SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kriz

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Kriz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kriz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kosova Meclisi’nde Şok Anlar! Başbakan Kurti’ye Yumurtalı Protesto Haber

Kosova Meclisi’nde Şok Anlar! Başbakan Kurti’ye Yumurtalı Protesto

Kosova Meclisi’nde yeni Meclis Başkanı seçimi için düzenlenen oturum, muhalefet milletvekilinin Başbakan Albin Kurti’yi yumurta atarak protesto etmesiyle yarıda kaldı. Yaşanan gerginliğin ardından oturum ertelendi. Kosova’da siyasi kriz Meclis çatısı altında da etkisini göstermeye devam ediyor. 7 Haziran’da gerçekleştirilen erken genel seçimlerin sonuçlarının kesinleşmesinin ardından yeni Meclis Başkanı ve yardımcılarının belirlenmesi amacıyla Genel Kurul toplandı. Oturumda Başbakan ve Kendin Karar Al (Vetevendosje) Hareketi Genel Başkanı Albin Kurti’nin yaptığı konuşma sırasında tansiyon yükseldi. Muhalefetten Kurti’ye sert tepki Seçimlerden birinci parti olarak çıkan Vetevendosje’nin lideri Kurti, Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmada hükümet kurumlarının oluşturulması için diğer siyasi partilerle görüşmelerin sürdüğünü söyledi. Kurti’nin yeni Meclis Başkanı adayını sunmaması ve siyasi partilerle görüşmeler için daha fazla süre istemesi muhalefetin tepkisini çekti. Muhalefet partileri, Kurti’nin tutumunun anayasal sürece aykırı olduğunu savunarak hükümeti eleştirdi. Milletvekili yumurtaları Kurti’ye fırlattı Gerilimin yükseldiği sırada Kosova’nın Geleceği İçin İttifak (AAK) Milletvekili Time Kadrijaj, kürsüye gelerek çantasından çıkardığı yumurtaları Başbakan Albin Kurti’ye doğru fırlattı. Yumurtalı protestonun ardından Meclis salonunda milletvekilleri arasında kısa süreli arbede ve gerginlik yaşandı. Yaşanan olay nedeniyle yeni Meclis Başkanı seçiminin yapılması amacıyla gerçekleştirilen oturuma ara verildi ve toplantı ertelendi. Kurti: Bedel ödemeye hazırım Başbakan Albin Kurti, kendisine yönelik yumurtalı protestonun ardından yaptığı değerlendirmede, diğer siyasi partilerle görüşebilmek için bunun ödenmesi gereken bir bedel olması halinde söz konusu bedeli ödemeye hazır olduğunu ifade etti. Kosova’da yeni hükümetin ve Meclis yönetiminin oluşturulmasına ilişkin siyasi belirsizlik sürerken, partiler arasındaki görüşmelerin önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor. Kosova 18 ayda üçüncü kez sandığa gitti Ülkedeki siyasi kriz son dönemde art arda seçimlerin yapılmasına neden oldu. Kosova’da 9 Şubat 2025’te genel seçim gerçekleştirildi. Ardından siyasi gelişmeler nedeniyle 28 Aralık 2025’te erken genel seçime gidildi. Albin Kurti liderliğindeki hükümet, 11 Şubat’ta Meclis’ten güvenoyu aldı. Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani’nin görev süresinin sona ermesinin ardından yaşanan siyasi süreçte de yeni cumhurbaşkanının belirlenmesi konusunda sorunlar ortaya çıktı. Kosova Meclisi, anayasal süre içerisinde yeni cumhurbaşkanını seçememesi üzerine 29 Nisan’da feshedildi. Bunun ardından ülkede 7 Haziran’da yeniden erken genel seçim yapıldı. Ancak seçimlerin ardından oluşan yeni Meclis’te de yönetimin belirlenmesi konusunda henüz uzlaşma sağlanamadı. Kosova Meclisi’nin yeni cumhurbaşkanını belirleyememesi halinde ülkede yeniden erken genel seçime gidilmesi ihtimali bulunuyor.

UEFA ile FIFA Arasında Tarihi Kriz: Dünya Kupası'nın Ticari Hakları İçin Boykot Tehdidi Haber

UEFA ile FIFA Arasında Tarihi Kriz: Dünya Kupası'nın Ticari Hakları İçin Boykot Tehdidi

Dünya Futbolunda Dengeleri Sarsan Karar FIFA ile UEFA arasındaki ilişkilerde son yılların en ciddi krizlerinden biri yaşanıyor. Avrupa futbolunun yönetim organı UEFA ve kendisine bağlı 55 ulusal futbol federasyonu, FIFA'nın büyük turnuvaların ticari yapısını değiştirmeye yönelik planına karşı ortak tavır aldı. UEFA tarafından yapılan açıklamada, FIFA'nın Dünya Kupası ve Kulüpler Dünya Kupası gibi küresel organizasyonların ticari haklarını özel yatırımcılara açma girişiminin kabul edilemez olduğu belirtildi. Avrupa futbolunun temsilcileri, Dünya Kupası'nın yalnızca ekonomik bir değer olmadığını, futbol tarihinin ve kültürünün en önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Açıklamada, "Dünya Kupası satılık değildir" ifadelerine yer verilerek, organizasyonun nesiller boyunca futbolcular, milli takımlar ve taraftarlar tarafından oluşturulan ortak bir miras olduğu belirtildi. UEFA'dan FIFA'ya Sert Eleştiri UEFA, söz konusu planın futbolun temel değerleriyle bağdaşmadığını savundu. Açıklamada, FIFA'nın karar alma sürecinde ulusal federasyonlar, oyuncular, kulüpler ve diğer futbol paydaşlarıyla yeterli görüş alışverişi yapmadığı ileri sürüldü. Avrupa futbol yönetimi, teklifin yalnızca bir ticari düzenleme olmadığını, aynı zamanda FIFA'nın yönetim anlayışında köklü bir değişim anlamına geldiğini ifade etti. UEFA açıklamasında, "Bu yalnızca ciddi bir liderlik başarısızlığı değil, FIFA'nın dünya futbolunun koruyucusu olma görevinden uzaklaşmasıdır" değerlendirmesi yapıldı. Bu ifadeler, UEFA'nın konuyu yalnızca ekonomik bir anlaşmazlık olarak değil, futbolun gelecekteki yönetim modeliyle ilgili stratejik bir mücadele olarak gördüğünü ortaya koydu. "Futbol Yatırımcıların Çıkarına Göre Yönetilemez" UEFA'nın en önemli itiraz noktalarından biri, özel yatırımcıların FIFA organizasyonlarında söz sahibi olması halinde futbol kararlarının ticari hedeflere göre şekillenebileceği endişesi oldu. UEFA, uluslararası futbol takvimi, turnuva formatları ve organizasyon kararlarının finansal beklentilere göre belirlenmesinin sporun ruhuna zarar vereceğini savundu. Açıklamada, futbolun yalnızca ekonomik kazanç sağlayan bir sektör olmadığı, milyonlarca insanın bağlı olduğu küresel bir spor kültürü olduğu vurgulandı. UEFA'ya göre özel yatırımcıların sisteme dahil olması halinde, daha fazla gelir getiren pazarlar öncelik kazanabilir ve futbolun sportif dengesi zarar görebilir. FIFA Organizasyonlarına Katılım Tehdidi UEFA'nın açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm ise FIFA turnuvalarına yönelik boykot tehdidi oldu. Avrupa futbol yönetimi, FIFA'nın planı tamamen geri çekmemesi ve bağlayıcı güvence vermemesi halinde UEFA üyesi hiçbir milli takımın FIFA organizasyonlarında yer almayacağını duyurdu. Bu kararın uygulanması halinde dünya futbolunda tarihi bir kriz yaşanabilir. Çünkü Avrupa milli takımları, Dünya Kupası başta olmak üzere FIFA'nın düzenlediği organizasyonlarda sportif ve ekonomik açıdan en önemli aktörler arasında bulunuyor. Fransa, Almanya, İspanya, İngiltere, İtalya ve Portekiz gibi futbol ekonomisinin güçlü ülkelerinin herhangi bir FIFA turnuvasından çekilmesi, organizasyonların marka değerini ciddi şekilde etkileyebilir. Infantino'nun Planı Ne İçeriyor? UEFA'nın sert tepkisinin merkezinde FIFA Başkanı Gianni Infantino'nun ticari yapı değişikliği planı bulunuyor. İddialara göre Infantino, Dünya Kupası ve Kulüpler Dünya Kupası'nın ticari haklarını yönetecek yeni bir şirket oluşturmayı planlıyor. Bu şirket aracılığıyla FIFA organizasyonlarının gelir modelinin yeniden yapılandırılması hedefleniyor. Taslak plana göre FIFA'ya bağlı 211 ulusal federasyona yeni şirkette belirli oranda hisse verilmesi öngörülüyor. Federasyonların bu hisseleri ellerinde tutabileceği veya ekonomik gelir elde etmek amacıyla satabileceği belirtiliyor. Planın savunucuları bunun futbolun finansal kaynaklarını artırabileceğini ve daha fazla ülke federasyonuna ekonomik katkı sağlayabileceğini öne sürerken, eleştirenler ise futbolun temel kararlarının ticari aktörlerin etkisine girebileceğini savunuyor. Infantino İçin Yeni Tartışma Başlığı Planla ilgili uluslararası basında yer alan bazı iddialar ise tartışmaları daha da büyüttü. Buna göre Infantino'nun FIFA başkanlığı sonrasında kurulması planlanan yeni yapıda "komiser" benzeri bir görev üstlenmeye hazırlandığı öne sürülüyor. FIFA cephesinden bu iddialarla ilgili resmi bir açıklama yapılmazken, UEFA'nın tepkisi futbol yönetimindeki güç mücadelesinin daha uzun süre devam edeceğine işaret ediyor. Futbolun Geleceği İçin Kritik Dönem UEFA ile FIFA arasındaki kriz, aslında modern futbolun en temel tartışmalarından birini yeniden gündeme getirdi: Futbol bir spor organizasyonu olarak mı kalmalı, yoksa küresel bir yatırım alanına mı dönüşmeli? Son yıllarda Süper Lig projeleri, Kulüpler Dünya Kupası'nın genişletilmesi ve yayın gelirlerinin yeniden dağıtılması gibi konular nedeniyle futbol yönetiminde ekonomik faktörlerin ağırlığı giderek arttı. Ancak UEFA'nın son açıklaması, Avrupa futbolunun bu dönüşüm karşısında ciddi bir sınır çizdiğini gösteriyor. Önümüzdeki süreçte FIFA'nın geri adım atıp atmayacağı, UEFA'nın boykot tehdidini uygulayıp uygulamayacağı ve taraflar arasında yeni bir uzlaşma zemini bulunup bulunamayacağı dünya futbolunun en önemli gündem maddelerinden biri olacak.

Trump : İran ile ateşkes son derece zayıf Haber

Trump : İran ile ateşkes son derece zayıf

ABD ile İran arasında geçici ateşkes kırılgan biçimde sürerken, taraflar arasında kalıcı anlaşmaya yönelik müzakerelerde tansiyon yeniden yükseldi. Trump: İran’ın teklifini okumaya bile değmez buldum Donald Trump, İranlı yetkililerin sunduğu son teklifin yetersiz olduğunu savunarak sert açıklamalarda bulundu. İran’daki sertlik yanlısı çevrelerin geri adım atacağını öne süren Trump, “İran bize aptalca bir teklif sundu. Gönderilen boş teklifin tamamını okumadım bile. Sıkılacağımı ya da yorulacağımı sanıyorlar. Topyekün zafere ulaşacağız” dedi. Trump, Washington yönetiminin İran politikasının net olduğunu belirterek, “İran nükleer silaha sahip olamaz, olmayacak da” ifadelerini kullandı. “İranlı müzakereciler nükleer tozu çıkarmamızı istedi” Trump, İran’daki nükleer tesislerin durumuna ilişkin de dikkat çekici iddialarda bulundu. “İran’daki planımız basit” diyen Trump, İranlı müzakerecilerin imha edilen tesislerdeki “nükleer tozun” çıkarılması konusunda ABD’den yardım istediğini ileri sürdü. Trump, “İranlı yetkililer, enkaz altındaki nükleer materyalin çıkarılması için gerekli teknolojiye sahip olmadıklarını söyledi. Bunun ancak ABD ya da Çin tarafından yapılabileceğini ifade ettiler” dedi. Hürmüz için “Özgürlük Projesi” yeniden gündemde ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı’nda daha önce başlatılan “Özgürlük Projesi”nin yeniden devreye alınabileceğinin sinyalini verdi. Trump, “Hürmüz’de özgürlük projesini yeniden başlatmayı düşünüyoruz. Bu daha büyük bir askeri operasyonun parçası olacak” diye konuştu. Trump daha önce yaptığı açıklamada, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişini güvence altına almak amacıyla yürütülen operasyonun devam etmesine “şimdilik gerek olmadığını” söylemişti. Ancak işlerin kötüleşmesi halinde yeniden aynı yönteme başvurabileceklerini belirterek, “O zaman Özgürlük Projesi ve ilave başka şeyler olur” demişti. Ateşkes görüşmelerinde kriz derinleşiyor İran, ABD’nin sunduğu 14 maddelik ateşkes planını “teslimiyet belgesi” olarak nitelendirirken, Washington’a kendi şartlarını içeren bir karşı teklif sundu. Tahran yönetiminin talepleri arasında Hürmüz Boğazı’ndaki Amerikan ablukasının kaldırılması, savaşın tüm cephelerde sona ermesi, karşılıklı saldırmazlık garantisi verilmesi ve İran petrolüne yönelik yaptırımların 30 gün içinde kaldırılması yer alıyor. İran’ın teklifinde nükleer silah konusuna doğrudan değinilmemesi ise dikkat çekti. Trump ise İran’ın şartlarını reddederek, “Okudum, beğenmedim. Tamamen kabul edilemez” açıklamasında bulundu. Trump’ın sözlerinin ardından İran’a yakınlığıyla bilinen Tasnim Haber Ajansı’ndan yapılan açıklamada, “Trump’ın İran’ın yanıtı karşısındaki tepkisinin hiçbir önemi yok. Eğer Trump memnun değilse bu İran için daha iyidir” ifadeleri kullanıldı. ABD’nin taslağında hangi başlıklar vardı? ABD’nin yaklaşık bir hafta önce İran’a sunduğu taslakta ise İran’ın nükleer faaliyetlerinin sınırlandırılması, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin azaltılması, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının başka bir ülkeye taşınması gibi başlıkların yer aldığı belirtiliyor. Ancak tarafların temel konularda henüz uzlaşma sağlayamadığı ifade ediliyor. “Özgürlük Projesi” nedir? Trump, 4 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan ve Ortadoğu’daki krizle doğrudan bağlantısı bulunmayan “tarafsız ülkelere ait” gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla “Özgürlük Projesi” adlı girişimi başlattıklarını duyurmuştu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Beyaz Saray’daki açıklamasında, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ardından Körfez’de bulunan 87 farklı ülkeden yaklaşık 23 bin sivilin tahliyesi için operasyon başlatıldığını savunmuştu. Trump, 6 Mayıs’ta yaptığı açıklamada ise operasyonun geçici olarak durdurulduğunu duyurmuştu.

CHP Bursa'dan 'asgari' tepki! Yere batsın böyle düzen! Haber

CHP Bursa'dan 'asgari' tepki! Yere batsın böyle düzen!

CHP Bursa İl Başkanlığı, Kent Meydanı'nda düzenlediği basın açıklamasıyla asgari ücretle ilgili hükümete tepki gösterdi. İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, düşük ücretlerin halkı açlığa mahkûm ettiğini söyleyerek, hükümeti eleştirdi. Adalet ve eşitlik çağrısı yapan Başkan Yeşiltaş, "Yere batsın böyle düzen" dedi. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - CHP Bursa İl Başkanlığı tarafından Kent Meydanı'nda ‘Asgari Ücret Tepkisi’ konulu basın açıklaması düzenlendi. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 24 Aralık’ta sadece asgari ücretin açıklanışını değil, iktidarın, bu ülkenin insanı için artık zerre kadar insafının kalmadığını izlediklerini belirterek, "İşçinin masada olmadığı göstermelik bir pazarlıkla, milyonlarca işçiyi, milyonlarca emekçiyi ve milyonlarca aileyi açlığa mahkum ettiler. Kimsenin güvenmediği TÜİK bile, yüzde 31 enflasyon gösterirken, bu oranın altında zam yapıp, hiç utanmadan, hiç sıkılmadan “emekçiyi enflasyona ezdirmedik” dediler. Açlık sınırının 30 bin lirayı geçtiği bir ülkede, Bu halka, 28 Bin lira parayı, Bu onurlu halka, açlığı reva gördüler. Yere batsın böyle düzen" diye konuştu. “Bu hükümet asgari ücretin bir yoksullukla mücadele aracı olduğunu hatırlasın" diyen Başkan Yeşiltaş, şunları kaydetti: "Normal bir düzende, halkın emeğini kimse sömürmesin diye hükümet piyasayamüdahale eder, asgari bir ücret belirler ve halkının yanında olur! Asgari ücretin anlamı budur. Ama bu ülkede halkın emeği, zengin daha zenginleşsin diye bizzat hükümet eliyle sömürülüyor. Bu ülkede, Kriz varsa yükü işçi çekiyor, büyüme varsa payı zengin alıyor. Vergiyi yoksul ödüyor, yoksulun vergisi zengine gidiyor. Bir avuç sermaye sahibi ve saray etrafında öbeklenen bir avuç azınlık, şatafat içinde yaşasın diye, milyonlarca insan açlığa mahkum ediliyor. Bu hükümetin halkla olan bağı tamamen kopmuştur. Halka bağı kalsa bütçe görüşmelerinde sırasında “Asgari ücretli sayısı abartılıyor” demezlerdi Gerçek şudur: Bu ülkede çalışanların yarısı asgari ücretle çalışıyor. Diğerleri de onun biraz üzerinde maaş alıyor. Asgari ücretin iki katından daha yüksek bir maaşla çalışanların oranı sadece yüzde 12. Bu ülkedeki maaşların tamamı neredeyse asgari ücrete göre hesaplanıyor" Bir yıl boyunca geçerli olacak bu ücretin maalesef durdurulamayan enflasyon karşısında hızla eriyeceğini ifade eden Başkan Yeşiltaş, "Halkımız her ay daha büyük bir karanlığa sürüklenecek. İnanın bu ülkenin insanları, bu ülkenin emekçi halkı bu karanlığı haketmiyor. Bir kez daha açıkça görülmüştür ki, ülkedeki adalet krizi her geçen gün daha da büyümektedir. Eksik olan adalettir. Sorun bu adaletiz düzenin sahipleridir. Bugün ülkenin her yanından adalet çığlıkları yükseliyor. Sadece mahkeme salonlarında değil. Evde, fabrikada, tarlada, okulda. Bütün ülke, adil bir yaşamın özlemini çekiyor, adil bir düzen istiyor. Kardeşlerim, bu düzeni yaratanlar değişmeden, tek bir emekçi, tek bir yurttaş nefes alamayacak. Yemin olsun bu düzeni de, Bu düzenin işbirlikçilerini de , ilk seçimde gönderip, Büyük usta Nazım’ın düşlediği “Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan” bir ülkeyi, Ekmek, gül ve hürriyet günlerini hep birlikte kuracağız. Yemin olsun başaracağız. Mutlaka kazanacağız. Aydınlık yarınlarımıza selam olsun. Sağ olun! Var olun.” diye konuştu.

Üretim 11 aydır düşüyor... Vatandaş yumurtaya ulaşamıyor! Haber

Üretim 11 aydır düşüyor... Vatandaş yumurtaya ulaşamıyor!

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye’de yumurta üretiminin son 11 aydır aralıksız gerilediğini belirterek fiyat artışlarının vatandaşın en temel gıdaya erişimini zorlaştırdığını söyledi. CHP Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye’de yumurta üretiminde tarihi bir kriz yaşandığını açıkladı. Ün, hem arz daralması hem de fiyatlardaki hızlı yükseliş nedeniyle sektörün ciddi bir darboğazdan geçtiğini söyledi. “YUMURTA ÜRETİMİ 11 AYDIR DURMADAN DÜŞÜYOR” Ün, kuş gribi salgınları ve sektörün kronik sorunlarının üretimi ciddi şekilde gerilettiğini belirterek, “Geçen yıl sonbaharda yaşanan kuş gribi sonrası yumurta tavuğu sayısı 114 milyondan 109 milyona düştü. 2018’de 124 milyon olan varlığımız sürekli azalıyor. Buna rağmen ABD’ye yumurta ihracatına izin verilmesi iç piyasadaki arz daralmasını büyüttü. İhracat yasağı geç de olsa geldi ama üretim kaybı 11 aydır sürüyor.” dedi. Türkiye’nin aylık yumurta üretiminin yaklaşık 1,7 milyar adet olduğunu hatırlatan Ün, son 11 ayda yaşanan toplam kaybın da yine 1,7 milyar adede denk geldiğini belirtti. Ün, “Bu kayıp, yaklaşık 6 milyon ilkokul öğrencisinin bir eğitim yılı boyunca her sabah bir yumurta tüketememesi demektir” dedi. Üretimdeki düşüşün fiyatlara ağır şekilde yansıdığını söyleyen Ediz Ün, "Ekim ayında yumurta fiyatları aylık yüzde 6,5; yıllık yüzde 53 arttı. Bir koli yumurta 180–240 lira arasında satılıyor. Üç kişilik bir ailenin yalnızca yumurtaya ayırması gereken bütçe aylık 540–720 lira. Asgari ücretli, emekli, dar gelirli bunu nasıl karşılayacak?” diye sordu. Üretici ve tüketicinin aynı anda zorlandığını vurgulayan Ün, kış aylarının maliyet artışlarını daha da hızlandıracağına dikkat çekerek, "Bu tablo, 23 yıldır yanlış politikalarla hayvancılığı çökerten AKP iktidarının eseridir. Plansızlık ve öngörüsüzlük yüzünden Türkiye temel gıdaya bile ulaşamaz hâle geldi. Krizin aşılması ancak üretimi güçlendiren ve maliyetleri düşüren kapsamlı bir reformla mümkün olacak. Bilime dayalı, üreticiyi destekleyen, yapısal reformu esas alan bir tarım politikasıyla hem üretimi artırabilir hem tüketiciyi koruyabiliriz. Türkiye’nin yeniden güçlü, sürdürülebilir bir tarım politikasına ihtiyacı var" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.