Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Orta Doğu

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İranlı komutandan Trump’a sert mesaj: “Füzelerimizin büyük bölümü korunuyor” Haber

İranlı komutandan Trump’a sert mesaj: “Füzelerimizin büyük bölümü korunuyor”

Lübnan merkezli El-Mayadeen televizyonuna konuşan Nakdi, İran ile ABD arasındaki gerilime ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Nakdi, İran’ın olası yeni bir çatışmada farklı savaş yöntemlerine başvurabileceği uyarısında bulundu. “Füze kapasitemizin yüzde 90’ı korundu” Trump’ın İran’ın füze gücünün büyük oranda imha edildiği yönündeki sözlerini reddeden Nakdi, füze kapasitesinin yaklaşık yüzde 90’ının korunduğunu iddia etti. Önceki saldırılardan ders çıkardıklarını belirten Nakdi, yer üstündeki tesislerin hedef alınmasının ardından üretim ve depolama altyapısının yer altına taşındığını savundu. Nakdi, füze üretim hızlarının mevcut kullanım hızından daha yüksek olduğunu ileri sürerek, İran’ın askeri kapasitesini korumaya devam ettiğini söyledi. ABD’ye “asimetrik savaş” uyarısı İran’ın bugüne kadar yalnızca klasik savaş yöntemlerini kullandığını öne süren Nakdi, olası bir çatışmanın farklı boyutlara taşınabileceğini ifade etti. ABD’ye yönelik sert ifadeler kullanan Nakdi, asimetrik savaş yöntemlerinin devreye girmesi halinde çatışmanın yalnızca Orta Doğu ile sınırlı kalmayacağı tehdidinde bulundu. Wall Street ve Manhattan gibi sembolik noktaları da anarak, ABD’nin olası bir saldırının ağır sonuçlarıyla karşılaşabileceğini söyledi. “Savaş politikalarının arkasında ekonomik hesaplar var” iddiası Nakdi, Trump yönetiminin politikalarının arkasında Amerikan borsası ve petrol piyasalarına ilişkin ekonomik hesaplar bulunduğunu da iddia etti. İran hükümeti ile silahlı kuvvetlerinin uyum içinde hareket ettiğini savunan Nakdi, ülkesinin uluslararası baskılara rağmen caydırıcılık kapasitesinden vazgeçmeyeceğini ifade etti. Nakdi’nin açıklamaları, İran ile ABD arasındaki askeri ve siyasi gerilimin sürdüğü bir dönemde yeni bir karşılıklı restleşme olarak değerlendirildi.

Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF), İkinci Şans Projesi Bursa'da uygulanacak Haber

Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF), İkinci Şans Projesi Bursa'da uygulanacak

SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay liderliğinde gerçekleşen Bursa programında, kentin sağlık turizmindeki potansiyelinin uluslararası arenaya taşınması ve toplumsal kalkınmaya katkı sunacak projelerin yaygınlaştırılması hedeflendi. ÖMER KÜÇÜKKAYA BURSA İL TEMSİLCİSİ OLDU Bursa’daki çalışmaları etkinleştirmek ve sektör paydaşları arasında güçlü iş birlikleri kurmak amacıyla SATKOF Bursa İl Temsilciliği görevine Ömer Küçükkaya getirildi. Atama kararına ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Aysun Bay, Bursa’nın sağlık turizmi potansiyelini geliştirmek ve teşkilatı güçlendirmek adına yapılan atamanın hem kent hem de konfederasyon için hayırlı olmasını diledi. Bay, Ömer Küçükkaya’yı tebrik ederek görevinde başarılar diledi. ULUSLARARASI YATIRIMCILAR BURSA’YA YÖNLENDİRİLECEK Bursa programı kapsamında kamu yönetimiyle de temaslarda bulunan SATKOF heyeti, Bursa Valisi Erol Ayyıldız’ı ziyaret etti. Görüşmede, Bursa’nın zengin termal kaynakları ile gelişmiş sağlık altyapısının uluslararası yatırımcılara tanıtılması ele alındı. SATKOF’un özellikle Orta Doğu’daki temsilcilikleri aracılığıyla bağlantı kurduğu yatırımcı heyetlerini Bursa’ya yönlendirmeyi hedeflediği aktarıldı. Prof. Dr. Aysun Bay, Bursa’nın sağlık, termal turizm ve yatırım gücünü küresel ağlarla buluşturmaya kararlı olduklarını vurguladı. “İKİNCİ ŞANS PROJESİ” BURSA’DA UYGULANACAK SATKOF’un sosyal sorumluluk odaklı projeleri arasında yer alan “İkinci Şans Projesi”, Bursa’da da hayata geçirilecek. İzmir’de başlatılan proje; ceza infaz kurumlarındaki kadınlar ile denetimli serbestlik kapsamındaki bireylerin mesleki eğitim, üretim ve istihdama katılımını amaçlıyor. Projenin Bursa’da yerel yönetimler, kamu kurumları, eğitim kurumları ve özel sektör iş birliğiyle uygulanması planlanıyor. Prof. Dr. Aysun Bay, “Bir meslek, bir iş ve uzatılan doğru bir el, bir insanın hayatında gerçek bir ikinci şans olabilir” diyerek, Bursa’nın güçlü sanayi altyapısıyla bu projenin önemli merkezlerinden biri olacağını söyledi. SATKOF’un Bursa’da başlattığı yeni süreçle hem sağlık turizmi hem de sosyal fayda sağlayan projelerde büyümeyi hedeflediği belirtildi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu: Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır Haber

CHP lideri Kılıçdaroğlu: Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda SDG’nin silahlı yapılarının Suriye devletine entegrasyonu yönündeki gelişmelerin hem Suriye’nin geleceği hem de bölgenin huzuru açısından önemli olduğunu ifade etti. Suriye Kürtlerinin kimlikleri ile temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu, tüm etnik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği demokratik ve toprak bütünlüğünü koruyan bir Suriye’nin hem Türkiye’nin hem de bölge halklarının çıkarına olacağını vurguladı. Türkiye açısından da önemli bir fırsat doğduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Kürt meselesinin silah ve çatışma zemininden çıkarılarak demokratik siyaset, hukuk ve Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında çözülmesi gerektiğini dile getirdi. Türkiye’de yürütülen sürecin silahların tamamen bırakılması, terörün sona ermesi ve demokrasinin güçlenmesiyle sonuçlanmasını temenni etti. Kılıçdaroğlu, yıllar önce önerdiği Ortadoğu Barış ve İş Birliği Teşkilatı (OBİT) fikrini de hatırlatarak, Türkiye, İran, Irak ve Suriye öncülüğünde kurulacak bölgesel bir barış ve iş birliği yapılanmasının Orta Doğu’nun geleceği açısından tarihî bir ihtiyaç olduğunu söyledi. Orta Doğu’nun kaderini dış güçlerin değil, bölge halklarının ortak iradesinin belirlemesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, paylaşımında, Türkiye’nin kendi içinde barışı, demokrasiyi ve kardeşliği güçlendirmesi halinde bölgede de barışın öncüsü olabileceğini belirterek, Suriye’de istikrar, Filistin’de akan kanın durması, İran’a yönelik saldırıların sona ermesi ve bölgenin diplomasinin merkezi haline gelmesi çağrısında bulundu. Kılıçdaroğlu mesajını, “Türkiye, Orta Doğu’da savaşların tarafı değil, barışın kurucu gücü olmalıdır. Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır” sözleriyle tamamladı. Suriye’de kalıcı barış ve istikrar yolunda atılan adımları memnuniyetle karşılıyorum. SDG’nin silahlı yapılarının Suriye devletine entegrasyonu yönündeki gelişmeler, yalnızca Suriye’nin geleceği açısından değil, bölgemizin huzuru ve güvenliği açısından da büyük önem… — Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) August 26, 2026

ABD’li Büyükelçi Barrack’tan DSG Mesajı: “Tek Ordu, Tek Hükümet, Tek Devlet” Haber

ABD’li Büyükelçi Barrack’tan DSG Mesajı: “Tek Ordu, Tek Hükümet, Tek Devlet”

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunu “tarihi bir dönüm noktası” olarak değerlendirdi. Barrack, Kürtçe eğitimin tanınması ile Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’e Şam yönetiminde verilecek rollere de dikkat çekti. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Suriye’de DSG ile merkezi yönetim arasında yürütülen entegrasyon sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Barrack, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, DSG’nin Suriye devlet kurumlarıyla bütünleşmesini ve Kürt halkının haklarının tanınmasına yönelik adımları Washington yönetiminin desteklediğini belirtti. Barrack: “Tarihi bir an” Suriye’de yaşanan gelişmeleri ABD Başkanı’nın Orta Doğu vizyonuyla ilişkilendiren Barrack, DSG’nin devlet kurumlarına entegrasyon sürecini önemli bir gelişme olarak nitelendirdi. Barrack, “Kesinlikle tarihi bir an” ifadesini kullanarak, DSG’nin Suriye devlet yapısına düzenli şekilde dahil edilmesinin geçmişteki bölünmeleri aşma açısından önemli olduğunu belirtti. ABD’li diplomat, sürecin Suriye halkına ülkenin ortak geleceğini şekillendirme imkanı sağlayacağını ifade etti. Kürtçe eğitim ve Şam yönetimindeki roller Barrack, açıklamasında Kürtçe eğitimin tanınmasına da özel olarak değindi. Kürtçenin eğitim dili olarak kabul edilmesinin yanı sıra DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Kürt siyasetçi İlham Ahmed’in Suriye hükümeti içerisinde önemli görevler üstlenmesini desteklediğini belirten Barrack, bu gelişmelerin Kürtlerin bölgesel istikrara katkılarının kabulü anlamına geldiğini söyledi. Barrack, geçmişte yaşanan ayrılıkların gelecekte ortak hedeflere dönüşebileceği mesajını verdi. “Kazanan ve kaybeden yok” Suriye'nin egemenliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Barrack, entegrasyonun tarafların karşılıklı mutabakatıyla gerçekleşmesinin önemine dikkat çekti. Gerçek entegrasyonun bir tarafın kazanıp diğerinin kaybetmesi anlamına gelmediğini belirten Barrack, farklı görüşlere sahip tarafların diplomatik çözüm yoluyla ortak bir devlet yapısını güçlendirebileceğini ifade etti. ABD’li temsilci açıklamasını “Tek ordu, tek hükümet, tek devlet” vurgusuyla tamamladı. Washington’dan entegrasyon sürecine destek Tom Barrack’ın açıklaması, Şam yönetimi ile DSG arasında yürütülen entegrasyon görüşmelerine ABD'nin yaklaşımına ilişkin dikkat çeken mesajlar içeriyor. Açıklamada özellikle Suriye'nin toprak bütünlüğü ve merkezi devlet yapısının güçlendirilmesi, Kürtlerin haklarının tanınması ve DSG unsurlarının devlet kurumlarına dahil edilmesi başlıkları öne çıktı. Barrack’ın değerlendirmeleri, Şam'daki müzakerelerin yalnızca Suriye içindeki taraflar açısından değil, ABD açısından da yakından takip edildiğini ortaya koydu.

International Data Corporation’ın (IDC) verilerine göre HONOR En Hızlı Büyüyen  Android Markası Oldu Haber

International Data Corporation’ın (IDC) verilerine göre HONOR En Hızlı Büyüyen  Android Markası Oldu

Uluslararası araştırma kuruluşu International Data Corporation’ın (IDC) verilerine göre HONOR, 2026 yılının ilk yarısında küresel akıllı telefon sevkiyatlarını yıllık bazda yüzde 9 artırarak dünyanın en hızlı büyüyen lider Android markası oldu. Küresel büyümesini farklı bölgelere taşıyan HONOR; Afrika’da yüzde 53, Orta Doğu’da yüzde 35 ve Güneydoğu Asya’da yüzde 15 büyüme kaydetti. Küresel yapay zeka cihaz ekosistemi şirketi HONOR, 2026 yılının ilk yarısında global akıllı telefon pazarındaki büyümesini sürdürdü. Uluslararası araştırma kuruluşu International Data Corporation’ın (IDC) verilerine göre HONOR, yılın ilk altı ayında küresel sevkiyatlarını geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9 artırdı. Bu sonuçla marka, dünya genelinde sevkiyat bazında en hızlı büyüyen lider Android markası olurken aynı zamanda yıllık büyüme kaydeden tek Çinli Android akıllı telefon üreticisi olarak öne çıktı. HONOR’un küresel performansına Orta Doğu, Afrika ve Güneydoğu Asya pazarlarındaki güçlü büyüme oranları eşlik etti. HONOR, farklı pazarlarda genel daralma eğiliminin aksine sevkiyatlarını artırırken bazı önemli kategorilerde de liderliğe ulaştı. Orta Doğu’daki daralmaya rağmen yüzde 35 büyüdü Omdia verilerine göre Orta Doğu akıllı telefon pazarındaki sevkiyatlar 2026 yılının ilk yarısında yıllık bazda yüzde 13 geriledi. HONOR ise aynı dönemde yüzde 35 büyüyerek bölgedeki önde gelen markalar arasında büyüme kaydeden tek marka oldu. Pazar payı sıralamasında iki çeyrek üst üste bölgenin en büyük iki akıllı telefon markası arasında yer alarak Orta Doğu’daki konumunu korudu. Afrika’da yüzde 53’lük büyüme HONOR, 2026 yılının ilk yarısında Afrika pazarındaki güçlü performansını da sürdürdü. Akıllı telefon sevkiyatlarını yıllık bazda yüzde 53 artıran marka, açıklanan bölgesel sonuçlar içinde en yüksek büyüme oranını Afrika’da kaydetti. Bu performans, HONOR’un farklı kullanıcı ihtiyaçlarına ve fiyat segmentlerine yönelik ürün portföyüyle gelişmekte olan pazarlardaki varlığını güçlendirdiğini ortaya koydu. Güneydoğu Asya’da lider Omdia verilerine göre Güneydoğu Asya akıllı telefon pazarı 2026 yılının ilk yarısında sevkiyatlarda düşüş yaşadı. HONOR ise pazarın daraldığı bu dönemde yüzde 15 büyüyerek bölgedeki lider üreticiler arasında en yüksek büyüme oranına ulaştı. HONOR ayrıca 2026’nın ikinci çeyreğinde Malezya ve Filipinler gibi bölgenin önemli pazarlarında en hızlı büyüyen lider marka oldu. Katlanabilir telefonlarda yüzde 50’nin üzerinde pazar payı HONOR’un bölgedeki büyümesine katlanabilir akıllı telefon kategorisindeki performansı da katkı sağladı. IDC verilerine göre HONOR; Malezya, Singapur ve Hong Kong’un da aralarında bulunduğu önemli pazarlarda katlanabilir akıllı telefon kategorisinde yüzde 50’nin üzerinde pazar payına ulaşarak ilk sırada yer aldı.

Bahçeli: Türkiye’nin sabrını sınamayın Haber

Bahçeli: Türkiye’nin sabrını sınamayın

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail’in 18 Ağustos’ta Suriye’nin İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırısına ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Bahçeli, saldırının Suriye’nin toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini belirterek İsrail yönetiminin bölgesel güvenlik açısından giderek daha büyük bir tehdit oluşturduğunu savundu. Bahçeli, Türkiye’nin İsrail’le savaş arayışında olmadığını ancak ülkenin egemenlik haklarının ihlal edilmesine ve milli güvenliğine yönelik tehditlere de kayıtsız kalmayacağını vurguladı. “TÜRKİYE’NİN SABRINI SINAMAKTAN VAZGEÇİN” İsrail’in Suriye sahasındaki faaliyetleri, Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlamaya yönelik girişimleri ve bölgesel parçalanmayı teşvik eden politikalarının yakından takip edildiğini belirten Bahçeli, İsrail yönetimine şu mesajı verdi: “Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan ve ülkemizin millî güvenlik alanlarına müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden vazgeçilmelidir.” Bahçeli, Türkiye’nin barış iradesinin zafiyet, itidalinin ise acziyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ VURGUSU Suriye’nin etnik, dini ve mezhepsel fay hatları üzerinden parçalanmasına yönelik girişimlerin bölgeyi daha büyük bir istikrarsızlığa sürükleyeceğini belirten Bahçeli, Suriye’nin güçlü, egemen ve toprak bütünlüğünü koruyan bir devlet yapısına kavuşmasının bölge ülkelerinin yararına olduğunu kaydetti. Bahçeli, İsrail’in Suriye’de kalıcı işgal alanları oluşturmasının, fiili sınırları değiştirmesinin veya tampon bölgeleri genişletmesinin Türkiye açısından kabul edilemez olduğunu bildirdi. “İSRAİL’İN ETKİSİZLEŞTİRİLMESİ ZORUNLULUK” İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesinin ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğini savunan Bahçeli, bunun İsrail devletinin veya halkının ortadan kaldırılması anlamına gelmediğini; uluslararası hukuka aykırı politikaların siyasi, ekonomik, diplomatik ve hukuki araçlarla sınırlandırılması gerektiğini belirtti. Bahçeli ayrıca İsrail’e yönelik uluslararası yaptırım mekanizmalarının işletilmesi, ekonomik ve diplomatik baskının artırılması ve İsrail’e koşulsuz destek veren ülkelerin politikalarını gözden geçirmesi çağrısında bulundu. ORTA DOĞU İÇİN YENİ GÜVENLİK MİMARİSİ ÖNERİSİ Bahçeli açıklamasında, bölgesel barışın sağlanması amacıyla bir dizi öneri de sıraladı. Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki iş birliğinin genişletilmesini savunan Bahçeli, daha kapsamlı bir “İslam Barış Gücü” oluşturulmasını önerdi. Ayrıca ABD, Rusya, Çin ve Avrupa Birliği’nin dahil olacağı bir “Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi” kurulmasını, Birleşmiş Milletler himayesinde Ortadoğu Güvenlik ve Barış Konferansı düzenlenmesini ve bölgesel güvenlik ilkelerini ortaya koyacak bir “Ankara Deklarasyonu” yayımlanmasını teklif etti. Bahçeli, ateşkeslerin denetlenmesi için BM çatısı altında uluslararası gözlem misyonu kurulması ve kalıcı diplomatik temas sağlayacak bir “Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu” oluşturulması gerektiğini de ifade etti. FİLİSTİN İÇİN İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM ÇAĞRISI Filistin meselesinin Orta Doğu’daki güvenlik mimarisinin merkezinde bulunduğunu belirten Bahçeli, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulmasını ve iki devletli çözümün uluslararası toplum tarafından desteklenmesini savundu. Bahçeli, İsrail’in Gazze, Suriye ve Lübnan’daki faaliyetlerinin yanı sıra İran’la yaşanan gerilim, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs eksenindeki gelişmelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Açıklamasının sonunda İsrail’e yönelik sert mesajını yineleyen Bahçeli, Türkiye’nin egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında geri adım atmayacağını belirtti. Bahçeli, “Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur” ifadelerini kullandı.

ABD’den Gazze Açıklaması: “21 Maddelik Barış Planının Tam Uygulanmasında Kararlıyız” Haber

ABD’den Gazze Açıklaması: “21 Maddelik Barış Planının Tam Uygulanmasında Kararlıyız”

ABD Dışişleri Bakanlığı, Gazze’de ateşkes ve kalıcı barış hedefiyle hazırlanan 21 maddelik planın eksiksiz uygulanması konusunda kararlı olduklarını açıkladı. Bakanlık ayrıca Gazze’de görev yapması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü için finansman sağlanmasına yönelik Kongre bildiriminde bulunulduğunu duyurdu. ABD Dışişleri Bakanlığı, Gazze’de barış ve güvenliğin sağlanmasına yönelik 21 maddelik planın uygulanmasına ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Bakanlık Sözcüsü Tommy Pigott, New York Times’a yaptığı değerlendirmede, İsrail tarafından gelen plana yönelik farklı açıklamalara rağmen Washington yönetiminin söz konusu planın uygulanması konusunda kararlı olduğunu belirtti. Pigott, ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konulan 21 maddelik Gazze barış planının tam olarak hayata geçirilmesini istediklerini ifade etti. Uluslararası İstikrar Gücü planın önemli parçası ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Gazze’de güvenlik ve istikrarın sağlanabilmesi açısından Uluslararası İstikrar Gücü'nün planın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Washington yönetiminin bu gücün oluşturulması ve görev yapabilmesi için gerekli adımları atmayı sürdürdüğünü belirten Pigott, finansman konusunda da Kongre sürecinin başlatıldığını açıkladı. Kongreye finansman bildirimi yapıldı Pigott, ABD Dışişleri Bakanlığının Uluslararası İstikrar Gücü'ne finansman sağlama niyetini içeren resmi bildirimi 31 Temmuz'da Kongreye gönderdiğini belirtti. Söz konusu tarih, Trump yönetimindeki Barış Kurulunun Hamas'ın silahsızlandırılması ve İsrail güçlerinin Gazze’den çekilmesine ilişkin bir anlaşmaya varıldığını duyurduğu döneme denk geldi. ABD yönetiminin bu adımı, Gazze’de güvenliğin sağlanması ve barış planının uygulanması için uluslararası bir mekanizma oluşturma çabasının parçası olarak değerlendiriliyor. Netanyahu’nun açıklamaları sürecin geleceğine ilişkin soru işaretleri oluşturdu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun söz konusu plana karşı çıkan açıklamalarının ardından sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin belirsizlik ortaya çıktı. ABD yönetimi ise planın uygulanması yönündeki tutumunu sürdürüyor. Trump'ın damadı ve özel temsilcisi Jared Kushner da planla ilgili destek oluşturmak amacıyla bu hafta Orta Doğu temaslarında bulundu. Kushner, Mısır’da Hamas yöneticileriyle, Kudüs’te ise Netanyahu ile görüşmeler gerçekleştirdi.

Trump’tan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na destek: “Büyük ve cesur bir ilk adım” Haber

Trump’tan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na destek: “Büyük ve cesur bir ilk adım”

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ndan memnuniyet duyduğunu açıkladı. Trump, anlaşmanın Orta Doğu ülkeleri arasındaki birlikteliği güçlendireceğini ve tarafların kendilerini daha etkili savunmalarına katkı sağlayacağını belirtti. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda üç ülkenin liderlerini tebrik ederek anlaşmayı “büyük, cesur ve önemli bir ilk adım” olarak nitelendirdi. “Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamış olmasından büyük mutluluk duyuyorum. Bu durum Orta Doğu'nun nasıl bir araya geldiğini ve ülkelerin nihayet kendilerini nasıl daha etkili bir şekilde savunabileceklerini gösteriyor. Adı geçen üç ülkenin büyük liderlerini tebrik ediyorum. Bu büyük, cesur ve önemli bir ilk adım. İnanılmaz” “Orta Doğu’nun nasıl bir araya geldiğini gösteriyor” Trump, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın anlaşmayı imzalamasının bölgesel açıdan önemli bir gelişme olduğunu belirterek, bunun Orta Doğu’daki ülkelerin daha güçlü bir savunma iş birliği kurduğunu gösterdiğini ifade etti. 7 Ağustos’ta imzalanan anlaşma, üç ülke arasında ortak savunma ve askeri koordinasyonu güçlendirmeyi amaçlıyor. Anlaşmanın temel unsurlarından biri, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yönelik saldırı olarak değerlendirilmesi. Anlaşma genişlemeye açık Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın yalnızca üç ülkeyle sınırlı kalmayabileceği belirtiliyor. Türkiye, anlaşmanın yeni katılımlara açık olduğunu daha önce açıklamış ve Mısır'ın ilerleyen dönemde olası katılımını gündeme getirmişti. Trump’ın açıklaması, Washington’ın söz konusu savunma iş birliğine yönelik olumlu yaklaşımını ortaya koyması açısından dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmelidir” Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmelidir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Londra merkezli Şarku'l Avsat gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ghassan Charbel’e verdiği mülakat İngilizce ve Arapça olarak yayımlandı. Mülakatta Türkiye’nin bölgesel güvenlik ve istikrara ilişkin yaklaşımı öne çıkarken, Erdoğan’ın özellikle Mekke Ortak Savunma Anlaşması üzerinden bölge ülkelerinin kendi güvenlik mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğine yönelik mesajları dikkat çekti. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vurguladığı “Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmelidir” anlayışının, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında atılan adımın temel yaklaşımını oluşturduğu belirtildi. “BİRİMİZİN GÜVENLİĞİ HEPİMİZİN GÜVENLİĞİDİR” Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın herhangi bir ülkeyi hedef alan bir bloklaşma olmadığı, aksine barış, istikrar, dayanışma ve kolektif caydırıcılığı esas alan stratejik bir iradeyi temsil ettiği ifade edildi. Türkiye’nin bölgesel vizyonunda dışarıdan dayatılan çözümler yerine bölgesel sahiplenmenin, gerilim yerine diplomasinin, çatışma yerine diyaloğun ve ayrışma yerine iş birliğinin öne çıktığı vurgulandı. Körfez’den Hürmüz’e, Lübnan’dan Suriye’ye uzanan geniş coğrafyada Türkiye’nin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıyı esas alan bir bölgesel düzeni savunduğu belirtildi. Açıklamada, güvenlik, kalkınma ve refahın birlikte güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilirken, Türkiye’nin bölgesinde edilgen bir aktör olmadığı, barışın tesisi için inisiyatif alan ve sorumluluk üstlenen bir ülke olduğu ifade edildi. Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonun, Orta Doğu’nun geleceğinin çatışma ve istikrarsızlık yerine barış, kardeşlik, egemenlik ve ortak gelecek iradesiyle şekillenmesi çağrısı taşıdığı belirtilerek, Türkiye’nin bölgesel ve küresel barış için yapıcı diplomasi yürütmeyi sürdüreceği kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.