SON DAKİKA
Hava Durumu

#Oylama

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Oylama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Oylama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TBMM'de tarihi oylama: Çerçeve Yasa 468 oyla kabul edildi Haber

TBMM'de tarihi oylama: Çerçeve Yasa 468 oyla kabul edildi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, kamuoyunda “çerçeve yasa”, iktidar tarafından ise “Terörsüz Türkiye” süreci olarak adlandırılan düzenleme için kritik bir oylama yapıldı. 12 maddeden oluşan teklif, Genel Kurul'da gerçekleştirilen oylamada 468 oyla kabul edilerek yasalaştı. Oylamada toplam 562 milletvekili oy kullandı. Teklife 88 milletvekili karşı çıkarken, 6 milletvekili çekimser kaldı. Böylece “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin Meclis'teki yasal düzenleme aşaması tamamlanmış oldu. Çerçeve Yasa Genel Kurul'dan geçti TBMM Adalet Komisyonu'nda yaklaşık 17,5 saat süren görüşmelerin ardından kabul edilen 12 maddelik teklif, Genel Kurul'da da kapsamlı şekilde ele alındı. Genel Kurul'daki görüşmeler yaklaşık 10 saat sürdü. Teklif, 6'şar maddelik iki bölüm halinde görüşüldü. Maddelerin tamamının kabul edilmesinin ardından teklifin tümü için genel oylamaya geçildi. Oylama sonucunda teklif 468 “evet”, 88 “hayır” ve 6 “çekimser” oyla kabul edildi. Meclis'te siyasi partilerden farklı mesajlar Çerçeve Yasa'nın görüşmeleri sırasında farklı siyasi partilerden sürece ilişkin değerlendirmeler geldi. AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, teklifin Genel Kurul'dan yüksek bir oyla geçmesini beklediklerini ifade etmiş, komisyondaki oylamanın önemli bir gösterge olduğunu belirterek 400'ün üzerinde bir iradenin ortaya çıkmasını beklediklerini söylemişti. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise partisinin düzenlemeye destek vereceğini açıklamıştı. Özel, barışın önünde durmayacaklarını ve yeni bir çatışma ortamının oluşmaması için sorumluluk alınması gerektiğini dile getirmişti. Özel'in Genel Kurul'daki konuşması sırasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin alkışladığı görüldü. Bakırhan: Artık çatışma ve şiddet zemininden çıkma fırsatı var DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da Genel Kurul'daki konuşmasında Meclis'in yeni bir dönemin önünü açması gerektiğini söyledi. Bakırhan, Türkiye'nin uzun yıllardır devam eden çatışmalı süreç nedeniyle büyük acılar yaşadığını belirterek, artık çatışma ve şiddet zemininden çıkma fırsatının bulunduğunu ifade etti. Bakırhan, Meclis'teki siyasi iradenin yeni bir dönemin başlangıcı açısından önem taşıdığını vurguladı. İYİ Parti'den protesto Teklifin Genel Kurul'daki görüşmeleri sırasında İYİ Parti grubu tarafından kısa süreli bir protesto gerçekleştirildi. Protesto kapsamında kürsü işgali de yaşandı. Buna rağmen görüşmeler tamamlandı ve 12 maddelik teklifin tümü yapılan genel oylamada kabul edildi. “Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni aşama Çerçeve Yasa'nın kabul edilmesiyle birlikte “Terörsüz Türkiye” sürecinin Meclis'teki yasal düzenleme aşaması tamamlanmış oldu. Düzenlemenin kabul edilmesi, iktidarın terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik yürüttüğü sürecin önemli adımlarından biri olarak değerlendirildi. Oylamanın ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşimi kapattı. Genel Kurul'un 1 Ekim Perşembe günü saat 14.00'te yeniden toplanacağı bildirildi. Oylama sonucu: Kabul: 468 oy Ret: 88 oy Çekimser: 6 oy Toplam oy: 562 Böylece 12 maddelik Çerçeve Yasa Teklifi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.

ABD Senatosu'ndan Trump'a İran Yetkisi: Askeri Operasyonları Sınırlandıracak Tasarı Kıl Payı Reddedildi Haber

ABD Senatosu'ndan Trump'a İran Yetkisi: Askeri Operasyonları Sınırlandıracak Tasarı Kıl Payı Reddedildi

Senato'da Kritik Oylama: Tasarı Bir Oy Farkla Geçemedi ABD Senatosu'nda Demokrat senatörler tarafından hazırlanan ve Başkan Donald Trump'ın İran'a karşı askeri güç kullanma yetkilerini sınırlandırmayı amaçlayan yasa tasarısı, yapılan kritik oylamada yeterli desteği bulamadı. Tasarı, 49 senatörün desteğini almasına karşın 50 "hayır" oyuyla reddedildi. Kabul edilmesi için gerekli olan 51 oya ulaşılamaması nedeniyle düzenleme Senato'da ilerleyemedi ve askıya alındı. Böylece Başkan Trump'ın İran'a yönelik askeri operasyonlar konusunda sahip olduğu mevcut yetkiler korunmuş oldu. Tasarı Ne Öngörüyordu? Demokratların hazırladığı düzenleme, ABD Anayasası'nda Kongre'ye tanınan savaş ilan etme yetkisini temel alıyordu. Tasarıya göre Kongre açık bir savaş ilanında bulunmadığı sürece Başkan'ın İran'a yönelik askeri operasyonları tek taraflı sürdürmesi engellenmek isteniyordu. Yasa teklifinin kabul edilmesi halinde, Kongre'den resmi onay alınmadan yürütülen askeri faaliyetlerde görev yapan ABD askerlerinin belirli bir süre içerisinde bölgeden çekilmesi gerekecekti. Destekleyen senatörler, bu düzenlemenin yürütme organının savaş yetkilerini dengeleyeceğini savundu. Ancak Senato'daki oylama sonucunda bu girişim başarısız oldu ve mevcut uygulama değişmeden kaldı. Trump'ın Askeri Yetkileri Korundu Oylamanın ardından Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri karar alma yetkilerinde herhangi bir değişiklik yapılmadı. Bu sonuç, Beyaz Saray'ın Orta Doğu politikalarında hareket alanını koruması açısından önemli görülüyor. Uzmanlara göre Senato'dan çıkan sonuç, yönetimin olası güvenlik tehditlerine karşı hızlı karar alma kapasitesini sürdürmesini sağlayacak. Ancak aynı zamanda Kongre ile Beyaz Saray arasındaki savaş yetkileri tartışmasının da devam edeceğine işaret ediyor. ABD'de başkanların askeri operasyon yetkileri uzun yıllardır siyasi ve hukuki tartışmaların merkezinde yer alıyor. Özellikle Kongre onayı olmadan gerçekleştirilen operasyonlar, geçmiş dönemlerde de benzer anlaşmazlıklara neden olmuştu. Demokratlardan Sert Eleştiriler Tasarıyı destekleyen Demokrat senatörler, İran konusunda atılan askeri adımların Kongre'nin bilgisi ve onayı olmadan yürütülmesinin anayasal dengeyi zedelediğini savundu. Muhalefet, askeri gerilimin yalnızca dış politika açısından değil, ABD ekonomisi üzerinde de olumsuz etkiler oluşturduğunu dile getirdi. Özellikle enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmaların ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın, İran ile yükselen tansiyonun ekonomik sonuçlarından biri olduğu ifade edildi. Demokratlar ayrıca, ABD'nin yeni ve kapsamlı bir askeri çatışmanın içine sürüklenmemesi için Kongre'nin daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini savunuyor. Parti İçi Ayrışmalar Dikkat Çekti Senato'daki oylamanın en dikkat çekici yönlerinden biri ise her iki büyük partide de yaşanan görüş ayrılıkları oldu. Cumhuriyetçi senatörler Susan Collins, Lisa Murkowski ve Rand Paul, parti yönetiminin aksine hareket ederek Trump'ın askeri yetkilerinin sınırlandırılması yönünde oy kullandı. Bu isimlerin kararı, Cumhuriyetçi Parti içinde dış politika konusunda farklı yaklaşımların sürdüğünü gösterdi. Öte yandan Demokrat Senatör John Fetterman, partisinin büyük çoğunluğundan ayrılarak tasarıya karşı oy verdi ve Cumhuriyetçilerle aynı safta yer aldı. Fetterman'ın tercihi, Demokrat Parti içerisinde de İran politikasına ilişkin ortak bir görüş bulunmadığını ortaya koydu. Cumhuriyetçi liderlerden Senatör Mitch McConnell ise oylamaya katılmadı. McConnell'ın yokluğu da Washington kulislerinde dikkat çeken gelişmeler arasında değerlendirildi. ABD-İran Geriliminde Yeni Dönem Senato'dan çıkan sonuç, ABD'nin İran politikasında kısa vadede önemli bir değişiklik beklenmediğini gösteriyor. Başkan Trump yönetimi, Kongre'den yeni bir yetki almaksızın mevcut yasal çerçevede hareket etmeyi sürdürebilecek. Bununla birlikte uzmanlar, İran ile yaşanabilecek yeni gelişmelerin Kongre'de benzer girişimlerin yeniden gündeme gelmesine yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle Orta Doğu'da güvenlik dengelerini etkileyebilecek olası askeri operasyonlar, hem iç siyasette hem de uluslararası arenada yakından takip ediliyor. Washington'da yaşanan bu kritik oylama, yalnızca Başkan Trump'ın yetkilerini değil, ABD'de yürütme ve yasama organları arasındaki güç dengesine ilişkin tartışmaları da yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Önümüzdeki dönemde İran ile ilişkilerde yaşanacak gelişmelerin, Kongre'nin benzer düzenlemeleri tekrar değerlendirmesine zemin hazırlayabileceği ifade ediliyor.

ABD Senatosu Bankacılık Komitesi, Fed Başkanlığı için aday gösterilen ismi onayladı. Haber

ABD Senatosu Bankacılık Komitesi, Fed Başkanlığı için aday gösterilen ismi onayladı.

29 Nisan'da, Başkan Donald Trump'ın Federal Rezerv Başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh, Senato Bankacılık Komitesi'nde önemli bir prosedürel engeli aşarak, Beyaz Saray'ın dünyanın en güçlü merkez bankası üzerindeki etkisini artırma çabaları arasında, önümüzdeki ay Jerome Powell'ın yerini almaya bir adım daha yaklaştı. Senato Bankacılık Komitesi, Warsh'ın adaylığını 13'e 11'lik partizan bir oylama ile onaylayarak, adaylığı Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Senato'ya gönderdi. Nihai onay oylamasının, Powell'ın Fed Başkanı olarak görev süresinin 15 Mayıs'ta sona ermesinden hemen önce, 11 Mayıs'ta başlayan hafta içinde yapılması bekleniyor. Bu gelişme, Powell'ın Fed Başkanı olarak son politika toplantısıyla aynı zamana denk geldi. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), politika yönü konusunda komite içinde açık görüş ayrılıkları ortaya çıktığı için, 1992'den bu yana en tartışmalı oylamalardan birinde faiz oranlarını değiştirmeme kararı aldı. Başkan Trump, Warsh'ın maliyet düşürme önlemlerini uygulayacağına olan güvenini dile getirdi. 56 yaşındaki Warsh, 2006'dan 2011'e kadar Federal Rezerv Yönetim Kurulu'nda görev yaptı. Powell ise, kuruma karşı benzeri görülmemiş hukuki ihtilafları gerekçe göstererek, Fed Yönetim Kurulu'nda süresiz olarak Vali olarak görev yapmaya devam edeceğini söyledi. "Zamanı geldiğinde" istifa edeceğini de teyit etti. Vali olarak görev süresi Ocak 2028'e kadar devam edecek. Plana göre, Senato, Mayıs ortasında gerçekleşecek Fed liderlik geçişinden önce nihai oylamayı yapmak üzere önümüzdeki günlerde adaylığı görüşmeye devam edecek.

16 yıllık Orban iktidarı sona erdi: Mgyar Macaristan'ın yeni başbakanı Haber

16 yıllık Orban iktidarı sona erdi: Mgyar Macaristan'ın yeni başbakanı

DW Türkçe’nin haberine göre, kesin olmayan sonuçlara göre Trump'ın desteklediği Viktor Orban 16 yıl sonra iktidarı kaybetti; yeni başbakan Peter Magyar olacak. Oyların yüzde 50'si sayılmışken, Tisza Partisi'nin 45 yaşındaki lideri Peter Magyar başbakanlık koltuğuna oturmaya yakın görünüyor. TSİ 22:30 itibarıyla projeksiyonlar, 199 sandalyeli parlamentoya Tisza'nın 136, Orban'ın partisi Fidesz'in ise 56 vekil göndereceğine işaret ediyor. Önemli yasal düzenlemeleri yapabilecek çoğunluk için 133 sandalyeye ihtiyaç var. Tisza lideri Magyar, sosyal medya platformundan konuya ilişkin paylaşımda bulundu. Magyar, paylaşımında, “Başbakan Viktor Orban, az önce bizi arayarak zaferimizden dolayı tebrik etti.” ifadesini kullandı. Öte yandan, Başbakan Orban da düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Seçim sonucunun net ve acı olduğunun açık olduğunu belirten Orban, “Seçmenler bize ülkeyi yönetme sorumluluğunu ve imkanını vermedi. Kazanan partiyi tebrik ettim.” dedi. Orban, “Muhalefette de olsak Macar ulusuna ve vatanımıza hizmet etmeye devam edeceğiz.” diye konuştu. Seçimlere rekor seviyede katılım Oy kullanma işleminden önce yapılan son anketler Tisza'nın oyların yüzde 55 ila 57'sini elde edeceğini gösteriyordu. İlk sonuçların ardından Magyar Facebook'tan "Teşekkürler Macaristan" diye yazdı. Alman Spiegel dergisi de Orban'ın yenilgiyi kabul ettiğini, Magyar'ı telefonla arayarak zaferinden dolayı kutladığını aktardı. Orban döneminin sonunu getiren oylama, ülkenin kader seçimi olarak görülüyordu. Seçime katılım da buna paralel şekilde rekor düzeyde oldu. Sandıkların kapanmasına yarım saat kala, yaklaşık 8 milyon seçmenin yüzde 77'si oy kullanmıştı.

Bangladeş seçimleri sıkı güvenlik önlemleri altında gerçekleşiyor. Haber

Bangladeş seçimleri sıkı güvenlik önlemleri altında gerçekleşiyor.

Seçim, bir zamanlar müttefik olan partilerin oluşturduğu iki ittifak, Bangladeş Milliyetçi Partisi (BNP) ve İslamcı Cemaat-i İslami Partisi arasında bir hesaplaşma niteliğinde ve kamuoyu anketleri BNP'nin önde olduğunu gösteriyor. Bu arada, Hasina'nın Avami Ligi partisi yasaklandı ve kendisi Hindistan'da sürgünde kalmaya devam ediyor. Bangladeş Parlamentosu'ndaki 300 sandalye için, çoğu bağımsız aday da dahil olmak üzere 2.000'den fazla aday yarışıyor. Toplamda en az 50 parti seçimlere katılıyor ki bu ülke için bir rekor. Yaklaşık 128 milyon kişi seçmen kaydı yaptırdı ve bunların %49'u kadındı. Ancak sadece 83 kadın aday seçimlere katıldı. Başbakanlık için yarışan iki aday, BNP partisinden Tarik Rahman ve Cemaat partisinden Şafik Rahman'dır. Son yapılan bir anket, yolsuzluk ve enflasyonun seçmenler için en büyük endişe kaynağı olduğunu gösterdi. Seçim günü, Bangladeş'te seçim dönemi boyunca düzeni ve güvenliği sağlamak için ordu, donanma ve hava kuvvetlerinden 100.000'den fazla asker, yaklaşık 200.000 polis memuruna destek verecek. Seçim merkezleri 12 Şubat'ta sabah 7:30'da açıldı ve öğleden sonra 4:30'da kapandı. Seçim Komisyonu yetkililerine göre, oy sayımı kısa süre sonra başlayacak ve ilk sonuçların gece yarısı civarında ortaya çıkması ve sonuçların Cuma sabahına kadar netleşmesi bekleniyor. Hasina'nın devrilmesinin ardından kurulan geçici hükümetin başkanı, Nobel Barış Ödülü sahibi ekonomist Muhammed Yunus, bu hafta yaptığı açıklamada, "Bu seçim sıradan bir oylama değil" dedi. Seçimlere ek olarak, parlamentonun iki meclisli bir yasama organına dönüştürülmesi, kadın temsilinin artırılması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve başbakanın görev süresinin iki dönemle sınırlandırılması da dahil olmak üzere bir dizi anayasal reform konusunda referandum yapılacak. Bu seçim, 175 milyon nüfuslu bu ülkede siyasi istikrarın korunması için hayati önem taşıyor; zira protestolar aylarca süren huzursuzluğa ve dünyanın ikinci büyük ihracatçısı olan giyim sektörü de dahil olmak üzere kilit sektörlerin aksamasına neden oldu.

Cezayir parlamentosu, Fransız sömürge yönetimini suçlu ilan etti Haber

Cezayir parlamentosu, Fransız sömürge yönetimini suçlu ilan etti

Cezayir parlamentosu, Kuzey Afrika devletinin Fransa tarafından sömürgeleştirilmesini suç ilan eden ve özür ve tazminat talep eden bir yasayı oybirliğiyle kabul etti. Devlet televizyonunun bildirdiğine göre, yasa ayrıca sömürgeciliğin yüceltilmesini de suç kapsamına alıyor. Oylama, iki ülke arasındaki giderek gerginleşen diplomatik ilişkilerin son işareti olup, bazı gözlemciler ilişkilerin Cezayir'in 63 yıl önce bağımsızlığını kazanmasından bu yana en düşük seviyede olduğunu söylüyor. “Ulusal hafızamız silinemez” AFP’nin aktardığına göre milletvekilleri, oylama sırasında Cezayir bayrağının renklerinde eşarplar takarak “Yaşasın Cezayir” sloganları attı. Meclis Başkanı İbrahim Boughali, devlet ajansı APS’ye yaptığı açıklamada, yasanın “Cezayir’in ulusal hafızasının silinemeyeceği ve pazarlık konusu yapılamayacağına dair açık bir mesaj” taşıdığını söyledi. Yasa metninde Fransa’nın sömürge döneminde neden olduğu “trajediler” nedeniyle “yasal sorumluluk” taşıdığı vurgulanırken, “tam ve adil” tazminatın “Cezayir devleti ve halkının devredilemez hakkı” olduğu ifade edildi. Metinde ayrıca nükleer denemeler, yargısız infazlar, fiziksel ve psikolojik işkence ile kaynakların sistematik yağmalanması sömürge suçları arasında sayıldı. Tarihle hesaplaşma ve tazminat talebi Fransa’nın 1830’dan 1962’ye kadar süren sömürge yönetimi, toplu katliamlar, zorunlu sürgünler ve 1954-1962 arasındaki kanlı bağımsızlık savaşıyla sonuçlanmıştı. Cezayir, bu süreçte 1,5 milyon kişinin hayatını kaybettiğini belirtirken, Fransız tarihçiler ölü sayısını yaklaşık 500 bin olarak veriyor. Cezayirli milletvekilleri ayrıca, Fransız ordusunun 1830’da Cezayir’i işgal ettikten sonra sökerek Fransa’ya götürdüğü ve bugün Brest kentinde bulunan, “Baba Merzoug” olarak bilinen 16. yüzyıla ait bronz topun iadesini de talep ediyor. Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf, yasal bir çerçevenin iade sürecinin “bir lütuf ya da jest” olarak sunulmasının önüne geçeceğini söyledi.

TBMM Libya tezkeresini onayladı... TSK’nın Libya görevi 24 ay uzatıldı Haber

TBMM Libya tezkeresini onayladı... TSK’nın Libya görevi 24 ay uzatıldı

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Cumhurbaşkanlığı tezkeresiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin Libya’daki görev süresi 2 Ocak 2026’dan itibaren 24 ay daha uzatıldı. AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, tezkerenin askeri değil, stratejik ve tarihsel bir sorumluluk olduğuna vurgu yaptı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Libya’daki görev süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi kabul edildi. Oylama sonucunda, TSK’nın Libya’daki görev süresi 2 Ocak 2026 tarihinden itibaren 24 ay daha uzatılmış oldu. TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Genel Kurul’daki görüşmeler sırasında yaptığı konuşmada, Libya tezkeresinin bir askeri yetkilendirme konusu olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Oktay, “Türkiye’nin Libya’da ne işi var?” şeklindeki eleştirileri anlamsız bulduklarını ifade etti. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre, muhalefet partilerini eleştiren Oktay, Türkiye’nin güvenlik, dış politika ve tarihsel sorumluluklarını dikkate alarak hareket ettiğini söyledi. Türkiye’nin sınır komşularının ve bölgesel gelişmelerin iyi analiz edilmesi gerektiğini vurgulayan Oktay, Libya ile ilişkilerin 16. yüzyıla, Kanuni Sultan Süleyman dönemine kadar uzandığını hatırlattı. Oktay, Libya’nın yaklaşık 115 yıl öncesine kadar Osmanlı Devleti ile aynı siyasi çatı altında bulunduğunu belirterek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının Trablusgarp’ta verdiği mücadelenin, Türkiye’nin Libya’daki tarihsel sorumluluğunu açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi. “Mavi Vatan”ın Türkiye’nin öncelikleri arasında yer aldığını ifade eden Oktay, Türkiye’nin her zaman Libya halkının yanında durduğunu söyledi. Görüşmelerin tamamlanması sonrasında yapılan oylamada Cumhurbaşkanlığı tezkeresi Meclis çoğunluğunun oyuyla kabul edilerek yürürlüğe girdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.