SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mühendislik

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Mühendislik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mühendislik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gökbey'e uçuşa elverişlilik sertifikası Haber

Gökbey'e uçuşa elverişlilik sertifikası

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk havacılığının önemli projelerinden biri olan T625 Gökbey Genel Maksat Helikopteri için kritik bir sürecin daha tamamlandığını duyurdu. Bakan Uraloğlu, hava aracı, motor ve pervane tasarımı ile performansını kapsayan uçuşa elverişlilik sertifikasının, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’e takdim edildiğini belirtti. Söz konusu sertifikanın, Türkiye’nin yerli ve millî havacılık alanındaki yetkinliğinin önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayan Uraloğlu, bu gelişmenin sektörde ulaşılan seviyeyi ortaya koyduğunu ifade etti. #Canlı | Gökbey Helikopteri Motor ve Pervane Tasarımının ve Performansının Uçuşa Elverişlilik Sertifikası Teslim Töreni | Ankara https://t.co/lQpg7sW234 — Abdulkadir URALOĞLU (@a_uraloglu) March 17, 2026 Bakan Uraloğlu açıklamasında, “Bu belge; yerli ve millî havacılık kabiliyetlerimizin ulaştığı seviyenin güçlü bir göstergesidir. Türkiye, kendi göklerinde kendi mühendisliğiyle yükselmeye devam ediyor” ifadelerine yer verdi. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise, milli imkân ve kabiliyetlerle geliştirilen GÖKBEY'in tasarım, üretim, test ve sertifikasyon süreçlerinde ulaştığımız mühendislik seviyesini ve kurumsal yetkinliğimizi ortaya koyan önemli bir eşik olduğunu ifade etti. Türkiye'de ilk kez döner kanatlı bir hava aracının sertifikasyonu başarıyla gerçekleştirildiğine vurgu yapan Prof. Dr. Görgün, uluslararası standartlara uygun sertifikasyon ile GÖKBEY’in küresel pazarlardaki rekabet gücü artırıldığını, GÖKBEY ile elde edilen birikim, gelecekteki platformlar için güçlü bir referans altyapısı oluşturduğunu söyledi. Sivil tip sertifikasıyla birlikte başta sağlık alanı olmak üzere farklı sivil kullanım alanlarının önü açıldığını belirten Prof. Dr. Görgün, bu sertifkasyonla yerli motor TS1400 entegrasyonu ile kabiliyetlerin daha da ileri taşınmasının hedeflendiğini kaydetti. Prof. Dr. Görgün, bu başarının başta Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüz ve TUSAŞ olmak üzere kamu, sanayi ve akademinin eşgüdüm içinde yürüttüğü kararlı çalışmaların somut bir neticesi olduğunu vurguladı.

Karel 'in yerli elektrikli otomobili Karea Fit üretiminin yüzde 75’i ihraç edecek. Haber

Karel 'in yerli elektrikli otomobili Karea Fit üretiminin yüzde 75’i ihraç edecek.

Türkiye otomotiv sanayisinin önde gelen uzman mühendislik ve üretim şirketlerinden Karel Kalıp, Karea markasıyla elektrikli mikromobilite pazarına hızlı bir giriş yaptı. “Bindiğin gibi değil” sloganıyla yollara çıkmaya başlayan Türkiye’nin yeni yerli otomobil markası Karea, ilk modeli olan Fit’i tanıttı. M0 segmentinin ilk otomobili olan Karea Fit, lansmana özel 699 bin liralık fiyatıyla dikkat çekiyor. Mart ayı itibarıyla ön siparişe açılan otomobil, nisan ayı başında da satışa sunulacak. Önümüzdeki 3 yıl içinde 3 yeni modelle ürün gamını genişletecek olan Karea, üretiminin yüzde 75’ini ihraç edebilmeyi hedefliyor. Otomotivde devir değişiyor! Otomotiv sektöründe içten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara doğru bir değişim yaşandığını söyleyen Karea Proje Lideri Refik Diri, “Otomotivde asıl mesele üretim felsefesinin değişmesi, üretimin yalınlaşması. Artık müşteriye ürün dayatma zamanı geçiyor. Özellikle yeni kuşakların ulaşım çözümleri farklılaşıyor. Bugün müşteriyi her zamankinden daha fazla dinleme ve müşterinin isterlerine uygun ürün geliştirme zamanı” dedi. Şehirlerin değiştiğini, nüfus artışıyla birlikte metropoller oluşmaya başladığını ifade eden Refik Diri, şöyle devam etti: “Ve doğal olarak ulaşım sorunu öne çıkmaya başladı. Toplu taşıma ulaşım sorununun çözümüne yetmiyor, metropoller ne kadar organize olsa da yetmiyor. Bunun yanında ikinci değişen, müşteri. Otomobil bizim zamanımızda bir statü aracıydı. Yeni kuşak araç sahipliğini bizim kadar istemiyor. Yeni kuşağın istediği ulaşım sorununun çözülmesi. Bu da artık statükoyu zorlamaya başladı. Burada değişim başladı, artık müşteriyi dinlemek gerek. Dünyada araç kullanım mesafesi günlük ortalama 12-13 kilometre. Ve bu kullanım sürecinde araç içindeki insan sayısı 1,4 ortalamada. Genelde sürücüsünü taşıyan 1,5-2 ton ağırlığında araçlarla geziyoruz şehirlerde. Bunun da mühendislik içeren en uygun çözüm olmadığı kesin. Evet şehirler, müşteriler değişiyor dedik, üçüncüsü ise teknolojik değişim. İçten yanmalı motorlardan elektrikli motorlara geçiş yıllardır konuşuluyor. Bu oluyor, olacak, elektrikli araçlar toplam araçlar içindeki payını her geçen gün artıracak. Ancak buradaki asıl değişim, otomotiv sektörünü ilgilendiren değişim aslında motorun değişmesi değil. Elektrikli araçlar, üretmesi daha kolay, daha az parçadan oluşan, daha az bakım gerektiren, dolayısıyla otomotivin alışageldiği dinamikleri çok değiştiren bir yapıya sahip. Kısacası otomotivde üretim felsefesi değişiyor” dedi. Bisikletten lüks segment otomobillere kadar tüm sektörü incelediklerini vurgulayan Refik Diri, “Sadece fiyattan bahsedersek, 600-700 bin lirayla 1.3-1.4 milyon lira arasında fiyatı olan binek araç arzı neredeyse sıfır. Bu boşluğa bir ürün hazırlamaya karar verdik. Sonuçta projeye 2020 yılında başladığımızda, ilk iş olarak yaklaşık 8 ay süren bir pazar araştırması yaptırdık ve Türkiye’de araç kullanıcılarının oldukça detaylı bir şekilde ne istediğini öğrendik. Ondan sonra ürünümüzü, isteneni şöyle tanımladık; şehrin ulaşım sorununu çözecek, müşterinin beklentisini karşılayacak, yalın üretim felsefesiyle üretilecek bir elektrikli araç. Konu elektrikli araç olunca, Çin’deki otomotiv ve elektrikli araç know-how’una göz diktik. Pandemi döneminde gidemediğimizden Çin’de bir danışmanlık firmasıyla çalıştık. İlk işimiz mühendislik için iş ortağı bulmaktı. Hem Türkiye’de hem Çin’de iş ortakları aradık. Ülkemizdeki mühendislik firmaları daha çok ağır ticari araçta yetkinler. Çin’deyse binek araç yetkinliği yüksek. Bu çalışmaların sonucunda; bugün tüm fikri mülkiyet hakları bize ait olan modelimiz sayesinde ülkemize Çin’den çok değerli know-how transferi gerçekleştirdik. Bu projeyi ülkemize sorumluluğumuz olarak görüyorum ve bunun Türkiye’ye çok önemli değer katacağını, bu alanda zamanla çok girişimin olacağından da eminim” diye konuştu. Geçen yılın sonunda Gebze’de deneme üretimlerine başladıklarını belirten Karea Proje Lideri Refik Diri şunları söyledi: “Mart ayı itibarıyla seri üretime geçtik. Şu anda yerlilik oranımız yüzde 32 ve bir yıl içinde yüzde 50’yi aşacağımızı rahatlıkla görebiliyoruz. Binek araçlar M1 kategorisinde yer alıyor. Bizim aracımız ise L kategorisine yerleşmiş durumda. Biz aracımızın L kategorisi olmasını doğru değerlendirmiyoruz ama regülasyon olarak, sonuçta bir araç üretmek istiyorsanız, satmak istiyorsanız Avrupa Birliği Tip onayına ihtiyacınız var, regülasyon olarak biz aracımızı L7eCP yani elektrikli binek araç olarak regüle ettik. Hem o Tip onayı testlerinden çok hızlı şekilde geçmemizden hem pazardaki diğer L7’lerden çok daha farklı olduğumuzdan çok iyi biliyorum, biz L7 değiliz, biz M0 diyebileceğimiz bir alandayız. Bu M0 şu anda boş ve eminim önümüzdeki yıllarda birçok yeni firma bu alanda ürün geliştirecek ve pazara bizimle birlikte girecekler. Dolayısıyla biz burayı çok büyük bir fırsat penceresi olarak görüyoruz ve otomobil dünyası da bence bu yönde çok değişecek. Dediğim gibi şehir istiyor, müşteri istiyor. M0 segmentinin ilk markasını Karea’nın ideal şehir aracı Fit ülkemize hayırlı olsun”. açıklamasını yaptı. Karea Fit, şehir içi mobiliteyi yeniden tanımlamak üzere geliştirilen kompakt boyutları ve verimli elektrikli güç aktarım sistemiyle dikkat çekiyor. 2631 mm uzunluğa, 1498 mm genişliğe ve 1621 mm yüksekliğe sahip olan araç, dar şehir sokaklarında kolay manevra kabiliyeti sunarken 4 metrelik dönüş yarıçapıyla pratik bir sürüş deneyimi sağlıyor. Kompakt boyutlarına rağmen 184 litrelik bagaj hacmi sunan Karea Fit, günlük kullanımda alışverişten kısa şehir içi yolculuklara kadar farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek bir kullanım alanı sağlıyor. Aracın elektrikli güç aktarma sistemi 12 kW gücünde motor ve 96 V mimariye sahip LFP (Lityum Demir Fosfat) batarya teknolojisi üzerine kuruluyor. Yaklaşık 9,98 kWh kapasiteye sahip olan batarya paketi ise şehir içi kullanım senaryolarına uygun olarak tek şarjla yaklaşık 135 kilometre menzil sunacak şekilde geliştirildi. Bununla birlikte, yerleşik şarj sistemi sayesinde batarya seviyesi yüzde 20’den yüzde 80’e 2 saat içinde doldurulabiliyor. Maksimum 90 km/saat hıza ulaşabilen Karea Fit, yalnızca şehir içi ulaşım için değil, aynı zamanda köprü ve otoyol kullanımına da uygun altyapısıyla şehir içi ve çevresindeki ulaşım ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde tasarlandı. Sürüş güvenliği ve konforu da aracın geliştirme sürecinde önemli bir rol oynuyor. Bu kapsamda ön ve arka akslarda kullanılan bağımsız McPherson süspansiyon sistemi şehir içi yol koşullarında dengeli bir sürüş karakteri sunarken, ön ve arka disk fren sistemi güvenli frenleme performansı sağlıyor. Elektrikli destekli direksiyon sistemi ise manevra kabiliyetini artırırken, geri görüş kamerası, merkezi kilit ve elektrikli ön camlar gibi donanımlar da günlük kullanım konforunu destekliyor. Kompakt yapısı, düşük enerji tüketimi ve pratik kullanım özellikleriyle Karea Fit, şehir içi mobilite için yeni ve erişilebilir bir elektrikli ulaşım alternatifi sunmayı hedefliyor.

TMMOB Bursa: Deprem değil, ihmal ve denetimsizlik öldürür Haber

TMMOB Bursa: Deprem değil, ihmal ve denetimsizlik öldürür

TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, 12 Kasım 1999 Düzce Depremi’nin 26. yıl dönümünde yayımladığı açıklamada, can kayıplarına depremin değil, ihmalkâr politikaların sebep olduğunu belirtti. Kurul, “Afet riskini azaltmak için politikalar bir kamu politikası haline getirilmelidir” çağrısında bulundu. TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, 12 Kasım 1999’da gerçekleşen 7,2 şiddetindeki Düzce Depremi’nin 26. yıl dönümüne özel bir anma mesajı paylaştı. Açıklamada, depremde hayatını kaybeden 850 yurttaş rahmetle anılırken, yaralı ve evsiz kalan binlerce kişiye geçmiş olsun dilekleri iletildi. Kurul, Düzce depreminin sadece bir bölgeyi değil, Türkiye genelini etkilediğini belirterek, “Bu büyük felaket bize deprem gerçeğini unuttuğumuz her anın bedelini ağır ödediğimizi hatırlatmıştır” ifadelerini kullandı. “ÖNLEMLER HÂLÂ YETERLİ DEĞİL” Açıklamada, geçen 26 yıla rağmen benzer acıların yaşanmaya devam ettiği belirtildi. Son zamanlardaki Balıkesir-Sındırgı merkezli depremlerin göstergesi olarak, Türkiye’nin hâlâ yeterli önlemleri alamadığına dikkat çekilerek, “Depreme dayanıklı yapı üretimi yeterli denetimden geçmiyor” denildi. TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, afet riskinin azaltılmasının yalnızca devletin değil tüm kurumların ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayarak, “TMMOB ve bağlı odaların yıllardır engellenen kamusal denetim yetkileri acilen geri verilmelidir. Bilimsel temellere dayalı şehir planlaması, mühendislik ilkelerine uygun yapılaşma, etkin denetim mekanizmaları ve toplumsal afet bilinci geliştirilmedikçe, doğal afetler insan kaynaklı felaketlere dönüşmeye devam edecektir.” çağrısında bulundu. Kurul, açıklamasını, “Deprem gerçeğini hatırlayarak, bilimin ve aklın ışığında güvenli, sağlıklı ve dirençli kentler oluşturmak için tüm kurumları, yerel yönetimleri ve vatandaşları ortak sorumluluk almaya davet ediyoruz. Unutulmamalıdır ki: Deprem öldürmez; ihmal, tedbirsizlik, denetimsizlik ve bilimsellikten uzak politikalar öldürür.” sözleriyle bitirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.