Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Küresel Rekabet

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Küresel Rekabet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küresel Rekabet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD), BTSO ev sahipliğinde Bursa iş dünyasını “Bursa İş Dünyası Buluşması”nda bir araya getirdi. Haber

Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD), BTSO ev sahipliğinde Bursa iş dünyasını “Bursa İş Dünyası Buluşması”nda bir araya getirdi.

TÜGİAD’ın düzenlediği, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Bursa İş Dünyası Buluşması”nda küresel ekonomi, girişimciliğin geleceği ve yeni iş birliği fırsatları ele alındı. TÜGİAD Bursa Şubesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen panelde, TÜGİAD Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Kerem Kahveci açılış konuşmasını gerçekleştirirken, Posta Gazetesi Ekonomi Müdürü Bilal Emin Turan moderatörlüğünde TÜGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Yıldırım ile BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay değerlendirmelerde bulundu. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programa Bursa iş dünyasının yanı sıra çok sayıda sivil toplum kuruluşu başkanı ve temsilcisi, iş insanı, girişimci ve sektör temsilcisi katıldı. BAŞKAN BURKAY’DAN YAPAY ZEKA, DİJİTAL DÖNÜŞÜM VURGUSU BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise küresel ekonomide yeni nesil teknolojilerin payının her geçen yıl hızla arttığına dikkat çekerek, dünya ekonomisinin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söyledi. Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesinin köklü üretim kültüründen ve yıllardır sürdürülen sanayi dönüşümünden beslendiğini belirten Burkay, pandemi sonrasında özellikle küresel rekabetin yoğun olduğu sektörlerde önemli zorluklarla karşılaşıldığını ifade etti. Bu zorlukların aşılması ve şirketlerin üretim gücünün daha sürdürülebilir hale getirilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini kaydeden Burkay, mevcut üretim kapasitesinin korunmasının yanı sıra yapay zekâ, dijital dönüşüm ve yeni nesil teknolojiler alanlarında güçlü bir dönüşüm gerçekleştirilmesinin önemine vurgu yaptı. TÜGİAD’ın G20 Genç Girişimciler İttifakı kapsamında Viyana’da gerçekleştireceği zirvenin de bu dönüşüm açısından son derece değerli olduğunu belirten Burkay, genç girişimcilerin küresel ekonomi içerisindeki rolünün giderek güçlendiğine dikkat çekti. Türkiye’nin genç girişimcilik potansiyelinin uluslararası platformlarda temsil edilmesinin yeni iş bağlantıları, yatırım fırsatları ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade eden Burkay, TÜGİAD’ı bu önemli organizasyonu Bursa ve Türkiye’nin genç iş dünyasının gündemine taşıdığı için tebrik etti. Bursa’nın güçlü üretim altyapısı ile genç girişimcilerin yenilikçi bakış açısının bir araya gelmesinin Türkiye’nin küresel rekabet gücüne önemli katkı sağlayacağını belirten Burkay, G20 Genç Girişimciler İttifakı gibi uluslararası platformlarda Türkiye’nin daha güçlü şekilde temsil edilmesi gerektiğini vurguladı. “BURSA’DAN VİYANA’YA GÜÇLÜ BİR VİZYONLA İLERLİYORUZ” Programın açılışında konuşan TÜGİAD Bursa Şubesi Başkanı Kerem Kahveci, Viyana’da gerçekleştirilecek G20 Genç Girişimciler İttifakı Zirvesi’ne uzanan süreçte Bursa’nın üretim gücünü küresel fırsatlarla buluşturmayı, genç girişimcilerin önünü açmayı ve yeni iş birliklerinin temellerini atmayı hedeflediklerini söyledi. TÜGİAD’ın 40 yıllık birikimiyle genç iş insanlarının ulusal ve uluslararası platformlarda güçlü şekilde temsil edilmesi için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Kahveci, “Bursa’dan Viyana’ya” ifadesinin yalnızca iki şehir arasındaki bir yolculuğu değil, Bursa’nın üretim gücünü, girişimcilik kültürünü, sanayi tecrübesini ve ihracat kabiliyetini küresel platformlara taşıyan bir vizyonu ifade ettiğini vurguladı. Dünyada yapay zekâ, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve küresel ticaretteki değişimlerle birlikte iş yapma biçimlerinin hızla dönüştüğüne dikkat çeken Kahveci, genç girişimcilerin bu dönüşümün önemli aktörleri olduğunu ifade etti. Genç girişimcilerin finansmana, bilgiye, teknolojiye ve uluslararası pazarlara erişebileceği güçlü bir ekosistem oluşturulması gerektiğini belirten Kahveci, kamu kurumları, odalar, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti. “BURSA’NIN ÜRETİM GÜCÜNÜ DÜNYAYA TAŞIYACAĞIZ” Panelde konuşan TÜGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Yıldırım, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, sanayi kültürü ve girişimcilik kapasitesiyle Türkiye’nin dünyaya açılan önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi. TÜGİAD’ın Bursa Şubesi ile kurduğu güçlü iş birliğinin, kentin üretim kapasitesinin ulusal ve uluslararası ağlarla buluşturulması açısından büyük önem taşıdığını belirten Yıldırım, Bursa’yı TÜGİAD’ın önemli yapı taşlarından biri olarak gördüklerini ifade etti. Küresel ticaretin yeniden şekillendiği, yapay zekâ ve teknolojik dönüşümün üretim modellerini değiştirdiği, yeşil dönüşüm ve jeopolitik gelişmelerin rekabet koşullarını yeniden belirlediği bir dönemden geçildiğine dikkat çeken Yıldırım, Türkiye’nin yalnızca daha fazla üretmeye değil; daha yüksek katma değer üretmeye, teknoloji geliştirmeye, markalaşmaya ve küresel karar mekanizmalarında daha güçlü yer almaya odaklanması gerektiğini vurguladı. TÜGİAD’ın 40 yılı aşkın birikimiyle genç iş insanlarının ulusal ve uluslararası platformlarda daha güçlü temsil edilmesi için çalışmalar yürüttüğünü kaydeden Yıldırım, 16-18 Eylül tarihlerinde Viyana’da gerçekleştirilecek G20 Genç Girişimciler İttifakı Zirvesi’nin Türk girişimciliğinin küresel ölçekte tanıtılması ve yeni uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Zirvenin dünyanın farklı ülkelerinden girişimcileri, iş dünyası liderlerini ve uluslararası kuruluşları bir araya getireceğini ifade eden Yıldırım, organizasyonu yalnızca bir zirve olarak değil, Türkiye’nin girişimcilik gücünü dünyaya taşıyacak önemli bir platform olarak değerlendirdiklerini söyledi. Bursa’nın üretim gücü ile genç girişimcilerin yenilikçi bakış açısının birleşmesinin Türkiye’nin küresel rekabet gücüne önemli katkı sağlayacağını belirten Yıldırım, Bursa’dan Türkiye’ye, Türkiye’den Avrupa’ya ve Avrupa’dan dünyaya uzanan daha güçlü bir girişimcilik hikâyesinin birlikte yazılabileceğini vurguladı.

Bursa PERDER’in düzenlediği Üye İstişare Toplantısı’nda perakende, toptan satış ve üretim sektörlerinin temsilcileri bir araya geldi. Haber

Bursa PERDER’in düzenlediği Üye İstişare Toplantısı’nda perakende, toptan satış ve üretim sektörlerinin temsilcileri bir araya geldi.

Bursa PERDER Üye İstişare Toplantısı, perakende, toptan satış ve üretim sektörlerinden temsilcilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Sektörel gelişmelerin ve gelecek hedeflerinin ele alındığı toplantıda, Bursa ekonomisinin planlı ve sürdürülebilir büyümesine yönelik adımlar masaya yatırıldı. Perakende sektörünün kent ekonomisindeki stratejik rolüne dikkati çeken Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Başkan Yardımcısı ve Bursa PERDER Başkanı Haşim Kılıç, dernek bünyesindeki üye sayısını 12’den 63’e çıkararak sektörde güçlü bir birliktelik yakaladıklarını ifade etti. TPF Başkanı Ömer Düzgün’ün destekleriyle sektörün sorunlarına çözüm ürettiğini ve aynı hedefler etrafında bütünleştiğini belirten Kılıç, Bursa’da da BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay önderliğinde başlatılan değişim ve dönüşüm hamlesinin tüm sektörler için büyük önem taşıdığına işaret etti. "BAŞKAN BURKAY VİZYONUYLA TÜM SEKTÖRLERE İVME KAZANDIRIYOR" Bursa’da üretimin, sanayinin ve ticaretin daha planlı, sürdürülebilir ve yaşanabilir bir kent hedefi doğrultusunda yapılandırılmasının tüm sektörleri doğrudan etkilediğini ifade eden Haşim Kılıç, “BTSO liderliğinde hayata geçirilen 60’ı aşkın makro proje, kentimizin geleceğe çok daha güçlü bir ekonomik altyapı ile hazırlanması demektir. Türkiye’de sanayileşme modeli açısından örnek bir yapı olan TEKNOSAB ekosistemi içinde KOBİ OSB, Gıda OSB, Organize Ticaret Bölgeleri gibi tarihi projeler de hayata geçiyor. Perakende ve tedarik zincirimiz de bu dönüşümden fazlasıyla yararlanacak. İbrahim Burkay’ın ileri görüşlü vizyonu, Bursa iş dünyasının küresel rekabet gücünü daha da artıracak. Başkanımıza sektörüm adına teşekkür ediyorum. Kentimizin gelişimine katkı sağlayan bu stratejik hamlelerin yanında yer almayı sürdüreceğiz.” diye konuştu. “SORUNLARIMIZ ÇÖZÜME KAVUŞUYOR” Bursa PERDER Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Karali; hem dernek, hem de oda düzeyindeki başarılı temsile dikkati çekerek, "Haşim Kılıç Başkanımızın özverili çalışmaları ve sektörü birleştirici yaklaşımı Bursa PERDER’e büyük güç katıyor. Kendisiyle birlikte BTSO 26’ncı Komitede perakendecilerin taleplerini güçlü bir şekilde dile getiriyoruz. BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay’ın da sektöre sunduğu katkılar son derece değerli. İş dünyamıza değer katan bu başarılı yönetimin yeni dönemde de görevine devam etmesini destekliyoruz." dedi. Bursa PERDER Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Calayır, Haşim Kılıç önderliğinde son derece verimli bir çalışma dönemi geçirdiklerini belirterek, "Dernek Başkanımızın BTSO Yönetim Kurulu’nda yer alması perakende sektörünün sorunlarının birinci elden çözüme kavuşmasını sağlıyor. İbrahim Burkay yönetiminin yerel zincirlere yaklaşımını son derece kıymetli buluyor, yaklaşan oda seçimlerinin kentimiz adına hayırlı olmasını diliyoruz." ifadelerini kullandı. SEKTÖR TEMSİLCİLERİNDEN ORTAK VİZYON VE BİRLİKTELİK VURGUSU Toplantıda söz alan Bursa PERDER üyeleri Erol Çağlayan, Ahmet Yıldırım ve İbrahim Bulut, derneğin Haşim Kılıç başkanlığında yakaladığı dinamizmin, marketlerin yanı sıra toptancı ve üreticilerin de katılımıyla kapsayıcı bir ticari ekosisteme dönüştüğünü belirtti. Yerel düzeyde kurulan bu güçlü ticari altyapının, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın kentin sanayi ve ticaret hayatına kazandırdığı makro projelerle tamamlandığını vurgulayan dernek üyeleri, BTSO’nun ortaya koyduğu güçlü vizyonun iç ticarete doğrudan katma değer sağladığını ifade ettiler. İş dünyasının önünü açan ve kentin ekonomik ağırlığını artıran bu projelerin devamlılığı adına yeni dönemde de İbrahim Burkay başkanlığındaki oda yönetiminin yanında yer aldıklarını bildirdi. “TÜRKİYE’NİN EN GÜÇLÜ YEREL PERAKENDE ORGANİZASYONLARINDAN BİRİ” Program kapsamında ürün sunumu gerçekleştiren Fernas Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Salih Yıldız ise Bursa PERDER’in Haşim Kılıç başkanlığında Türkiye’nin güçlü yerel perakende organizasyonlarından biri haline geldiğini söyledi. Yıldız, yerel markaların büyümesine yönelik kurumsal desteğin ve sektör temsilcileri arasında oluşturulan iş birliği ortamının önemine dikkat çekti.

Mimar ve Mühendisler Grubu’nun çalışma toplantısına konuğu İbrahim Burkay oldu. Haber

Mimar ve Mühendisler Grubu’nun çalışma toplantısına konuğu İbrahim Burkay oldu.

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mimar ve Mühendisler Grubu tarafından “Bursa Sanayisinin Geleceği ve Küresel Rekabet Gücü” başlığıyla düzenlenen çalışma toplantısına konuk oldu. MÜSİAD Bursa Şubesi ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmaya MMG Bursa Şubesi Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık ve yönetim kurulunun yanı sıra MÜSİAD Bursa Şubesi Başkanı Alparslan Şenocak, Birlik Vakfı Bursa Şubesi Onursal Başkanı Mustafa Bayraktar, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ali Faruk Çolak, MMG önceki dönem başkanları ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Bursa’nın ekonomik dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mimar ve mühendislerin şehirlerin geleceğinin şekillenmesinde önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Burkay, “Dünya hayatı kısa, geride bıraktığınız eserler önemli. Eser bırakma anlamında en önemli mesleklerden birini icra ediyorsunuz. Bu nedenle sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Vizyonumuzu en iyi anlayacak topluluklardan birinin mimar ve mühendisler olduğunu düşünüyorum. dedi. “BURSA TÜRKİYE EKONOMİSİNİN KALBİDİR” BTSO olarak 2013 yılında bir hayalle yola çıktıklarını belirten Burkay, “Bizim Bursa’yla ilgili bir hayalimiz vardı, öyle yola çıktık. İlkelerimiz vardı, hedeflerimiz vardı. ‘Bursa büyürse Türkiye büyür’ dedik. Peki Bursa durursa ne olur? Bunun bedelleri çok ağır. Çünkü Bursa’nın durması, Türkiye ekonomisinin kalbinin durması anlamına gelir. Her ekonominin bir zenginlik kaynağı, bir merkezi vardır. Bütün organlarımız çok kıymetlidir ama kalp durduğunda sistem çöker. Amerika’da Kaliforniya 50 eyalet içerisinde ekonominin kalbidir. Almanya’da teknoloji üretiminde ve ihracatta Baden-Württemberg Almanya’nın zenginlik merkezidir. Bursa da Marmara Havzası’nın zenginlik merkezidir.” ifadelerini kullandı. Marmara Havzası’nın Türkiye ekonomisindeki ağırlığına dikkat çeken Burkay, “Türkiye’nin yaklaşık 280 milyar dolarlık ihracatının yüzde 60’ı bu bölgede gerçekleşiyor. Bursa ise tamamen sanayi ürünleriyle ihracat yapan, üreten bir şehir. Re-export odaklı bir ihracat yapımız yok. Kilogram başına ihracat değerimiz 4 dolar. Yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatımız ve 5 milyar dolarlık dış ticaret fazlamız var. Türkiye’nin kronik problemi dış ticaret açığı. Bursa gibi 10 şehir olsa Türkiye’nin dış ticaret açığı problemi kalmaz. Bursa bu yüzden çok kıymetli.” ifadelerini kullandı. “YÖNETİCİLER VİZYONER OLMALI, DÜNYAYI DOĞRU OKUMALI” Bursa’da görev yapan yönetici kadroların dünyayı doğru okuması gerektiğini vurgulayan Burkay, “Bursa’da yöneticilik yapanların vizyonsuz olma lüksü yok. Bir bireyin vizyonsuz olması kendisine zarar verir ama yönetici kadroların mutlaka vizyon sahibi olması ve dünyayı iyi okuması gerekir. Sadece kendi coğrafyanızın özelliklerini bilerek değil dünyayı doğru okuyarak hareket etmelisiniz. Aksi halde kaynaklarınızı verimli kullanamaz, nafile çabalar içerisinde kalırsınız.” dedi. BTSO olarak ortaya koydukları hedefleri büyük ölçüde hayata geçirdiklerini belirten Burkay, “Biz yola çıkarken 16 hedef belirlemiştik. Bugün 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik. Şimdi önümüzde Bursa’yı daha ileri bir ekonomik seviyeye taşıyacak yeni bir dönem var. TEKNOSAB ekosisteminde planladığımız projeler ile Bursa’nın Türkiye Yüzyılı’na imzasını atmayı hedefliyoruz. Mimar ve Mühendisler Grubumuza 2030 Vizyonumuza destekleri için teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Başkan Burkay ayrıca yaptığı sunumda Türkiye’nin ilk entegre KOBİ ekosistemine ilişkin bilgiler paylaştı. MMG Bursa Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık, BTSO’nun 2030 vizyonu kapsamında hayata geçirdiği projeler ile gelecek dönem hedeflerini içeren sunumdan çok etkilendiğini belirterek, ortaya konulan vizyonun Bursa ve Türkiye açısından önemine dikkat çekti. Sunumu iki gün önce izleme fırsatı bulduğunu ifade eden Kızılcık, “Tek kelimeyle hayran kaldım. Uzun bir dizinin sonraki sezonunun fragmanını izlemek gibi. Aslında gördüğümüz şey, 13 yıllık bir birikimin ardından önümüzdeki döneme ilişkin güçlü bir gelecek fotoğrafı.” dedi. 13 YILDA 60’TAN FAZLA PROJE BTSO’nun son 13 yılda 60’tan fazla projeyi hayata geçirmesinin önemine değinen Ahmet Ercan Kızılcık, bu dönemin 15 Temmuz, pandemi, 6 Şubat depremleri ve ağır ekonomik krizler gibi çok önemli sınamalardan geçilerek tamamlandığını hatırlattı. Kızılcık, “Bütün bu zorlu süreçlere rağmen Bursa büyüdü, Türkiye büyüdü. Döviz kurlarının yükseldiği, ekonominin ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde Bursa’nın üretim ve ihracat kapasitesini artırması çok önemli bir başarıdır” diye konuştu. “Bursa büyürse Türkiye büyür” sözünün bu tabloyu özetlediğini belirten Kızılcık, Bursa’nın İstanbul ve Kocaeli ile birlikte Türkiye’nin üretim ve ihracat gücünün en önemli merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Kızılcık, “Bursa, İstanbul ve Kocaeli ekseninde gerçekleştirilen ihracat Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık üçte ikisine karşılık geliyor. Bu, son 15 yılda ortaya çıkan çok önemli bir ekonomik güç. Dolayısıyla Bursa’nın büyümesi, Türkiye’nin büyümesi açısından doğrudan karşılık buluyor” ifadelerini kullandı. Önümüzdeki dönemde mühendislik ve mimarlık camiasının da bu vizyonun önemli bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Kızılcık, “MMG olarak teknolojinin tasarımından şehirlerin planlanmasına, binaların yapılmasından üretim süreçlerine kadar işin hem fikri hem de uygulama tarafında varız. Bursa’nın ortaya koyduğu bu vizyona, başkanımızın tecrübesi ve vizyonuyla birlikte katkı sunmak istiyoruz.” dedi. Bursa’nın ortaya koyduğu modelin Anadolu’nun tamamına yayılmasının Türkiye’nin kalkınmasına önemli katkı sağlayacağını dile getiren Kızılcık, “Biz Bursa olarak büyüyoruz. Ancak burada ortaya çıkan birikimi ve tecrübeyi Anadolu’ya örnek olacak şekilde daha geniş bir büyüme hikâyesine dönüştürmemiz gerekiyor. Başkanımız gibi tecrübeli ve vizyoner insanların sayısının artması, bu vizyonun Anadolu’ya yayılması ve Türkiye ölçeğinde daha güçlü bir karşılık bulması gerekiyor.” diye konuştu. Kızılcık, “Bursa büyürse Türkiye büyür diyoruz ancak Bursa durursa Türkiye ne olur? Bursa’nın durmasını istemiyoruz. Çünkü Bursa durursa Türkiye durur. Bu nedenle ortaya konulan vizyonu ve gelecek hedeflerini çok değerli buluyor, bu sürece katkı sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz” sözleriyle tamamladı.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde hayata geçirilen TEKNOSAB KOBİ OSB’nin lansmanı gerçekleştirildi. Haber

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde hayata geçirilen TEKNOSAB KOBİ OSB’nin lansmanı gerçekleştirildi.

Bursa'nın ticari ve sanayi altyapısını daha da güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen TEKNOSAB KOBİ Organize Sanayi Bölgesi'nin (OSB) tanıtım toplantısı, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'ın ev sahipliğinde Merinos AKKM Osmangazi Salonu'nda yapıldı. BTSO'nun 2030 Vizyonu çerçevesinde kurgulanan ve Türkiye'nin ilk entegre KOBİ ekosistemi olma özelliğini taşıyan TEKNOSAB KOBİ OSB ile dijital dönüşüm, yüksek teknoloji üretimi, sürdürülebilir sanayileşme ve güçlü lojistik imkanlar sayesinde Bursa'nın üretim kapasitesinin artırılması ve KOBİ'lerin küresel pazarlardaki rekabet gücünün yükseltilmesi amaçlanıyor. Toplantıda söz alan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB'nin, Bursa'nın yaklaşık 700 yıla dayanan ticaret ve üretim kültürünü modern sanayi anlayışıyla birleştiren stratejik bir hamle olduğunu vurguladı. Projenin yüzde 70'inden fazlasının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın destekleri ve kamu kaynaklarıyla yürütüldüğünü kaydeden Burkay, finansal olarak da sürdürülebilir bir model inşa ettiklerini belirtti. Uludağ'da kurulan Bursa Business School'un ardından, dijital dönüşüm ve yapay zekâ merkezli yeni bir inovasyon ve eğitim merkezi kurmayı hedeflediklerini söyleyen Burkay, “Bu projeler sadece Bursa'ya değil, tüm ülkemize fayda sağlayacak” dedi. “HAYAL DENİLEN PROJELER GERÇEĞE DÖNÜŞTÜ” TEKNOSAB'ın genişleme sahasına dair çalışmaların 2022'de başladığını anımsatan Burkay, yaklaşık üç yıllık bir hazırlık evresinin ardından bölgenin 2026 yılı Şubat ayında resmen ilan edildiğini bildirdi. Projeler ilk duyurulduğunda birçok kişi tarafından hayal olarak nitelendirildiğini ifade eden Burkay, kararlılık ve birliktelikle çalışılması sonucu bu hedeflerin gerçeğe dönüştüğünü belirtti. Ayrıca TEKNOSAB KOBİ OSB'nin sadece üretime odaklanmadığını; Bursa'nın hava kirliliği, trafik ve çevre gibi kronikleşmiş sorunlarına çözüm getirecek planlı sanayi alanları oluşturacağını dile getirdi. “BURSA ÖNCÜ ROLÜNÜ SÜRDÜRÜYOR” Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ise Bursa'nın tarih boyunca ticaret ve üretimde öncü bir merkez olduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin ilk organize sanayi bölgesi ile ilk yüksek teknoloji odaklı OSB'si olan TEKNOSAB'ın Bursa'da kurulduğuna dikkat çekti. KOBİ OSB projesinin bu öncülük geleneğinin bir devamı olduğunu vurgulayan Biba, projeyi sadece bir sanayi yatırımı olarak değil; doğru arazi kullanımı, ulaşım, lojistik, çevre politikaları ve planlı kentleşmeyi kapsayan bütüncül bir şehircilik hamlesi olarak gördüklerini belirtti. VALİ AYYILDIZ: “KOBİ’LERE YAPILAN YATIRIM GELECEĞE YATIRIMDIR” Bursa Valisi Erol Ayyıldız da yaptığı konuşmada, şehrin üretim potansiyelinin temelinde büyük işletmelerin yanı sıra KOBİ'lerin yer aldığını vurguladı. KOBİ'lerin rekabet gücünü artıracak her türlü adımın Bursa'nın ve Türkiye'nin geleceğine yapılmış bir yatırım olduğunu ifade eden Vali Ayyıldız, TEKNOSAB KOBİ OSB'nin akıllı üretim altyapısı, Ar-Ge imkanları ve yüksek teknoloji odaklı yapısıyla kentin sanayi vizyonuna çok değerli katkılar sunacağını belirtti. https://www.youtube.com/shorts/S-zcQ1HBWwQ?feature=share

Volkswagen'de Kâr Kaybı ve Büyük Yeniden Yapılanma Planı: 100 Bin Kişilik işten çıkarma gündemde Haber

Volkswagen'de Kâr Kaybı ve Büyük Yeniden Yapılanma Planı: 100 Bin Kişilik işten çıkarma gündemde

Almanya'nın en büyük otomotiv üreticisi Volkswagen Group, ikinci çeyrek finansal sonuçlarında kârlılığında önemli bir düşüş yaşandığını açıkladı. Şirketin operasyonel kârı geçen yılın aynı dönemine göre gerilerken, yönetim 2025 yılına ilişkin ciro beklentisini de aşağı yönlü revize etti. Otomotiv sektöründeki küresel rekabet, Çinli elektrikli araç üreticilerinin yükselişi, artan maliyetler ve uluslararası ticaret gerilimleri Volkswagen üzerindeki baskıyı artırıyor. Şirket, maliyetleri düşürmek amacıyla kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecine hazırlanırken, dünya genelinde 100 bine kadar istihdam kaybı ihtimali gündeme geldi. Volkswagen'in Kârı Geriledi CNN International'ın aktardığı bilgilere göre Volkswagen'in operasyonel kârı, haziran ayı sonunda tamamlanan üç aylık dönemde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 10 azaldı. Şirketin operasyonel kârı 3,5 milyar euro seviyesine gerilerken, finansal sonuçlar yatırımcılar tarafından olumsuz karşılandı. Açıklamaların ardından Volkswagen hisseleri cuma günü yaklaşık yüzde 2 değer kaybetti. Şirket hisselerindeki düşüş son 12 aylık dönemde yüzde 30'u aşarken, yatırımcıların Volkswagen'in gelecekteki büyüme kapasitesine ilişkin endişelerinin arttığı belirtildi. Ciro Beklentisi Aşağı Yönlü Revize Edildi Volkswagen yönetimi, yıl sonu gelir beklentisinde de değişikliğe gitti. Daha önce yaklaşık yüzde 3 büyüme öngören şirket, yeni tahmininde cironun yaklaşık yüzde 3 küçülebileceğini açıkladı. Yönetim, küresel otomotiv pazarındaki zorlu koşullar, elektrikli araç dönüşümünün maliyetleri ve rekabet baskısının beklentiler üzerinde etkili olduğunu ifade etti. 100 Bin Kişilik İşten Çıkarma Gündemde Dünya genelinde yaklaşık 650 bin kişiye istihdam sağlayan Volkswagen, daha önce Almanya'daki operasyonlarında küçülmeye gideceğini açıklamıştı. Şirket, 2030 yılına kadar Almanya'da yaklaşık 50 bin kişinin işten çıkarılabileceğini duyurmuştu. Ancak CEO Oliver Blume tarafından çalışanlara gönderilen bilgilendirme notu, yeniden yapılanmanın daha geniş kapsamlı olabileceğini ortaya koydu. Blume, dünya genelinde ilave 50 bin çalışanın daha etkilenebileceğini ve Almanya'da dört fabrikanın kapatılmasının değerlendirildiğini açıkladı. Planların uygulanması halinde Volkswagen Grubu'ndaki toplam istihdam kaybının 100 bin kişiye ulaşabileceği belirtiliyor. "Mevcut Ölçek Sürdürülebilir Değil" Volkswagen CEO'su Oliver Blume, şirketin mevcut çalışan sayısının uzun yıllar içinde sürdürülebilir olmayan bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Blume, otomotiv sektöründeki dönüşümün şirketleri daha verimli üretim modellerine yönelmeye zorladığını belirterek, maliyet yapısının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Volkswagen yönetimi, özellikle elektrikli araç pazarındaki rekabet nedeniyle üretim süreçlerinde daha esnek ve düşük maliyetli bir yapıya geçmeyi hedefliyor. Çinli Üreticiler Baskıyı Artırıyor Volkswagen'in karşı karşıya kaldığı en büyük sorunlardan biri Çin merkezli elektrikli araç üreticilerinin hızlı yükselişi olarak gösteriliyor. Daha düşük üretim maliyetleriyle faaliyet gösteren Çinli şirketler, Avrupa pazarında daha uygun fiyatlı elektrikli araç modelleriyle Volkswagen gibi geleneksel üreticilere karşı güçlü bir rekabet oluşturuyor. Sektör analistleri, Volkswagen'in rekabet gücünü koruyabilmek için maliyet azaltıcı adımlar atmasının kaçınılmaz olduğunu değerlendiriyor. GlobalData Kıdemli Analisti Mark Hogan, Çinli yeni üreticilerin pazara daha hızlı şekilde yeni modeller sunduğunu belirterek otomotiv sektöründeki dengelerin değiştiğine dikkat çekti. Hogan, "Çok çalkantılı bir dönemdeyiz. Artık otomotivde 'yıkılamayacak kadar büyük' diye bir şey kalmadı" değerlendirmesinde bulundu. ABD Vergileri Milyarlarca Euro Maliyet Getirdi Volkswagen CEO'su Blume, şirketin karşı karşıya kaldığı dış baskılara da dikkat çekti. Özellikle ABD'nin ihracata uyguladığı ek gümrük vergilerinin şirket üzerinde önemli bir mali yük oluşturduğunu söyledi. Blume, söz konusu vergilerin Volkswagen'e yıllık yaklaşık 5 milyar euro maliyet oluşturduğunu ifade etti. Ticaret savaşları, jeopolitik belirsizlikler ve küresel tedarik zincirindeki sorunlar, otomotiv üreticilerinin maliyetlerini artıran başlıca faktörler arasında gösteriliyor. Volkswagen İçin Kritik Dönem Başlıyor Volkswagen'in aldığı küçülme ve yeniden yapılanma kararları, yalnızca şirket çalışanları açısından değil, Almanya otomotiv sanayisi açısından da büyük önem taşıyor. Yüzyılı aşkın süredir ülkenin sanayi gücünün simgelerinden biri olan Volkswagen'in dönüşüm süreci, Avrupa otomotiv sektörünün geleceği açısından da yakından takip ediliyor. Şirketin önümüzdeki dönemde maliyetleri azaltma, elektrikli araç yatırımlarını sürdürme ve Çinli rakiplerle rekabet edebilme konusunda atacağı adımlar, Volkswagen'in küresel pazardaki konumunu belirleyecek.

Alman Pil Devi Varta İflas Başvurusunda Bulundu: Apple Kaybı Krizi Derinleştirdi Haber

Alman Pil Devi Varta İflas Başvurusunda Bulundu: Apple Kaybı Krizi Derinleştirdi

Almanya'nın en köklü pil üreticilerinden biri olan Varta, artan mali sorunlar nedeniyle dört ayrı iflas başvurusunda bulundu. 139 yıllık şirketin yaşadığı finansal krizlerde, önemli müşterilerinden Apple'ı kaybetmesi, yeni finansman kaynaklarına ulaşamaması ve küresel rekabet baskısının etkili olduğu belirtildi. Stuttgart Bölge Mahkemesi Sözcüsü, Varta tarafından yapılan iflas başvurularını doğrularken, gelişmenin şirketin geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olduğu ifade edildi. Şirketin son dönemde yaşadığı finansal sıkıntılar, özellikle yüksek borç yükü ve nakit akışı sorunları nedeniyle derinleşti. Varta'nın yeniden yapılanma süreci kapsamında faaliyetlerinin bölünmesi ve bazı bölümlerinin farklı yatırımcılara devredilmesi gündeme geldi. Finansman Desteği Gelmeyince İflas Süreci Başladı Reuters'ın daha önce aktardığı bilgilere göre Varta, en büyük hissedarları arasında bulunan Porsche AG ile Avusturyalı yatırımcı Michael Tojner'den ek finansman desteği bekliyordu. Ancak söz konusu yatırımcıların ilave kaynak sağlamayı reddetmesi üzerine şirketin iflas başvurusu hazırlıklarına başladığı bildirildi. Finansal darboğazdan çıkmak için çeşitli seçenekleri değerlendiren Varta, borç yapılandırma ve yeni yatırım arayışlarından beklediği sonucu alamayınca hukuki süreci başlatmak zorunda kaldı. Şirketin Bölünmesi Gündemde İflas süreci kapsamında Varta'nın bazı faaliyet alanlarının ayrılması değerlendiriliyor. Şirketin kârlı bölümlerinin farklı yatırımcılar tarafından satın alınabileceği belirtiliyor. Alman finans kuruluşlarından Deutsche Bank'ın, Varta'nın ev tipi pil bölümünü devralmayı planladığı iddia edilirken, şirketin büyük hissedarlarından Michael Tojner'in ise mikro pil bölümüne ilgi gösterdiği öne sürüldü. Uzmanlar, olası bir yeniden yapılanma sürecinin Varta'nın bazı bölümlerinin korunmasını sağlayabileceğini ancak şirketin mevcut yapısının önemli ölçüde değişebileceğini belirtiyor. Apple'ın Tedarik Kararı Gelirleri Sarstı Varta'nın mali krizinde en önemli gelişmelerden biri, teknoloji devi Apple'ın tedarik zincirinde yaptığı değişiklik oldu. Uzun yıllar boyunca Varta'nın önemli müşterileri arasında yer alan Apple'ın, AirPods kablosuz kulaklıklarda kullanılan CoinPower isimli şarj edilebilir düğme tipi pilleri Çinli üreticilerden almaya yöneldiği belirtildi. Apple gibi yüksek hacimli bir müşterinin kaybedilmesi, Varta'nın özellikle yüksek katma değerli mikro pil segmentindeki gelirlerini ciddi şekilde etkiledi. Şirketin küçük boyutlu, yüksek performanslı bataryalar konusunda önemli üreticilerden biri olduğu ancak Asyalı rakiplerin artan üretim kapasitesi nedeniyle rekabet baskısının giderek yükseldiği ifade edildi. 1887'den Bu Yana Faaliyet Gösteriyor 1887 yılında Almanya'da kurulan Varta, Avrupa'nın en eski pil üreticileri arasında yer alıyor. Şirket, kuruluşundan bu yana enerji depolama teknolojileri alanında faaliyet göstererek küresel ölçekte tanınan markalardan biri haline geldi. Varta'nın ürün portföyünde ev tipi alkalin piller, şarj edilebilir bataryalar, işitme cihazı pilleri, endüstriyel enerji çözümleri ve mikro bataryalar bulunuyor. Şirket ayrıca elektrikli araçlar, tüketici elektroniği ürünleri ve giyilebilir teknolojiler için lityum-iyon hücreler geliştiren firmalar arasında yer alıyor. Rekabet ve Maliyet Baskısı Krizi Büyüttü Varta'nın finansal sorunlarının yalnızca tek bir nedene bağlı olmadığı belirtiliyor. Son yıllarda Asyalı üreticilerin küresel pazardaki etkisinin artması, enerji maliyetlerindeki yükseliş, tüketici talebindeki zayıflama ve önemli müşterilerden gelen sipariş kayıpları şirket üzerindeki baskıyı artırdı. Özellikle Çin merkezli üreticilerin daha düşük maliyetlerle üretim yapabilmesi, Avrupa merkezli batarya şirketlerinin rekabet gücünü zorlayan faktörler arasında gösteriliyor. Varta, yaşadığı mali sıkıntılar nedeniyle 2024 yılında da borçlarını yeniden yapılandırma sürecine gitmişti. Ancak alınan önlemler şirketin finansal sorunlarını tamamen çözmeye yetmedi. Varta'nın Geleceği Belirsizliğini Koruyor İflas başvurularının ardından gözler şirketin yeniden yapılanma planına çevrildi. Varta'nın hangi bölümlerinin faaliyetlerine devam edeceği, hangi birimlerin yatırımcılara devredileceği ve şirketin gelecekteki yapısının nasıl şekilleneceği önümüzdeki süreçte netlik kazanacak. Almanya'nın teknoloji ve sanayi tarihinde önemli bir yere sahip olan Varta'nın yaşadığı kriz, Avrupa batarya sektörünün karşı karşıya olduğu rekabet ve maliyet sorunlarını da yeniden gündeme getirdi.

Siber Güvenlik Toplantısı 'nda 'te 'kritik altyapılar ve veri egemenliği' vurgulandı Haber

Siber Güvenlik Toplantısı 'nda 'te 'kritik altyapılar ve veri egemenliği' vurgulandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Siber Güvenlik Kurulu, Türkiye’nin siber güvenliğine ilişkin mevcut riskler ve geleceğe dönük tehdit eğilimlerini kapsamlı şekilde ele aldı. Kurulda, siber güvenliğin millî güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanırken, artan küresel rekabet, bölgesel gerilimler ve çatışmaların siber tehditleri daha karmaşık hale getirdiğine dikkat çekilirken, bu kapsamda siber güvenliğin yalnızca teknik değil; ekonomik, teknolojik ve toplumsal boyutlarıyla stratejik bir alan olduğu ifade edildi. Toplantıda, kritik altyapıların korunması, dijital sistemlerin güvenliği ve yerli-millî teknolojilerde kapasite artırımı öncelikli başlıklar arasında yer aldı. Veri egemenliği konusu da ayrı bir başlıkta ele alınarak, verinin stratejik bir değer olduğu ve dijital egemenliğin güçlendirilmesi yönünde kararlılığın sürdüğü belirtildi. Kurul ayrıca, siber dayanıklılık ve caydırıcılık kapasitesinin artırılmasını öncelikli hedefler arasına aldı. Önümüzdeki dönemde kurumlar arası eş güdümün güçlendirilmesi, yerli ve sürdürülebilir kapasitenin artırılması ile siber risklere karşı hızlı uyum kabiliyetinin geliştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. Toplantıda; dijital altyapılar, enerji, finans, sağlık, savunma sanayii ve ulaştırma başta olmak üzere birçok alan “kritik altyapı sektörleri” olarak belirlenirken, bu alanların korunmasına yönelik somut adımların atılacağı bildirildi.

İş dünyası BUSİAD'ın geleneksel iftarında buluştu Haber

İş dünyası BUSİAD'ın geleneksel iftarında buluştu

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği’nin (BUSİAD) Çekirge Toplantısı ve Geleneksel İftar Programı, yerel yöneticiler, iş insanları ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla Podyum Davet’te gerçekleştirildi. İftarın açılışında konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, Ramazan ayının ilk iftarını düzenlemenin gelenekten öte, birlik ve beraberliğe verilen önemin göstergesi olduğunu belirtti. Hatunoğlu, “BUSİAD yalnızca gönüllü bir kuruluş değil, aynı zamanda geleceği okuyan ve öngörüler üreten bir yapı” dedi. Hatunoğlu, geçmiş ile gelecek arasında köprü kurma hedefini vurguladı. “Doğal kaynaklarımız, bilgi birikimimiz, sermayemiz ve insan kaynağımızı gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarmalıyız” dedi. Bursa’nın gücünün sadece organize sanayi bölgeleri veya üretim kapasitesi değil, insan kaynağı olduğunu belirten Hatunoğlu, toplumsal dönüşümün ekonomik ve dijital dönüşümler kadar kritik olduğunu ifade etti. YAPAY ZEKA VE İNSAN İLİŞKİSİ 44 yıldır bilişim sektöründe faaliyet gösteren Hatunoğlu, yapay zekânın insanın yerini almayacağını, aksine doğru kullanıldığında insanı daha değerli kılacağını söyledi. “Teknoloji ve dijitalleşmeyi doğru araç olarak kullanıp, asıl merkezde insanı koymalıyız” dedi. İş dünyasının ekonomik zorluklarını da değerlendiren Hatunoğlu, finansman koşulları, maliyet baskıları, küresel rekabet ve jeopolitik risklerin kent ve ülke ekonomisini doğrudan etkilediğini belirtti. BUSİAD’ın iş dünyasının sesi olarak çözüm odaklı yaklaşımını sürdüreceğini vurguladı. ACİL İHTİYAÇ PROJESİ VAKFI SUNUMU Programda konuşan Acil İhtiyaç Projesi Vakfı Kurucu Başkanı Dr. Ebru Nurluoğlu, “Geleceği İyilikle Beslemek” başlıklı sunum yaptı. Nurluoğlu, farklı coğrafyalarda yardım çalışmalarına değinerek, sosyal sorumluluğun toplumsal bir zorunluluk olduğunu belirtti. Hatunoğlu, konuşmasını “Önce insan olduğumuzu unutmadan, ortak iyiliği gözeterek, birlik ve beraberlik içinde, daha adil, üretken ve yaşanabilir bir Bursa için çalışmaya devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.

BTSO’nun UR-GE gücü Bursa'yı küresel pazarlara taşıyor Haber

BTSO’nun UR-GE gücü Bursa'yı küresel pazarlara taşıyor

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğü Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) ve Hizmet Sektörü Rekabet Gücünün Artırılması (HİSER) projeleriyle Bursa iş dünyasının ihracat kapasitesini istikrarlı bir şekilde güçlendiriyor. BTSO, Türkiye genelinde UR-GE projeleri yürüten 98 kurum arasında, bugüne kadar hayata geçirdiği 48 UR-GE projesiyle lider konumda bulunuyor. Bu projelerin 31’i başarıyla tamamlanırken, 17 UR-GE projesi aktif olarak devam ediyor. UR-GE ve HİSER projeleri kapsamında bugüne kadar yaklaşık bin 700 firma ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelerek ihracat yetkinliklerini geliştirdi. Kümelenme yaklaşımıyla yürütülen çalışmalar sayesinde firmalar, uluslararası pazarlara bireysel çabaların ötesinde, birlikte hareket etmenin avantajlarını kullanarak açıldı. UR-GE projelerinde yer alan firmaların ihracat performanslarının Türkiye ortalamasının üzerinde seyretmesi, bu modelin sahadaki başarısını da ortaya koydu. BURSA İŞ DÜNYASI KÜRESEL PAZARLARDA Projeler kapsamında firmalara yüzde 75’e varan devlet destekleriyle yurt dışı pazarlama faaliyetleri, alım heyeti organizasyonları, uluslararası fuar katılımları ile eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunuldu. Bugüne kadar gerçekleştirilen 114 yurt dışı pazarlama faaliyetiyle Bursa’nın üretim gücü dünyanın dört bir yanındaki stratejik pazarlara taşınırken, 35 farklı ülkeye yapılan ziyaretlerle Bursa sanayisi küresel ticaret ağlarına entegre edildi. UR-GE projeleri kapsamında bugüne kadar 83 alım heyeti organizasyonuyla binlerce yabancı alıcı Bursa’da firmalarla birebir iş görüşmelerinde buluşturuldu. UR-GE projeleri yalnızca saha faaliyetleriyle sınırlı kalmadı; ihracat yetkinliklerini artırmaya yönelik 155 teknik eğitim ve kurumsallaşma odaklı 70 stratejik danışmanlık çalışmasıyla firmaların dönüşüm süreci desteklendi. BTSO’DAN EN İYİ UYGULAMA ÖRNEKLERİ BTSO’nun UR-GE ve HİSER projelerinde ortaya koyduğu proje kalitesi, ulusal ve uluslararası düzeyde de takdir gördü. Tekstil, bebe-çocuk konfeksiyonu, otomotiv yan sanayi ve sağlık sektörlerinde yürütülen projeler Ticaret Bakanlığı tarafından “Türkiye’nin En İyi Uygulama Örnekleri” arasında gösterildi. Ayrıca JUNIOKIDS kümelenmesi, Avrupa Kümelenme Mükemmelliği Bronz Marka Sertifikası’nı alarak yönetim ve organizasyon kabiliyetini uluslararası alanda tescilledi. Sanayiden hizmet sektörüne kadar geniş bir yelpazede yürütülen UR-GE ve HİSER projeleri; makine ve otomasyondan tekstil ve konfeksiyona, otomotiv ve savunma sanayisinden gıda, sağlık, turizm, mobilya ve inşaat sektörlerine kadar birçok alanda Bursa iş dünyasının küresel rekabet gücünü artıran bir yapı oluşturdu. BTSO, 2025 yılında da bu birikimi sahaya yansıtan yoğun bir performans sergiledi. Yıl içerisinde 21 yurt dışı pazarlama faaliyeti ve 10 alım heyeti organizasyonu gerçekleştirildi. Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Cezayir ve Gana gibi stratejik pazarlarda düzenlenen programlar kapsamında Bursalı firmalar; Tokyo, Londra, Dubai, Riyad, Chicago, Los Angeles ve Akra gibi küresel ticaret merkezlerinde yeni iş bağlantıları kurma imkânı buldu. 2025 yılı faaliyetleri, firmaların pazar çeşitliliğini artırırken ihracat ağlarını da daha güçlü ve sürdürülebilir hale getirdi. BURSA YERLİ VE MİLLİ ÜRETİM KAPASİTESİYLE GÜCÜNÜ ARTIRACAK BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte yaşanan belirsizliklerin üretim ve ihracat kapasiteleri üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, bu sürecin firmaları daha katma değerli üretime ve yeni pazarlara yönelttiğini söyledi. Dünya ticaretinde rekabetin her geçen gün daha da yoğunlaştığını ifade eden Burkay, bu ortamda güçlü bir ihracat performansının ancak doğru stratejiler ve ortak hareket kabiliyetiyle mümkün olduğunu vurguladı. UR-GE projelerinin bu dönüşüm sürecinde firmalar için önemli bir kaldıraç görevi üstlendiğini kaydeden Burkay, “Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle bugüne kadar hayata geçirdiğimiz 48 UR-GE projesi, firmalarımızın küresel pazarlara açılmasını sağlarken, yerli ve milli üretim kabiliyetimizi uluslararası arenada daha görünür hale getiriyor. Kümelenme modeliyle oluşturduğumuz bu yapı, firmalarımızın bilgi, deneyim ve ihracat vizyonunu ortak bir zeminde buluşturuyor.” dedi. BTSO olarak firmaları birlikte hareket eden güçlü bir yapı içinde desteklediklerini ifade eden Burkay, bu yaklaşımın küresel rekabette kalıcı başarı sağladığını belirterek, “UR-GE projeleriyle üyelerimizin üretim gücünü, katma değerli üretim anlayışını ve ihracat potansiyelini dünya pazarlarına taşıyoruz. Bu süreçte başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Sektörlerin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda yeni UR-GE projelerini hayata geçirmeye devam edeceklerini kaydeden Burkay, “Amacımız, Bursa iş dünyasının dünya pazarlarında çok daha güçlü, etkin ve sürdürülebilir bir konumda yer almasını sağlamak. BTSO olarak, üyelerimizin küresel ticarette rekabet gücünü artıracak her türlü çalışmayı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.