SON DAKİKA
Hava Durumu

#Madencilik

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Madencilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Madencilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'dan orman yangınları ve tarım politikalarına eleştiri Haber

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'dan orman yangınları ve tarım politikalarına eleştiri

CHP Yurtiçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın artan yangın riskine karşı "En büyük gücümüz vatandaşlarımızın duyarlılığı ile yangın çıkmasını önlemektir" açıklamasını değerlendirdi. Vatandaşların sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin önemli olduğunu belirten Sarıbal, ancak orman yangınlarıyla mücadelede asıl yükün kamu kurumlarının hazırlık ve önleyici çalışmalarında olduğunu ifade etti. Sarıbal, iklim değişikliği, yüksek sıcaklıklar, kuraklık, düşük nem ve rüzgâr gibi doğal faktörlerin yangın riskini artırdığını belirterek, enerji nakil hatları, yol kenarlarındaki yanıcı maddeler, orman alanlarındaki ticari faaliyetler ve önleyici ormancılık çalışmalarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi. "2025'TE 81 BİN HEKTARDAN FAZLA ORMAN ALANI ZARAR GÖRDÜ" Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılında Türkiye genelinde 3 bin 224 orman yangını çıktığını ve 81 bin 473 hektar orman alanının zarar gördüğünü belirten Sarıbal, yangınların 1.012'sinin çıkış nedeninin tespit edilemediğine dikkat çekti. Sarıbal, "3 bin 224 orman yangınının 1.012'sinin sebebi belli değil. Orman yangınlarının neden çıktığını bile tespit edemiyoruz" ifadelerini kullandı. Ormancılık Politikası Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Atmış'ın hesaplamalarına göre 2010-2019 döneminde yıllık ortalama 7 bin hektar olan yanan orman alanının, 2020-2025 döneminde yaklaşık 49 bin hektara yükseldiğini aktaran Sarıbal, yıllık ortalama kaybın yaklaşık 7 kat arttığını söyledi. "12,5 MİLYON HEKTARLIK ALAN YÜKSEK YANGIN RİSKİ ALTINDA" Türkiye Ormancılar Derneğinin değerlendirmelerine göre yaklaşık 12,5 milyon hektarlık alanın yangına hassas bölgelerde bulunduğunu belirten Sarıbal, özellikle Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde yangın öncesi hazırlıkların artırılması gerektiğini ifade etti. Yangınların yalnızca çıktıktan sonra söndürülmeye çalışılmasının yeterli olmadığını söyleyen Sarıbal, "Yangınlar bir sonuçtur. Önemli olan, yangınlar çıkmadan önce gerekli çaba ve çalışmaları yapabilmektir" dedi. Enerji nakil hatlarından kaynaklanan yangınların toplam yangın sayısında sınırlı bir paya sahip olmasına rağmen yanan alanların yaklaşık dörtte birini oluşturduğunu belirten Sarıbal, kritik enerji hatlarının bakım ve denetimlerinin daha sık yapılması gerektiğini söyledi. Orman alanlarında madencilik, enerji, turizm ve benzeri faaliyetler için verilen izinlere de değinen Sarıbal, yaklaşık 900 bin hektarlık orman alanının çeşitli ticari faaliyetlere konu edildiğini savundu. Sarıbal, orman girişlerinin sınırlandırıldığı dönemlerde ticari faaliyetlerin devam etmesini eleştirerek, ormanların korunmasında daha dengeli bir yaklaşım gerektiğini ifade etti. "ORMAN İŞÇİLERİ GEÇİCİ İSTİHDAMLA ÇALIŞTIRILMAMALI" Yangınlarla mücadelede görev yapan orman işçilerinin önemine dikkat çeken Sarıbal, hava araçlarının tek başına yeterli olmadığını, yangının sahada mücadele eden ekiplerle kontrol altına alındığını söyledi. Orman işçilerinin kadrolu, eğitimli ve deneyimli personelden oluşması gerektiğini belirten Sarıbal, çalışma koşulları ve kişisel koruyucu ekipmanların güçlendirilmesi çağrısında bulundu. CHP'li Sarıbal, açıklamasında tarım politikalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Girdi maliyetlerindeki artışın üreticiyi zorladığını belirten Sarıbal, ithalata dayalı politikaların yerli üretimi olumsuz etkilediğini savundu. 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin ithalat verilerine değinen Sarıbal, buğday, mısır, yağlı tohum, küspe, canlı hayvan ve kırmızı et ithalatındaki artışların tarımsal üretimdeki sorunlara işaret ettiğini söyledi. Sarıbal, seçilmiş bitkisel ürünler ile canlı hayvan ve kırmızı et ithalatına yaklaşık 410 milyar lira karşılığı ödeme yapıldığını, çiftçiye ayrılan desteğin ise 168 milyar lira seviyesinde kaldığını ifade etti. Açıklamasında ekonomi politikalarını da eleştiren Sarıbal, tarımda sürdürülebilir üretim için çiftçinin desteklenmesi, yerli üretimin güçlendirilmesi ve kırsal kalkınmaya yönelik politikaların artırılması gerektiğini belirtti.

Türkiye’de Metal Ürünler Sektörü 2026 Yılında 208 Milyar Dolara Yükselecek Haber

Türkiye’de Metal Ürünler Sektörü 2026 Yılında 208 Milyar Dolara Yükselecek

Allianz Trade, metal sektörüne yönelik hazırladığı yeni araştırmasında küresel üretim görünümünü, yatırım eğilimlerini ve Türkiye'nin sektördeki stratejik konumunu mercek altına aldı. Rapora göre, temel metaller ve metal ürünleri sektörü küresel brüt üretimi 2025 yılında yaklaşık 9,6 trilyon dolara ulaştı ve 2026 yılında da büyümesini sürdürecek. Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’nda; küresel metal ve madencilik sektörünü, demir cevheri ve çelikten bakır, altın, lityum ve nadir toprak elementlerine kadar sanayi gelişimini ve küresel enerji dönüşümünü destekleyen temel hammaddeleri ele aldı. Raporda, 2025 yılında temel metaller ve metal ürünleri sektörünün küresel brüt üretiminin yaklaşık 9,6 trilyon dolar seviyesine ulaştığı bilgisine yer verildi. Türkiye küresel metal sektöründe önemli bir pazar… Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’nda Türkiye’ye de geniş yer verildi. Raporda Türkiye’nin, küresel metal sektöründe yapısal açıdan önemli bir konuma sahip olduğu belirtilirken, ülkenin 2024 yılında 36,9 milyon ton ham çelik üretimiyle dünyanın yedinci büyük çelik üreticisi konumunda olduğu vurgulandı. Raporda Türkiye’nin 2025 yılında 38,1 milyon ton olan ham çelik üretiminin, 2026 yılında 40,8 milyon tona yükselmesinin beklendiği belirtildi. Bu büyüme eğiliminin, sektörün güçlü yatırım ivmesini ve Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya pazarlarını birbirine bağlayan stratejik coğrafi konumunu yansıttığı görüşüne yer verilen raporda, daha geniş kapsamlı temel metaller ve metal ürünleri sektörünün, 2024 yılında yaklaşık 164 milyar dolar brüt üretim gerçekleştirdiğine dikkat çekildi. Bu rakamın 2025 yılında 182 milyar dolara, 2026 yılında ise 208 milyar dolara yükselmesi öngörülüyor. Böylece sektörün, küresel talepteki iyileşme ve hurda bazlı elektrik ark ocağı çelik üretimindeki rekabet avantajının desteğiyle 2026 yılında yaklaşık yüzde 14,4 yıllık büyüme kaydetmesi beklendiği de rapordaki bilgiler arasında bulunuyor. Allianz Trade Türkiye Krediler Genel Müdür Yardımcısı Altuğ Karagöz raporla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “Allianz Trade Türkiye olarak, sanayimizin temel yapı taşı ve ihracatımızın ana kaldıraçlarından biri olan metal sektöründe verdiğimiz finansal garanti misyonumuzu kararlılıkla büyütmeye devam ediyoruz. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) ve İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) verilerine göre, 2025 yılını 38,1 milyon tonluk ham çelik üretimi ve güçlü bir ihracat performansı ile kapatan sektör, 2026 yılında küresel pazarlardaki korumacı kotalar, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) değişiklikleri ve Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi yapısal ve yeşil dönüşüm süreçlerini deneyimliyor. Bu zorlu ama fırsatlarla dolu konjonktürde, Türk metal üreticilerinin ve tedarik zincirinin likidite akışını korumak adına üstlendiğimiz toplam risk garanti büyüklüğünü, geçen yılın aynı dönemindeki 542 milyon Euro seviyesinden 677 milyon Euro’ya ulaştırarak sektöre sağladığımız desteği yüzde 25 oranında artırdık. Girdi maliyetleri baskısı ve küresel ticaret savaşlarının getirdiği volatiliteye karşı, proaktif risk yönetimi ve derin pazar içgörülerimizle ağır sanayimizin küresel rekabetçiliğini ve finansal sürdürülebilirliğini her adımda desteklemeyi sürdürüyoruz. Altuğ Karagöz sözlerine şöyle devam etti. “Metal sektöründeki 677 milyon Euro’luk risk portföyümüzü yönetirken, alt ürün gruplarındaki dinamikleri proaktif bir yaklaşımla takip ediyoruz. İç piyasa ve küresel kotaların baskıladığı inşaat demiri gibi uzun ürün grubuna kıyasla; otomotiv ve beyaz eşyanın ana girdisi olan yassı çelik grubu ile elektrifikasyon dalgasıyla büyüyen alüminyum ve bakır gibi demir dışı metaller daha dirençli bir talep yapısı sergiliyor. Allianz Trade Türkiye olarak, emtia fiyatlarındaki volatiliteye ve yapısal dönüşümlere rağmen, alt sektörlerin bu farklılaşan risk ve kârlılık döngülerini derinlemesine analiz ediyor, Türk metal sanayisinin tüm kırılımlarında vadeli ticaretin finansal sürdürülebilirliğini güvence altında tutuyoruz.” Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’nda sektörün, katma değer açısından ekonomiye sağladığı katkının son derece önemli olduğu vurgulandı. Temel metaller ve metal ürünleri sektörünün, 2024 yılında yaklaşık 37,7 milyar dolar katma değer üretirken, bu tutarın 2025 yılında 42,5 milyar dolar olduğu, 2026 yılında ise yaklaşık 48,4 milyar dolara yükselmesinin beklendiği belirtildi. Böylece sektörün, Türkiye imalat sanayii gayrisafi yurt içi hasılasına en büyük katkıyı sağlayan sanayi kollarından biri olmayı sürdürdüğü raporda vurgulandı. Öte yandan sektör içerisinde demir-çeliğin, 2025-2026 döneminde yaklaşık 78-89 milyar dolar ile en büyük brüt üretim payına sahip olduğu ve demir dışı metallerin ise en hızlı büyüyen alt segment konumunda bulunduğu raporda belirtildi. Bu segmentte brüt üretimin 2024 yılındaki 24,6 milyar dolardan, 2025 yılında 34,0 milyar dolara ve 2026 yılında 40,9 milyar dolara yükselerek, yaklaşık yıllık yüzde 20 büyümesinin beklendiği raporda paylaşıldı. Demir dışı metallerdeki bu güçlü büyümenin, yurt içi madencilik yatırımlarıyla, inşaat ve otomotiv sektörlerinden gelen talebin desteği sayesinde Türkiye'nin bakır ve alüminyum işleme alanındaki artan rolünü yansıttığı da raporda yer verilen yorumlar arasında. İnşaat sektörü talebi desteklemeye devam ediyor Allianz Trade Raporu’na göre sektörde yatırımlar artış eğilimini sürdürüyor. Temel metaller ve metal ürünleri sektöründeki sermaye harcamalarının (CapEx) 2024 yılında 13,7 milyar dolar olduğu, 2025 yılında 16,4 milyar dolar ve 2026 yılında 17,8 milyar dolar seviyesine ulaşmasının beklendiği rapordaki bilgiler arasında yer alıyor. Raporda, bu yatırım görünümünün birkaç yapısal unsur tarafından desteklendiği belirtiliyor. Bunlardan ilkinin, Türkiye'nin yurt içinde çeliğin en büyük tüketicisi olan inşaat sektörü, yüksek konut kredisi faizleri ve deprem sonrası güney illerindeki yeniden inşa faaliyetlerinden kaynaklanan döngüsel baskılara rağmen talebi desteklemeye devam etmesi olduğu görüşü raporda yer alıyor. İkinci olarak, ihracat odaklı Türk çelik üreticilerinin, Avrupa'nın çelik tedarik zincirlerinde Rusya kaynaklı girdilere bağımlılığın azalmasıyla gerçekleşen yeniden yapılanmadan faydalandıkları ve özellikle Güney ve Doğu Avrupa'da pazar paylarını artırdıkları belirtiliyor. Üçüncü unsur olarak ise Türkiye'nin metal madenciliği alt sektörünün büyümesini sürdürmesi gösteriliyor. Brüt üretimin 2024 yılındaki 14,2 milyar dolar, 2025 yılında 17 milyar dolara ve 2026 yılında ise 18,2 milyar dolara yükselmesi de raporda yer verilen beklentiler arasında bulunuyor. Rapora göre; bu artış; altın, bakır ve bor madenciliğine yönelik yeni yatırımları yansıtıyor. Türkiye’nin, temiz enerji uygulamaları açısından giderek daha stratejik hâle gelen, dünyanın bilinen en büyük bor rezervlerine sahip olduğu da raporda vurgulanıyor. Türkiye dünyanın en büyük on çelik üreticisi arasındaki yerini koruyacak Raporda, 2028 yılına kadar olan orta vadeli görünümün, büyümenin devam edeceğine ancak hızının kademeli olarak yavaşlayacağına işaret ettiği bilgisi veriliyor. Sektörün brüt üretiminin 2027 yılında 221 milyar dolar, 2028 yılında ise 227 milyar dolara ulaşması rapordaki beklentiler arasında bulunuyor. Yıllık büyüme oranlarının, 2026 yılındaki güçlü toparlanmanın ardından daha sürdürülebilir yani yüzde 3-4 seviyelerine gerileyeceği öngörüsüne de raporda yer veriliyor. Çelik üretiminin ise 2027 yılında 41,9 milyon tona, 2028 yılında 43,3 milyon tona yükselerek Türkiye'nin dünyanın en büyük on çelik üreticisi arasındaki konumunu koruyacağı beklentisinden raporda söz ediliyor. Çin açık ara önde Çin'in hâkim olduğu Asya-Pasifik bölgesinin, küresel pazarın yaklaşık yüzde 60'ını oluşturduğu raporda belirtilirken, Avrupa’nın ise yaklaşık yüzde 21 ile ikinci sırada yer aldığı bilgisi veriliyor. Bu bölgesel yoğunlaşmanın, Çin'in çelik ve alüminyumdan nadir toprak elementlerine kadar metal sektörünün hemen her alanında açık ara en büyük üretici ve tüketici konumunda olduğunu yansıttığına da raporda dikkat çekiliyor. Öte yandan raporda, temel metaller ve metal ürünleri sektörünün küresel brüt üretiminin 2026 yılında yaklaşık 10,4 trilyon dolar seviyesine ulaşacağının tahmin edildiği, 2026-2028 dönemine ilişkin bileşik yıllık büyüme oranının (CAGR) ise yaklaşık yüzde 7 olacağının öngörüldüğü bilgisi veriliyor. Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’na göre; 2021 yılındaki emtia süper döngüsü sırasında elde edilen olağanüstü kârların ardından sektörün finansal performansı 2023-2024 döneminde normalleşme sürecine girdi. Birçok baz metal ve hacimli emtianın fiyatı zirve seviyelerinden gerilerken, enerji, kimyasal reaktifler ve iş gücü gibi girdi maliyetlerinin yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiği bilgisi de raporda yer verilen bilgiler arasında. Küresel metal ve madencilik sektörünün toplam FAVÖK (EBITDA) marjının 2025 yılında yaklaşık yüzde 15 seviyesinde gerçekleştiği, bu durumun 2021 yılındaki yüksek kârlılık döneminden itibaren normalleşmenin sürdüğünü gösterdiği raporda belirtildi. Rapora göre şirketler bu sürece sermaye disipliniyle karşılık verdi; emtia döngüsü sırasında oluşan fazla nakit, yeni kapasite yatırımlarına yönlendirilmek yerine büyük ölçüde hissedarlara dağıtıldı. Bu yaklaşım bilançoların güçlü kalmasını sağlarken gelecekteki arz artışını da sınırlandırdı. Yine rapora göre; söz konusu ihtiyatlı sermaye politikası mevcut fiyat seviyelerinde kârlılığı korusa da enerji dönüşümünün kritik minerallere yönelik talebi hızlandıkça gelecekte arz yetersizliği riskini beraberinde getirebilir.

Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre Temmuz'da ihracat 25,6 milyar dolara ulaştı Haber

Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre Temmuz'da ihracat 25,6 milyar dolara ulaştı

Ticaret Bakanlığı, 2026 yılı Temmuz dönemine ait dış ticaret rakamlarını kamuoyuyla paylaştı. Verilere göre, Temmuz ayında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yılın aynı ayına oranla yüzde 2,9'luk bir artış göstererek 25 milyar 621 milyon dolara ulaşırken, ithalat yüzde 5,2 artışla 32 milyar 989 milyon dolar olarak kaydedildi. Dış ticaret hacmi ise aynı dönemde yüzde 4,1 yükselerek 58 milyar 610 milyon dolar seviyesine çıktı. 2026 yılının ocak-temmuz sürecinde ihracat yüzde 3,4 artışla 161 milyar 601 milyon dolara, ithalat ise yüzde 4,7 artışla 222 milyar 109 milyon dolara yükseldi. Bu süreçte toplam dış ticaret hacmi yüzde 4,1 artışla 383 milyar 710 milyon dolar oldu. Temmuz ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı, geçen yılın aynı ayına kıyasla 1,7 puanlık düşüşle yüzde 77,7 olarak gerçekleşti. Enerji kalemleri dışarıda bırakıldığında bu oran yüzde 89,4'e, enerji ve altın hariç tutulduğunda ise yüzde 90,8'e ulaştı. EN FAZLA İHRACAT ALMANYA'YA YAPILDI Temmuz ayı verilerine göre Türkiye'nin en çok ihracat gerçekleştirdiği ülkeler sırasıyla Almanya, ABD ve İngiltere oldu. Almanya'ya 2 milyar 41 milyon dolar, ABD'ye 1 milyar 689 milyon dolar ve İngiltere'ye 1 milyar 328 milyon dolarlık ihracat yapıldı. İhracat pastasındaki ilk 10 ülkenin toplam ihracattaki genel payı yüzde 44,8 olarak belirlendi. İthalat tarafında ise ilk sırada Çin yer aldı. Çin'den yapılan ithalat 5 milyar 48 milyon dolar olarak kaydedilirken, bu ülkeyi 2 milyar 522 milyon dolarla Almanya ve 2 milyar 117 milyon dolarla Rusya izledi. İlk 10 ülkenin toplam ithalattaki payı yüzde 53,5 olarak gerçekleşti. AB, İHRACATTA İLK SIRADA Ülke grupları bazında incelendiğinde, Temmuz ayında en yüksek ihracat Avrupa Birliği'ne (AB-27) yapıldı. AB ülkelerine yapılan ihracat 10 milyar 159 milyon dolar olurken; Yakın ve Ortadoğu ülkelerine 4 milyar 1 milyon dolar, diğer Avrupa ülkelerine ise 3 milyar 913 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. İthalatta da liderliği AB-27 ülkeleri aldı. Bu bölgeden yapılan ithalat 10 milyar 203 milyon dolar olurken, Asya ülkelerinden 9 milyar 553 milyon dolar, diğer Avrupa ülkelerinden ise 4 milyar 68 milyon dolar ithalat yapıldı. İMALAT SANAYİNİN İHRACATTAKİ PAYI YÜZDE 94,4 Geniş Ekonomik Grupların (BEC) sınıflandırmasına göre Temmuz ayında en fazla ihracat 13 milyar 327 milyon dolar ile hammadde (ara malları) grubunda gerçekleşti. Bu grubu 7 milyar 920 milyon dolarla tüketim malları ve 3 milyar 654 milyon dolarla yatırım (sermaye) malları takip etti. İthalatta ise en yüksek pay 22 milyar 886 milyon dolar ile yine hammadde grubunda oldu. Sektörel dağılımda ihracatın aslan payı imalat sanayisine ait oldu. İmalat sanayisi, 24 milyar 190 milyon dolarlık ihracatla toplam hacmin yüzde 94,4'ünü karşıladı. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,0, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı ise yüzde 1,8 olarak saptandı. İthalat tarafında imalat sanayisi yüzde 82,2'lik payla ilk sırada yer aldı. Bu sektördeki ithalat 27 milyar 121 milyon dolar olarak kaydedilirken, madencilik ve taş ocakçılığı 3 milyar 644 milyon dolar, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü ise 1 milyar 297 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi.

Yİ-ÜFE yıllık yüzde 27,83 arttı Madencilik ve taş ocakçılığı sektörü zirvede Haber

Yİ-ÜFE yıllık yüzde 27,83 arttı Madencilik ve taş ocakçılığı sektörü zirvede

TÜİK, 2026 yılı Temmuz ayına ilişkin Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) sonuçlarını açıkladı. Buna göre Yİ-ÜFE, Temmuz'da bir önceki aya göre yüzde 1,52, yılın başına göre yüzde 17,86, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 27,83 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 27,54 artış gösterdi. Sanayinin 4 ana sektöründe yıllık bazda en yüksek artış yüzde 41,81 ile madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe gerçekleşti. İmalat sanayisinde üretici fiyatları yüzde 28,96, su temininde yüzde 28,85, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında ise yüzde 11,69 arttı. Ana sanayi gruplarında yıllık bazda dayanıksız tüketim malları yüzde 32,46 ile en yüksek artışı gösterirken, ara mallarında yüzde 26,79, enerjide yüzde 26,62, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 26,57 ve sermaye mallarında yüzde 21,28 artış kaydedildi. Aylık bazda ise üretici fiyatları imalat sanayisinde yüzde 1,06 artarken, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 9,65, su temininde yüzde 1,49 artış gerçekleşti. Madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe ise fiyatlar yüzde 4,22 geriledi. Ana sanayi gruplarının aylık değişimlerine bakıldığında, enerjide yüzde 4,83 ile en yüksek artış görülürken, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,33, sermaye mallarında yüzde 1,09, ara mallarında yüzde 0,81 ve dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,40 artış kaydedildi.

Yİ-ÜFE yıllık yüzde 28,59 arttı Haber

Yİ-ÜFE yıllık yüzde 28,59 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı 2026 yılı Nisan ayı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerine göre üretici fiyatlarındaki yükseliş devam etti. Endeks, bir önceki aya göre yüzde 3,17, yılbaşına göre yüzde 10,99 ve geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,59 arttı. On iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 26,48 olarak gerçekleşti. Sanayinin dört ana sektöründe yıllık bazda en yüksek artış yüzde 40,42 ile madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe görüldü. İmalat sanayinde yüzde 30,36, su temininde yüzde 38,26 ve elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 7,19 artış kaydedildi. Ana sanayi gruplarına bakıldığında ise yıllık bazda enerjide yüzde 33,15, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 31,57, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 29,75, ara mallarında yüzde 26,49 ve sermaye mallarında yüzde 24,70 artış yaşandı. Aylık değişimlerde de yukarı yönlü seyir dikkat çekti. Madencilik ve taş ocakçılığı yüzde 9,84 ile en yüksek artışı gösterirken, imalat sanayi yüzde 3,59, su temini yüzde 2,02 artış kaydetti. Elektrik ve gaz üretimi ise yüzde 4,96 düşüşle ayrıştı.Ana sanayi gruplarında aylık bazda en fazla artış yüzde 4,84 ile enerji grubunda gerçekleşirken, ara mallarında yüzde 3,62, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 2,48, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 2,17 ve sermaye mallarında yüzde 1,67 artış görüldü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.