SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ramazan

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Ramazan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ramazan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yürütülen psikolojik harekatlara karşı son derece dikkatliyiz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yürütülen psikolojik harekatlara karşı son derece dikkatliyiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Sizlerin aracılığıyla 81 ilimizin tamamında ülkeye ve millete hizmet için aşkla koşturan AK Partimizin tüm neferlerine en halisane selamlarımı, saygılarımı gönderiyorum. Geçen hafta İslam dünyası olarak Ramazan Bayramı'nı idrak ettik. Konuşmamın hemen başında sizlerle birlikte tüm teşkilatımızın geçmiş bayramını tebrik ediyor, Cenab-ı Allah'tan bizleri daha nice Ramazanlara ve bayramlara kavuşturmasını niyaz ediyorum. 12 Şubat'ta yaptığımız toplantımızda yardımlaşmanın, paylaşmanın ve dayanışmanın ayı olan Ramazan-ı Şerif'i manasına mütenasip şekilde dolu dolu geçirmenizi beklediğimi ifade etmiştim. Devamında garip gurebanın kapısını çalmanızı, tenceresini kaynatamayan, ocağı yanmayan tek bir ev bile varsa onları mutlaka bulmanızı rica etmiş, teşkilatımızın seferberlik ruhuyla çalışması gerektiğinin altını çizmiştim. Allah'a hamdolsun teşkilatımız bizi bu Ramazan'da da mahcup etmedi. AK Parti olarak Türkiye sathında, 81 vilayetimizin dört bir yanında, ilçelerden köylere kadar 783 bin kilometrekarenin her karışında rahmet ve bereket mevsiminin manevi atmosferini milletimizle birlikte yaşadık.Türk siyasi haberleri Ramazan boyunca bakanlarımız, genel başkan yardımcılarımız, Merkez Karar Yönetim Kurulu üyelerimiz, milletvekillerimiz ve tüm teşkilatlarımızla birlikte tam kadro sahadaydık. 81 ilimizin 922 ilçemizin tamamında kurduğumuz bir milyonu aşkın gönül soframızda aynı suyu yudumladık, aynı çorbayı içtik, aynı pideyi bölüştük. Teravih sonrası çay sohbetlerinde her kesimden insanımızla muhabbet ettik. Dayanışmamızı pekiştirdik. "İlk Evim İlk İftarım" programlarımızla geçtiğimiz aylarda teslim ettiğimiz yeni yuvalarında depremzede kardeşlerimizin misafiri olduk. Rahmetli Akif İnan'ın "Bütün giysileri yırtsak yeridir, yeter bize vefa elbiseleri" sözünün vücut bulmuş hali AK Parti'dir. Kökü mazide, gözü atide olan bu hareket evvel emirde bir vefa hareketidir. Çeyrek asırlık yolculuğumuzda biz daima bunu yaptık. Gençlerimizin heyecanı ve dinamizmi ile ak saçlılarımızın tecrübesi ve ferasetini harmanladık. Ağırbaşlılık, vakar ve olgunluk ile özgüveni, coşkuyu ve kabına sığmamayı aynı potada erittik. Kadrolarımızı sürekli yenilerken emektarlarımızla irtibatımızı her zaman güçlü bir şekilde muhafaza ettik. Bizi biz yapan, bizi güçlü ve özgün kılan en önemli vasıflarımızdan biri işte budur değerli kardeşlerim. Bu davaya omuz vermiş, bu harekete katkı sunmuş, partimizin çınarları ve yaşayan hafızaları olarak gördüğümüz her bir yol arkadaşımızın başımızın üstünde yeri vardır. Bu anlayışla kuruluşundan itibaren teşkilatlarımızda görev alan partimizin emektarlarıyla genel merkezimizde, illerimizde, ilçelerimizde düzenlediğimiz vefa iftarlarımız vesilesiyle hasret giderdik. Sosyal Politikalar Başkanlığımız aracılığıyla şehit ailelerimiz, gazilerimiz, yaşlı ve engelli vatandaşlarımızla iftar ve sahurlarda bir araya geldik. Kadın ve Gençlik kollarımız Ramazan ayı boyunca sokaklarda, evlerde, teşkilat binalarımızda, kampüslerde ve iftar çadırlarımızdaydı. Üniversitelerimizde gerçekleştirdiğimiz kampüs iftarları ile yaklaşık 500 bin gencimizle Ramazan sevincini yaşadık. “İftara 5 Kala” geleneğiyle 1 milyon 175 bin kumanyayı iftara yetişemeyen vatandaşlarımıza sizlerle ulaştırdık. Sivil toplum kuruluşlarımızla bir araya gelerek rûberû istişare ettik. 86 milyonun birlik ve beraberliğini güçlendirirken AK Parti olarak imar ve ihya sürecindeki komşumuz Suriye'yi de elbette unutmadık. Belediyelerimizin ve teşkilatlarımızın kurduğu iftar sofralarında 250 bin Suriyeli kardeşimizin oruçlarını açmasına vesile olduk. Belediyelerimiz yardım kolileri, alışveriş kartları, iftar programları, maddi destekler ve diğer çalışmalarıyla 10 milyon insanımızın kalbine dokundu. Sadece gönül sofraları programı ile bir milyonu aşkın haneye gittik. Ramazan-ı Şerif'te Avrupa başta olmak üzere gurbeti sılaya çevirmiş vatandaşlarımızı da ihmal etmedik. Düzenlediğimiz çeşitli programlarla onların da bu mübarek ayın manevi ikliminden istifade etmesini sağladık. Elhamdülillah. Şöyle bir ayın muhasebesini yaptığımızda samimiyetle yapılan iyiliklerin Allah katında katbekat karşılık bulduğu bu yedi veren günlerini hakkıyla, layıkıyla, en güzel şekilde değerlendirmeye çalıştığımızı görüyorum. Her birinizi, sizlerin nezdinde tüm teşkilatımı, tüm üyelerimi emekleriniz, hizmetleriniz, Ramazan-ı Şerif'te zirveye çıkardığınız gayretleriniz için canı gönülden tebrik ediyorum. Şahsıma merhum Erdem Beyazıt'ın şu muhteşem mısralarında tarif ettiği yol arkadaşlarını bahşettiği için Rabbime bir kere daha hamdediyorum. "Müslüman yürekler bilirim daha; Kızdı mı cehennem kesilir, sevdi mi cennet. Eller bilirim; haşin, hoyrat, mert. Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır; Her kırışı sorulacak bir hesabı, Her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır." Evet, Ramazan'ı ihya etmenin yanı sıra Türkiye'yi büyütmek adına ortaya koyduğunuz azim ve kararlılık için, yıllarca hizmete hasret kalmış vatandaşlarımıza hizmet ulaştırma aşkınız için, 86 milyonun birlik ve dirliğinin güçlenmesine yaptığınız eşsiz katkılar için her birinize, sizlerin şahsında tüm dava arkadaşlarıma teşekkür ediyor; Mevla bizleri millete ve memlekete hizmet yolundan ayırmasın diyorum. İsrail'in kışkırtmalarıyla 28 Şubat'ta İran'a karşı başlatılan savaş, bölgemizi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ediyor. Hiçbir günahı olmayan, hiçbir şeyden haberi olmayan çocuklar okullarında ders dinlerken füzelerin ve bombaların hedefi oluyor. Bölgemiz son asrın en sancılı, en meşakkatli günlerini yaşıyor. Gözünü nefret ve kin bürümüş soykırım şebekesi, güya dini argümanların arkasına sığınarak coğrafyamızı büyük bir felakete doğru sürüklüyor. Şunu bir defa açık açık söylemek isterim: Nerede olursa olsun acımasızca öldürülenler bizim kardeşlerimizdir. Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır. Evlat acısıyla yürekleri Kerbela'ya dönen kadınlar bizim annelerimizdir. Bombaların enkaza çevirdiği şehirler aynı şekilde bizim şehirlerimizdir. Tahrip edilen, yıkılan, talan ve tarumar edilen yerler bizim bölgemizdir. Bakın burada içim kan ağlayarak soruyorum; İsfahan'da, Tebriz'de, Tahran'da dökülen gözyaşlarının Erbil'de, Amman'da, Bağdat'ta, Beyrut'ta, Sana'da, Doha'da, Riyad'da ve bölgemizin diğer kardeş şehirlerinde dökülenlerden Allah aşkına ne farkı var? Katliam şebekesinin gözünde adımızın Ali olmasının, Murtaza olmasının, Ömer olmasının, Ayşe, Zeynep, Hasan, Hüseyin olmasının ne farkı var? İster İran'da ister Körfez'de olsun, atılan her füzeyle zarar gören, vurulan, kanayan biz değil miyiz? Bu anlamsız savaş sebebiyle kan kaybeden bölgemizin ekonomisi değil mi? Füzeler, bombalar ve dronlar tarafından tahrip edilen milyarlarca dolarlık altyapı tesisleri, bölgedeki kardeşlerimizin kaynakları değil mi?Direnç ekonomisi 27 gündür hiçbir ilke, değer, norm gözetmeyen saldırganların nazarında Şii veya Sünni olmamızın, Türk, Kürt, Arap ya da Farisi olmamızın Allah aşkına bir farkı var mı? Bakınız tüm samimiyetimle soruyorum; mezheplerimiz, kökenlerimiz farklı olsa da coğrafyamızın dört bir yanında akan kanlar, soruyorum, bizim değil mi? Şundan herkes emin olsun; biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız. Türkiye ve Türk milleti olarak iyi günde dost ve kardeş bildiğimiz halkları kötü günde yalnız bırakmayız. Hele hele bölgemizde kan gövdeyi götürürken bin yıl önceki tartışmaları tekrar gündeme taşımayı, eski defterleri yeniden açmayı, vahdete değil fitneye hizmet edecek gündemlerin peşine takılmayı asla ve asla doğru bulmadığımızı tekraren vurgulamak mecburiyetindeyim. Sosyal medya platformları üzerinden yürütülen psikolojik harekâtlara karşı son derece dikkatliyiz. Kardeş halklar arasında kırgınlıkları derinleştirecek, husumeti büyütecek, Siyonizm'in bölgemizi hedef alan "böl, parçala, yönet" planlarına lojistik destek verecek her türlü eylemi ve tartışmayı reddediyoruz. Dünyanın en stratejik bölgesinde Türkler, Araplar, Kürtler, Farslar olarak asırlardır bir arada yaşıyoruz. Aynı kaderi, aynı coğrafyayı paylaşıyoruz. Ortak coğrafyamızda yüzlerce yıldır acımız bir oldu, derdimiz bir oldu, hüznümüz bir oldu, sevincimiz, heyecanımız, coşkumuz bir oldu. Mazimiz gibi inşallah istikbalimiz de bir olacak, beraber olacak. İçinde bulunduğumuz toz bulutu dağıldıktan sonra komşular ve kardeşler olarak biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bomba ve füzelerin ölüm saçan uğultusu inşallah kesildikten sonra biz bu coğrafyada yine birlikte yaşayacağız. Bu gerçeği kimsenin unutmaması gerektiğine inanıyorum.Türk siyasi haberleri Kabine toplantımızı müteakip basın açıklamamızda da ifade ettim. Savaş İsrail'in savaşı olmakla birlikte ortaya çıkan ağır faturanın bedelini önce Müslümanlar sonra da tüm insanlık ödemektedir. Netanyahu hükümeti sadece komşumuz İran'ı hedef almıyor, Lübnan'ı işgal planlarını da adım adım hayata geçiriyor. İşgal güçlerinin saldırılarında 2 Mart'tan bu yana 1100 Lübnanlı hayatını kaybetmiş, 1 milyon 165 bin kardeşimiz yerinden yurdundan edilmiştir. İsrail Suriye'yi de rahat bırakmıyor. Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlal eden mütecaviz eylemlerine ısrarla devam ediyor. Siyonist katliam şebekesi ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı 27 gündür kapalı tutuyor. İsrail'in kapısına kilit vurduğu Mescid-i Aksa'da 1967'den bu yana ilk kez bayram namazı eda edilmedi. Bu kural tanımazlık, bu haydutluk her şeyden önce 2 milyar Müslüman'ın inancına yapılmış küstah bir saldırıdır. Hangi bahaneyle olursa olsun, Müslümanların Mescid-i Aksa'da ibadet etme hakkı gasp edilemez, engellenemez, yasaklanamaz. Merhum Akif Emre'nin "kainatın var oluş sırrına açılan kapı" olarak tarif ettiği Mescid-i Aksa'ya sahip çıkmak insanlığımızın gereğidir. Bu gerçeği Kudüs şairi rahmetli Nuri Pakdil bakınız nasıl anlatıyor: "Vicdan aklını koruyabilen her insanın, sadece Filistin’de değil, bütün İslam coğrafyasında işlenen cürümlere karşı hiçbir şey yapamıyorsa en azından bir tavır alması, bunları içinden yargılayarak mahkûm etmesi çağdaş insan olmanın gereğidir. Şimdi, tutsak El Aksa, bütün Müslümanların inançlarını yıkmayı amaçlayan bir inanç cinayetinin suçsuz kurbanı olarak Müslümanların kalplerinde sayfaları yırtılmış kitap gibi duruyor. Tutsak Kudüs’e borcumuz Kudüs’ü savunmaktır, özgürlüğüne kavuşturmaktır. Kudüs’ü savunmak gerçek bağımsızlığı savunmaktır." Ben de bugün diyorum ki Kudüs-ü Şerif’i ve Mescid-i Aksa’yı savunmak insanlığı savunmaktır. Güncel gelişmelerden bağımsız olarak İslam dünyasının Mescid-i Aksa’yı hedef alan devlet terörüne itiraz etmesi, sesini yükseltmesi, olabileceği en güçlü tepkiyi vermesi asli vazifemizdir. Türkiye bu noktada üzerine düşenleri yapmayı sürdürecektir. "Lailaheillallah İbrahim Halilullah" lafzında billurlaşan kuşatıcı anlayışla Kudüs’e sahip çıkmaya inşallah devam edeceğiz. Çok kıymetli kardeşlerim, bu vesileyle altını çizmek isterim ki biz bölgemizin her karışında barışın, adaletin ve istikrarın tesisinden yanayız. Evrensel insani değerlerin, farklı kültürlerin, farklı kökenlerin, farklı inanç mensuplarının bir arada yaşama iradesinin en güçlü savunucusuyuz. Fakat her türlü hukuksuzluğun, her türlü haydutluğun ve zorbalığın da kimden gelirse gelsin sonuna kadar karşısındayız. Şunu herkes bilsin ki devlet olarak etrafımızı saran nefret söylemlerine, savaş çığırtkanlıklarına ve çatışma iklimine asla teslim olmayacağız. Tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın haklı özgüveniyle hareket edecek, akl-ı selimimizi ve soğukkanlılığımızı asla kaybetmeyeceğiz. Herkes için barış, herkes için istikrar, herkes için huzur eksenine oturttuğumuz barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız. Ana muhalefet partisinin karikatür genel başkanı dışında aziz milletimiz ve bölgedeki tüm kardeşlerimiz Türkiye’nin ne yapmaya çalıştığının, neyin mücadelesini verdiğinin gayet farkındadır. Türkiye doğru yoldadır, doğru yerdedir, doğru bir politika izlemektedir. Hem kardeş İran halkı hem kardeş Körfez ülkeleri hem de tüm dünya bunun bilincindedir. Her zeminde de Türkiye’nin tavrından övgüyle bahsediyorlar. Partimize ve ittifakımıza oy versin veya vermesin milletimiz de bu fırtınalı dönemde Türkiye’nin kaptan köşkünde bizim olmamızdan dolayı Allah’a hamdediyor, "İyi ki Türkiye’yi AK Parti yönetiyor" diyorlar. Kardeşlerim, milletimizin bu güvenini inşallah boşa çıkarmayacağız. Türkiye partisi olmayı bir türlü beceremeyen CHP’nin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeyeceğiz. CHP’li aktörlerce körüklenen savaş çığırtkanlıklarına kulak asmayacağız. Gelinen noktada ana muhalefetin başındaki zatın aklıyla dili arasındaki bağ kopmuş, söylemlerinde tutarlılık kalmamış, siyasi itibarı tamamen sıfırlanmıştır. Vesayet altında olduğu kamuoyunca bilinen bir şahsın Türkiye’nin dik ve dirayetli duruşuna dil uzatması ise karamizah örneğidir. Ufku ve vizyonu dar olanların bizi anlamasını zaten beklemiyoruz. Dikkat ederseniz CHP Genel Başkanı'nı artık kendi seçmeni bile kaale almıyor. Türk dış politikasına getirdiği eleştirilere en başta CHP’li vatandaşlarımız gülüp geçiyor. Ona buna sataşarak siyasette itibar devşirmeye çalışan bu zavallıyı biz bir kez daha kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz. Burada şunu da bir kez daha ifade etmek istiyorum. Önceliğimiz savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden halkımızı korumaktır. Belirsizliğin ve tedirginliğin küresel düzeyde tırmandığı mevcut şartlarda piyasalarda dalgalanmaların yaşanmasını doğal karşılıyoruz. Dönemsel sıkıntılarımız olabilir. Geçici olarak bazı zorluklarla karşılaşabiliriz. Dönemsel ya da küresel şoklar sebebiyle ortaya çıkan arızi durumlar Allah’ın izniyle bizi hedeflerimizden alıkoymayacaktır. Hedeflerimize bağlıyız. İnşallah eninde sonunda menzile vasıl olacağız. Türkiye ekonomisi hamdolsun bu güce, bu kapasiteye ve dayanıklılığa fazlasıyla sahiptir. İşte sizler de görüyorsunuz. 23 yıl boyunca karşılaştığı onca engele, bölgesinde yıllardır eksik olmayan krizlere ve çatışmalara; içeride FETÖ’den belediyeleri haraca ve rüşvete bağlayan suç örgütlerine kadar nice kifayetsiz muhteristen yediği darbelere rağmen yıkılmayan, sendelemeyen, tam tersine kaya gibi sağlam duran bir Türkiye gerçeği var. Kimse bu Türkiye’ye diz çöktüremeyecek.Türk siyasi haberleri Göreceksiniz inşallah kazanan Türkiye olacak. Kazanan 86 milyon mensubuyla Türk milleti olacak. Kazanan kardeşlik olacak, barış olacak, adalet olacak, barışı savunanlar olacak. Kazanan AK Parti ve Cumhur İttifakı gibi zor zamanda yine tarihin doğru tarafında; akıl, izan ve vicdanın safında yer alanlar olacak. Hem ülkemiz içinde hem de bölgemizde dengeli, mutedil ve makul siyaset çizgisinden ayrılmayacağız. Allah’ın izniyle milletimizin desteği ve hayır duasıyla doğru bildiğimiz yolda emin adımlarla yürümeyi sürdüreceğiz. Rabbim Türkiye’nin yolunu ve bahtını açık etsin diyorum. Sözlerime bu düşüncelerle son verirken genişletilmiş il başkanları toplantımızın tekrar hayırlara vesile olmasını diliyor, sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla."

Arıkan: Biz İran ile aynı taraftayız Haber

Arıkan: Biz İran ile aynı taraftayız

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmeler gerçekleştirdi. ABD ve İsrail’in bölgedeki politikalarını eleştiren Arıkan “İslam dünyasının en kutsal ayı Ramazan’da; Mescid-i Aksa ibadete kapatıldı. İran’da çocuklar öldü, vicdanlarda insanlık öldü. Elbette bütün bunların tek bir sebebi var. Amerika ve İsrail; bu bölgenin halklarını kelimenin tam anlamıyla kendisine köle yapmak istiyor” ifadelerine yer verdi. ABD’nin bölgeye yönelik müdahalelerini değerlendiren Arıkan, “Bugün başta İran olmak üzere bölge ülkelerine yönelik haydutluğun 'özgürlük' söylemiyle servis edilmesine hiç kimse kanmamalı! Afganistan’dan Irak’a, Libya’dan Suriye’ye; ABD’nin kirli postallarıyla girdiği her coğrafyada yıllardır yaşananlar ortada. ABD’nin bombardıman uçakları dünyanın neresine özgürlük vaadiyle gittiyse geriye kalan sadece kan kokan topraklar, gözü yaşlı anneler oldu. ABD bir ülkenin petrolüne, doğalgazına ve kaynaklarına ulaşabiliyorsa o ülkede demokrasi olup olmamasıyla ilgilenmez” dedi. İran konusuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, “Biz İran taraftarı değiliz, biz İran’la aynı taraftayız. Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi’nde Türkiye ile İran’ın farkı yoktur. Günün sonunda Siyonizm’in gözünde İran ne kadar hedefse Türkiye de o kadar hedeftir. Bu mesele jeopolitik, ekonomik ve demografik bir meseledir. Komşularımızın istikrarı bölgemizin geleceği için kıymetlidir” diye konuştu. İslam ülkelerinin ortak hareket edemediğini savunan Arıkan, “Gazze’den Lübnan’a, Yemen’den İran’a kadar sadece Mescid-i Aksa değil tüm İslam coğrafyası kundaklanıyor. Ancak ortada ortak bir irade yok” dedi. D-8’in aktif hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, “D-8, harekete geçmeyi bekliyor. D-8 sadece ekonomik bir yapı değil, aynı zamanda stratejik bir güç potansiyelidir. Dünya üzerindeki enerji ve gıda krizinin reçetesi D-8’tir” değerlendirmesini yaptı. İktidara yönelik çağrılarında ABD üslerine de değinen Arıkan, “Kürecik başta olmak üzere, ülkemizdeki ABD üslerini Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tam kontrolüne alın. Yıllardır 'müttefiklik' adı altında yürütülen politikaların Bu coğrafyaya huzur değil, kaos getirdiğini artık görün. Bir devletin kendi toprağında, kontrolü tam olarak kendisinde olmayan askeri yapılar barındırması, tam bağımsızlık ilkesiyle bağdaşmaz. Bu üsler; Tamamen Türk askerinin konuşlandığı, Emir-komuta zincirinin yüzde 100 Ankara’ya bağlı olduğu Gerçek anlamda milli karargahlara dönüştürülmelidir!" ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Ramazan Bayramı mesajı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Ramazan Bayramı mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif'i geride bıraktık ve bugün Ramazan Bayramı'yla müşerref olduk. Rabbim Ramazan Bayramı'nı tüm alemi İslam için bir kurtuluşa bir dirilişe vesile olmasını bizlere nasip eylesin. Ülkemizde de birliğin, beraberliğin, kardeşliğin ayrıca bir vesilesi kılsın. Çünkü Orta Doğu şu anda kaynıyor ve bu Siyonist İsrail, malum yüzlerce, binlerce insanı katletti. İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok. Rabbim yar yardımcımız olsun, Ramazan bayramını da ülkemiz, milletimiz için hayırlara vesile kılsın diyorum. Sizleri de en kalbi duygularla selamlıyorum.” Erdoğan: Seyahat eden tüm kardeşlerime hayırlı yolculuklar diliyorum Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı’nda yollara çıkacak tüm vatandaşlardan trafik kurallarına azami ölçüde riayet etmelerini, bayram sevincine gölge düşürecek hatalara karşı dikkatli olmalarını rica etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Seyahat eden tüm kardeşlerime hayırlı yolculuklar diliyorum." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Mesajında birlik, beraberlik ve küresel huzur vurgusu yapan Erdoğan, bayramın manevi ikliminin tüm insanlığa sirayet etmesi dileğini paylaştı. Geniş bir coğrafyaya seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletimizle birlikte yurt dışındaki vatandaşlarımızın, gönül coğrafyamızdaki dostlarımızın ve İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı canıgönülden tebrik ediyorum" dedi. Bayramın getireceği güzelliklere olan inancını dile getiren Erdoğan, "Bayramın tüm insanlık için hayırlar, iyilikler, güzellikler getirmesini temenni ediyorum. Bayramımız mübarek olsun" ifadelerini kullandı.

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Üniversite öğrencileriyle buluştu Haber

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Üniversite öğrencileriyle buluştu

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) İbrahim Orhan Meslek Yüksekokulu Öğrenci Topluluğu ile Sinanpaşa Külliyesi’nin tarihi atmosferinde düzenlenen iftar yemeğinde buluştu. Samimi bir ortamda gerçekleşen programa Okul Müdürü Prof. Dr. Nazmi İzli, Kent Konseyi Başkanı Hakan Erdoğan, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. İftar sonrası öğrencilere hitap eden Başkan Ercan Özel, üniversite öğrencilerine yönelik başlatılan yemek desteğinin bu yıl da sürdüğünü belirtti. Gurbette okumanın zorluklarına değinen Başkan Ercan Özel, “Öğrenci yurtlarında kalan kardeşlerimize Ramazan ayı boyunca iftar yemeklerimizi ulaştırdık. Çok iyi biliyoruz ki gurbette okuyan bir öğrenci için en kıymetli şey, sıcak bir sofranın verdiği samimiyet ve aidiyet duygusudur. Bugün de bu duyguyu hep birlikte paylaşmak istedik” diye konuştu. ‘SİZLER BU ŞEHRİN MİSAFİRİ DEĞİL, PARÇASISINIZ’ Öğrencilerle tek tek tanışan ve sohbet eden Başkan Özel, belediye olarak vizyonlarını şu sözlerle özetledi: “Bizler sizleri bu şehirde geçici birer misafir olarak görmüyoruz. Eğitiminizi tamamlayana kadar her biriniz birer Yenişehirli’siniz. Bu anlayışla, burada geçirdiğiniz zamanı en verimli şekilde değerlendirmeniz için projeler üretiyoruz.” Başkan Özel, konuşmasının devamında öğrencilerin kullanımına sunulan ve planlanmakta olan projeleri detaylandırarak; bünyesinde kütüphane, etüt salonları ve ücretsiz internet hizmeti barındıran MATAY Spor Tesisleri'nin tamamen gençlerin hizmetinde olduğunu, yeni açılan kapalı yüzme havuzunun hafta sonları uygun fiyatla kullanılabileceğini ve belediyeye ait spor salonlarının öğrenci organizasyonlarına ücretsiz tahsis edileceğini belirtti. Ayrıca, bahar aylarında düzenlenecek olan ‘Gençlik Kampı’ ile bisiklet turu etkinliklerinin müjdesini veren Başkan Özel, Şehit Astsubay Ömer Halisdemir Kültür Merkezi’nin kapılarının da gençlerin kendi projelerini ve sanatsal etkinliklerini üretmeleri için sonuna kadar açık olduğunu ifade etti. ÖĞRENCİLERDEN BAŞKAN’A TEŞEKKÜR BUÜ İbrahim Orhan Meslek Yüksek Okulu Öğrenci Topluluğu Başkanı Aleyna Bostan da Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, her zaman yanlarında olduklarını ve hiçbir taleplerini geri çevirmediklerinden dolayı teşekkürlerini sundu. Öğrenci topluluğu olarak yapılacak projelere de destek isteyen Aleyna Bostan, “Yenişehir’de kendimizi birer misafir gibi değil, bu şehrin asıl sahiplerinden biri gibi hissetmemizi sağladığınız için çok teşekkür ederiz. Sadece fiziki imkanlarla değil, samimiyetinizle de her zaman yanımızda oldunuz. Bizler sadece tüketen değil, bu şehre değer katan gençler olmak istiyoruz. Akademik eğitimimizin yanına sosyal sorumluluk projelerini, kültür-sanat etkinliklerini ve doğa dostu faaliyetleri de eklemeyi hedefliyoruz. Bu yolda hazırladığımız yeni projelerde de sizin vizyonunuza ve desteğinize güveniyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazetecilik hakikatin peşinde toplumun pusulasıdır Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazetecilik hakikatin peşinde toplumun pusulasıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Gazeteci ve Yazarlarla İftar Programı”nda yaptığı konuşmada gazetecilik mesleğinin önemine dikkat çekerek, gazetecilerin ve yazarların toplumun hafızasını oluşturduğunu belirterek, güncel gelişmeleri kayıt altına almanın ve geleceğe aktarmanın büyük sorumluluk gerektirdiğini söyledi. Ramazan ayının bireysel ve toplumsal muhasebe açısından önemli bir dönem olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle hakikatin peşinde olan gazeteciler için bu sürecin ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. Basın mensuplarının kalemleri ve emekleriyle toplumun düşünce dünyasına önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Dezenformasyonla mücadelenin önemine işaret eden Erdoğan, günümüzde bilgi akışının hızlanmasıyla birlikte yanlış ve maksatlı içeriklerin de yayılmasının kolaylaştığını belirterek, “Hakikat ile söylenti arasındaki sınırın belirsizleştiği bir dönemde gazetecilik, toplum için adeta pusula işlevi görür” diye konuştu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Sizlerin de bildiği üzere, gazeteciler ve yazarlar, toplumun bir anlamda hafızasını teşkil eder. Günün sıcak gelişmelerini kayda geçirmek de, yaşadığımız çağın entelektüel izlerini geleceğe taşımak da, büyük bir sorumluluk… pic.twitter.com/HXZw0A0P1f — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 17, 2026 Devletin ilgili kurumlarıyla birlikte dezenformasyona karşı mücadele yürüttüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte basın mensuplarına da önemli görevler düştüğünü ifade etti. Konuşmasında geçmiş dönem medya düzenine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vesayetçi anlayışın geride kaldığını belirterek, “Bugün daha özgür, daha çoğulcu ve daha renkli bir basın iklimine sahibiz. Bu ortamı koruyup güçlendirmek istiyoruz” dedi. Erdoğan, konuşmasının sonunda gazetecilere çalışmalarında başarılar dileyerek, Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın yayılmaması için yoğun çaba harcadık Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın yayılmaması için yoğun çaba harcadık

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde: “Sevgili gençler Değerli hanımefendiler, beyefendiler Sizleri en kalbi duygularımla hasretle, muhabbetle selamlıyorum Sizlerle birlikte sayısı 11,5 milyona ulaşan büyük AK Parti ailesinin tüm mensuplarını millete ve memlekete hizmet yolunda yol yürüdüğümüz tüm dava ve yol arkadaşlarımı canı gönülden selamlıyorum. Aynı şekilde teşkilat mensuplarımızın fedakar ailelerini, çocuklarını ve eşlerini de saygıyla selamlıyorum. Her birine sabırları, özverileri ve vefaları için teşekkür ediyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan ayını geride bırakırken sizlerin aziz milletimizin ve gönül coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin Ramazan bayramını yürekten tebrik ediyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçları yaptığımız ibadetleri ettiğimiz duaları katında inşallah kabul buyursun. Yüce Allah hepimizi sağlıkla, huzurla ve kardeşlik içinde idrak edeceğimiz daha nice Ramazanlara ve bayramlara eriştirsin. Değerli kardeşlerim, Ramazan-ı Şerif'i maalesef bu senede buruk bir kalple idrak ediyoruz. 10 Ekim'de varılan ateşkesi hiçe sayan İsrail, Gazze'ye ve Batı şeriaya yönelik saldırılarını devam ettiriyor. Bir de buna 28 Şubat'ta komşumuz İran'a karşı yine İsrail hükümetinin tahrik ve tertipleriyle başlayan hava harekatları eklendi. Türkiye olarak kim yaparsa yapsın uluslararası hukuku açıkça ihlal eden saldırılara tepkimizi ortaya koyarken savaşın yayılmaması için yoğun çaba harcadık. Ülkemizin hava sahasını ve güvenliğini ihlal eden unsurlara karşı da NATO müttefiklerimizle iş birliği içerisinde gerekli tedbirleri aldık. Amacımız bu anlamsız, bu hukuksuz ve son derece yalnız savaşın bir an önce sona erdirilmesidir. Öyle bir ruh hali içindeler ki değil bölgemiz dünya yansa hatta üçüncü dünya savaşı çıksa inanın bunların umurlarında bile olmaz. Değerli kardeşlerim bölgemizdeki hadiselerin vahameti ve bunlar karşısında muhalefetin lakaytlığı bize mesuliyetimizin büyüklüğünü hatırlatmaktadır. Her fırsatı değerlendirmek suretiyle milletimizle irtibatımızı güçlendirmek mecburiyetindeyiz. Ramazan-ı Şerif boyunca iftar ve savur programlarımızla bunu yapmaya gayret ettik. Şehit yakınlarımızdan dar gelirli vatandaşlarımıza Kimi kimsesi olmayan yaşlılarımızdan gençlerimize ve kadınlara kadar toplumun her kesimine ulaşmaya çalıştık. Kimseyi ayırmadık. Kimseyi dışlamadık. 86 milyonun her bir ferdini samimiyetle bağrımıza bastık. Sizlerden aynı tempoyu bayramda da devam ettirmenizi bekliyorum. Teşkilatımdan ricam öncelikle şehit ailelerimizi ziyaret etmeniz onları yalnız bırakmamanızdır. Yetimleri ve öksüzleri ihmal etmeminizi bir kardeş bir dost vefalı bir büyük olarak onlarla hemhal olmanızı sizlerden istirham ediyorum. Aynı şekilde bayramın huzurunu, bereketini, neşesini hemşerilerinizle, kardeşlerinizle, ailelerinizle, komşularınızla paylaşmayı unutmayınız. Yoksulların, muhtaçların, kimi kimsesi olmayan pirifanilerin, hastaların kapısını çalmanız ülkemizdeki muhacirlere ensar olmanız bayram sevinçimize bu kardeşlerimizi de ortak etmeniz çok önemlidir. Teşkilatımızdaki her bir kardeşimin bu bilinçle bayramı idrak ve ihya etmesini bekliyorum. Sözlerime son verirken bir kez daha mübarek Ramazan bayramınızı en kalbi duygularımla tebrik ediyorum Bu vesileyle vatanımızın huzuru ve güvenliği için gece gündüz görev yapan kahraman güvenlik güçlerimizin bayramını tebrik ediyorum. Şehitlerimizi rahmetle yad ediyor gazilerimize şükranlarımı sunuyor, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine bir kez daha muhabbetlerimi iletiyorum”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail’in koçbaşlığını üstlendiği yıkıcı bir savaş yaşanıyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail’in koçbaşlığını üstlendiği yıkıcı bir savaş yaşanıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şu şekilde: “İsrail’in Gazze’deki soykırımını dünyaya duyurmaya çalışırken şehit düşen 275 kahraman gazeteciyi kemal-i hürmetle anıyorum. İftarımıza iştirak eden siz değerli konuklarımıza teşekkür ediyor; bu güzel buluşma için İletişim Başkanlığımıza tebriklerimi iletiyor, buluşmamızın basın camiamız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Değerli arkadaşlar, sizlerin de bildiği üzere gazeteciler ve yazarlar toplumun bir anlamda hafızasını teşkil eder. Günün sıcak gelişmelerini kayda geçirmek; yaşadığımız çağın entelektüel izlerini geleceğe taşımak büyük bir sorumluluk gerektirir. Bu mesuliyet bazen bir haber cümlesinde, bazen bir manşette, bazen bir köşe yazısında, kimi zaman da uzun yıllar okunacak bir kitapta kendisini gösterir. Artık uğurlamak üzere olduğumuz Ramazan ayı; insanın hem kendisiyle hem toplumla olan ilişkilerini yeniden düşünmesine, değerlendirmesine ve kendisini sorgulamasına zemin hazırlayan müstesna bir zaman dilimidir. Özellikle gazetecilik ve yazarlık gibi hakikatin peşinde olan meslek mensupları için bu mübarek günler ayrı bir mana ve ehemmiyet arz eder. Sizler kaleminizle, sözünüzle, emeğinizle bu toplumun düşünce iklimine çok önemli katkılar yapıyorsunuz. Gerektiğinde sorgulayarak, gerektiğinde ise takdir ve teşvik ederek hayati bir kamu hizmetini yerine getiriyorsunuz. Tüm bunların yanında çağımızın baş belasına dönüşen dezenformasyonla da mücadele ediyor; haberin kaynağına iniyor, en objektif ve en güvenilir bilgiyi milletimize aktarmak için hassasiyetle hareket ediyorsunuz. Kimi zaman savaş ve sıcak çatışmaların göbeğinde, kimi zaman kriz ve afet bölgelerinde, kimi zaman da en zorlu arazi ve iklim koşullarında toplumun doğru ve teyit edilmiş haberlere erişebilmesi adına canınızı ortaya koyuyorsunuz. Bunun için her birinize şahsım ve milletim adına yürekten teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Güçlü bir toplum yapısı ancak sağlıklı bir bilgi akışıyla mümkündür. Hakikat ile söylenti, gerçekle algı arasındaki sınırın giderek belirsiz hale geldiği bir medya düzeninde; gazetecilik toplum için adeta bir pusula işlevi görür. Hakikatin izini süren basın emekçilerimizin taşıdığı yük, bu anlamda son derece mühim ve kritiktir. Sizler çok daha yakından tecrübe ediyorsunuz; bilgi üretimi ve enformasyon akışının tarihte hiç olmadığı kadar hızlandığı bir dönemi yaşıyoruz. Ancak bu hız; aynı zamanda yanlış, taraflı, zararlı, yapay ve maksatlı içeriklerin yayılmasını kolaylaştırıyor; teyit mekanizmasının sağlıklı işlemesinin önüne geçebiliyor. Bizde sıkça tekrarlanan meşhur bir söz vardır: "Doğru ayakkabılarını giyene kadar yalan dünyayı üç kez dolaşır." Ne yazık ki bugün "hakikat ötesi çağ" adı verilen tam da böyle bir dönemin içindeyiz. Bu sorun sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın yüzleştiği ve çözüm aradığı bir tehdit haline dönüşmüş durumda. Tabii bizler devlet olarak, gerek İletişim Başkanlığımızla gerekse diğer kurumlarımızla dezenformasyonla en etkin şekilde mücadele ediyoruz ve edeceğiz. Fakat bu mücadelenin başarıyla yürütülmesi noktasında sizlere de önemli görevler düşüyor. Burada Nizamülmülk’e atfedilen bir sözü, siz kalem ve fikir erbabımıza bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum: "Bir mızrağı yahut oku belli bir mesafeye kadar atabilirsiniz, bunların etkisi sınırlıdır. Oysa bir kelimenin, bir yazının, bir düşüncenin nereye vuracağının sınırı belirsizdir." Değerli dostlarım, mesele bizim için bu kadar açık ve nettir. Seçtiğiniz kelimelerle, yazdığınız yazılarla ve milletimize verdiğiniz doğru bilgilerle bu tehditlerin önüne geçmeniz son derece mühimdir. Ülkemize yönelik beşinci kol faaliyetlerini, algı mühendisliklerini, Türkiye’nin imaj ve itibarını hedef alan karalama kampanyalarını sizlerin de güçlü desteğiyle daha kolay ve hızlı engelleyeceğimize inanıyorum. Bölgemizde İsrail’in koçbaşlığını üstlendiği yıkıcı bir savaş yaşanıyor. Masum çocuklar okullarında ders dinlerken acımasızca katlediliyor. İnsanlar asırlardır sahibi oldukları topraklarından göç etmeye zorlanıyor. İsrail, tamamen keyfi sebeplerle ve hiçbir yetkisi olmadığı halde, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor. Önce Gazze’yi, ardından Yemen ve Lübnan’ı, son olarak da İran’ı hedef alan saldırılarının amacının sadece güvenlik olmadığını hepimiz biliyoruz. "Vadedilmiş topraklar" hezeyanından kıyamet senaryolarına kadar çeşit çeşit garabetin gündeme getirilmesi elbette tesadüf değildir. Eline güç geçmiş ve kendilerini diğer insanlardan üstün gören bir şebeke, bölgemizi adım adım felakete sürüklemektedir. İşte bize dayatılan gündemlerin çekim alanından kurtulup tüm bu gerçeklerin, bu barbarlığın ve bu cinnet halinin yankı uyandıracak şekilde tüm dünyaya anlatılması önemlidir. İmtiyazlarını kaybedenler rahatsız olsa da inşallah bir daha o eski günlerin hortlatılmasına izin vermeyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum”

Bursa Büyükşehir Meclisi’nde gergin toplantı! Su zamları, BUSKİ borçları ve yönetim eleştirileri Haber

Bursa Büyükşehir Meclisi’nde gergin toplantı! Su zamları, BUSKİ borçları ve yönetim eleştirileri

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin Mart ayı ikinci toplantısı gerçekleştirildi. Toplantı, meclis üyeleri ve başkanlar arasında zaman zaman tartışmalara sahne olurken, su zamları ve BUSKİ’nin mali durumu toplantının en sıcak gündem maddeleri oldu. AK Parti Divan Kurulu Üyesi Ahmet Alperen Aydın, önceki meclis toplantısında kendisine yöneltilen hakaret iddialarına açıklık getirerek, “Ben kimseye hakaret etmedim, hele ki seçilmiş bir belediye başkanına asla. Yanlış anlaşıldım, hepinizden özür dilerim" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi Grup Sözcüsü İsmail Şenol, Ortadoğu’daki gerilimlere ve İsrail’in saldırgan politikalarına dikkat çekerek, Ramazan ayının dayanışma ve kardeşlik açısından önemini vurguladı. “KONULARI VİDEOLARLA DEĞİL, MECLİSE GETİRİN” AK Parti Grup Sözcüsü Sinan Kahraman ise su zamları ve katı atık bedelleri üzerinden eleştirilerde bulunarak, “Konuları videolarla değil, meclise getirin” diyerek şeffaf değerlendirme çağrısında bulundu. "AK Parti Grubu ve Cumhur İttifakı olarak teklifimizi sunduk. Su zamlarıyla ilgili önemli bir artış söz konusu" diyen Kahraman, "12 metreküpten 18 metreküpe çıkarılan düzenleme ve yaklaşık yüzde 30’luk bir zam var. Bunun yanında evsel katı atık bedelleri de yüzde 25’ten yüzde 55’e çıkarıldı. Toplumda da yanlış bir algı oluştu. Faturalarda yer alan 100–135 TL civarındaki katı atık bedelleri, sanki tüm zammı kapsıyormuş gibi gösteriliyor. Oysa durum böyle değil. Biz de bu yüzden hem şeffaflık adına hem de su zamlarının geri alınması için önergemizi verdik. Şu an konu sizde. AK Parti Grubu olarak bu konunun gündeme alınmasını ve komisyonda değerlendirilmesini bekliyoruz" diye konuştu. Kahraman konuşmasında, halk otobüsü şoförlerinin geçim sıkıntısına da dikkat çekti. CHP Grup Sözcüsü Yücel Akbulut, Bursa Valiliği toplantısında bazı partilerin davet edilmemesine tepki göstererek, "Bursa bir grubun alacağı kararlarla yönetilemez. Bursa üç buçuk Bursalının kararları ile yönetilir." dedi. Akbulut ayrıca Ekrem İmamoğlu davasını örnek göstererek adaletin tarafsızlığı ve şeffaflığının önemine değindi. CUMHUR İTTİFAKI ‘HAYIR’ DEDİ” CHP'li Yücel Akbulut AK Parti Grup Sözcüsü Sinan Kahraman’ın zamlar ile ilgili yaptığı eleştiriye de cevaben, “Biz bu maddeyi meclisten geçirdik. O mecliste biz EVET dedik Cumhur İttifakı HAYIR dedi. Teşekkür ediyorum” diye konuştu. Akbulut’un cevabı sonrası konuşma yapan AK Partili Sinan Kahraman ise “burada bir heyecan ile laf cambalığı yapılıyor” yorumunda bulundu. “BUSKİ İŞ YAPAMAZ DURUMDA” Grup sözcülerinin konuşması sonrası açıklamalarda bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, BUSKİ’nin mali durumunu ve borçlarını anlattı. "BUSKİ artık iş yapamaz, kredilerini ödeyemez duruma geldi" diyen Başkan Bozbey, "Hatta geçen yıl Büyükşehir Belediyesi bütçesinden, yaklaşık 1 milyar lira, BUSKİ’nin hizmetlerini yapabilmesi ve kısıtlı da olsa hizmet verebilmesi için aktardık. Bunu defalarca söyledik, gerçek bu. Şimdi size birkaç örnek vereceğim. Benim dizdim sattım yok, ama vatandaşıma söz verdim; olduğu gibi anlatacağım. Mecliste dediler ki “Küçük esnaf da dahil olsun.” Örneğin Atatürk bedelleriyle ilgili, bir bakkalın bir çeşmesi var, 50–60 lira ödeyecek. Bir metreküp suyun bedeli büyükşehir belediyeleri arasında hâlâ çok düşük; 52 lira. Diyelim ki bakkal 2 metreküp su kullandı, ama gelen fatura 200–300 liraya yakın. Bunu da anlatmıştım. Değerli arkadaşlar, gerçek bu" diye konuştu. "Biz her şey dahil bir metreküp için 52 lira alıyoruz" diyen Başkan Bozbey, şunları kaydetti: "Yüzde 86 birinci kademe, yani yaklaşık 12 metrekareye kadar su kullananlardan oluşuyor. Daha az kullananları da çıkardık; esas mağdur olanlar onlar. Eğer katı atık bedeli getiriyorsanız, kullanıma göre alınmalıydı. Ama şimdi 2 metreküp kullansa da, hiç kullanmasa da aynı bedel ödeniyor. Bunu dile getirdim. Şu anda BUSKİ’nin durumu buz gibi, batmış durumda. Paralar çalınmış, müdahale edilmesi gerekiyor. Biz hizmetlerin yapılması için uğraşıyoruz. Köylerimizin depolarına bir bakın; vatandaşlar sağlıklı su içiyor mu? Alt yapıyı yapmak, arıtma testlerini tamamlamak zorundayız. Nilüfer Çayı’nı temizlemek istiyorsak önce BUSKİ bunu yapmalı, temiz suyu oraya ulaştırmalı. "BUSKİ BORCU 25 MİLYAR 400 MİLYON TL" Bozbey, BUSKİ’nin hizmet üretebilmesi için Büyükşehir Belediyesi bütçesinden yaklaşık 1 milyar lira aktarıldığını belirterek, “2024 Ekim’de BUSKİ’nin borcu 25 milyar liraya çıkacağını söyledik, gerçek oldu; borç 25 milyar 400 milyon lira” diye konuştu. BAŞKANLAR ARASINDA GERGİN ANLAR Başkan Mustafa Bozbey’in konuşması sonrasında meclis üyeleri tarafından gergin anlar yaşandı. Meclis toplantısına dahil olan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey arasında katı atık bedellerinin su faturalarına eklenmesi ve su faturalarının artması nedeni ile iki başkan arasından gergin anlar yaşandı. Öte yandan meclis gündeminde görüşülen Mudanya Belediyesi 1/1000 ölçekli imar planı değişiklikleri ile Bursa Jeotermal Enerji AŞ'nin sermaye artırımı oy çokluğu ile reddeilirken, Gemlik Körfezi’nde Karsak Deresi ıslahı için gerekli kamulaştırmalar oy çokluğu ile kabul edildi. B40 Balkan Şehirleri Ağı üyeliği ile ilgili süreç komisyona geri çekildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.