SON DAKİKA
Hava Durumu

#Nükleer Anlaşma

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Nükleer Anlaşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nükleer Anlaşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD-İran Geriliminde Kritik Eşik: Ortadoğu'da Askeri Hareketlilik Artıyor, Diplomasi Çıkmazda Haber

ABD-İran Geriliminde Kritik Eşik: Ortadoğu'da Askeri Hareketlilik Artıyor, Diplomasi Çıkmazda

ABD ve İran Arasında Gerilim Yeniden Zirveye Çıktı ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden siyasi ve askeri gerilim, son 24 saatte yaşanan gelişmelerle yeni bir boyut kazandı. Karşılıklı açıklamalar ve askeri hareketlilik, diplomatik çözüm umutlarını zayıflatırken tarafların sert söylemleri dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump, son açıklamalarında İran'ın yeniden müzakere masasına dönmesini istediklerini belirtse de, Tahran yönetimi iki haftadan uzun süredir Washington'dan resmi bir diplomatik teklif almadıklarını öne sürdü. Bu karşılıklı açıklamalar, taraflar arasındaki güven krizinin derinleştiğine işaret ediyor. Trump, Beyaz Saray'da yaptığı değerlendirmede İran'a yönelik sert mesajlar vererek, ABD'nin gerektiğinde güçlü karşılık vermeye hazır olduğunu söyledi. Kısa süre sonra ABD ordusu da yaptığı açıklamada, Ortadoğu'daki Amerikan güçlerine yönelik saldırı girişimlerine etkili şekilde karşılık verildiğini duyurdu. Ortadoğu'da Askeri Hareketlilik Dikkat Çekiyor Bölgedeki askeri hareketliliğin artması, uluslararası gözlemciler tarafından dikkatle takip ediliyor. Özellikle Ürdün'deki ABD askeri üssüne yönelik saldırı girişiminin engellendiğinin açıklanması, güvenlik risklerinin halen yüksek seviyede olduğunu ortaya koydu. Savunma uzmanlarına göre tarafların karşılıklı caydırıcılık mesajları vermesi, yanlış hesaplama riskini de artırıyor. Bu durumun kontrol dışına çıkması halinde yalnızca ABD ve İran'ı değil, bölgedeki birçok ülkeyi etkileyebilecek yeni bir güvenlik krizinin yaşanabileceği değerlendiriliyor. Suudi Arabistan'ın Tavrı Dengeleri Değiştirdi Gerilimin en dikkat çekici gelişmelerinden biri ise Suudi Arabistan'ın ABD ile koordineli şekilde Irak'taki İran destekli silahlı gruplara yönelik operasyonlara katıldığını kamuoyuna açık biçimde duyurması oldu. Uzmanlara göre bu açıklama, Riyad'ın bugüne kadar benimsediği temkinli yaklaşımın ötesine geçtiğini gösteriyor. Aynı zamanda İran'a, enerji altyapısı ve petrol tesislerine yönelik olası saldırılara karşı daha sert bir güvenlik politikası izleneceği mesajı verildiği değerlendiriliyor. Öte yandan Suudi Arabistan yönetimi, askeri iş birliğine rağmen diplomatik çözüm çağrısını da sürdürüyor. Suudi Savunma Bakanı Halid bin Selman'ın Washington temaslarında hem Başkan Donald Trump hem de Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile yaptığı görüşmelerde, gerilimin düşürülmesi ve müzakerelerin yeniden başlaması yönündeki beklentilerini dile getirdiği bildirildi. İran'dan Bulgaristan ve Güney Kıbrıs'a Uyarı Tahran yönetimi yalnızca ABD'ye değil, bölgedeki askeri hareketliliğe destek verdiğini düşündüğü ülkelere yönelik mesajlarını da sertleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Bulgaristan yönetiminin ABD askeri uçaklarının Bezmer Hava Üssü'nü kullanmasına izin vermesini eleştirerek bunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu. Erakçi, İran'a yönelik olası askeri operasyonlara destek veren ülkelerin doğacak sonuçlardan sorumlu tutulacağını ifade etti. Bulgaristan ise İran'a karşı herhangi bir askeri operasyona katılma niyetlerinin bulunmadığını belirterek diplomatik çözümden yana olduklarını açıkladı. Benzer şekilde İran, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yaptığı temaslarda da adadaki yabancı askeri üslerin İran'a yönelik operasyonlarda kullanılmaması gerektiğini vurguladı. GKRY yönetimi ise İngiltere ile yapılan görüşmeler sonucunda üslerin başka ülkelere yönelik saldırılarda kullanılmayacağı yönünde güvence aldıklarını bildirdi. Washington'da Savaşın Ekonomik ve Siyasi Maliyeti Tartışılıyor ABD'de ise dikkatler yalnızca sahadaki gelişmelere değil, olası uzun süreli bir çatışmanın ekonomik sonuçlarına da çevrilmiş durumda. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde, İran ile yaşanabilecek kapsamlı bir askeri çatışmanın Amerikan kamuoyunda siyasi baskıyı artırabileceği değerlendiriliyor. Beyaz Saray'ın özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş, küresel petrol arzı ve enflasyon üzerindeki olası etkileri yakından takip ettiği belirtiliyor. Savunma çevrelerinde ise son çatışmalarda Patriot ve THAAD hava savunma sistemlerine ait füze stoklarının önemli ölçüde kullanıldığı yönündeki değerlendirmeler öne çıkıyor. Uzmanlar, uzun süreli bir kriz halinde ABD'nin bölgedeki savunma kapasitesinin yeni lojistik planlamalar gerektirebileceğini ifade ediyor. Diplomatik Çözüm Umutları Zayıflıyor Uluslararası arabuluculuk girişimlerine rağmen taraflar arasında yeni bir müzakere sürecinin kısa vadede başlaması beklenmiyor. Uzmanlara göre Washington ile Tahran arasındaki güven bunalımı, yalnızca mevcut askeri gerilimden değil, yıllardır biriken siyasi anlaşmazlıklardan da kaynaklanıyor. Tarafların karşılıklı olarak birbirlerini güvenilir bir müzakere ortağı olarak görmemesi, diplomatik çözüm ihtimalini zorlaştırıyor. 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma, iki ülke arasında son yılların en önemli diplomatik kazanımı olarak değerlendirilmişti. Ancak sonraki süreçte yaşanan anlaşmazlıklar ve karşılıklı yaptırımlar nedeniyle anlaşmanın fiilen işlevini yitirmesi, ilişkilerin yeniden çatışma eksenine kaymasına neden oldu. Küresel Piyasalar Gelişmeleri Yakından İzliyor ABD-İran gerilimi yalnızca bölgesel güvenliği değil, uluslararası enerji piyasalarını da doğrudan etkiliyor. Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz gibi küresel petrol ticareti açısından kritik bölgelerde yaşanabilecek olası bir askeri kriz, petrol fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açabilir. Ekonomi uzmanları, enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği, tedarik zincirlerinde yeni sorunlara neden olabileceği ve finans piyasalarında dalgalanmaları artırabileceği görüşünü dile getiriyor. Önümüzdeki günlerde Washington ve Tahran'dan gelecek yeni açıklamalar, bölgedeki askeri hareketliliğin seyri ve diplomatik girişimlerin yeniden başlayıp başlamayacağı uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edilecek. Mevcut tablo ise Ortadoğu'da tansiyonun yüksek seyrini koruduğunu ve belirsizliğin devam ettiğini gösteriyor.

Trump: İran operasyonunda sona yaklaştık, onları ‘Taş Devri’ne’ döndüreceğiz Haber

Trump: İran operasyonunda sona yaklaştık, onları ‘Taş Devri’ne’ döndüreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, "Destansı Öfke" adını verdikleri operasyonla İran'ın askeri gücünün büyük ölçüde yok edildiğini belirterek, "Önümüzdeki 2-3 hafta içinde onlara çok sert bir darbe indireceğiz ve onları ait oldukları yere, Taş Devri'ne geri göndereceğiz" dedi. Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlediği "Ulusa Sesleniş" konuşmasında, İran’a yönelik yürütülen askeri operasyonların gidişatı ve bölgenin geleceğine dair kritik açıklamalarda bulundu. İran'ı "dünyanın bir numaralı terör sponsoru" olarak nitelendiren Trump, ABD’nin stratejik hedeflerine ulaşmak üzere olduğunu ve Ortadoğu’nun artık daha özgür bir yer haline geldiğini savundu. “İran’ın askeri kapasitesi yerle bir edildi” Yaklaşık bir aydır devam eden ve "Destansı Öfke" (Epic Rage) olarak adlandırılan operasyonun sonuçlarını paylaşan Trump, İran ordusunun ağır darbe aldığını söyledi. Trump, "Bu akşam itibarıyla İran’ın deniz kuvvetleri yok edildi, hava kuvvetleri harabeye döndü. Devrim Muhafızları Ordusu’nun komuta zinciri ve kontrolü tamamen çökmüş durumda. Füze ve dron fırlatma platformları imha edildi; ellerinde çok az sayıda füze kaldı" ifadelerini kullandı. Operasyon kapsamında İran’daki nükleer tesislere yönelik B2 bombardıman uçaklarıyla saldırılar düzenlendiğini açıklayan Trump, "Tüm nükleer tesislerini yerle bir ettik. Artık İran’ın nükleer silaha sahip olma tehlikesi sona ermiştir" dedi. “Ortadoğu petrolüne ihtiyacımız yok” ABD’nin enerji bağımsızlığına vurgu yapan Trump, ülkesinin artık Ortadoğu petrolüne muhtaç olmadığını söyledi. ABD’nin Rusya ve Suudi Arabistan’dan daha fazla petrol ürettiğini hatırlatan Trump, şunları kaydetti: "Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrole ihtiyacımız kalmadı. Venezuela operasyonu sonrası enerji üretimimiz bizi tamamen bağımsız hale getirdi. Hürmüz Boğazı üzerinden petrol alan ülkeler, artık o geçidi kendileri korumalıdır. Biz müttefiklerimize yardım etmek için oradayız, petrol için değil." Müttefiklere teşekkür ve "Taş Devri" uyarısı Konuşmasında İsrail, Suudi Arabistan, Katar, BAE, Kuveyt ve Bahreyn’e destekleri için teşekkür eden Trump, bu ülkelerin zarar görmesine asla izin vermeyeceklerini vurguladı. İran rejimine yönelik sert mesajlarını sürdüren ABD Başkanı, "Biz rejim değişikliği peşinde değiliz ama gördüğünüz gibi liderlerinin çoğu artık hayatta değil. Eğer önümüzdeki haftalarda bir anlaşma sağlanmazsa, İran’ın tüm elektrik santrallerini vuracağız. Onları Taş Devri’ne geri göndereceğiz" uyarısında bulundu. Trump ayrıca, operasyonlarda hayatını kaybeden 13 ABD askerini anarken, İran rejiminin kendi halkına yönelik baskılarına da değinerek, "Bu rejim bugüne kadar 45 bin kendi vatandaşını katletti" iddiasını dile getirdi. Nükleer anlaşma ve Süleymani hatırlatması Eski Başkan Obama döneminde yapılan nükleer anlaşmayı "felaket" olarak nitelendiren Trump, ilk döneminde Kasım Süleymani’yi öldürerek büyük bir tehdidi bertaraf ettiklerini söyledi. Trump, "Eğer o yaşıyor olsaydı, bu akşam çok farklı bir senaryoyu konuşuyor olurduk" dedi. Donald Trump, İran halkına bir şans vermek istedikleri için şimdilik petrol tesislerini hedef almadıklarını ancak Tahran'ın tavrına göre tüm seçeneklerin masada kalmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier: "İran savaşı siyasi açıdan felaket bir hataydı" Haber

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier: "İran savaşı siyasi açıdan felaket bir hataydı"

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Berlin’de Almanya Dışişleri Bakanlığı'nın 2. Dünya Savaşından sonra yeniden kurulmasının 75. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kendisinin de Bakan olarak uzun yıllar görev yaptığı Dışişleri Bakanlığı'nın küresel sorunlara bakışına ve çözüm önerilerine ilişkin konuşan Steinmeier, İran savaşına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Steinmeier, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını ve Alman hükümetinin tutumunu eleştirerek, "Uluslararası hukuk ihlallerini, ihlal olarak adlandırmamak dış politikamızı daha inandırıcı hale getirmez. Bu savaş uluslararası hukuka göre yasadışıdır ki bunda şüphe yok" dedi. Bugüne kadar İran savaşını uluslararası hukuka göre yasa dışı olarak sınıflandırmaktan kaçınan Alman hükümetinden farklı bir tavır sergileyen Steinmeier, "Mevcut Amerikan hükümetinin dünya görüşü bizimkinden farklı. Bu görüş yerleşik kurallara, ortaklığa ve zamanla gelişen güvene hiç önem vermiyor. Bunu değiştiremeyiz. Bununla başa çıkmak zorundayız ama benim inancım budur. Bu dünya görüşünü benimsemek için hiçbir nedenimiz yok. Büyük güçler, kuralların olmadığı bir dünyada hayatta kalabilir hatta kısa vadede bundan fayda bile sağlayabilir. Ancak bu bizim için geçerli değil ve devletlerin ezici çoğunluğu için de geçerli değil" ifadelerini kullandı. "İran savaşı uluslararası hukuka göre yasa dışıdır" "Yarının dünyası, ABD ile Çin arasındaki bir ikili mücadeleden daha fazlası olmalı. Bu nedenle dış politikamızın pragmatik ve etkili olması gerekir" diyen Steinmeier, "Dış politikamız, hukuk ihlalini haklar ilkesiyle adlandırmamamızla daha ikna edici hale gelmez. Bununla Gazze Savaşı'nda zaten uğraşmak zorunda kaldık. İran Savaşı'nda da bununla uğraşmak zorundayız çünkü bu savaş, uluslararası hukuka aykırıdır. Bu savaş, ayrıca siyasi açıdan feci bir hatadır. Eğer savaşın amacı İran’ı nükleer bomba yolunda durdurmaksa bu savaş gerçekten önlenebilir, gereksiz bir savaştır" ifadelerini kullandı. "14 Temmuz 2015 tarihinde İran'ın nükleer silahlanmasının önlenmesine dönük anlaşmadan hiç bu kadar uzak olmamıştık" diyen Steinmeier, söz konusu anlaşma için "Amerikalıların İran'a karşı yapmak zorunda kalacağı bir savaşı önlüyoruz" ifadelerinin kullanıldığını ancak 2 yıl sonra, ilk görev süresinde 2018 yılında ABD Başkanı Donald Trump’ın bu anlaşmadan çekildiğini hatırlattı. "Uluslararası hukuk göz ardı edilmemeli" Trump’ın ikinci görev süresinde ise İran’da savaş yapıldığını belirten Steinmeier, "Uluslararası hukuk, başkaları yapıyorsa bizim de çıkarmamız gereken eski bir eldiven değildir. Aksine büyük güçler arasında yer almayan herkes için şimdi ve gelecekte, bazıları tarafından ihmal edilse ve ihlal edilse bile hayati önem taşır. Düzen çerçevesi, kural ve meşruiyet kaynağı olarak uluslararası hukuk, Almanya için olduğu kadar Avrupa için de önemini hiç kaybetmemiştir. Hukuk ve kuralların olmadığı bir dünyada bu Avrupa kaybolurdu. Çünkü Avrupa Birliği kendisi de kurallara dayalı bir yapıdır. Eğer büyük güçlerin dünya görüşünü kendimize mal edersek, o zaman bu yapı göz açıp kapayıncaya kadar çökecektir. Bu yüzden dış politikamızın pragmatik ve etkili olması gerektiğine inanıyorum, olması gereken yerde olmalı, olmaması gereken yerlerde ise olmamalı" diye konuştu. Küresel sorunların küresel dengeleri yeniden şekillendirdiğine vurgu yaparak son dönemde kendisinin güçlü işbirliklerini geliştirmek için bir dizi ziyaretler gerçekleştirdiğini hatırlatan Steinmeier, "Bu kapsamda Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) bölgesi, Körfez ülkeleri ve Türkiye’nin yanı sıra Kenya, Güney Afrika, Şili ve Brezilya’ya ziyaretler gerçekleştirdim. Bu ülkeler Almanya ile yakın ilişkiler kurmak istiyor. Bu devletler de Almanya gibi bağımlılıklarını azaltmayı ve uluslararası ortaklıklarını çeşitlendirmeyi hedefliyor" dedi. Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 15 Mart 1951’de yeniden kurulan ve bu yıl 75. yılını kutlayan Almanya Dışişleri Bakanlığı’nda 2005-2009 ile 2013-2017 yılları arasında Dışişleri Bakanı olarak görev yapmıştı. Steinmeier, P5+1 ülkeleri olarak adlandırılan ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya’nın yanı sıra Avrupa Birliği arasında İran ile 14 Temmuz 2015’te imzalanan nükleer anlaşma sürecinde de Almanya Dışişleri Bakanı olarak görev almıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.