SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kültür

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Kültür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuruluş Orhan'ın oyuncuları Bursa'da Haber

Kuruluş Orhan'ın oyuncuları Bursa'da

Üç gün sürecek törenler, Yıldırım’da bulunan Balaban Bey Kalesi önünden gerçekleştirilen ‘Fetih Yürüyüşü’ ile başladı. 1326 yılındaki rota izlenerek gerçekleştirilen ve Tophane’de sona eren yürüyüşe; Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, STK üyeleri, Kuruluş Orhan dizisi oyuncuları ve vatandaşlar katıldı. Protokol üyeleri Tophane’de bulunan Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret ederek dua okudu ve askerlerin nöbet değişim törenini izledi. Buradaki tören protokol konuşmaları ve Kur’an-ı Kerim okunmasının ardından son buldu. ÜNLÜ OYUNCULAR BURSALILARLA BULUŞTU Fetih kutlamalarının sonraki durağı ise Yıldırım oldu. Yıldırım Belediyesi’nin düzenlediği etkinlikler kapsamında Kuruluş Orhan Dizisi oyuncuları Bursalılarla buluştu. Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen söyleşi ve imza günü etkinliğine ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanısıra AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, ünlü oyuncular; Mert Yazıcıoğlu, Mahassine Merabet, Şükrü Özyıldız, Çağrı Şensoy, Mustafa Üstündağ ve Cemre Gümeli, meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Bursalıların yoğun ilgi gösterdiği programın açılış konuşmasını yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Bugün şehrimizde çok sevilen Kuruluş Orhan dizisinin oyuncularını ağırlıyoruz. Misafirlerimize güzel şehrimize hoş geldiniz diyorum. Tarihimizi yeniden hatırlamamıza, ecdadımızı yad etmemize vesile olan bu özel buluşmaya ev sahipliği yaptığımız için çok mutluyuz” ifadelerini kullandı. ‘İLK KALP ATIŞI BURSA’DIR’ Bursa’nın fethinin sıradan bir şehir kazanımından ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Yılmaz; “Bursa’nın fethi; bir devletin kalp atışlarının ilk kez duyulması ve bir idealin vücut bulmasıdır. Osman Gazi’nin hayali, Orhan Gazi’nin azim ve inancıyla gerçeğe dönüşmüş, Bursa bir beylikten koca bir cihan devletine uzanan yolculuğun başlangıç noktası olmuştur. Derler ki: ‘Bir şehir, surları yıkılarak değil, gönüller kazanılarak fethedilir.’ Bursa işte bu bilinçle; insanıyla, kültürüyle ve ruhuyla kazanılmış, adaletin, hoşgörünün ve medeniyetin merkezi olmuştur. Bursa bugün de; tarihinden ilham aldığımız, kültürüyle zenginleştiğimiz, üretimiyle gücümüze güç kattığımız bir dünya şehridir. Yıldırım Belediyesi olarak, geçmişten edindiğimiz bilgi ve tecrübelerle geleceği inşa etmenin gayreti içerisindeyiz” diye konuştu. BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU Konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Başkan Yılmaz; “Bizler birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularına sahip güçlü bir milletiz. 700 yıl önce Bursa’yı fetheden irade neyse, bugün bu topraklarda kardeşliği yaşatan irade ve aynı ruhtur. Aynı inanç, aynı dayanışma ve aynı istikamettir. Biliyoruz ki; beraberlik varsa bereket vardır, güç vardır ve bu millet bir arada oldukça aşamayacağı engel yoktur. Bursa’nın fethinin 700. yılı nedeniyle düzenlediğimiz etkinliklerimizin, birliğimizi ve dirliğimizi güçlendirmemize vesile olmasını temenni ediyorum ” ifadelerini kullandı. Başkan Yılmaz’ın konuşmalarının ardından Kuruluş Orhan dizisi oyuncuları Bursalılarla buluştu. Söyleşi gerçekleştiren oyuncular ardından imza dağıtıp, vatandaşlarla fotoğraf çekildi.

Saadet Partili Altınışık’tan 'dijital bağımlılık' uyarısı Haber

Saadet Partili Altınışık’tan 'dijital bağımlılık' uyarısı

Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık, haftalık basın açıklamasında dijital bağımlılığın toplumda giderek büyüyen bir sorun haline geldiğini söyledi. Teknolojinin hayatı kolaylaştıran önemli bir araç olduğunu belirten Altınışık, kontrolsüz kullanımın ise ciddi riskler doğurduğuna dikkat çekti. Özellikle akıllı telefonlar, sosyal medya ve dijital oyunların aşırı kullanımının gençler arasında yaygınlaştığını ifade eden Altınışık, bu durumun hem fiziksel hem de psikolojik sorunlara yol açtığını dile getirdi. Uzun süre ekran karşısında kalmanın göz yorgunluğu ve kas ağrılarına neden olduğunu, aynı zamanda dikkat dağınıklığı, stres, uyku problemleri ve akademik başarıda düşüş gibi sonuçlar doğurduğunu belirtti. Çocuklar, ergenler ve üniversite öğrencilerinin dijital bağımlılık açısından en riskli gruplar arasında yer aldığını vurgulayan Altınışık, gençlerin günlerinin büyük bölümünü dijital platformlarda geçirmesinin bireysel gelişim ve sosyal ilişkiler üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi. Saadet Partisi olarak teknolojinin tamamen reddedilmediğini ancak doğru ve faydalı şekilde kullanılması gerektiğini ifade eden Altınışık, gençlerin zamanlarını eğitim, kültür, spor ve sosyal faaliyetlerle değerlendirmesi gerektiğini kaydetti. Dijital bağımlılıkla mücadelede toplumun tüm kesimlerine görev düştüğünü belirten Altınışık, ailelerin çocuklarının teknoloji kullanımını yakından takip etmesi, eğitim kurumlarının bilinçlendirme çalışmaları yapması ve kamu kurumlarının bu alanda politikalar geliştirmesi gerektiğini söyledi. Altınışık, sağlıklı bireyler ve güçlü bir toplum için teknolojinin bilinçli, dengeli ve faydalı şekilde kullanılmasının şart olduğunu sözlerine ekledi.

Gurbette bir Türk Evi: San Deiego'da kalpleri ısıtan buluşma noktası Haber

Gurbette bir Türk Evi: San Deiego'da kalpleri ısıtan buluşma noktası

ABD’nin San Diego kentinde, Balboa Park’ın kalbinde yükselen “Türk Evi” (House of Türkiye), yalnızca bir kültür merkezi değil; hasretin, aidiyetin ve birlik duygusunun ete kemiğe büründüğü bir yuva haline geldi. Yıllar süren emek, sabır ve kararlılığın ardından 29 Ağustos 2021’de kapılarını açan House of Türkiye, uluslararası “Evler” projesi kapsamında Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi oldu. Bu kapıdan içeri giren herkes, sadece bir ülkeyi değil; köklü bir geçmişi, zengin bir kültürü ve sıcak bir insanlığın izlerini keşfediyor. GURBETTE BİR ARAYA GELEN KALPLER San Diego’da yaşayan Türkler için burası bir bina değil; bir özlemin, bir kimliğin ve bir dayanışmanın adresi. Her etkinlikte, her buluşmada Türkiye yeniden yaşanıyor. Gönüllülerin emeğiyle hayat bulan bu mekânda, kültür sadece anlatılmıyor, hissediliyor. Türk halk oyunlarının coşkusu, müziğin sıcaklığı, el sanatlarının inceliği ve mutfağın eşsiz lezzetleri… House of Türkiye’de düzenlenen etkinlikler ziyaretçileri adeta Anadolu’nun dört bir yanına götürüyor. Bir bardak demli çay, sıcak bir gözleme ya da paylaşılan bir kahkaha… Hepsi bu evde Türkiye’nin ruhunu yaşatıyor. MİLYONLARCA İNSANA UZANAN BİR HİKÂYE Her yıl milyonlarca ziyaretçinin akın ettiği Balboa Park’ta yer alan bu özel mekân, Türkiye’nin kültürel mirasını dünyanın dört bir yanından gelen insanlara ulaştırıyor. Buraya gelenler sadece bilgi edinmiyor; Türkiye’yi hissediyor, tanıyor ve çoğu zaman kalplerinde bir seyahat hayaliyle ayrılıyor. “BU EV BİZİM” DİYENLERİN HİKÂYESİ House of Türkiye Başkanı Fatih Ulupınar, bu anlamlı günün duygusunu şu sözlerle dile getirdi: “Bugün bizim için çok özel bir gün. Hem Ramazan Bayramı’nı hem Nevruz’u hem de evimizin 4. yılını birlikte kutladık. Sevdiklerimizle, dostlarımızla bir araya geldik. Bu ev kolay kurulmadı; yıllarca emek verdik, sabrettik ve başardık. Şimdi ise bu evde Türkiye’yi anlatıyor, yaşatıyoruz.” Ulupınar’ın sözleri, bu yapının ardındaki mücadelenin ve inancın en güçlü ifadesi olarak yankılanıyor. Gönüllülerden Berna Erten ise bu çabanın samimi yüzünü anlattı: “Bizler her hafta sonu ailelerimizle birlikte buradayız. Çocuklarımızla birlikte Türkiye’yi tanıtıyoruz. İnsanlar ülkemizi merak ediyor, sorular soruyor. Biz de elimizden geldiğince anlatıyoruz. Bu ev bizim gururumuz.” “BURASI SAN DIEGO’DAKİ TÜRKİYE” Bir diğer gönüllü Dilek Kıncal ise duygularını şu sözlerle paylaştı: “Burası bizim için San Diego’daki Türkiye. Özlemimizi burada gideriyoruz. Misafirlerimize geçmişimizi, bugünümüzü anlatıyoruz. Adeta küçük bir turizm ofisi gibi çalışıyoruz. Ama en önemlisi, burada kendimizi evimizde hissediyoruz.” Ailesinde bir Türk gelini olan İskoçyalı Thom Somes ise duygularını şöyle ifade etti: “Burada olmak bizim için gerçekten çok özel bir duygu. Ailemizde Türk kültürüyle güçlü bir bağ var. Oğlumuz, annesi İngiliz babası Türk olan biriyle evlendi. Yani gelinimiz yarı Türk. Bu vesileyle İstanbul’a ve Türkiye’ye gitme fırsatı bulduk, aile ziyaretleri gerçekleştirdik. Evimizde hem Türk bayrağı hem de İskoç bayrağı var. Çünkü gelinimiz aynı zamanda İskoç kökenli. Kendisi Birleşmiş Milletler’de çalıştı ve altı dil biliyor. Böyle güçlü ve kültürlerarası bir bağın parçası olmak bizim için büyük bir gurur. Ailemizde Türk kökeninin olması, Türkiye’ye olan sevgimizi daha da derinleştirdi. Artık bu bağ sadece ziyaretlerden ibaret değil, tamamen aileden gelen bir sevgiye dönüştü. Biz hayvanlarla ilgili bir iş yapıyoruz. Bu yüzden İstanbul’da sokak hayvanlarına gösterilen ilgi ve şefkat bizi çok etkiledi. Bu yaklaşım gerçekten kalplerimize dokundu. Kısacası Türkiye, bizim için sadece bir ülke değil; aynı zamanda bir aile, bir duygu ve güçlü bir bağ demek.” KÜLTÜRLER ARASINDA KURULAN SICAK BİR KÖPRÜ House of Türkiye, yalnızca bir kültür evi değil; farklı milletleri bir araya getiren, önyargıları yıkan ve dostluklar kuran bir köprü. Her ziyaretçiyle birlikte büyüyen bu hikâye, Türkiye’nin kalpten gelen sıcaklığını dünyaya taşımaya devam ediyor. Ve belki de en önemlisi… Bu ev, binlerce kilometre ötede bile “memleket” duygusunun asla kaybolmadığını hatırlatıyor.

Bursa'da nevruz coşkusu Haber

Bursa'da nevruz coşkusu

Bursa Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından düzenlenen kutlamalar, Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program Tayyare Kültür Merkezi’nde devam etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen törene katılan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Nevruz’un köklü bir medeniyetin ortak değeri olduğunu belirtti. Baharın müjdecisi olan Nevruz Bayramı’nın kutlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Saldız, “Binlerce yıllık geçmişe sahip olan Nevruz, sadece doğanın uyanışı değil; aynı zamanda gönüllerimizin birleştiği, kardeşliğin ve dayanışmanın güç kazandığı özel bir gündür. Bu anlamlı miras, bizleri ortak bir kültürde buluşturan en kıymetli değerlerimizdendir. Bursa’da bu ruhu hep birlikte yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak en önemli sorumluluğumuzdur” dedi. Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu ise Nevruz’un toplumları bir araya getiren önemli bir değer olduğuna dikkat çekti. Nevruz’un dostluğun, kardeşliğin ve yeniden doğuşun simgesi olduğunu dile getiren Gençoğlu, daha güçlü bir toplum olma yolunda Nevruz’un taşıdığı anlamı iyi kavramak gerektiğini ifade etti. Nevruz komitesinde yer alan sivil toplum kuruluşları adına konuşma yapan Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği Başkanı İrfan Tatlıoğlu da Nevruz’un Türk dünyasını bir araya getiren önemli bir kültürel değer olduğunu söyledi. Türk dünyasının dört bir yanında aynı coşkuyla kutlanan bayramın birlik ve beraberliği daha da güçlendirdiğini anlatan Tatlıoğlu, bu geleneği yaşatmak ve genç nesillere aktarmak zorunda olduklarını belirtti. Kutlamalar mehter takımı eşliğinde yapılan Nevruz yürüyüşü ile devam etti. Bursa Posoflular Derneği Ahıska Türkleri halk dansları gösterisi, Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği Turan Gençleri gösterisi, Bursa Azerbaycan İnovasyon Derneği orta oyunu, demir dövme ve ateşten atlama ritüelleriyle devam eden etkinliklerde renkli görüntüler yaşandı. Katılımcılara geleneksel Nevruz pilavı ikram edilirken, vatandaşlar bayram coşkusunu doyasıya yaşadı.

İspanya ve Türkiye arasında kültürlerarası iş birliğine yeni platform Haber

İspanya ve Türkiye arasında kültürlerarası iş birliğine yeni platform

Bağımsız ve kar amacı gütmeyen bir yapı olarak kurulan İspanya ve Türkiye Kültür Derneği (ACET), kültür-sanat ve gastronomi odağında hayata geçireceği projelerle iki ülke arasındaki kültürel etkileşimi güçlendirmeyi hedefliyor. Sergiler, festivaller, konserler, film gösterimleri, edebiyat buluşmaları, mutfak atölyeleri ve tadım etkinliklerinden oluşan çok disiplinli programıyla İspanya ve Türkiye’nin zengin kültürel birikimini aynı platformda buluşturmayı ve kalıcı kültürel bağlar oluşturmayı amaçlıyor. İspanya ve Türkiye Kültür Derneği; iki ülke arasında sürdürülebilir kültürel iş birlikleri geliştirmeyi, sanatçılar ve yaratıcı endüstriler için yeni üretim ve buluşma alanları oluşturmayı amaçlıyor. Kültür, sanat ve gastronomi aracılığıyla ortak hikayelerin ve deneyimlerin paylaşılabileceği bir platform kurmayı hedefleyen dernek, kapsayıcı yaklaşımı ve uluslararası perspektifiyle hem profesyonelleri hem de kültür-sanat meraklılarını bir araya getirmeyi hedefliyor. Derneğin kuruluşu, uzun yıllara yayılan uluslararası kültür-sanat ve medya deneyiminin bir sonucu olarak şekillendi. Batuhan Zümrüt ve Berk Şenöz, hem ZB Medya İletişim’in hem de İspanya merkezli Sezen Entertainment’ın kurucu ortakları olarak kültür-sanat alanında farklı çalışmaları bir araya getiren projelere imza attı. 2015 yılında kurulan ZB Medya İletişim, kültür-sanat alanında yürüttüğü projelerle yaratıcı isimleri buluşturan çalışmalar gerçekleştirdi. Bu deneyimin uluslararası ölçekte genişlemesiyle birlikte 2022 yılında İspanya’da Sezen Entertainment kuruldu. İspanya ve Türkiye Kültür Derneği ise bu birikimin devamı niteliğinde, iki ülke arasında kültürel etkileşimi güçlendirmeyi ve ortak projeler geliştirmeyi amaçlayan yeni bir girişim olarak Berk Şenöz, Batuhan Zümrüt ve Selen Özveren tarafından hayata geçirildi.

Ünlü tarihçi İlber Ortaylı vefat etti. Haber

Ünlü tarihçi İlber Ortaylı vefat etti.

Cumhuriyet tarihinin yetiştirdiği en önemli tarihçilerden biri olarak bilinen Prof. Dr. İlber Ortaylı, 79 yaşında hayata veda etti. Uzun süredir hastanede tedavi gören Ortaylı, Türkiye’nin yakın ve Osmanlı tarihine ilişkin çalışmaları, akademik birikimi ve halka yönelik tarih anlatımıyla geniş bir kesim tarafından tanınıyordu. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Ortaylı, tarih alanındaki akademik çalışmaları ve televizyon programlarıyla genç kuşaklara tarih bilincini aşılamış, kültürel mirasın ve tarihî bilgilerin toplumla buluşmasında önemli bir rol oynamıştı. Ölümü, Türkiye akademi ve kültür dünyasının yanı sıra her kesimde derin bir üzüntü yarattı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, "Çok üzgünüm… Tarihimizi bizlere sevdiren, yeri asla dolmayacak olan kıymetli İlber Ortaylı hocamızı kaybettik. Bu ülkeye kattığın her şey için sonsuz teşekkürler Hocam. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun" paylaşımında bulundu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ise, "Ülkemizin yetiştirdiği en önemli isimlerden biri olan, tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Değerli hocamızın bilgisi, sohbeti ve tarihimize kattığı eşsiz değer her zaman hafızalarımızda kalacak. Kendisine Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tüm ülkemize başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun" dedi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Bazı insanlar sadece yaşadıkları döneme değil, geleceğe de iz bırakır. İlber Ortaylı böyle bir isimdi" diyerek, geride bıraktığı ilim, düşünce ve kültür mirasıyla daima hatırlayacağımız Prof. Dr. İlber Ortaylı Hocamıza Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, sevenlerine başsağlığı dileklerini iletti. "Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Ortaylı; tarihi anlatmanın ötesinde düşünmeyi, sorgulamayı ve kültürel mirasa saygıyı öğreten müstesna bir ilim insanıydı" diyen Adalet Bakanı Akın Gürlek ise paylaşımında, "Eserleri ve fikirleriyle hafızalarda yaşamaya devam edecek olan İlber Ortaylı Hocamız, bıraktığı kıymetli mirasla geçmiş ile gelecek arasında kurduğu köprüyle hatırlanmaya devam edecektir. Merhum Ortaylı’ya Allah’tan rahmet; kıymetli ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun" ifadelerini kullandı. PROF. DR. İLBER ORTAYLI KİMDİR? 1947 Avusturya/Bregenz doğumludur. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul ve Ankara'da tamamlamıştır. 1965'te Ankara Atatürk Lisesi'nden mezun olmuştur. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih bölümünü bitirmiştir. Daha sonraları Viyana Üniversitesi'nde Slavistik ve Orientalistik okumuştur. Yüksek lisans çalışmasını Chicago Üniversitesi'nde Prof. Halil İnalcık ile yapmıştır. 1978’de A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden “Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler” adlı tezi ile doktora derecesi almıştır. 1979’da “Osmanlı İmparatorluğu'nda Alman Nüfuzu” adlı çalışmasıyla doçent, 1989 yılında da profesör olmuştur. Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Roma, Münih, Strazburg, Yanya, Sofya, Kiel, Cambridge, Oxford ve Tunus Üniversitelerinde misafir öğretim üyeliği yapmış, seminerler ve konferanslar vermiştir. Yerli ve yabancı bilimsel dergilerde 16. yüzyıl ila 19. yüzyılı Osmanlı tarihi ve Rusya tarihi ile ilgili makaleleri yayımlanmıştır. 1989-2002 yılları arasında Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde İdare Tarihi Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapmış, 2002’de Galatasaray Üniversitesi'ne, 2 yıl sonra da Bilkent Üniversitesi'ne geçmiştir. 2005 yılında Topkapı Sarayı Müdürlüğü görevine atanmıştır. Halen de bu görevini yürütmektedir. Şu anda Galatasaray Üniversitesi'nde de tarih dersleri vermektedir. İlber Ortaylı ayrıca Uluslararası Osmanlı Etütleri Komitesi yönetim kurulu üyesi ve Avrupa İranoloji Cemiyeti üyesidir. Türkçe, Osmanlıca, Kırım Tatarca, Arapça, Farsça, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Latince, Yunanca, Rusça, Slovakça, Romence, Sırpça, Hırvatça ve Boşnakça bilmekteydi.

Bursa Nilüfer’e Letonya Büyükelçisi’nden ziyaret Haber

Bursa Nilüfer’e Letonya Büyükelçisi’nden ziyaret

​Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir; Letonya Cumhuriyeti Büyükelçisi Bahtijors Hasans, Letonya Bursa Fahri Konsolosu ve iş insanı Yavuz İskenderoğlu ile beraberindeki heyeti Halk Evi’nde konuk etti. Ziyarette Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Okan Şahin ve Bukle Erman da hazır bulundu. ​Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Şadi Özdemir, Letonya ile ilişkilerin köklü bir geçmişe dayandığını belirtti. Nilüfer ile Letonya’nın Kekava kentinin 15 yıldır kardeş kent olduğunu hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, bu dostluğun spor şenlikleri etkinlikleriyle pekiştiğini kaydetti. Nilüfer’in, Türkiye’nin en gelişmiş ilçelerinden biri olduğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Türkiye’nin sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasında 5. sırada yer alıyoruz. Bünyemizde 6 organize sanayi bölgesi ve 5 bin işletmelik küçük sanayi sitesi barındırıyoruz. Kültür, sanat, spor ve tarım olanaklarıyla Nilüfer, herkesin yaşamak istediği bir çekim merkezi. Sloganımızda da belirttiğimiz gibi; herkesin sesinin yansıdığı bir Nilüfer yaratmayı hedefliyoruz” dedi. ​YÖNETİMDE KADIN İMZASI Nilüfer’in aynı zamanda bir kadın kenti olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, kadınların iş ve sosyal yaşamda kendilerini güvende hissettiklerini belirtti. Belediye yönetiminde de kadın ağırlığının hissedildiğini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Başkan yardımcılarımız ve müdürlerimizde kadın sayısının fazla olması, kadın şehrine yakışır bir yönetim anlayışıdır” dedi. Letonya Büyükelçisi Bahtijors Hasans ise Nilüfer’deki yönetim modelini takdirle karşıladığını belirterek şunları söyledi: “Kadınların hem toplumda hem de kent yönetiminde bu kadar söz sahibi olması mutluluk verici. BM Cenevre Ofisi’ndeki görevimde de savunduğum gibi sistemin yüzde 50’sini denklemden çıkarırsanız, o sistem işlemez. Bu başarılı tabloyu kadın bakanıma da ileteceğim.” ​EĞİTİM VE GENÇLİK ODAKLI İŞ BİRLİĞİ Büyükelçi Hasans, Letonya’nın lojistik avantajlarına ve düşük suç oranına da değindi. İş birliğinde genç nesillerin potansiyelini de vurgulayan Hasans, “Letonya’ya gitmek isteyen gençlerde bir rekor görüyoruz ve bu etkileşimi Türkiye’de geliştirmek istiyoruz” dedi. Ziyaret, karşılıklı hediye takdiminin ardından sona erdi.

Çin’de At Yılı’na girildi Haber

Çin’de At Yılı’na girildi

CGTN muhabiri Damla Wu'ya göre, Bayram kutlamalarının olmazsa olmazı Bayram Galası 1,4 milyar Çin vatandaşı için Bahar Bayramı tüm bayramlar arasında en önemli olanıdır. Farklı bölgelerde farklı kutlamalar yapılmasına rağmen, arife gecesinde Çin vatandaşlarının çoğunluğu ve yurt dışındaki çok sayıda Çinli göçmen, akşam saat 8’den önce televizyon başında toplanır, Çin Medya Grubu’nun (CMG) hazırladığı Bahar Bayramı Galası’nı bekler. Her gala, zengin programlar sunarak, izleyicilere yeni yıl neşesini yaşatır. CMG'nin At Yılı için hazırladığı 2026 Bahar Bayramı Galası, 16 Şubat akşamı saat 20.00'de CCTV’nin televizyon kanalları, dijital platformları ve CGTN’in çok dilli kanalları üzerinden dünya çapında canlı yayınlandı. Gala ayrıca, CMG'ye bağlı Çin Küresel Televizyon Ağı'nın (CGTN) İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Arapça ve Rusça dahil olmak üzere 85 dilde yayın yapan uluslararası platformlarında da izleyicilere ulaştırıldı. CMG tarafından yapılan açıklamaya göre, galayı izleyenlerin sayısı 677 milyonu aştı. Bu yılki galanın teması “Neşe ve mutluluk”. Galada, Çin’in geleneksel kültüründen esinlenerek şarkı, dans, drama, sözel performanslar ve illüzyon gibi çeşitli türleri kapsayan programlar sahnelendi. Teknoloji kullanımında, sahne üzerinde insansı robotlar yer alırken, “CMG Medya GPT 2.0” uygulaması ilk kez içerik üretiminde kullanıldı. Ultra yüksek çözünürlüklü (8K) görüntüleme ve ses teknolojileri, tüm prodüksiyon ve yayın sürecine tam kapasite destek verdi. Bu yılın galası, içeriği bakımından sıradan insanlara odaklandı. Dünya yetenek yarışması şampiyonları ve çiftçi koroları gibi topluluklar sahne aldı. Geçen yıl dünyanın dikkatini çeken insansı robotlar bu yıl da izleyicileri büyüledi. İlki 1983 yılında gerçekleşen bayram galası, bu yıl 44 yaşında. O yıllarda Çin genelinde reform ve dışa açılma politikası yeni uygulanıyordu. Buna paralel olarak, televizyon Çin’de yaygınlaşmaya başladı. Bir TV formatı olan Bahar Bayramı Galası da televizyonun yaygınlaşmasıyla birlikte daha popüler oldu. Bu dönemde ulusal politikalar, kamuoyu ve kişisel psikoloji açısından sürekli değişimler yaşanıyordu. Bu belirsizlikler sürerken halk gelecek günlerdeki refaha dair büyük bir beklenti taşıyordu. Halkın Bahar Bayramı arifesinde toplumca eğlenebileceği, festival tadında bir televizyon programı olan Bahar Bayramı Galası bu görevi üstlendi. O zaman Çin’in yıllık TV üretimi 7 milyona bile ulaşmamıştı, hanelerin yüzde 80’inde televizyon yoktu. Bu nedenle komşular TV sahibi bir ailenin evinde toplanırdı. Zamanla gala, TV teknolojileri ve kültürel gelişimin harmanlandığı bir kültürel şenlik haline geldi. Bahar Bayramı Galası genellikle şarkı ve dans programıyla başlar, galada en çok dans ve şarkıların yanı sıra, geleneksel operalar ve Quyi adıyla bilinen folk sanat programları yer alır. Her gala “Bu Geceyi Unutamamak” şarkısıyla son bulur. CMG Bahar Bayramı Galası’ndan başka, CMG’nin diğer kanalları ve yerel TV kanalları da kendi bayram galalarını hazırladı. Bu galalar bugünden itibaren yayınlanacak. Örneğin, Hebei TV Kanalı’nda Bahar Bayramı için özel bir opera şenliği organize edildi ve bu akşam yayınlandı. Şenlikte Çin’deki 30 çeşit operanın seçkin türleri sahnelendi. Bahar Bayramı’nda Çin genelinde coşku hâkim olurken, insanlar aile buluşması yapmanın yanı sıra, kültürel ve turistik etkinliklere katılır. Ülke genelindeki çok sayıda müzede at konulu sergiler düzenleniyor. Müze gezmeyi seven vatandaşlar hem rutin sergiler hem de at konulu özel sergileri izlemek için müzelere akın ediyorlar. Örneğin, başkent Beijing’deki Yasak Kent Müzesi’nin kuzeyinde yer alan Jingshan Parkı’nda At Yılı Saray Koleksiyonundan Seçme Eserler Sergisi bayramdan önce açıldı ve devam ediyor. Burada Beijing Emayesi, yeşim heykel tıraşlığı, Beijing Nakışı, saray halısı, kesme kağıt, enfiye şişe ve porselen gibi geleneksel eşyaları görmek mümkün. Ancak müze ziyareti için önceden rezervasyon yaptırmak lazım. Başkent Beijing’de bulunan Çin Seddi’nin Badaling Bölümü bugünden itibaren her akşam saat 6 ile 9 arasında ziyarete açılacak. Seddin bu bölümü binden fazla fenerle süslendi. Ejderha dansı ve aslan dansı gibi yöreye özgü programlar ve maddi olmayan kültür miraslarının tanıtım programları sahnelenecek. Güney Çin’deki Guangxi Zhuang Özerk Bölgesi’nin başkenti Nanning’de Zhuang etnik grubunun geleneksel desenlerini modern tasarımla harmanlayan Zhuang Brokarı ürünleri, özellikle at figürlü ürünler, bayram tüketiminde moda oldu. Zhuang Brokarı eskiden sadece müzede sergileniyordu. Serbest ticaret limanına evsahipliği yapan Hainan eyalet yönetimi, 35 gösteri organize etti. Hainan sadece yerel operaları sahnelemekle kalmayıp, ada dışından 7 eyaletten seçkin sanat topluluğundan sanatçıları davet edip, ada sakinlerine adadan çıkmadan ulusal kültürle tanışma fırsatı sunuyor. Tüm gösteriler ücretsiz. Tropikal iklime sahip Hainan, mavi göğü, denizi ve temiz plajlarıyla her Bahar Bayramı’nda sayısız turisti kendine çekiyor. Turistler ve yerel halk için 165 kültürel ve turistik program hazırlandı. Geleneksel bayram kutlamalarından spor yarışmalarına ve etkileşim programına kadar, turistlerin ve yerel halkın talepleri karşılanmaya çalışılıyor. Bahar Bayramı’ndaki insan hareketliliği Bugün, bayramın ilk günü. Çok fazla insan hareketliliği olmadı. Geleneklere göre, insanlar en geç bayram arifesinde ailelerine kavuşur, bayramın ilk gününde ise evde kalır, anne ve babalarının bayramını kutlar. Trafik hareketliliği normalde bayramdan 2 hafta önce başlar, bayram süresince pek fazla trafik yoğunluğu olmaz. Bayramın son iki gününde memleketlerine dönen vatandaşlar sebebiyle yollar tekrar hareketlenir. 1985 yılında Shanghai’dan başkent Beijing’e trenle 23 saatte ancak ulaşılırdı, bugün yüksek hızlı trenle bu mesafe sadece dört buçuk saatte katediliyor. Ancak Çin nüfusu kalabalık olduğu için bayram öncesinde tren bileti bulmak bazen zor oluyor. Bu problemin çözümü konusunda kentlerde çalışan köylüler için destekleyici politikalar çıkarıldı. Örneğin, en çok köylü işçilerin çalıştığı Guangdong eyaletinde 30 özel tren seferi organize edildi. 536 Guizhoulu köylü 5 Şubat’ta özel tren seferiyle memleketlerine döndü, hem de ücretsiz. Şimdi bu köylü işçiler kendi köylerinde aileleriyle birlikte bayramı kutluyorlar. 15 Şubat’ta başlayan bayram tatili 23 Şubat’a kadar toplam 9 gün sürecek. Hükümet kurumları ve şirketlerde çalışanlar 24 Şubat’ta mesaiye başlarlar veya izin alırlarsa tatillerini uzatıp biraz daha geç iş başı yapma imkanı bulurlar. Köylü işçiler ise genellikle bayramdan 15 gün sonra, yani bayramın son günü sayılan Yuanxiao Bayramı’nda tekrar kentlerdeki işlere döner. Bu yıl 2 Şubat’ta başlayan ve toplam 40 gün sürecek olan Bayram Trafiği’nde Çin vatandaşlarının toplam seyahat sayısı 9,5 milyara ulaşması ve tarihi rekoru kırması bekleniyor. Bu, büyük bir insan hareketliliğidir. Çin halkının giderek daha zenginleşmesiyle birlikte kendi araçlarıyla seyahat etmesi, en popüler yöntem olmaya devam ediyor. Bu arada tren ve uçak yolculuğunu tercih eden vatandaşların sayılarının sırasıyla 540 milyon ve 95 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Bahar Bayramı sadece Çinliler tarafından kutlanan bir bayram değil. Dünya genelinde giderek daha çok insan bayram kutlamalarına katılarak Çinlilerin bayram neşesini paylaşıyor. Sizler Türkiye’de her hangi bir Bahar Bayram’ı kutlamasına katıldınız mı? Cevabınız “evet” ise, nasıl buldunuz?

Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi'nde yarıyıl tatiline özel program Haber

Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi'nde yarıyıl tatiline özel program

Bugüne kadar 2 milyona yakın ziyaretçiyi ağırlayan Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi, sömestr dönemi ile birlikte çocukların öğrenme motivasyonunu artıracak, ailelerin ise kültür ve doğa içinde keyifli vakit geçirecekleri pek çok deneyim sunuyor. Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi, “Şimdi Eğlenirken Öğrenme Zamanı” mottosuyla 24-25 Ocak tarihlerinde Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi’nin büyüleyici atmosferinde bilimden sanata, felsefeden hikayelere kadar her yaşa hitap eden atölyeler düzenliyor. Farklı yaş gruplarındaki çocuklar hem de yetişkinler için hazırlanan program kapsamında, 7-12 yaş grubu için “Yarın Kralı ile Güzel Konuşma Yolculuğu”, 7-10 yaş grubu için “Çocuklarla Felsefe Yapıyoruz”, 6-12 yaş grubu için “Kendi Çizgi Filmini Yap”, +7 yaş için “Hikaye Geceleri”, 6-11 yaş grubu için “Müzede Kurabiye mi? Bilimsel ve Masalsı”, 7-9 yaş grubu için “3 Boyutlu Laurel Burch İlhamlı Kedi Yapımı Atölyesi”nin yanı sıra tüm ailelere yönelik “Kokular ve Hikayeler Terapötik Atölye” ve “Çılgın Aile Orkestrası” etkinlikleri ziyaretçilere farklı bir deneyim yaşatacak. Ziyaretçiler, Fayton Kafe’de bir mola verebiliyor ya da müze bahçesindeki 382 yıllık çınar ağacı, 200 yıllık kara dut ağacı ve yüzlerce bitki türünü yakından görme fırsatını yakalayabiliyor. Pazartesi günleri hariç haftanın altı günü ücretsiz olarak ziyaret edilebilen müzenin, cep telefonlarına indirilebilen “Tofaş Müzesi” mobil uygulaması sayesinde de hem yetişkinler hem de çocuklar, sesli rehber eşliğinde müzeyi daha da etkili ve teknolojik bir şekilde deneyimliyor

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.