Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Orman Yangınları

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Orman Yangınları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orman Yangınları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Tamay’dan Türkiye’ye örnek “Yeşil Kalkan” projesi Haber

CHP’li Tamay’dan Türkiye’ye örnek “Yeşil Kalkan” projesi

CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı mimar Erkut Tamay, Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslenerek, orman yangınlarıyla mücadele stratejisinin sadece yangın sonrası müdahaleye değil, yangın öncesinde kurulacak kapsamlı bir su altyapısına odaklanması gerektiğini ifade etti. Yanan her orman alanının yalnızca ağaç kaybı anlamına gelmediğini, aynı zamanda geleceğimize, doğal ekosisteme zarar verdiğini ve bölgedeki canlı türlerinin yok olmasına yol açtığını belirten Tamay, yangınların ayrıca tarım ve hayvancılıkla geçinen vatandaşları maddi ve manevi olarak derinden etkilediğini vurguladı. Bugüne kadar hayata geçirilen tüm tedbirlere, getirilen yasaklara ve yangınlarla mücadeledeki yoğun mesailere rağmen kayıpların önlenemediğine dikkat çeken Tamay, mevcut önlemlerin ötesinde, ormanların içinde yangın anında hızlıca kullanılabilecek, güvenilir ve sürekli bir su altyapısının oluşturulmasının kritik önem taşıdığını belirtti. Tamay, “Yangın meydana geldikten sonra suyu kilometrelerce öteden taşımaya çalışmak yerine, suyu riskli bölgelere önceden ulaştırmalıyız. Ormanlar içerisinde kurulacak yangın suyu hatları ve stratejik hidrant noktaları, ilk müdahalenin hızını ve verimliliğini ciddi oranda artıracaktır” şeklinde konuştu. TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI İzmir’in yangın riski yüksek ormanlık bölgelerinden seçilecek 100 kilometrekarelik bir pilot sahada ortak bir “Mobil Orman Yangın Suyu Ağı” kurulmasını teklif eden CHP'li Tamay, projenin başta Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle hayata geçirilebileceğini ifade etti. Tamay, “Bu çalışma tek bir kurumun üstlenebileceği bir iş değildir. Tarım ve Orman Bakanlığımızı, Orman Genel Müdürlüğümüzü ve Büyükşehir Belediyesi öncülüğündeki tüm yerel yönetimlerimizi ortak bir masada buluşmaya davet ediyorum. Orman yangınları siyasetin üzerinde, ortak bir meseledir” dedi. Tamay’ın sunduğu öneriye göre, ilk aşamada İzmir’in yüksek riskli bölgelerinden 100 km²’lik bir alan belirlenecek. Bu pilot bölgede yaklaşık 50 kilometre uzunluğunda basınçlı yangın suyu hattı, 150 adet stratejik yangın hidrantı, 10 tane 500 metreküplük su rezervuarı ve 30 adet hızlı su alma noktası inşa edilecek. İtfaiye ve orman ekiplerinin araçlarıyla kolayca ulaşabileceği noktalara yangın su muslukları (hidrantlar) yerleştirilecek. İZMİR’İN DENİZİ DE SİSTEME DAHİL EDİLECEK Projenin en dikkat çeken noktalarından biri, deniz suyunun da yangınla mücadele sistemine entegre edilmesi. İzmir’in geniş kıyı şeridinin ve denize yakın ormanlarının büyük bir avantaj olduğunu kaydeden Tamay, “Kıyı bölgelerindeki ormanlarımızda deniz suyundan faydalanabiliriz. İç kesimlerde ise göletler, rezervuarlar ve diğer uygun su kaynaklarını değerlendirebiliriz. İzmir’in coğrafi yapısına uygun çözümler üretmeliyiz” dedi. Kıyı bölgelerinde denizden su alma ve pompalama istasyonları kurarak, suyun yangın rezervuarlarına ve hidrant sistemine aktarılmasını planlayan Tamay, arazözlerin su ikmali için kat ettiği uzun mesafelerin ciddi zaman kaybına yol açtığını belirterek, “Yangının ilk dakikaları hayati önem taşır. Arazözün suyu tükendiğinde kilometrelerce uzağa su aramaya gitmesini beklemek yerine, suyu stratejik noktalarda hazır tutmalıyız” değerlendirmesinde bulundu. Projeyle birlikte hidrantların sadece birer vana değil, akıllı bir sistemin parçası olarak çalışması hedefleniyor. Her hidrantın konumu, su basıncı ve doluluk durumu merkezi bir sistemden izlenecek; ekipler dijital sistem üzerinden en yakın su kaynağını anlık olarak görebilecek. 100 kilometrekarelik bu pilot uygulama için yaklaşık 250 milyon TL’lik bir yatırım maliyeti öngörülüyor. CHP'li Tamay, kesin rakamların saha etütleri, teknik projeler ve ihale süreçlerinden sonra netleşeceğini belirterek, pilot uygulamanın başarıya ulaşması durumunda sistemin İzmir’in diğer riskli alanlarına ve Türkiye’nin benzer risk taşıyan diğer kentlerine yaygınlaştırılabileceğini söyledi ve şöyle ekledi: "Bir orman yüz yılda yetişiyor ancak birkaç saat içinde yanıp kül oluyor. Yangın sonrası müdahale etmek zorundayız fakat asıl görevimiz yangın öncesi hazırlığı tamamlamaktır. Gelin, İzmir’de 100 kilometrekarelik bir pilot bölge belirleyelim ve suyu ormana taşıyalım. Başarılı olacağına inandığım bu projeyi daha sonra tüm Türkiye’ye yayalım. Yangın anında su aramayalım; suyu yangından önce hazır hale getirelim".

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: Ülkemiz genelinde 138’i orman dışında olmak üzere 218 yangına müdahale edildi. Haber

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: Ülkemiz genelinde 138’i orman dışında olmak üzere 218 yangına müdahale edildi.

Açılış törenine katılan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, hem yeni tesisin önemine dikkat çekti hem de Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadelesine ilişkin güncel verileri kamuoyuyla paylaştı. Bakan Yumaklı, yangınlarda en kritik unsurun erken müdahale olduğunu vurgulayarak, hedeflerinin Türkiye genelindeki ortalama müdahale süresini 11 dakikadan 10 dakikaya düşürmek olduğunu açıkladı. "Bir dakika bile binlerce hektarı kurtarabilir" Konuşmasında yangınlarda geçen her saniyenin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Bakan Yumaklı, ilk müdahale ekiplerinin sahadaki başarısının yangının büyümesini önlediğini belirtti. Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bugün yangınlara ortalama 11 dakikada müdahale ediyoruz. Bunu 10 dakikaya indirebilmek bile çok büyük bir kazanım anlamına geliyor. Belki dışarıdan bakıldığında bir dakika önemsiz gibi görülebilir ancak yangınla mücadelede o bir dakika, binlerce ağacın, doğal yaşamın ve yerleşim alanlarının kurtarılması anlamına gelebilir." Bakan, açılışı yapılan yeni müdahale merkezinin de bu hedef doğrultusunda önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Son 3 günde 218 yangına müdahale edildi Türkiye'nin birçok bölgesinde etkili olan sıcak hava dalgası ve kuvvetli rüzgarlar nedeniyle son günlerde yangın riskinin ciddi şekilde arttığını belirten Yumaklı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile AFAD'ın günler öncesinden vatandaşları uyardığını hatırlattı. Paylaşılan verilere göre; Son 3 günde Türkiye genelinde 218 yangın çıktı. Bunların 138'i orman dışı alanlarda meydana geldi. 213 yangın tamamen kontrol altına alındı. Halen 5 bölgede çalışmalar sürüyor. Bakan Yumaklı, devam eden yangınların büyük bölümünde riskin önemli ölçüde azaldığını belirterek şu bilgileri verdi: "Balıkesir Gömeç, Antalya Alanya ve Mersin Gülnar başta olmak üzere devam eden yangınlarda büyük ölçüde kontrol sağlandı. Şu anda yalnızca doğal süreç gereği devam eden küçük tütmeler bulunuyor. Genel anlamda ciddi bir risk görünmüyor." Türkiye'nin yangın müdahale ağı büyüyor Orman Genel Müdürlüğü son yıllarda özellikle ilk müdahale kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarını hızlandırdı. Bakan Yumaklı'nın verdiği bilgilere göre Türkiye genelinde: 1.600 ilk müdahale noktası 882 orman yangınları ilk müdahale ekip binası Binlerce personel Kara ve hava araçlarından oluşan geniş bir filo aktif olarak görev yapıyor. Bu yaygın ağ sayesinde ekiplerin yangın ihbarı almasının ardından olay yerine ulaşma süresi her geçen yıl daha da kısalıyor. Uzmanlara göre yangınların ilk 10-15 dakika içerisinde kontrol altına alınması, büyük felaketlerin önüne geçilmesinde belirleyici rol oynuyor. Yeni merkez üç ile aynı anda hizmet verecek Takmak mevkiinde açılan yeni tesis yalnızca Eskişehir'e değil, aynı zamanda Kütahya ve Bilecik illerine de hizmet verecek stratejik bir noktada bulunuyor. Bu sayede olası yangınlarda ekiplerin olay yerine daha kısa sürede ulaşması hedefleniyor. Yetkililer, bölgenin özellikle yaz aylarında yüksek risk taşıyan ormanlık alanlara yakın olması nedeniyle merkezin önemli bir görev üstleneceğini belirtiyor. İklim değişikliği yangın riskini artırıyor Uzmanlar, son yıllarda artan sıcaklıklar, kuraklık ve düzensiz yağış rejiminin Türkiye'de orman yangını sezonunu uzattığına dikkat çekiyor. Özellikle düşük nem oranı ve kuvvetli rüzgarın aynı anda görüldüğü günlerde küçük bir kıvılcımın bile kısa sürede büyük yangınlara dönüşebildiği belirtiliyor. Bu nedenle yalnızca söndürme kapasitesinin artırılması değil, vatandaşların da daha dikkatli davranması büyük önem taşıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, yaz boyunca özellikle ormanlık alanlarda ateş yakılmaması, sigara izmaritlerinin doğaya atılmaması, anız yakılmaması ve kaynak gibi kıvılcım oluşturabilecek çalışmaların gerekli tedbirler alınmadan yapılmaması konusunda uyarılarını sürdürüyor. Erken müdahale, büyük felaketleri önlüyor Son yıllarda yapılan yatırımlar sayesinde Türkiye'nin yangınla mücadele altyapısı önemli ölçüde güçlendirilirken, erken müdahale sistemleri de geliştiriliyor. Yeni ilk müdahale ekip binaları, hava araçlarının koordinasyonu, teknolojik takip sistemleri ve eğitimli personel sayesinde yangınların büyümeden kontrol altına alınması hedefleniyor. Yetkililer, özellikle yaz sezonunun en sıcak dönemine girildiği bu günlerde vatandaşların yapacağı küçük ihmallerin büyük felaketlere yol açabileceğini hatırlatarak, herkesin orman yangınlarına karşı azami hassasiyet göstermesi çağrısında bulunuyor.

Avrupa'da Orman Yangını Felaketi Büyüyor: Türkiye İspanya'ya Destek Gönderdi Haber

Avrupa'da Orman Yangını Felaketi Büyüyor: Türkiye İspanya'ya Destek Gönderdi

Avrupa'nın güneybatısında günlerdir etkisini sürdüren büyük orman yangınları, İspanya ve Fransa'da geniş alanları küle çevirirken yüz binlerce kişinin tahliye edilmesine neden oldu. Şiddetli rüzgar ve yüksek sıcaklıkların etkisiyle hızla yayılan alevler, yerleşim yerleri ile kritik ulaşım hatlarını tehdit ederken, iki ülkede tahliye edilenlerin sayısı yaklaşık 310 bine ulaştı. Yangınlarla mücadelede uluslararası dayanışma da devreye girerken, Türkiye, İspanya'nın yardım talebine iki yangın söndürme uçağı göndererek destek verdi. Türkiye'den İspanya'ya Yangın Söndürme Desteği Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İspanya'nın resmi yardım talebi üzerine iki yangın söndürme uçağının bölgeye sevk edildiğini açıkladı. Yumaklı, yaptığı değerlendirmede ormanların yalnızca ülkelerin değil, tüm insanlığın ortak mirası olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin geçmişte olduğu gibi bugün de ihtiyaç duyan dost ülkelerin yanında olmaya devam ettiğini belirtti. Bakan Yumaklı, uluslararası dayanışmanın doğal afetlerle mücadelede büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, yangınların en kısa sürede kontrol altına alınmasını temenni etti. Fransa'da Son Yılların En Büyük Yangını Fransa'nın güneybatısındaki Gironde bölgesinde etkili olan yangınlar, ülke tarihinin en büyük doğal afetlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Bordeaux kenti çevresinde 42 bin hektardan fazla alanın kül olduğu belirtilirken, yetkililer bunun 1949 yılından bu yana yaşanan en büyük orman yangını olduğunu ifade ediyor. Yangının yerleşim alanlarına yaklaşması nedeniyle 220 binden fazla kişi güvenli bölgelere tahliye edildi. Alevlerin ulaşım ağlarını tehdit etmesi üzerine Bordeaux çevresindeki otoyollar ve demiryolu hatları da geçici olarak ulaşıma kapatıldı. Fransa hükümeti, yangın söndürme çalışmalarına destek vermek ve boşaltılan bölgelerde güvenliği sağlamak amacıyla 1.500 askeri bölgeye sevk etti. Ayrıca yangınların sosyal yaşam üzerindeki etkisi nedeniyle Fransa Bisiklet Turu'nun son etabının rotasında değişikliğe gidildi. Öte yandan Gironde Cumhuriyet Savcılığı, yangın bölgesinde havai fişek patlattıkları iddiasıyla üç kişiyi gözaltına aldı. Olayın yangınların çıkışıyla bağlantısı olup olmadığına ilişkin soruşturma devam ediyor. İspanya'da Binlerce Kişi Evlerini Terk Etti İspanya'da ise yangınlar özellikle Madrid'in batısı ile Toledo çevresinde etkisini artırdı. Alevlerin yerleşim yerlerine yaklaşması üzerine Toledo yakınlarındaki sekiz belediye tamamen tahliye edildi. Ülke genelinde evlerinden ayrılmak zorunda kalanların sayısı 60 bini aşarken, Valencia bölgesinde alevlerin arasında kalan bir kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. İtfaiye ekipleri ve acil durum görevlileri, yangınların yeni yerleşim alanlarına ulaşmasını önlemek için yoğun mücadele yürütüyor. En Üst Düzey Alarm Devam Ediyor Meteoroloji uzmanları, sıcak hava dalgası ve kuvvetli rüzgarların önümüzdeki günlerde de etkisini sürdüreceğini belirtiyor. Bu nedenle hem Fransa hem de İspanya'da en üst seviyedeki yangın alarmı yürürlükte kalmaya devam ediyor. Fransız yetkililer, yangınla mücadelenin uzun sürebileceğini belirterek önümüzdeki saatlerin kritik önem taşıdığı uyarısında bulundu. Uluslararası ekiplerin desteğiyle sürdürülen çalışmaların temel hedefi ise alevlerin yeni yerleşim yerlerine ulaşmasını engellemek ve can kayıplarının önüne geçmek. Avrupa'nın güneybatısında devam eden yangınlar, iklim değişikliği, uzun süreli kuraklık ve aşırı sıcaklıkların orman yangınları üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme getirirken, bölgedeki gelişmeler uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Yetkililer, vatandaşlara tahliye çağrılarına uymaları ve riskli bölgelere yaklaşmamaları konusunda uyarılarını sürdürüyor.

Cezayir'de Orman Yangını Felaketi: 6 Kişi Hayatını Kaybetti, Binlerce Hektar Alan Kül Oldu Haber

Cezayir'de Orman Yangını Felaketi: 6 Kişi Hayatını Kaybetti, Binlerce Hektar Alan Kül Oldu

Cezayir'de etkili olan aşırı sıcak hava dalgası ve peş peşe çıkan orman yangınları büyük bir felakete yol açtı. Ülkenin farklı bölgelerinde devam eden yangınlarda 6 kişi yaşamını yitirirken, 100'den fazla kişi dumandan etkilenerek hastanelerde tedavi altına alındı. Yetkililer, yüksek sıcaklıkların ve şiddetli rüzgarların yangınların hızla büyümesine neden olduğunu belirtirken, ekiplerin alevlerle mücadelesi devam ediyor. Cezayir'in kuzeydoğu, orta ve batı kesimlerindeki 19 vilayette etkili olan yangınlar, özellikle yoğun ormanlık alanların bulunduğu Kabiliye bölgesinde ciddi hasara neden oldu. 159 Yangından 141'i Kontrol Altına Alındı Cezayir Sivil Savunma ekiplerinden yapılan açıklamada, ülke genelinde çıkan 159 orman yangınından 141'inin kontrol altına alındığı bildirildi. Yetkililer, 18 noktadaki yangının ise tamamen söndürülebilmesi için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Yangın söndürme çalışmalarına çok sayıda ekip katılırken, bölgedeki zorlu hava koşulları müdahaleleri güçleştirdi. Hava sıcaklıklarının bazı bölgelerde 49 dereceye kadar yükselmesi ve kuvvetli rüzgarların etkili olması, alevlerin kısa sürede geniş alanlara yayılmasına neden oldu. Kabiliye Bölgesi En Fazla Etkilenen Yerlerden Biri Oldu Yangınlardan en büyük zararı gören bölgelerin başında başkentin doğusunda bulunan Kabiliye bölgesi geldi. Dağlık yapısı ve geniş ormanlık alanlarıyla bilinen bölgede çok sayıda yerleşim yeri yangın tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Yetkililer, özellikle kırsal alanlarda yaşayan vatandaşların güvenli bölgelere tahliye edildiğini ve ekiplerin yerleşim alanlarına ulaşan alevleri kontrol altına almak için yoğun çaba harcadığını belirtti. 100'den Fazla Kişi Hastaneye Kaldırıldı İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Annaba vilayetine bağlı Seraidi beldesinde yalnızca bir gün içinde dumandan etkilenen 100'den fazla kişinin hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Yangınların etkili olduğu bölgede en az 150 evin kullanılamaz hale geldiği açıklandı. Can kayıplarının yanı sıra çok sayıda kişinin evlerinden ayrılmak zorunda kalması, felaketin boyutunu artırdı. Yangınlarda Büyük Çevresel Kayıp Yaşandı Resmi verilere göre, 1 Mayıs 2026'dan bu yana Cezayir genelinde 3 bin 719 yangına müdahale edildi. Bu rakamın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 148 oranında arttığı belirtildi. Yangınlarda şimdiye kadar 1.666 hektardan fazla tarım arazisi, ormanlık alan ve meyve bahçesi zarar gördü. Yetkililer, yaşanan felaketin 2021 yılından bu yana ülkenin karşı karşıya kaldığı en büyük çevre felaketlerinden biri olduğunu ifade etti. Kundaklama İhtimali Araştırılıyor Cezayirli yetkililer, yangınların ortaya çıkmasında aşırı sıcaklıkların ve iklim değişikliğinin önemli rol oynadığını açıkladı. Bununla birlikte bazı yangın noktalarında kundaklama ihtimali üzerinde de duruluyor. Başkentteki bir mahkemenin, Konstantin vilayetinde "kasten orman yakma" suçlamasıyla 4 kişi hakkında işlem başlattığı bildirildi. Cezayir yasalarına göre bu suçun cezasının 30 yıla kadar hapis veya müebbet hapis olabileceği belirtildi. Binlerce Personel Yangınlarla Mücadele Ediyor Cezayir hükümeti, yangınları kontrol altına almak amacıyla kapsamlı bir seferberlik başlattı. Bu kapsamda 11 bin sivil savunma personeli, 500 itfaiye aracı ve 9 askeri uçağın mücadele çalışmalarında görevlendirildiği açıklandı. Ekipler, hem devam eden yangınları söndürmek hem de yeni yangınların çıkmasını önlemek için bölgelerde çalışmalarını sürdürüyor. Irak'tan Cezayir'e Destek Mesajı Yaşanan felaketin ardından Irak Dışişleri Bakanlığı, Cezayir halkı ve hükümetine taziye mesajı gönderdi. Açıklamada, yangınlarda hayatını kaybedenler için başsağlığı dileğinde bulunulurken, Cezayir'e destek mesajı verildi. Sıcak Hava Dalgası Bölge Ülkelerini Etkiliyor Cezayir'deki aşırı sıcak hava dalgası yalnızca bu ülkeyi değil, Kuzey Afrika'nın diğer ülkelerini de etkiliyor. Komşu ülkeler Tunus ve Fas'ta da yüksek sıcaklıklar nedeniyle orman yangınları ve enerji kesintileri yaşandığı bildirildi. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle sıcak hava dalgalarının daha sık ve daha uzun süreli hale geldiğine dikkat çekerken, Akdeniz havzasındaki ülkelerin orman yangınlarına karşı daha kapsamlı önlemler alması gerektiğini vurguluyor.

İnegöl'den iklim krizi çağrısı: Sorumluluk hepimizin Haber

İnegöl'den iklim krizi çağrısı: Sorumluluk hepimizin

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından düzenlenen COP İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı, Bursa'nın İnegöl ilçesinde gerçekleştirildi. Programa Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın yanı sıra İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsilcisi, Azerbaycan ve Gürcistan Ülke Direktörü Mariam A. Khan, belediye başkanları, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve uzmanlar katıldı. Konferansta, iklim kriziyle mücadele, yeşil dönüşüm ve sağlıklı kentler hedefi doğrultusunda yerel yönetimlerin üstleneceği rol ele alındı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir'de hayata geçirilen çalışmalardan örnekler paylaşarak, başta sanayi ve tarım olmak üzere tüm sektörlerde iklim kriziyle mücadele konusunda toplumsal bilincin artırılması gerektiğini vurguladı. “İŞİN CİDDİYETİ SONRADAN ANLAŞILDI” İklim krizinin uzun yıllardır gündemde olduğuna dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, kamu kurumları ve ilgili tüm paydaşların ortak bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini belirtti. Dünyanın 1970'li yıllardan itibaren iklim değişikliğinin etkilerini hissetmeye başladığını ifade eden Başkan Tugay, “Kuraklık, orman yangınları, düzensiz yağışlar ve tarımsal üretimde yaşanan sorunlar iklim krizinin sonuçlarıdır. Dünya başlangıçta bu tehdidin büyüklüğünü yeterince kavrayamadı, ancak zamanla işin ciddiyeti anlaşıldı” dedi. İklim krizinin temel nedeninin Sanayi Devrimi'yle birlikte artan fosil yakıt kullanımı olduğunu vurgulayan Tugay, sanayileşmenin yaşam standartlarını yükseltirken aynı zamanda karbon emisyonlarını artırdığını belirterek, bu gerçeğin çok geç fark edildiğini söyledi. “Dünya bir bütün, sonuçları herkesi etkiler” İklim krizine karşı ortak hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Dr. Cemil Tugay, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği olarak yerel COP toplantılarının ülke genelinde yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini söyledi. Her kentin kendine özgü sorunları ve ihtiyaçları bulunduğunu belirten Tugay, bu nedenle yerel eylem planlarının hazırlanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. İklim krizine karşı toplumsal bilincin artırılması gerektiğini dile getiren Tugay, “Dünya bir bütün. Sadece Avrupa'nın önlem alması yeterli değil. İklim kriziyle tüm dünyanın etkin mücadele etmesi gerekiyor. En fazla karbon salımına neden olan ülkeler daha büyük sorumluluk taşıyor. Türkiye'nin payı daha düşük olsa da bu mücadelede herkesin üzerine düşeni yapması şart. Yeterli önlem alınmazsa iklim krizinin sonuçları tüm dünyayı etkileyecek” diye konuştu. İZMİR'DEKİ İKİNCİ EL PAZARLARI ÖRNEĞİ İklim krizinin çözümünde bireysel sorumluluğun önemine dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, “Hiç kimsenin; ‘ben sorumlu değilim’, ‘bana ne’ deme lüksü olmamalı. Herkesin günlük yaşamında yapacağı küçük değişiklikler büyük fark yaratır” dedi. Enerji verimliliğinin karbon salımını azaltmada önemli bir araç olduğunu belirten Tugay, elektrik tüketiminin basit önlemlerle önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti. Doğanın, bitkilerin ve tüm canlıların sağlığının insan yaşamıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Tugay, bu bilincin toplumun tamamına anlatılması gerektiğini kaydetti. İzmir'de düzenlenen ikinci el pazarlarını örnek gösteren Tugay, kullanılmayan eşyaların yeniden ekonomiye kazandırılmasının hem israfı önlediğini hem de sürdürülebilir tüketime katkı sağladığını belirterek, “Evlerde kullanılmayan eşyaları ihtiyaç sahipleriyle buluşturuyoruz. Böylece hem ekonomik bir döngü oluşuyor hem de gereksiz tüketimin önüne geçiliyor” dedi. SANAYİDE ENERJİ, TARIMDA SU VE ULAŞIMDA DÜŞÜK KARBON VURGUSU Sanayi, tarım ve ulaşımda sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Başkan Dr. Cemil Tugay, akıllı sayaçlar, modern sulama teknikleri, daha az su tüketen bitki türlerinin tercih edilmesi ve bilinçli hayvancılık uygulamaları üzerinde çalıştıklarını söyledi. Sanayide enerji tüketiminin, tarımda su kullanımının azaltılmasının ve şehirlerde düşük karbon salımlı araçlarla toplu taşımanın yaygınlaştırılmasının iklim kriziyle mücadelede önemli adımlar olduğunu vurguladı. “HİÇBİR KURUMUN TEK SORUMLULUĞU DEĞİLDİR” İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise, güçlü iş birliklerine duyulan ihtiyaca vurgu yaptığı konuşmasında, “Şehirlerimizin iklim yolculuğuna birlikte yön vermek ve yerel yönetimlerin bu süreçteki sorumluluğunu konuşmak üzere buluştuk. İklim değişikliği artık geleceğin konusu değil bugünün gerçeğidir. Yaşadığımız kuraklıklar, orman yangınları, seller, azalan su kaynakları bize bu gerçeği her gün hatırlatıyor. İklim değişikliği yalnızca çevresel bir mesele değil ekonomik, sosyal ve kalkınma meselesidir. Hiçbir kurumun tek başına omuzlayacağı bir sorumluluk değildir” ifadelerini kullandı. ORTAK AKIL VURGUSU İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay da, “Şehirlerin geleceği ancak ortak akılla şekillenir. Merkezi idarenin, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi daha yaşanabilir, daha dirençli ve daha sağlıklı şehirlerin inşasının temel şartıdır. İnanıyorum ki bugünkü oturumlarda ortaya konacak fikirler ve yapılacak değerlendirmeler ülkemizin sürdürülebilir şehircilik anlayışına önemli katkı sağlayacaktır” dedi.

Dünya Aşırı Hava Olaylarıyla Mücadele Ediyor! ABD’de Yangın ve Sel, Avrupa’da Sıcaklık Alarmı Haber

Dünya Aşırı Hava Olaylarıyla Mücadele Ediyor! ABD’de Yangın ve Sel, Avrupa’da Sıcaklık Alarmı

Dünya Yeni Bir İklim Kriziyle Karşı Karşıya 2026 yazı, dünyanın birçok bölgesinde etkili olan aşırı hava olayları nedeniyle tarihin en zorlu dönemlerinden biri olarak değerlendiriliyor. ABD’de aynı anda orman yangınları, sel baskınları ve hava kirliliği sorunları yaşanırken, Avrupa’da aşırı sıcaklıkların ardından şiddetli fırtınalar ve yangın tehlikesi devam ediyor. Meteoroloji uzmanları, sıcaklık rekorları, kuraklık, yoğun yağış ve yangın riskindeki artışın küresel iklim sistemindeki değişimlerle bağlantılı olduğunu belirtiyor. ABD’de Üçlü Tehlike: Yangın, Sel ve Duman ABD’nin farklı bölgeleri temmuz ayında aynı anda birçok doğal afet tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Ülkenin batı bölgelerinde çok sayıda orman yangını devam ederken, kuzeyden gelen yoğun duman tabakası bazı şehirlerde hava kalitesinin ciddi şekilde düşmesine neden oldu. Yetkililer, özellikle hassas grupların açık hava aktivitelerini sınırlandırması konusunda uyarılarda bulundu. Yangınlarla mücadele eden ekipler, kuraklık ve yüksek sıcaklıkların bitki örtüsünü kolay yanıcı hale getirdiğini belirtiyor. ABD genelinde çok sayıda büyük yangına binlerce itfaiyeci müdahale ediyor. Öte yandan bazı bölgelerde aşırı yağışların yol açtığı seller hayatı olumsuz etkiliyor. Özellikle Teksas gibi eyaletlerde yoğun yağışlar nedeniyle nehir seviyelerinde yükselmeler yaşanırken, birçok bölgede acil durum ekipleri görev yapıyor. Avrupa’da Sıcak Hava Sonrası Fırtına ve Yangın Riski Avrupa’da yaz aylarının başından itibaren etkili olan aşırı sıcak hava dalgaları, kıtanın birçok bölgesinde yeni riskleri beraberinde getirdi. Fransa, Almanya ve Polonya gibi ülkelerde sıcak hava dalgasının ardından şiddetli fırtınalar ve dolu yağışları görüldü. Bazı bölgelerde ulaşım aksarken, yerel su baskınları yaşandı. Akdeniz ülkelerinde ise yüksek sıcaklıklar ve kuraklık nedeniyle orman yangını riski devam ediyor. İspanya ve Fransa başta olmak üzere bazı bölgelerde ekipler yangınlara karşı yoğun mücadele yürütüyor. Uzmanlardan Kritik İklim Uyarısı Bilim insanları, aşırı hava olaylarının artık daha sık ve daha şiddetli yaşandığına dikkat çekiyor. Uzmanlara göre yüksek sıcaklıklar yalnızca doğrudan sağlık riskleri oluşturmuyor; aynı zamanda kuraklık, tarımsal üretim kaybı, su kaynaklarında azalma ve yangın sezonlarının uzaması gibi birçok soruna neden oluyor. Avrupa’da yaşanan sıcak hava dalgalarının sağlık üzerindeki etkileri de tartışma konusu olurken, yaşlılar ve kronik rahatsızlığı bulunan kişiler için daha yüksek risk oluştuğu belirtiliyor. Şehirler Yeni İklim Koşullarına Hazırlanıyor Dünya genelinde hükümetler ve yerel yönetimler, değişen iklim koşullarına uyum sağlamak için yeni önlemler üzerinde çalışıyor. Yangın erken uyarı sistemleri, su yönetimi projeleri, şehirlerde yeşil alanların artırılması ve aşırı hava olaylarına karşı altyapının güçlendirilmesi gündemdeki başlıklar arasında yer alıyor. Uzmanlar, gelecekte yalnızca afet sonrası müdahalenin değil, afet öncesi hazırlık çalışmalarının da büyük önem taşıyacağını ifade ediyor. Küresel Gündemin İlk Sırasında İklim Krizi Var ABD ve Avrupa’da yaşanan son gelişmeler, iklim değişikliğinin artık yalnızca çevresel değil; ekonomik, sosyal ve sağlık açısından da küresel bir mesele olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Yangınlar, seller ve aşırı sıcaklıklarla mücadele eden ülkeler, önümüzdeki dönemde daha kapsamlı iklim politikaları geliştirmek zorunda kalacak. Dünya genelinde uzmanların ortak mesajı ise aynı: Aşırı hava olaylarına karşı hazırlık ve erken önlem hayati önem taşıyor.

Dünyada hava kirliliğinn en yoğun olduğu ülkelerinin listesi Haber

Dünyada hava kirliliğinn en yoğun olduğu ülkelerinin listesi

Rapor ayrıca, süregelen sağlık risklerine, ortaya çıkan bölgesel eğilimlere ve dünyanın hava kalitesi izleme sistemlerindeki önemli eksikliklere de dikkat çekiyor. Veriler, 143 ülke ve bölgedeki 9.400'den fazla şehirden derlenmiştir; bu, bir önceki yıla göre 12 ülke artışı anlamına gelmektedir ve bunlardan 7'si ilk kez listeye dahil edilmiştir. Yıllık karşılaştırmaya göre, 54 ülkede PM2.5 seviyelerinde artış, 75 ülkede azalma kaydedilmiş ve 2 ülkede ise değişiklik olmamıştır. 2025 yılı için şehirlere göre PM2.5 konsantrasyonlarını gösteren harita. Kaynak: IQAir Dünya genelindeki şehirlerin yalnızca %14'ü, DSÖ'nün PM2.5 ince partikül madde konsantrasyonu kılavuzunda belirtilen (5 µg/m³) güvenli eşiği karşılıyor; bu oran 2024'te %17 idi. 143 ülke ve bölgenin 130'u bu güvenli eşiği aşıyor. En kirli ülkeler listesinde Pakistan (67,3 µg/m³), Bangladeş, Tacikistan, Çad ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti yer alıyor. Kentsel düzeyde ise Loni (Hindistan) dünyanın en yüksek kirlilik seviyelerini kaydederken, Nieuwoudtville (Güney Afrika) en temiz şehir oldu. Dikkat çekici bir şekilde, dünyanın en kirli 25 şehrinin tamamı Hindistan, Pakistan ve Çin'de yoğunlaşmış durumda. En kirli şehirlerin dörtte üçü yalnızca Hindistan'da bulunuyor. ABD'de ortalama PM2.5 konsantrasyonunun 2025 yılına kadar 7,3 µg/m³'e yükselmesi bekleniyor. El Paso en kirli büyük şehir olurken, Los Angeles'ın güneydoğu bölgesi en ağır kirliliğe maruz kalan bölge olacak. Buna karşılık, Seattle ikinci yıl üst üste en temiz büyük şehir unvanını koruyacak. Bölgesel ölçekte, Doğu Asya'da ikinci yıldır Dünya Sağlık Örgütü (WHO) standartlarını karşılayan hiçbir şehir bulunmuyor. Avrupa'da ise karışık bir eğilim gözlendi; 23 ülkede kirlilik artışı, 18 ülkede ise sınır ötesi orman yangınları ve Sahra çölü tozunun etkisiyle kirlilik azalması yaşandı. Bu arada, Latin Amerika ve Karayipler nispeten olumlu gelişmeler gösterirken, Okyanusya %61'lik şehir oranıyla en temiz bölge olmaya devam ediyor. İklim değişikliği nedeniyle orman yangınları giderek daha şiddetli hale geliyor ve küresel hava kalitesinin düşmesinde de önemli bir faktör olarak belirleniyor. Yalnızca Kanada, tarihindeki en kötü ikinci orman yangını sezonunu yaşadı ve bu yıl Kuzey Amerika'nın en kirli bölgesi oldu. Rapor ayrıca izleme eksikliklerine de dikkat çekerek, bazı hava kalitesi izleme programlarının kapatılmasının 44 ülkede izlemeyi zayıflattığını ve altı ülkenin ise hiçbir izleme sistemine sahip olmadığını belirtti. 2025 raporu, dünya çapında hava kalitesini iyileştirme yolunda politika yapıcıları ve toplulukları desteklemede açık verilerin ve izleme ağlarının rolünü vurgulayan küresel bir ölçüt olarak görülmeye devam ediyor. IQAir'in 2025 raporundaki verilere göre Vietnam'da hava kalitesi hala DSÖ güvenlik standartlarını karşılamıyor.

Bursa İnegöl'de 572 fidanlı koruluk Akhisar'a nefes oldu Haber

Bursa İnegöl'de 572 fidanlı koruluk Akhisar'a nefes oldu

Bursa'da İnegöl Belediyesi Akhisar Mahallesi Akkanal Sokak’ta 2 parçadan oluşan toplam 23 dönüm üzerinde planladığı koruluk alanın 13 dönümlük birinci etabı tamamlandı. 572 fidan toprakla buluştu. Bölgeye nefes olacak projenin ikinci etabı da yıl sonuna kadar tamamlanacak. Yeşiller içerisinde bir İnegöl hedefiyle çalışmalarını sürdüren İnegöl Belediyesi, Park Bahçeler Müdürlüğü marifetiyle özellikle mahalle aralarında oluşturduğu koruluklarla şehre nefes oluyor. Bu kapsamda Akhisar Mahallesi Akkanal Sokakta 2 etaplı bir koruluk alan çalışması devam ediyor. 2 ayrı parçadan oluşan ve toplamda 23 bin 139 metrekarelik alana sahip koruluk, özellikle son yıllarda yaşanan orman yangınları ve ciddi orman kayıplarına ithafen yapılıyor. 572 FİDAN TOPRAKLA BULUŞTU 2 etaplı koruluk uygulamasının 1. etabı tamamlanırken, Belediye Başkanı Alper Taban da beraberindeki heyetle birlikte hem alanda inceleme yaptı hem de fidan dikimi gerçekleştirdi. AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Durmuş, Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin, meclis üyeleri ve AK Partili yöneticiler ile mahalle sakinleri ve bölgedeki okullardan öğrencilerin de katıldığı fidan dikiminde, 13 bin 410 metrekarelik 1. Etap koruluk alanına; akçaağaç, sedir, servi, çam, ıhlamur ve akasya türlerinde 572 fidan dikildi. İKİNCİ ETAP YIL SONUNA KADAR TAMAMLANACAK Koruluğun 9 bin 729 metrekare alana sahip ikinci etap uygulama sahasında da çalışmaların devam ettiği ve bu yıl içerisinde ikinci etap uygulamasının tamamlanmasının hedeflendiği açıklandı. Koruluk alan çalışmasıyla beraber bölgede bulunan ve zamanla deforme olmuş, artık kullanım ömrünü tamamlamış çocuk oyun alanı da yeriş değiştirilerek yenilendi. Sağlık ocağı yanında bulunan çocuk oyun alanı mevcut yerinden sökülerek koruluk alan içerisinde yenilenmiş oyuncaklarla daha geniş ve kullanışlı bir park oluşturuldu. Eski park alanını da fitness alanı olarak düzenlenerek vatandaşların hizmetine sunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.