Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mal Varlığı

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Mal Varlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mal Varlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rıza Akpolat’a 23 yıl 3 ay hapis cezasına ek para cezası ve mal varlığı tedbiri Haber

Rıza Akpolat’a 23 yıl 3 ay hapis cezasına ek para cezası ve mal varlığı tedbiri

Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütüne ilişkin 200 sanıklı davada karar açıklandı. Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat, 23 yıl 3 ay 7 günlük hapis cezasının yanı sıra 4 milyon 882 bin 500 lira adli para cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Akpolat’a ait 3 taşınmaz ile bir otomobil hakkında el koyma kararı verdi. 200 sanıklı davada karar çıktı Belediyelerdeki ihale süreçlerinin rüşvet karşılığında organize edildiği iddialarına ilişkin, Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik davada mahkeme kararını açıkladı. 5’i tutuklu olmak üzere toplam 200 sanığın yargılandığı davada 26 sanık hakkında “suç örgütüne üye olma”, 4 sanık hakkında ise “örgüte yardım etme” suçlarından beraat kararı verildi. Rıza Akpolat’a para cezası ve mal varlığı tedbiri Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Rıza Akpolat hakkında verilen 23 yıl 3 ay 7 günlük hapis cezasına ek olarak 4 milyon 882 bin 500 lira adli para cezası uygulanmasına hükmetti. Akpolat ayrıca “resmi belgede sahtecilik” suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu suç bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Mahkeme, Akpolat’ın Bebek, Ortaköy ve Beykoz’da bulunan 3 taşınmazı ile bir otomobiline el konulmasına hükmetti. Akpolat’ın eşi Yeşim Akpolat, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve 781 bin 200 lira adli para cezasına çarptırıldı. Kayınbiraderi Kazım Gökhan Yankılıç’a ise aynı suçtan 5 yıl hapis ve 1 milyon 111 bin lira adli para cezası verildi. Akpolat’ın akrabaları Burak Kangal ile Çiğdem Yankılıç Kangal hakkında da aynı suç kapsamında farklı sürelerde hapis ve adli para cezaları uygulanmasına karar verildi. Çiğdem Yankılıç Kangal yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirken, Burak Kangal’ın Beykoz’daki bir taşınmazına da el konulmasına hükmedildi. Aziz İhsan Aktaş ve ailesine ihale yasağı Davada tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, “ihaleye fesat karıştırma” suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Aktaş’ın şirketleri üzerindeki tedbirlerin kaldırılarak iade edilmesine karar verirken, kendisinin 2 yıl boyunca kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmasını yasakladı. Aktaş’ın kardeşi Doğan Aktaş da aynı suçtan 2 yıl 1 ay hapis cezası aldı ve hakkında 2 yıllık ihale yasağı uygulanmasına karar verildi. Aktaş’ın kardeşleri Tekin Aktaş ve Ramazan Murat Aktaş da 2’şer yıl 1’er ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu sanıklar hakkında da 2 yıl süreyle kamu ihalelerine katılma yasağı getirildi. Aktaş’ın oğlu Metin Aktaş ile Ayşegül Ünal ve Hamit Ünal hakkında ise 1 yıl 8’er ay hapis cezası verildi ve bu cezalar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Özkan Aktaş, Ferhat Aktaş ve Üveys Ünal ise üzerlerine atılı suçlardan beraat etti. 127 sanık beraat etti Mahkeme heyeti, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de aralarında bulunduğu 127 sanığın tüm suçlamalardan beraatına karar verdi. Tutuklu Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz ise “ihaleye fesat karıştırma” suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. İş insanı Baki Nugay hakkında ise bazı suçlamalar yönünden beraat kararı verildi. Mahkeme, bazı suçlar bakımından duruşma sırasında gösterdiği pişmanlığı dikkate alarak Nugay’a ceza verilmesine yer olmadığına hükmetti. Davada bazı sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, bazı suçlamalar bakımından ise ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararlar da verildi.

Alihan Kuriş soruşturmasında, 4 isimde 1.818 tapu işlemi Haber

Alihan Kuriş soruşturmasında, 4 isimde 1.818 tapu işlemi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporunda, Süleymancılar olarak bilinen dini yapılanmanın lideri Alihan Kuriş ve yakınlarının mal varlığı ile finansal hareketlerine ilişkin dikkat çeken tespitlere yer verildi. Rapora göre dört kişinin adına toplam 1.818 tapu işlem kaydı bulunuyor. Soruşturma kapsamında Alihan Kuriş, eşi ve her iki tarafın birinci ve ikinci derece yakınlarının mal varlıkları ile banka hareketleri incelendi. Özellikle 2016 sonrasındaki mal varlığı değişimlerine odaklanılan raporda, taşınmaz devirleri, aile içindeki mülkiyet hareketleri ve bazı para transferlerinin kaynakları değerlendirildi. Dört isimde 1.818 tapu işlemi TAKBİS kayıtlarının incelenmesi sonucunda Alihan Kuriş'in annesi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş adına 646, babaannesi Nevin Kuriş adına 539, babası Mahmut Sabri Kuriş adına 207, eşi Seda Kuriş'in babası Mustafa Kösemusul adına ise 426 gayrimenkul işlem kaydı tespit edildi. Böylece dört kişi açısından toplam 1.818 TAKBİS işlemi belirlendi. Raporda, bu rakamın 1.818 ayrı taşınmaz bulunduğu anlamına gelmediği özellikle vurgulandı. Kayıtlarda alım ve satımların yanı sıra miras intikali, tevhit, ifraz, cins değişikliği, elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesi, kat irtifakı ve kimlik düzeltmesi gibi farklı tapu işlemleri de bulunuyor. Taşınmazların niteliği dikkat çekti Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e ait kayıtlarda yalnızca konut ve arsaların bulunmadığı belirtildi. Büro, dükkan, imalathane, kahvehane, lokanta, mesken ile zeytinli ve kuyulu tarlalar gibi farklı nitelikte taşınmazların da kayıtlarda yer aldığı aktarıldı. Bazı taşınmazların aile üyelerinden Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e geçtiği, bazı taşınmazların ise üçüncü kişiler veya şirketlere devredildiği tespit edildi. Raporda ayrıca bazı parsellerde çok sayıda haciz ve ihtiyati tedbir bulunduğu kaydedildi. Bir parselde 10 icrai haciz ve 4 ihtiyati tedbir, başka bir parselde ise 6 icrai haciz ve 4 ihtiyati tedbir bulunduğu belirtildi. MASAK, taşınmazların edinim kaynakları, satış bedelleri ve aile ile şirketler arasındaki devir zincirlerinin ayrıca incelenmesi gerektiğini değerlendirdi. Hilmi Tuna Kuriş'in banka hareketleri de incelendi Alihan Kuriş'in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş hakkında yapılan incelemede, özellikle 2024-2026 dönemindeki miras, satış, tevhit ve elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesine ilişkin işlemler öne çıktı. Hilmi Tuna Kuriş'in 2016'da babası Mahmut Sabri Kuriş'ten üç katlı betonarme ofis, iş yeri ve arsa devraldığı, babasının 2024'teki ölümünün ardından ise Adapazarı ve Sultanbeyli'deki çeşitli tarla ve arsaların kendisine intikal ettiği belirlendi. Rapora göre 14 Şubat 2025'te bazı taşınmazlar üzerindeki elbirliği mülkiyeti sona erdirildi ve satış işlemleri gerçekleştirildi. Aynı gün 2670/6 parseldeki arsanın Hıdır Öztürk'e satıldığı kaydedildi. Hilmi Tuna Kuriş'in bazı taşınmazlarında 8 icrai haciz, ihtiyati tedbirler ve iki ayrı el koyma kararı bulunduğu, banka hesaplarındaki transferlerin ise on milyonlarca liraya ulaştığı belirtildi. MASAK, miras yoluyla edinilen varlıkların kısa süre içerisinde yeniden yapılandırılması veya üçüncü kişilere devredilmesiyle banka hareketlerinin birlikte incelenmesi gerektiğine işaret etti. Miras yoluyla iki kuşaklık taşınmaz hareketi Raporda Mahmut Sabri Kuriş'in mal varlığına ilişkin kayıtlar da ayrıntılı biçimde ele alındı. Mahmut Sabri Kuriş'e, annesi Nevin Kuriş'in 2022 ve 2023 yıllarındaki vefatının ardından çok sayıda arsa, tarla, daire, dubleks mesken ve çeşitli yapılar intikal etti. Mahmut Sabri Kuriş'in 2024'te hayatını kaybetmesinin ardından ise mal varlığının bir bölümü Alihan Kuriş, Hilmi Tuna Kuriş ve diğer mirasçılara geçti. Raporda, taşınmazların Nevin Kuriş'ten Mahmut Sabri Kuriş'e, ardından da sonraki kuşağa geçişinde hangi işlemlerin miras, hangilerinin bedelli satış olduğunun ve varsa satış bedellerinin banka hesaplarına yansıyıp yansımadığının araştırılması gerektiği belirtildi. Seda Kuriş'in hesabına gelen 2,4 milyon lira aynı gün otomotiv şirketine aktarıldı Rapora göre Alihan Kuriş'in eşi Seda Kuriş adına herhangi bir gayrimenkul bulunmuyor. Buna karşın adına 2008 model Volkswagen Jetta ile 2023 model Mercedes-Benz C 200 4MATIC kayıtlı olduğu, daha önce sahibi olduğu Audi Q2'yi ise Eylül 2023'te devrettiği belirtildi. Banka kayıtlarında 5 Eylül 2023'te Mehmet Özmen'den Seda Kuriş'in hesabına 2 milyon 406 bin 650 lira geldiği tespit edildi. Aynı gün bu paranın 2 milyon 406 bin 344 liralık bölümünün Mercedes-Benz Otomotiv Ticaret ve Hizmetler AŞ'yeaktarıldığı belirlendi. MASAK raporunda, yaklaşık 2,4 milyon liralık otomobil bedelinin üçüncü bir kişi tarafından gönderilmesi nedeniyle Mehmet Özmen ile Seda Kuriş arasındaki hukuki veya ticari ilişkinin açıklığa kavuşturulması gerektiği değerlendirildi. Kayınpeder adına 426 gayrimenkul işlemi Seda Kuriş'in babası Mustafa Kösemusul adına geçmişte 426 gayrimenkul alım ve satım işlemi gerçekleştirildiği belirtildi. Halen adına kayıtlı üç taşınmaz bulunduğu kaydedildi. Mevcut taşınmazlar arasında Serdivan'da yaklaşık 53 bin 900 metrekarelik özel orman niteliğindeki alanda hisse, Adapazarı'nda iki katlı betonarme bina ve arsa hissesi ile Rize'nin Çayeli ilçesinde tarla ve çalılık hissesi yer aldı. Özel orman niteliğindeki taşınmaz üzerinde 84 icrai haciz, 30 kamu haczi, 3 ihtiyati haciz ve satışa arz şerhibulunduğu belirtildi. Adapazarı'ndaki taşınmazda ise 30 icrai haciz, 32 kamu haczi, 2 ihtiyati haciz ve 2 ipotek kaydı tespit edildi. Raporda, Kösemusul'un şirket ortaklıkları ve yöneticilikleriyle birlikte değerlendirildiğinde 426 tapu işleminin ekonomik gerekçesi ile alım-satım bedellerinin banka kayıtlarındaki karşılığının incelenmesi gerektiği ifade edildi. Eşinin kardeşinin mali hareketleri arttı Seda Kuriş'in kardeşi Ayşe Nur Bedir'in banka işlem hacminin 2023 yılında önceki yıllara göre yaklaşık 5 kat arttığıraporda yer aldı. TAKBİS kayıtlarında Bedir adına beş tarla bulunduğu ve bu taşınmazların tamamının 2 Ekim 2023 tarihinde kayda geçtiği belirtildi. Beş parselin toplam yüzölçümünün 18 bin 700 metrekare olduğu kaydedildi. Bedir'in adına 2023 model Mercedes-Benz EQE 350 4MATIC AMG ve 2024 model Volkswagen Golf bulunduğu, ayrıca iki şirkette yüksek oranlı ortaklığının olduğu aktarıldı. MASAK, aynı dönemde edinilen taşınmazlar, araçlar, şirket ortaklıkları ve banka hareketlerindeki artışın kaynağının birlikte incelenmesi gerektiğini değerlendirdi. Kayınvalidenin hesaplarında 5,5 milyon liralık para girişi Seda Kuriş'in annesi Zeynep Kösemusul adına herhangi bir şirket ortaklığı, araç veya gayrimenkul kaydı bulunmadığı belirtildi. Buna rağmen 2016-2026 döneminde banka hesaplarında 5 milyon 550 bin liranın üzerinde para girişi, yaklaşık 3 milyon 800 bin lira para çıkışı tespit edildi. Raporda özellikle 2024, 2025 ve 2026 yıllarındaki para girişlerinin incelendiği ve bu hareketlerin kaynağı ile aile bireyleri arasındaki transferlerin ekonomik faaliyetlerle uyumunun açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edildi. Araç devriyle banka transferi aynı güne denk geldi Yasemin Şimşek'in adına gayrimenkul bulunmadığı, 2017-2026 döneminde banka hesaplarında yaklaşık 653 bin lira giriş ve 635 bin lira çıkış olduğu kaydedildi. 11 Ekim 2021'de Volkswagen Golf'ün Neşat Salih'e devredildiği, aynı gün Neşat Salih'ten Şimşek'in hesabına 124 bin 700 lira geldiği ve Özön Petrol Petrol Ürünleri Otomobil Nakliye İnşaat şirketine toplam 368 bin lira gönderildiği belirtildi. MASAK, bu hareketlerin araç alım-satım süreciyle bağlantılı olup olmadığının belgeler üzerinden eşleştirilmesi gerektiğini değerlendirdi. MASAK raporunda üç ana başlık öne çıktı Raporda aile ve yakın çevrenin mali hareketleri birlikte değerlendirildiğinde üç temel alanın öne çıktığı belirtildi: Aile üyelerinin yüksek sayıdaki taşınmaz alım-satım ve devir işlemleri, Nevin Kuriş'ten Mahmut Sabri Kuriş'e, ardından Alihan ve Hilmi Tuna Kuriş'e uzanan kuşaklar arası mülkiyet hareketleri, Taşınmaz ve araç edinimleriyle aynı dönemlere denk gelen banka transferleri. MASAK, taşınmazların gerçek satış bedellerinin banka sistemine yansıyıp yansımadığının, araçların finansman kaynaklarının ve kayıtlı gelirlerle mal varlığı arasındaki uyumun soruşturma kapsamında incelenmesi gereken başlıklar olduğunu belirtti. Soruşturma nasıl başladı? Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 13 Ağustos'ta 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aralarında soruşturma kapsamında "örgüt yöneticisi" olduğu belirtilen Alihan Kuriş'in de bulunduğu 49 şüpheliden 30'u gözaltına alındı. Soruşturmada şüpheliler hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlamaları yöneltiliyor.

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim” Haber

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim”

Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Kuriş’in yapılanmadaki konumu, para trafiği, şirketler ve üst düzey isimlerle ilişkileri hakkında çok sayıda soru yöneltildi. Kuriş örgüt liderliği suçlamasını kabul etmedi Soruşturma kapsamında, yapılanmanın hiyerarşik bir sistem oluşturduğu, bölge sorumluları ve şifreli haberleşme yöntemlerine benzer bir iletişim ağı kullandığı iddiaları inceleniyor. Soruşturma dosyasına göre yurt dışına çıkarıldığı öne sürülen para miktarının 100 milyar liranın üzerinde olduğu belirtilirken, Almanya’nın Köln kentinde yaklaşık 70 milyon dolarlık bir merkez inşa edilmesinin planlandığı da iddialar arasında yer alıyor. Kuriş ise savcılık ifadesinde bu yapılanmanın lideri olduğu yönündeki suçlamaları reddetti. Kendisini dini bir figür olarak tanımlayan Kuriş, “Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever. Kimseye emir ve talimat vermedim” şeklinde savunma yaptı. Şirketler ve mal varlığı soruşturmanın odağında Soruşturma kapsamında Kuriş ailesiyle bağlantılı olduğu belirtilen 191 gayrimenkulün de incelemeye alındığı aktarıldı. Ayrıca geçen yıl Türkiye’deki 82 dernek üzerinden 7,2 milyar liralık kayıt dışı gelir elde edildiği iddiası dosyaya yansıdı. Yapılanmayla bağlantılı olduğu öne sürülen şirketler arasında Ayakkabı Dünyası, Hisar Hastaneleri, Armine Giyim ve ŞMS Kopuz Gıda’nın da bulunduğu belirtildi. Toplam 32 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiği, söz konusu şirketlere kayyum atandığı aktarıldı. “Kişisel GSM hattım yok” dedi Savcılıkta iletişim yöntemleriyle ilgili sorulara da yanıt veren Kuriş, kendi adına kayıtlı bir GSM hattı bulunmadığını öne sürdü. Kuriş, ulaşım ve iletişim amacıyla genellikle ofis hattını kullandığını ancak söz konusu hattın numarasını hatırlamadığını söyledi. Operasyonel talimatların nasıl iletildiği yönündeki sorular üzerine ise aile üyelerinin telefonları üzerinden iletişim kurduğunu belirtti. Akbacakoğlu ile ilişkisini reddetti Soruşturmanın önemli isimlerinden biri olarak gösterilen ve yapılanmanın ticari, siyasi ve bürokratik ilişkilerinden sorumlu olduğu iddia edilen Ayakkabı Dünyası ortağı Mehmet Akbacakoğlu hakkındaki sorular da Kuriş’e yöneltildi. Kuriş, Akbacakoğlu ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını savunarak kendisini yalnızca ayakkabı mağazasından iki kez alışveriş yaptığı için tanıdığını söyledi. Savcılık değerlendirmesinde ise Akbacakoğlu’nun Kuriş’e yakın isimlerden biri olduğu ve yapılanmanın lobicilik faaliyetlerinde rol aldığı iddiasının bulunduğu belirtildi. Üst düzey isimler için “sosyal çevremden tanırım” savunması Kuriş’e yapılanmanın hiyerarşik yapısında görev aldığı öne sürülen Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöz gibi isimlerle ilişkisi de soruldu. Kuriş’in bu kişiler hakkında “Hocaefendidir, sosyal çevremden tanırım” şeklinde yanıt verdiği ve aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını savunduğu aktarıldı. Evinden çıkan altınları “aile birikimi” olarak açıkladı Aylık gelirinin 380 bin lira olduğunu beyan ettiği belirtilen Kuriş’in ikametinde yapılan aramada yüklü miktarda altın ve ziynet eşyası ele geçirildiği aktarıldı. Kuriş, söz konusu altın ve ziynet eşyalarının düğün takıları ile aile birikimlerinden oluştuğunu ileri sürdü. Örgüt üyeliğinden tutuklanan Muharrem Hilmi Akbulut hakkında ise bu kişiyi evinin bahçesine bakan ve zaman zaman harçlık verdiği biri olarak tanımladı. Yapılanmanın Almanya sorumlusu olduğu öne sürülen Osman Aslan adına düzenlenen 3 milyon dolarlık senet hakkında da açıklama yapan Kuriş, senedin gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışı için teminat amacıyla alındığını savundu. Suçlamaların tamamını reddetti Soruşturma dosyasına yansıyan para trafiği, yurt dışına çıkarıldığı iddia edilen kaynaklar, şirketler ve Almanya’daki merkez projesine ilişkin iddiaları kabul etmeyen Kuriş; suç örgütü liderliği, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarını da reddetti. Kuriş’in savcılık ifadesinde yaptığı savunmanın temelini, yapılanmanın yönetiminde herhangi bir emir veya talimat vermediği ve kendisinin yalnızca Süleyman Hilmi Tunahan’ın varisi ile temsilcisi olduğu iddiası oluşturdu.

Alihan Kuriş soruşturmasında şirketlerde 66 milyar liralık işlem hacmi Haber

Alihan Kuriş soruşturmasında şirketlerde 66 milyar liralık işlem hacmi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Süleymancı olarak bilinen dini gruba yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan ilk MASAK raporunda, Alihan Kuriş ve çevresiyle bağlantılı olduğu belirtilen şirket ve kuruluşların finansal hareketlerine ilişkin dikkat çekici tespitler yer aldı. 168 sayfalık rapora göre, incelenen kuruluşlardan Güleryüz Kuyumculuk'un 2017-2026 dönemindeki bankacılık işlem hacmi 66 milyar 211 milyon lira olarak hesaplandı. Raporda, yüksek tutarlı nakit hareketleri, yurt dışından gelen paraların kısa süre içinde çekilmesi veya başka şirketlere aktarılması ve bazı kuruluşlar arasındaki çift yönlü para transferleri ayrıntılı biçimde incelendi. Güleryüz Kuyumculuk'ta 66,2 milyar liralık hareket MASAK'ın incelemesine göre Güleryüz Kuyumculuk Turizm ve Otomotiv AŞ'nin 2017-2026 yılları arasındaki toplam bankacılık işlem hacmi 66 milyar 211 milyon liraya ulaştı. Aynı dönemde şirket hesaplarında 17,26 milyar liralık para girişi ve 18,32 milyar liralık para çıkışı kaydedildi. Hesaplara yatırılan toplam nakit miktarı 26 milyar 213 milyon lira olurken, nakit çekimlerinin toplamı 4 milyar 415 milyon lira olarak hesaplandı. Raporda özellikle son yıllardaki nakit hareketleri de dikkat çekti. 2023'te 2 milyar 89 milyon liralık nakit yatırma ve 1 milyar 556 milyon liralık nakit çekme işlemi gerçekleşti. 2024'te ise nakit yatırma 1 milyar 417 milyon lira, nakit çekme 826 milyon lira oldu. Hisar Turizm'den 8 milyar lirayı aşan yurt dışı çıkışı MASAK raporunda İstanbul Hisar Turizm ve Ticaret AŞ'nin yabancı ülke bağlantılı para transferleri de incelendi. Şirketin Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri bağlantılı işlemlerinde toplam para çıkışının yaklaşık 8 milyar liraya ulaştığı belirtildi. Suudi Arabistan bağlantılı işlemlerde 4 milyar 863 milyon 884 bin 701 liralık para çıkışı tespit edilirken, bu ülkeden şirkete 189 milyon 358 bin lira giriş olduğu kaydedildi. Birleşik Arap Emirlikleri bağlantılı para çıkışı ise 3 milyar 163 milyon 164 bin 102 lira olarak hesaplandı. Raporda ayrıca İsrail, Özbekistan, Hindistan, ABD, Kazakistan, Fas, İspanya, İngiltere, Ürdün, Bosna Hersek, Sri Lanka, Endonezya, Almanya ve Arnavutluk dahil çeşitli ülkelerle bağlantılı para çıkışlarının bulunduğu belirtildi. 1,3 milyar lira sermayeli şirketin banka hareketi 34 bin lira MASAK'ın dikkat çektiği kuruluşlardan biri de İstanbul Hisar Sağlık Yatırım ve Turizm Ticaret AŞ oldu. 18 Kasım 2025'te kurulan şirketin sermayesinin 1 milyar 358 milyon 236 bin 351 lira olduğu belirtildi. Buna karşın MASAK'ın bankacılık kayıtlarında şirketin toplam işlem hacminin yalnızca 34 bin 176 lira seviyesinde kaldığı tespit edildi. Raporda şirketin brüt ve net satışlarının sıfır göründüğü, herhangi bir mal alış veya satış kaydına da rastlanmadığı aktarıldı. Yüksek sermayeye rağmen aktif ticari faaliyet bulunmamasının “oldukça dikkat çekici” olduğu değerlendirmesine yer verildi. Yurt dışından gelen milyonlarca dolar kısa sürede çekildi Raporda Akdeniz Toros Et ve Et Mamulleri Sanayi ve Dış Ticaret AŞ'nin hesaplarındaki yüksek tutarlı döviz hareketleri de mercek altına alındı. Temmuz 2018'de FIDATO General Trading'den iki ayrı işlemle toplam 5,1 milyon dolar geldiği, takip eden gün ise hesaplardan milyonlarca dolarlık nakit çekildiği belirtildi. Benzer bir işlemde Shanghai Omega FZE kaynaklı 2 milyon 365 bin dolarlık transferin ardından ertesi gün buna yakın miktarda nakit çekildiği kaydedildi. 26 Eylül 2019'da FIDATO'dan gelen 2 milyon 250 bin doların ise dört gün sonra İstanbul Hisar Turizm'e 1 milyon 800 bin dolar, Çamlıca Basım Yayın'a 450 bin dolar olarak aktarıldığı belirtildi. MASAK, bazı yüksek tutarlı nakit girişlerinin kaynağının açıklığa kavuşturulması gerektiğine de dikkat çekti. Ümran Eğitim ve vakıf hesapları da incelendi Raporda Ümran Eğitim AŞ'nin 2017-2026 dönemindeki hesap hareketlerinde 1 milyar lirayı aşan para girişi ve yüz milyonlarca liralık para çıkışı bulunduğu belirtildi. MASAK, bazı nakit girişlerinin veya dernek ve vakıflardan gelen paraların aynı gün ya da takip eden günlerde başka şirketlere transfer edildiğini tespit etti. Gümüşsoy Sevim Kuran Okutma Vakfı'nın aynı dönemdeki bankacılık işlem hacmi ise yaklaşık 567 milyon lira olarak hesaplandı. Vakfa gelen bağış ve nakitlerin ardından çeşitli şirketlere yüksek tutarlı transferler yapıldığı belirtildi. Bu kapsamda vakıftan Ümran Eğitim'e 142 işlemde yaklaşık 52,1 milyon lira, Yavuzlar Grup İnşaat'a ise 83 işlemde yaklaşık 38,9 milyon lira gönderildiği kaydedildi. MASAK: Şirketler arasında yoğun finansal bağlantı var Raporda Ümran Eğitim, Akdeniz Toros, Çamlıca Basım Yayın, İstanbul Hisar Turizm, Hisar Sağlık ve Gümüşsoy Sevim Kuran Okutma Vakfı başta olmak üzere çok sayıda kuruluş arasında hem banka transferleri hem de mal alış-satış kayıtları bakımından “yoğun bağlantılar” bulunduğu belirtildi. İncelenen kuruluşların önemli bölümünde özellikle 2020 sonrasında, daha belirgin şekilde ise 2022'den itibaren finansal işlem hacimleri ile mal alış-satış tutarlarında ciddi artış görüldüğü ifade edildi. Raporda ayrıca yüksek nakit sirkülasyonu, kaynağı açıklanmaya muhtaç nakit girişleri ve bu paraların kısa süre içerisinde başka şirketlere aktarılması ortak özellikler arasında gösterildi. MASAK, incelenen finansal hareketlere ilişkin değerlendirmesinde, kaynağından şüphe duyulan işlemlerin organize bir çalışma sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği yönünde şüphe oluştuğunu belirtti. 49 kişi hakkında gözaltı kararı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında 13 Ağustos'ta 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi. Şüphelilerden 33'ünün yakalandığı bildirildi. Soruşturmanın; suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve vergi usul kanununa muhalefet suçları kapsamında yürütüldüğü açıklandı. MASAK raporundaki tespitler soruşturma kapsamındaki finansal incelemelere ilişkin değerlendirmelerden oluşuyor; raporda yer alan şüphe ve tespitler, ilgili kişiler veya kuruluşlar hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmiyor.

Siber Suç Operasyonlarında 185 Şüpheli Yakalandı: 93 Kişi Tutuklandı Haber

Siber Suç Operasyonlarında 185 Şüpheli Yakalandı: 93 Kişi Tutuklandı

15 ilde eş zamanlı siber suç operasyonu İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında önemli bir operasyon gerçekleştirildiğini duyurdu. Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda, il emniyet müdürlüklerine bağlı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlükleri tarafından yürütülen operasyonlarda; nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik çalışma yapıldı. Operasyonların; Iğdır, Kırşehir, İstanbul, Çorum, Manisa, Kayseri, Karabük, Hatay, Mersin, Afyonkarahisar, Giresun, Yozgat, Düzce, Sakarya ve Adana olmak üzere toplam 15 ilde düzenlendiği bildirildi. 93 şüpheli tutuklandı Bakanlıktan yapılan açıklamada, operasyonlarda toplam 185 şüphelinin yakalandığı belirtildi. Adli süreçlerin ardından şüphelilerden: 93 kişi tutuklandı 55 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi Diğer şüphelilerin işlemlerinin devam ettiği açıklandı Yetkililer, siber suç örgütleri ve dijital ortam üzerinden gerçekleştirilen yasa dışı faaliyetlere karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı. Çok sayıda suç unsuru ele geçirildi Operasyonlar kapsamında şüphelilere ait adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda materyal ve suç unsuru bulundu. Ele geçirilenler arasında: Çok sayıda dijital materyal, Silah ve mühimmat, Bir miktar uyuşturucu madde yer aldı. Ayrıca soruşturma kapsamında: 10 otomobil 14 motosiklet 5 taşınmaz olmak üzere çeşitli mal varlıklarına el konuldu. Yapay zekâ destekli takipte binlerce suç hesabı belirlendi İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadelede yapay zekâ destekli açık kaynak izleme ve kontrol çalışmalarının da sürdüğünü açıkladı. Bu kapsamda sosyal medya platformları ve internet sitelerinde yapılan incelemelerde; yasa dışı silah satışı ve teşhiri, organize suç yapılanmaları, tetikçilik, evraksız motorlu taşıt satışı, uyuşturucu ticareti ve özendirici içerikler, müstehcenlik, fuhuş ve çeşitli siber suçlara ilişkin 1297 hesap veya kişi tespit edildi. Terör örgütlerine yönelik dijital takip çalışmalarında ise 646 hesap veya kişinin belirlendiği aktarıldı. 4 bin 17 suç içerikli hesap tespit edildi Bakanlığın açıklamasına göre, sosyal medya platformları ve internet sitelerinde yapılan geniş kapsamlı taramalarda toplam 4 bin 17 hesap veya kişi hakkında suç içerikli paylaşım tespit edildi. Yapılan incelemeler sonucunda: 1721 URL adresi için erişimin engellenmesi, Suç unsuru içeren içeriklerin kaldırılması yönünde karar alındı. Siber suçlarla mücadele devam edecek İçişleri Bakanlığı, dijital ortamda gerçekleştirilen suçlara karşı teknolojik imkanların kullanılarak çalışmaların sürdürüleceğini belirtti. Yetkililer, özellikle dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çocuklara yönelik çevrim içi suçlar ve suç gelirlerinin aklanmasına yönelik operasyonların artırılarak devam edeceğini ifade etti.

Tutuklu eski vali Tuncay Sonel’in mal varlığına ilişkin şüpheli detaylar gün yüzüne çıktı. Haber

Tutuklu eski vali Tuncay Sonel’in mal varlığına ilişkin şüpheli detaylar gün yüzüne çıktı.

Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in adına kayıtlı çok sayıda gayrimenkul ve araç tescili olduğu belirlendi. Yirmiden fazla iş yerinin tek bir günde adına kaydedildiği ve bu taşınmazların yüksek rantlı bölgelerde yer aldığı tespit edildi. Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinden beri kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen adli soruşturmada, suç delillerini gizlemek ve karartmak suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderilen eski Vali Tuncay Sonel'in mal varlığına ilişkin detaylar gün yüzüne çıktı. Yeniçağ’da yer alan habere göre, soruşturma dosyasına eklenen "gizli" ibareli resmi mal varlığı dökümlerinde, Sonel'in adına tescilli onlarca araç ve gayrimenkul olduğu görüldü. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) ile Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları doğrultusunda hazırlanan inceleme raporunda, Sonel adına kayıtlı 52 adet gayrimenkul tescili ve 2 adet araç kaydı saptandı. Tek günde yirmiden fazla iş yeri... Tapu kayıtlarındaki en dikkat çekici finansal hareketlilik 28 Aralık 2022 tarihinde gerçekleşti. Adana’nın Sarıçam ilçesinde bulunan tek bir ada/parsel üzerinde, %60 hisse oranı ve "Kat İrtifakı Tesisi" şeklinde yirmiden fazla iş yeri ile bir düğün salonu, aynı yevmiye numarasıyla (55351) Sonel’in üzerine tescil edildi. Gülistan Doku’nun ailesi adaletin yerini bulmasını beklerken, Tunceli'nin dönemsel mülki idare amiri olan Sonel'in tek bir günde bu denli büyük çaplı ticari gayrimenkullere sahip olması soru işaretleri yarattı. Tuncay Sonel'in sahip olduğu diğer taşınmazlar ise şöyle: İstanbul / Esenyurt: Konut Ankara / Çankaya: Daire Ankara / Güdül: Bağ Ankara / Etimesgut: Çeşitli arsa hisseleri

Ahbap Derneği'ne TMSF kayyumu atandı! Mahkemeden kritik karar, çok sayıda şirket yönetime devredildi Haber

Ahbap Derneği'ne TMSF kayyumu atandı! Mahkemeden kritik karar, çok sayıda şirket yönetime devredildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ahbap Derneği ve bünyesindeki ticari yapılanmalara yönelik yeni bir hukuki süreç başlatıldı. Başsavcılığın talebini değerlendiren İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, derneğe bağlı iktisadi işletmeler ile iştirak şirketlerinin yönetimine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmasına karar verdi. Mahkemenin verdiği karar, yalnızca şirket yönetimlerini değil, derneğin mal varlığı üzerindeki idari yetkileri de kapsıyor. Mahkemeden yönetim kayyumu kararı Mahkeme kararına göre Ahbap Derneği'nin mal varlığı üzerindeki yönetim ve tasarruf yetkisi yönetim kayyumuna devredildi. Kararda ayrıca derneğin faaliyetlerinin sona erdiği, banka hesapları ile mal varlığına yönelik tedbir kararlarının uygulandığı ve derneğin fesih sürecinin başlatıldığı ifade edildi. Soruşturmanın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü belirtilirken, yargılama sürecinin devam ettiği kaydedildi. Dernek ve şirketler farklı kayyumlar tarafından yönetilecek Mahkeme kararında dikkat çeken ayrıntılardan biri de kayyum yönetim modelinin iki ayrı yapıya bölünmesi oldu. Dernekler Kanunu kapsamında Ahbap Derneği'nin taşınmazları, banka hesapları, araçları ve diğer mal varlıklarının yönetimi için daha önce bağımsız kayyum olarak görevlendirilen isimlerin görevlerine devam edeceği belirtildi. Bu kapsamda; Avukat Rıdvan Can Avukat Mustafa Göktuğ Kaya Prof. Dr. Ahmet Kasım Han derneğin mal varlığının yönetiminden sorumlu olmaya devam edecek. Buna karşılık, derneğe bağlı ticari şirketlerin yönetimi ise TMSF tarafından yürütülecek. TMSF'nin yönetimine geçen şirketler Mahkeme kararı doğrultusunda TMSF'nin kayyum olarak atandığı şirketler şu şekilde sıralandı: Ahbap Derneği İktisadi İşletmesi Ahbap Lojistik Gayrimenkul Danışmanlık ve İnşaat A.Ş. Zirve Müzik Yapım Organizasyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Globus Savunma Sanayi ve Bilişim A.Ş. Kanat Savunma Sanayi Turizm ve Ticaret Ltd. Şti. Koşan Adam Müzik Yapım Menajerlik Hizmetleri Turizm Reklam Ses ve Işık Sistemleri Ltd. Şti. Koşan Trade Gıda Temizlik Ürünleri İthalat İhracat Ltd. Şti. Palmak Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Kuraf Sahne Tasarım ve Organizasyon Ltd. Şti. Akberg Şirince Şarapçılık Hayvancılık Tarım Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. Sardes Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Sur Müzik Organizasyon Ses Işık Sistemleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Ulubey İç ve Dış Ticaret A.Ş. Söz konusu şirketlerin yönetim ve idari işlemleri, mahkeme kararının ardından TMSF gözetiminde yürütülecek. Soruşturma süreci devam ediyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında daha önce dernek yöneticileri ve bağlı şirketlere ilişkin çeşitli adli işlemler uygulanmıştı. Son mahkeme kararıyla birlikte soruşturmanın mali ve idari boyutu yeni bir aşamaya taşınmış oldu. Hukuki süreç kapsamında kayyum uygulamasının şirketlerin faaliyetlerinin devamlılığını sağlamak ve mal varlıklarının korunmasını amaçladığı belirtilirken, soruşturmanın sonucuna ilişkin nihai karar ise yargılama sürecinin tamamlanmasının ardından netleşecek. TMSF kayyum kararı ne anlama geliyor? Kayyum kararıyla birlikte TMSF, mahkemenin belirlediği şirketlerde yönetim yetkisini devralarak şirketlerin mali, idari ve ticari faaliyetlerini denetleyecek. Bu süreçte şirketlerin günlük faaliyetlerinin sürdürülmesi, çalışan haklarının korunması ve mal varlıklarının güvence altına alınması hedefleniyor. Öte yandan, dernek yönünden ise bağımsız kayyumlar tarafından yürütülen yönetim süreci devam edecek. Mahkeme kararında yer alan fesih süreci ve mal varlığına ilişkin tedbirlerin nasıl sonuçlanacağı ise devam eden adli soruşturma ve yargılamanın seyrine göre şekillenecek.

Oğuzhan Uğur tutuklandı: Ahbap Derneği soruşturmasında 9 kişi hakkında tutuklama kararı Haber

Oğuzhan Uğur tutuklandı: Ahbap Derneği soruşturmasında 9 kişi hakkında tutuklama kararı

İSTANBUL – Ahbap Derneği adına toplanan bağışların usulsüz şekilde şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan, aralarında Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur'un da bulunduğu 10 şüpheliden 9'u tutuklandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü operasyonun ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerin hakimlik işlemleri tamamlandı. Oğuzhan Uğur dahil 9 kişi tutuklandı Sulh Ceza Hakimliği, şüpheliler Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş ve Ersin Gökgün'ün tutuklanmasına karar verdi. Şüpheli Özgür Ömer Güner ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcılık, tutuklanan şüpheleri "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla hakimliğe sevk etmişti. Soruşturma bağış paraları iddiasıyla başlatıldı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada, Ahbap Derneği bünyesinde toplanan bağışların bir kısmının usulsüz işlemlerle şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiaları araştırılıyor. Soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK raporları, banka hesap hareketleri, teknik ve fiziki takip çalışmaları ile dijital incelemeler doğrultusunda şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketleri tespit edildiği öne sürüldü. Dosyada ayrıca şüphelilerin kendi aralarında yüksek miktarlarda para transferleri gerçekleştirdikleri, şans oyunları hesaplarına büyük meblağlar yatırdıkları ve kısa süre içerisinde çok sayıda gayrimenkul devri yaptıkları iddiaları da yer aldı. Daha önce Haluk Levent de tutuklanmıştı Soruşturmanın ilk aşamasında Ahbap Derneği çalışanları ve yöneticilerine yönelik operasyon düzenlenmiş, aralarında derneğin kurucusu Haluk Levent'in de bulunduğu çok sayıda şüpheli gözaltına alınmıştı. İlk operasyonların ardından 14 kişi tutuklanırken, bazı şüpheliler hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştı. İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da gerçekleştirilen sonraki operasyonlarda gözaltına alınan bazı şüphelilerden 4'ü daha tutuklanmıştı. Son operasyonla birlikte soruşturma kapsamında tutuklanan kişi sayısı daha da arttı. Savcılık ifadesinde Çekmeköy'deki villa soruldu Soruşturma dosyasında Oğuzhan Uğur'un Çekmeköy'de satın aldığı villaya ilişkin mali hareketler de incelemeye alındı. Savcılık kaynaklarına göre ifadesinde villanın yaklaşık 25 milyon liraya satın alındığı yönündeki soruya yanıt veren Uğur, ödemenin 13 milyon liralık bölümünü dijital yayın platformu Gain'den elde ettiği gelirle karşıladığını, kalan kısmı için banka kredisi kullandığını söyledi. Villa tadilatı için yaklaşık 6,5 milyon lira tutarında bir aile dostundan borç aldığını belirten Uğur'un, söz konusu kişinin ismini paylaşmak istemediği öğrenildi. Soruşturma sürüyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, dosya kapsamında mali hareketler, dijital veriler, banka kayıtları ve mal varlığı incelemelerinin sürdüğünü açıkladı. Soruşturmanın, bağış paralarının kullanımına ilişkin iddiaların tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla geniş kapsamlı olarak devam ettiği bildirildi.

Kayapa Katı Atık Tesisi ’ni Mustafa Bozbey istemiş Haber

Kayapa Katı Atık Tesisi ’ni Mustafa Bozbey istemiş

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, Rüşvet, Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve İmar kirliliğine neden olma suçlarından tutuklu bulunan ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in Kayapa/Kuruçeşme Katı Atık İstasyon Alanı olması için imzalı talimat verdiği ortaya çıktı. KAYAPA KATI ATIK TESİSİ’Nİ CHP’LİLER İSTEMİŞ, CHP’LİLER KARŞI ÇIKIYOR Son günlerde tartışma konusu olan ve CHP’liler tarafından karşı çıkılan Kayapa Katı Atık Tesisi’nin Kayapa Bölgesi’ne yapılması ile ilgili Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in imzalı talimat verdiği belirlendi. 2050 Yılı 1/100.000 Ölçekli Bursa İli Çevre Düzeni Planı kapsamında, Teknik Altyapı Sektör Çalışmalarından sorumlu Prof. Dr. Nezih Kamil Salihoğlu tarafından hem Meclis Üyelerine hem de Bursa Büyükşehir Belediyesi üst yönetimine yapılan sunumda, daha önce belirlenmiş Kuruçeşme Katı Atık Tesis Alanı ile birlikte üç potansiyel alan değerlendirilmiş. Sunumun ardından üst yönetimle gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, bu alanlar arasından yalnızca Muratlı Potansiyel Alanı ile Kayapa/Kuruçeşme Alanlarının plan kararına esas alınmasına karar verilmiş ve söz konusu alanlar 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı'na işlenmiş. MUSTAFA BOZBEY’DEN İMZALI TALİMAT 22 Ocak 2026 tarihinde, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey imzalı olarak imar ve şehircilik dairesi başkanlığına gönderilen yazıda söz konusu bölge rezerv atık alanı olarak 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’na işlenmesi için yazılı bir talimat gönderilmiş. MEHMET SALDIZ İMZASIYLA MECLİS’E SUNULMUŞ 2050 Yılı 1/100.000 Ölçekli Bursa İli İçin Hazırlanan Çevre Düzeni Planı 03.04.2026 tarihinde daire teklifi olarak Büyükşehir Belediye Başkan Vekili ünvanıyla Mehmet Aydın Saldız imzasıyla Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’ne havale edilmiş. Meclise gönderilen daire teklifinin eklerinde sunulan plan paftalarında Kayapa/Kuruçeşme Katı Atık İstasyon Alanı işlenmiş. 2050 Yılı 1/100.000 Ölçekli Bursa İli İçin Hazırlanan Çevre Düzeni Planı için hazırlanan açıklama raporunda da Bursa İli’nin Yenikent Katı Atık Depolama Alanı’nın kapasite sınırlarına ulaşıldığı, batı aksında yoğun konut alanlarının olması sebebiyle gerekli olduğu ifade edilmiş. ŞAHİN BİBA MECLİS GÜNDEMİNDEN ÇIKARTMIŞ 2050 Yılı 1/100.000 Ölçekli Bursa İli İçin Hazırlanan Çevre Düzeni Planı 03 Nisan 2026 tarihinde Büyükşehir Belediye Meclisi’ne havale edilen konu, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekilliği görevine seçilen Şahin Biba’nın talimatıyla 10 Nisan 2026 tarihinde genel sekreterlik üzerinden gönderilen yazıyla kurum görüşlerinin ve plan raporunun tamamlanmamış olması nedeniyle Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi gündeminden çıkarılması resmi olarak talep edilmiş.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.