SON DAKİKA
Hava Durumu

#Liderlik

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Liderlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Liderlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trabzonspor’dan Yeni Transfer: Fabinho İçin KAP Açıklaması Geldi Haber

Trabzonspor’dan Yeni Transfer: Fabinho İçin KAP Açıklaması Geldi

Trabzonspor, Liverpool formasıyla Şampiyonlar Ligi ve Premier League şampiyonlukları yaşayan Brezilyalı yıldız Fabinho ile iki yıllık sözleşme imzaladı. Bordo-mavililer, tecrübeli futbolcuya sezon başına toplam 4 milyon avro ödeyecek. Trabzonspor, uzun süredir futbol kamuoyunun gündeminde bulunan Fabio Henrique Tavares’in transferini resmen tamamladı. Futbol dünyasında Fabinho adıyla tanınan Brezilyalı yıldızla iki yıllık anlaşmaya varıldığı, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapılan bildirimle duyuruldu. Bonservisi elinde bulunan 32 yaşındaki futbolcu, böylece Süper Lig kariyerine bordo-mavili formayla başlayacak. Liverpool’daki başarılarıyla dünya futbolunun en önemli ön liberoları arasına giren Fabinho’nun transferi, Trabzonspor’un yeni sezon kadro yapılanmasındaki en dikkat çekici hamlelerden biri oldu. Fabinho’nun Trabzonspor’a maliyeti ne kadar? Trabzonspor’un KAP’a yaptığı resmî açıklamaya göre Fabinho’ya iki yıllık sözleşme süresince her sezon için: 2 milyon 600 bin avro garanti ücret 1 milyon 400 bin avro imza ücreti ödenecek. Bu ödeme planına göre Brezilyalı futbolcunun Trabzonspor’dan elde edeceği toplam gelir sezon başına 4 milyon avroya ulaşacak. İki yıllık sözleşmenin bordo-mavili kulübe toplam maliyeti ise performans bonusları hariç 8 milyon avro olacak. Oyuncunun serbest statüde bulunması nedeniyle herhangi bir kulübe bonservis bedeli ödenmeyecek. Orta sahaya tecrübe, sertlik ve oyun aklı Fabinho, kariyeri boyunca özellikle savunma ile hücum arasındaki dengeyi sağlayan oyun yapısıyla öne çıktı. Top kazanma becerisi, pozisyon bilgisi, pas kalitesi ve gerektiğinde savunmada görev yapabilmesi, Brezilyalı futbolcuyu teknik direktörler açısından değerli bir oyuncuya dönüştürdü. Tecrübeli futbolcu, ön liberonun yanı sıra merkez orta saha ve sağ bek pozisyonlarında da görev yapabiliyor. Fabinho’nun Trabzonspor’a katılmasıyla bordo-mavili takımın özellikle geçiş savunmasında, oyun kurulumunda ve orta saha mücadelesinde güç kazanması bekleniyor. Brezilyalı yıldızın yüksek seviyede kazandığı maç tecrübesi de Trabzonspor’un hem Süper Lig hem de Avrupa hedefleri açısından önemli bir avantaj olarak görülüyor. Liverpool’da kupalara ambargo koydu Fabinho, Avrupa futbolundaki en parlak dönemini Liverpool formasıyla yaşadı. Monaco’dan 2018 yılında İngiliz ekibine transfer olan Brezilyalı oyuncu, teknik direktör Jürgen Klopp’un kurduğu şampiyon kadronun kilit isimlerinden biri haline geldi. Liverpool formasıyla 219 resmî karşılaşmaya çıkan Fabinho, İngiliz kulübünde aralarında Premier League ve UEFA Şampiyonlar Ligi’nin de bulunduğu çok sayıda büyük kupa kazandı. Brezilyalı futbolcunun Liverpool kariyerindeki başlıca başarıları arasında şunlar yer aldı: UEFA Şampiyonlar Ligi Premier League UEFA Süper Kupa FIFA Kulüpler Dünya Kupası İngiltere Federasyon Kupası İngiltere Lig Kupası Özellikle Liverpool’un 30 yıllık Premier League şampiyonluğu özlemine son veren kadroda önemli bir görev üstlenen Fabinho, taraftarların “The Lighthouse” yani “Deniz Feneri” lakabını verdiği isimlerden biri olmuştu. Monaco’dan Liverpool’a, ardından Al-Ittihad’a Profesyonel kariyerine Brezilya’da başlayan Fabinho, genç yaşta Avrupa futboluna adım attı. Real Madrid Castilla’da oynayan ve Real Madrid’in A takımında da forma şansı bulan oyuncu, esas çıkışını Monaco’da gerçekleştirdi. Monaco’nun 2016-2017 sezonunda Fransa Ligue 1 şampiyonluğuna ulaşan kadrosunda yer alan Fabinho, sergilediği performansın ardından Liverpool’a transfer oldu. 2023 yılında İngiltere’den ayrılarak Suudi Arabistan ekibi Al-Ittihad’a giden Brezilyalı futbolcu, burada üç sezon geçirdi. Suudi Arabistan temsilcisiyle çıktığı 111 maçta 7 gol ve 8 asist üreten deneyimli orta saha, lig ve kupa şampiyonlukları yaşadı. Al-Ittihad ile sözleşmesinin sona ermesinin ardından serbest kalan Fabinho, kariyerine Trabzonspor’da devam etme kararı aldı. Bordo-mavili taraftarı heyecanlandıran buluşma Fabinho’nun gelişi, yalnızca bireysel kariyeri nedeniyle değil, Liverpool döneminden eski takım arkadaşı Mohamed Salah ile Trabzonspor’da yeniden buluşması açısından da büyük ilgi gördü. İki futbolcu, Liverpool’un Avrupa ve İngiltere’de kupalara uzandığı dönemde aynı kadroda önemli başarılara imza atmıştı. Fabinho orta sahadaki savunma gücüyle takımın dengesini sağlarken Salah hücumdaki skor üretiminin merkezinde yer alıyordu. Bu birlikteliğin Trabzonspor forması altında yeniden kurulması, bordo-mavili taraftarlar kadar uluslararası futbol kamuoyunun da dikkatini Karadeniz ekibine çevirdi. Fabinho da Trabzon’a gelişinin ardından yaptığı açıklamada yeniden Salah ile oynayacak olmanın kendisi için özel olduğunu belirtirken takıma tecrübesi, liderliği, top kazanma becerisi ve oyun kurulumuyla katkı sunmak istediğini söyledi. Trabzonspor’dan şampiyonluk hedefini gösteren hamle Fabinho transferi, Trabzonspor’un yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da da iddialı bir kadro oluşturma hedefinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bordo-mavili ekip, oyunun savunma yönünde güven veren, büyük maç deneyimi bulunan ve takım arkadaşlarını yönlendirebilen bir orta saha oyuncusunu kadrosuna kattı. Fabinho’nun liderlik özelliğinin genç futbolcuların gelişimine de katkı sağlaması bekleniyor. Brezilyalı yıldızın fiziksel durumuna bağlı olarak kısa süre içerisinde takım antrenmanlarına katılması ve teknik heyetin görev vermesi halinde bordo-mavili formayla ilk maçına çıkması bekleniyor. Trabzonspor’un KAP bildirimiyle resmiyet kazanan transfer, Süper Lig’de yeni sezonun en fazla ses getiren imzalarından biri olmaya aday görünüyor.

Bursa Kadın Çalıştayı Osmangazi 'de toplandı Haber

Bursa Kadın Çalıştayı Osmangazi 'de toplandı

Osmangazi Belediyesi, kadınların toplumsal yaşamın her alanında güçlenmesini önceleyen vizyoner yaklaşımıyla önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yaptı. Kadınlara yönelik sosyal, ekonomik ve kültürel projeleriyle örnek olan Osmangazi Belediyesi, eşitlikçi ve kapsayıcı bir kent hedefi doğrultusunda Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi ve YEİP iş birliğiyle “Bursa Kadın Çalıştayı: Şehirde Eşit Adımlar” programını gerçekleştirdi. İki gün boyunca süren çalıştay, 20 moderatör, 20 raportör, 110 katılımcı ve organizasyon ekibinin de dahil olduğu yaklaşık 200 kişilik geniş bir buluşmayı sağladı. Kadınların kent yaşamındaki haklarını, ihtiyaçlarını ve taleplerini görünür kılan çalıştay; eşitlikçi ve kapsayıcı yerel politikaların inşasına güçlü bir zemin sunan kolektif bir üretim süreci olarak dikkat çekti. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in de katıldığı sonuç oturumunda somut, uygulanabilir ve dönüştürücü çözüm önerileri geliştirilerek paylaşıldı. 20 MASADA ÇOK BOYUTLU KADIN POLİTİKALARI MASAYA YATIRILDI Çalıştay boyunca 5 ana masa ve 15 alt masa olmak üzere toplam 20 masada yürütülen yoğun tartışmalar ve atölye çalışmaları sonucunda, birçok başlıkta kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Kadın girişimciliği ve kooperatifçilik alanında; finansman ve destek mekanizmaları, kooperatif yönetimi ve sürdürülebilirlik ile eğitim ve mentorluk konularında önemli öneriler geliştirildi. Yerel yönetimlerde kadın politikaları kapsamında; kadın dostu şehir tasarımı, kadın temsili ve liderlik ile sosyal hizmetlerin güçlendirilmesine yönelik somut adımlar ele alındı. Eğitim ve teknoloji başlığında; dijital okuryazarlığın artırılması, teknolojiye erişimin kolaylaştırılması, STEM alanlarında kadınların güçlendirilmesi ve eğitim fırsatlarının yaygınlaştırılması konuları öne çıktı. Kadınların sosyal güvenliği ve sağlığı alanında; şiddetle mücadele ve rehabilitasyon, sağlık hizmetlerine erişim, önleyici sağlık uygulamaları ile psikolojik destek mekanizmaları detaylı şekilde değerlendirildi. Kadın istihdamı ve çalışma hayatı başlığında ise; kadın istihdamının artırılması, sosyal destekler, kadın dostu işyerleri ve kurumsal politikalar ile kadınların emek ve meslek örgütlerindeki hakları ve temsiliyeti üzerine kapsamlı öneriler ortaya kondu. ÇALIŞTAY KİTAPLAŞTIRILARAK REHBER NİTELİĞİ TAŞIYACAK Çalıştay çıktıları, kadınların yalnızca hizmetlerden yararlanan bireyler değil; karar alma süreçlerinde aktif rol üstlenen, kenti dönüştüren güçlü aktörler olması gerektiğini ortaya koydu. Sonuç oturumunda kadın dostu kent politikalarının hayata geçirilmesinin ancak katılımcı, şeffaf ve eşitliği esas alan bir yerel yönetim anlayışıyla mümkün olduğu vurgulandı. Çalıştayın en önemli kazanımlarından biri ise farklı temalar altında geliştirilen önerilerin ortak bir strateji çerçevesinde bir araya getirilerek bütüncül bir yol haritasına dönüştürülmesi oldu. Bu kapsamda elde edilen içerik, “Bursa Kadın Odaklı Yerel Yönetim Strateji Belgesi” için güçlü bir temel oluşturdu. Düzenleme kurulu, çalıştay süresince üretilen tüm çıktıları derleyerek kapsamlı bir kitap hazırlayacak. Hazırlanacak bu eser; kadınların taleplerini, ihtiyaçlarını ve çözüm önerilerini doğrudan yerel yönetimlere aktaran önemli bir rehber niteliği taşıyacak. “ÇALIŞTAY KOLLEKTİF KADIN ÇALIŞMASININ ÜRÜNÜDÜR” Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştaya katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kadınlara yönelik çalışmalara destek verdiklerini ifade ederek emeği geçen herkese teşekkür etti. Çalıştay hakkında bilgiler vererek, sonuçların çok başarılı olacağına inandıklarını belirten Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal, “Bu çalıştayın sonuçların bir kitaba dönüştürülecek ve o kitabın, bir yerel politika strateji belgesi olmasını bekliyoruz. Sadece Osmangazi Belediye’miz için değil, bütün Bursa’nın kamu kurumları için ve yerel yönetim temsilcileri için. Kadın girişimciliği ve kooperatifçilik, yerel yönetimlerde kadın politikaları, eğitim ve teknoloji, kadınların sosyal güvenliği ve sağlığı, kadın istihdamı ve çalışma hayatı konularında ve bunların alt masalarında derinlemesine iki gün boyunca çalışmalar yapıldı. Yaklaşık 75 kurumun temsilcisi vardı. Bu elde edilen çıktılar, daha sonra bir ürün olarak ortaya konacaktır. Bu, kollektif kadın çalışmasının ürünüdür. Sürecin Bursa’ya hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. Çalıştayda ayrıca plan ve projelere emek veren kadınlar, sonuç oturumunda da söz alarak fikir alışverişinde de bulundu. Güçlü ortak akıl ve dayanışma zeminiyle şekillenen çalıştayın, Bursa’da kadın odaklı yerel yönetim anlayışının gelişmesine önemli katkılar sunması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan STRATCOM Zirvesi’nden dünya barışı mesajı verdi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan STRATCOM Zirvesi’nden dünya barışı mesajı verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu yıl beşincisi düzenlenen Stratejik İletişim Zirvesi’ne (STRATCOM) gönderdiği video mesajda, “Türkiye olarak tüm dünyada huzur ve güvenin yeniden inşa edilmesi için tüm imkanlarımızı seferber etmeye kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden gelen katılımcılara İstanbul’da hoş geldiniz dedi ve “Kıtaların, kültürlerin ve gönüllerin buluşma noktası İstanbul’a sefalar getirdiniz” mesajını iletti. Zirvenin teması “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” olarak belirlendi. Cumhurbaşkanı, iki gün boyunca sürecek panellerde liderlik diplomasisinden dijital dönüşüme, kriz yönetiminden göç ve sosyal politikalara kadar geniş bir yelpazede ele alınacak konuların insanlık için faydalı sonuçlar doğurmasını temenni etti. Ayrıca, zirveye katkı sunacak akademisyen, sivil toplum ve uluslararası aktörlere teşekkürlerini iletti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Başkanlığımız tarafından İstanbul'da düzenlenen "STRATCOM Zirvesi"ne video mesaj gönderdi. pic.twitter.com/peNufkPkab — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 27, 2026 Cumhurbaşkanı Erdoğan, videolu mesajında, “İkinci Cihan Harbi sonrası kurulan uluslararası sistem neredeyse her alanda meşruiyet krizi yaşıyor. Güç rekabeti enerji, teknoloji ve ticaret gibi alanlara yayılırken, sorunlar diyalog yerine silahla çözülmeye çalışılıyor, soykırımlar, savaşlar ve krizler giderek artıyor” değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı, hakikat ve doğruların tahrif edilmesine karşı iletişim ve iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin insani değerleri ve adaleti merkeze alan barış odaklı duruşunu sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.

İran'ın yeni lideri Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney oldu. Haber

İran'ın yeni lideri Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney oldu.

İran Uzmanlar Meclisi ülkenin liderlik makamı için seçimini gerçekleştirdi. Yapılan oylama sonucunda, babası Ayetullah Ali Hamaney’in yerine oğlu Mücteba Hamaney İran’ın Yeni Dini Lideri olarak seçildi. Mücteba Hamaney kimdir? 1969 yılında İran’ın en önemli dini merkezlerinden biri olan Meşhed’de doğdu. Doğduğu dönemde İran’da henüz İslam Cumhuriyeti kurulmamıştı. Ülke 1979 devrimiyle monarşiden teokratik bir yönetime geçti. Hamaney genç yaşta askeri ve dini çevrelerle ilişki kurmaya başladı. Lise eğitimini tamamladıktan sonra 1987 civarında İran’ın elit askeri gücü olan Devrim Muhafızları saflarına katıldı. Bu dönemde İran-Irak Savaşı’nın son yıllarında görev yaptı. 1989 yılında ise babası Ali Hamaney, Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin ölümünün ardından İran’ın ikinci dini lideri olarak seçildi. Bu, Mücteba Hamaney’in siyasi ve dini çevrelerde hızla yükselmesinin önünü açtı. Aldığı dini eğitim ve rejim içindeki yükselişi Mücteba Hamaney daha sonra İran’ın dini eğitim merkezlerinden biri olan Kum kentinde eğitim aldı. Burada ülkenin önde gelen din adamlarından ders gördü ve bir süre dini seminerlerde ders verdi. Ancak New York Times’a göre onun asıl etkisi kamuoyu önündeki faaliyetlerinden çok perde arkasındaki rolünden geldi. Uzun yıllar boyunca dini liderin ofisinin işleyişinde önemli bir rol oynadı ve İran’daki güvenlik ile askeri kurumlarla yakın ilişkiler kurdu. Uzmanlara göre bu durum özellikle Devrim Muhafızları ile kurduğu bağları güçlendirdi. Gazeteye konuşan kaynaklar, Devrim Muhafızları’nın da onun liderliğini desteklediğini belirtti. İran siyasetinde nasıl bir rolü vardı? Mücteba Hamaney İran’da uzun yıllar boyunca kamuoyu önünde görünmeyen ancak siyasi süreçlerde etkili olduğu iddia edilen bir isim olarak biliniyor. 2005 yılında Mahmud Ahmedinejad’ın cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından reformist siyasetçiler Mücteba Hamaney’i seçim sürecine müdahale etmekle suçladı. Reformist lider Mehdi Kerrubi, seçim sürecinde “bir üstadın oğlunun” müdahalesi olduğunu ileri sürdü. Ali Hamaney ise bu eleştirilere yanıt verirken oğlunu savundu ve “O bir üstadın oğlu değil, kendisi bir üstattır” ifadelerini kullandı. Bu tartışma Mücteba Hamaney’in İran siyasetindeki görünmeyen etkisine ilişkin iddiaların kamuoyunda daha fazla konuşulmasına yol açtı. Liderliğin babadan oğula geçmesi tartışma yaratmaz mı? Mücteba Hamaney’in babasının yerine geçmesi ihtimali İran içinde de tartışmalı bir konu olarak görülüyor çünkü İran’da babadan oğula liderlik devri monarşik bir görüntü vereceği için Şii dini çevrelerde tepkiyle karşılanabilir. 1979 İslam Devrimi monarşik yönetimi sona erdirmiş ve hanedan benzeri iktidar geçişlerine son verdiğini iddia etmişti. Bu nedenle liderliğin babadan oğula geçmesi bazı kesimlerde tepki yaratabilir. Johns Hopkins Üniversitesi’nde İran ve Şii siyasetini çalışan akademisyen Vali Nasr, Mücteba Hamaney’in seçilmesinin şaşırtıcı ama aynı zamanda rejim içindeki güç dengelerini gösteren bir karar olabileceğini söyledi: “Uzun süre halef olarak görülüyordu ancak son iki yılda bu ihtimal gündemden düşmüş gibiydi. Eğer seçilirse bu, rejimin içinde Devrim Muhafızları’na yakın daha sert bir kanadın kontrolü ele aldığını gösterebilir.” Nasr’a göre böyle bir tercih İran siyasetinde güvenlik kurumlarının ağırlığının arttığına işaret edebilir ve sistemin daha sert bir çizgiye yöneldiğini gösterebilir.

Trump, CNN'e büyük saldırı dalgasının henüz İran'ı vurmadığını bildirdi. Haber

Trump, CNN'e büyük saldırı dalgasının henüz İran'ı vurmadığını bildirdi.

Trump, CNN'den Jake Tapper'a verdiği demeçte, "Onları ortadan kaldırıyoruz." dedi. "Bence çok iyi gidiyor. Çok güçlü. Dünyanın en büyük ordusuna sahibiz ve onu kullanıyoruz." Trump, röportajda çatışmanın beklenen uzunluğu, İran'ın yaygın misillemesine verdiği şaşkınlık ve ülkenin beklenen haleflik planı da dahil olmak üzere çok çeşitli konuları ele aldı. Savaşın ne kadar sürebileceği konusunda başkan, "Çok uzun sürdüğünü görmek istemiyorum. Her zaman dört hafta olacağını düşünmüştüm. Ve programın biraz ilerisindeyiz." ABD'nin İran halkının rejimden ülkelerinin kontrolünü yeniden ele geçirmesine yardımcı olmak için askeri saldırının ötesinde daha fazlasını yapıp yapmadığı sorulduğunda Trump, "Evet" dedi. “Biz gerçekten öyleyiz. Ama şu anda herkesin içeride kalmasını istiyoruz. Dışarısı güvenli değil." Ve daha da az güvenli olmak üzere olduğunu söyledi başkan. "Onlara sert vurmaya bile başlamadık. Büyük dalga bile olmadı. Büyük olan yakında geliyor." Şimdiye kadarki 'en büyük sürpriz' Başkan, şimdiye kadar "en büyük sürprizin" İran'ın bölgedeki Arap ülkelerine yönelik saldırıları olduğunu söyledi: Bahreyn, Ürdün, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri Trump, "Şaşırdık," dedi. "Onlara 'Bunu başardık' dedik ve şimdi savaşmak istiyorlar. Ve agresif bir şekilde savaşıyorlar. Çok az dahil olacaklardı ve şimdi dahil olmakta ısrar ediyorlar." Başkan CNN'e verdiği demeçte, Arap liderlerin "Bu insanları tanıyorum. Onlar sert ve zeki." İranlılar, dedi, "bir otele ateş ettiler, bir apartman evine ateş ettiler. Sadece onları kızdırdı. Bizi seviyorlar ama izliyorlardı. Onların dahil olması için hiçbir neden yoktu." İran'ın onlara yönelik saldırıları hakkında "muhtemelen en büyük sürpriz buydu" dedi. Trump, İran'ın nükleer tehdidinin bir süredir bölgede önemli bir sorun olduğuna dikkat çekti. "Anlamalısın, yıllardır o karanlık bulutun altında yaşıyorlardı. Bu yüzden asla huzura sahip olamazsın," dedi. İran'da haleflik Trump, İran'a kimin liderlik edebileceği konusunda, "Liderliğin kim olduğunu bilmiyoruz. Kimi seçeceklerini bilmiyoruz. Belki şanslı olurlar ve ne yaptıklarını bilen birini bulurlar." İranlıların ilk saldırılar nedeniyle "liderlik açısından çok şey" kaybettiklerini söyledi. "Kırk dokuz kişi," dedi Trump. "İnanılmaz bir saldırıydı" Hepsi tek bir yerde buluşarak "Biraz kibirli oldular" diye ekledi. "Tespit edilemediklerini düşündüler. Tespit edilemez değillerdi. Bu bizi şok etti." Trump, şu anda ülkeyi kimin yönettiğinin belirsiz olduğunu söyledi. Trump, "Şimdi onları kimin yönettiğini bile bilmiyorlar," dedi. “49'a düştük” İranlı liderler. Trump, "Bunlar liderlerdi ve bazıları dikkate alınıyordu" dedi. Ancak dört düzineden fazla öldürüldüğünde, "şimdi ülkeyi kimin yönettiğini bilmiyoruz. Kimin önderlik ettiğini bilmiyorlar. Biraz işsizlik çizgisine benziyor." 'Bu insanlarla bir anlaşma yapamadık' Başkan, ekibinin İranlılarla müzakere etmeye çalıştığını ancak "bu insanlarla bir anlaşma yapamadığımızı" söyledi. Her yeni teklifin, önceki tekliflerin geri dönüşüyle karşılandığını söyledi. Trump, İranlıların uranyum zenginleştirmelerini sona erdirmeyi kabul etmeyeceklerini söyledi. "Bütün o zenginleştirilmiş şeylere sahiplerdi. Orada yeniden yapmaya baktılar, ama o kadar kötü durumdaydı ki, dağ temelde çökmüştü," dedi Trump. Trump askeri eylemi hakkında şunları söyledi: İran ile başa çıkmanın "yolu budur". "Anlaşmalar hakkında endişelenmemize gerek yok." Ülkenin 1979 devriminden sonra bölgede yıkıma neden olma konusundaki uzun tarihine işaret etti. "37 yıl geriye gidiyorsun, gerçekten 47 yıl, 50'ye yakın, olanlara ve tüm ölümlere bak. Ordudaki insanlar bacaksız, kolsuz dolaşan, yüzleri paramparça oldu" dedi. Trump, ekibinden ABD ve ABD müttefiklerine ve çıkarlarına yönelik İran veya İran destekli tüm saldırıların bir listesini istediğini söyledi. "Son 47 yılda. 'Bana bütün saldırıları ver' dedim. Sana hepsini söyleseydim hala konuşuyor olurdum," dedi. Trump, son askeri operasyonun İran tehdidini ortadan kaldırmak için uzun vadeli bir kampanyanın parçası olduğunu söyledi. 3 Ocak 2020'de İranlı tümgeneral Kasım Süleymani'ye yönelik ABD insansız hava aracı saldırısına atıfta bulunarak "Geçen sefer Süleymani'yi ele geçirdik." "O inanılmaz derecede şiddetli, kısır bir generaldi." Başkan, Süleymani'ye yönelik saldırının "büyük bir hareket olduğunu" söyledi. "Eğer bu olmasaydı, o zaman bugün İsrail'e sahip olmayabilirsiniz. İsrail var olmayabilir." Başkan, ABD'nin Haziran 2025'te İran nükleer tesislerine yaptığı saldırılara atıfta bulunarak, daha sonra "Midnight Hammer'ımız vardı - çok önemli" dedi. "Nükleer silaha sahip olmaktan bir ay uzaktaydılar." Başkan Barack Obama'nın nükleer silah anlaşmasını eleştiren başkan, "İran'ın nükleer anlaşmasıydı çünkü tüm gücü İran'a verdi. Üç ya da dört yıl önce bir nükleer silahları olacaktı. Bunu İsrail'e karşı kullanırlardı. Belki de bunu bize karşı kullanırlardı." Trump, "Bu anlaşma çok kötüydü," dedi, "bir bombaya giden bir yoldu." Son görüşmelerde İranlılar "bize istediğimizi vermeye istekli değildiler. Bunu yapmalıydılar." Trump telefonu kapatmadan önce, "Yani iyi gidiyor," dedi.

Bursa'da Nurcan Özdemir Osmangazili gençlere girişimcilik yolculuğunu anlattı Haber

Bursa'da Nurcan Özdemir Osmangazili gençlere girişimcilik yolculuğunu anlattı

Bursa'da Osmangazi Belediyesi, ‘Girişimci Kafası’ söyleşisi kapsamında son olarak EPSA Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Özdemir’i ağırladı. Yenilikçi fikirlere ışık tutan programda Özdemir, girişimcilik yolculuğuna dair deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde düzenlenen ‘Girişimci Kafası’ söyleşisinde iş dünyasındaki deneyimlerini anlatan EPSA Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Özdemir, girişimcilikle vizyon oluşturma, liderlik ve sürdürülebilir başarı konularını ele aldı. Moderatörlüğünü Mürvet Özçelik’in üstlendiği programda Özdemir, özellikle genç girişimcilere yönelik kararlılık ve cesaret vurgusu yaptı. 34 yıldır iş hayatının içinde yer aldığını söyleyen Özdemir, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Bursa TEKNOSAB ve aynı zamanda Eskişehir Sanayi Bölgesi’nde her biri 15 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren iki tesisin sahibiyim. Yapı malzemeleri üretiyoruz. Bir bina bittiğinde en üstten başlıyoruz; teras yalıtım malzemeleri sağlıyoruz. Yapının içine girdiğimizde yerden ısıtma levhaları veriyoruz. Islak hacimler için su yalıtım malzemeleri sunuyoruz. Bunun yanında derz dolgusu, seramik yapıştırıcı, hazır sıva gibi ürünlerimiz de var. Aslında yapının her noktasında yer alıyoruz. Amacımız daha kaliteli ve dayanıklı binaların yapılmasına katkı sağlamak. Ayrıca beyaz eşya ve otomotiv sektörlerine yönelik ürünlerimiz de bulunuyor. Bu süreç tabii ki bir anda olmadı. Yaklaşık 27 yıllık bir yolculuktan bahsediyoruz. Ben de 34 yıldır bu sektörün içindeyim. Zaman içinde deneyerek, öğrenerek ve gelişerek bugünlere geldik” “GİRİŞİMCİLİK VAZGEÇMEYENLER İÇİNDİR” Girişimcilere önerilerde bulunan Nurcan Özdemir, “Girişimcilik, başlı başına bir risktir. Yapacakları işi mutlaka çok iyi araştırsınlar. Bunun yanında mutlaka profesyonel bir iş hayatları olsun. Dünyayı, özellikle global pazarı çok iyi takip etsinler. Çünkü dünya hızla gelişiyor. Asla pes etmesinler. Girişimcilik vazgeçmeyenler içindir. Kendilerine mutlaka örnek alacakları bir lider belirlesinler” diye konuştu. Ayrıca programın çok kıymetli olduğunun altını çizen EPSA Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Özdemir, kendisine böylesine güzel bir fırsat yarattığı için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini sundu.

Emirates Uçuş Eğitim Akademisi’nin Mezuniyet Töreninde 77 Pilot Havacılık Sektörüne Katıldı  Haber

Emirates Uçuş Eğitim Akademisi’nin Mezuniyet Töreninde 77 Pilot Havacılık Sektörüne Katıldı 

Aylar süren yoğun ve titiz bir eğitim sürecini başarıyla tamamlayan 77 pilot adayı, Emirates Uçuş Eğitim Akademisi’nin (EFTA) altıncı dönem mezuniyet töreniyle kanatlarını takarak profesyonel havacılık kariyerlerine ilk adımı attı. Emirates Uçuş Eğitim Akademisi (EFTA), düzenlenen altıncı dönem mezuniyet töreninde 77 yeni pilotu havacılık sektörüne kazandırdı. Bu yılki mezuniyet töreniyle birlikte EFTA, bugüne kadar 300’ün üzerinde pilot yetiştirerek Emirates ve küresel havacılık sektörü için güçlü bir pilot havuzu oluşturma misyonunu sürdürdü. Törene ev sahipliği yapan Emirates Havayolu ve Emirates Grubu Başkanı ve CEO’su Şeyh Ahmed bin Said Al Maktum, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Emirates Uçuş Eğitim Akademisi’nin mezuniyet töreni, küresel havacılık için daha sağlam bir temel atıldığının ve geleceğin kararlı, yetkin ve dirençli liderlerin ellerinde olduğunun bir göstergesidir. Mezunlarımız artık kanatlarını gururla taşıyarak dünyayı birbirine bağlayacaklar, en yüksek güvenlik ve hizmet standartlarını koruyarak havacılığın geleceğini şekillendirecekler. Bugün mezun olan her bir pilotumuz, potansiyelin ve azmin somut bir kanıtıdır. Birlikte, Dubai’nin vizyonunu gökyüzüne taşıyacak güçlü bir pilot nesli yetiştirme kararlılığımızı temsil ediyorlar. Bizleri gururlandıran mezunlarımızı tebrik ediyorum.” Görkemli mezuniyet törenine Emirates Grubu’nun üst düzey yöneticileri, mezun pilotlar, aileleri, yakınları ile akademinin eğitmenleri ve öğrencileri katıldı. Emirates’in 77 yeni pilot adayı yalnızca uçmak için değil, aynı zamanda liderlik etmek, yenilikçi olmak ve gelecek nesil havacılara ilham vermek üzere “kanatlarını taktı”. Mezunların 52’si, Emirates Grubu’nun BAE Ulusal Pilot Adayı Programı (NCPP) kapsamında eğitim aldı. Kalan 25 mezun ise 15 farklı ülkeden geldi. Son beş yılda EFTA’dan mezun olan 300’ün üzerindeki pilotun büyük bölümü, hâlihazırda Emirates’in geniş gövdeli uçak filosunda görev yapıyor veya eğitimlerine devam ediyor. BAE’nin bu alandaki en büyük ve köklü girişimi olan NCPP, geleceğin yüksek nitelikli Emirati pilotlarını yetiştirmek amacıyla hayata geçirildi. Grup tarafından tamamen desteklenen program kapsamında EFTA’da eğitim alan pilot adayları, mezuniyetlerinin ardından tip eğitimlerini tamamlayarak Emirates’te uçuş görevlerine başlama fırsatı elde ediyor. Emirates Uçuş Eğitim Akademisi, havacılık eğitimine benzersiz bir yaklaşım sunuyor. Akademik mükemmeliyet, modern uçuş eğitim teknolojileri ve liderlik gelişimini bir araya getiren EFTA; gökyüzündeki en gelişmiş geniş gövdeli uçakları uçurabilecek dünya standartlarında pilotlar yetiştiriyor. Ulusal Pilot Adayı Programı ve Emirates’in uçuş eğitim birimiyle kurulan güçlü iş birlikleri sayesinde verilen eğitimler, Emirates’in standartları, kültürü ve operasyonel gereklilikleriyle birebir uyumlu şekilde yürütülüyor. Akademi ayrıca, yıl boyunca gösterdikleri üstün başarı nedeniyle beş pilot adayını onurlandırdı. Abdulrahman Alnuaimi, Falah Alhosani, Giada Macario ve Shaheer Bhatti üstün performanslarıyla ödül alırken, Saeed Abdulla ise “en çalışkan aday” olarak takdir edildi. Dubai South’ta yer alan EFTA kampüsü; eğitim ile yaşamı bir araya getiren yapısıyla dikkat çekiyor. Pilot adayları, yüzme havuzu, spor salonu ve sosyal alanlara erişimi olan özel stüdyo dairelerde konaklıyor. Bu sayede adaylar, yoğun eğitim programlarına odaklanabiliyor ve akademiye ulaşım için zaman kaybetmiyor. Yaklaşık 200 futbol sahası büyüklüğündeki EFTA tesislerinde; 36 modern sınıf, 6 tam hareketli uçuş simülatörü, bağımsız bir hava trafik kontrol kulesi ve 1.800 metre uzunluğunda özel bir pist bulunuyor. Tüm sınıflarda, Boeing tarafından özel olarak geliştirilen eğitim yazılımlarını çalıştıran 86 inçlik dokunmatik ekranlar yer alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.