Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#New York

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - New York haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, New York haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD’de Trump yönetiminin 75 ülkeye yönelik vize politikası mahkemeden döndü Haber

ABD’de Trump yönetiminin 75 ülkeye yönelik vize politikası mahkemeden döndü

ABD’de federal yargıç Jeannette Vargas, aralarında Afganistan, İran, Rusya ve Somali’nin de bulunduğu 75 ülkenin vatandaşlarına yönelik göçmen vizesi işlemlerinin askıya alınmasını öngören Trump yönetimi politikasını yasaya aykırı bularak iptal etti. ABD’de Donald Trump yönetiminin göçmenlik politikalarına ilişkin önemli bir mahkeme kararı çıktı. New York’taki federal bölge mahkemesinde görülen davada, yönetimin 75 ülkenin vatandaşlarının göçmen vizesi başvurularını durdurmasına yönelik uygulaması iptal edildi. ABD Bölge Yargıcı Jeannette Vargas, söz konusu politikanın Göç ve Vatandaşlık Yasası’na aykırı olduğunu ve yönetimin yasal yetkisini aştığını değerlendirdi. 75 ülkeden vize başvurularına askıya alma kararı Trump yönetimi, vatandaşlarının ABD’de kamu yardımına ihtiyaç duyma ihtimalini yüksek gördüğü 75 ülkeden yapılan göçmen vizesi başvurularının durdurulması yönünde konsolosluklara talimat vermişti. Politikanın hedefindeki ülkeler arasında Afganistan, İran, Rusya ve Somali gibi ülkeler de yer alıyordu. Dışişleri Bakanlığı, uygulamanın daha önce yürürlüğe giren ve ABD’ye gelecek göçmenler arasında “kamuya yük” oluşturabilecek kişilere yönelik kuralları sıkılaştıran düzenlemenin ardından hayata geçirildiğini açıklamıştı. Yargıç: “Yetki aşıldı” Yargıç Vargas kararında, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından uygulanan politikanın, uygun şartları taşıyan başvuru sahiplerine hukuki bir gerekçe olmaksızın vize verilmesini engellediğini belirtti. Vargas, bu uygulamanın yönetimin sahip olduğu yetkiyi aştığı sonucuna vardı. Yargıca göre Kongre, göçmenlerin vize almaya uygun olup olmadığını değerlendirme yetkisini, yasada belirtilen kriterler çerçevesinde konsolosluk görevlilerine vermiş durumda. Bu nedenle başvuru sahibinin yalnızca vatandaşlığına dayanılarak göçmenlik vizesinin kategorik biçimde engellenmesinin mevcut yasal düzenlemeyle bağdaşmadığı belirtildi. “Kongre’nin verdiği yetkiyi baltalıyor” Vargas, politikanın yalnızca başvuru sahiplerini değil, Kongre tarafından konsolosluk görevlilerine verilen değerlendirme yetkisini de etkilediğine dikkat çekti. Kararda, konsolosluk memurlarının her başvuruyu yasada belirtilen özel kriterlere göre değerlendirmesi gerektiği vurgulanırken, ülke vatandaşlığı temelinde toplu şekilde vize işlemlerinin durdurulmasının bu sistemi devre dışı bıraktığı belirtildi. Trump yönetimi kamu yardımı verilerini gerekçe göstermişti ABD Dışişleri Bakanlığı, vize işlemlerinin askıya alınmasına ilişkin kararında Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından hazırlanan verilere atıfta bulunmuştu. Bakanlık, söz konusu ülkelerden gelen göçmenlerin bulunduğu hanelerin yüzde 30’undan fazlasının bir tür kamu yardımından yararlandığını savunmuştu. Mahkemenin kararıyla birlikte Trump yönetiminin bu veriler üzerinden 75 ülkenin vatandaşlarına yönelik uyguladığı toplu vize işlemi durdurma politikası önemli bir hukuki engelle karşı karşıya kaldı.

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörlü olduğu Jaguar Type 01, İç Tasarım Detaylarıyla Modern Lüksü Yeniden Yorumluyor Haber

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörlü olduğu Jaguar Type 01, İç Tasarım Detaylarıyla Modern Lüksü Yeniden Yorumluyor

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği Jaguar, yeni dört kapılı GT modeli Type 01’in iç tasarımına dair ilk detayları paylaştı. Jaguar’ın yeni yaratıcı felsefesinin ilk seri üretim modeli olan Type 01, geleceğin lüks otomobil anlayışına yön verecek özgün bir yaklaşım ortaya koyuyor. Jaguar Type 01’in iç mekanı, 16 Ağustos tarihinde Pebble Beach Concours d’Elegance etkinliğinde ilk kez gözler önüne serilecek. Modelin global lansmanı ise 6 Ekim 2026 tarihinde New York’ta yapılacak. Jaguar’ın Yeni Tasarım Felsefesi Type 01’de Hayat Buluyor Jaguar Type 01’in kabini boyunca uzanan merkezi omurga, tasarımın uzunlamasına karakterini vurgularken kabin içinde dört ayrı alan oluşturuyor. Bu özgün yaklaşım, konsept otomobil vizyonunu seri üretime taşıyor. Alçak sürüş pozisyonuyla sürücünün etrafını saran kabin, konfor ve güven hissini bir arada yaşatırken aynı zamanda sürücünün otomobil ile bütünleşmesine de fırsat sunuyor. Type 01’in karakteristik tasarımında, ihtiyaç duyulana kadar gizli kalan bölmeler ve teknolojiler ile beklenmedik renk dokunuşları öne çıkıyor. Tüm bu detaylar, Jaguar’ın özgün, modernist ve yaratıcı felsefesini yansıtıyor. Zamansız Malzemeler ve Modern Detaylar Traverten taşının zamansız güzelliğinden ve el yapımı tekstillerin zengin dokularından ilham alan Type 01, malzeme ve dokuların ön plana çıktığı özel bir atmosfer sunuyor. Merkezi omurga boyunca uzanan ve pirinçten esinlenerek oluşturulan metalik kaplama, kapıların üst bölümünde de devam ederek bütünsel bir görünüm yaratıyor. Kabini çevreleyen bu imza niteliğindeki tasarım unsuru Jaguar logosuyla tamamlanıyor. Kaput ve gösterge panelini görsel olarak birleştiren çizgisel detaylar, dış ve iç mekan arasındaki sınırları ortadan kaldırıyor. Bu bütünlük, Jaguar’ın kendine özgü modernist yaklaşımını otomobilin genel formuna taşıyor. Teknoloji, İç Mekan Tasarımının Bir Parçası Bilgi-eğlence teknolojileri, kullanıcı deneyimini kolaylaştıracak şekilde iç mekana entegre ediliyor. Dijital arayüzler, ihtiyaç duyulan kontrollere kolay ve sezgisel erişim sağlayacak şekilde konumlandırılıyor. Sürücünün yolculuk sırasında odağını korumasına destek olmak amacıyla yerleştirilen dijital ClearSight Geri Görüş Ekranı ise ön camın tabanında, aynalarla aynı yatay düzlemde yer alıyor. Jaguar’ın Modernist Tasarım Felsefesi Jaguar İç Mekan Baş Tasarımcısı Thomas Holden: “Bütünsel tasarım felsefemiz, otomobilin dış görünüşünü kendine özgü bir iç mimariye dönüştürüyor. Yatay iç tasarım normunun aksine, merkezi omurga aracılığıyla otomobilin uzunlamasına yapısını vurguluyoruz; bu mimari unsur, dört ayrı alan yaratıyor. Özenle seçilmiş malzemeler, tasarımla bütünleşen teknolojiler ve akıcı yüzeyler, Type 01’in iç mekanında modern lüksü yalın ve çağdaş bir anlayışla yeniden yorumluyor.” dedi. Jaguar Genel Müdürü Rawdon Glover ise: “Jaguar Type 01, yeni yaratıcı felsefemizi yansıtan ilk seri üretim otomobilimiz. Her açıdan kendine özgü bir karakter sergileyen bu otomobilin iç mekanı da bu özelliğinden ödün vermiyor. Type 01 ile sürüş deneyiminden tasarımına ve yarattığı hissiyata kadar her yolculuğun özel bir an olmasını amaçladık. Güven veren GT sürüş pozisyonu, sade ve sofistike teknoloji detayları ve çarpıcı tasarımıyla Type 01, benzersiz bir iç mekana sahip” dedi. Jaguar Type 01 prototipi, Monterey Otomobil Haftası kapsamında yeni kamuflaj kaplamasıyla Kuzey Amerika’da ilk kez görücüye çıkacak. 16 Ağustos tarihinde Pebble Beach Concours d’Elegance’da iç mekanı ilk kez gözler önüne serilecek olan Jaguar Type 01’in global lansmanı ise 6 Ekim 2026 tarihinde New York’ta yapılacak.

İspanya, 2026 FIFA Dünya Kupası'nın şampiyonu oldu! Haber

İspanya, 2026 FIFA Dünya Kupası'nın şampiyonu oldu!

Futbol dünyasının nefesini tutarak takip ettiği 2026 FIFA Dünya Kupası finalinde mutlu sona ulaşan taraf İspanya oldu. ABD'nin New York New Jersey Stadyumu'nda oynanan final mücadelesinde son dünya şampiyonu Arjantin ile karşılaşan İspanyol ekibi, 120 dakika sonunda rakibini 1-0 mağlup ederek kupayı ikinci kez müzesine götürdü. Büyük çekişmeye sahne olan karşılaşmanın normal süresinde iki takım da savunma güvenliğini ön planda tuttu. Özellikle orta saha mücadelesinin ön plana çıktığı ilk 90 dakikada her iki ekip de zaman zaman rakip kalede etkili olsa da aradığı golü bulamadı. Kalecilerin başarılı performansı ve savunmaların hata yapmaması nedeniyle mücadele golsüz eşitlikle uzatma devrelerine taşındı. Ferran Torres kupayı getiren golü attı Uzatma dakikalarında oyunun kontrolünü eline alan İspanya, aradığı golü 106. dakikada buldu. Ceza sahasında oluşan fırsatı iyi değerlendiren Ferran Torres, topu ağlara göndererek takımını 1-0 öne geçirdi. Genç yıldızın golü, final maçının da tek golü olurken İspanya'yı Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıdı. Golden sonra Arjantin beraberlik için risk alsa da İspanya savunması rakibine net fırsat vermedi. Kalan dakikalarda skor üstünlüğünü koruyan İspanyol futbolcular, son düdüğün ardından büyük sevinç yaşadı. Arjantin uzatmalara 10 kişi başladı Karşılaşmanın kırılma anlarından biri normal sürenin uzatma dakikalarında yaşandı. Arjantin'in orta saha oyuncusu Enzo Fernandez, 90+3. dakikada gördüğü ikinci sarı kartın ardından kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Arjantin, uzatma bölümünü bir kişi eksik oynamak zorunda kalırken bu eksiklik oyunun dengesini önemli ölçüde etkiledi. Teknik heyetin yaptığı oyuncu değişikliklerine rağmen Arjantin, eksik kadroyla İspanya savunmasını aşmayı başaramadı ve turnuvayı ikincilikle tamamladı. İspanya ikinci kez dünya futbolunun zirvesinde Bu sonuçla birlikte İspanya, tarihindeki ikinci FIFA Dünya Kupası şampiyonluğunu elde etti. Kırmızı-beyazlı ekip, ilk kez 2010 yılında Güney Afrika'da düzenlenen organizasyonda kupaya uzanmıştı. Aradan geçen 16 yılın ardından yeniden dünya futbolunun zirvesine çıkan İspanya, turnuva boyunca ortaya koyduğu başarılı performansı kupayla taçlandırdı. Turnuva boyunca disiplinli futbolu, topa sahip olma anlayışı ve genç oyuncularının etkili performansıyla dikkat çeken İspanyol ekibi, finalde de oyun planından taviz vermedi. Özellikle uzatma dakikalarında oyuna ağırlığını koyan ekip, sabırlı futbolunun karşılığını Ferran Torres'in golüyle aldı. Finali Slavko Vincic yönetti 2026 FIFA Dünya Kupası finalini Sloven hakem Slavko Vincic yönetti. Yardımcılıklarını Tomaz Klancnik ile Andraz Kovacic üstlenirken, VAR odasında Bastan Dankert, AVAR görevinde ise Nicolas Gallo yer aldı. Hakem ekibi, yüksek tempoda geçen final mücadelesinde kritik kararlarıyla karşılaşmayı tamamladı. İspanya - Arjantin maçı özeti Stat: New York New Jersey Stadyumu Sonuç: İspanya 1-0 Arjantin (Uzatmalar) Gol: 106. dakika Ferran Torres Kırmızı kart: 90+3. dakika Enzo Fernandez (Arjantin) İlk 11'ler İspanya: Unai Simon, Pedro Porro, Cubarsi, Laporte, Cucurella, Rodri, Fabian Ruiz, Dani Olmo, Lamine Yamal, Alex Baena, Mikel Oyarzabal. Arjantin: Emiliano Martinez, Gonzalo Montiel, Cristian Romero, Lisandro Martinez, Nicolas Tagliafico, Rodrigo De Paul, Nico Gonzalez, Alexis Mac Allister, Enzo Fernandez, Julian Alvarez, Lionel Messi. İspanya, 2026 FIFA Dünya Kupası'nı kazanarak futbol tarihine bir kez daha adını yazdırırken, Ferran Torres attığı kritik golle finalin unutulmaz isimlerinden biri oldu. Arjantin ise büyük umutlarla çıktığı finalden mağlubiyetle ayrılarak turnuvayı ikinci sırada tamamladı.

San Diego’da camiye saldırı: 3 kişi yaşamını yitirdi, 2 saldırgan ölü bulundu Haber

San Diego’da camiye saldırı: 3 kişi yaşamını yitirdi, 2 saldırgan ölü bulundu

Olay, pazartesi günü San Diego saatiyle öğle saatlerinde, Türkiye saatiyle ise gece geç saatlerde meydana geldi. Scott Wahl, saldırının “nefret suçu” kapsamında soruşturulduğunu belirterek, olay yerinde nefret içerikli sembol ve işaretlerin tespit edildiğini söyledi. Olay nasıl gerçekleşti? Polis yetkililerinin verdiği bilgiye göre, saldırıdan yaklaşık iki saat önce şüphelilerden birinin annesi polise ulaşarak oğlunun intihar etmek istediğini, yanında birkaç silah ile otomobil bulunduğunu bildirdi. Polis ekipleri ilk olarak gencin okul çevresinde arama çalışması başlattı. Ancak kısa süre sonra “San Diego İslam Merkezi”nden silah sesleri geldiği ihbarı yapıldı. Polisin yalnızca 4 dakika içinde olay yerine ulaştığı ve caminin önünde 3 kişinin cansız bedenini bulduğu belirtildi. Güvenlik görevlisinin “kahramanca” müdahalesi Hayatını kaybedenlerden birinin, İslam merkezinin güvenlik görevlisi olduğu açıklandı. Polis, güvenlik görevlisinin saldırganlara karşı koyarak daha büyük bir katliamı önlediğini ve çok sayıda kişinin hayatını kurtardığını belirterek davranışını “kahramanca” olarak nitelendirdi. Diğer iki kişinin kimlikleri ise henüz resmi olarak açıklanmadı. Saldırganlar araçta ölü bulundu Saldırının ardından kaçan iki genç, camiden birkaç sokak uzaklıkta bir aracın içinde ölü bulundu. Polis, saldırganlarla güvenlik güçleri arasında herhangi bir çatışma yaşanmadığını, gençlerin kendi silahlarıyla yaşamlarına son verdiğini açıkladı. Tepkiler peş peşe geldi Cami imamı: İbadethanelerin hedef alınması iğrenç bir saldırı Taha Hassan, camide bulunan tüm öğretmen ve çocukların güvende olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı: “Bir ibadethanenin hedef alınması son derece iğrenç bir saldırıdır. Dualarımız kurbanların aileleriyle birlikte.” Trump: Çok korkunç bir durum ABD Başkanı Donald Trump, saldırıyı “çok korkunç ve kötü bir durum” olarak değerlendirdi. New York Belediye Başkanı: Müslüman karşıtı şiddet Zohran Mamdani, saldırıyı “Müslümanlara yönelik şiddet” olarak nitelendirdi. ABD’nin büyük şehirlerinden birinin ilk Müslüman belediye başkanı olan Mamdani, New York’taki camilerin çevresindeki güvenlik önlemlerinin artırılacağını duyurdu. California Valisi: Nefrete yer yok Gavin Newsom ise yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Nefretin California’da yeri yoktur. İnananlara yönelik terör saldırılarını asla kabul etmeyeceğiz. San Diego’daki Müslüman toplumunun yanındayız.”

Epstein dosyasında Fransa’da 10 yeni mağdur ortaya çıktı Haber

Epstein dosyasında Fransa’da 10 yeni mağdur ortaya çıktı

"Sessiz kalmayın" çağrısı yanıt buldu RTL radyosuna açıklamalarda bulunan Paris Başsavcısı Laure Beccuau, şubat ayında mağdurlara yönelik yaptıkları "konuşma ve şikayetçi olma" çağrısının ardından yaklaşık 20 kişinin başvuru yaptığını belirtti. Başsavcı Beccuau, "Bu başvuruların bir kısmı zaten bildiğimiz isimlerdi ancak yaklaşık 10 kişi daha önce dosyalarımızda hiç yer almayan, tamamen yeni mağdurlar" ifadelerini kullandı. Dijital veriler ve telefon kayıtları mercek altında Fransız müfettişler, Ocak ayında ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan yeni soruşturma dosyalarının ardından çalışmalarını derinleştirdi. Başsavcı Beccuau, Epstein’a ait bilgisayarların, telefon kayıtlarının ve adres defterlerinin titizlikle incelendiğini vurguladı. Mağdurların ifadelerinde geçen her ismin tek tek araştırıldığını belirten Beccuau, davanın çözümü için "uluslararası adli işbirliğinin" hayati önem taşıdığını söyledi. Henüz hiçbir şüpheli sorgulanmadı 2019 yılında New York’taki hücresinde ölü bulunan Epstein’ın Paris’teki lüks dairesi, ölümünden kısa bir süre sonra Fransız polisi tarafından mühürlenmiş ve aranmıştı. Soruşturmanın insan ticareti boyutuna odaklandığını belirten Başsavcılık, mağdurların bir kısmının yurt dışında olması nedeniyle ifade alma süreçlerinin uluslararası koordinasyonla yürütüldüğünü bildirdi. Öte yandan Beccuau, şu ana kadar şebeke ile bağlantılı olduğu düşünülen olası şüphelilerden hiçbirinin henüz resmi olarak sorgulanmadığını açıkladı.

Kral Charles, iki ülke arasındaki ilişkileri düzeltmek amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret etti. Haber

Kral Charles, iki ülke arasındaki ilişkileri düzeltmek amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret etti.

Bu ziyaret, Kral III. Charles'ın saltanatı sırasında, Amerika'nın İngiliz egemenliğinden bağımsızlığını ilanının 250. yıldönümüne denk gelmesi nedeniyle özellikle önemliydi. Daha da önemlisi, bu ziyaret, yirmi yıl sonra bir İngiliz hükümdarının ülkeye yaptığı ilk ziyaret olup, iki uzun süreli müttefik arasında önemli bir diplomatik dönüm noktası anlamına geliyordu. Ziyaret, iki ülke arasındaki "özel ilişkinin" 1956'daki Süveyş Kanalı krizinden bu yana en düşük seviyesinde olduğu bir dönemde gerçekleşti. ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşla ilgili derin anlaşmazlıklar, Başkan Donald Trump'ın İngiliz hükümetinin saldırıyı desteklememesinden duyduğu hoşnutsuzluğu dile getirmesine yol açmıştı. Başkan Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Kral III. Charles ve Kraliçe Camilla'yı karşıladı. ABD'nin İran meselesinde İngiltere'ye destek vermemesine karşılık olarak Falkland Adaları üzerindeki İngiltere'nin hak iddiasına verdiği desteği yeniden gözden geçirebileceğini açıklayan bir Pentagon iç yazışmasıyla bu anlaşmazlık daha da belirginleşti. Ancak, İngiliz Başbakanı Keir Starmer hükümeti, ittifakın geleceğini güçlendirmek için bu ziyarete büyük umutlar bağlıyor. İngiltere'nin ABD Büyükelçisi Christian Turner, ziyaretin iki ülke arasındaki ortak tarihi, fedakarlıkları ve ortak değerleri vurgulayacağını ve özünde İngilizlere özgü "Sakin kal ve ilerlemeye devam et" sloganını teyit edeceğini belirtti. Kral III. Charles ve Kraliçe Camilla, Washington'a varır varmaz Başkan Donald Trump ve First Lady Melania Trump ile özel bir çay partisi verecekler. Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly şunları söyledi: "Başkan Trump, Kral Charles'a her zaman büyük saygı duymuştur ve ilişkileri, Başkanın geçen yıl Birleşik Krallık'a yaptığı tarihi ziyaretin ardından daha da güçlenmiştir." Kral III. Charles ve Kraliçe Camilla Beyaz Saray'ı ziyaret etti. Başkan Trump bizzat kralın ziyaretinin transatlantik ilişkilerin onarılmasına "kesinlikle" yardımcı olabileceğini iddia etti. Geçtiğimiz hafta sonu Beyaz Saray Muhabirleri Derneği resepsiyonunda yaşanan silahlı saldırı, etkinliğin üzerine karanlık bir gölge düşürmüştü. Ancak Buckingham Sarayı, güvenlik endişelerini gözden geçirdikten sonra gezinin planlandığı gibi devam edeceğini doğruladı. Olayla ilgili olarak Saray, Kral'ın "Başkanın, First Lady'nin ve tüm konukların zarar görmediğini öğrenmekten son derece rahatladığını" belirtti. Kral III. Charles'ın ziyareti sırasında ABD Kongresi'ne hitap etmesi bekleniyor ve bu, tarihte bunu yapan ikinci İngiliz hükümdarı olacak. Heyetin programında ayrıca Beyaz Saray'da bir akşam yemeği ve 11 Eylül 2001 saldırılarının kurbanlarını anmak için New York'a bir ziyaret de yer alıyor.

Kamala Harris, 2028'de Amerika Birleşik Devletleri başkanlığına yeniden aday olmayı düşünüyor Haber

Kamala Harris, 2028'de Amerika Birleşik Devletleri başkanlığına yeniden aday olmayı düşünüyor

Bu açıklama, rakibi Donald Trump'a yenilgisinin ardından Demokrat Parti içinde yeni liderler bulma konusunda giderek büyüyen tartışmaların ortasında geldi. Rahip Al Sharpton tarafından kurulan bir insan hakları örgütü olan Ulusal Eylem Ağı'nın toplantısında konuşan Harris, Sharpton'dan gelecekteki adaylık planlarıyla ilgili doğrudan bir soru aldı. 10 Nisan'da New York'ta düzenlenen bir etkinlikte kalabalığın coşkulu destek tezahüratları arasında Harris şunları söyledi: "Yapabilirim, yapabilirim. Düşünüyorum, düşünüyorum." Ayrıca, 2028'de Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak görev yapmaya en uygun kişinin kim olduğuna bağlı olarak aday olmayı düşüneceğini vurguladı. Harris daha önce Başkan Joe Biden'ın yönetiminde Başkan Yardımcısı olarak görev yapmıştı, ancak 2024 seçimlerini hem halk oylamasında hem de Seçmenler Kurulu oylamasında ezici bir zafer kazanan Donald Trump'a kaybetmişti. Başkan Yardımcısı olmadan önce, ABD Senatörü ve Kaliforniya Başsavcısı olarak görev yapmış olması nedeniyle kapsamlı siyasi deneyime sahipti. Ancak başkanlığa giden yolu pürüzsüz değildi; 2020'de Demokrat Parti'nin adayı olma girişimi de başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Harris'in hâlâ önemli bir etkisi olsa da, 2028 kampanyası seçmenlerden önemli engellerle karşılaşabilir. Son anketler, birçok seçmenin Demokrat Parti'nin 2024 yenilgisinin ardından büyük bir kadro değişikliğinden geçmesini istediğini gösteriyor. Ekim 2025'in başlarında Harris, 2028 seçimlerinde aday olup olmayacağına henüz karar vermediğini belirtmişti. Ancak siyasetçi, önemli engellerle karşılaşacağı yönündeki iddiaları reddetti. Bu Ulusal Eylem Ağı konferansı, Pennsylvania Valisi Josh Shapiro, eski Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg ve Illinois Valisi JB Pritzker gibi birçok potansiyel Demokrat adayı da bir araya getirerek, gelecekte şiddetli bir iç rekabetin yaşanacağına işaret etti.

Melania Trump: Epstein ile ilgili yalanlar bugün sona ermeli Haber

Melania Trump: Epstein ile ilgili yalanlar bugün sona ermeli

ABD First Lady’si Melania Trump, sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamada, kendisini Jeffrey Epstein ile ilişkilendiren iddiaları sert sözlerle reddederek, bu yöndeki “yalanların bugün sona ermesi gerektiğini” söyledi. Melania Trump açıklamasında, hakkında ortaya atılan iddiaların itibarını zedelemeye yönelik olduğunu belirterek, “Benimle Epstein arasında bağ kuran yalanlar bugün sona ermeli. Hakkımda yalan söyleyen kişiler etik standartlardan, tevazudan ve saygıdan yoksundur” ifadelerini kullandı. Trump, Epstein ile hiçbir zaman arkadaş olmadığını vurgulayarak, eşi Donald Trump ile birlikte zaman zaman aynı sosyal davetlerde bulunmuş olabileceklerini ancak bunun New York ve Palm Beach’te sosyal çevrelerin örtüşmesinden kaynaklandığını belirtti. Açıklamasında, Epstein ya da Ghislaine Maxwell ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını ifade eden Trump, Maxwell’e gönderdiği e-postanın yalnızca sıradan bir nezaket mesajı olduğunu kaydetti. Trump, söz konusu yazışmanın “önemsiz bir nottan ibaret” olduğunu söyledi. Melania Trump ayrıca Epstein’ın mağdurlarından biri olmadığını, Epstein’ın kendisini Donald Trump ile tanıştırmadığını ve eşiyle 1998 yılında New York’ta düzenlenen bir partide tesadüfen tanıştığını belirtti. Bu tanışmanın kendi kitabı MELANIA’da ayrıntılı şekilde yer aldığını ifade etti. Trump, Epstein ile ilk kez 2000 yılında eşiyle birlikte katıldığı bir etkinlikte karşılaştığını ve o dönemde Epstein’ın suç faaliyetlerinden haberdar olmadığını vurguladı. Sosyal medyada dolaşan fotoğraf ve iddiaların sahte olduğunu belirten Trump, kamuoyuna “inandığınız bilgileri dikkatle değerlendirin” çağrısında bulundu. Melania Trump, adının Epstein soruşturmaları kapsamında hiçbir mahkeme belgesinde, mağdur ifadesinde veya FBI kayıtlarında yer almadığını da belirterek, Epstein’ın özel uçağına binmediğini ve özel adasını ziyaret etmediğini söyledi. Hakkındaki iddiaların siyasi ve maddi kazanç elde etmek isteyen kişiler tarafından yayıldığını savunan Trump, avukatlarıyla birlikte bu iddialara karşı hukuki mücadele yürüttüğünü belirtti. Trump, bu kapsamda bazı kişi ve kuruluşların kamuoyu önünde özür dilemek ve iddiaları geri çekmek zorunda kaldığını ifade etti. Melania Trump açıklamasının sonunda ABD Kongresi’ne çağrıda bulunarak, Epstein mağdurlarına yönelik kamuya açık bir oturum düzenlenmesini istedi. Trump, “Her kadının, isterse, kamuoyu önünde yeminli şekilde hikayesini anlatma fırsatı olmalı. Ancak o zaman gerçeğe ulaşabiliriz” ifadelerini kullandı.

Trump karşıtı 'No Kings' protestoları Amerika Birleşik Devletleri genelinde yeniden alevlendi. Haber

Trump karşıtı 'No Kings' protestoları Amerika Birleşik Devletleri genelinde yeniden alevlendi.

ABD’de Donald Trump yönetimini ikinci yılına girilirken, ülke tarihini sarsan dev bir protesto dalgası yaşandı. 50 eyaletin tamamında eş zamanlı olarak sokağa dökülen milyonlarca kişi, Beyaz Saray’a bu sloganla seslendi: “No Kings” . Yaklaşık 9 milyon kişinin katıldığı tahmin edilen gösteriler, ABD tarihindeki en kitlesel eylemlerden biri olarak kayıtlara geçti. Etkinliğe katılan Senatör Bernie Sanders da vatandaşların ülkenin geleceğini şekillendirmedeki rolünü vurgulayarak demokratik ilkelerin korunması çağrısında bulundu. Büyük çaplı gösteriler yalnızca Minnesota ile sınırlı kalmadı; New York, Los Angeles, Philadelphia, Dallas ve Washington, D.C. dahil olmak üzere birçok şehirde de kaydedildi. Dikkat çekici bir şekilde, bu etkinliklerin yaklaşık üçte ikisi büyük şehirlerin dışında gerçekleşti ve bu da hareketin giderek artan etkisini gösterdi. Dallas'ta protestocular ve karşı protesto grupları arasında çeşitli çatışmalar yaşandı. Güvenlik ve düzeni sağlamak amacıyla kolluk kuvvetleri çok sayıda tutuklama gerçekleştirdi. Reuters/Ipsos anketine göre, Başkan Donald Trump'ın onay oranı şu anda %36 seviyesinde olup, Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana en düşük seviyesinde bulunuyor. Bu arada, Cumhuriyetçiler protestoları eleştirerek, bazı aşırı görüşlerin güçlendirildiğini savundular ve muhalif politikacıların hareketi açıkça desteklemesinden endişe duyduklarını dile getirdiler. Gözlemciler, protesto dalgasının, Amerika Birleşik Devletleri'nin yıl sonundaki ara seçimlere hazırlık dönemine girdiği ve geleneksel olarak Cumhuriyetçi Parti'nin kalesi olarak kabul edilen bölgeler de dahil olmak üzere birçok eyalette siyasi kampanyaların arttığı işaretlerinin görüldüğü bir dönemde gerçekleştiğine inanıyor. Washington'da protesto gösterisine katılan 45 yaşındaki Morgan Taylor, Trump'ın İran'daki askeriharekatına öfkelendiğini belirterek, bunu "anlamsız bir savaş" olarak nitelendirdi. "Kimse bize saldırmadı. Orada olmamıza gerek yoktu" dedi. “Kral Yok” hareketi Haziran 2025'te başlatıldı ve hızla ülke geneline yayıldı. Protestolar, organizatörlerin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarına karşı harekete geçilmesi çağrısında bulunduğu bir ortamda gerçekleşti; bu çatışma dördüncü haftasına girmişti. Hollywood’un efsane aktörü Robert De Niro, New York’taki eylemlerin sembol ismi oldu. Ünlü oluncu meydanları dolduran yüz binlere, şu sözlerle hitap etti: ABD’de Trump yönetimini ikinci yılına girilirken, ülke tarihini sarsan dev bir protesto dalgası yaşandı. 50 eyaletin tamamında eş zamanlı olarak sokağa dökülen Yaklaşık 9 milyon kişi, Beyaz Saray’a bu sloganla seslendi: “No Kings” Robert De Niro, eylemlerin sembol ismi oldu. pic.twitter.com/FW5sl59ICC — 724.guncelhaber (@724guncelhaber) March 30, 2026 “Her lanet olası günde yeni ve çılgın bir şey oluyor. Ama bugün farklı! Çünkü ülke genelinde; şehirlerde, kasabalarda, fabrikalarda ve çiftliklerde milyonlarca insan bir araya gelip tek bir ağızdan haykırıyor: KRALA HAYIR!”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.