SON DAKİKA
Hava Durumu

#Oecd

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Oecd haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Oecd haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye güvendedir, önünün kesilmesine müsaade etmeyeceğiz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye güvendedir, önünün kesilmesine müsaade etmeyeceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Aziz milletim, değerli kardeşlerim; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Kalpler için huzur, sofralar için bereket, haneler için saadet vesilesi olan 11 ayın sultanına veda ettik ve nihayet Ramazan Bayramı’na kavuştuk. Ramazan Bayramı’nın ülkemiz, milletimiz, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlar, iyilikler, güzellikler getirmesini canıgönülden temenni ediyorum. Bizleri inşallah sağlık ve afiyet içinde ihya edeceğimiz bir bayrama daha eriştiren Cenabı Allah'a hamdolsun diyorum. Gönül coğrafyamızın dört bir yanında açılan yaralar maalesef kanamaya devam ediyor. Gazze’deki kardeşlerimiz, ateşkes kurallarını ihlal eden ve insani yardım girişlerini engelleyen İsrail’in saldırıları altında Ramazan Bayramı’nı idrak etmeye çalışıyor. Doğu Kudüs ve Batı Şeria başta olmak üzere Filistin’in farklı bölgelerinde ve Lübnan’ın güneyinde işgal ve yıkım politikası tüm şiddetiyle sürüyor. 28 Şubat’ta İsrail’in tahrikleriyle komşumuz İran’a karşı başlatılan saldırılar ve İran’ın üçüncü ülkelere yönelik füze ve drone misillemeleri bölgemizdeki gerilimi daha da tırmandırdı. Bu tedirgin edici manzara karşısında 86 milyonun mesuliyetini taşıdığımızın bilinciyle temkini ve tedbiri elden asla bırakmıyoruz. Hava sahamızı ihlal eden eylemler karşısında çok kararlı bir tutum alırken milletimizin huzur ve güvenliğini tahkim edecek adımları da atmaya devam ediyoruz. 17 ay önce başlattığımız ve stratejik önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan 'Terörsüz Türkiye' sürecimizde birçok kritik eşiği suhuletle aşmayı başardık. Devletimizin ilgili birimleri, en küçük bir güvenlik açığının oluşmaması ve sürecin sabote edilmemesi için vazifelerini hassasiyetle yerine getiriyor. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun uzlaşıyla çözülmesiyle birlikte hem güvenlik endişelerimiz hafifledi hem Suriye’nin toprak bütünlüğü korundu hem de süreç istismara müsait ağır bir yükten kurtulmuş olduk. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun tüm siyasi parti gruplarının desteğiyle kabul ettiği rapor, kapsamlı bir yol haritası sunuyor. Sürecin yasal boyutuna ilişkin mütalaalar Gazi Meclisimizin çatısı altında, inanıyorum ki önümüzdeki dönemde sağduyuyla yapılacaktır. Örgütün tasfiyesine yönelik adımlar da aynı şekilde vakit kaybetmeden atılacaktır. Hedefimiz, bölgemizde sahnelenmek istenen kanlı senaryoları da dikkate alarak başladığımız bu hayırlı işi kazasız, belasız menziline ulaştırmaktır. 27 Aralık’ta depremzede kardeşlerimize verdiğimiz sözü tutarak 455 bin 327 bağımsız bölümü tamamladık. Tüm dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde geçtiğimiz yıl ekonomimizi %3,6 oranında büyütmeyi başardık. Bu oranla Türkiye, 2025’te OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ülke oldu. Halihazırda Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar dolar seviyesinde. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki aşırı artışların enflasyonla mücadelemizi sekteye uğratmaması için yoğun gayret gösteriyoruz. Emeklimizin, işçimizin, memurumuzun, esnaf, tüccar ve sanayicimizin geçici olmasını ümit ettiğimiz bu zor günleri en az sıkıntıyla geride bırakması için elimizden geleni yapıyoruz. Bundan kimsenin, hiçbir vatandaşımın en ufak bir şüphesi olmasın. Türkiye, Allah'ın izniyle güvendedir, emin ellerdedir. Tecrübeli ve liyakatli kadroların yönetiminde hedeflerine doğru adım adım ilerlemektedir. İktidar ve ittifak olarak gerekirse 24 saat çalışırız, gerekirse 365 gün 6 saat çalışırız ama Türkiye'nin önünün kesilmesine müsaade etmeyiz. Bu düşüncelerle Ramazan Bayramınızı bir kez daha tebrik ediyorum. Bayram tatilinde seyahate çıkacak vatandaşlarımızdan trafik kurallarına uymalarını özellikle istirham ediyorum. Ailelerinizle, sevdiklerinizle huzurlu bir bayram geçirmenizi temenni ediyorum. Bayramınız mübarek olsun, kalın sağlıcakla."

Ali  Babacan: Sanayi üretimi ve ihracat her geçen ay daha da zorlaşıyor Haber

Ali Babacan: Sanayi üretimi ve ihracat her geçen ay daha da zorlaşıyor

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan konuşmasına önceki gün vefat eden Prof. Dr. İlber Ortaylı ile geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Gülşah Durbay’ı anarak ve 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutlayarak başladı. Manisa’nın Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Babacan, kentin sanayi ve tarımdaki potansiyeline dikkat çekti. Özellikle Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin yüzlerce fabrikaya ev sahipliği yaptığını ve on binlerce kişiye istihdam sağladığını aktaran Babacan, mevcut ekonomik koşulların sanayiciyi zorladığını belirterek, “Yüksek faizle boğuşan sanayici yatırım yapamıyor. Artan maliyetler ve bastırılan döviz kuru ile baş etmeye çalışan firmalar rekabet gücünü kaybediyor. Sanayi üretimi ve ihracat her geçen ay daha da zorlaşıyor." diye konuştu. Babacan, bugün emekli, öğrenci, asgari ücretli gibi çoğu kesimin çok zor durumda kaldığını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Çünkü hayat pahalı. Çünkü mutfakta yangın var. Çünkü geçim zor… Çok zor. Bakın, rakamlar da bunu söylüyor. OECD verilerine gıda enflasyonu en yüksek olan ülke Türkiye. Pandemiden bu yana ülkelerde kümülatif gıda enflasyonu ortalama yüzde 41. Bizde ise yüzde 710. Aradaki fark, kötü yönetimin farkı… Bugün dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcaması aylık 31 bin liranın üzerinde tutuyor. Daha kira yok, elektrik yok, doğalgaz yok, okul yok, sağlık yok, ilaç yok. Bir başka acı gerçek daha var: Türkiye’de çocukların yaklaşık üçte biri yoksulluk riski altında yaşıyor. Yani her üç çocuktan biri hayata ne yazık ki adil olmayan şartlarda başlıyor. Okula aç gidiyor veya öğün atlamak zorunda kalıyor. 15-34 yaş arası nüfus 24 milyon. 6,5 milyon genç ne işte ne de eğitimde. Yine 2025’te finans hesabı açığı 21 milyar dolardan 42 milyar dolara çıkmış. Eskiden Türkiye yatırım çeken bir ülkeydi. Sermaye bu ülkeye gelirdi. Artık Türkiye’ye gelen yatırımdan daha fazlası yurt dışına gidiyor. Ülkemizden harıl harıl sermaye çıkışı yaşanıyor.” Genel Başkan Babacan, iş dünyasının başka ülkelere gitmesi ve sermaye çıkışının temel sebebinin “güven” olduğunun altını çizdi. Babacan, “Bizim yatırımcımız, bizim iş insanımız başka ülkelerde fabrika kuruyor. Başka ülkelerde üretim yapıyor. Başka ülkelerin insanlarına iş veriyor. Peki niye? Çünkü güven yok. Ekonomik dengeler altüst oldu… Hukuka güven zedelendi… Adalet duygusu sarsıldı… İnanın, pek çok iş insanıyla konuşuyoruz, hepsinde aynı endişe var. ‘Acaba bir gün sabahın altısında benim de kapım çalınır mı? Acaba bir gün benim de mal varlığıma bir gerekçeyle el konulur mu? Acaba bir gün işlerim devam ederken şirketlerim apar topar TMSF’ye devredilir mi?’ Böyle bir korku iklimi varsa, orada yatırım olmaz arkadaşlar. Böyle bir savruk düzen varsa, sermaye risk almaz. Böyle bir ülkede ağzınızla kuş tutsanız ekonomiyi düzeltemezsiniz." ifadelerini kullandı. Manisa’nın üzüm, zeytin ve diğer tarım ürünleriyle Türkiye için stratejik öneme sahip olduğunu aktaran Babacan, artan girdi maliyetlerinin çiftçiyi zorladığına işaret ederek, “Gübre pahalı, tohum pahalı, mazot pahalı, elektrik pahalı. Üretim maliyetleri sürekli artıyor ama çiftçinin sattığı ürün aynı hızda değer kazanmıyor. Bu nedenle bazı çiftçiler üretimden vazgeçiyor, gençler köyde kalmak istemiyor." dedi.

Babacan, Bursa'dan ekonomi ve politika sorunlarını değerlendirdi... Kalıcı barış diplomasiden geçiyor Haber

Babacan, Bursa'dan ekonomi ve politika sorunlarını değerlendirdi... Kalıcı barış diplomasiden geçiyor

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Bursa İl Teşkilatı tarafından Nilüfer’de Liya Davet’te düzenlenen iftar programına katılarak ekonomi, hukuk, dış politika ve sosyal politikalarla ilgili kapsamlı değerlendirmeler yaptı. Babacan, program öncesinde Kapalıçarşı ziyareti gerçekleştirdi ve partililerle buluştu. İftar programına DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Nilüfer İlçe Başkanı Fatih Kayıkçı ve çok sayıda sivil toplum ve yerel yönetim temsilcisi katıldı. Basın mensuplarına programda yer verilmemesi dikkat çeken bir ayrıntı oldu. RAMAZAN DAYANIŞMANIN SİMGESİ Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, açılış konuşmasında Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu güçlendirdiğini vurguladı. Yıldız, “Hiç kimseyi geride bırakmadan kentte yaşayan tüm vatandaşlara hizmet etmeye çalışıyoruz. Ramazan ayının huzur ve dayanışma iklimi toplumumuza güç katsın” dedi. DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, iftarın sadece bir yemek buluşması olmadığını, toplumsal dayanışma ve siyasi vizyonun paylaşıldığı bir platform olduğunu söyledi. Öztürk, Türkiye’de gençlerin gelecek kaygısıyla yurt dışına yöneldiğine dikkat çekerek, otomobil fiyatlarındaki yüksek vergileri örnek gösterdi. Öztürk ayrıca emeklilerden staj mağdurlarına, gazilerden kadın ve gençlere kadar farklı kesimlerin buluştuğunu belirtti. Babacan konuşmasında Türkiye’nin güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, doğru yönetimle ülkenin çok daha iyi bir noktaya taşınabileceğini söyledi. Ekonomik sorunların temelinde yanlış yönetim olduğunu ifade eden Babacan, “Türkiye’nin sorunları çözülemeyecek sorunlar değil. Doğru politikalar ve liyakatli kadrolarla ülke yeniden ayağa kalkabilir” dedi. BURSA SANAYİSİ VE ÜRETİM SIKINTILARI Bursa ekonomisine dair değerlendirmede bulunan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, tekstil ve ihracat ağırlıklı firmaların yüksek maliyet ve kur politikaları nedeniyle baskı altında olduğunu belirtti. Son iki yılda yaklaşık 9 bin 900 fabrikanın kapandığını ve yüz binlerce kişinin işini kaybettiğini vurgulayan Babacan, yükselen enerji maliyetleri ve faiz oranlarının üretici üzerindeki yükünü de dile getirdi. Bursa İftar Programı I 7 Mart 2026 pic.twitter.com/DyIQrMtHjg — Ali Babacan (@alibabacan) March 8, 2026 ENFLASYON VE SOSYAL ADALET Babacan, Türkiye’de gıda fiyatlarının OECD ortalamasının çok üzerinde artış gösterdiğini belirterek, bunun yanlış ekonomi politikalarının sonucu olduğunu savundu. Ekonomik büyümenin güçlü bir hukuk sistemiyle bağlantılı olduğunu ifade eden Babacan, yatırım ortamının güvence altında olmadığını ve hukukun olmadığı yerde üretimin ilerleyemeyeceğini söyledi. Emekli ikramiyesi ve dar gelirli vatandaşlara yönelik eleştirilerde de bulunan Ali Babacan, “Bir avuç insana yarıyorsa, geniş kesimleri fakirleştiriyorsa bunun adı ekonomi politikası değildir” dedi. Babacan ayrıca “Hiçbir çocuk yatağa aç girmemeli, hiçbir anne mutfakta çaresiz kalmamalı, hiçbir baba evladına karşı boynu bükük durmamalı” mesajını verdi. Ortadoğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını eleştirerek, bölgesel istikrarın tehdit altında olduğunu söyleyen Babacan, Türkiye’nin diplomasi ve sağduyuyla hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, askeri caydırıcılığın önemli olduğunu ancak kalıcı barışın diplomasiden geçtiğini anlattı. Konuşmasını Türkiye’nin sorunlarının çözülebilir olduğunu vurgulayarak tamamlayan Babacan, adalet ve hukuk temelli yönetim anlayışı ile ülkenin yeniden güçlü bir konuma taşınabileceğini belirterek, “Adalete ve hukuka dayanan bir yönetim anlayışı, ehil ve dürüst kadrolar ve istişareyle alınan kararlar Türkiye’nin bütün sorunlarını çözer.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa edeceğiz... Türkiye alan değil, veren el konuma geldi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa edeceğiz... Türkiye alan değil, veren el konuma geldi

Partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekonomi, insani yardımlar, savunma sanayii ve gençlere yönelik mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Türkiye ekonomisinin 21 çeyrektir kesintisiz büyüme trendini sürdürdüğünü belirterek, 2025’in üçüncü çeyreğinde büyümenin yüzde 3,7 olarak gerçekleştiğini açıkladı. Erdoğan, Türkiye’nin bu oranla OECD’de 4’üncü, G20’de 5’inci sırada yer aldığını ifade etti. Yıllık millî gelirin 1,5 trilyon doları aştığını söyledi. Tarımda don ve kuraklık nedeniyle yaşanan küçülmeye de değinen Erdoğan, “İnşallah bu yıl yağışların bereketiyle sektör toparlanacak” dedi. Makine ve teçhizat yatırımlarındaki artışın üretime dair umutları güçlendirdiğini belirtti. “TÜRKİYE ALAN EL DEĞİL, VEREN EL KONUMUNA GELDİ” Erdoğan, Türkiye’nin son 23 yılda insani yardım alanında büyük bir dönüşüm yaşadığını belirterek, Gazze’ye 103 bin tonu aşan insani yardım gönderen en büyük ülkelerden biri olduklarını hatırlattı. Sudan’daki insani krize de en fazla hassasiyet gösteren ülkenin Türkiye olduğunu ifade eden Erdoğan, AFAD, Kızılay ve diğer yardım kuruluşlarının sahada seferberlik içinde çalıştığını söyledi. https://twitter.com/iletisim/status/1996157879707922732 “Büyük ülke olmak gereğini içeride ve dışarıda yerine getirmeye devam edeceğiz.” dedi. KIZILELMA’DAN İLK GÖRÜŞ ÖTESİ HAVA-HAVA BAŞARI Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayiine ilişkin açıklamasında, KIZILELMA insansız savaş uçağının, MURAD radarından alınan verilerle tespit edilen bir hedefi GÖKDOĞAN füzesiyle havadan havaya tam isabetle vurduğunu duyurdu. “KIZILELMA, görüş ötesi hava hedefi vurabilen ilk insansız savaş uçağı oldu.” diyen Erdoğan, projede emeği geçen tüm kurumlara teşekkür etti. “GENÇLER, SANAL KIŞKIRTMALARA ALDANMAYIN” Gençlere seslenen Erdoğan, sosyal medya üzerinden yayılan provokatif içeriklere dikkat çekti. Yayınların bir kısmının yurtdışından yönlendirildiğini belirterek, “Sizi kamplaştırmaya çalışan bu odaklara prim vermeyin.” çağrısında bulundu. Mevcut sorunları aşacaklarını vurgulayan Erdoğan, “Ekonomiyi büyüteceğiz, huzuru ve güvenliği büyüteceğiz. 86 milyon bir olursak aşamayacağımız engel yok.” diyerek ekledi: “İnanıyorsanız üstünsünüz; zafer sizindir. Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa edeceğiz.”

2026’da Asgari Ücret Ne Olacak Haber

2026’da Asgari Ücret Ne Olacak

2025 yılı için belirlenen asgari ücret, %30 artışla net 22.104 TL, brüt 26.005 TL olarak sabitlenmişti. Buna rağmen, devam eden yüksek enflasyon oranları bu zammın, çalışanların alım gücünü korumasını zorlaştırdı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Ekim 2025 Enflasyon Raporu’na göre, yıl sonu itibarıyla enflasyonun %43,4 düzeyinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu durum, hane halkının reel gelirlerinde sürekli bir kaybın sürdüğünü gösteriyor. TÜİK’in 2025 ikinci çeyrek verilerine göre işgücü maliyetleri bir önceki yıla göre %44,3 arttı. İSO’nun Eylül 2025 imalat PMI raporu, liradaki değer kaybının üretici maliyetlerini son üç ayda en hızlı şekilde yükselttiğini gösteriyor. KOBİ’ler için de işveren maliyeti 2025 yıl sonunda çalışan başına 30.556 TL seviyesine çıkmıştı. Bu maliyetin, 2026’da yapılacak olası zamla birlikte 40 bin TL bandına yükselebileceği tahmin ediliyor. Veriler, şirketlerin 2026 planlarına daha dikkatli harcamalar ve tasarrufa yönelik adımlar atacağını işaret ediyor. Asgari Ücret 27.000TL Olacak Mı? Küresel enflasyonun yavaşlamesine rağmen, Türkiye’de ücret artış baskısının süreceği ön görülüyor. Trading Economics’in modellemesine göre, 2026 yılında Türkiye’de asgari ücretin yaklaşık 32.000 TL/ay (brüt) seviyesine çıkarılması bekleniyor. Bu da mevcut brüt tutara göre %23–25 oranında bir artış anlamına geliyor. Buna paralel olarak, OECD 2025 Economic Outlook raporunda Türkiye için 2026 yılı ortalama fiyat artışının %21 civarında olacağı öngörülüyor. Bu oran dikkate alındığında, net asgari ücretin 27.000 TL civarında belirlenmesi olasılığını arttırıyor. Böyle bir durumda, çalışanların yaşam maliyetlerindeki reel kaybı tam anlamıyla karşılamak zor olabilir. Ekonomistler, yeni asgari ücretin yalnızca enflasyona bağlı kalmaması, alım gücüne dayalı bir anlayışla belirlenmesi gerektiğini vurguluyor. Bu ise 2026 yılında maaş artışlarının özel sektörde de referans alınacağı anlamına geliyor. Özellikle giriş seviyesi pozisyonlarda beyaz yakalı maaşların yeniden düzenlenmesi gündemde. Ücret Politikalarında Yeniden Kalibrasyon Dönemi İnsan Kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Kurucusu Jilda Bal, 2026 asgari ücret beklentilerini şöyle değerlendirdi: “2026, ücret politikalarında yeniden düzenleme yılı olacak. Enflasyonun düşmesine rağmen, çalışanların alım gücü henüz toparlanmış değil. Şirketler artık maaş artışlarını yalnızca piyasa standartlarına göre değil, çalışan deneyimi ve sürdürülebilir motivasyonu dikkate alarak planlamak zorunda kalacak. Gelecekte, ücret şeffaflığı, yan hakların artırılması ve performansa dayalı ödül sistemleri daha da önemli hale gelecek. Kısa vadeli maaş artışları yerine, uzun vadede güven tesis etmek çalışan bağlılığını artıracak.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.