Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Pekin

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Pekin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pekin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çin: Trump'ın seçimlere müdahale suçlaması Tamamen uydurma Haber

Çin: Trump'ın seçimlere müdahale suçlaması Tamamen uydurma

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, bugün Pekin'de düzenlediği basın toplantısında,Çin'in ABD seçimlerine hiçbir zaman müdahale etmediğini belirterek, Washington'a "asılsızsuçlamalara son verme" çağrısında bulundu. Lin, "ABD'nin öne sürdüğü bu iddialar tamamen uydurmadır ve Çin'i karalamayıamaçlamaktadır. Çin'in ABD'nin iç siyasetine veya seçimlerine müdahale etmek gibi bir çıkarıyoktur ve hiçbir zaman böyle bir girişimde bulunmamıştır" dedi. Pekin'in açıklaması, Trump'ın bugün sabaha karşı yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında 2020başkanlık seçimlerinin sonuçlarını bir kez daha tartışmaya açmasının ardından geldi. Trump,Çin'i seçim sürecine müdahale etmek ve Amerikalı seçmenlere ait verilere organize şekildeerişmekle suçlamıştı. Lin Jian, Trump'ın suçlamalarının iki ülke ilişkilerine etkisine ilişkin bir soru üzerine de ABD'yiÇin'i iç siyasi tartışmaların parçası haline getirmemeye çağırarak, "ABD'nin ikili ilişkilere zararverecek değil, onları geliştirecek adımlar atmasını umuyoruz" ifadelerini kullandı. Trump, bu yıl mayıs ayında Pekin'i ziyaret ederek Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir arayagelmiş, görüşmede iki ülke ilişkilerinin geleceğine ilişkin yeni bir çerçeve üzerindemutabakata varılmıştı. Trump ayrıca Şi'yi Eylül 2026'da ABD'ye resmi ziyarette bulunmaya davet etmiş, Pekinyönetimi de daveti kabul etmişti. Ancak Trump'ın son açıklamaları, planlanan zirveningeleceğine ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi. Trump'ın son suçlamaları, ABD'de iç siyasi tartışmaların yeniden alevlendiği ve Washington-Pekin ilişkilerinin seyrinin yakından izlendiği bir dönemde geldi.

Putin: Rusya ve Çin küresel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor Haber

Putin: Rusya ve Çin küresel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor

Vladimir Putin, ülkesi ile Çin'in uluslararası alanda önemli dengeleyici rol oynadığını belirterek, "Rusya ile Çin, küresel ve bölgesel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor" dedi. Xinhua'nın haberine göre, iki günlük ziyaret için dün gece Pekin'e ulaşan Putin için bu sabah Tiananmen Meydanı'nda devlet töreni düzenlendi. Törenin ardından liderler, Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yaptı. Taraflar, görüşmede 2001'de imzalanan "Çin-Rusya İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması"nın süresinin uzatılmasında mutabakata vardı. Çin Devlet Başkanı Şi, 25 yıl önce imzalanan anlaşmanın, iki ülke arasında uzun dönemli dostluğun ve kapsamlı stratejik eşgüdüm ilişkisinin temelini oluşturduğunu belirtti. Uluslararası ortamın hızlı değişimlerden geçtiğine ve uluslararası ilişkilerde güçlünün haklı olduğu orman kanuna dönüş tehlikesi olduğuna dikkati çeken Şi, bu arka plan dikkate alındığında anlaşmanın ileri görüşlülüğünün ve güncel öneminin giderek daha belirgin hale geldiğini ifade etti. Şi, Çin'in anlaşmanın uzatılmasını desteklediğini, ilkelerinin korunması ve iki ülke arasında karşılıklı desteğe dayalı stratejik eşgüdümünün ilerletilmesi için Rusya ile birlikte çalışacağını vurguladı. Şi’den Ortadoğu'da çatışmaların durdurulması çağrısı ABD ile İsrail'in İran'a saldırıları ile başlayan ve İran'ın misillemeleriyle tırmanan savaşa ilişkin Şi, "Körfez bölgesi ve Ortadoğu savaş ile barış arasında kritik bir kavşakta, derhal tüm çatışmalara son verilmeli ve müzakerelere dönülmeli" dedi. Şi Cinping (sağda) ile Vladimir Putin (solda), Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi. Şi, çatışmaların sonlandırılmasının enerji tedarikinde yaşanan sıkıntıları azaltacağının, sanayi ve tedarik zincirleri ile uluslararası ticaret düzeninin sağlıklı işleyişini sağlayacağının altını çizdi. Çin lideri, krizin çözümünde barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukukun üstünlüğü ve güvenlik ile kalkınma arasındaki dengenin sağlanması ilkelerine işaret eden 4 maddelik barış önerisinin gerilimin düşürülmesi ve çatışmaların sonlandırılmasına yönelik uluslararası mutabakat oluşturmayı hedeflediğini kaydetti. “Rusya-Çin ilişkileri yüksek bir seviyeye ulaştı” Rus lider Putin de iki ülkenin bir kez daha tutum ve tavırlarında uyumu sağlamış olduğunu görmekten mutluluk duyduğunu, Rusya-Çin ilişkilerinin hiç olmadığı kadar yüksek bir seviyeye ulaştığını belirtti. Olumsuz dış koşulların varlığına rağmen Rusya ile Çin arasındaki etkileşimin güçlü ve yüksek bir ivme yakaladığına işaret eden Putin, "Ticaret hacmimiz son 25 yılda 30 kat arttı. Birkaç yıldır da 200 milyar doları rahat şekilde aşıyor" ifadesini kullandı. Putin, "Ortadoğu'da krizin devam ettiği bir dönemde Rusya enerji kaynaklarında güvenilir bir tedarikçi, Çin de bu kaynakların sorumlu bir müşterisi olmayı sürdürüyor" şeklinde konuştu. Şi Cinping (sağda) ile Vladimir Putin (solda), Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi. "Çok kutuplu dünya oluştu” Rusya-Çin işbirliğinin uluslararası alanda istikrarın temel sacayağı olduğunu vurgulayan Putin, "Tüm aktörlerin çıkarlarının dengelendiği çok kutuplu bir dünyayı oluşturmanın karmaşık süreci yolunda ilerliyor" değerlendirmesinde bulundu. Putin, dünyada gerginliklerin hakim olduğu bir dönemde Çin ile BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve G20 gibi çok taraflı platformlarda yakın iletişimi ve işbirliğini sürdüreceklerini ifade etti. ŞİÖ'nün geniş bir coğrafyada entegrasyon ve sorunların ortaklaşa çözümünün önemli bir örneği olduğuna işaret eden Putin, Çin'in Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) ev sahipliğini desteklediğini bu yıl Şıncın şehrinde düzenlenecek zirveye katılacağını bildirdi. Rus lider, Çinli mevkidaşını gelecek yıl resmi ziyaret için ülkesine davet etti. Ortak basın toplantısı düzenlediler Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Rusya ile Çin'in ödemeleri ulusal para birimlerinde yaptıklarına dikkati çeken Putin, Çin ile dış etkenlerden ve küresel piyasalardaki olumsuz eğilimlerden korunan istikrarlı ticari sistem kurduklarını söyledi. Putin, Rusya ile Çin'in enerji alanında yoğun işbirliği yaptıklarını dile getirerek, "Ülkemiz, Çin'e petrol, sıvılaştırılmış gaz dahil doğal gaz ve kömür tedarik eden en büyük ihracatçılardan biri. Hızla büyüyen Çin pazarına söz konusu kaynakların kesintisiz tedarikini güvenilir şekilde sağlamaya devam edeceğiz” diye konuştu. Rus Devlet Enerji Kuruluşu Rosatom'un Çin pazarında başarılı şekilde faaliyetlerini sürdürdüğünü söyleyen Putin, Tianwan Nükleer Güç Santrali (NGS) ve Xudabao Nükleer Santrali'nde Rus tasarımlı enerji ünitelerinin inşasının tamamlanmak üzere olduğu bilgisini paylaştı. Çin ile yeşil teknolojilerin entegre edilmesini gerektiren kritik elementler ve metaller alanındaki ortaklığın güçlendirilmesine de odaklandıklarını belirten Putin, Rusya ile Çin'in demir dışı metalurji, kimya, kağıt, biyoteknoloji, ilaç, uçak üretimi ve uzayın keşfedilmesi gibi alanlarında ortak projeler uyguladıklarını dile getirdi. Lojistik bağlantılarının geliştirilmesi konusunda da işbirliği yaptıklarını anlatan Putin, Rusya'nın doğu yönünde demir yollarını iyileştirdiklerine işaret etti. Çin ile turizm alanındaki işbirliğinin de geliştiğinin altını çizen Putin, vizesiz seyahat uygulamasının bunu teşvik ettiğine dikkati çekti. Şi Cinping (sağda) ile Vladimir Putin (solda), Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi. “Rusya ve Çin bağımsız siyaset izliyor" Vladimir Putin, Şi ile kabul ettikleri ortak bildiride, Rusya ve Çin'in uluslararası meselelere ilişkin ilkeli tutumlarının yer aldığını aktararak, şunları kaydetti: "Rusya ve Çin, bağımsız siyaset izliyor, stratejik ortaklık kapsamında hareket ediyor, uluslararası alanda önemli dengeleyici rol oynuyor. Barış ve refah için birlikte çalışıyoruz. Bu bağlamda, Moskova ve Pekin, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın korunmasından yana tavır sergiliyor." Çin ile Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), BRICS ve diğer uluslararası platformlarda etkileşimde olduklarını dile getiren Putin, "Rusya ile Çin, küresel ve bölgesel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor" dedi. Putin, Çinli mevkidaşı Şi ile yaptıkları görüşmenin ikili ilişkileri geliştireceği umudunu paylaştı.

Trump'tan Çin dönüşü Tayvan mesajı: 15 bin kilometre gidip savaşamam Haber

Trump'tan Çin dönüşü Tayvan mesajı: 15 bin kilometre gidip savaşamam

Trump, “Birinin bağımsız olmasını istemiyorum” ifadelerini kullanarak, ABD’nin Tayvan’a ilişkin mevcut politikasının değişmediğini savundu. Ancak açıklamanın zamanlaması, Trump’ın Pekin ziyaretinde Çin’in Tayvan konusundaki sert tutumuyla karşı karşıya kalmasının hemen ardından gelmesi nedeniyle dikkat çekti. Şi’den Trump’a Tayvan uyarısı Çin devlet medyasına göre Şi Cinping, Trump ile yaptığı görüşmede Tayvan meselesini “Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli konu” olarak nitelendirdi. Şi, meselenin yanlış yönetilmesi halinde iki ülkenin “karşı karşıya gelebileceği, hatta çatışmaya sürüklenebileceği” uyarısında bulundu. Trump ise dönüş yolunda gazetecilere, Şi ile Tayvan hakkında “çok fazla” konuştuklarını ancak ABD’nin Tayvan’ı savunup savunmayacağına ilişkin net bir cevap vermekten kaçındığını söyledi. Trump, Şi’nin Tayvan konusunda “çok güçlü hislere sahip olduğunu” belirterek, “Bağımsızlık yönünde bir hareket görmek istemiyor” dedi. “9 bin 500 mil gidip savaşmak istemiyorum” Trump, Fox News’e yaptığı açıklamada ABD’nin Tayvan için Çin’le savaşa girme ihtimaline mesafeli konuştu. “Biliyorsunuz, 9 bin 500 mil gidip savaşmamız bekleniyor. Ben bunu istemiyorum. Onların sakinleşmesini istiyorum. Çin’in de sakinleşmesini istiyorum” diyen Trump, Çin ile Tayvan arasında savaş öngörmediğini de söyledi. Trump, “Hayır, sanmıyorum. Bence iyi olacağız. Şi savaş görmek istemiyor” ifadelerini kullandı. Washington’ın Tayvan dengesi ABD, Tayvan’ı resmen bağımsız bir devlet olarak tanımıyor ancak uzun yıllardır Tayvan’a savunma kapasitesi sağlamayı öngören yasal yükümlülükler çerçevesinde Ada’ya silah satışı yapıyor. Washington’ın geleneksel politikası, Çin’in “tek Çin” iddiasını diplomatik olarak dikkate almak, ancak Tayvan’ın güvenliğini de dolaylı biçimde desteklemek üzerine kurulu. Trump’ın açıklaması ise bu hassas denge içinde Tayvan’a verilen desteğin sınırları konusunda yeni soru işaretleri yarattı. 11 milyar dolarlık silah satışı belirsiz Trump yönetimi geçen yıl Tayvan’a gelişmiş roket sistemleri ve çeşitli füzeleri içeren yaklaşık 11 milyar dolarlık silah satış paketi açıklamıştı. Çin bu karara sert tepki göstermişti. Trump, söz konusu satışın devam edip etmeyeceğine yakında karar vereceğini belirtti. Şi ile bu konuyu “çok ayrıntılı” konuştuklarını söyleyen Trump, Tayvan yönetimiyle de görüşebileceğini ima etti. Ancak ABD başkanlarının Tayvan lideriyle doğrudan görüşmesi alışılmış bir diplomatik adım değil. Böyle bir temasın Pekin’le ciddi gerilime yol açabileceği belirtiliyor. Tayvan’dan temkinli cevap Tayvan Dışişleri Bakan Yardımcısı Chen Ming-chi, Trump’ın sözlerinin tam olarak ne anlama geldiğinin netleştirilmesi gerektiğini söyledi. Chen, ABD’nin Tayvan’a silah satışlarının Amerikan yasaları çerçevesinde güvence altına alındığını vurguladı. Tayvan Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada da ABD silah satışlarının bölgesel tehditlere karşı ortak caydırıcılığın parçası olduğu ifade edildi.

Trump yanına Elon Musk ve diğer CEO’ları alarak Çin’e uçtu Haber

Trump yanına Elon Musk ve diğer CEO’ları alarak Çin’e uçtu

Beyaz Saray’ın açıklamasına göre, Fox News sunucusu Sean Hannity de heyette yer alırken; başlangıçta resmi listede bulunmayan Nvidia CEO’su Jensen Huang, uçağın Alaska’daki Anchorage yakıt ikmali molası sırasında son dakika kararıyla kafileye dahil oldu. Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımla Huang’ın Air Force One’da olduğunu bizzat doğruladı. ABD Başkanı, resmi ziyarette kendisine eşlik eden diğer ağır topları da tek tek açıkladı. Heyette; Tim Cook (Apple), Larry Fink (BlackRock), Stephen Schwarzman (Blackstone), Kelly Ortberg (Boeing), Brian Sikes (Cargill), Jane Fraser (Citigroup), Larry Culp (GE Aerospace), David Solomon (Goldman Sachs), Sanjay Mehrotra (Micron) ve Cristiano Amon (Qualcomm) gibi isimler bulunuyor. Trump, Pekin’deki görüşmede Başkan Şi’den "ilk ve en önemli talebinin", Çin kapılarını Amerikan iş dünyasına tamamen açması olacağını ifade etti. Trump paylaşımında, "Muazzam ülkelerimiz için bundan daha faydalı olabilecek başka bir fikir ne gördüm ne de duydum” dedi. 13-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek olan ziyaret, 2017’den bu yana bir ABD Başkanı’nın Çin’e yaptığı ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor. Ziyaretin başlangıçta nsan ayında yapılması planlanmış, ancak ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşı nedeniyle ertelenmişti. Aylardır süren diplomatik hazırlıkların ardından gerçekleşen bu kritik zirvede; ticaret, Tayvan meselesi, İran savaşı ve yapay zeka konularının masadaki ana gündem maddeleri olması bekleniyor. Trump, Çin’i ziyaret etme niyetini ilk kez 30 Ekim’de Güney Kore’deki Busan Zirvesi’nde Şi ile yaptığı yüz yüze görüşmede ilan etmişti. Pekin yönetimi, görüşmelerde ABD’nin Tayvan politikasını öncelikli konu olarak belirleyeceğinin sinyalini verirken; Trump’ın ticaret dengesi ve Hürmüz Boğazı’nın seyrüsefere kapatılması konularında somut ilerleme için bastırması bekleniyor.

Çin’de teknoloji devrimi: İnsansı robot 'Honer' dünya rekoru kırdı Haber

Çin’de teknoloji devrimi: İnsansı robot 'Honer' dünya rekoru kırdı

Pekin - Çin, robot teknolojisinde sınırları zorlamaya devam ediyor. Ülkede düzenlenen robot yarı maratonunda, "Honor" isimli insansı robot, insanın fiziksel kapasitesini aşarak tarihe geçti. 21 kilometrelik parkuru sadece 48 dakikada tamamlayan Honer, insanın bu mesafedeki yaklaşık 57 dakikalık dünya rekorunu geride bırakarak teknoloji dünyasını şaşırttı. Çin’de bu yıl ikincisi düzenlenen robot yarı maratonu, 100 farklı takımdan toplam 300 robotun kıyasıya mücadelesine sahne oldu. Uluslararası bir organizasyon olmasına rağmen sadece 5 yabancı takımın katıldığı yarışta, Çin yapımı yerli robotların üstünlüğü dikkat çekti. Bu tablo, Çin’in insansı robot (Humanoid Robots) üretimindeki küresel hakimiyetini bir kez daha kanıtladı. Güncel verilere göre dünyadaki insansı robotların yüzde 80'i tek başına Çin tarafından üretiliyor. Pekin yönetiminin bu alana yıllık 100 milyar dolarlık devasa bir yatırım yapması, ülkeyi robotik ve yapay zeka endüstrisinde rakipsiz bir konuma taşıdı. Cezaya rağmen rekorun sahibi oldu Yarışma sırasında robotların sergilediği özerklik (autonomy) seviyesi de katılımcıları etkiledi. Robotların yüzde 40'ı, herhangi bir insan müdahalesi veya gözetimi olmaksızın parkuru tamamen kendi sistemleriyle tamamlamayı başardı. Birinci gelen "Honor" isimli robotun süresi ise yarışma komitesi tarafından yapılan incelemenin ardından 48 dakikadan 50 dakikaya çekildi. Bu cezanın nedeni olarak; robotun parkur sırasında pil değişimine ihtiyaç duyması, insan gözetiminde olması ve bazı noktalarda yarış çizgisini ihlal etmesi gösterildi. Ancak bu iki dakikalık cezaya rağmen Honor, insan rekorunu açık ara farkla kırmayı sürdürerek kürsünün zirvesinde yer aldı.

Trump’tan İran'uranyum zenginleştirmesi’ne ilişkin açıklama Haber

Trump’tan İran'uranyum zenginleştirmesi’ne ilişkin açıklama

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile sağlanan ateşkesin ardından AFP’ye verdiği özel mülakatta iddialı açıklamalarda bulundu. Trump, ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarını durdurmak için belirlediği mühletin dolmasına sadece bir saat kala gelen ateşkesi, Amerikan tarafı için büyük bir başarı olarak tanımladı. "Yüzde 100 zafer" AFP muhabirinin "Zafer mi ilan ediyorsunuz?" sorusuna Trump, "Tam ve mutlak bir zafer. Yüzde 100. Bu konuda hiçbir şüphe yok," yanıtını verdi. İran tarafının da ateşkesi kendi lehine bir kazanım olarak sunmasına ve anlaşmanın detaylarına ilişkin soru işaretlerine rağmen Trump, oldukça iyimser bir tablo çizdi. Uranyum ve 15 maddelik plan İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbetiyle ilgili soruları yanıtlayan Trump, nükleer malzemenin herhangi bir barış anlaşmasının parçası olacağını vurguladı. Detay vermekten kaçınan Trump, "Bu konu mükemmel bir şekilde halledilecek, aksi takdirde uzlaşmazdım" dedi. Trump, Truth Social üzerinden daha önce yaptığı açıklamada İran'ın 10 maddelik "uygulanabilir" bir teklif sunduğunu belirtmişti. AFP’ye yaptığı son açıklamada ise çıtayı yükselterek, "Şu an 15 maddelik bir işlem sürecimiz var ve bunların çoğunda uzlaşma sağlandı. Bakalım neler olacak, sonuca varacak mıyız göreceğiz" ifadelerini kullandı. Çin'in rolü ve Pekin ziyareti Trump, İran’ın masaya oturmasında Çin’in ikna edici bir rol oynadığına inandığını söyledi. Pekin’in Tahran üzerindeki etkisine değinen Trump, "Öyle olduğunu duyuyorum," diyerek Çin'in arabuluculuktaki payını teyit etti. Bu gelişme, Trump’ın Mayıs ayı ortasında Pekin’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapacağı kritik zirve öncesine denk geliyor. Daha önce Nisan ayı başında yapılması planlanan bu ziyaret, Trump tarafından "İran savaşını yönetmek için Washington'da kalması gerektiği" gerekçesiyle ertelenmişti. Belirsizlikler sürüyor: “Bekleyip göreceksiniz” Ateşkes, ABD ve İsrail’in bir aydan fazla süren yıkıcı saldırılarının ve Pakistan’ın arabuluculuk çabalarının ardından geldi. Ancak özellikle Hürmüz Boğazı’nın petrol trafiğine yeniden açılması konusundaki düzenlemeler henüz netleşmiş değil. Trump, anlaşmanın bozulması durumunda İran'ın sivil enerji santralleri ve köprülerini hedef alma tehdidine geri dönüp dönmeyeceği sorusuna ise, "Bunu yaşayıp göreceksiniz" yanıtını vermekle yetindi. Pekin, İran'ın en büyük petrol alıcısı ve yakın müttefiki olmasının yanı sıra Körfez ülkeleriyle de güçlü ekonomik bağlara sahip. Uzmanlar, Çin’in bölgedeki gerilimi düşürme çabasının stratejik enerji çıkarlarıyla örtüştüğüne dikkat çekiyor. Donald Trump'ın AFP ile yaptığı soru-cevap röportajı: AFP: İran ile bugün varılan barış anlaşmasından sonra zafer ilan edebilir misiniz? TRUMP: Evet, tam ve kapsamlı bir zafer. Yüzde 100. Bundan en ufak bir şüphe yok. AFP: Birçok şey hala çözülmemiş gibi görünüyor, örneğin Hürmüz Boğazı ile ilgili durum nedir? TRUMP: Bilmiyorum. Birçok nokta var. Çoğu üzerinde anlaştığımız 15 maddelik bir anlaşmamız var. Bakalım ne olacak. Bakalım bu gerçekleşecek mi. AFP: Ya anlaşma olmazsa? Önceki tehditlerinize geri dönecek misiniz? TRUMP: Bunu öğrenmek için beklemeleri gerekecek. AFP: Bir sorum daha var, Sayın Başkan. Çin, İran'ı anlaşmaya katılmaya ikna etmede rol oynadı mı? TRUMP: Bunu duydum, evet. Evet, rol oynadılar. AFP: Peki ya uranyumun akıbeti? TRUMP: En iyi şekilde ele alınacak, aksi takdirde anlaşmayı kabul etmezdim. AFP: Çok iyi. Sorabilir miyim; bu nasıl olacak? TRUMP: Anlaşmayı kabul etmezdim.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.