SON DAKİKA
Hava Durumu

#Rekabet

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Rekabet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rekabet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı yeni yönetmelik taslağı e-ticaret ekosisteminde birçok alanda yeni kurallar getiriyor. Haber

Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı yeni yönetmelik taslağı e-ticaret ekosisteminde birçok alanda yeni kurallar getiriyor.

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, 650 binden fazla e-ticaret satıcısını yakından ilgilendiren değişiklikler öngörüyor. Taslakla pazaryerleri, işletmeler ve tüketiciler arasındaki sorumlulukların daha açık şekilde belirlenmesi ve sektörde rekabetin güçlendirilmesi hedefleniyor. VERİLER BAŞKA PAZARYERİNE TAŞINABİLECEK Düzenlemenin en dikkat çekici başlıklarından birini veri taşınabilirliği oluşturuyor. Taslağa göre orta, büyük ve çok büyük ölçekli pazaryerlerinin, işletmelerin talebi halinde belirli verileri başka bir platforma ücretsiz şekilde aktarabilmelerine imkân sağlayacak teknik altyapıyı sunması öngörülüyor. Bu kapsamda ürün açıklamaları ve görsellerin yanı sıra satış ve iade bilgileri, müşteri soru-cevapları, değerlendirmeler ve performans puanları gibi verilerin de taşınabilmesi planlanıyor. ETBİS 2025 verilerine göre pazaryerlerinde satış yapan işletmelerin yüzde 79'u faaliyetlerini tek bir pazaryeri üzerinden sürdürüyor. Düzenlemenin hayata geçmesi halinde satıcıların tek platforma bağımlılığının azaltılması ve farklı satış kanallarına erişimin kolaylaştırılması amaçlanıyor. “İŞLETMENİN VERİSİ TİCARİ VARLIĞININ PARÇASI” TOBB E-Ticaret Meclisi Üyesi ve ideasoft CEO'su Sinan Akdal, veri taşınabilirliğinin rekabet açısından kritik bir adım olduğunu belirtti. Akdal, e-ticaretin büyümesiyle birlikte güven ve rekabeti destekleyen kuralların önem kazandığını ifade ederek, iade ve teslimat süreçlerinde sorumlulukların netleştirilmesinin hem tüketicileri hem de işletmeleri koruyacağını söyledi. Pazaryerlerinde faaliyet gösteren işletmelerin önemli bölümünün tek platforma bağlı olduğuna dikkat çeken Akdal, işletmelerin ürün içerikleri, değerlendirmeleri ve satış geçmişi gibi verilerini farklı kanallara taşıyabilmesinin satıcıların pazarlık gücünü artıracağını ve e-ticaret ekosistemini güçlendireceğini vurguladı. Taslakta kayıp ve hasar gibi durumlarda işletme, pazaryeri ve lojistik şirketlerinin sorumluluklarının sözleşmelerde açık biçimde belirtilmesi hedefleniyor. Pazaryerinin lojistik sürecine aracılık ettiği durumlarda tazmin mekanizmasının da netleştirilmesi planlanıyor. Böylece tüketicilerin teslimat ve iade süreçlerinde yaşadığı sorunlarda hangi tarafın hangi aşamadan sorumlu olduğu daha belirgin hale gelecek. Yeni düzenlemeyle işletmelere ait tescilli marka isimlerinin, ekonomik bütünlük içinde bulunmayan başka şirketler tarafından izinsiz şekilde arama motoru reklamlarında kullanılmasına da sınırlama getirilmesi öngörülüyor. İhlalin sürmesi halinde Ticaret Bakanlığı’nın ilgili arama motorundan reklamın kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini talep edebilmesinin önü açılacak. SOSYAL DAYANIŞMA KAMPANYALARINA DESTEK Taslakta deprem, yangın ve sel gibi olağanüstü durumlar ile dezavantajlı gruplara yönelik sosyal dayanışma kampanyaları da yer alıyor. Bakanlığın uygun görüşüyle gerçekleştirilen bu kapsamdaki indirim ve tanıtım harcamalarının, reklam bütçesinin yüzde 5'ine kadar olan bölümünün bütçe hesabı dışında tutulabilmesi planlanıyor.

Kadın arkadaşlıkları ruh sağlığını güçlendiriyor Haber

Kadın arkadaşlıkları ruh sağlığını güçlendiriyor

Kadınlar arasında kurulan güvene dayalı arkadaşlıkların ruh sağlığı üzerinde önemli bir koruyucu etkisi bulunuyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, yetişkinlik döneminde duygusal ihtiyaçların önemli bir bölümünün arkadaşlık ilişkileri aracılığıyla karşılandığını söyledi. İnsanların yaşam boyunca ilişki kurarak var olduğunu belirten Erol, güven duygusu, aidiyet hissi ve duygusal düzenleme becerilerinin ilk ilişkilerle geliştiğini, yetişkinlikte ise bu ihtiyaçların önemli ölçüde arkadaşlık bağlarıyla desteklendiğini ifade etti. Kadın arkadaşlıklarının; duyguların paylaşılması, zor yaşam olaylarıyla baş edilmesi ve psikolojik dayanıklılığın güçlenmesi açısından önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Erol, empatik dinleme ve karşılıklı destek içeren ilişkilerin stres dönemlerinde koruyucu rol oynadığını kaydetti. “HER ARKADAŞLIK RUH SAĞLIĞINI GÜÇLENDİRMEZ” Güçlü sosyal desteğin depresyon ve anksiyete açısından önemli koruyucu faktörlerden biri olduğunu belirten Erol, güven duyulan bir arkadaşın varlığının yalnızlık hissini azaltarak kişinin yaşadığı yükü paylaşmasına yardımcı olduğunu söyledi. Ancak her arkadaşlığın olumlu etkisi olmadığını vurgulayan Erol, sürekli eleştiren, küçümseyen veya kişinin kendisini değersiz hissetmesine neden olan ilişkilerin psikolojik yükü artırabileceğine dikkat çekti. Erol, yetişkinlikte arkadaşlık kurmanın çocukluk dönemine göre daha zor hale gelebildiğini belirterek, yaşam sorumluluklarının artması, zaman kısıtlılığı ve geçmişte yaşanan güven sorunlarının yeni bağlar kurmayı zorlaştırabildiğini ifade etti. Buna rağmen yetişkinlikte kurulan arkadaşlıkların daha seçici ve derin ilişkiler olabileceğini dile getirdi. SOSYAL MEDYA KIYASLAMAYI ARTIRIYOR Sosyal medyanın kadınlar arasındaki kıyaslama eğilimini daha görünür hale getirdiğini belirten Erol, insanların doğal olarak kendilerini çevrelerindeki kişilerle karşılaştırdığını söyledi. Görünüş, kariyer, annelik, ilişki durumu ve yaşam tarzı gibi alanlarda oluşturulan ideal standartların kadınlarda rekabet ve yetersizlik hissini artırabileceğini aktaran Erol, yoğun kıyaslamanın çoğu zaman kişinin kendi değer algısıyla ilişkili olduğunu ifade etti. Sağlıklı arkadaşlıkların rekabet yerine dayanışmayı ve birlikte gelişmeyi desteklediğini belirten Erol, ilişkilerde karşılıklı sınırların da önemli olduğunu vurguladı. Yakın arkadaşlıkların güçlü bir destek kaynağı olduğunu ancak her duygusal yükün arkadaşlık ilişkisi içinde taşınamayacağını söyleyen Erol, “Arkadaş, yaşamın içinde yanında yürüyen kişidir; psikolog ise bilimsel bilgi ve etik çerçeve içinde ruhsal süreçlere eşlik eden uzmandır” değerlendirmesinde bulundu. Erol, yoğun kaygı, depresyon, travma belirtileri, günlük işlevlerde belirgin bozulma veya intihar düşünceleri gibi durumlarda profesyonel desteğin önemli olduğunu ifade etti.

Galaxy S26 Ultra ve iPhone 17 Pro Max'in karşılaştırılması Haber

Galaxy S26 Ultra ve iPhone 17 Pro Max'in karşılaştırılması

Samsung, 25 Şubat 2026'daki Unpacked etkinliğinde Galaxy S26 Ultra'yı resmen tanıttı ve şirketin en yeni üst düzey cihazının lansmanını gerçekleştirdi. Bu amiral gemisi model, kullanıcı deneyimini geliştirmeyi amaçlayan birçok önemli yükseltme içeriyor. S26 Ultra, selefiyle birçok benzerliği korusa da, asıl soru Apple'ın en üst düzey ürünü olan iPhone 17 Pro Max ile rekabet edebilecek mi? Ekran ve tasarım Galaxy S26 Ultra, 3120 x 1440 piksel çözünürlüğe ve 120 Hz dinamik yenileme hızına sahip 6,9 inç AMOLED ekrana sahip. Cihaz, selefine benzer şekilde, yansımaları ve parlamayı azaltan Corning Gorilla Armor 2 ile korunmaktadır. Bu yılki S26 Ultra'nın en dikkat çekici özelliği, yepyeni Gizlilik Ekranı. Samsung bu özelliği piksel düzeyinde geliştirdi; geniş açılı aydınlatılmış pikseller, dar açılı aydınlatılmış piksellerle dönüşümlü olarak kullanılıyor. Etkinleştirildiğinde, dar pikseller 90 derecelik bir açıyla aydınlanarak yakındaki kişilerin içeriğe göz atma olasılığını en aza indiriyor. Kullanıcılar, özelliğin otomatik olarak etkinleştirilmesi için belirli uygulamaları veya zaman dilimlerini seçebilirler; iki mod mevcuttur: Kısmi Ekran Gizliliği ve Maksimum Gizlilik Koruması. Maksimum modda, gizliliği artırmak için parlaklık daha da azaltılır. Bu arada, iPhone 17 Pro Max de 6,9 ​​inçlik bir OLED ekrana sahip, ancak çözünürlüğü yalnızca 2.868 x 1.320 piksel ve 120 Hz uyarlanabilir yenileme hızıyla daha düşük bir performans sunuyor. Apple, yansımaları azaltan Ceramic Shield 2 teknolojisini ekranlarına entegre etmiş olsa da, parlamayı önleme ve ekran güvenliği açısından Samsung'un çözümü hala daha üstün kabul ediliyor. Tasarım açısından Galaxy S26 Ultra, 7,9 mm kalınlığında ve 214 gram ağırlığında olup, 8,5 mm kalınlığında ve 233 gram ağırlığındaki iPhone 17 Pro Max'ten daha hafif ve şıktır. Elde tutulduğunda ise iPhone daha sağlam ve güvenli bir his veriyor. Her iki ürün de IP68 toz ve su geçirmezlik özelliğine sahiptir. Performans ve Yapay Zeka Gizlilik Ekranı etkinleştirildiğinde, Galaxy S26 Ultra'nın ekranı her açıdan bakıldığında neredeyse tamamen siyah olur. (Resim: CNET) Samsung Galaxy S26 Ultra, Qualcomm Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemci, 16 GB'a kadar RAM ve 1 TB'a kadar dahili depolama ile donatılmıştır. Özellikle, Samsung, zorlu görevleri yerine getirirken performansı artırmak için buhar odası soğutma sistemini yeniden tasarlamıştır; bu özellik genellikle oyun cihazlarında bulunur. Bu arada, Apple'ın iPhone 17 Pro Max modeli, geçen yılın A18 Pro çipinden daha hızlı olan en yeni A19 Pro çipini kullanıyor. Bu çip, yapay zeka işlem yeteneklerini optimize eden yeni nöral hızlandırıcıları entegre ediyor. iPhone 17 Pro Max, 256 GB'tan 2 TB'a kadar çeşitli depolama seçenekleriyle geliyor ve bu da şu anda akıllı telefonlarda bulunan en yüksek depolama kapasitesi anlamına geliyor. Samsung ayrıca Bixby sanal asistanını da geliştirerek daha konuşkan ve bağlamsal olarak daha duyarlı hale getirdi. Bixby, Google'ın Gemini'si ile birlikte çalışarak Uber çağırmak gibi görevleri yerine getirebiliyor, ancak henüz otomatik ödeme yapamıyor. Apple bu yıl Siri'nin daha akıllı bir versiyonunu da hazırlıyor, ancak A19 Pro çipi, optimize edilmiş donanım-yazılım mimarisi sayesinde yapay zeka işlem verimliliğinde şimdiden bir avantaj gösterdi. Pil açısından bakıldığında, Galaxy S26 Ultra 60W hızlı şarj özelliğine sahip 5.000 mAh'lik bir pile sahipken, iPhone 17 Pro Max 5.088 mAh'lik bir pile sahip ve 40W'lık bir şarj cihazıyla %0'dan %69'a kadar şarj olabiliyor. CNET tarafından 2025 yılında piyasaya sürülecek 35 telefon modeli üzerinde yapılan son pil testlerinde, iPhone 17 Pro Max pil ömründe liderliği ele geçirdi; bu da pil ömrüne önem veren kullanıcılar için önemli bir avantaj sağlıyor. Kamera Samsung, kullanıcılar Siri güncellemesini beklemeye devam ederken Bixby'yi güncelledi. (Resim: CNET) Galaxy S26 Ultra, önceki modelle aynı dörtlü kamera kurulumunu koruyor ancak diyafram açıklığı iyileştirilmiş durumda. Özellikle, f/1.4 diyafram açıklığına sahip (f/1.7'den genişletilmiş) 200MP ana kamera, f/2.9 diyafram açıklığına sahip 50MP 5x telefoto kamera, f/2.4 diyafram açıklığına sahip 10MP 3x telefoto kamera ve f/1.9 diyafram açıklığına sahip 50MP ultra geniş açılı kamera bulunuyor. Ön kamera ise 85 derecelik geniş açılı görüşe sahip 12MP'lik bir kamera. Bu arada, iPhone 17 Pro Max, standart, ultra geniş ve 4x telefoto lens içeren üçlü 48MP kamera sistemiyle donatılmış olup, 8x zoom'da video kaydı için görüntü sabitleme özelliğine sahiptir. En dikkat çekici özellik ise, telefonu döndürmeye gerek kalmadan otomatik olarak dikey ve yatay modlar arasında geçiş yapan ve daha esnek ve yaratıcı bir deneyim sunan, Dinamik Ada'nın yanına yerleştirilmiş yeni tasarlanmış ön kameradır. Samsung ayrıca selfie görüntü kalitesini iyileştirmek için "AI ISP" teknolojisini de tanıttı, ancak Apple'ın görüntü işleme ve optimizasyon yeteneklerini aşmak önemli bir zorluk olacak. Galaxy S26 Ultra için 36,99 milyon VND ve iPhone 17 Pro Max için 37,59 milyon VND'lik başlangıç ​​fiyatlarıyla, her iki ürün de önemli yatırımları temsil ediyor. Samsung, öncü ekran teknolojisi, benzersiz ekran güvenlik özellikleri ve çeşitli odak uzaklığına sahip kamera sistemiyle öne çıkıyor. Öte yandan Apple, optimize edilmiş performans, mükemmel pil ömrü ve çığır açan ön kamera deneyimiyle puan topluyor. Bu iki dev arasındaki rekabet sadece teknik özelliklerin karşılaştırılmasıyla sınırlı değil, aynı zamanda ekosistemlerindeki ve ürün geliştirme felsefelerindeki farklılıkları da yansıtıyor. Nihai seçim, kullanıcıların Android'in esnekliğine ve özelleştirilebilirliğine mi yoksa iOS'un senkronizasyonuna ve derin optimizasyonuna mı öncelik vereceğine bağlı olacaktır. Kaynak: CNET

Ağıralioğlu: Muhalefet nasıl yapılacak göstereceğiz Haber

Ağıralioğlu: Muhalefet nasıl yapılacak göstereceğiz

Anahtar Partisi Genel Başkanı Ağıralioğlu, Anahtar Parti'nin Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. İftar programında Ağıralioğlu’nun yanı sıra, Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Sedat Yalçın, Bursa İl Başkanı Fikret Aslan ve partililer yer aldı. Programda konuşan Ağıralioğlu, muhalefet partilerini eleştirerek, “Muhalefet evlere şenlik. Böyle muhalefette olup muhalefeti konuşmayı sevmiyorum ben. Ama muhalefetin böyle olması siyaset kalitemizi bozuyor. Muhalefet doğru yapsa, iktidar doğruya mecbur oluyor. Anahtar Parti, Bursa’da sokak sokak geziyor, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) peşinizden geziyor. Nasılmış siyaset? Siz iftar yapıyorsunuz, iftar yapıyorlar. Esnaf geziyorsunuz, esnaf geziyorlar. Köylere gidiyorsunuz, köylere gidiyorlar. Niye? Kaliteli siyaset, rekabet oluşturan siyaset iktidarı sokağa indirir. Milletin yanına getirir.'' Muhalefetin sorumluluğunun olduğunu belirten Ağıralioğlu, şunları söyledi: “Memlekette bu kadar sorun var da, iktidar hala hata yaparak iktidarda kalıyorsa, muhalefetin, memleketin umutlarına dokunma sorunu var demektir. Muhalefet memleketi yönetme güveni veremiyor demektir. Muhalefet neyi bekleyeceğine milletini inandıramıyor demektir. Anahtar Parti kuruldu, onu da bozacağız. Artık muhalefet şöyle, muhalefet böyle, yok muhalefet onu yapamaz. Artık muhalefetin babası var burada. Muhalefet nasıl yapılacak göstereceğiz. İşleri ne kolay Cumhuriyet’i bekleyecek kadro, çok söyledim söylüyorum alınganlık etmesinler; Cumhuriyet’i beklesin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP). Atatürk’ü devletinin düşmanlarına gülerken gördünüz mü ki siz, bu devletin düşmanlarıyla oturup kalkıyorsunuz . Atatürk’ü siz memleketini bölmek isteyenlerle oturup konuşurken gördünüz mü ki, siz bu bölücülerle oturup konuşuyorsunuz. Cumhuriyet’i bekleyecekseniz Cumhuriyet’in koordinatlarında, vatanın hangi koordinatlarda kurulduğunu en iyi bilen parti olduğunuzu söylüyorsanız, vatanı bekleyeceksiniz. Ay yıldızlı al bayrağı bekleyeceksiniz.” Sadece CHP’yi değil, AK Partiyi ve Milliyetçi Hareket Partisi'ni (MHP) de eleştirdiğini belirten Anahtar Parti Genel Başkanı Ağıralioğlu, şöyle devam etti: “Dindarsanız, kalp kırmayacaksınız. Dindarsanız haram yemeyeceksiniz. Dindarsanız rüşvete müsaade etmeyeceksiniz. Dindarsanız adaletsizlik yapmayacaksınız. Dindarsanız israf etmeyeceksiniz. Dindarsanız sizin gibi düşünmeyenleri de kendi emanetiniz bileceksiniz. Dindarsanız 85 milyonun size emanet olduğunu asla unutmayacaksınız. Milliyetçisiniz. Milliyetçiyseniz sadece nutuk atmayacaksınız. Sadece bağırmayacaksınız. Yitip giden çocuklarınızı, beyin göçüne kaybettiğiniz evlatlarınızdan utanacaksınız. Milliyetçilik öyle milliyetçilik olacak. Irmaklar kirlenecek, dert edeceksiniz. Organize sanayi bölgelerinin arıtılmamış, topraklarımıza enjekte ettiği suları dert edeceksiniz. Milliyetçilik böyle milliyetçilik. Hava kirlenecek dert edeceksiniz. Sokaklar kirlenecek, dert edeceksiniz. Yaylalarınız, meralarınız boşalacak, dert edeceksiniz. Kendi çocuklarınız kumar bahis tezgahlarında yitip gidecek, milliyetçiliğiniz bundan utanacak. Böyle milliyetçilik. Cumhuriyetçiliğe de, milliyetçiliğe de, dindarlığa da mesuliyetlerini hatırlatıyorum. Hürmetsizlik etmek istemiyorum. Ama vazifelerini hatırlatmak istiyorum.” Türkiye’yi yönetmek için hazır olduklarını ifade eden Ağıralioğlu, “Devletin hizmetkarı, milletin hizmetkarı olmayı kendimize şeref bildik. Dolayısıyla biz Türk milletinin şerefli evlatlarıyız. Türk milletinin inancına, diline, dinine, imanına, vatanına, bayrağına, cumhuriyetine, ürettiği alın terinden arttırdığına her kuruşuna nezaret edecek ahlakta, ter temiz bir hareketiz. Anahtar Parti o yüzden Sayın Cumhurbaşkanı’nın gönül rahatlığıyla, hani ‘Bu muhalefete verilir mi?’ diye zaman zaman istihza ediyor ya, onu bu dertten kurtaracak olan bizleriz. Sayın Cumhurbaşkanım bilesin, nöbet yerimize yürüyoruz. Yaptığını yaparsın, kalanı sahipleniyoruz. Çözebildiğini çözersin, çözemediğini çözmeye söz veriyoruz” sözlerini aktardı.

BUMİAD’da yapay zeka masaya yatırıldı Haber

BUMİAD’da yapay zeka masaya yatırıldı

Bursa Mühendis ve Mimar İş İnsanları Derneği (BUMİAD), üretken yapay zekâdan otonom sistemlere ve robotik uygulamalara geçişin konuşulduğu özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Açılış konuşmasını yapan BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş, yapay zekânın son yılların en önemli tartışma konularından biri olduğunu vurguladı. Gümüş, kullanım alanlarının her geçen gün genişlediğini ve bu alanların başında iş dünyasının geldiğini belirterek, üyelerini teknolojik gelişmelerden anında haberdar ettiklerini söyledi. Etkinliğe konuk olan Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Başkanı İdris Doğrul, dünyanın insan ve makine işbirliğinin başlangıç çağında olduğunu ifade ederek yapay zekânın hayatın her alanına hızla hakim olmaya başladığını dile getirdi. Doğrul, yapay zekânın işsizliği artıracağı yönündeki görüşlere katılmadığını belirterek, “Geçiş süreci kontrollü olduğu sürece dramatik işsizlik tabloları yaşanmaz. İnsan istemediği sürece yapay zekâ insanı işsiz bırakmaz. Aksine doğru ve ehil ellerde yeni istihdam alanları doğurur” dedi. İŞLETMELER AÇISINDAN YAPAY ZEKÂNIN ÖNEMİ İşletmelerin yapay zekâ teknolojilerindeki gelişmelerden kendilerini uzak tutmalarının, dijitalleşen dünyada telâfisi mümkün olmayan hataları da beraberinde getireceğine işaret eden Doğrul, yapay zekânın insan faktörü olmaksızın varlığını sürdüremeyeceğini ifade etti. Dijitalleşen dünyada hız faktörünün, hiçbir dönemde olmadığı kadar önem kazacağına değinen Doğrul, 500 sayfalık bir raporun analizinin yapay zekâ marifetiyle, 15 saniyede hazırlanabileceğini vurguladı. Yapay zekânın yaygınlık kazanmasıyla rekabet olgusunun daha da artacağını belirten Doğrul, yakın gelecekte yapay zekaya entegre olamayan firmaların, rekabet edebilme reflekslerinin zayıflayabileceğini de sözlerine ekledi.

Türk İhracatçıları için “Hindistan Tehdidi” Kapıda Haber

Türk İhracatçıları için “Hindistan Tehdidi” Kapıda

Dış ticaret ve dijitalleşme alanında eğitim ve danışmanlık hizmetleri veren İnovakademi'nin kurucusu Gökhan Erol, AB ile Hindistan arasındaki yeni ticaret anlaşmasının Türkiye ekonomisi üzerindeki olası etkilerini, son ticaret verileri ışığında değerlendirdi. Erol, sürecin Türkiye için bir "çifte kıskaç" yarattığını vurguladı. "Oyunun Kuralları Değil, Oyunun Kendisi Değişti" Anlaşmanın Türkiye için "soğuk duş" etkisi yaratabileceğini belirten Gökhan Erol, şu ifadeleri kullandı: "Biz yıllardır Gümrük Birliği sayesinde AB pazarında 'bizden biri' muamelesi görüyor, gümrüksüz ticaretin konforunu yaşıyorduk. Ancak bu anlaşma ile AB, 1.42 milyar nüfuslu Hindistan'a da aynı VIP giriş kartını verdi. Artık rafta yanımızda, işçilik maliyeti bizden çok daha düşük, üretim kapasitesi devasa bir rakip var. Oyunun kuralları değişmedi, oyunun kendisi değişti." "5.5 Milya r Dolarlık Otomotiv İhracatımız Risk Altında" Kamuoyunda sadece tekstil sektörünün etkileneceğine dair yanlış bir algı olduğunu belirten Erol, 2024 verilerine dikkat çekerek asıl tehlikenin sanayide olduğunu vurguladı: "Rakamlar duygusal değildir, gerçeği söyler. Türkiye, 2024 yılında AB'ye 5.57 Milyar Dolar değerinde otomotiv yedek parçası sattı. Bu b izim kalemiz. Ancak Hindistan, gümrük duvarlarına rağmen şimdiden aynı kalemde 1.71 Milyar Dolar ihracat yapıyor. Gümrükler sıfırlandığında, aradaki %10-15’lik maliyet avantajı Hintli üreticinin lehi ne dönecek. Bir Alman otomotiv devi için %10 maliyet farkı, tedarikçi değiştirmek için yeterli bir sebeptir. Yan sanayicimizin acilen bu senaryoya hazırlanması gerekiyor." "İç Pazarda da 'Arka Kapı' Tehlikesi Var" Gökhan Erol, tehlikenin sadece ihracatla sınırlı kalmayacağını, Türkiye iç pazarının da tehdit altında olduğunu şu sözlerle açıkladı: "Gümrük Birliği'nin teknik yapısı gereği, AB'ye gümrüksüz giren bir Hint malı, 'Serbest Dolaşım' ilkesiyle Türkiye'ye de gümrüksüz girebilecek. Yani Bayrampaşa'daki tekstilci veya Konya'daki parçacı, sadece Almanya'da değil, kendi evinde de Hint mallarıyla rekabet edecek. Biz Hindistan'a mal satarken gümrük ödeyeceğiz, onlar bize satarken ödemeyecek. Bu, sürdürülebilir bir denklem değil." Çıkış Yolu: "Hız, Güven ve Dijital Markalaşma" Türk ihracatçısının "ucuzluk" yarışına girmemesi gerektiğini savunan Erol, çıkış r eçetesini ise şöyle özetledi: "Hindistan ile fiyat rekabetine girersek kaybederiz. Bizim kazanacağımız alan 'Hız ve Güven'. Hindistan'dan gelen bir konteynerin Avrupa'ya ulaşması haftalar sürerken, biz 48-72 saatte teslimat yapabiliyoruz. Avrupalı satın almacıya şunu anlatmalıyız: 'Tedarik zincirini riske atma, yeşil lojistikle malını kapına indireyim.' Bunun için de klasik pazarlamayı bırakıp, LinkedIn ve B2B platformlarında dijital markalaşmaya yatırım yapmalıyız. Artık sadece malı değil, güveni pazarlama devrindeyiz." Öne Çıkan İstatistikler: Otomotiv Yedek Parça İhracatı (AB'ye): Türkiye: 5.57 Milyar $| Hindistan: 1.71 Milyar$ (Risk: Yüksek) Kadın Giyim İhracatı (AB'ye): Türkiye: 3.01 Milyar $| Hindistan: 1.56 Milyar$ (Risk: Yüksek) Yassı Çelik İhracatı (AB'ye): Türkiye: 1.03 Milyar $| Hindistan: 1.36 Milyar$ (Risk: Kritik - Hindistan öne geçti) Otomotiv yedek parçası GTİP No: 8708

Asırlık Türk Devinin Çin İle Rekabet Formülü Haber

Asırlık Türk Devinin Çin İle Rekabet Formülü

MISIRLI Underwear and Socks, düşük maliyetle üretim yapan ülkelerle rekabet etmesini sağlayan formülünü açıkladı; Türkiye'de sürdürülebilirlikten gelen verimlilik, Mısır'da maliyet avantajıyla üretim ve her alanda yüksek kaliteyle inovasyon. Asırlık dev, bu formülle küresel pazardaki konumunu güçlendiriyor. Türkiye'nin 1927'den bu yana faaliyet gösteren köklü üretici firması MISIRLI Underwear and Socks, 18 yıldır yaptığı sürdürülebilirlik yatırımlarıyla elde ettiği verimlilik ile Mısır'da kurduğu stratejik üretim üssünden aldığı maliyet avantajını birleştiren stratejisiyle Çinli üreticilerle rekabet ediyor. Türkiye’de Sürdürülebilirlik, Mısır’da Maliyet Avantajı İstanbul İkitelli, Yozgat ve Kütahya'daki fabrikalarının karbon ayak izini yüzde 96 oranında azaltan MISIRLI Underwear and Socks'ın rekabet gücünün temelinde, 18 yıl önce başlattığı ve bugün enerji ile su maliyetlerini sıfırlayan öncü sürdürülebilirlik yatırımları yatıyor. Yozgat'taki 7 megawatt kapasiteli güneş enerjisi santrali ve yağmur suyu arıtma sistemleri sayesinde elde ettiği verimlilik, Türkiye’de 1200 kişiye istihdam sağlayan MISIRLI Underwear and Socks’ın yüksek standartlara sahip global devler için yüksek kaliteli ve kârlı üretim yapmasını sağlıyor. MISIRLI Underwear and Socks’ın Çin ile rekabet formülünün ikinci sütununu Mısır'da 10 milyon dolar yatırımla kurduğu ve yılda 30 milyon çift ek üretim kapasitesi yaratacak yeni üretim üssü oluşturuyor. MISIRLI Underwear and Socks bu stratejik yatırımla, Türkiye'nin yüksek maliyetler nedeniyle Çin gibi düşük maliyetle üretim yapan ülkelere kaptırdığı fiyat odaklı ürün segmentindeki payını geri kazanmayı ve küresel pazarda her segmentte rekabet etme gücünü artırmayı hedefliyor. 600 kişilik istihdam yaratacak bu yeni tesisle birlikte markanın toplam yıllık üretim kapasitesi 100 milyon çifte yaklaşacak. İnovasyon Kültürüyle Fark Yaratan Asırlık Türk Markası Rekabet formülünü tamamlayan son unsur ise MISIRLI Underwear and Socks'ın DNA'sında yer alan inovasyon kültürü. Gümüş iplikli antibakteriyel ürünler ve pilotlar tarafından tercih edilen kompresyon çorapları gibi fonksiyonel ve katma değerli ürünlerle rakiplerinden ayrışan MISIRLI Underwear and Socks, küresel üretici firmalarla verimliliğin yanı sıra ürün kalitesi ve teknolojik üstünlükle de rekabet ediyor. MISIRLI Underwear and Socks'ın Çin ile rekabet formülü bu üç temel üzerine oturuyor; Türkiye'de sürdürülebilirlik sayesinde elde ettiği operasyonel verimlilik, Mısır'daki stratejik yatırımla kazandığı maliyet avantajı ve inovasyon kültürüyle yarattığı katma değer. MISIRLI Underwear and Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı, küresel rekabet stratejilerini şu sözlerle açıkladı: "Tekstil gibi zor bir sektörde ayakta kalmak için sadece maliyet odaklı düşünmek yeterli değil; oyunu farklı kurmanız gerekir. Rekabet gücümüzün temelinde, 18 yıl önce başladığımız ve artırarak devam ettiğimiz sürdürülebilirlik yatırımlarımız var. Türkiye’de üretimimize eklenecek Mısır'daki yatırımımız ise küresel pazar payımızı güvence altına alacak. İnovasyona ve kaliteye olan bağlılığımızla, asırlık markamız küresel ligde iddialı bir oyuncu olmayı sürdürecek."

Tohumculuk sektöründeki 'Rekabet' soruşturması genişletildi... O soruşturmada yeni firmalar eklendi Haber

Tohumculuk sektöründeki 'Rekabet' soruşturması genişletildi... O soruşturmada yeni firmalar eklendi

Tarla bitkileri tohumları pazarındaki rekabet ihlali iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmaya 4 yeni şirket daha dahil edildi. Hibrit sebze ve meyve tohumları pazarındaki inceleme ise devam ediyor. Rekabet Kurumu, tarla bitkileri tohumları sektöründe faaliyet gösteren bazı şirketlerin bölge ve müşteri paylaşımı ile rekabete hassas bilgi değişimi yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri iddiasına ilişkin yürüttüğü soruşturmayı genişletti. 22 Mayıs 2025 tarihli Kurul kararıyla başlatılan soruşturma kapsamında yapılan incelemelerin ardından, Kurul 20 Kasım 2025 tarihli yeni kararıyla dosyanın taraf sayısını artırma kararı aldı. Mevcut soruşturmada yer alan şirketler: Corteva Turkey Tohumculuk AŞ, KWS Türk Tarım Tic. AŞ, Limagrain Tohum Islah ve Üretim San. ve Tic. AŞ, MayAgro Tohumculuk San. ve Tic. AŞ, Monsanto Gıda ve Tarım Ticaret Ltd. Şti., Polen Tohumculuk San. ve Tic. AŞ, Syngenta Tarım San. ve Tic. AŞ olurken, bu listeye ayrıca dört yeni şirket daha eklendi. Buna göre; Agromar Marmara Tarım Ürünleri San. ve Tic. AŞ, CMC Agro Tohumculuk AŞ, Seedcorp Tohum Ürünleri San. ve Tic. AŞ ve Semillas Fito Tarım San. ve Tic. AŞ ile ilgili de inceleme yapılacak. Rekabet Kurumu açıklamasında, hibrit endüstriyel kornişon ile hibrit sebze ve meyve tohumları pazarlarına yönelik yürütülen soruşturmanın da devam ettiğini duyururken, Kurul'un soruşturmaların sonucunda rekabetin ihlal edilip edilmediğine ilişkin nihai değerlendirmesini yapacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.