SON DAKİKA
Hava Durumu

#New York

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - New York haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, New York haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kamala Harris, 2028'de Amerika Birleşik Devletleri başkanlığına yeniden aday olmayı düşünüyor Haber

Kamala Harris, 2028'de Amerika Birleşik Devletleri başkanlığına yeniden aday olmayı düşünüyor

Bu açıklama, rakibi Donald Trump'a yenilgisinin ardından Demokrat Parti içinde yeni liderler bulma konusunda giderek büyüyen tartışmaların ortasında geldi. Rahip Al Sharpton tarafından kurulan bir insan hakları örgütü olan Ulusal Eylem Ağı'nın toplantısında konuşan Harris, Sharpton'dan gelecekteki adaylık planlarıyla ilgili doğrudan bir soru aldı. 10 Nisan'da New York'ta düzenlenen bir etkinlikte kalabalığın coşkulu destek tezahüratları arasında Harris şunları söyledi: "Yapabilirim, yapabilirim. Düşünüyorum, düşünüyorum." Ayrıca, 2028'de Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak görev yapmaya en uygun kişinin kim olduğuna bağlı olarak aday olmayı düşüneceğini vurguladı. Harris daha önce Başkan Joe Biden'ın yönetiminde Başkan Yardımcısı olarak görev yapmıştı, ancak 2024 seçimlerini hem halk oylamasında hem de Seçmenler Kurulu oylamasında ezici bir zafer kazanan Donald Trump'a kaybetmişti. Başkan Yardımcısı olmadan önce, ABD Senatörü ve Kaliforniya Başsavcısı olarak görev yapmış olması nedeniyle kapsamlı siyasi deneyime sahipti. Ancak başkanlığa giden yolu pürüzsüz değildi; 2020'de Demokrat Parti'nin adayı olma girişimi de başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Harris'in hâlâ önemli bir etkisi olsa da, 2028 kampanyası seçmenlerden önemli engellerle karşılaşabilir. Son anketler, birçok seçmenin Demokrat Parti'nin 2024 yenilgisinin ardından büyük bir kadro değişikliğinden geçmesini istediğini gösteriyor. Ekim 2025'in başlarında Harris, 2028 seçimlerinde aday olup olmayacağına henüz karar vermediğini belirtmişti. Ancak siyasetçi, önemli engellerle karşılaşacağı yönündeki iddiaları reddetti. Bu Ulusal Eylem Ağı konferansı, Pennsylvania Valisi Josh Shapiro, eski Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg ve Illinois Valisi JB Pritzker gibi birçok potansiyel Demokrat adayı da bir araya getirerek, gelecekte şiddetli bir iç rekabetin yaşanacağına işaret etti.

Melania Trump: Epstein ile ilgili yalanlar bugün sona ermeli Haber

Melania Trump: Epstein ile ilgili yalanlar bugün sona ermeli

ABD First Lady’si Melania Trump, sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamada, kendisini Jeffrey Epstein ile ilişkilendiren iddiaları sert sözlerle reddederek, bu yöndeki “yalanların bugün sona ermesi gerektiğini” söyledi. Melania Trump açıklamasında, hakkında ortaya atılan iddiaların itibarını zedelemeye yönelik olduğunu belirterek, “Benimle Epstein arasında bağ kuran yalanlar bugün sona ermeli. Hakkımda yalan söyleyen kişiler etik standartlardan, tevazudan ve saygıdan yoksundur” ifadelerini kullandı. Trump, Epstein ile hiçbir zaman arkadaş olmadığını vurgulayarak, eşi Donald Trump ile birlikte zaman zaman aynı sosyal davetlerde bulunmuş olabileceklerini ancak bunun New York ve Palm Beach’te sosyal çevrelerin örtüşmesinden kaynaklandığını belirtti. Açıklamasında, Epstein ya da Ghislaine Maxwell ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını ifade eden Trump, Maxwell’e gönderdiği e-postanın yalnızca sıradan bir nezaket mesajı olduğunu kaydetti. Trump, söz konusu yazışmanın “önemsiz bir nottan ibaret” olduğunu söyledi. Melania Trump ayrıca Epstein’ın mağdurlarından biri olmadığını, Epstein’ın kendisini Donald Trump ile tanıştırmadığını ve eşiyle 1998 yılında New York’ta düzenlenen bir partide tesadüfen tanıştığını belirtti. Bu tanışmanın kendi kitabı MELANIA’da ayrıntılı şekilde yer aldığını ifade etti. Trump, Epstein ile ilk kez 2000 yılında eşiyle birlikte katıldığı bir etkinlikte karşılaştığını ve o dönemde Epstein’ın suç faaliyetlerinden haberdar olmadığını vurguladı. Sosyal medyada dolaşan fotoğraf ve iddiaların sahte olduğunu belirten Trump, kamuoyuna “inandığınız bilgileri dikkatle değerlendirin” çağrısında bulundu. Melania Trump, adının Epstein soruşturmaları kapsamında hiçbir mahkeme belgesinde, mağdur ifadesinde veya FBI kayıtlarında yer almadığını da belirterek, Epstein’ın özel uçağına binmediğini ve özel adasını ziyaret etmediğini söyledi. Hakkındaki iddiaların siyasi ve maddi kazanç elde etmek isteyen kişiler tarafından yayıldığını savunan Trump, avukatlarıyla birlikte bu iddialara karşı hukuki mücadele yürüttüğünü belirtti. Trump, bu kapsamda bazı kişi ve kuruluşların kamuoyu önünde özür dilemek ve iddiaları geri çekmek zorunda kaldığını ifade etti. Melania Trump açıklamasının sonunda ABD Kongresi’ne çağrıda bulunarak, Epstein mağdurlarına yönelik kamuya açık bir oturum düzenlenmesini istedi. Trump, “Her kadının, isterse, kamuoyu önünde yeminli şekilde hikayesini anlatma fırsatı olmalı. Ancak o zaman gerçeğe ulaşabiliriz” ifadelerini kullandı.

Trump karşıtı 'No Kings' protestoları Amerika Birleşik Devletleri genelinde yeniden alevlendi. Haber

Trump karşıtı 'No Kings' protestoları Amerika Birleşik Devletleri genelinde yeniden alevlendi.

ABD’de Donald Trump yönetimini ikinci yılına girilirken, ülke tarihini sarsan dev bir protesto dalgası yaşandı. 50 eyaletin tamamında eş zamanlı olarak sokağa dökülen milyonlarca kişi, Beyaz Saray’a bu sloganla seslendi: “No Kings” . Yaklaşık 9 milyon kişinin katıldığı tahmin edilen gösteriler, ABD tarihindeki en kitlesel eylemlerden biri olarak kayıtlara geçti. Etkinliğe katılan Senatör Bernie Sanders da vatandaşların ülkenin geleceğini şekillendirmedeki rolünü vurgulayarak demokratik ilkelerin korunması çağrısında bulundu. Büyük çaplı gösteriler yalnızca Minnesota ile sınırlı kalmadı; New York, Los Angeles, Philadelphia, Dallas ve Washington, D.C. dahil olmak üzere birçok şehirde de kaydedildi. Dikkat çekici bir şekilde, bu etkinliklerin yaklaşık üçte ikisi büyük şehirlerin dışında gerçekleşti ve bu da hareketin giderek artan etkisini gösterdi. Dallas'ta protestocular ve karşı protesto grupları arasında çeşitli çatışmalar yaşandı. Güvenlik ve düzeni sağlamak amacıyla kolluk kuvvetleri çok sayıda tutuklama gerçekleştirdi. Reuters/Ipsos anketine göre, Başkan Donald Trump'ın onay oranı şu anda %36 seviyesinde olup, Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana en düşük seviyesinde bulunuyor. Bu arada, Cumhuriyetçiler protestoları eleştirerek, bazı aşırı görüşlerin güçlendirildiğini savundular ve muhalif politikacıların hareketi açıkça desteklemesinden endişe duyduklarını dile getirdiler. Gözlemciler, protesto dalgasının, Amerika Birleşik Devletleri'nin yıl sonundaki ara seçimlere hazırlık dönemine girdiği ve geleneksel olarak Cumhuriyetçi Parti'nin kalesi olarak kabul edilen bölgeler de dahil olmak üzere birçok eyalette siyasi kampanyaların arttığı işaretlerinin görüldüğü bir dönemde gerçekleştiğine inanıyor. Washington'da protesto gösterisine katılan 45 yaşındaki Morgan Taylor, Trump'ın İran'daki askeriharekatına öfkelendiğini belirterek, bunu "anlamsız bir savaş" olarak nitelendirdi. "Kimse bize saldırmadı. Orada olmamıza gerek yoktu" dedi. “Kral Yok” hareketi Haziran 2025'te başlatıldı ve hızla ülke geneline yayıldı. Protestolar, organizatörlerin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarına karşı harekete geçilmesi çağrısında bulunduğu bir ortamda gerçekleşti; bu çatışma dördüncü haftasına girmişti. Hollywood’un efsane aktörü Robert De Niro, New York’taki eylemlerin sembol ismi oldu. Ünlü oluncu meydanları dolduran yüz binlere, şu sözlerle hitap etti: ABD’de Trump yönetimini ikinci yılına girilirken, ülke tarihini sarsan dev bir protesto dalgası yaşandı. 50 eyaletin tamamında eş zamanlı olarak sokağa dökülen Yaklaşık 9 milyon kişi, Beyaz Saray’a bu sloganla seslendi: “No Kings” Robert De Niro, eylemlerin sembol ismi oldu. pic.twitter.com/FW5sl59ICC — 724.guncelhaber (@724guncelhaber) March 30, 2026 “Her lanet olası günde yeni ve çılgın bir şey oluyor. Ama bugün farklı! Çünkü ülke genelinde; şehirlerde, kasabalarda, fabrikalarda ve çiftliklerde milyonlarca insan bir araya gelip tek bir ağızdan haykırıyor: KRALA HAYIR!”

New York 'taki LaGuardia Havalimanı'nda yolcu uçağı ile itfaiye aracı çarpıştı, 2 ölü var Haber

New York 'taki LaGuardia Havalimanı'nda yolcu uçağı ile itfaiye aracı çarpıştı, 2 ölü var

New York İtfaiye Teşkilatı (FDNY), New York’un en yoğun havalimanlarından biri olan LaGuardia'nın pistinde pazar gecesi geç saatlerde bir kaza meydana geldiğini duyurdu. Montreal-New York seferini yapan yolcu uçağı, iniş sırasında pistteki uçak bir yer aracıyla çarpıştı. Faciada uçağın kaptan pilotu ve yardımcı pilotu olmak üzere 2 kişi hayatını kaybederken, havalimanı uçuşlara kapatıldı. Yetkililer, olayda en az 2 kişinin de yaralandığını bildirdi. ABD medyasının soruşturmaya yakın kaynaklardan edindiği bilgilere göre kaza, Jazz Aviation (Air Canada Express) tarafından işletilen Bombardier CRJ-900 tipi yolcu uçağı, yerel saatle 23:40 sıralarında 4 numaralı piste inişini tamamlamak üzereyken meydana geldi. Uçak, o sırada pistte başka bir acil duruma müdahale etmek için seyir halinde olan New York ve New Jersey Liman İşletmesi'ne (Port Authority) ait bir yer aracına çarptı. Liman İşletmesi, kazaya karışan aracın polis memurları tarafından kullanılan bir "uçak kurtarma ve yangın söndürme aracı" (ARFF) olduğunu teyit etti. Air Canada yolcu uçağı kaza sonrası pistte duruyor, 23 Mart 2026. İlk belirlemelere göre, araçta bulunan bir çavuş ve bir polis memurunun vücutlarında kırıklar olduğu ancak durumlarının stabil olduğu öğrenildi. Uçaktaki diğer yolcular arasında başka bir ciddi yaralanma bildirilmedi. Kaynaklar, çarpışma anında uçağın inişini tamamlamak üzere olduğunu ve yaklaşık 48 km/sa (30 mph) hızla ilerlediğini belirtti. Federal Havacılık İdaresi (FAA) ve Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB), çarpışmayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatmak üzere bölgeye bir uzman ekip (go team) gönderildiğini duyurdu. Jazz Aviation, 8646 sefer sayılı uçakta ön yolcu listesine göre 72 yolcu ve 4 mürettebat bulunduğunu açıkladı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, yolcu uçağının kokpit kısmının havada kaldığı ve ön gövde alt kısmının paramparça olduğu görülüyor. FAA, acil durum nedeniyle LaGuardia Havalimanı'nın uçuşlara kapatıldığını ve tüm seferlerin durdurulduğunu bildirdi.

Maduro New York’ta hakim karşısına çıktı: Masumum Haber

Maduro New York’ta hakim karşısına çıktı: Masumum

Kısa süre önce Venezuela'da ABD tarafından yürütülen bir operasyonla ele geçirildikten sonra New York'a getirilen Nicolas Maduro, bugün ilk defa mahkemenin önüne çıktı. Federal bir mahkemede gerçekleşen oturumda Maduro, kendisine yöneltilen narko-terörizm suçlamalarını reddederek, "Hâlen Venezuela'nın meşru lideriyim" ifadelerini kullandı. Dört ağır suçlama, tek yanıt: Masumum New York'taki Federal Mahkeme'de sıkı güvenlik tedbirleri altında yapılan duruşmada 63 yaşındaki Maduro; narko-terörizm, kokain kaçakçılığı komplosu ve ağır silah bulundurma ile suçlandı. Bir tercüman aracılığıyla mahkeme heyetine hitap eden Maduro, "Ben bir suçlu değilim, ben saygın bir devlet adamıyım. Ülkemin devlet başkanlığı görevim hâlâ devam ediyor" diyerek mahkeme ve ABD'nin yargı yetkisini dolaylı yoldan tanımadığını ifade etti. Eşi Cilia Flores de suçsuz olduğunu savundu Maduro ile birlikte tutuklanan eşi Cilia Flores de duruşmada yer aldı. Flores, kendisine yöneltilen suçlamaların dayanaksız olduğunu belirterek suçsuz olduğunu ifade etti. Mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmanın 17 Mart 2026 tarihinde yapılmasına karar verdi. "Kartel ortaklığı" iddiası ABD Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Maduro; Meksika'nın ünlü Sinaloa ve Zetas kartelleri, Kolombiya'daki FARC isyancıları ve Tren de Aragua çetesi ile küresel bir kokain ağı oluşturmakla suçlandı. Bu ağın ABD'ye tonlarca uyuşturucu soktuğu iddiaları öne sürülüyor. "Petrol rezervleri için tezgahlanan bir oyun" Duruşma öncesi ve sonrasında Maduro yanlısı çevrelerden gelen açıklamalarda, yargılamanın hukuki değil siyasi motiflerle yapıldığı belirtildi. The New York Times'ın haberine göre, Maduro, duruşma salonundan ayrılırken "Ben bir savaş esiriyim." ifadesini kullandı. Maduro'yu mahkemede Wikileaks'in kurucusu Julian Assange'ın avukatı Barry Pollack temsil etti.

Zohran Mamdani: Venezuela'ya yapılan saldırı bir savaş eylemi ve hukuk ihlalidir Haber

Zohran Mamdani: Venezuela'ya yapılan saldırı bir savaş eylemi ve hukuk ihlalidir

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, ABD'nin Venezuela'ya yönelik saldırısını ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ve eşinin uyuşturucu suçlamasıyla yargılanmak üzere New York'a sevk edilmesini sert bir dille eleştirdi. Mamdani, bu durumu "savaş eylemi ve federal ile uluslararası hukukun ihlali" olarak tanımladı. Bu yılın başında görevine başlayan Mamdani, Başkan Donald Trump'ın Maduro'nun New York'taki bir federal merkezde gözaltında tutulabileceğini ifade etmesinin ardından, Venezuela'daki yönetimi değiştirmeye yönelik bu "açık adımın" New York'ta yaşayan on binlerce Venezuelalıyı olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu. "Şu an tüm şehir sakinlerinin güvenliğine odaklanıyoruz" diyen Mamdani, "Durumu izlemeye devam ederek gerekli talimatları vereceğiz" şeklinde konuştu. Bu arada Demokrat Senatör Chuck Schumer, Trump’ın daha önce duyurduğu Venezuela’yı kontrol etme ve petrol kaynaklarını satma planlarına karşı uyarıda bulunarak, "Trump’ın Venezuela planı Amerikalıların yüreğine korku salmalı" dedi. Schumer, Amerikan halkının daha önceki Irak, Afganistan ve Vietnam işgallerine atıfta bulunarak böyle planların sonuçlarının ağır olduğuna dikkat çekti. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşinin tutuklanmasından sonraki askeri operasyonu takiben, "güvenli" bir siyasi geçiş süreci sağlanana kadar ülkesinin Venezuela'yı "kontrol edeceğini" belirtti.

Trump: Venezuela’yı biz yöneteceğiz Haber

Trump: Venezuela’yı biz yöneteceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, açıklamasında güvenli ve adil bir geçiş süreci olana kadar Venezuella'yı yöneteceklerini aktardı. Trump, açıklamasında şunları kaydetti: "Güvenli ve adil bir geçiş süreci olana kadar ülkeyi biz yöneteceğiz. Başka birinin gelip aynı durumu tekrar yaşamasını istemiyoruz. Adil bir iktidar değişimi sağlanana kadar ülkeye biz yöneteceğiz çünkü Venezuella halkı için barış ve refah istiyoruz." ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’nın başkenti Caracas’a düzenlenen "büyük çaplı" bir hava saldırısının ardından Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in ABD özel kuvvetleri tarafından yakalanarak ülkeden çıkarıldığını duyurdu. Maduro ve eşi Cilia Flores'in baskın sırasında seçkin ABD güçleri tarafından yatak odalarından sürüklendiğini söyledi. Trump, saldırı sırasında bir helikopter vurulduğunda bazılarının yaralanmasına rağmen hiçbir ABD hizmet üyesinin ölmediğini söyledi. Trump, operasyonu "Delta Gücü"nün gerçekleştirdiğini ve çiftin yargılanmak üzere New York’a getirilmekte olduğunu açıkladı. Dünya gündemi, Cumartesi sabahı ABD’nin Venezuela’ya yönelik şok operasyonuyla sarsıldı. Aylardır süren gerilim ve Washington’un "narko-terör" suçlamalarının ardından ABD ordusu, Caracas’a yönelik hava harekatı başlattı. Operasyonun hemen ardından açıklama yapan Başkan Donald Trump, Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun devrildiğini ve ABD gözetiminde olduğunu bildirdi. "Televizyon şovu gibi canlı izledim" Operasyonun ardından Truth Social hesabından açıklama yapan ve sonrasında Fox News ile New York Times’a konuşan Trump, harekatın detaylarına dair çarpıcı bilgiler paylaştı. Operasyon merkezinden her anı saniye saniye takip ettiğini belirten Trump, şu ifadeleri kullandı: "Gerçek askeri yetkililer bana, yeryüzünde böyle bir manevrayı yapabilecek başka bir ülke olmadığını söyledi. O anları tam anlamıyla bir televizyon şovu izler gibi izledim. Profesyonelliği ve liderlik kalitesini görmek inanılmazdı. Daha önce hiç böyle bir şey görmedim." Caracas’ta kaos: "Yaşam kanıtı istiyoruz" Operasyon sırasında Caracas semalarında çok sayıda helikopter görülürken, Venezuela hükümeti saldırılarda sadece askeri tesislerin değil, sivil yerleşimlerin de vurulduğunu açıkladı. Maduro’nun yakalanmasının ardından Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, anayasa gereği yetkilerin kendisine geçtiğini duyurdu. Ancak Rodriguez, Maduro'nun akıbeti konusunda endişeli olduklarını belirterek ABD'ye rest çekti: "Devlet Başkanımızın ve eşinin nerede olduğunu bilmiyoruz. Başkan Trump'tan, Nicolas Maduro’nun hayatta olduğuna dair derhal kanıt (proof of life) bekliyoruz." "Maduro ve eşi New York'a getirilecek" Trump, yakalanan Maduro ve eşi Cilia Flores’in helikopterle alındıktan sonra bir gemiye nakledildiğini açıkladı. Çiftin şu anda ABD yolunda olduğunu belirten Trump, "Bir gemideler ve New York'a doğru yola çıkacaklar. Helikopterle güzel bir uçuş yaptılar, eminim çok sevmişlerdir" dedi. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Maduro ve eşinin New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde "narko-terörizm" suçlamasıyla yargılanacağını duyurdu. Bondi, "Yakında Amerikan mahkemelerinde, Amerikan topraklarında Amerikan adaletinin tüm gazabıyla yüzleşecekler" ifadelerini kullandı. Daha önce ABD Dışişleri Bakanlığı, Maduro'yu uyuşturucu kaçakçılığı yapan "Cartel de Los Soles" (Güneşler Karteli) örgütünün lideri olmakla suçlamış ve yakalanması için 50 milyon dolar ödül koymuştu. Trump'tan "Yeni Düzen" ve petrol mesajı Donald Trump, Maduro sonrası dönem için ABD’nin Venezuela politikasında köklü değişiklikler olacağının sinyalini verdi. ABD’nin daha önce "ulus inşası" (nation building) yapmayacağı yönündeki söylemlerine rağmen, Venezuela’da kontrolü elden bırakmayacaklarını ima etti: Yönetim boşluğu: "Başka birinin Maduro’nun bıraktığı yerden devam etmesine izin verme riskini göze alamayız. Sürece çok müdahil olacağız ve Venezuela halkına hak ettiği özgürlüğü vereceğiz." Petrol kontrolü: "Dünyanın en büyük ve en iyi petrol şirketlerine sahibiz. Venezuela’nın petrol endüstrisine çok güçlü bir şekilde müdahil olacağız." Trump, daha önce Venezuela'nın yabancı petrol şirketlerine el koymasını sert bir dille eleştirmişti. ABD’li senatör Marco Rubio ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau da operasyonu "Venezuela için yeni bir şafak" olarak nitelendirerek, "Zorba gitti, artık adalet zamanı" mesajlarını paylaştı. Operasyonun perde arkası: Delta Gücü ve 4 günlük bekleyiş Amerikan basınına ve yetkililere dayandırılan bilgilere göre operasyonun detayları şöyle: Delta Gücü sahada: Operasyonu, 2019’da IŞİD lideri Ebu Bekir el-Bağdadi’nin etkisiz hale getirildiği baskını da düzenleyen ABD’nin en elit birliği "Delta Force" (Delta Gücü) gerçekleştirdi. Hava durumu ayarı: Trump, saldırının rastgele yapılmadığını vurgulayarak, "En iyi hava koşullarını ve doğru anı yakalamak için tam dört gün boyunca bekledik" dedi. Kayıp yok: Operasyon sırasında ABD birliklerinin can kaybı yaşamadığı, sadece birkaç yaralanma olduğu belirtildi. Trump, bir helikopterin ağır isabet aldığını ancak üsse geri dönmeyi başardığını aktardı. İkinci dalga iptal: ABD Başkanı, "İkinci bir saldırı dalgası için her şeyimiz hazırdı. Ancak ilk dalga o kadar ölümcül ve güçlüydü ki buna gerek kalmadı" şeklinde konuştu. CNN: Sürüklenerek çıkarıldılar CNN Televizyonu ise Maduro ve eşi Cilia Flores'in “uyurken yakalandıklarını” ve “ABD güçleri tarafından yatak odalarından sürüklenerek çıkarıldıklarını” iddia etti. Kaynaklar, çiftin operasyon esnasında uyuduklarını ve saatin gece yarısı olduğunu kaydetti. CIA hükümet içinden yardım aldı iddiası Reuters’a konuşan operasyona aşina iki kaynağa göre, CIA’nin Venezuela hükümeti içinde bir kaynağı vardı ve bu kişi Nicolas Maduro’nun izinin sürülmesine ve yerinin tespit edilmesine yardımcı oldu. Başkan Yardımcısı Rusya'da iddiasına yalanlama Öte yandan Reuters, Venezuela Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez'in Rusya'da olduğunu öne sürdü. Rusya Dışişleri Bakanlığı, söz konusu haberi yalanladı. Bakanlık, Sergey Lavrov'un Rodriguez ile telefonda görüştüğünü söyledi. Meksika kontrolden çıktı Meksika'nın kontrolden çıktığını vurgulayan Trump, uyuşturucu Kartellerinin ülkeyi yönettiğini açıkladı. Trump açıklaması sonrası yeni hedefin Meksika olabileceği gündeme geldi Sheinbaum için “iyi bir kadın” dedi Trump, Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum’dan söz ederken, iyi bir kadın ifadesini kullandı. Ancak bu sözlerin ardından Meksika’daki duruma ilişkin sert eleştiriler yaptı. ABD Başkanı Trump, Meksika’daki asıl sorunun organize suç yapıları olduğunu savunarak, “Meksika’yı karteller yönetiyor. Meksika ile ilgili bir şeyler yapılması gerekecek” dedi.

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani: Demokratik bir sosyalist olarak seçildim ve öyle yöneteceğim Haber

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani: Demokratik bir sosyalist olarak seçildim ve öyle yöneteceğim

New York, 2 Ocak - Seçilmesinin ardından dün resmen göreve başlayan New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, ilk gününde yaptığı konuşmada, "Demokratik bir sosyalist olarak seçildim ve demokratik bir sosyalist olarak yöneteceğim. Radikal olarak adlandırılmaktan korktuğum için ilkelerimden vazgeçmeyeceğim." dedi ve toplanan kalabalığın yüksek sesli alkışlarına neden oldu. Bir yıl önce neredeyse tanınmayan bir eyalet meclis üyesi olan 34 yaşındaki Mamdani demokratik sosyalist, şehrin ilk Müslüman belediye başkanı, Güney Asya kökenli ilk belediye başkanı ve Afrika'da doğan ilk belediye başkanı. Ayrıca Kur'an kullanarak yemin eden ilk belediye başkanı. Zohran Mamdani, belediye başkanı olarak ilk gününde yaptığı konuşmada, Amerika'nın en büyük şehri için “yeni bir çağ” ve görev süresine iddialı bir başlangıç ​​sözü vererek New York şehrini “yeniden icat edeceğine” söz verdi. Konuşma metnini yazarken beklentileri düşürmesi yönünde tavsiye aldığını söyleyen Mamdani, "Böyle bir şey yapmayacağım. Tek değiştirmek istediğim beklenti, küçük beklentilerdir. Bugünden itibaren geniş kapsamlı ve cesurca yöneteceğiz. Her zaman başarılı olamayabiliriz, ancak asla deneme cesaretinden yoksun olmakla suçlanmayacağız." diye konuştu. Törenin ardından saatler sonra Mamdani, eski belediye başkanı Adams'ın 26 Eylül 2024'te federal yolsuzluk suçlamalarıyla yargılanmasının ardından Adams tarafından çıkarılan tüm yürütme emirlerini iptal etti. İptal edilen emirler arasında, belediye başkanının atadığı kişilerin ve personelin "İsrail'i boykot etmesini ve İsrail'e yatırım yapmasını engellemesini ve New Yorkluların ibadet yerlerinde tacize uğramadan din özgürlüğünü korumasını" yasaklayan geçen ayki bir direktif de bulunuyor. Mamdani'nin ofisi, emrin "yeni yönetim için yeni bir başlangıç ​​sağlamak ve yönetimin sürekli hizmet, mükemmellik ve değer odaklı liderlik sunmak için merkezi olduğunu düşündüğü yürütme emirlerini yeniden yayınlamak" amacıyla çıkarıldığını söyledi. Mamdani daha sonra, Adams'ın geçen yıl Mayıs ayında kurduğu Antisemitizmle Mücadele Ofisi de dahil olmak üzere bazı emirleri yeniden yayınlamayı planladığını söyledi. Bu, Mamdani'nin Perşembe gecesi kullanılmayan bir metro istasyonunda yemin töreninin ardından düzenlenen iki bölümlü törenin ikincisiydi. Törende Mamdani'ye New York Başsavcısı Letitia James ve 28 yaşındaki animatör ve illüstratör eşi Rama Duwaji eşlik etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.