SON DAKİKA
Hava Durumu

#Olayın

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Olayın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Olayın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

14 yaşındaki Damlanur'un ölümü 2,5 yıl sonra yeniden soruşturuldu: 7 şüpheli gözaltında Haber

14 yaşındaki Damlanur'un ölümü 2,5 yıl sonra yeniden soruşturuldu: 7 şüpheli gözaltında

Van'ın Başkale ilçesinde yaklaşık 2,5 yıl önce hayatını kaybeden 14 yaşındaki Damlanur Sarihan'ın ölümüyle ilgili soruşturmada dikkat çeken gelişmeler yaşandı. Amcasının evinde Kalaşnikof tüfekle vurulmuş halde bulunan Sarihan'ın ölümünün ilk aşamada intihar olduğu değerlendirilirken, dosyanın yeniden incelenmesiyle farklı bulgulara ulaşıldı. Adalet Bakanlığı bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında dosya yeniden ele alındı. Yapılan incelemelerde olayın intihar olmayabileceğine yönelik değerlendirmeler güçlenirken, soruşturma "kasten öldürme" şüphesi doğrultusunda derinleştirildi. Damlanur iki mermiyle vurulmuştu Olay, 10 Ocak 2024 tarihinde Başkale'de meydana geldi. Damlanur Sarihan'ın amcası F.S.'nin evinde intihar ettiği yönündeki ihbar üzerine ekipler adrese sevk edildi. Yapılan ilk incelemede, 14 yaşındaki Damlanur'un karnından iki mermiyle vurulduğu ve olay yerinde bir Kalaşnikof tüfeğin bulunduğu belirlendi. Olayın ardından Başkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Silah üzerinde gerçekleştirilen incelemede parmak izine rastlanmaması da dosyadaki önemli bulgular arasında yer aldı. Soruşturmadaki yeni bulgular dikkat çekti Dosyanın yeniden incelenmesi sırasında çok sayıda bilgi ve delil birlikte değerlendirildi. Soruşturma kapsamında gizli tanık beyanları, aile bireylerinin ifadelerindeki çelişkiler, olay sonrası iletişim kayıtları ve olayda kullanılan silahın özellikleri mercek altına alındı. İncelemelerde şüphelilerden S.S.'nin el svaplarında atış artığı tespit edildiği bildirildi. Ayrıca kullanılan Kalaşnikof tüfeğin olayın intihar şeklinde gerçekleştiği iddiasıyla bağdaşmadığı yönündeki değerlendirmeler de soruşturmanın seyrini değiştirdi. Olay yerindeki incelemelerde ise Damlanur'un bulunduğu odadaki yatağın dağınık olduğu, dolaptaki bazı eşyaların yere saçıldığı ve kıyafetlerin düzensiz şekilde bulunduğu belirlendi. Telefon kayıtları da soruşturmaya dahil edildi Damlanur'un telefonunda yapılan incelemede, olaydan yaklaşık 36 gün önce erkek arkadaşı olduğu belirtilen S.Y. ile yaptığı yazışmalarda intihar edeceğine yönelik ifadelerin bulunduğu tespit edildi. S.Y.'nin ifadesine başvurulurken, söz konusu mesajlaşmalar doğrulandı. Ancak S.Y., aralarındaki sorunların daha sonra düzeldiğini ve olay günü herhangi bir problem yaşanmadığını belirtti. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında şüphelilerin olaydan sonraki iletişimleri ve hareketleri de incelemeye alındı. Cenazedeki ifadeler dosyaya girdi Soruşturma dosyasına, Damlanur'un cenaze töreninde aile bireylerinin sarf ettiği bazı sözlerin de girdiği öğrenildi. Anne B.S.'nin cenaze sırasında bazı aile bireylerine yönelik suçlayıcı ifadeler kullandığı, amcalardan F.S. ile S.S. arasında da olay sonrasında dikkat çeken konuşmalar yaşandığı belirtildi. Bu ifadeler, diğer delillerle birlikte soruşturma kapsamında değerlendirildi. Gizli tanıkların ifadeleri soruşturmayı derinleştirdi Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının çalışmaları sonrasında dosya yeniden mercek altına alındı. Dosyaya kazandırılan gizli tanıkların, Damlanur'un ölümünün intihar değil cinayet olabileceğine yönelik iddialarda bulunduğu bildirildi. Aile bireylerinin çelişkili ifadeleri, atış artığı bulgusu, silah üzerindeki parmak izi incelemesi ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek soruşturmanın kapsamı genişletildi. 3 ilde eş zamanlı operasyon Soruşturma kapsamında şüphelilerin iletişim kayıtları ve bağlantıları da incelendi. Amca S.S. ile yakın akraba E.S. arasında olay sonrasında iletişim kurulduğu, E.S.'nin ise ailesiyle birlikte köyden ayrıldığı yönündeki tespitler dosyaya dahil edildi. Elde edilen bulguların ardından 7 Ağustos 2026'da Van, Hakkari ve Tekirdağ'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda S.S. Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde, İ.E. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde, F.S., N.S., E.S., K.S. ve suça sürüklenen çocuk Z.S. ise Van'ın Başkale ilçesinde gözaltına alındı. Şüphelilerin jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. Damlanur Sarihan'ın ölümüyle ilgili soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği, gözaltındaki şüphelilerin ifadeleri ve elde edilen yeni deliller doğrultusunda adli sürecin şekilleneceği bildirildi.

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez Haber

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez

Cao Beidan-Trajedi, savaş eylemlerinin sınırları, uluslararası insancıl hukuk ve askeri teknolojinin etik boyutu üzerine tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşıdı. Uluslararası hukuk açısından bakıldığında, okullar gibi sivil tesisler en sıkı koruma altındaki hedefler arasında yer alıyor. Bu tür tesislerin hedef alınması ve başta çocuklar olmak üzere çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi, hangi açıdan değerlendirilirse değerlendirilsin, insani sınırların ağır biçimde ihlal edilmesi anlamına geliyor ve savaş suçu kapsamında ele alınabilecek bir durum olarak görülüyor. Olayın ardından ABD yönetimi sorumluluğu Savunma İstihbarat Teşkilatı’nın (DIA) sağladığı “güncel olmayan veriler”e bağlayarak okulun yanlışlıkla askeri hedef olarak işaretlendiğini öne sürdü. Ancak bu açıklama birçok çevre için ikna edici bulunmadı. Dünyanın en gelişmiş istihbarat ve hedef tespit kapasitesine sahip askeri gücünün böyle temel bir hataya düşmesi, istihbarat değerlendirme ve hedef doğrulama mekanizmalarında ciddi ve yapısal sorunların bulunduğuna işaret ediyor. Uluslararası kamuoyunun sert tepkisine ve hayatını kaybedenlerin ailelerinin yaşadığı derin acıya rağmen ABD’li üst düzey yetkililerin açıklamaları sorumluluğun net biçimde üstlenilmediği yönünde eleştirildi. ABD Başkanı Donald Trump başlangıçta tartışmanın odağını başka yöne çekmeye çalışarak İran’ın da Tomahawk füzelerine sahip olabileceğine dair bir iddiayı gündeme getirdi. Ancak bu iddia kısa süre içinde ABD basınında yayımlanan bilgilerle çürütüldü. Daha sonra askeri yetkililer artan baskılar karşısında sorumluluğu kabul etmek zorunda kaldı. Buna karşın Kongre’deki duruşmalarda “eksiksiz prosedürler” ve “çok sayıda güvenlik önlemi” vurgusu yapılarak olayın bir dizi hatanın sonucu olduğu ifade edildi ve soruşturmanın tamamlanmasının beklenmesi gerektiği dile getirildi. Ancak bu bürokratik açıklamalar, sevdiklerini kaybeden ailelerin acısını hafifletmekten çok yeni bir yara açtı. Bu arada, ABD genelinde de olaya yönelik tepkiler artıyor. Ünlü sunucu Tucker Carlson, başka ülkelerdeki çocuklara füze fırlatan bir ülkenin “uğruna savaşmaya değmeyeceği”ne işaret etti. Silahlı çatışmalarda çocuklar en savunmasız kesimi oluşturuyor ve uluslararası hukuk tarafından özel olarak korunmaları gerekiyor. Bu ilke yalnızca uluslararası insancıl hukukun temel taşlarından biri değil, aynı zamanda insanlık medeniyetinin ortak ahlaki değerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Minab’daki trajedi acı bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Askeri teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun ve askeri eylemler hangi gerekçelerle savunulursa savunulsun, insan hayatı ve insan onuru her zaman öncelikli olmalıdır. Savaş hukuksuzluk alanı değildir. “Askeri zorunluluk” hiçbir koşulda temel insani değerlerin ihlal edilmesine gerekçe oluşturamaz. Sınıflar füzelerle yıkıldığında ve çocukların hayatları söndürüldüğünde zarar gören yalnızca aileler değildir. Bu tür olaylar, insanlığın barışa, güvenliğe ve uluslararası kurallara duyduğu ortak inancı da zedeliyor. Bu nedenle uluslararası toplumun sorumluluğu açıktır; olayın eksiksiz, şeffaf ve bağımsız bir soruşturmayla aydınlatılması; sorumluların hesap vermesi ve silahlı çatışmalarda sivillerin, özellikle de çocukların korunmasına yönelik uluslararası normların yeniden teyit edilmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde benzer trajedilerin tekrar yaşanmasının önüne geçilebilir ve insanlık medeniyetinin en temel savunma hattı korunabilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.