SON DAKİKA
Hava Durumu

#Meme Kanseri

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Meme Kanseri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Meme Kanseri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çanakkaleli iki kız kardeş kanseri aynı gün Bursa'da yendi Haber

Çanakkaleli iki kız kardeş kanseri aynı gün Bursa'da yendi

Çanakkale’de yaşayan 61 yaşındaki Hatice Özkan, 4 yıldır meme kanseri tedavisi görüyordu. Bursa’da Doruk Nilüfer Hastanesi’nde Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Coşkun Özer tarafından yapılan başarılı bir operasyonla sol meme kanseri saptanıp ameliyat edildi. Yapılan tetkik ve değerlendirmeler sonucunda hastalığın genetik olduğu tespit edilerek 54 yaşındaki kız kardeşi Nurten Korkmaz’da da meme kanseri saptandı. Bunun üzerine iki kız kardeş Hatice Özkan ve Nurten Korkmaz, kansersiz bir yaşamı tercih ettikleri için hastaneye başvurdular. MEME KANSERİNDEN KURTURDULAR Bursa’da Doruk Nilüfer Hastanesinde ileri düzeyde yapılan tetkik ve incelemeler sonucunda her iki kardeşin meme dokusunun tamamen alınması ve sonrasında fonksiyonel kayıp olmaması amaçlanarak, aynı gün içinde Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Coşkun Özer ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Kemal Karaca tarafından ardı ardına gerçekleşen başarılı operasyonlarla iki kız kardeş meme kanserinden tamamen kurtuldular. BURSA’DA ÖZEL HASTANENİN BAŞARISI Doruk Nilüfer Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Coşkun Özer, “Hatice teyzemize 4 yıl önce sol memenin tamamen alınması (sol mastektomi) yapılmış, şimdi ise sağ memenin tamamen alınması (sağ mastektomi), kız kardeşi Nurten hanıma ise iki memenin iç kısmındaki dokuların tamamen alınması ve boşalan alana silikon konulması ameliyatı uygulandı. Koridorlarda beraber yürüyerek kadınlar için en ciddi kanserlerden olan meme kanserini yendiler. Şimdi hastalığı geçmişte bırakarak sevdiklerine vakit ayırabilmektedirler” dedi. Meme kanserinde önemli bir deneyime sahip Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Coşkun Özer, 20 yaşından sonra kadınların kendi kendine meme muayene yapması, 40 yaşından sonra ise yıllık mamografi taramalarını yaptırmaları ve en ufak farklılıkta doktorlarına başvurması gerektiğini özellikle vurguladı.

Yeşilay’dan Alkol Farkındalık Haftası’nda Toplumsal Çağrı Haber

Yeşilay’dan Alkol Farkındalık Haftası’nda Toplumsal Çağrı

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, bağımlılıklarla mücadeleye 105 yıldır önleme, savunuculuk ve rehabilitasyon alanlarında katkı sunarak toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik faaliyetlerine devam etmektedir. Bu kapsamda yapılan çalışmalar doğrultusunda 15–21 Kasım tarihleri, Alkol Farkındalık Haftası olarak belirlenmiş ve alkol tüketiminin ciddi sağlık riskleri taşıdığı vurgulanırken, toplumun alkol kaynaklı zararlar konusunda bilinçlendirilmesi hedeflendiği ifade edilmiştir. Uluslararası çalışmalara göre alkolün en az yedi kanser türüyle ilişkili olduğu ve düşük ile orta düzeyde tüketim dahi risk faktörlerini artırdığına dair kanıtlar öne çıkmaktadır. Kadınlarda meme kanseri, kalın bağırsak, karaciğer, ağız ve boğaz kanserleri gibi hastalıklarla ilişkilendirilen alkol kullanımı, pek çok halk sağlığı raporunda önlenebilir risk faktörleri arasında sıralanmaktadır. Yeşilay, Türkiye’de alkol ile ilgili yasal düzenlemelerin titizlikle uygulanması, alkolün fizyolojik ve sosyolojik etkilerine dair bilimsel araştırmaların yoğunlaştırılması ve gençlerin korunması adına toplumsal duyarlılığın artırılmasının risklerin azaltılması konusunda önemli bir rol oynayacağını belirtmektedir. “GENÇLERİMİZİ KORUYACAK DÜZENLEMELERİ ÖZENLE UYGULAMALIYIZ” Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları dile getirdi: “Alkolün neden olduğu zararlar, görünenin ötesinde derin etkiler bırakmaktadır. Bireysel sağlık durumunun ötesinde toplumsal yapıda, aile yaşamında ve sosyal ilişkilerde ciddi yaralar açmaktadır. Ne yazık ki, gençlerimizi alkolle ilişkilendirilen nedenlerden ötürü kaybettiğimize dair haberlerle sıkça karşılaşmaktayız. Dünya Sağlık Örgütü verileri, her yıl 2,6 milyon kişinin alkol kaynaklı nedenlerle hayatını kaybettiğini ve bu ölümlerin en sık 20–39 yaş arasında gerçekleştiğini göstermektedir. Bu bilinçle toplumsal bir sorumluluk üstlenmeli ve paylaşmalıyız. Alkol ile ilgili birçok yasal düzenleme mevcut; kanunlarımız bu konuda etkili ve yeterlidir. Bu kanunları özenle hayata geçirerek gençlerimizi büyük bir risk altında kalmaktan korumalıyız.” “ALKOL NE EĞLENCE NE DE SOSYALLEŞME ARACIDIR” Alkolün 18 yaş altına satışına yönelik denetimlerin daha sıkı bir şekilde yapılması gerekliliğini vurgulayan Dinç, sözlerine şu şekilde devam etti: “Alkole başlama yaşının birçok ülkede 13–15'e kadar gerilediğini, ergenlik döneminde alkol kullanımına başlayan gençlerin yetişkinlikte bağımlılık riskinin dört kat arttığını bilmekteyiz. Bunu etkileyen faktörlerden biri de sosyal medya fenomenlerinin ve eğlence sektörü içeriklerinin alkolü olağan bir öge olarak lanse etmeleri, hayatın sıradan bir parçasıymış gibi sunmalarıdır. Bu duruma karşı gençlere örnek olan herkesin daha sorumlu bir şekilde hareket etmesi gerekmektedir.” Alkol, gençlerimizin ve çocuklarımızın yaşamında asla olmaması gereken bir unsurdur. Bu nedenle, 18 yaş altına alkol satışının önlenmesi, bu doğrultuda sıkı denetimler yapılması, yasal bir zorunluluktan öte, nesillerimizin ve toplumumuzun güvenliği için herkesin üstlenmesi gereken bir sorumluluktur. Bugün, alkol gençlere eğlencenin, sosyalleşmenin veya "kafa dağıtmanın" aracı olarak gösterilmektedir. Ancak, bu algı onların fiziksel ve zihinsel gelişimine ciddi zararlar verecek bir yanılsamadır. Geleceğimizi emanet ettiğimiz gençleri hem sağlık hem de sosyal risklerden korumak hepimizin görevidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.