SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ortadoğu

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Ortadoğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortadoğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ortadoğu coğrafyası son yıllarda, gerçekten sancılı, sıkıntılı ve karanlık günler yaşıyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ortadoğu coğrafyası son yıllarda, gerçekten sancılı, sıkıntılı ve karanlık günler yaşıyor

Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı (ICAPP) Kadın Kolu 9. Toplantısı, "Küresel Dönüşüm Çağında Kadın Liderliği" temasıyla İstanbul’da düzenlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ICAPP Kadın Kolları’nı Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti. Asya ülkelerinden kadın siyasi liderlerin yer aldığı kabulde, ICAPP Kadın Kolları Başkanı seçilen AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka, AK Parti’li bazı kadın milletvekilleri ve kadın kolları üyeleri ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de hazır bulundu. Kabulün ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katılımcılara yönelik bir konuşma yaptı. Erdoğan, "Asya genelinde kadınların siyasete ve karar alma mekanizmalarına katılımını güçlendirmek amacıyla, yürüttüğü anlamlı çalışmalarda ICAPP’e başarılar diliyorum. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı olarak yaklaşan yarım asra yakın siyasi hayatında kadınlarla birlikte yol yürümüş, yoldaşlık yapmış, dava arkadaşlığı yapmış bundan da her zaman iftihar etmiş, bir kardeşinizim. Bu sene 25. Kuruluş yıl dönümünü kutladığımız, AK Partimizin üzerinde yükseldiği sütunlardan bir tanesi de, kadın kollarımızdır. Kuruluşumuzdan beri girdiğimiz her sefer açık ara, ipi göğüslediğimiz tüm seçimlerde, en güçlü desteği kadınlardan gördük. Şunu bir kez daha tüm samimiyetimle söylemek istiyorum. Partimizin dünya siyaset literatürüne geçen başarılarında kadınları özel bir yeri oldu. Bu hareketi en fazla kadınlar bağrına bastı, ykadın8lar destekledi" diye konuştu. AK Parti’nin siyasi hareketinin içindeki kadınların rolüne değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti kadın kolları, Türkiye’nin en dinamik, ne donanımlı, en büyük kadın hareketi olarak, adını tarihe gururla yazdırdı. Kadınları siyasete aktif katılımını yürekten inanan devlet adamı olarak, ülkemiz adına Türk demokrasisi adına, bunlarla birlikte Türkiye’nin aydınlık geleceğine özellikle büyük onur duyarak, yoluna devam ediyor. Kadın kollarımızın öncülüğünde kadın sivil toplum kuruluşlarımızın güçlü desteği ile ülkemizdeki tüm kadınlar için tarihi nitelikli adımlar attık. Siyasette kadın temsil oranlarının arttırılmasından iş gücüne, kadına yönelik şiddetle mücadeleden hak ve özgürlük alanındaki reformlara pek çok alanda, ülkemizde büyük bir değişim gerçekleştirdik. Üzerinde titizlikle durduğumuz başlıklardan biri de, kadına yönelik şiddetin engellenmesiydi. Bu konudaki tavrımız şiddete sıfır tolerans olmuştur. 2012 yılında 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Dair Şiddetin Önlenmesine dair kanunu yürürlüğe koyduk. Daha sonra attığımız, çeşitli adımlarla kanunun uygulanmasını güçlendirdik. Öngörülen cezaları arttırdık, hassasiyetimizi çok net bir biçimde gösterdik. Bugün büyük bir memnuiyetle söylemek isterim ki, ülkemizde kadınlar her alanda daha çok iş, daha çok emek, daha çok katma değer üretiyor" dedi. Ortadoğu’da yaşanan savaş ve çatışmalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’nin de parçası olduğu, Ortadoğu coğrafyası son yıllarda, gerçekten sancılı, sıkıntılı ve karanlık günler yaşıyor. Savaşların ve sıcak çatışmaların biri bitmeden maalesef diğeri başlıyor. Bunun da yükünü genellikle kadınlar ve masum çocuklar çekiyor. İsrail’in Gazze’de acımasızca katlettiği 72 binden fazla sivilin kahir ekseriyeti kadınlar ve çocuklar. Komşumuz Suriye’de 13 buçuk yıl boyunca devam eden iç savaşta, en çok bedeli ödeyenler aynı şekilde kadınlar ve çocuklar oldu. Bir diğer komşumuz İran’ın maruz kaldığı saldırıların ilk kurbanı arasında kadınlar ve çocuklar bulunuyordu. Savaşın ilk günlerinde Minhap’ta bir okula düzenlenen hava saldırısında 165’in üzerinde masum çocuk, hayattan koparıldı. İsrail’in ateşkese rağmen lübnan’a karşı sürdürdüğü bombardıman ve işgal politikası yine en çok kadınlar ve çocukları mağdur ediyor. Bakınız, 2 Mart’tan bu yana israil’in sivil yerlere yönelik saldırıları sebebiyle 1.2 milyon Lübnanlı evlerine terk etmek mecburiyetinde kaldı. 1500’den fazla kardeşimiz aynı saldırılarda can verirken, 4700 kişi yaralandı. Ateşkesin ilan edildiği gün İsrail, 254 Lübnanlıyı barbarca katletti. Gözünü kin ve kan bürümüş soykırım şebekesi, her türlü insani değeri hiçe sayarak, hiçbir kural ve ilke tanımadan, günahsız kadınları ve yavruları, sivilleri öldürmeye, devam ediyor" şeklinde konuştu. İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırıma değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Elimizi vicdanımıza koyup, bu soruları kendimize cesaretle soralım. Sadece Filistinli mahkumlar için idam cezası getirmenin adı ‘Apartat’ değil midir, bunun adı hukukçu faşizme alet etmek değil midir? Hitler’in Yahudilere yönelik canavarca politikalarıyla, İsrail parlamentosunun büyük bir zafer edasıyla aldığı karar arasında özü itibariyle bir fark var mıdır? Bütün bunlar Filistin halkına karşı izlenen inkar, imha, baskı ve siyasi infaz politikalarının yeni bir tezahürü değil midir? Elbette bu yapılanlar ayrımcılıktır, ırkçılıktır, 1994 yılında Güney Afrika’da yıkılan ‘Apartat’ rejiminin daha beterini İsrail’de, uygulamaya geçirmek demektir" diye konuştu.

İslamabad görüşmeleri başlıyor: ABD heyeti Pakistan’da Haber

İslamabad görüşmeleri başlıyor: ABD heyeti Pakistan’da

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’i taşıyan "Air Force Two" uçağı bugün sabah saatlerinde İslamabad’a iniş yaptı. Bu ziyaret, 2011 yılından bu yana bir ABD Başkan Yardımcısı'nın Pakistan’a gerçekleştirdiği ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor. Heyette Vance’in yanı sıra Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, damadı ve başdanışmanı Jared Kushner ile CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper da yer alıyor. İran heyeti en üst düzeyde temsil ediliyor İran tarafı ise İslamabad’a Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf başkanlığındaki bir heyetle katılıyor. Heyette Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Ekber Ahmediyan ve Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Hemmati gibi kilit isimler bulunuyor. Görüşmelerin formatı: Hem doğrudan hem dolaylı Pakistan’ın arabuluculuğunda gerçekleştirilen ve "İslamabad Görüşmeleri" olarak adlandırılan müzakereler, yoğun güvenlik önlemleri altında gizli bir noktada yürütülüyor. Pakistanlı yetkililer, görüşmelerin hem doğrudan hem de dolaylı formatlarda yapılacağını ve müzakerelerin birkaç gün sürebileceğini belirtiyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, bu turu "kalıcı bir ateşkes arayışında kader anı" olarak nitelendirdi. Görüşmelere Pakistan tarafını temsilen Dışişleri Bakanı İshak Dar, Ordu Komutanı General Asım Münir ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Muhammed Asım Malik eşlik ediyor. Dünyanın gözü bu zirvede İki haftalık geçici ateşkes süreci devam ederken gerçekleşen bu zirve, bölgenin kaderini belirleyecek. Görüşmelerden çıkacak sonuç, Ortadoğu’nun topyekun bir savaşa mı sürükleneceğini yoksa kalıcı bir barış zeminine mi oturacağını tayin edecek. Heyette yer alan JD Vance’in geçmişte bir deniz piyadesi olarak 2005 yılında Irak’ta görev yapmış olması, bölgeyi yakından tanıyan bir isim olarak müzakerelerdeki profilini güçlendiriyor. Washington ve Tahran heyetlerinin bugün itibarıyla ilk temasları gerçekleştirmesi bekleniyor.a

Trump açıkladı: İran ile 2 haftalık ateşkes ilan edildi! Haber

Trump açıkladı: İran ile 2 haftalık ateşkes ilan edildi!

ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’ın arabuluculuğuyla İran ile 2 haftalık karşılıklı ateşkes ilan edildiğini duyurdu. Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı derhal ve tamamen açması şartıyla bombardımanların askıya alındığını açıkladı. Donald Trump, İran’a tanıdığı “saat 8:00” mühletinin dolmasına dakikalar kala yeni bir açıklama yaptı. Pakistan'ın arabuluculuk çağrısına olumlu cevap veren Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı açması şartıyla bu gece başlatılması planlanan yıkıcı saldırıyı iki haftalığına askıya aldığını duyurdu. Trump ayrıca İran'dan 10 maddelik bir barış teklifi aldıklarını ve "çift taraflı ateşkes" ilan edildiğini açıkladı. Donald Trump’ın açıklaması şöyle: "Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Mareşal Asım Münir ile yapılan görüşmelere dayanarak ve kendilerinin bu gece İran'a gönderilecek olan yıkıcı gücü bekletmemi talep etmeleri üzerine; İran İslam Cumhuriyeti'nin Hürmüz Boğazı'nı TAMAMEN, DERHAL ve GÜVENLİ BİR ŞEKİLDE AÇMAYI kabul etmesi şartıyla, İran'a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık bir süre için askıya almayı kabul ediyorum. Bu çift taraflı bir ATEŞKES olacaktır! Bunu yapmamızın nedeni, tüm askeri hedeflerimize zaten ulaşmış ve hatta onları aşmış olmamızdır; ayrıca İran ile uzun vadeli barış ve Ortadoğu'da barış konusunda kesin bir anlaşma yolunda çok mesafe katetmiş bulunmaktayız. İran'dan 10 maddelik bir teklif aldık ve bunun müzakere edilebilecek uygulanabilir bir zemin olduğuna inanıyoruz. Geçmişteki çeşitli ihtilaflı noktaların neredeyse tamamı üzerinde Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında mutabakat sağlandı, ancak iki haftalık süre anlaşmanın nihayete erdirilmesine ve tamamlanmasına olanak tanıyacaktır. Amerika Birleşik Devletleri adına, Başkan olarak ve aynı zamanda Ortadoğu ülkelerini temsil ederek, bu uzun vadeli sorunun çözüme bu kadar yaklaşmış olmasından onur duyuyorum. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim!”

Trump: İran operasyonunda sona yaklaştık, onları ‘Taş Devri’ne’ döndüreceğiz Haber

Trump: İran operasyonunda sona yaklaştık, onları ‘Taş Devri’ne’ döndüreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, "Destansı Öfke" adını verdikleri operasyonla İran'ın askeri gücünün büyük ölçüde yok edildiğini belirterek, "Önümüzdeki 2-3 hafta içinde onlara çok sert bir darbe indireceğiz ve onları ait oldukları yere, Taş Devri'ne geri göndereceğiz" dedi. Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlediği "Ulusa Sesleniş" konuşmasında, İran’a yönelik yürütülen askeri operasyonların gidişatı ve bölgenin geleceğine dair kritik açıklamalarda bulundu. İran'ı "dünyanın bir numaralı terör sponsoru" olarak nitelendiren Trump, ABD’nin stratejik hedeflerine ulaşmak üzere olduğunu ve Ortadoğu’nun artık daha özgür bir yer haline geldiğini savundu. “İran’ın askeri kapasitesi yerle bir edildi” Yaklaşık bir aydır devam eden ve "Destansı Öfke" (Epic Rage) olarak adlandırılan operasyonun sonuçlarını paylaşan Trump, İran ordusunun ağır darbe aldığını söyledi. Trump, "Bu akşam itibarıyla İran’ın deniz kuvvetleri yok edildi, hava kuvvetleri harabeye döndü. Devrim Muhafızları Ordusu’nun komuta zinciri ve kontrolü tamamen çökmüş durumda. Füze ve dron fırlatma platformları imha edildi; ellerinde çok az sayıda füze kaldı" ifadelerini kullandı. Operasyon kapsamında İran’daki nükleer tesislere yönelik B2 bombardıman uçaklarıyla saldırılar düzenlendiğini açıklayan Trump, "Tüm nükleer tesislerini yerle bir ettik. Artık İran’ın nükleer silaha sahip olma tehlikesi sona ermiştir" dedi. “Ortadoğu petrolüne ihtiyacımız yok” ABD’nin enerji bağımsızlığına vurgu yapan Trump, ülkesinin artık Ortadoğu petrolüne muhtaç olmadığını söyledi. ABD’nin Rusya ve Suudi Arabistan’dan daha fazla petrol ürettiğini hatırlatan Trump, şunları kaydetti: "Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrole ihtiyacımız kalmadı. Venezuela operasyonu sonrası enerji üretimimiz bizi tamamen bağımsız hale getirdi. Hürmüz Boğazı üzerinden petrol alan ülkeler, artık o geçidi kendileri korumalıdır. Biz müttefiklerimize yardım etmek için oradayız, petrol için değil." Müttefiklere teşekkür ve "Taş Devri" uyarısı Konuşmasında İsrail, Suudi Arabistan, Katar, BAE, Kuveyt ve Bahreyn’e destekleri için teşekkür eden Trump, bu ülkelerin zarar görmesine asla izin vermeyeceklerini vurguladı. İran rejimine yönelik sert mesajlarını sürdüren ABD Başkanı, "Biz rejim değişikliği peşinde değiliz ama gördüğünüz gibi liderlerinin çoğu artık hayatta değil. Eğer önümüzdeki haftalarda bir anlaşma sağlanmazsa, İran’ın tüm elektrik santrallerini vuracağız. Onları Taş Devri’ne geri göndereceğiz" uyarısında bulundu. Trump ayrıca, operasyonlarda hayatını kaybeden 13 ABD askerini anarken, İran rejiminin kendi halkına yönelik baskılarına da değinerek, "Bu rejim bugüne kadar 45 bin kendi vatandaşını katletti" iddiasını dile getirdi. Nükleer anlaşma ve Süleymani hatırlatması Eski Başkan Obama döneminde yapılan nükleer anlaşmayı "felaket" olarak nitelendiren Trump, ilk döneminde Kasım Süleymani’yi öldürerek büyük bir tehdidi bertaraf ettiklerini söyledi. Trump, "Eğer o yaşıyor olsaydı, bu akşam çok farklı bir senaryoyu konuşuyor olurduk" dedi. Donald Trump, İran halkına bir şans vermek istedikleri için şimdilik petrol tesislerini hedef almadıklarını ancak Tahran'ın tavrına göre tüm seçeneklerin masada kalmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

Pakistan: İslamabad’da masaya oturabilirler ABD ve İran bize güveniyor, Haber

Pakistan: İslamabad’da masaya oturabilirler ABD ve İran bize güveniyor,

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, Washington ve Tahran yönetimlerinin aralarındaki savaşı sona erdirmek için Pakistan’ın arabuluculuğuna ve sağlayacağı diyalog zeminine güvendiğini açıkladı. Pakistan’ın başkenti İslamabad, Ortadoğu’da bir ayı geride bırakan savaşı durdurmak amacıyla düzenlenen kritik bir dörtlü zirveye ev sahipliği yaptı. Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar; Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile bir araya geldi. “ABD ve İran İslamabad’da görüşebilir” Zirvenin ardından açıklama yapan İshak Dar, toplantıyı "oldukça verimli" olarak nitelendirdi. Dar, her iki tarafın (ABD ve İran) Pakistan’a olan güvenine dikkat çekerek şunları söyledi: "ABD ve İran’ın, diyalog zemini oluşturma konusunda Pakistan’a duydukları güvenden memnuniyet duyuyoruz. İslamabad, mevcut çatışmaya kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla önümüzdeki günlerde her iki taraf arasında yapılacak ciddi görüşmelere ev sahipliği yapmaya ve bu yolu açmaya hazırdır." Dörtlü zirveden ‘Savaşı Durdurun’ çağrısı İshak Dar, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır mevkidaşlarıyla; savaşın sadece ölüm ve yıkım getirdiği, Ortadoğu’daki gerilimin bir an önce kontrol altına alınması ve çatışmaların yayılmasının önlenmesi gerektiği konusunda mutabık kaldıklarını belirtti. Dar, bölge barışı için Pakistan’ın çabalarına destek veren Hakan Fidan ile Suudi ve Mısırlı mevkidaşlarına teşekkür etti. BM ve Çin’den destek, İran’a ‘saldırıları durdur’ talebi İshak Dar ayrıca BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile de telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini, her iki ismin de Pakistan’ın hamlelerine tam destek verdiğini bildirdi. Öte yandan Dar, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile de bir görüşme yaparak, Tahran’dan gerilimi düşürmesini ve özellikle Körfez ülkelerine yönelik füze ve dron saldırılarını durdurmasını talep etti. Trump ‘Müzakere var’ diyor, Tahran yalanlıyor Diplomatik trafik hızlanırken taraflardan çelişkili açıklamalar gelmeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde İran ile "çok verimli" görüşmeler yapıldığını ve bu nedenle enerji tesislerine saldırıları ertelediğini duyurmuştu. Buna karşın İranlı üst düzey askeri yetkililer, Washington ile herhangi bir resmi müzakere içinde olmadıklarını savunuyor. Hatemü’l Enbiya Karargahı Komutanı Ali Abdullahi, ABD’nin İran’da "bataklığa saplandığını" ve Trump’ın bu savaştan kurtulmak için üçüncü ülkeler üzerinden çıkış aradığını iddia etmişti. 28 Şubat’ta başlayan ve bölgeyi sarsan savaşın 31. gününde, İslamabad’daki bu diplomatik seferberliğin 6 Nisan mühleti öncesi somut bir ateşkesle sonuçlanıp sonuçlanmayacağı dünya kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

ABD Başkanı Trump, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirdiğini söyledi. Haber

ABD Başkanı Trump, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirdiğini söyledi.

İsrail'in Kanal 14'üne verdiği bir röportajda, Washington'un bu hayati öneme sahip boğazın kontrolünü ele geçirebilecek kapasitede olup olmadığı sorusuna Trump, "Evet, kesinlikle, bu zaten oluyor" şeklinde yanıt verdi. Hürmüz Boğazı, dünyanın petrol arzının beşte birinin geçiş güzergahıdır. ABD ordusunun açıklamasına göre, ABD Ortadoğu'ya on binlerce deniz piyadesi konuşlandırdı ve iki dalgadan ilki geçen Cuma günü bir amfibi hücum gemisiyle bölgeye ulaştı. ABD medyasının ABD'li yetkililere dayandırdığı haberlere göre, ABD Savaş Bakanlığı İran'da haftalarca sürecek kara operasyonlarına hazırlanıyor. Pentagon'un ayrıca kara kuvvetlerini de içerebilecek askeriseçenekleri değerlendirdiği bildiriliyor. ABD Başkanı ayrıca, İran'ın askeri operasyonlardan kaynaklanan ağır baskı nedeniyle bir anlaşmaya varmak konusunda gerçekten istekli olduğunu söyledi. Ona göre, Tahran'ın uğradığı zarar çok büyük ve bu da onları müzakere masasına oturmaktan başka çare bırakmıyor. Trump, "Bence bir anlaşma yapmak konusunda çok istekliler" dedi. 28 Şubat'tan bu yana ABD ve İsrail, İran'a aralıksız hava saldırıları düzenleyerek, o zamanki Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney de dahil olmak üzere 1.340'tan fazla kişinin ölümüne neden oldu. Buna karşılık İran, İsrail'in yanı sıra ABD askeri varlıklarına ev sahipliği yapan Ürdün, Irak ve Körfez ülkelerini hedef alan insansız hava aracı ve füze saldırıları başlattı.

Trump 'ın  İran’a kara harekatı masada, binlerce asker sevkiyatı gündemde Haber

Trump 'ın İran’a kara harekatı masada, binlerce asker sevkiyatı gündemde

Reuters haber ajansının üst düzey ABD'li yetkililere dayandırdığı özel haberine göre, Donald Trump yönetimi İran’a yönelik savaşta yeni bir aşamaya geçmeye hazırlanıyor. Haberde, binlerce Amerikan askerinin Ortadoğu’ya sevk edilmesinin ve İran topraklarında sınırlı veya kapsamlı kara operasyonlarının masada olduğu iddia edildi. İran ile 28 Şubat’ta başlayan savaşın 20’nci gününde Washington, askeri stratejisini hava saldırılarından kara operasyonlarına genişletmeyi tartışıyor. Reuters’a konuşan yetkililer, ABD’nin stratejik bölgeleri kontrol altına almak için kara gücü kullanabileceğini belirtti. Masadaki üç kritik hedef Reuters’ın raporuna göre, olası bir kara müdahalesinde öncelikli olarak üç bölgeye odaklanılacak: Hürmüz Boğazı kıyıları: Petrol tankerlerinin güvenli geçişini sağlamak amacıyla İran’ın kıyı şeridinde tampon bölgeler oluşturulması ve füze bataryalarının karadan etkisiz hale getirilmesi. Hark Adası: İran’ın petrol ihracatının %90’ının yapıldığı bu stratejik adanın tamamen kontrol altına alınması. Uzmanlar, adadaki altyapıyı tamamen yok etmenin maliyetli olacağını, bu nedenle "ele geçirip yönetmenin" daha mantıklı bir seçenek olarak görüldüğünü belirtiyor. Uranyum depoları: İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını güvence altına almak veya ABD’ye nakletmek. Bu operasyonun, Amerikan Özel Kuvvetleri (Special Forces) için en riskli ve karmaşık görev olacağı ifade ediliyor. Beyaz Saray: "Tüm seçenekler masada" Beyaz Saray’dan bir yetkili, kara harekatı konusunda henüz nihai bir kararın verilmediğini ancak Başkan Trump’ın bu opsiyonu seçenekler arasında tuttuğunu söyledi. ABD’nin temel hedeflerinin; İran’ın balistik füze kapasitesini sıfırlamak, donanmasını tamamen yok etmek, bölgesel vekil gruplarla bağını kesmek ve nükleer silah sahibi olmasını kalıcı olarak engellemek olduğu vurgulandı. Tulsi Gabbard: "Nükleer tesisler betonla mühürlendi" ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, yürütülen hava operasyonlarına ilişkin önemli bir detay paylaştı. Gabbard, İran’ın uranyum zenginleştirme programının ağır bombardımanlarla felç edildiğini ve yeraltı tesislerinin girişlerinin "özel mühimmatlarla betonlanarak kapatıldığını" açıkladı. CENTCOM’un 20 günlük savaş raporu ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM) tarafından yayımlanan güncel bilançoya göre, 28 Şubat’tan bu yana İran’a 7 bin 800 hava saldırısı düzenlendi. İran’a ait 120’den fazla savaş gemisi ve bot imha edildi. ABD tarafında şu ana kadar 13 asker hayatını kaybetti, yaklaşık 200 asker ise yaralandı. Siyasi riskler ve lojistik zorluklar Kara harekatı ihtimali, Donald Trump için büyük bir siyasi risk taşıyor. Seçim kampanyası döneminde "Ortadoğu’daki bitmeyen savaşlardan uzak durma" sözü veren Trump’ın, binlerce askeri İran topraklarına göndermesi kendi seçmen tabanında tartışmalara yol açabilir. Ayrıca, ABD’nin bölgedeki deniz gücü de lojistik aksaklıklarla karşı karşıya. Dev uçak gemisi USS Gerald Ford’un çıkan yangın nedeniyle tamir için Yunanistan’a gönderilmesi, ABD’nin Körfez’deki operasyonel kapasitesini geçici olarak kısıtlayan bir faktör olarak görülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.