SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ramazan Bayramı

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Ramazan Bayramı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ramazan Bayramı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Konya’da babasını öldüren şahıs Bursa Otogarı’nda yakalandı Haber

Konya’da babasını öldüren şahıs Bursa Otogarı’nda yakalandı

Konya’da babasını boğarak öldüren Mehmet Akif T., emniyet güçlerinin Bursa’da gerçekleştirdiği operasyonla yakalandı. Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminali ’nde gözaltına alınan zanlı, sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ramazan Bayramı’nın 3. günü Konya’nın Meram ilçesi Sahibiata Mahallesi’nde yaşanan olayda, eşiyle ayrılma aşamasında olan 2 çocuk babası Mehmet Akif T., 59 yaşındaki babası Tahsin Tosun’un yanına yerleşti. Olay günü baba ile oğlu arasında bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı.Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine 39 yaşındaki şüpheli, öz babasını boğarak hayatına son verdi. Cinayeti işleyen Mehmet Akif T., babasının cansız bedeniyle aynı evde yaklaşık 1 gün boyunca bekledi. Zanlı daha sonra kız kardeşini arayarak durumu bildirdi. Şüpheli telefon görüşmesinde kardeşine “Babamı öldürdüm” diyerek suçunu itiraf etti. İtirafın ardından evden ayrılan zanlı, izini kaybettirmek amacıyla şehir dışına kaçtı. İhbar üzerine olay yerine giden polis ve sağlık ekipleri Tahsin Tosun’un öldüğünü saptadı. Ekipler ikamette yaptıkları incelemede 59 yaşındaki vatandaşın yaşamını yitirdiğini teyit etti. Sağlık görevlilerinin yaptığı ilk kontrollerde Tahsin Tosun’un boğulma sonucu hayatını kaybettiği kesinlik kazandı. Polis ekipleri olay yerinde geniş çaplı delil topladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ekonomiyi etkileyen küresel gerilimlere hazırlıklı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ekonomiyi etkileyen küresel gerilimlere hazırlıklı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Milletimizin ve tüm İslam aleminin geçmiş Ramazan Bayramı'nı tebrik ediyorum. Her sene olduğu gibi bu yıl da, Ramazan-ı Şerif'i anlamına ve ruhuna uygun bir şekilde idrak ettmeye çalıştık. Ramazan boyunca iyilik, paylaşma ve yardımlaşma gibi duygularımızı en üst seviyede yaşamaya ihtimam gösterdik. Ramazan sevincimize gölge düşürmeye çalışanlara rağmen 86 milyon olarak birbirimize derman olmanın, birbirimize dost kardeş, komşu ve arkadaş olmanın sıcaklığını kalplerimizde hissettik. Milletle ve milletin değerleriyle kavgalı çevrelerin hedef aldığı Maarifin Kalbinde Ramazan programımızda benzer şekilde okullarımızda Ramazan'ın farklı atmosferinde teneffüs edilmesine katkı sağladık. Çocuklarımızın Ramazan coşkusunu görmekten büyük mutluluk duyduk. 86 milyon biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar kardeşiz. Bu topraklarda yaşadığımız müddetçe tek yürek tek bilek olmaya devam edeceğiz. Bayramın üçüncü günü Katar'dan aldığımız acı haber hepimizin yüreğini dağlamıştır. Eğitim faaliyetleri icra eden helikopterin kaza kırıma uğramasıyla 4'lü Katarlı olmak üzere 7 personel şehit oldu. Şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet, şehitlerimizin kederli ailelerine, yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Bu yıl Ramazan bayramının ikinci günü baharın müjdecisi tabiatın dirilişinin sembolü olan Nevruz gününe tekabül etti. Nevruz Anadolu, Kafkasya, Orta Asya, Ortadoğu'da kardeş halklar tarafından asırlardır bayram havasında kutlanıyor. Diyarbakır ve İstanbul'da olduğu gibi milletimizin sinir uçlarıyla oynayan alçaklarla ilgili gerekeni yapıyoruz. Bugünlerde stratejik önemi daha iyi anlaşılan terörsüz Türkiye sürecimizi baltalamayı amaçlayan bu tarz tahrikler bizden gerekli cevabı alacaktır. Türkiye'yi bu yoldan döndürmeye ne provokatörlerin ne de ağababaların gücü yetmeyecekti. 17 aydır büyük bir sağduyu ile yürüttüğümüz süreci inşallah menziline ulaştıracağız. Yolumuz yokuş olabilir ama ülkemizin önü, ufku açıktır. Allah'ın izniyle yarınları aydınlıktır. Biz bu coğrafyada bin yıldır beraber yaşıyoruz. Bölgenin kadim sakinleri olarak hüznümüz de sevincimiz de hep bir oldu. Bugün de kalbimiz birlikte atıyor. Gözyaşlarımız birlikte akıyor. Nefretin, kinin, şiddetin diline teslim olmayacak barışın, kardeşin evrensel dilini yüceltmeye inşallah devam edeceğiz. Maalesef savaşların gölgesinde geçirdiğimiz Nevruz'un barış, huzur, bereket getirmesini diliyorum. Milletimizin Nevruz bayramını bir kez daha tebrik ediyor, bu anlamlı günün muhabbet bağlarını güçlendirmesini temenni ediyorum. Küresel sistem 2008 krizinden bu yana sancılı ve sarsıntılı olduğu kadar köklü bir değişim ve dönüşüm geçirmektedir. Sözkonusu değişim 4 ana eksende aktörler arasındaki rekabeti ciddi manada kızıştırmaktadır. Uluslararası sistem şu soruların cevabını aramaktadır: Teknolojiye kim yön verecek? Veriyi ve yapay zekayı kim yönetecek? Üretim, tedarik ve tüketim zincirlerini kim domine edecek. Enerji kaynakları ve ticari yolları kim kontrol edecek? Can yakıcı sonuçlarıyla bir süredir yüzleştiğimiz meselelerin özü ve özeti bu sorulara verilecek cevaplarda mahfuzdur. Bu süreçte bölgesel işbirliğinin daha önce hiç olmadığı kadar öne çıktığını görmekteyiz. Dünyanın bu yeni çatışma ve savaş konjonktürüne Türkiye olarak, iktidar olarak hamdolsun çok iyi hazırlandık. Enerji arz güvenliğini güçlendirecek adımlar attık. Ulaştıma alanında ülkemizin kısa sürede yazdığı destan ortadadır. Ana muhalefetin 'kuşların göç yolunu engelliyor' diye karşı çıktığı İstanbul havalimanımız toplam 874 bin yolcuya hizmet verdi. Demiryollarımızı 2 milyon 490 bin kişi gönderdi. Toplam 47 ülkeyle yüksek düzeyli işbirliği konseyleri tesis ettik. Afrika ve Latin Amerikalı ülkelerle ticari ve beşeri münasebetlerimizi ilerlettik. 182 yeni organize sanayi bölgesi, 85 yeni teknopark kurduk. İHA'dan füze ve roketlere elektronik harp sistemlerinden hava savunma yeteneklerine, savaş gemilerinden top, tank, helikopter, zırhlı araç ve obüslere kadar geniş skalada yerli ve milli imkanlarla büyük işler başardık. Yolumuza konulan takozlar tek tek kaldırarak, örülen duvarları bir bir yıkarak bugünlere geldik. Darbe girişimlerinden sokak olaylarına, depremden bölgesel çatışmalara kadar tek başına bir ülkeyi yere serecek badireleri olabilecek en az hasarla atlattık. Türkiye büyüklüğünün bilincinde ülke olarak duruşu ve tutumu, söylem ve icraatlarıyla temayüz etmektedir. Türkiye bölgemizi kan ve barut kokusuna boğan süreci ilk günden itibaren doğru okuyan, devlet aklının temsilcisi olarak adından övgüyle söz ettiren ülkelerin en başında yer alıyor. Tarihimizin hiçbir döneminde oyuna gelmedik. Bugün de birilerinin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz. Sükuneti elden bırakmadan kardeşlik ve komşuluk hukukuna riayet ederek bu süreci yönetiyoruz. Ülkemizi bu ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız. Savaş sadece şehirlerde ve üretim tesislerinde değil gönüllerde açtığı tahribatla da derin izler bırakmaktadır. Körfez'deki ülkelere yönelik misillemelerin böyle bir riski vardır. Savaş uzadıkça başka komplikasyonlar da ortaya çıkıyor. Dünya enerji ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapanması küresel ekonomiyi ciddi bir krize sokmuştur. Günden güne kabaran ekonomik fatura karşısında savaşın bir an önce sona erdirlimesine yönelik çağrılar hız kazanmıştır. Savaş İsrail'in savaşı olmakla birlikte bedelini tüm dünya ödüyor. Netenyahu'nun katliam şebekesi insanlık adına derhal durdurulmamalı, her ülke cesur ve ön alıcı tutum sergilemelidir. Daha fazla yıkım olmadan, kan dökülmeden tüm bunların yanısıra küresel ekonomide telafisi yıllar alacak tahribat oluşmadan bu anlamsız ve hukuksuz savaş bitmeli, diyalog kapısı açılmalı, müzakere sürecine süratle başlanmalıdır. Dünya barışı ve istikbaline önem veren hiçbir ülke İsrail'in yaktığı ateşe odun taşımamalıdır. Türkiye tüm gücü ve imkanlarıyla barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir. Trafik güvenliğinden enerjiye, bölgesel gelişmelerden dış politikaya pek çok konuyu enine boyuna değerlendirdik. Plaka, görüntü ve ses sistemleriyle ilgili uygulama sürecinin vatandaşlarımızda yeni mağduriyetlere yol açmadan İçişleri Bakanlığımızı talimatlandırdık. Piyasalardaki sebep olan damgaları yakından takip ediyoruz. Küresel şokun hiç kuşkusuz Türkiye ekonomisine de yansımaları olmaktadır. Beklenmedik şoklar karşısında Türkiye ekonomisinin direnç eşiği şu an tarihinin en yüksek seviyesidir. Siyasette güveni ve istikrarı koruduğumuz sürece Allah'ın izniyle her türlü engeli aşar, her türlü sıkıntının üstesinden geliriz. Bir zafiyet oluşursa hep beraber zorluk çekeriz. Biz asırlara sari tarihinde feleğin çemberinden geçmiş, akrebin kıskacında boğulmuş bir milletiz. Devlet ve millet olarak bu dönemde de güçlenerek çıkacağımızdan en küçük şüphe duymuyorum. Rabbim Türkiye'nin yolunu, ufkunu açık etsin diyorum."

İzmit 'te bir kafe 'de Anne ve oğlu öldüresiye darp edildi Haber

İzmit 'te bir kafe 'de Anne ve oğlu öldüresiye darp edildi

Ramazan Bayramı'nın birinci günü İzmit'teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için mekana gitti. İddiaya göre, kafe önünde bir şahsın darbedildiğini gören Yıldırım, bu kişiye yardım etmek amacıyla onu içeriye çağırdı. Bu sırada şahsı darbeden grup da kafeye girerek küfür etmeye başladı. Talha Kaan İzal'ın, gruptakileri "Burada kadınlar var, küfür etmeyin" şeklinde uyarması üzerine arbede çıktı. Gözü dönmüş grubun saldırısına uğrayan anne ve oğlu darbedildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı tekmelerle ağır yaralanan anne Meryem Yıldırım, kanlar içinde kaldı. Oğlu tarafından çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan kadının yüzünde çok sayıda kırık ve kaburgasında çatlak tespit edildi. Olayın ardından şahıslar gözaltına alındı. Hastanede tedavisi süren ve yüzünde kalıcı hasar oluşma riski bulunan Meryem Yıldırım, yaşadığı dehşet anlarını anlattı. Olaya sadece insani bir tepki verdiklerini belirten Yıldırım, şunları kaydetti: "Darp edilen garsona 'içeri gel' dedim. O sırada benim oğlum da yanımdaydı. Döven kişi peşinden geldi. Küfür etti. Oğlum 'küfür etme, kadınlar var' dedi. Benim oğluma saldırdı. Mekanın sahibi Uğur bey oğluma tekme attı. Ben de dışarı çıktım, oğlumu dövmeye başladılar ve duramadım. Kürşat bey tekme attı yüzüme, Emrah bey vücudumun her yerine tekme attı. Komple yüzümde kırk var şu an. Orası kalabalıktı. Tek hatırladığım yere düşüş anım ve yüzüme tekme atan suratı unutamıyorum. Şu anda da tehdit ediliyorum. Kız kardeşim ve oğlum arandı. Hastaneye farklı şekilde geleceklerini, şikayeti geri çekmemizi söylediler. Şikayetimi geri çekmeyeceğim. Oğlum beni kanlar içinde kucağında taşıdı ve ben bu haldeyim." Özellikle yüzünde ve kaburgasında ağır hasarlar bulunduğuna dikkati çeken Meryem Yıldırım, "Kaburgamda çatlak var, yüzüm zaten eski haline dönmeyecek, kalıcı şekilde çukurlar oluşma ihtimali çok yüksek. Beyne pıhtı atma ihtimalinden dolayı ameliyat da ertelenebilir. Yüzümde kırık olan yerlerde çöküntü kalabilirmiş. Ortada hiçbir şey yokken 'küfür etmeyin' dedik diye bu hale geldim, hak ettiği cezaları almalarını istiyorum. Bana ettikleri para teklifini de kabul etmedim. Hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşıyorum. İnsan olan yapamaz bunu. Oğlumun gözünün önünde bana bunu yaptılar, ceza almadan çıkmalarını istemiyorum. Aralarında bir kadın vardı ve gerisi erkekti. Kadın yüzüme bardak fırlattı. Oğlumla her bayramın birinci günü vakit geçirirdim. Arkadaşımın mekanına gittik, yemek yedik sonra Rita'ya geldik. Orası da arkadaşımın mekanıydı. Arkadaşım oğlumu o adamların arasına atmasaydı biz bugün burada değildik" ifadelerini kullandı. Olayın şokunu atlatamayan Talha Kaan İzal ise yaşananları şöyle anlattı: "Sadece keyifle vakit geçirmek için Rita diye bir mekana oturduk. Bir şeyler içip kalkacaktık. O sırada kavga kıyamet koptu dışarıda. Annem de dışarıda dayak yiyen birine, 'içeri geç' dedi. Annem müdahale edince ben de onu korumak amacıyla ayağa kalktım. Annem kapının eşiğinde oturuyordu ve sırtı dönüktü. Ben de başında duruyordum. Çocuğa küfürler ederek içeriye girdiler. Ben de 'kadınlar var, küfür etmeyin' şeklinde uyarılar yaptım. Lafımı bitirmeden şahıslardan biri sol gözüme vurdu. Can havliyle ittirdim, zaten arkadaşları üstümüze çullandı. Sema diye bir kadındı, hayatımda ilk kez gördüm onları. O kadın bize bardak fırlattı. Ondan sonra beni dışarıya attılar. Mekanın sahibi tekme vurdu sırtıma, ben dışarıya düştüm. Etrafımı sardılar, tekme yumruk atmaya başladılar. Ben etrafımı görmüyordum, bir de annemi içeride zannediyordum. Arka tarafımı hiç görmedim. Kadın olduğu için vurmazlar diye düşündüm. Ben öyle yetişmedim çünkü, annem beni 'kadına el kalkmaz' diyerek yetiştirdi. Can havliyle kalabalıktan kendimi kurtardım. Polislerin yanına gittim. polisleri yanıma aldım, annemin yanına dönmek istedim." Annesini gördüğü hali anlatırken gözyaşlarını tutamayan genç, "Kanlar içinde annemi görünce kucakladım ve merdivenlerden inerken ayağım kaydı, beraber düştük. Düştükten sonra taşıyamadım ve elim ayağım boşaldı. Bir tane abi annemi aldı, ben de o an sinir krizi geçirdim. 'Anne anne' diye hıçkırarak ağladım. O abi bir tane sağlam bir tokat attı bana, kendime geldim ve annemin başındaydım. Ambulans geldi, hastaneye geçtik" ifadelerini kullandı. Saldırı anında yaşananları detaylandıran ve şüphelilerin en ağır cezayı almasını talep eden İzal, şunları söyledi: "3 kişilerdi. Bana yumruk atan Kürşat'tı. Ben ona 'kadınlar var, küfür etme' dediğimde direkt yüzüme vurdu. Ben de ona vurdum ve vurduktan sonra Emrah bana yumruk sallamaya başladı. Sırtıma vuran ise mekan sahibi Uğur. Ben hiç kimseyi tanımıyorum. Zaten darp edilince kapandım. Herkes yumruk, tekme sallıyordu. Yere düşseydim büyük ihtimalle sonu ölümle biterdi. Kendimi kurtardım ve polislerin yanına gittim. Adaletin yerini bulacağını temenni ediyorum. Umarım yanlarına kalmaz."

Gurbette bir Türk Evi: San Deiego'da kalpleri ısıtan buluşma noktası Haber

Gurbette bir Türk Evi: San Deiego'da kalpleri ısıtan buluşma noktası

ABD’nin San Diego kentinde, Balboa Park’ın kalbinde yükselen “Türk Evi” (House of Türkiye), yalnızca bir kültür merkezi değil; hasretin, aidiyetin ve birlik duygusunun ete kemiğe büründüğü bir yuva haline geldi. Yıllar süren emek, sabır ve kararlılığın ardından 29 Ağustos 2021’de kapılarını açan House of Türkiye, uluslararası “Evler” projesi kapsamında Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi oldu. Bu kapıdan içeri giren herkes, sadece bir ülkeyi değil; köklü bir geçmişi, zengin bir kültürü ve sıcak bir insanlığın izlerini keşfediyor. GURBETTE BİR ARAYA GELEN KALPLER San Diego’da yaşayan Türkler için burası bir bina değil; bir özlemin, bir kimliğin ve bir dayanışmanın adresi. Her etkinlikte, her buluşmada Türkiye yeniden yaşanıyor. Gönüllülerin emeğiyle hayat bulan bu mekânda, kültür sadece anlatılmıyor, hissediliyor. Türk halk oyunlarının coşkusu, müziğin sıcaklığı, el sanatlarının inceliği ve mutfağın eşsiz lezzetleri… House of Türkiye’de düzenlenen etkinlikler ziyaretçileri adeta Anadolu’nun dört bir yanına götürüyor. Bir bardak demli çay, sıcak bir gözleme ya da paylaşılan bir kahkaha… Hepsi bu evde Türkiye’nin ruhunu yaşatıyor. MİLYONLARCA İNSANA UZANAN BİR HİKÂYE Her yıl milyonlarca ziyaretçinin akın ettiği Balboa Park’ta yer alan bu özel mekân, Türkiye’nin kültürel mirasını dünyanın dört bir yanından gelen insanlara ulaştırıyor. Buraya gelenler sadece bilgi edinmiyor; Türkiye’yi hissediyor, tanıyor ve çoğu zaman kalplerinde bir seyahat hayaliyle ayrılıyor. “BU EV BİZİM” DİYENLERİN HİKÂYESİ House of Türkiye Başkanı Fatih Ulupınar, bu anlamlı günün duygusunu şu sözlerle dile getirdi: “Bugün bizim için çok özel bir gün. Hem Ramazan Bayramı’nı hem Nevruz’u hem de evimizin 4. yılını birlikte kutladık. Sevdiklerimizle, dostlarımızla bir araya geldik. Bu ev kolay kurulmadı; yıllarca emek verdik, sabrettik ve başardık. Şimdi ise bu evde Türkiye’yi anlatıyor, yaşatıyoruz.” Ulupınar’ın sözleri, bu yapının ardındaki mücadelenin ve inancın en güçlü ifadesi olarak yankılanıyor. Gönüllülerden Berna Erten ise bu çabanın samimi yüzünü anlattı: “Bizler her hafta sonu ailelerimizle birlikte buradayız. Çocuklarımızla birlikte Türkiye’yi tanıtıyoruz. İnsanlar ülkemizi merak ediyor, sorular soruyor. Biz de elimizden geldiğince anlatıyoruz. Bu ev bizim gururumuz.” “BURASI SAN DIEGO’DAKİ TÜRKİYE” Bir diğer gönüllü Dilek Kıncal ise duygularını şu sözlerle paylaştı: “Burası bizim için San Diego’daki Türkiye. Özlemimizi burada gideriyoruz. Misafirlerimize geçmişimizi, bugünümüzü anlatıyoruz. Adeta küçük bir turizm ofisi gibi çalışıyoruz. Ama en önemlisi, burada kendimizi evimizde hissediyoruz.” Ailesinde bir Türk gelini olan İskoçyalı Thom Somes ise duygularını şöyle ifade etti: “Burada olmak bizim için gerçekten çok özel bir duygu. Ailemizde Türk kültürüyle güçlü bir bağ var. Oğlumuz, annesi İngiliz babası Türk olan biriyle evlendi. Yani gelinimiz yarı Türk. Bu vesileyle İstanbul’a ve Türkiye’ye gitme fırsatı bulduk, aile ziyaretleri gerçekleştirdik. Evimizde hem Türk bayrağı hem de İskoç bayrağı var. Çünkü gelinimiz aynı zamanda İskoç kökenli. Kendisi Birleşmiş Milletler’de çalıştı ve altı dil biliyor. Böyle güçlü ve kültürlerarası bir bağın parçası olmak bizim için büyük bir gurur. Ailemizde Türk kökeninin olması, Türkiye’ye olan sevgimizi daha da derinleştirdi. Artık bu bağ sadece ziyaretlerden ibaret değil, tamamen aileden gelen bir sevgiye dönüştü. Biz hayvanlarla ilgili bir iş yapıyoruz. Bu yüzden İstanbul’da sokak hayvanlarına gösterilen ilgi ve şefkat bizi çok etkiledi. Bu yaklaşım gerçekten kalplerimize dokundu. Kısacası Türkiye, bizim için sadece bir ülke değil; aynı zamanda bir aile, bir duygu ve güçlü bir bağ demek.” KÜLTÜRLER ARASINDA KURULAN SICAK BİR KÖPRÜ House of Türkiye, yalnızca bir kültür evi değil; farklı milletleri bir araya getiren, önyargıları yıkan ve dostluklar kuran bir köprü. Her ziyaretçiyle birlikte büyüyen bu hikâye, Türkiye’nin kalpten gelen sıcaklığını dünyaya taşımaya devam ediyor. Ve belki de en önemlisi… Bu ev, binlerce kilometre ötede bile “memleket” duygusunun asla kaybolmadığını hatırlatıyor.

Bozbey çarşı esnafıyla bayramlaştı Haber

Bozbey çarşı esnafıyla bayramlaştı

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, meclis üyeleri ve Büyükşehir Belediyesi yöneticilerinin de katıldığı programda, Başkan Bozbey bölgedeki iş yerlerini gezerek esnafa bereketli kazançlar diledi. Esnafın Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Başkan Bozbey, talep ve önerileri dinleyerek yapılan çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Vatandaşların da yoğun ilgisiyle karşılanan Başkan Bozbey, Bursalılarla fotoğraf çekinerek samimi ortamda sohbet etti. 10 BİN VATANDAŞA İFTARİYELİK DAĞITILDI Öte yandan Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyet Caddesi’nin 10 farklı noktasında yaklaşık 10 bin vatandaşa, kavurmalı pilav, çorba, hurma, pide ve içecekten oluşan iftariyelik paketi dağıtıldı. Başkan Mustafa Bozbey de CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ile birlikte Bursalılara iftariyelik ve çorba ikram ederek Ramazan’ın birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu pekiştirdi. Ayrıca BURFAŞ personeli işleri dolayısıyla dükkanlarından ayrılamayan esnafın ayağına giderek iftar paketlerini teslim etti. "HANLAR BÖLGESİ’Nİ ÇOK İYİ DEĞERLENDİRMELİYİZ” Arife gününde hem çarşı esnafını ziyaret ettiklerini hem de ekonomi üzerine sohbet etme imkanı bulduklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, eksik kalan hizmetleri de konuştuklarını belirterek yakın zamanda esnafla bir araya geleceklerini söyledi. İki yıldır hazırladıkları planlama çerçevesinde Hanlar Bölgesi’nin tarihi özelliğini öne çıkartmak istediklerini anlatan Başkan Bozbey, “Turizm açısından önemli bir destinasyon merkezi olarak değerlendirdiğimiz Hanlar Bölgesi’ni çok iyi değerlendirmeliyiz. Hazırladığımız projeleri yakın zamanda uygulamaya başlayacağız” dedi. “HEMŞEHRİLERİMİZİN RAMAZAN BAYRAMINI KUTLUYORUM” Cumhuriyet Caddesi’nin de en az Hanlar Bölgesi kadar önemli olduğunun altını çizen Başkan Bozbey, “Cumhuriyet Caddesi’nde 10 bin kişilik bir iftar programı düşünüyorduk. Paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneğini sergilemek istiyorduk. Ancak yağmur etkili olunca bizlerde 10 bin vatandaşımıza iftariyelik dağıtarak yanlarında olmak istedik. Bursalı hemşehrilerimizin ve İslam aleminin Ramazan Bayramını kutluyorum. Sağlıkla, huzurla, güvenle ve barış içerisinde bayram diliyorum” dedi. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş da tüm Bursa’nın ve İslam âleminin bayramını kutlayarak herkese sağlık ve sıhhat diledi. Cumhuriyet Caddesi ve Hanlar Bölgesi Sanayici ve İşadamları Derneği (CUMSİAD) Başkanı Ahmet Şengül, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından planlanan iftar programının yağış sebebiyle farklı bir şekilde gerçekleştirildiğini belirterek ikramlar dolayısıyla Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.

Başkan Ercan Özel: “Sizler bu şehrin görünmeyen kahramanlarısınız” Haber

Başkan Ercan Özel: “Sizler bu şehrin görünmeyen kahramanlarısınız”

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, geleneksel bayramlaşma töreninde belediye çalışanlarıyla buluştu. Yaklaşık iki yıldır omuz omuza hizmet ürettikleri mesai arkadaşlarına hitap eden Başkan Özel, 720 kilometrekarelik geniş bir coğrafyada 56 bin vatandaşa ulaşmanın büyük bir özveri gerektirdiğini vurguladı. ‘GECE GÜNDÜZ DEMEDEN EMEK VERİYORSUNUZ’ Belediye birimlerinin performansından duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Ercan Özel, şunları kaydetti: “Yenişehir’imiz geniş bir coğrafyaya yayılmış büyük bir aile. Bu büyük ailenin her bir ferdine hizmet ulaştırmak kolay değil. Ama sizler, gece gündüz demeden, kentin her bir metrekaresine emek vererek bunu başarıyorsunuz. Temizlikten zabıtaya, sahadan masa başına kadar her alanda büyük bir gayret ortaya koydunuz.” ‘GÖNÜL BELEDİYECİLİĞİ SİZLERİN ESERİDİR’ Belediye personelinin, vatandaşın huzuru için gösterdiği fedakârlığın her türlü takdirin üzerinde olduğunu belirten Başkan Ercan Özel, “Şunu çok net söylüyorum; bu başarı, bu hizmet, bu gönül belediyeciliği sizlerin eseridir. Her biriniz beni temsil ediyorsunuz ve sizler bu şehrin görünmeyen kahramanlarısınız” dedi. BAYRAM MESAJI VE TEŞEKKÜR Konuşmasında birlik ve beraberlik mesajları veren Başkan Özel, sözlerini şöyle tamamladı: “Bayramlar; emeğin, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel karşılığıdır. İnanıyorum ki sizlerin emeğiyle Yenişehir’de bu bayram da huzur ve bereket içinde geçecek. Sizlerin ve kıymetli ailelerinizin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, emekleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” Samimi bir atmosferde gerçekleşen tören, Başkan Ercan Özel’in personelle tek tek bayramlaşması ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.