SON DAKİKA
Hava Durumu

#Liyakat

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Liyakat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Liyakat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Millet Partisi Genel Başkan Cuma Nacar’ın katılımıyla Bursa Kurultayı 16 Ağustos’ta yapılacak. Haber

Millet Partisi Genel Başkan Cuma Nacar’ın katılımıyla Bursa Kurultayı 16 Ağustos’ta yapılacak.

Millet Partisi Bursa Olağan İl Kurultayı, 16 Ağustos 2026 Pazar günü saat 13.00’te Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Millet Partisi Bursa İl Teşkilatı, Türkiye’nin kritik bir eşikten geçtiği dönemde gerçekleştirilecek İl Kurultayı için hazırlıklarını tamamladı. Genel Başkan Cuma Nacar’ın önemli temaslarda bulunacağını ve gündeme damga vuracak açıklamalar yapacağını belirten İl Başkanı Hüsamettin Akyıldız, “Bu kurultay, yalnızca bir teşkilat toplantısı değil; Bursa’dan Türkiye’nin geleceğine ilişkin güçlü bir iradenin ortaya konulacağı önemli bir buluşma olacak. Ülkemizin ekonomik, sosyal ve siyasi sorunlarının çözümsüz olmadığını bir kez daha dile getireceğiz. Milletimizin önünde çaresizlik değil, çözüm vardır. Türkiye’nin kaynakları da insan gücü de potansiyeli de vardır. Eksik olan; doğru yönetim, ehliyet, liyakat, adalet ve millet yararını merkeze alan bir siyasi iradedir.” diye konuştu. LİYAKAT VE MİLLİ İRADE VURGUSU Bursa’nın yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, üretimi, emeği ve insanıyla Türkiye’nin geleceğinde çok daha güçlü bir yere sahip olması gerektiğini de kaydeden Hüsamettin Akyıldız, “Bursa, üreten bir şehir. Bursa; çalışan, alın teri döken, ihracat yapan, tarım yapan, sanayi kuran, ülkesine değer katan bir şehir. Ancak bugün Bursa’nın insanı ürettiği kadar refahı paylaşamıyorsa, gençler geleceğini başka şehirlerde ve başka ülkelerde arıyorsa, emekli geçinemiyorsa, çiftçi ürettiğinin karşılığını alamıyorsa burada ciddi bir yönetim problemi var demektir.” “Biz siyaseti makam ve koltuk yarışı olarak görmüyoruz.” diyen Akyıldız, siyaset anlayışlarının millete hizmet, adalet, ehliyet, liyakat, bilim ve milli irade üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Bursa’daki çalışmalarını bundan sonra daha geniş kesimlere ulaştıracaklarını da dile getiren Akyıldız; şehrine, ülkesine sevdalı milli bilinci yüksek herkesi 16 Ağustos’ta yapılacak kurultaya davet etti.

Ertuğrul Özkök hakkında “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiasıyla soruşturma başlatıldı Haber

Ertuğrul Özkök hakkında “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiasıyla soruşturma başlatıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gazeteci ve yazar Ertuğrul Özkök hakkında yürütülen soruşturmanın, Özkök’ün YouTube’da yayımlanan bir programa konuk olduğu sırada yaptığı değerlendirmeler üzerine başlatıldığı öğrenildi. Özkök, gazeteci Bahar Feyzan’ın programına katılarak Türkiye’deki siyasi süreçler, yönetim sistemi ve gelecek dönemlere ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu. Programda kullandığı bazı ifadeler nedeniyle savcılık tarafından “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiasıyla inceleme başlatıldı. Özkök’ün programdaki açıklamaları Ertuğrul Özkök, programda öğrencilik yıllarının İspanya’da Francisco Franco döneminin sona erdiği sürece denk geldiğini belirterek, siyasi sistemlerin zaman içerisinde değişebileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özkök, İspanya’daki Franco rejiminin sona ermesini örnek göstererek, "Bu dönemler geçecek. Ben İspanya’da bir öğrenci olarak İspanya’da Franco rejiminin nasıl çöktüğüne tanık oldum gözlerimle" ifadelerini kullanmıştı. Türkiye’deki siyasi yapı üzerine de yorum yapan Özkök, mevcut yönetim sisteminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi kişiliği etrafında şekillendiğini ileri sürerek değerlendirmelerde bulunmuştu. Soruşturma başlatılmasına neden olan ifadeler Savcılığın soruşturma kapsamında değerlendirdiği ifadelerin, Özkök’ün program sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi geleceği ve yaşına ilişkin yaptığı yorumlarla ilgili olduğu belirtildi. Özkök programda, siyasi liderlerin görev süreleri ve siyasi sistemlerin geleceği hakkında kişisel görüşlerini dile getirdi. Ayrıca Türkiye’de adalet, insan hakları, liyakat ve medya özgürlüğü konularında iyileştirmeler olması halinde siyasi rekabet ortamının farklı şekilde şekillenebileceğini ifade etti. “Re’sen soruşturma” kararı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın, herhangi bir şikâyet başvurusu olmadan savcılık tarafından resen başlatıldığı bildirildi. Soruşturma kapsamında Özkök’ün ifadelerinin ve program kaydının inceleneceği, hukuki değerlendirmenin yapılacağı öğrenildi. Türkiye’de “Cumhurbaşkanı’na hakaret” soruşturmaları Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçu kapsamında geçmiş yıllarda çok sayıda soruşturma ve dava süreci yürütüldü. Söz konusu madde kapsamında soruşturma başlatılabilmesi için Adalet Bakanlığı’nın izni gerekiyor. Savcılıkların yürüttüğü incelemeler sonucunda yeterli şüphe oluşması halinde dava süreci başlayabiliyor. Özkök hakkında başlatılan soruşturmanın da bu kapsamda yürütüleceği ve sürecin ilerleyen aşamalarında yeni gelişmelerin ortaya çıkabileceği belirtildi.

Ahmet Davutoğlu Aktif Siyaseti Bıraktığını Açıkladı! Gelecek Partisi Siyasi Faaliyetlerini Sonlandırıyor Haber

Ahmet Davutoğlu Aktif Siyaseti Bıraktığını Açıkladı! Gelecek Partisi Siyasi Faaliyetlerini Sonlandırıyor

Ahmet Davutoğlu'ndan Siyasete Veda Kararı Eski Başbakan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, yayımladığı kapsamlı açıklamayla aktif siyaseti bıraktığını ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sona erdirme kararı aldıklarını duyurdu. "Yarının Türkiye'si İçin" başlıklı açıklamasında Davutoğlu, kararın parti yönetimi ve dava arkadaşlarıyla gerçekleştirilen kapsamlı istişareler sonucunda alındığını belirtti. Davutoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Gelecek Partisi'ni bugüne taşıyan dava arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde, kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz." Bu açıklama, Türk siyasetinde son yılların en dikkat çekici gelişmelerinden biri olarak değerlendiriliyor. "Türkiye Tarihi Bir Yol Ayrımında" Davutoğlu, yalnızca siyasi kararını açıklamakla kalmadı; Türkiye'nin içinde bulunduğu tabloya ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde de bulundu. Dünyanın yapay zekâ, dijital dönüşüm, küresel ekonomik krizler ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle tarihi bir değişim sürecinden geçtiğini belirten Davutoğlu, Türkiye'nin de bu dönüşümün merkezinde yer aldığını ifade etti. Türkiye'nin büyük fırsatlarla birlikte ciddi risklerle karşı karşıya bulunduğunu söyleyen Davutoğlu, ülkenin yeniden güçlü bir kalkınma sürecine girebilmesi için şu temel ilkelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı: Adil hukuk sistemi Demokratik hukuk devleti Düşünce özgürlüğü Güçlü vatandaşlık bilinci Siyasi ahlak Üretim odaklı ekonomi Sosyal adalet Liyakat sistemi Demokratik siyaset Stratejik devlet aklı Davutoğlu, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu dönüşümü ise "ahlak, zihniyet ve kurum devrimi" olarak tanımladı. Yapay Zekâ ve Eğitim Uyarısı Açıklamanın dikkat çeken başlıklarından biri de eğitim ve teknoloji oldu. Davutoğlu, üniversitelerin uluslararası rekabet gücünü kaybettiğini savunurken, Türkiye'nin yapay zekâ alanındaki küresel yarışta geride kaldığını ifade etti. Bilim üretmeyen, teknoloji geliştirmeyen ülkelerin gelecekte ekonomik ve stratejik açıdan ciddi sorunlarla karşılaşacağını belirten Davutoğlu, eğitim sisteminin de özgür düşünceyi destekleyen yeni bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. "Kutuplaşma Millet Olma Bilincini Zedeliyor" Davutoğlu, toplumdaki siyasi kutuplaşmanın artık demokratik rekabet sınırlarını aştığını savundu. Siyasi dilin vatandaşları ortak değerler etrafında buluşturmak yerine karşı karşıya getirdiğini ifade eden Davutoğlu, bu durumun milli birlik açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Toplumsal uzlaşının yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyleyen Davutoğlu, ortak vatandaşlık bilincinin güçlendirilmesinin Türkiye'nin geleceği açısından kritik önem taşıdığını dile getirdi. "Yolsuzluk Siyaseti Çürüttü" Eski Başbakan, açıklamasında kamu yönetimine ilişkin de sert eleştiriler yöneltti. Yolsuzluk iddiaları, kayırmacılık, hesap verilebilirlik sorunları ve liyakat sistemindeki bozulmanın devlet kurumlarını zayıflattığını savunan Davutoğlu, hukuka olan güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini ifade etti. Tarım ve sanayide üretim ekonomisinin geri plana itildiğini söyleyen Davutoğlu, rant odaklı ekonomik anlayışın uzun vadede ülkeye zarar verdiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Eleştirisi Davutoğlu, açıklamasında mevcut yönetim sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kuvvetler ayrılığı ilkesini zayıflattığını savunan Davutoğlu, Türkiye'nin yeniden Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'e dönmesi gerektiğini söyledi. Sorunun kişilerden ziyade sistem kaynaklı olduğunu ifade eden Davutoğlu, demokratik denge ve denetim mekanizmalarının yeniden güçlendirilmesini önerdi. "Rövanş Değil Adalet" Davutoğlu, olası siyasi değişimlerin intikam duygusuyla değil hukuk ve adalet ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini belirtti. Türkiye'nin yeni mağduriyetler oluşturacak rövanş anlayışına değil, toplumsal uzlaşmayı güçlendirecek bir restorasyon sürecine ihtiyaç duyduğunu dile getiren Davutoğlu, siyasetin yeniden güven veren bir zemine kavuşması gerektiğini ifade etti. Gelecek Partisi'nin Kuruluş Sürecini Anlattı Davutoğlu, Gelecek Partisi'nin kuruluş sürecine de değindi. AK Parti'de görev yaptığı dönemde siyasal ahlak, liyakat ve demokratik reformlar konusunda sonuç alamadığını belirten Davutoğlu, bu nedenle 2019 yılında Gelecek Partisi'ni kurduklarını hatırlattı. Partinin demokrat muhafazakâr bir alternatif oluşturmak amacıyla kurulduğunu söyleyen Davutoğlu, bugün gelinen noktada siyasetten çekilme kararının ülkenin içinde bulunduğu mevcut siyasi atmosfer nedeniyle alındığını ifade etti. Türk Siyasetinde Yeni Dönem Ahmet Davutoğlu'nun aktif siyaseti bırakma kararı, yalnızca Gelecek Partisi açısından değil, Türk siyasetinin geleceği bakımından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Eski başbakanın açıklaması, özellikle muhalefet cephesindeki siyasi dengeler, yeni parti arayışları ve önümüzdeki seçim sürecine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararının ardından partinin hukuki tasfiye sürecinin nasıl işleyeceği ve parti kadrolarının siyasi geleceğinin nasıl şekilleneceği önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.

Costa: Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya Haber

Costa: Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, 9-13 Mart tarihleri arasında Brüksel'de gerçekleştirilen yıllık AB Büyükelçiler Konferansı'nda konuştu.Büyükelçilere hitabında dünyada kutuplaşma ve parçalanmanın arttığını ve böyle bir ortamda Avrupa'nın küresel vizyonunun stratejik bir varlık olduğunu ifade eden Costa, dünyadaki yeni gerçekliğin Rusya'nın barışı ihlal ettiği, Çin'in ticareti bozduğu ve ABD'nin kurallara dayalı uluslararası düzeni sorguladığı bir gerçeklik olduğunu söyledi. AB'nin görevinin kurallara dayalı uluslararası düzeni savunmak olduğunu söyleyen Antonio Costa, "Uluslararası hukukun ihlalleri, ister Ukrayna'da, ister Grönland'da, ister Latin Amerika'da, ister Afrika'da, ister Gazze'de veya Orta Doğu'da olsun, kabul edilmemelidir. İnsan hakları ihlalleri de, ister İran'da, ister Sudan'da, ister Afganistan'da olsun, kabul edilemez" dedi. Orta Doğu'daki savaşın son derece kaygı verici olduğunu ve durumun temel nedenlerinden İran'ın sorumlu olduğunu söyleyen AB Konseyi Başkanı Costa, "Gerginliğin daha fazla tırmanmasından kaçınmalıyız. Böyle bir yol, Orta Doğu'yu, Avrupa'yı ve daha geniş bölgeleri tehdit eder. Bunun sonuçları ağırdır. Ekonomik alanda da ağırdır. Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması bunun açık örneğidir" diye konuştu. "Kalıcı bir barış için Rusya'yı müzakereye zorlamalıyız" AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya. Rusya, uluslararası hukuku ihlal ederek Ukrayna'nın konumunu sürekli olarak zayıflatıyor. Rusya, enerji fiyatlarının yükselmesi sayesinde Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın finansmanı için yeni kaynaklar elde ediyor" ifadelerini kullandı. Rusya'nın ayrıca Orta Doğu'daki savaşın gündemin merkezine oturması nedeniyle Ukrayna'ya ilginin azalmasından da istifade ettiğini söyleyen Costa, "Rusya üzerinde baskıyı sürdürmeli, Ukrayna için kabul edilebilir ve Avrupa'nın güvenliğini zayıflatmayacak adil ve kalıcı bir barış için Rusya'yı müzakereye zorlamalıyız. Umarım, yarın mevcut yaptırımların uzatılmasını onaylar ve 20. Yaptırım Paketi'nin kabulü yönünde ilerleriz" dedi. "BM, reformdan geçirilmeli ancak yerine başka bir yapı konulamaz" AB'nin Birleşmiş Milletler'in (BM) güçlü bir destekçisi olmaya devam edeceğini de ifade eden Costa, "BM, reformdan geçirilmeli, ancak yerine başka bir yapı konulamaz. BM, çok taraflı sistemin temel taşı olmaya devam etmelidir. BM, evrensel meşruiyete sahip tek forumdur. Ayrıca, etkili ve çok taraflı iş birliğini sürdürebilecek güce sahip tek platformdur" şeklinde konuştu. Costa, BM sisteminin ciddi finansal kısıtlamalarla karşı karşıya olduğu dönemde, AB'nin küresel dayanışmada öncü rol oynamaya devam edeceğini söyledi. "Mercosur ve Hindistan ile ticaret anlaşmaları, gerçek bir dönüm noktası oldu" AB'nin dünyanın en kapsamlı ticaret anlaşmaları ağını kurduğunu ve bu ağın 80 ticaret ortağını kapsadığını vurgulayan Antonio Costa, "Ayrıca, 27 ülkeyle daha anlaşmalar müzakere ediyor ve onay sürecini yürütüyoruz. Bunlar arasında Meksika, Avustralya, Endonezya, Tayland, Filipinler ve Birleşik Arap Emirlikleri de yer alıyor" ifadelerini kullandı. AB Konseyi Başkanı Costa, "Yakın zamanda imzalanan Mercosur ve Hindistan ticaret anlaşmaları, gerçek bir dönüm noktası oldu. Bu anlaşmalar, 32 ülkeyi ve yaklaşık 3 milyar insanı kapsıyor" diye konuştu. Görevi süresinde genişlemeyi de bir öncelik olarak kabul ettiğini ifade eden Antonio Costa, Ukrayna'nın AB'ye üyelik başvurusunun genişleme sürecinde Moldova ve Batı Balkan ülkelerini de etkileyen bir dinamizme yol açtığını söyledi. AB Konseyi Başkanı, "Bu ülkelerin geleceği, AB içindedir. Lakin katılım süreci, liyakat esasına dayalı olmalıdır" dedi. Konuşmasında 2025 yılında Avrupa savunmasına odaklandıklarını ve 2026'yı ise Avrupa'nın rekabetçilik yılı yapmak istediklerini söyleyen Costa, "Bu iki alan, Avrupa'nın egemenliğinin temel sütunlarıdır. ABD'nin Grönland'a yönelik tehditlerine AB olarak verilen kararlı ve etkili yanıt, küresel konumumuzun nasıl güçlendiğinin bir örneğidir" şeklinde konuştu.

Anahtar Parti Nilüfer İlçe Başkanlığı hizmete açıldı Haber

Anahtar Parti Nilüfer İlçe Başkanlığı hizmete açıldı

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde Anahtar Parti’nin İlçe Başkanlığı binası düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışa Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Anahtar Parti İl Başkanı Fikret Aslan, İlçe Başkanı Öner Sevinç ve çok sayıda davetli katıldı. “MERKEZ SİYASETİ VE ÇÖZÜM ODAKLI YAKLAŞIM” Açılışta konuşan İlçe Başkanı Öner Sevinç, Ramazan ayının manevi atmosferine vurgu yaparak Nilüfer’de yeni bir siyasi anlayışı kurumsallaştırmak istediklerini söyledi. Sevinç, ilçe başkanlığının farklı görüşlerden vatandaşlara açık olacağını belirterek, merkez siyaseti, sağduyu ve rasyonel çözümler üzerine bir siyaset anlayışı benimsediklerini ifade etti. Nilüfer’de uzun yıllardır iki kutuplu bir siyaset anlayışının hakim olduğunu savunan Sevinç, bu ayrışmayı reddettiklerini dile getirdi. İnançlar, Cumhuriyet değerleri ve Atatürk ilkelerinin birlikte korunması gerektiğini vurgulayan Sevinç, siyasetin ideolojik tartışmalar yerine proje, liyakat ve ortak akıl üzerinden yürütülmesi gerektiğini söyledi. İlçe başkanlığının Nilüfer ve Bursa için hayırlı olmasını temenni etti. Anahtar Parti İl Başkanı Fikret Aslan ise konuşmasında Nilüfer’de uzun süredir tek taraflı bir siyasi ortam olduğunu savundu. Partinin ilçe teşkilatıyla birlikte bu durumu değiştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Aslan, Nilüfer’de kentleşme ve altyapı sorunlarına dikkat çekti. Aslan, Bursa Ovası’nda artan yapılaşmanın kente zarar verdiğini belirterek plansız büyümenin altyapı ve trafik sorunlarını artırdığını söyledi. Anahtar Parti kadrolarının göreve gelmesi halinde ekolojik kentler ve yeni kent merkezleri oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. YAVUZ AĞIRALİOĞLU: “PARTİMİZİ HİZMET İÇİN AÇIYORUZ” Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu da konuşmasında Ramazan ayına ve birlik mesajlarına vurgu yaptı. Partinin amacının siyasi kavga değil, memlekete hizmet etmek olduğunu ifade eden Ağıralioğlu, Türkiye’nin kaynaklarının doğru yönetilmesi gerektiğini söyledi. Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin toplumun tüm kesimlerine hitap eden bir anlayışla hareket ettiğini belirterek, ülkenin daha güçlü, adil ve demokratik bir yapıya kavuşması için çalışacaklarını dile getirdi. Aile yapısının korunması, ekonomik refahın artırılması ve devlet kurumlarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ağıralioğlu, seçimlere kadar sahada çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Açılış töreni, yapılan konuşmalar sonrasında kurdele kesimiyle sona erdi.

İMO Bursa seçimleri öncesi Tercanlıoğlu'na yoğun ilgi Haber

İMO Bursa seçimleri öncesi Tercanlıoğlu'na yoğun ilgi

İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şube seçimleri öncesinde Çağdaş İnşaat Mühendisleri Grubu, aday tanıtım kahvaltısında güçlü bir birliktelik sergiledi. Bursa İnşaat Mühendisleri Odası seçimleri kapsamında düzenlenen aday tanıtım kahvaltısında konuşan Ferdi Tercanlıoğlu, mesleğin sorunlarını ve çözüm projelerini anlattı. İMO Bursa seçimi sürecinde İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi tarafından gerçekleştirilen aday tanıtım programları kapsamında, Çağdaş İnşaat Mühendisleri Grubunun kahvaltılı toplantısı yoğun katılımla yapıldı. 600’ü aşkın inşaat mühendisinin katılım sağladığı toplantıda Çağdaş İnşaat Mühendisleri Grubu Başkan Adayı Ferdi Tercanlıoğlu’nun özgeçmişinin yer aldığı tanıtım videosu büyük ilgi gördü. Ardından kürsüye çıkan Tercanlıoğlu, Bursa İnşaat Mühendisleri Odası’nın mevcut sorunları, mesleğin itibarı ve oda vizyonu hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. “ODA SADECE EVRAK VEREN BİR KURUM DEĞİL, MÜHENDİSİN KALKANIDIR” Konuşmasında meslek odalarının asli görevlerine vurgu yapan Çağdaş İnşaat Mühendisleri Grubu adayı, İMO Bursa’nın yalnızca bürokratik işlemler yürüten bir yapı olmaması gerektiğini belirterek, “Oda; meslektaşının teknik gücü ve hukuki kalkanı olmak zorundadır” ifadelerini kullandı. Yurt içi ve yurt dışı şantiye deneyimlerini paylaşan Ferdi Tercanlıoğlu, inşaat mühendislerinin uluslararası alanda çalışabilme yetkinliğine rağmen mesleki haklar konusunda yaşadığı eşitsizliklere dikkat çekti. Müteahhitlik sisteminde mühendis istihdamının zorunlu olmamasını ise halkın can güvenliği açısından ciddi bir risk olarak değerlendirdi. “ODA SESSİZLEŞİRSE MÜHENDİS EZİLİR, ODA SUSARSA MESLEKTAŞ YALNIZ KALIR” İş kazaları ve depremler sonrasında sorumluluğun tek taraflı olarak inşaat mühendislerine yüklenmesini eleştiren Ferdi Tercanlıoğlu, bu durumun ancak güçlü ve etkin bir meslek odasıile aşılabileceğini ifade etti. Tercanlıoğlu, “Oda sessizleşirse mühendis ezilir, oda susarsa meslektaş yalnız kalır” sözleriyle, Bursa İnşaat Mühendisleri Odası’nın kurumsal gücünün önemine dikkat çekti. Odanın ancak yüksek üye katılımı ve ortak irade ile güçleneceğini vurgulayan Tercanlıoğlu, İMO Bursa’nın yaklaşık 7 bin üyesi bulunmasına rağmen seçimlere katılımın düşük olmasının bu açıdan önemli bir sorun olduğuna işaret etti. Çağdaş İnşaat Mühendisleri Grubu’nun bu süreçte liyakat, emek ve vefa anlayışıyla oluşturulmuş, nitelikli bir birliktelik sunduğunu belirten Tercanlıoğlu, meslektaşlarını odaya ve seçim sürecine sahip çıkmaya davet etti. TERCANLIOĞLU’NDAN YEŞİL PASAPORT VURGUSU Konuşmasında inşaat mühendislerinin yeşil pasaporttan istifade etmesi gerektiğine dikkat çeken Ferdi Tercanlıoğlu, mühendislik mesleğinin doğası gereği uluslararası alanda icra edilebilen, teknik bilgi ve uygulamaları evrensel bir meslek olduğunu ifade etti. Yurt dışında aktif olarak görev yapan binlerce Türk inşaat mühendisi bulunduğunu hatırlatan Tercanlıoğlu, buna rağmen mesleki faaliyetleri uluslararası düzeyde olan mühendislerin yeşil pasaport hakkından yararlanamamasının önemli bir hak kaybı oluşturduğunu belirtti. Meslekler arasında ortaya çıkan bu uygulama farklılığının giderilmesi gerektiğini vurgulayan Tercanlıoğlu, inşaat mühendislerinin yeşil pasaporttan istifade etmesinin bir ayrıcalık değil, mesleğin niteliğinden kaynaklanan doğal bir gereklilik olduğunu dile getirdi. GENÇLER, KADINLAR VE ŞANTİYE ŞEFLERİ İÇİN SOMUT PROJELER Çağdaş İnşaat Mühendisleri Grubu’nun yeni döneme ilişkin yol haritasını kamuoyuyla paylaşan Ferdi Tercanlıoğlu, projelerin masa başında değil, sahada karşılığı olan, mühendislerin günlük mesleki sorunlarına doğrudan çözüm üreten bir anlayışla hazırlandığını vurguladı. • Üyelere hukuki destek sağlayarak, iş kazaları, mesleki sorumluluklar ve sözleşme süreçlerinde mühendislerin yalnız bırakılmamasını, • Yetkin Mühendislik Yasası’nın hayata geçirilmesi için kararlı ve ısrarlı bir takip süreci yürütmeyi, • Genç mühendisler için kariyer köprüleri ve CV havuzu oluşturarak, mezuniyet sonrası iş bulma ve tecrübe kazanma süreçlerine aktif destek vermeyi, • Kadın mühendisler için eşit temsil ilkesini hayata geçirerek, şantiyede, ofiste ve yönetim kademelerinde aktif rol almalarını sağlamayı, • Şantiye şefleri için hukuki ve mali koruma mekanizmaları geliştirerek, sahadaki sorumlulukların adil ve güvenli bir zeminde yürütülmesini, • Deprem ve güvenli kentler vizyonu kapsamında, Bursa’nın kentsel dönüşümünden afet sonrası müdahalelere kadar her aşamada odanın teknik aklını etkin kılmayı amaçladıklarını açıkladı. YÖNETİM KURULU ADAYLARI TANITILDI Programın son bölümünde Ferdi Tercanlıoğlu, Çağdaş İnşaat Mühendisleri Grubu’nun asil ve yedek yönetim kurulu adaylarını sahneye davet ederek tanıtımlarını gerçekleştirdi. Adayların mesleki geçmişleri ve oda çalışmalarına sağlayacakları katkılara ilişkin bilgiler paylaşılırken, tanıtımlar toplantıya katılan inşaat mühendisleri tarafından ilgiyle takip edildi. YEREL YÖNETİMLERDEN KATILIM Toplantıya, Bursa’daki yerel yönetim temsilcileri de katılım sağladı. Programa; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, geçmiş dönem belediye başkanlarından Erdem Saker ile çok sayıda yerel yönetim temsilcisi iştirak etti. Toplantının sonunda Ferdi Tercanlıoğlu, İMO Bursa seçimi öncesinde tüm inşaat mühendislerini odaya ve seçim sürecine sahip çıkmaya davet ederek katılımcılara teşekkür etti. Programın kapanışında Tercanlıoğlu, kendi ürettiği yerli tohumları, üzerinde “Bilimle inşa, doğayla yaşa”sloganının yer aldığı paketlerle toplantıya katılan mühendislere hediye ederek, mesleki sorumluluğun çevre ve sürdürülebilirlik bilinciyle birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.