SON DAKİKA
Hava Durumu

#Marmara Bölgesi

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Marmara Bölgesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marmara Bölgesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın deprem izolatörlü ilk konut projesi ders konusu oldu Haber

Bursa’nın deprem izolatörlü ilk konut projesi ders konusu oldu

Tema Esentepe’nin deprem izolatörlü taşıyıcı sistem yaklaşımıyla Bursa’da öncü bir model ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Beyhan Bayhan, proje sahasında yaptığı konuşmada Marmara Bölgesi’nin deprem gerçeğine dikkat çekti. “Deprem kuşağında yer alan şehirlerde artık yalnızca yönetmeliklere uygun bina yapmak yeterli değil; yapının deprem anında ve sonrasında fonksiyonunu sürdürebilmesi gerekiyor” diyen Bayhan, Bursa’da konut ölçeğinde uygulanan bu teknolojinin önemine vurgu yaptı. “Bursa’nın ilk deprem izolatörlü konut projesinin yükselişini heyecanla bekliyoruz. Bu tür projelerin kent genelinde yaygınlaşması gerekiyor” ifadelerini kullandı. DEPREM İZOLATÖRLÜ YAŞAM MODELİ Tema Esentepe’de uygulanan sistemin temel prensiplerine değinen Bayhan, yapı ile zemin arasına yerleştirilen özel sönümleyici ve esnek izolatörler sayesinde deprem sırasında oluşan yatay ivmelerin üst yapıya doğrudan aktarılmadığını belirtti. “İzolatörlü yapılarda amaç yalnızca binanın ayakta kalması değildir. Asıl hedef, deprem anı ve sonrasında insanların hayatlarına deprem olmamış gibi devam edebilmeleridir” sözleriyle sistemin yaşam sürekliliği boyutunu öne çıkardı. Tema Esentepe’nin yalnızca bir konut projesi değil, güvenli yaşam altyapısı sunan bir mühendislik yatırımı olduğunu vurgulayan Bayhan, izolatörlü projelerde kullanılan malzeme ve teknik standartların daha yüksek seviyede olması gerektiğini ifade etti. “Bu tür yapılarda beton kalitesinden donatı detayına, analiz yöntemlerinden uygulama hassasiyetine kadar her aşama daha nitelikli olmak zorundadır” diyen Bayhan, danışmanlığını yürüttüğü Tema Esentepe projesinin tüm teknik uygunluk kriterlerine sahip olarak inşa edildiğini belirtti. “Tema Esentepe, deprem izolatörlü yapı tasarımının gerektirdiği tüm mühendislik disiplinlerini yerine getiren bir projedir” şeklinde konuştu. AKADEMİ VE SEKTÖR AYNI SAHADA Ziyaret kapsamında öğrenciler, şantiye sahasında yapımı süren imalatları ve izolatör sistemlerini yerinde inceledi. İzolatör yerleşim düzeni, taşıyıcı sistem bağlantı detayları ve devam eden betonarme uygulamalar teknik ekip eşliğinde değerlendirildi. Öğrenciler, teorik bilgilerini gerçek bir konut projesi üzerinde gözlemleme fırsatı buldu. Tema Esentepe, Bursa’da konut ölçeğinde deprem izolatörü teknolojisini uygulayan öncü projeler arasında yer alırken; güvenlik, mühendislik disiplini ve yaşam sürekliliği yaklaşımıyla dikkat çekiyor.

Kurum: Kentsel dönüşümde İstanbul ne kadar acilse Kocaeli de o kadar acil Haber

Kurum: Kentsel dönüşümde İstanbul ne kadar acilse Kocaeli de o kadar acil

, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum'un konuşmasında satır başları şu şekilde: ''Sizlere Kocaeli sevdalısı olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını, sevgilerini, muhabbetlerini iletiyorum. Yine buradan Başiskele’den Çayırova’ya, Dilovası’ndan Gebze’ye, Kocaeli’nin her hanesindeki her bir kardeşimi de hürmetle selamlıyorum. Hepinize hoş geldiniz, şeref verdiniz, sefalar getirdiniz diyorum kıymetli kardeşlerim. Kocaeli bizi iyi bilir, biz de Kocaeli’yi biliriz. Bu şehir öyle bir şehir ki tarih boyunca hem kardeşi olmuş İstanbul’umuza hem de muhafızı olmuş, Osmanlı cihan devletine giden ufuk olmuştur. Bu nedenle Kocaeli bizim için şehirlerden bir şehir değil; Marmara Bölgemizin parlayan yıldızı, Türkiye’mizin yüz akı, Türkiye Yüzyılı’nın anahtarıdır. Biz şehirlerimize işte öyle bakıyor, bu aşkla, bu şevkle hep beraber belediye başkanlarımızla, milletvekillerimizle, valimizle hizmet ediyoruz. Allah’a hamdolsun ki bugün Kocaeli’mizin hangi ilçesine giderseniz gidin, hangi mahallesini gezerseniz gezin, işte bizim bu aşkla, sevdayla yaptığımız eserlerimizi görürsünüz. Bugüne kadar Kocaeli’mize hemen her alanda sayısız hizmet verdik. Ancak bizim için Kocaeli deyince iki önemli konu daima liste başıdır. Birincisi, Kocaeli havasını ve Körfez’in yeşilini korumak en önemli önceliğimizdir. İkincisi ise kentsel dönüşüm ve sosyal konutlarla, daha önce acı hatıraları olan Kocaeli’mizi depreme dirençli hale getirmektir. Buradaki kardeşlerim iyi bilir; Körfez maalesef çok kötü durumdaydı. Yanında gezdirmiyor, yürütmüyor; çocuklarımız, ailelerimiz burada huzurla vakit geçiremiyordu. Aynı Sayın Cumhurbaşkanımızın 1994’te yaptığı gibi biz de kollarımızı sıvadık. Büyükşehir Belediyemizle birlikte gerçekten tüm dünyaya, tüm Avrupa’ya örnek bir çevre projesini hayata geçirdik. Bu manada Avrupa’nın en kapsamlı çevre projelerinden birine imza attık. On binlerce kamyon dip çamurunu çıkararak sudaki yaşamı yeniden canlandırdık. Havadan görüntüsüne baktığınızda temizlenen yer ile temizliği devam eden yer arasında gözle görülür büyük fark var. Vatandaşlarımız bunu orada gezerken, artık huzur içerisinde yürürken hissedecekler. Temizlemek yetmez; yeniden kirlenmesin diye bölgedeki atık su arıtma tesis sayısını, 12’si ileri biyolojik olmak üzere, 23’e çıkardık. Bu hizmetlerin hiçbirini belki görmüyorsunuz ama arka tarafta Körfez bir daha kirlenmesin diye altyapı işlerini de Büyükşehir Belediyemizle birlikte uyum içerisinde yürütüyoruz. Bir yandan Körfez’i kurtarırken diğer yandan tüm ilçelerimize yeni yeşil alanlar kazandırıyoruz. Bu çerçevede şimdiye kadar dokuz millet bahçemizi vatandaşımızın hizmetine sunduk, dört millet bahçemizin de yapımı devam ediyor. Dilovası Millet Bahçemiz, Gebze Kışlası Sultanorhan Millet Bahçemiz ve Gölcük’te yaptığımız millet bahçemiz şehrimize nefes aldırıyor. Kocaeli bir sanayi şehri; istihdam üreten, ekonomimize katkı sağlayan önemli bir merkez. Ancak hava kirliliğinin de temel nedenlerinden biri bu sanayi faaliyetleridir. Bunun için de önemli çalışmalar yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Dilovası’nda yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında Kömürcüler OSB’yi yeni yerine taşıyarak şehrimizi hava kirliliğinden kurtarıyoruz. Taşıdığımız OSB’lerle birlikte inşa ettiğimiz yaklaşık 3 milyon metrekarelik millet bahçeleriyle daha yeşil, daha nefes alan bir Kocaeli inşa ediyoruz. Bizim için kentsel dönüşümde İstanbul’un aciliyeti neyse Kocaeli’nin aciliyeti de aynıdır. Bu anlayışla Cedit Mahallesi’nde, tüm Marmara Bölgesi’ne örnek olacak 1105 konutluk bir deprem dönüşüm projesi yürütüyoruz. Son dönemde meydana gelen depremler nedeniyle inşaat sürecimiz uzadı. Bunun farkındayız. Ancak artan maliyetleri vatandaşımıza yansıtmayacağız; tamamını devletimiz karşılayacak. Gölcük merkezde yürüttüğümüz dönüşüm projesi kapsamında 750 konut ve iş yerini hayata geçiriyoruz. Gebze Kirazpınar’daki vatandaşlarımız, aynı bölgede yaptığımız 393 rezerv konuta taşınıyor. Tavşancıl’da ise sosyal konutlarla birlikte yaklaşık 5 bin konutluk projeyi hayata geçiriyoruz. Derince Deniz Mahallesi’nde 239 konutumuz, İzmit Sekbanlı-Sepetçi’de 2267 konutumuzun inşaatı devam ediyor. Dilovası, İzmit Cedit ve Gölcük’teki dönüşüm projelerinde hak sahibi vatandaşlarımızın kuralarını inşallah Ramazan Bayramı’ndan sonra çekeceğiz. Cedit’teki konutlarımızın teslimine de bayram sonrasında başlayacak ve mart ayı sonuna kadar tamamlayacağız. Bugün 500 bin sosyal konut projemizin Kocaeli ayağında 10 bin 340 konut için kura çekimini gerçekleştiriyoruz. Bu konutların 4 bin 800’ünü Kocaeli merkezde, 1750’sini Dilovası’nda, 90’ını Derince’de, 1200’ünü Körfez’de, 2 binini Gebze’de ve 500’ünü Çayırova’da inşa edeceğiz. Deprem konutlarında nasıl bir başarı hikayesi yazdıysak, sosyal konutlarımızı da aynı hız ve kararlılıkla hayata geçiriyor olacağız''

Dervişoğlu: Türkiye’nin güncel bir ulusal deprem eylem planı yok Haber

Dervişoğlu: Türkiye’nin güncel bir ulusal deprem eylem planı yok

6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremleri hatırlatan Dervişoğlu, yaşanan yıkımın yalnızca doğal afetle açıklanamayacağını, ihmaller ve denetimsizliklerin sonuçları ağırlaştırdığını söyledi. Türkiye’de 2012–2023 yıllarını kapsayan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nın süresinin dolduğunu belirten Dervişoğlu, halen yürürlükte yeni bir planın bulunmadığını ifade etti. Dervişoğlu, bu durumu “yönetim sorumluluğunun terk edilmesi” olarak nitelendirdi. İstanbul ve Marmara Bölgesi için beklenen depremin bilimsel bir gerçek olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, bu risk karşısında güncel bir eylem planı olmamasının ihmalkârlık olduğunu söyledi. Musavat Dervişoğlu bu kapsamda İYİ Parti olarak TBMM’ye Meclis Araştırma Önergesi sunduklarını, ancak önergenin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiğini dile getirdi. Konuşmasında kalkınma ve nüfus yoğunlaşmasına da değinen Dervişoğlu, Türkiye’de nüfus ve ekonominin birkaç büyük şehirde toplandığını belirterek bunun hem güvenlik hem de kalkınma açısından sürdürülemez olduğunu savundu. “Anadolu’ya yeniden yerleşmeliyiz” çağrısında bulunan Dervişoğlu, üretim, sanayi, tarım ve yatırımların ülke geneline dengeli biçimde yayılması gerektiğini söyledi. Ekonomi başlığında ise kamu kaynaklarının yanlış kullanıldığını öne süren İYİ Parti lideri Dervişoğlu, enerji ihaleleri ve çeşitli düzenlemeler üzerinden milyarlarca dolarlık kamu zararı oluştuğunu iddia etti. Dervişoğlu, enflasyon verileri ile vatandaşın günlük yaşamı arasındaki farkın bilinçli bir tercih olduğunu savunarak, ekonomik güvenin zedelendiğini ifade etti. Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerinde Suriye, PKK/YPG ve bölgesel gelişmelere değinen Dervişoğlu, terörle mücadelenin askeri kararlılık ve devlet ciddiyetiyle yürütülmesi gerektiğini belirtti. Dervişoğlu, Türkiye’nin dış politikasında ideolojik ve kısa vadeli yaklaşımlar yerine rasyonel ve öngörülebilir bir çizgi izlemesi gerektiğini söyledi. Konuşmasının sonunda Türkiye’nin temel sorununun plansızlık ve sorumluluktan kaçış olduğunu dile getiren Dervişoğlu, İYİ Parti’nin “önleyen, planlayan ve hesap veren bir devlet anlayışı” savunduğunu ifade etti.

Bakan Yumaklı'dan Göllere acil müdahale planı! Haber

Bakan Yumaklı'dan Göllere acil müdahale planı!

Türkiye, son 54 yılın en sıcak yılını geride bırakırken, su kaynaklarındaki tehlike seviyesi her geçen gün daha da artıyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, azalan yağışlar ve yüksek buharlaşma nedeniyle su kaybı yaşayan göller için detaylı bir "Eylem Planı" oluşturduklarını duyurdu. Bakan Yumaklı'nın açıkladığı listede; Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Burdur, Seyfe ve Sapanca göllerinin yanı sıra Marmara Bölgesi'nin can damarı sayılan İznik Gölü de bulunuyor. Eğirdir Gölü'nde başlatılan uygulamalardan sonra, İznik Gölü'nde de su seviyesinin korunması ve ekosistemin dengeye oturtulması amacıyla benzer adımların atılması planlanıyor. İznik Gölü, hem tarımsal sulamada hem de sanayi için taşıdığı önemin yanı sıra, Burdur Gölü'nün karşı karşıya kaldığı gibi iklim değişikliği ve azalan yağışların doğrudan tehdidi altında yer alıyor. Bakan Yumaklı, durumun önemine şu verilerle dikkat çekti: 2024 yılı, son 54 yılın en sıcak yılı olurken, 2025 yılının Temmuz ayı "en sıcak temmuz" olarak kaydedildi. 2025 su yılı yağışları, önceki yıllara göre %27 oranında azalarak son 52 yılın en düşük seviyesine geriledi. Göllerdeki su kaybının büyük oranda buharlaşmadan kaynaklandığını açıklayan Yumaklı, yıllık su açıklığını kapatacak projeleri hayata geçireceklerini belirtti. Bakan Yumaklı, İznik Gölü ve çevresindeki tarımsal faaliyetleri yakından etkileyen "Su Kanunu" çalışmasının son aşamaya geldiğini açıkladı. Yeni düzenleme ile birlikte geleneksel sulama yöntemleri tamamen bitirilecek. Basınçlı ve modern sulama sistemlerinin kullanımı yasal olarak zorunlu hale gelecek. Su kaybı nedeniyle kuruyan bölgelerde halk sağlığını tehdit eden tozumanın önlenmesi için doğa temelli çözümler uygulanacak. Göllerin eski haline getirilmesi için büyük bir bütçe ayıran Bakanlık, sadece Burdur Gölü için 5 yılda 6 milyar TL'lik bir yatırım yapmayı planlıyor. Aynı türde bir entegre yönetim modelinin, su kalitesinin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliği amacıyla İznik Gölü havzasında da uygulanması bekleniyor.

Bursa Ulu Cami dünya finalinde Haber

Bursa Ulu Cami dünya finalinde

Vikipedi’nin uluslararası fotoğraf yarışması “Viki Anıtları Seviyor” bu yıl ilk kez Türkiye’de düzenlendi. 7 bini aşkın fotoğrafın yarıştığı organizasyonda, Serdar Kıran’ın karlar altındaki Bursa Ulu Cami fotoğrafı Türkiye birincisi olarak dünya finalinde Türkiye’yi temsil edecek. Türkiye’de bu yıl ilk kez düzenlenen “Viki Anıtları Seviyor” uluslararası fotoğraf yarışması kapsamında, kültürel mirasımızı yansıtan binlerce fotoğraf yarıştı. Serdar Kıran'ın Bursa Ulu Cami fotoğrafı birinciliğe, Volkan Karagülleoğlu'nun İshak Paşa Sarayı fotoğrafı ikinciliğe, İbrahim Şimşek'in Urfa’da Cami Avlusu fotoğrafı üçüncülüğe, Serhat Bürke'nin Nemrut Dağı Milli Parkı fotoğrafı dördüncülüğe, Fatih Yılmaz'ın Ortahisar Kalesi fotoğrafı beşinciliğe değer görüldü. TÜRKIYE’NIN KÜLTÜREL HAZINELERI BELGELENDI Dünyanın en büyük çevrimiçi ansiklopedisi Vikipedi’nin dünyadaki kültürel anıtları belgelemek amacıyla 2010’dan beri düzenlediği uluslararası fotoğraf yarışması “Viki Anıtları Seviyor”, bu yıl Türkiye’de ilk kez düzenlendi. Yarışmanın yerel ayağı, Wikimedia Topluluğu Kullanıcı Grubu Türkiye ve Kültür Envanteri Topluluğu’nun ortak çalışması ile hayata geçti. Çalışma kapsamında, Türkiye’nin kültürel anıtlarına ait eksik fotoğrafların kolayca tespit edilebilmesi ve Commons.wikimedia.org’a yüklemelerin kolaylaştırılması içinhttps://vikianitlariseviyor.tr/ adresinde özel bir platform geliştirildi. YARIŞMAYA 7 BİNDEN FAZLA FOTOĞRAF KATILDI Ekim ayı boyunca süren yarışma sayesinde bir ay içinde Marmara Bölgesi'den Güneydoğu Anadolu'ya kadar Türkiye'nin dört bir yanındaki kültürel anıtların 7000'den fazla fotoğrafı yüklendi. Yüklenen tüm fotoğraflar Vikipedi ve diğer Wikimedia projeleri başta olmak üzere pek çok mecrada serbestçe kullanılabilecek ve Türkiye'nin tanıtımına ve Türkiye'deki anıtları araştıran araştırmacılara katkıda bulunacak. Türkiye jürisi, uluslararası finalde Türkiye'yi temsil etmek üzere gönderilecek 10 fotoğrafı ve içlerinden ulusal yarışmada ödül alacak ilk beş fotoğrafı belirledi. Ulu Cami’yi karlar altında gösteren Bursa Ulu Cami fotoğrafı (Serdar Kıran), arkadaki Ağrı Dağı manzarasının önündeki İshak Paşa Sarayı (Volkan Karagülleoğlu), ve suya yansıyan şadırvan görüntüsü ile Urfa’da Cami avlusu (İbrahim Şimşek); yıldızlı sessiz gecedeArtagnes heykelini gösteren Nemrut Dağı (Serhat Bürke) fotoğrafları ilk 5 dereceyi elde etti. Ayrca Erhan Kalkandelen’in İshak Paşa Sarayı, Fatih Yılmaz’ın Akdamar Kilisesi, Mehmet Yılmaz’ın Perge fotoğrafları da uluslararası yarışmaya gönderilmek için seçildi. Finalde 57 ülkenin ulusal jürisinin gönderdiği kültürel anıt fotoğrafları uluslararası jüri tarafından değerlendirilecek.

Bursa Modeli Türkiye'ye örnek olacak Haber

Bursa Modeli Türkiye'ye örnek olacak

Marmara Belediyeler Birliği (MBB) ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, şehir planlamalarının bütüncül bir anlayışla ele alınması halinde kentlerin kazanacağını ve insanların mutlu olacağını söyledi. Dünya Şehircilik Günü 49. Kolokyumu kpasamında düzenelnen Bursa Yerel Oturumu'nun konuğu Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey oldu. MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de moderatörlüğünü Yaman Kaya’nın yaptığı ‘Bursa Yerel Oturumu’ paneline konuşmacı olarak katıldı. En başta ülkedeki planlama anlayışının tartışılması gerektiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, Cumhuriyet’in ilk yıllarından 1950’ye kadar olan kısımda devletin örnek alınacak şehir planlaması çalışmaları yaptığını, 1950’den sonra ise ciddi sorunlar yaşandığı dile getirdi. 1960’tan sonra Bursa’nın kaderinin de şehir plancılığı açısından değiştiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, yoğun göçler ve kaçak yapılaşmayla birlikte Bursa’nın çehresinin tamamen değiştiğini ifade etti. Dağdan bakıldığında artık ‘Yeşil Bursa’ değil ‘Gri Bursa’ görüldüğünü anlatan Başkan Bozbey, “Plan, aslında birçok şey ifade ediyor. Planlama anlayışımızı geliştirmediğimizde, kentleri insanların yaşamaktan zevk alacağı mekanlara dönüştürmedikçe halkı mutlu edemeyiz. Bursa’nın nüfusu şu anda 3.3 milyona ulaştı. Bizler günlük verileri ele alarak Bursa’nın geleceğini planlamak gerektiğinin şart olduğunu söylüyoruz. Bursa bu zamana kadar hep yatay büyümüş. Alternatif ulaşım alanları oluşturulamamış. Ovayı koruyalım derken başka yerler kaçak inşaatlara teslim edilmiş” diye konuştu. “PLANLAMALAR, BÜTÜNCÜL BAKIŞ AÇISIYLA YAPILMALI” Bursa’nın nüfusu artarken su konusunun da planlanmadığı için bugün su sıkıntısı yaşandığına dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, verilerin 1998 yılından itibaren kentteki yağış miktarının azaldığını gösterdiğini dile getirdi. Siyasal erkin kentlerin planlı bir şekilde gelişmesinin önünde bir sorun olduğunu ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Marmara Bölgesi’ne 30 milyon insan yığıldı. Şimdi müsilaj gibi konulardan bahsediyoruz. Şehir ve ülke planlamasının aslında bütüncül bir bakış açısıyla yapılması gerektiğini gösteriyor. Bursa’yı planlarken, Bursa’nın çevresindeki etkileri de göz önüne almalıyız. Marmara’yı da bütüncül bir şekilde ele almalıyız. Böyle yapılırsa Bursa’da, diğer kentler de kazanır ve insanlar mutlu olur” dedi. Göreve geldikten sonra Bursa Planlama Ajansı’nı kurduklarını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, ilerleyen süreçte Türkiye’de örneği olmayan Akademik Danışma Kurulu’nu oluşturduklarını söyledi. Böylelikle planlama süreçlerinin sadece başkana veya siyasi iradeye bağlı kalmadığının altını çizen Başkan Bozbey, toplumun büyük kesiminin de kentin geleceğine katkı sağlamış olduğunu dile getirdi. Yaşanan tüm sorunlarının çözümünün, şehir planlamasından geçtiğini aktaran Başkan Mustafa Bozbey, kentsel dönüşüm uygulamalarında da mahallenin dokusunu bozmamaya, komşuluk ilişkilerinin devam etmesine, kentsel ihtiyaçların giderilebilmesine önem verdiklerini anlattı. JICA ile yürütülen projenin önemli olduğuna vurgu yapan Başkan Mustafa Bozbey, çalışmalarla birlikte ‘Bursa Modeli’ oluşturmaya çalıştıklarını, sanayi bölgelerinin de projeye dahil edildiğini belirtti. Dağ yöresinde toprakların neredeyse üçte birinin üçüncü ele geçtiğine, Yenişehir gibi bölgelerde ise oranın üçte birden fazla olduğuna dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, “Tüm bunlara rağmen tarımı desteklemek için çok ciddi gayret sarf ediyoruz. Birçok konuda destek veriyoruz. Aile işletmelerini çoğaltmaya çalışıyoruz. Tarlaların boş bırakılmamasını istiyoruz. Gerekirse ürünü satın alıyoruz. Çiftçi iyi bir gelir elde ederse toprağını da satmayacaktır. Gençlerin de tarıma yönelmesini sağlamalıyız. 2050 vizyonlu Çevre Düzeni Planı’nda kesinlikle tarımın özel bir yeri var. Topraklarımızın her bir metrekaresini korumak zorundayız. Bizler bu anlayışa sahibiz. Biz tarımı, doğaya, havamızı, suyumuzu koruyarak; kentimizi insanların keyifle yaşayacağı bir ortama getirerek süreci yönetmek istiyoruz” dedi. Oturumun ardından Türkiye’nin farklı şehirlerinden kolokyuma katılan belediyelerin şehir planlama temalı stantlarını ziyaret eden Başkan Mustafa Bozbey, çeşitli okulların öğrencileri tarafından hazırlanan sergiyi de gezerek yetkililerden bilgi aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.