Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ortadoğu Haberleri

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Ortadoğu Haberleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortadoğu Haberleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD’den İran’a Füze ve İHA Tesislerine Hava Saldırısı Haber

ABD’den İran’a Füze ve İHA Tesislerine Hava Saldırısı

ABD’den İran’a “Ağır” Hava Operasyonu Açıklaması Orta Doğu’da ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden yükseldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın bölgedeki Amerikan unsurlarını hedef almak amacıyla gerçekleştirdiği öne sürülen füze girişiminin ardından İran topraklarında Devrim Muhafızları Ordusu’na yönelik hava operasyonu düzenlendiğini duyurdu. CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, operasyonun 29 Temmuz Çarşamba günü ABD Doğu Yakası saatiyle 22.00’de tamamlandığı bildirildi. Açıklamada, saldırıların İran’ın askeri kapasitesini sınırlandırmayı ve bölgedeki Amerikan güçleri ile müttefiklerine yönelik tehditleri azaltmayı amaçladığı belirtildi. ABD tarafı, gerçekleştirilen operasyonu İran’ın füze saldırısı girişimine verilen doğrudan karşılık olarak nitelendirdi. Devrim Muhafızları’na Ait Kritik Tesisler Hedef Alındı CENTCOM açıklamasına göre ABD güçleri, İran içinde Devrim Muhafızları Ordusu’na ait onlarca hedefi vurdu. Operasyon kapsamında hedef alınan noktalar arasında şu unsurların bulunduğu bildirildi: Askeri komuta ve kontrol merkezleri, Balistik füze üretim ve destek tesisleri, İnsansız hava aracı (İHA) geliştirme ve üretim alanları, Kıyı gözetleme sistemleri, Deniz operasyonlarına yönelik askeri altyapılar. ABD yönetimi, saldırıların yalnızca mevcut tehdide karşı değil, İran’ın bölgedeki uzun vadeli askeri kapasitesini azaltmaya yönelik olduğunu savundu. Washington’a göre İran’ın füze, İHA ve deniz gücü alanındaki kapasitesi, Körfez bölgesindeki Amerikan birlikleri ve ticari deniz taşımacılığı açısından önemli bir tehdit oluşturuyor. İran’ın Füze Girişimi Krizi Tetikledi CENTCOM’un açıklamasına göre operasyonun nedeni, İran Devrim Muhafızları tarafından 28 Temmuz’da gerçekleştirildiği öne sürülen füze saldırısı girişimi oldu. ABD makamları, İran’dan Orta Doğu’daki Amerikan üslerine yönelik çok sayıda balistik füze fırlatıldığını ve bu füzelerin tamamının etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Washington yönetimi, bu girişimin ardından "güçlü ve caydırıcı bir yanıt" verileceğini duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da operasyon öncesinde yaptığı açıklamalarda İran’a yönelik sert mesajlar verdi. Trump, İran’ın Amerikan güçlerini hedef alması halinde çok ağır sonuçlarla karşılaşacağını belirterek, Tahran yönetimine yönelik askeri seçeneklerin masada olduğunu ifade etti. İran’da Patlama Sesleri Bildirildi ABD saldırılarının ardından İran medyasında ülkenin farklı bölgelerinde patlama seslerinin duyulduğuna ilişkin haberler yer aldı. İran merkezli bazı medya kuruluşları, özellikle Huzistan eyaletindeki Abadan çevresinde patlamalar yaşandığını aktardı. Bunun yanı sıra Buşehr bölgesi ve Fars eyaletindeki bazı askeri noktaların da hedef alındığı yönünde iddialar gündeme geldi. İran Devrim Muhafızları’na yakın sosyal medya hesaplarında ise saldırıların bölgedeki ABD üslerinden gerçekleştirildiği ileri sürüldü. Ancak söz konusu iddiaların bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadığı belirtildi. ABD’nin Orta Doğu’daki Askeri Varlığı Alarmda CENTCOM, Orta Doğu genelinde 50 binden fazla Amerikan askerinin görev yaptığını açıkladı. Bölgedeki ABD birliklerinin yüksek alarm seviyesinde olduğu ve yeni saldırı ihtimallerine karşı hazırlıkların sürdüğü bildirildi. ABD’nin özellikle Irak, Suriye, Körfez ülkeleri ve Doğu Akdeniz hattındaki askeri varlığı, İran ile yaşanan gerilimlerde kritik rol oynuyor. Uzmanlara göre İran ile ABD arasında doğrudan çatışma ihtimali, bölgedeki vekil güçler ve karşılıklı misilleme saldırıları nedeniyle son dönemde yeniden yükselmiş durumda. Gerilim Irak ve Körfez Bölgesine Yayılıyor ABD-İran hattındaki kriz yalnızca iki ülkeyle sınırlı kalmazken, Irak ve Körfez ülkeleri de gelişmelerin merkezinde yer aldı. Suudi Arabistan ve ABD'nin Irak'taki bazı silahlı gruplara yönelik operasyonlar gerçekleştirdiği bildirildi. Riyad yönetimi ayrıca ülkesindeki bazı enerji tesislerinin insansız hava araçlarıyla hedef alındığını duyurdu. Suudi Arabistan, saldırılardan İran ile bağlantılı olduğu belirtilen silahlı grupları sorumlu tuttu. İran’dan Ürdün’deki ABD Üslerine Saldırı İddiası Bölgedeki gerilimin bir diğer noktası ise Ürdün oldu. İran Devrim Muhafızları, Ürdün’de bulunan Amerikan üslerine yönelik füze saldırısı gerçekleştirdiğini açıkladı. Ürdün ordusu ise İran’dan gönderildiği belirtilen beş füzenin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Bu gelişme, İran-ABD geriliminin yalnızca iki ülke sınırlarında kalmayarak müttefik ülkeleri de içine alan daha geniş bir güvenlik krizine dönüşebileceği değerlendirmelerine neden oldu. ABD-İran Krizi Nereye Gidiyor? Son gelişmeler, Washington ile Tahran arasında doğrudan askeri çatışma riskinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu. ABD, İran’ın füze ve İHA kapasitesini hedef alarak caydırıcılık sağlamayı amaçladığını belirtirken, İran tarafının vereceği karşılık bölgedeki tansiyonun seyrini belirleyecek. Uzmanlar, özellikle Körfez’deki enerji tesisleri, ticari gemi rotaları ve ABD üslerinin önümüzdeki dönemde kriz açısından en kritik noktalar arasında yer alabileceğini değerlendiriyor. Orta Doğu’da artan askeri hareketlilik, petrol piyasaları ve küresel güvenlik dengeleri açısından da yakından takip ediliyor.

ABD’nin Hürmüz Operasyonunda “Hedeflerin Tükendiği” İddiası Haber

ABD’nin Hürmüz Operasyonunda “Hedeflerin Tükendiği” İddiası

ABD merkezli Axios haber sitesine konuşan iki kaynağa göre, CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, Trump yönetimine bölgedeki operasyonların hedef kapasitesini büyük ölçüde tükettiğini ve daha fazla bombardımanın stratejik hedeflere ulaşmada sınırlı katkı sağlayacağını bildirdi. CENTCOM’dan “Daha Fazla Saldırı Gerekmez” Değerlendirmesi İddiaya göre Amiral Cooper, ABD Başkanı Trump’a yaptığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı çevresindeki operasyonların İran’ın ticari gemilere yönelik saldırı kabiliyetini önemli ölçüde zayıflattığını belirtti. Kaynaklar, CENTCOM’un değerlendirmesine göre İran’ın deniz trafiğini hedef alma kapasitesinin büyük ölçüde baskılandığını ve operasyonların sürdürülmesinin tam kapsamlı bir bölgesel savaşa dönüşme riskini artırabileceğini ifade etti. ABD’li askeri yetkililerin, mevcut saldırıların belirlenen hedeflere ulaştığını ve bundan sonraki hava operasyonlarıyla elde edilecek ek kazanımların sınırlı kalacağını değerlendirdiği ileri sürüldü. Trump’ın Saldırıları Durdurma Kararı Haberde yer alan iddialara göre, saldırıları durdurma önerisi yalnızca askeri kanattan değil, Trump’ın sivil danışmanları tarafından da desteklendi. ABD Başkanı Donald Trump’ın yaklaşık iki hafta boyunca her gün Pentagon tarafından hazırlanan saldırı planlarını değerlendirdiği ve operasyonların Orta Doğu’daki yerel saatlere göre gece yarısı civarında gerçekleştirildiği belirtildi. Trump’ın cuma günü ABD ordusuna saldırıları durdurma talimatı verdiği ancak bu kararın geçici bir ateşkes mi yoksa daha uzun süreli bir duraklama mı olduğu konusunda net bir açıklama yapılmadığı ifade edildi. Diplomasi İçin Yeni Bir Süreç Başlayabilir Trump, Washington’da düzenlenen Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinde yaptığı konuşmada, İran’ın şu aşamada anlaşmaya hazır olmadığını düşündüğünü söylemişti. ABD saldırılarının durdurulması kararıyla aynı dönemde Umman’dan bir heyetin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda görüşmeler yapmak üzere Tahran’a gitmesi dikkat çekti. Umman, geçmişte olduğu gibi İran ile Batılı ülkeler arasındaki diplomatik temaslarda arabulucu rolü üstlenen ülkelerden biri olarak biliniyor. “Tüm Seçenekler Masada” Mesajı ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz ise Trump yönetiminin İran’a yönelik saldırılara ara vermesinin diplomatik görüşmelere fırsat tanıma amacı taşıdığını söyledi. Waltz, ABD Başkanı’nın hâlâ “tüm seçenekleri masada tuttuğunu” belirterek, diplomatik sürecin başarısız olması halinde farklı adımların değerlendirilebileceği mesajını verdi. Hürmüz Boğazı Krizi Küresel Endişe Yaratıyor Dünya enerji ticareti açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim, küresel piyasalarda da yakından takip ediliyor. Körfez bölgesindeki herhangi bir uzun süreli çatışmanın petrol taşımacılığı, enerji fiyatları ve uluslararası ticaret üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceği belirtiliyor. ABD’nin operasyonları durdurma kararı, askeri gerilimin azaltılması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilirken, İran ile Washington arasındaki diplomatik sürecin nasıl ilerleyeceği belirsizliğini koruyor. Önümüzdeki dönemde Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, İran’ın bölgesel politikaları ve ABD’nin yeni stratejisi, Orta Doğu’daki dengelerin şekillenmesinde belirleyici başlıklar olmaya devam edecek.

İran Lideri Mücteba Hamaney’den Hizbullah Mesajı: “Destek Stratejik Politikamızın Parçasıdır” Haber

İran Lideri Mücteba Hamaney’den Hizbullah Mesajı: “Destek Stratejik Politikamızın Parçasıdır”

ran Lideri Mücteba Hamaney, Lübnan Hizbullahı ve silahlı güçlerine yönelik desteğin İran’ın uzun vadeli stratejik politikalarının bir parçası olduğunu açıkladı. Hamaney, yayımladığı yeni mesajında Lübnan’ın toprak bütünlüğünün korunması ve İsrail saldırılarının tamamen sona erdirilmesinin İran açısından öncelikli şart olduğunu ifade etti. İran resmi medyasında yayımlanan mesaja göre Mücteba Hamaney, Lübnan Hizbullahı Genel Sekreteri ve örgüt üyelerine hitaben kaleme aldığı açıklamada, İran’ın önceki lider Ali Hamaney döneminde belirlenen siyasi çizginin sürdürüldüğünü belirtti. Hamaney, İran’ın Hizbullah ve bölgedeki silahlı gruplara desteğini yalnızca dönemsel bir politika olarak değil, ülkenin stratejik yaklaşımının temel unsurlarından biri olarak gördüğünü ifade etti. “Lübnan’ın Egemenliği Korunmalı” Mücteba Hamaney mesajında, İran hükümetinin Lübnan’ın egemenliğinin korunmasını ve İsrail’in saldırılarının sona ermesini, ABD ile yürütülen mutabakatın uygulanması için temel koşul olarak değerlendirdiğini belirtti. Hamaney’in açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “İran İslam Cumhuriyeti, Lübnan'ın toprak egemenliğinin korunmasını ve Siyonist rejimin saldırılarının tamamen ve koşulsuz biçimde sona ermesini, saldırgan Amerika Birleşik Devletleri ile yürütülen ve bu dayatılmış savaşı sona erdirmeyi amaçlayan mutabakatın ilk şartı olarak belirlemiştir.” İran yönetimi, uzun süredir Hizbullah’ı bölgesel politikalarının önemli unsurlarından biri olarak değerlendirirken, ABD ve İsrail ise Hizbullah’ın silahlı kapasitesini bölgesel güvenlik açısından tehdit olarak nitelendiriyor. İran-ABD Mutabakatı Tartışmaları İran ile ABD arasında Haziran 2026’da imzalandığı belirtilen mutabakat, iki ülke arasındaki gerilimi azaltmayı ve bazı başlıklarda müzakerelerin devam etmesini öngörüyordu. Anlaşma kapsamında ateşkes süresinin uzatılması ve İran’ın nükleer programına ilişkin görüşmelerin sürdürülmesi planlanmıştı. Mutabakatın önemli başlıklarından biri de Lübnan’daki çatışmaların sona erdirilmesi ve bölgede istikrarın sağlanmasıydı. Ancak daha sonra yaşanan karşılıklı saldırılar nedeniyle anlaşmanın geleceği belirsiz hale geldi. İran’ın Hürmüz Boğazı çevresindeki bazı askeri faaliyetleri ve ardından ABD’nin İran’a yönelik saldırıları, taraflar arasındaki tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla saldırıların durdurulduğu, İran’ın da bölgedeki saldırılarını askıya aldığı bildirildi. Hamaney’den ABD’ye Sert Eleştiri Mücteba Hamaney, daha önce yayımladığı açıklamalarda ABD yönetimine yönelik sert ifadeler kullanmıştı. İran Lideri, ABD Başkanı’nın daha önce imzalanan mutabakata ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak Washington’a yönelik güven eleştirisinde bulunmuştu. Hamaney, ABD’nin yeni bir çatışma başlatmaya çalışması halinde İran halkı ve “direniş cephesinin” buna karşılık vereceğini ifade etmişti. İran yönetiminin kullandığı “direniş cephesi” kavramı, İran’ın destek verdiği bölgesel müttefik grupları ifade etmek için kullanılıyor. Bu kapsamda Lübnan Hizbullahı, Irak ve Suriye’deki bazı silahlı gruplar ile Yemen’deki Husiler İran’ın bölgesel politikasının önemli unsurları arasında gösteriliyor. Anlaşmaya Dair Görüş Ayrılığı Mücteba Hamaney, İran ile ABD arasındaki mutabakatın imzalandığı dönemde anlaşmaya ilişkin bazı çekinceleri olduğunu da açıklamıştı. Hamaney, temel konularda farklı görüşlere sahip olduğunu ancak Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın ısrarı ve verdiği güvenceler nedeniyle sürece onay verdiğini belirtmişti. İran Lideri, Pezeşkiyan’ın Milli Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı olarak İran halkının haklarının ve “direniş cephesinin” çıkarlarının korunacağı yönünde güvence verdiğini ifade etmişti. Bölgesel Gerilim Yakından İzleniyor İran’ın Hizbullah’a yönelik desteğini yeniden vurgulaması, Orta Doğu’daki siyasi ve askeri dengeler açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Lübnan’daki güvenlik durumu, İsrail-Hizbullah hattındaki gelişmeler ve İran-ABD ilişkilerindeki gerilim, bölgedeki istikrar açısından kritik başlıklar olmaya devam ediyor. Uzmanlar, İran’ın açıklamalarının hem iç kamuoyuna hem de bölgesel aktörlere yönelik siyasi bir mesaj niteliği taşıdığını belirtirken, önümüzdeki dönemde diplomatik temasların ve sahadaki gelişmelerin belirleyici olacağını ifade ediyor.

ABD İran’ı yine vurdu Haber

ABD İran’ı yine vurdu

CENTCOM, ABD güçlerinin İran'daki askeri komuta merkezlerini, havasavunma sistemlerini ve füze sahalarını hedef alarak üst üste 9. akşam saldırılarını başarıylatamamladığını duyurdu. Açıklamada, saldırıların amacının, Tahran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik hertürlü saldırı düzenleme askeri kapasitesini zayıflatmak olduğu belirtildi. Komutanlığın açıklamasına göre saldırılar, dün Erbil saatiyle 22:00'de gerçekleştirildi. Buoperasyonda CENTCOM; "İran askeri komuta merkezleri, hava savunma ve kıyı gözetlemeistasyonları, deniz yetenekleri, füze ve İHA fırlatma rampaları ile ülkenin silahlı kuvvetlerineait iletişim ağları" dahil olmak üzere birçok farklı hedefi vurdu. CENTCOM, bu hedeflerin vurulmasındaki amacın, İran'ın uluslararası Hürmüz Boğazı'ndangeçen ticari gemileri ve sivil denizcileri tehdit etme "kapasitesini azaltmak" olduğunuvurguladı. Açıklamanın sonunda, ABD ordusunun, Silahlı Kuvvetler Başkomutanı'nın (ABD Başkanı)doğrudan talimatıyla İran'a yönelik saldırılarına devam edeceği ifade edildi. Ayrıca CENTCOM, “en üst düzeyde teyakkuz, hazırlık ve ölümcül yanıt verme kapasitesinde"kalmaya devam edileceğini yineledi. Trump: İran nükleer silahlara sahip olamayacak Başkan Donald Trump da ABD güçlerinin yakın zamanda Ortadoğu'da öldürülen Amerikanaskerlerinin anısına İran'ı çok sert bir şekilde vurduğunu söyledi ve İran'ın nükleer silahlarasahip olamayacağını yineledi. Trump, ABD askerlerinin hayatını kaybetmesinden dolayı kendisini "çok kötü" hissettiğinibelirterek, ABD'nin ülkeye düzenlenen son saldırıda İran'ı "yine çok sert" vurduğunu ekledi. Maryland'deki Joint Base Andrews'e ulaştıktan sonra gazetecilere konuşan Trump, “Bu geceonları yine çok sert vurduk ve bunu, öldürülen —iki değil— muhtemelen üç büyükvatanseverin anısına yaptık,” dedi. "Hürmüz Boğazı'nı biz kontrol ediyoruz" diyen Trump, İran'ın "hiçbir şeyi kontrol etmediğini"sözlerine ekledi. Trump, "Neler olacağını göreceğiz” diye konuştu. İran'ın ağır hasar aldığını belirten Trump, ülkenin nükleer silah edinmemesi gerektiğikonusundaki ısrarını sürdürdü. Trump, “Askeri olarak neredeyse her şeylerini kaybettiler. Ellerinde çok az şey kaldı. Bazıfüzeleri, bazı dronları ve biraz üretim kapasiteleri var ama çok değil. Bu yaptığımız çok dahabüyük bir iş. Eskiden onların belirli bir kapasiteye sahip olmasını engellemek için küçük bir işyapıyorduk. Şimdi ise bunu tamamen bitiriyoruz. Yani bu gerçekten aynı şey değil. Şu anyaptığımız şey, nükleer füzeye sahip olma ihtimallerini tamamensona erdirmek” diyekonuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.