele teşekkür eden Başkan Vekili Biba, “Bu araçların yeniden kullanılabilir hale gelmesinde emeği olan AKOM’da görevli Adem Ceylan, Ahmet Enes Keskin, Hüseyin Atasoy ile BUSKİ Genel Müdürlüğümüzde görev yapan marangoz arkadaşlarımızdan Sinan Özusta, Fatih Yüksel, Aykut Yavuz, Veselami Müjdeci’ye özverili çalışmalarından ötürü teşekkür ediyorum. Burada mesele maliyeti düşürmek değildir. Mesele; kamunun kaynağını korumak, elimizdeki imkânı doğru kullanmak, kendi insanımızın bilgisine ve emeğine güvenmektir. Bizim belediyecilik anlayışımız; üreten, tasarruf eden, kaynağını doğru kullanan ve ihtiyaç duyduğu çözümü kendi imkânlarıyla geliştirebilen bir belediyeciliktir” diye konuştu. “ORTAK SORUMLULUĞUMUZ GÜVENLİ BİR GELECEKTİR” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu dirençli şehirler vizyonu doğrultusunda; merkezi yönetimin imkânlarını, yerel yönetimlerin gücünü, bilimin rehberliğini ve milletin dayanışmasını bir araya getirmek zorunda olduklarını belirten Başkan Vekili Biba, “İlçe belediyelerimizle, AFAD’ımızla, üniversitelerimizle, meslek odalarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla ve vatandaşlarımızla aynı hedef etrafında çalışmalıyız. Çünkü afetin siyaseti olmaz. Fay hattının iktidarı, muhalefeti olmaz. Bursa söz konusuysa ortak paydamız insan hayatı. Ortak sorumluluğumuz, güvenli bir gelecektir. Bize düşen korkuyu büyütmek değil, hazırlığı artırmaktır. Rehavete kapılmak değil, tedbir almaktır. Afetten sonra ne yapacağımızı konuşmak kadar, afetten önce ne yaptığımıza odaklanmaktır. Bugün hizmete açtığımız bu merkez, eğitim altyapımız, yeni araçlarımız ve güçlenen itfaiye filomuz tam olarak bu anlayışın bir sonucudur” dedi. Emeği geçen herkese teşekkür eden AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, “Ekipmanların tekrar değerlendirip hizmete sunulması, Bursa Büyükşehir Belediyesi personelimizin bu meseleyi sahiplenerek bu şekilde davranması çok değerlidir. Yeni binamız ve araçlarımız hayırlı olsun” dedi. Konuşmaların ardından, afet araçlarının yapımında gösterdikleri emek ve katkılardan dolayı Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan personele, Başkan Vekili Şahin Biba tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Daha sonra, Arama Kurtarma Eğitim Hizmet Binası ile itfaiye ve afet araçlarının hizmete alınması dolayısıyla kurdele kesim töreni gerçekleştirildi. Tören kapsamında itfaiye aracının ilk test sürüşünü de Başkan Vekili Şahin Biba gerçekleştirdi. Program, gerçekleştirilen açılış ve test sürüşünün ardından sona erdi.

Türkiye’de Metal Ürünler Sektörü 2026 Yılında 208 Milyar Dolara Yükselecek Haber

Türkiye’de Metal Ürünler Sektörü 2026 Yılında 208 Milyar Dolara Yükselecek

Allianz Trade, metal sektörüne yönelik hazırladığı yeni araştırmasında küresel üretim görünümünü, yatırım eğilimlerini ve Türkiye'nin sektördeki stratejik konumunu mercek altına aldı. Rapora göre, temel metaller ve metal ürünleri sektörü küresel brüt üretimi 2025 yılında yaklaşık 9,6 trilyon dolara ulaştı ve 2026 yılında da büyümesini sürdürecek. Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’nda; küresel metal ve madencilik sektörünü, demir cevheri ve çelikten bakır, altın, lityum ve nadir toprak elementlerine kadar sanayi gelişimini ve küresel enerji dönüşümünü destekleyen temel hammaddeleri ele aldı. Raporda, 2025 yılında temel metaller ve metal ürünleri sektörünün küresel brüt üretiminin yaklaşık 9,6 trilyon dolar seviyesine ulaştığı bilgisine yer verildi. Türkiye küresel metal sektöründe önemli bir pazar… Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’nda Türkiye’ye de geniş yer verildi. Raporda Türkiye’nin, küresel metal sektöründe yapısal açıdan önemli bir konuma sahip olduğu belirtilirken, ülkenin 2024 yılında 36,9 milyon ton ham çelik üretimiyle dünyanın yedinci büyük çelik üreticisi konumunda olduğu vurgulandı. Raporda Türkiye’nin 2025 yılında 38,1 milyon ton olan ham çelik üretiminin, 2026 yılında 40,8 milyon tona yükselmesinin beklendiği belirtildi. Bu büyüme eğiliminin, sektörün güçlü yatırım ivmesini ve Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya pazarlarını birbirine bağlayan stratejik coğrafi konumunu yansıttığı görüşüne yer verilen raporda, daha geniş kapsamlı temel metaller ve metal ürünleri sektörünün, 2024 yılında yaklaşık 164 milyar dolar brüt üretim gerçekleştirdiğine dikkat çekildi. Bu rakamın 2025 yılında 182 milyar dolara, 2026 yılında ise 208 milyar dolara yükselmesi öngörülüyor. Böylece sektörün, küresel talepteki iyileşme ve hurda bazlı elektrik ark ocağı çelik üretimindeki rekabet avantajının desteğiyle 2026 yılında yaklaşık yüzde 14,4 yıllık büyüme kaydetmesi beklendiği de rapordaki bilgiler arasında bulunuyor. Allianz Trade Türkiye Krediler Genel Müdür Yardımcısı Altuğ Karagöz raporla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “Allianz Trade Türkiye olarak, sanayimizin temel yapı taşı ve ihracatımızın ana kaldıraçlarından biri olan metal sektöründe verdiğimiz finansal garanti misyonumuzu kararlılıkla büyütmeye devam ediyoruz. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) ve İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) verilerine göre, 2025 yılını 38,1 milyon tonluk ham çelik üretimi ve güçlü bir ihracat performansı ile kapatan sektör, 2026 yılında küresel pazarlardaki korumacı kotalar, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) değişiklikleri ve Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi yapısal ve yeşil dönüşüm süreçlerini deneyimliyor. Bu zorlu ama fırsatlarla dolu konjonktürde, Türk metal üreticilerinin ve tedarik zincirinin likidite akışını korumak adına üstlendiğimiz toplam risk garanti büyüklüğünü, geçen yılın aynı dönemindeki 542 milyon Euro seviyesinden 677 milyon Euro’ya ulaştırarak sektöre sağladığımız desteği yüzde 25 oranında artırdık. Girdi maliyetleri baskısı ve küresel ticaret savaşlarının getirdiği volatiliteye karşı, proaktif risk yönetimi ve derin pazar içgörülerimizle ağır sanayimizin küresel rekabetçiliğini ve finansal sürdürülebilirliğini her adımda desteklemeyi sürdürüyoruz. Altuğ Karagöz sözlerine şöyle devam etti. “Metal sektöründeki 677 milyon Euro’luk risk portföyümüzü yönetirken, alt ürün gruplarındaki dinamikleri proaktif bir yaklaşımla takip ediyoruz. İç piyasa ve küresel kotaların baskıladığı inşaat demiri gibi uzun ürün grubuna kıyasla; otomotiv ve beyaz eşyanın ana girdisi olan yassı çelik grubu ile elektrifikasyon dalgasıyla büyüyen alüminyum ve bakır gibi demir dışı metaller daha dirençli bir talep yapısı sergiliyor. Allianz Trade Türkiye olarak, emtia fiyatlarındaki volatiliteye ve yapısal dönüşümlere rağmen, alt sektörlerin bu farklılaşan risk ve kârlılık döngülerini derinlemesine analiz ediyor, Türk metal sanayisinin tüm kırılımlarında vadeli ticaretin finansal sürdürülebilirliğini güvence altında tutuyoruz.” Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’nda sektörün, katma değer açısından ekonomiye sağladığı katkının son derece önemli olduğu vurgulandı. Temel metaller ve metal ürünleri sektörünün, 2024 yılında yaklaşık 37,7 milyar dolar katma değer üretirken, bu tutarın 2025 yılında 42,5 milyar dolar olduğu, 2026 yılında ise yaklaşık 48,4 milyar dolara yükselmesinin beklendiği belirtildi. Böylece sektörün, Türkiye imalat sanayii gayrisafi yurt içi hasılasına en büyük katkıyı sağlayan sanayi kollarından biri olmayı sürdürdüğü raporda vurgulandı. Öte yandan sektör içerisinde demir-çeliğin, 2025-2026 döneminde yaklaşık 78-89 milyar dolar ile en büyük brüt üretim payına sahip olduğu ve demir dışı metallerin ise en hızlı büyüyen alt segment konumunda bulunduğu raporda belirtildi. Bu segmentte brüt üretimin 2024 yılındaki 24,6 milyar dolardan, 2025 yılında 34,0 milyar dolara ve 2026 yılında 40,9 milyar dolara yükselerek, yaklaşık yıllık yüzde 20 büyümesinin beklendiği raporda paylaşıldı. Demir dışı metallerdeki bu güçlü büyümenin, yurt içi madencilik yatırımlarıyla, inşaat ve otomotiv sektörlerinden gelen talebin desteği sayesinde Türkiye'nin bakır ve alüminyum işleme alanındaki artan rolünü yansıttığı da raporda yer verilen yorumlar arasında. İnşaat sektörü talebi desteklemeye devam ediyor Allianz Trade Raporu’na göre sektörde yatırımlar artış eğilimini sürdürüyor. Temel metaller ve metal ürünleri sektöründeki sermaye harcamalarının (CapEx) 2024 yılında 13,7 milyar dolar olduğu, 2025 yılında 16,4 milyar dolar ve 2026 yılında 17,8 milyar dolar seviyesine ulaşmasının beklendiği rapordaki bilgiler arasında yer alıyor. Raporda, bu yatırım görünümünün birkaç yapısal unsur tarafından desteklendiği belirtiliyor. Bunlardan ilkinin, Türkiye'nin yurt içinde çeliğin en büyük tüketicisi olan inşaat sektörü, yüksek konut kredisi faizleri ve deprem sonrası güney illerindeki yeniden inşa faaliyetlerinden kaynaklanan döngüsel baskılara rağmen talebi desteklemeye devam etmesi olduğu görüşü raporda yer alıyor. İkinci olarak, ihracat odaklı Türk çelik üreticilerinin, Avrupa'nın çelik tedarik zincirlerinde Rusya kaynaklı girdilere bağımlılığın azalmasıyla gerçekleşen yeniden yapılanmadan faydalandıkları ve özellikle Güney ve Doğu Avrupa'da pazar paylarını artırdıkları belirtiliyor. Üçüncü unsur olarak ise Türkiye'nin metal madenciliği alt sektörünün büyümesini sürdürmesi gösteriliyor. Brüt üretimin 2024 yılındaki 14,2 milyar dolar, 2025 yılında 17 milyar dolara ve 2026 yılında ise 18,2 milyar dolara yükselmesi de raporda yer verilen beklentiler arasında bulunuyor. Rapora göre; bu artış; altın, bakır ve bor madenciliğine yönelik yeni yatırımları yansıtıyor. Türkiye’nin, temiz enerji uygulamaları açısından giderek daha stratejik hâle gelen, dünyanın bilinen en büyük bor rezervlerine sahip olduğu da raporda vurgulanıyor. Türkiye dünyanın en büyük on çelik üreticisi arasındaki yerini koruyacak Raporda, 2028 yılına kadar olan orta vadeli görünümün, büyümenin devam edeceğine ancak hızının kademeli olarak yavaşlayacağına işaret ettiği bilgisi veriliyor. Sektörün brüt üretiminin 2027 yılında 221 milyar dolar, 2028 yılında ise 227 milyar dolara ulaşması rapordaki beklentiler arasında bulunuyor. Yıllık büyüme oranlarının, 2026 yılındaki güçlü toparlanmanın ardından daha sürdürülebilir yani yüzde 3-4 seviyelerine gerileyeceği öngörüsüne de raporda yer veriliyor. Çelik üretiminin ise 2027 yılında 41,9 milyon tona, 2028 yılında 43,3 milyon tona yükselerek Türkiye'nin dünyanın en büyük on çelik üreticisi arasındaki konumunu koruyacağı beklentisinden raporda söz ediliyor. Çin açık ara önde Çin'in hâkim olduğu Asya-Pasifik bölgesinin, küresel pazarın yaklaşık yüzde 60'ını oluşturduğu raporda belirtilirken, Avrupa’nın ise yaklaşık yüzde 21 ile ikinci sırada yer aldığı bilgisi veriliyor. Bu bölgesel yoğunlaşmanın, Çin'in çelik ve alüminyumdan nadir toprak elementlerine kadar metal sektörünün hemen her alanında açık ara en büyük üretici ve tüketici konumunda olduğunu yansıttığına da raporda dikkat çekiliyor. Öte yandan raporda, temel metaller ve metal ürünleri sektörünün küresel brüt üretiminin 2026 yılında yaklaşık 10,4 trilyon dolar seviyesine ulaşacağının tahmin edildiği, 2026-2028 dönemine ilişkin bileşik yıllık büyüme oranının (CAGR) ise yaklaşık yüzde 7 olacağının öngörüldüğü bilgisi veriliyor. Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’na göre; 2021 yılındaki emtia süper döngüsü sırasında elde edilen olağanüstü kârların ardından sektörün finansal performansı 2023-2024 döneminde normalleşme sürecine girdi. Birçok baz metal ve hacimli emtianın fiyatı zirve seviyelerinden gerilerken, enerji, kimyasal reaktifler ve iş gücü gibi girdi maliyetlerinin yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiği bilgisi de raporda yer verilen bilgiler arasında. Küresel metal ve madencilik sektörünün toplam FAVÖK (EBITDA) marjının 2025 yılında yaklaşık yüzde 15 seviyesinde gerçekleştiği, bu durumun 2021 yılındaki yüksek kârlılık döneminden itibaren normalleşmenin sürdüğünü gösterdiği raporda belirtildi. Rapora göre şirketler bu sürece sermaye disipliniyle karşılık verdi; emtia döngüsü sırasında oluşan fazla nakit, yeni kapasite yatırımlarına yönlendirilmek yerine büyük ölçüde hissedarlara dağıtıldı. Bu yaklaşım bilançoların güçlü kalmasını sağlarken gelecekteki arz artışını da sınırlandırdı. Yine rapora göre; söz konusu ihtiyatlı sermaye politikası mevcut fiyat seviyelerinde kârlılığı korusa da enerji dönüşümünün kritik minerallere yönelik talebi hızlandıkça gelecekte arz yetersizliği riskini beraberinde getirebilir.

Engelli Vatandaş Önerdi, Nilüfer Belediyesi Hayata Geçirdi Haber

Engelli Vatandaş Önerdi, Nilüfer Belediyesi Hayata Geçirdi

Nilüfer Belediyesi, “Engelsiz Nilüfer” projesi kapsamında engelli vatandaşların evlerindeki eşyaları sabitleyerek, afetlere karşı güvenli yaşam alanları oluşturuyor. Engelli bir vatandaşın önerisiyle hayata geçen projeyle, deprem anında hayat kurtaracak “yaşam üçgenleri” belediye ekipleri tarafından kuruluyor. Nilüfer Belediyesi, afet bilincini güçlendirmek ve dezavantajlı bireylerin yaşam alanlarını daha güvenli hale getirmek amacıyla örnek bir uygulama başlattı. Nilüfer Belediye Stratejik Planı’na dahil edilen “Engelsiz Nilüfer” çalışması kapsamında, engelli vatandaşların evlerinde “ev içi tehlike avı” yapılarak, hareketli mobilyalar ve eşyalar sabitleniyor. DAYANIKLI VE DİRENÇLİ NİLÜFER Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, çalışmaları yerinde inceleyerek projenin önemine dikkat çekti. Afet öncesi alınacak önlemlerin hayati olduğunu vurgulayan Karagöz, “Amacımız evlerde hem eşyaları sabitlemek hem de tahliye yollarını açık tutarak yaşam üçgenleri oluşturmak. Çalışma arkadaşlarımız, başvuruda bulunan vatandaşların evlerini ziyaret ederek riskli noktaları tespit ediyor ve sabitleme işlemlerini profesyonelce gerçekleştiriyor. Başvuruda bulunmaları için buradan engelli vatandaşlarımıza açık çağrı yapıyoruz. Dayanıklı ve dirençli Nilüfer’i ancak bu tarz ortak çalışmalarla var edebiliriz” diye konuştu. AFETE HAZIRLIK ENGELLİ BİREYLER İÇİN DE ÇOK ÖNEMLİ Öneri sahibi engelli birey Merve Erbek, projeden ilk faydalanan kişi oldu. 6 Şubat depremlerindeki deneyimlerinden yola çıkarak bu fikri geliştirdiğini ifade eden Erbek, “Engelli bireyler bu proje sayesinde daha tedbirli olacak. ‘Dolap düşmeseydi ölmezdi’ denilen acı durumların önüne geçmek istiyoruz. Tüm engelli bireylerin bu projeye başvurmasını ve diğer kurumların da bu tip çalışmalar için harekete geçmesini dilerim. Afete hazırlık engelli bireyler için de çok önemli” dedi. KAÇIŞ YOLLARI AÇIK TUTULUYOR Nilüfer Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürü Erdinç Çamkerten ise 1999 depremindeki yaralanmaların yaklaşık yüzde 50’sinin devrilen eşyalardan kaynaklandığını hatırlatarak, “Çalışmalarla evlerde güvenli yaşam üçgenleri oluşturuyor, kaçış yollarının açık tutulmasını sağlıyoruz” diye konuştu. ENGELSİZ NİLÜFER’E BAŞVURU Evlerinde afetlere karşı önlem alınmasını isteyen engelli vatandaşlar, 444 16 03 numaralı telefonu arayarak veya “Nilüfer Her Yerde” uygulamasının “Engelsiz Nilüfer” sekmesi üzerinden başvurularını yapabiliyorlar. Belediye ekipleri, haftanın en az bir gününü bu çalışmalara ayırarak gelen talepler doğrultusunda ev ziyaretlerini sürdürecek.

Kripto piyasalarında yeni dönem başlıyor Haber

Kripto piyasalarında yeni dönem başlıyor

Yapay zeka ile para kazanmak mümkün mü? Özellikle kripto para piyasalarında yapay zeka destekli işlem sistemlerinin yaygınlaşması, yatırımcıların piyasaya yaklaşımını önemli ölçüde değiştiriyor. Bu dönüşümün son örneklerinden biri ise küresel kripto borsası Bitget’ten geldi. Şirket, yapay zeka kullanıcıları için geliştirdiği Agent Hub platformunu yeni araçlarla güncelledi. Platforma eklenen Skills modülü ve komut satırı arayüzü (CLI) sayesinde yapay zeka tabanlı sistemler artık piyasa verilerine daha hızlı erişebiliyor ve işlem stratejilerini daha etkin şekilde uygulayabiliyor. Yapay zeka dinansal karar süreçlerine daha fazla dahil oluyor Finansal piyasalarda yapay zeka kullanımının artması, yatırımcıların veri analizini daha hızlı yapmasına ve risk yönetimi süreçlerini daha veriye dayalı şekilde yürütmesine olanak tanıyor. Gelişmiş algoritmalar ve otomatik işlem sistemleri sayesinde piyasa verileri anlık olarak analiz edilebiliyor ve yatırım kararları daha kısa sürede uygulanabiliyor. Kripto para piyasalarında ise bu dönüşüm daha belirgin bir şekilde hissediliyor. 7 gün 24 saat açık olan bu piyasada veri akışı son derece yoğun olduğu için yapay zeka destekli araçlar yatırımcılar açısından önemli bir avantaj sağlayabiliyor. Bitget’in güncellediği Agent Hub platformu da bu dönüşümün bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni eklenen özellikler sayesinde yapay zeka sistemleri doğal dil komutlarını yorumlayabiliyor, piyasa verilerini çekebiliyor, analiz edebiliyor ve belirli stratejilere göre işlem süreçlerini yönetebiliyor. Agent Hub platformu yeni özelliklerle genişletildi Bitget’in güncellediği Agent Hub platformu artık dokuz ana yetenek modülü ve 58 farklı araç ile çalışıyor. Geliştiriciler sistemi yalnızca üç adımlık bir kurulumla OpenClaw ile entegre edebiliyor ve yapay zeka destekli işlem süreçlerini kısa sürede başlatabiliyor. Platform aynı zamanda spot ve vadeli işlemler, hesap yönetimi ve varlık takibi gibi birçok farklı fonksiyonu da yapay zeka ile entegre şekilde sunuyor. “Yapay zeka kripto işlemlerinde oyunu değiştiriyor” Bitget CEO’su Gracy Chen, yapay zeka teknolojilerinin kripto işlem altyapısında giderek daha önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Chen konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Yapay zeka teknolojileri, kullanıcıların işlem kararlarını daha hızlı ve veriye dayalı şekilde uygulayabilmesine yardımcı oluyor. Platform olarak hedefimiz ise yapay zekâ destekli araçlar sayesinde daha geniş bir kullanıcı kitlesinin profesyonel yatırımcılar gibi işlem yapabilmesini sağlamak.” Geliştiriciler için yeni altyapı Bitget ayrıca yapay zeka tabanlı işlem uygulamalarının geliştirilmesini desteklemek amacıyla teknik altyapısını da genişletmeye devam ediyor. Şirketin sunduğu REST ve WebSocket API sistemleri, düşük gecikmeli veri akışı sağlayarak geliştiricilerin otomatik işlem sistemleri, nicel yatırım stratejileri ve yapay zeka tabanlı finans uygulamaları geliştirmesine imkan tanıyor. Uzmanlara göre yapay zeka destekli işlem sistemlerinin gelişmesi, finansal piyasaların çalışma biçiminde yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Özellikle kripto para piyasaları, bu teknolojilerin en hızlı adapte edildiği alanlardan biri olarak öne çıkıyor

Bursa Afetlere Karşı Dirençli Hale Geliyor Haber

Bursa Afetlere Karşı Dirençli Hale Geliyor

Bursa'nın dirençli ve sürdürülebilir bir kent olması adına projeler geliştiren Büyükşehir Belediyesi, olası bir deprem anında hayat kurtaracak lojistik altyapısını güçlendiriyor. Birinci derece deprem kuşağında yer alan Bursa'da, ‘Bursa ili Sismik Zemin Tehlike Değerlendirme’ projelerini hayata geçiren, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile birlikte ‘Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi’ni yürüten Büyükşehir Belediyesi, depreme hazırlık konusunda önemli bir çalışmayı daha sürdürüyor. Olası bir afete karşı hazırlıklı bir kent için ilk adımın mahallelerden başlayacağı anlayışıyla ‘Mahalle Afet İstasyonları’nı da hizmete alan Büyükşehir Belediyesi, Ürünlü Afet Lojistik Aktarma Merkezi’ni de devreye alarak olası afet anında hayat kurtaracak lojistik altyapıyı hazırlıyor. 14 BİN METREKARELİK ALAN Toplam 14.000 metrekarelik alana sahip olan merkez, afet ve acil durumlarda ihtiyaç duyulan malzeme, ekipman ve yardımların sahaya çok daha hızlı ulaştırılmasını sağlayacak. Lojistik yönetimin hızlı, planlı ve koordineli bir şekilde yürütülmesine imkan tanıyacak olan Aktarma Merkezi’nde, afet sonrası hizmetlerde kullanılmak üzere mobil ofis, duş ve tuvalet üniteleri ile mobil yemek servis üniteleri de yer alıyor. 7/24 GÖREVE HAZIR Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde personelin gönüllü katılımıyla kurulan Bursa Acil Müdahale (BAM) ekibinin müdahale kapasitesini de güçlendiren merkezin envaterinde, bir adet taktik kurtarma aracı, bir adet ağır seviye kurtarma aracı, iki adet 4x4 pickup, bir adet personel minibüsü ve 718 bin lira maliyetle üretilmiş mobil koordinasyon merkezi bulunuyor. Tüm araçların ise 7/24 göreve hazır şekilde tutulması planlanıyor. AFETLERE HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Ürünlü Afet Lojistik Aktarma Merkezi’ni ziyaret ederek çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. 6 Şubat 2023’te yaşanan depremin hala acılarının taze olduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, depremde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabırlar diledi. Deprem kuşağında yer alan Bursa ve Türkiye’de gerekli tüm hazırlıkların yapılması gerektiğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, yapılmadığı takdirde büyük sorunlarla karşılaşılacağını vurguladı. “58 MAHALLEMİZE DAHA AFET KONTEYNERİ KOYUYORUZ” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde göreve geldikleri ilk günden itibaren tüm olası afet olaylarına hazırlıklı olmak için çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Göreve geldikten sonra hızlı bir şekilde Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı’nı kurduk. Ayrıca AKOM’u kurduk ve mobil araçlarımız sayesinde Bursa’nın ve bölgenin haritasını canlı olarak takip edebiliyoruz. Bu çalışmamız Türkiye’ye örnek bir modeldir. 42 mahallemize Afet Konteyneri yerleştirdik. 58 mahallemize daha Afet Konteyneri koyuyoruz. Büyükşehir Belediyesi bünyesinde BAM ekibini oluşturduk. Mahallelerde afet gönüllülerinin oluşturulması için de çalışmalarımız sürüyor. Eğitimlerin yanı sıra ekipman açısından da hazırlıklarımızı yapıyoruz” dedi. HEDEF; CAN KAYBI YAŞANMAMASI Geçtiğimiz yıl yaşanan yangınlarda koordinasyonun önemini bir kez daha anlamış olduklarının altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, 1999 Gölcük depremi başta olmak üzere birçok büyük deprem yaşanmasına rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını vurguladı. Toplumun bilinçli olması, gerekli tedbirlerin alınması ve gerekli planlamaların yapılması halinde afetlerdeki can kayıplarının azaltılabileceğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin afetlerde hiç can kaybı yaşanmaması için hazırlıklarını yaptığını dile getirdi. “AFET KONTEYNERLERİNİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ” 6 Şubat depremlerinde Hatay Defne’de 22 gün sorumluluk aldığını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Vatandaşlarla birebir temas ettim. Oradan birçok ders çıkarttık. Vatandaşların ilk gün tuvalete, ikinci gün suya, üçüncü gün gıdaya ihtiyaç duyduklarını gördük. Ayrıca gerekli alet ve ekipman olsaydı birçok canın da kurtarılabileceğini anladık. Profesyonel ekipler gelene kadar insanlar kendi imkanlarıyla enkaz altındaki yakınlarını kurtarmaya çalıştı ama ekipman bulamadılar. Bu yüzden mahallelerdeki afet konteynerlerini çok önemsiyoruz. Uzman ekipler gelene kadar mahalle gönüllülerinin afet konteynerlerinden alacağı ekipmanla müdahale edebilmesini istiyoruz. Afetlere toplum olarak hazırlıklı olmak zorundayız” diye konuştu. “YENİŞEHİR İLÇESİNE BENZER BİR MERKEZ PLANLIYORUZ” Koordinasyon merkezlerinin de en az ekipman kadar önemli olduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, mobil afet koordinasyon merkezini kendi imkanlarıyla ürettiklerini ifade etti. Milyonlarca liraya mal olabilecek bir sistemi yaklaşık 700 bin liraya belediyeye kazandırdıklarını açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, “Olası sel durumlarında kullanabileceğimiz bot ve benzeri araçları da envanterimize ekliyoruz. Ürünlü’deki 14 bin metrekarelik alan, 140 civarında tırın batıdan gelecek desteklerle birlikte konuşlanabileceği bir alan olacak. Buradan afet bölgesine planlı ve bilinçli şekilde sevkiyat yapılacak. Doğu bölgesi için de Yenişehir ilçesine benzer bir merkez planlıyoruz. 2 merkez koordineli bir şekilde çalışacak. Kent yöneticileri başta olmak üzere herkes hazırlıklı olmak zorunda” dedi. Kentsel dönüşüm ve imar çalışmalarını da bu anlayış doğrultusunda bütüncül bir şekilde ele aldıklarını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Mahalle kültürünü koruyan, okuldan yeşil alana kadar tüm ihtiyaçları kapsayan bir kentsel dönüşüm için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yakın zamanda büyük alanlardaki fiziki işlemler başlayacak” diye konuştu. BÜYÜKŞEHİR’DEN VATANDAŞLARA ACİL DURUM ÇANTASI Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, daha sonra Beşeveler BursaRay İstasyonu’ndan metroya binerek vatandaşlarla birlikte Şehreküstü İstasyonu’na kadar yolculuk yaptı. Başkan Mustafa Bozbey tarafından vatandaşlara AKOM tarafından hazırlanan ve içinde ilk yardım kiti, battaniye, radyo, el feneri, diş fırçası, yağmurluk, düdük ve çöp torbası bulunan afet ve acil durum çantaları dağıtıldı. Yolculuk boyunca Bursalılarla afet konusunda sohbet eden Başkan Mustafa Bozbey, afetlere hazırlıklı olmanın önemine vurgu yaptı. Başkan Mustafa Bozbey, Cuma namazının ardından ise 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşların anısına Bursalılara lokma ikram etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.