SON DAKİKA
Hava Durumu

#Körfez

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Körfez haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Körfez haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gölcük Tersanesi Komutanlığında 20-23 Ağustos’ta gerçekleştirilecek TEKNOFEST Mavi Vatan’a Ulaşım İçin Tüm Alternatifler Hazırlandı Haber

Gölcük Tersanesi Komutanlığında 20-23 Ağustos’ta gerçekleştirilecek TEKNOFEST Mavi Vatan’a Ulaşım İçin Tüm Alternatifler Hazırlandı

Gölcük Tersanesi Komutanlığında 20-23 Ağustos’ta gerçekleştirilecek TEKNOFEST Mavi Vatan’a ziyaretçiler kara ve deniz yoluyla ulaşabilecek. Özel araçla gelecekler için belirlenen otoparklardan ücretsiz ring seferleri düzenlenirken, deniz ulaşımında ücretsiz gemi seferleri 30 dakika aralıklarla gerçekleştirilecek. 20-23 Ağustos 2026 tarihlerinde Gölcük Tersanesi Komutanlığında düzenlenecek TEKNOFEST Mavi Vatan için ziyaretçilerin festival alanına güvenli, konforlu ve kolay şekilde ulaşabilmesi amacıyla kapsamlı ulaşım planlaması yapıldı. Festival alanının fiziki şartları ve etkinlik süresince oluşması beklenen ziyaretçi yoğunluğu dikkate alınarak hazırlanan ulaşım planında ücretsiz deniz ulaşımı, ring otobüsleri ve belirlenen otopark alanları ön plana çıkarıldı. Festival Heyecanı Denizde Başlayacak TEKNOFEST Mavi Vatan’a ulaşımın en dikkat çekici alternatiflerinden biri deniz yolu olacak. Ziyaretçiler, belirlenen iskelelerden (İzmit İskelesi - Kavaklı/Gölcük İskelesi arası, Tütünçiftlik İskelesi - Değirmendere İskelesi arası ve Derince İskelesi - Kavaklı İskelesi arası) ücretsiz gemi seferlerini kullanarak Körfez üzerinden Gölcük’e ulaşabilecek. İzmit-Gölcük arasında karşılıklı gerçekleştirilecek ücretsiz gemi seferleri festival boyunca 30 dakika aralıklarla yapılacak. İzmit’ten Gölcük’e ilk sefer 08.15’te başlarken, Gölcük’ten İzmit’e dönüş seferleri 10.00’dan itibaren başlayacak. Yaklaşık 30 dakika sürecek deniz yolculuğu, ziyaretçilere festival alanına ulaşmadan önce Körfez’in manzarası ve deniz havası eşliğinde keyifli bir yolculuk imkanı sunacak. Deniz ulaşımında bir diğer alternatif ise Tütünçiftlik-Derince-Gölcük hattı olacak. Karşılıklı seferlerle hizmet verecek hat sayesinde ziyaretçiler Tütünçiftlik ve Derince’den Gölcük’e deniz yoluyla ulaşabilecek. Böylece TEKNOFEST Mavi Vatan’da festival heyecanı Gölcük’e doğru yapılan yolculukta başlayacak. Özel Araçlara 10 Farklı Otopark Noktası Özel araçlarıyla festivale gelecek ziyaretçiler için de farklı bölgelerde otopark alanları belirlendi. Ziyaretçiler araçlarını; Gölcük Eski Sanayi Necati Çelik Devlet Hastanesi Yüzbaşılar Sahil Roma Mezarı/Konca Karavan OtoparkYeniköy TIR ParkıTütünçiftlik Otoban ÜstüTütünçiftlik Sahilİzmit NCity Yeniköy 2. Otopark noktalarına bırakabilecek. Belirlenen otoparklardan festival alanına ücretsiz ring otobüsleriyle ulaşım sağlanacak. Uygulamayla festival alanı çevresindeki araç yoğunluğunun azaltılması, ziyaretçilerin araçlarını belirlenen noktalara bırakarak etkinlik alanına daha rahat ulaşması ve ulaşımın daha düzenli şekilde gerçekleştirilmesi amaçlanıyor. Ücretsiz Ring Otobüsleriyle Festival Alanına Festival süresince belirlenen noktalardan Gölcük Tersanesi Komutanlığı’na ücretsiz ring otobüsü seferleri düzenlenecek. Ring hizmetinden yararlanılabilecek başlıca noktalar arasında Gölcük Eski Sanayi, Yeniköy TIR Parkı, Yeniköy 2. Otopark, Karavan Otopark, Roma Mezarı ve Tütünçiftlik Otoban Üstü bulunuyor. Özellikle özel araçlarıyla gelecek ziyaretçilerin belirlenen otopark alanlarını kullanarak ücretsiz ring otobüslerinden yararlanmaları, ulaşımın daha konforlu ve düzenli gerçekleşmesine katkı sağlayacak. “Mavi Vatan”a Giden Yol da Festivalin Parçası Olacak TEKNOFEST Mavi Vatan ulaşım planlaması ile ziyaretçilerin festival alanına güvenli, konforlu ve sürdürülebilir şekilde ulaşması amaçlanıyor. Toplu ulaşım, ücretsiz ring otobüsleri ve deniz ulaşımının tercih edilmesiyle hem ziyaretçilerin ulaşım deneyiminin kolaylaştırılması hem de festival alanı çevresindeki trafik yoğunluğunun azaltılması hedefleniyor. Ziyaretçiler ulaşımla ilgili tüm bilgilere www.teknofest.org web sitesinden, TEKNOFEST sosyal medya ve NSosyal hesabından ulaşabiliyor. Teknoloji, savunma sanayisi ve denizcilik alanlarının aynı atmosferde buluşacağı TEKNOFEST Mavi Vatan’da ziyaretçiler, festival alanına ulaşırken de farklı bir deneyim yaşayacak. Körfez’in maviliği, deniz havası, ücretsiz gemi yolculuğu ve festival coşkusu bir araya gelerek TEKNOFEST Mavi Vatan heyecanını daha yola çıkıldığı andan itibaren başlatacak. 20-23 Ağustos’ta Gölcük’te Buluşma Dünyanın en büyük Denizcilik, Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST Mavi Vatan, 20-23 Ağustos tarihleri arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda teknoloji ve deniz tutkunlarını bir araya getirecek. Ziyaretçilerin festival alanına ulaşımda mümkün olduğunca toplu ulaşım, ücretsiz ring otobüsleri ve deniz ulaşımını tercih etmeleri önerilirken, özel araçla gelecek ziyaretçilerin ise belirlenen otopark alanlarını kullanmaları bekleniyor. Mavi Vatan’ın kalbinde teknolojiyle buluşmak, deniz havasını solumak ve TEKNOFEST heyecanını yaşamak isteyen ziyaretçiler için geri sayım başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmelidir” Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmelidir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Londra merkezli Şarku'l Avsat gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ghassan Charbel’e verdiği mülakat İngilizce ve Arapça olarak yayımlandı. Mülakatta Türkiye’nin bölgesel güvenlik ve istikrara ilişkin yaklaşımı öne çıkarken, Erdoğan’ın özellikle Mekke Ortak Savunma Anlaşması üzerinden bölge ülkelerinin kendi güvenlik mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğine yönelik mesajları dikkat çekti. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vurguladığı “Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmelidir” anlayışının, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında atılan adımın temel yaklaşımını oluşturduğu belirtildi. “BİRİMİZİN GÜVENLİĞİ HEPİMİZİN GÜVENLİĞİDİR” Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın herhangi bir ülkeyi hedef alan bir bloklaşma olmadığı, aksine barış, istikrar, dayanışma ve kolektif caydırıcılığı esas alan stratejik bir iradeyi temsil ettiği ifade edildi. Türkiye’nin bölgesel vizyonunda dışarıdan dayatılan çözümler yerine bölgesel sahiplenmenin, gerilim yerine diplomasinin, çatışma yerine diyaloğun ve ayrışma yerine iş birliğinin öne çıktığı vurgulandı. Körfez’den Hürmüz’e, Lübnan’dan Suriye’ye uzanan geniş coğrafyada Türkiye’nin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıyı esas alan bir bölgesel düzeni savunduğu belirtildi. Açıklamada, güvenlik, kalkınma ve refahın birlikte güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilirken, Türkiye’nin bölgesinde edilgen bir aktör olmadığı, barışın tesisi için inisiyatif alan ve sorumluluk üstlenen bir ülke olduğu ifade edildi. Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonun, Orta Doğu’nun geleceğinin çatışma ve istikrarsızlık yerine barış, kardeşlik, egemenlik ve ortak gelecek iradesiyle şekillenmesi çağrısı taşıdığı belirtilerek, Türkiye’nin bölgesel ve küresel barış için yapıcı diplomasi yürütmeyi sürdüreceği kaydedildi.

Muhsin Rizai: ABD ve İsrail’in bölge planlarını hayata geçiremeyeceğini kanıtladık Haber

Muhsin Rizai: ABD ve İsrail’in bölge planlarını hayata geçiremeyeceğini kanıtladık

İran’ın nüfuzlu askeri ve siyasi figürlerinden biri olan eski Devrim Muhafızları Komutanı MuhsinRizai, bir mülakatta ABD ve İsrail’in Ortadoğu stratejilerini değerlendirdi. Rizai, Washington ve Tel Aviv’in bölgesel çıkarlarının birbiriyle paralel olduğunu belirterek, heriki yönetimin de bölgede yeni bir sistem dayatmak için İran’ı saf dışı bırakmayı zorunlugördüğünü iddia etti. "İran var oldukça haritayı değiştiremezler" İran'ın mevcut konumunu koruduğu müddetçe bölge haritasının değiştirilmesinin "imkansız"olduğunu savunan Rizai, "Onlar, bölgede yeni bir düzen kurabilmek için öncelikle İran'ı ortadankaldırmaları gerektiğine inanıyorlar. Gazze, Lübnan ve Suriye'ye yönelik saldırılar, asıl büyükhedefleri olan İran'ı ele geçirmek için sadece birer başlangıçtı" ifadelerini kullandı. "Trump petrolün, Netanyahu toprağın peşinde" ABD ve İsrail’in çıkarlarının "petrol ve toprak" ekseninde birleştiğini öne süren Muhsin Rizai, şuiddialarda bulundu: "İsrail; Suriye'nin güneyi, Lübnan'ın güneyi ile Ürdün ve Irak'ın bir bölümünü kapsayan dahafazla toprağı işgal etme peşinde. Donald Trump ise öncelikle İran, Körfez ve Kafkasya'dakipetrol ve gaz kaynaklarını kontrol etmek istiyor. Trump’ın bu yaklaşımı Venezuela stratejisinebenziyor; oraya da sadece petrol için odaklanmıştı." Bölgesel iş birliği çağrısı İran'ın bu planların uygulanmasına izin vermeyeceğini kanıtladığını belirten Rizai, bölgeülkelerine dış müdahalelerden bağımsız bir güvenlik iş birliği çağrısı yaptı. Rizai, "Bölge ülkeleri küresel barış ve güvenliği korumak için kendi aralarında bir birlikoluşturmalı. Ancak birlikte hareket ederek adil ve eşitlikçi bir barışı tesis edebiliriz" dedi.

ABD ve Çin'in İran konusunda anlaştıkları iddia edildi: 'Tahran nükleer silaha sahip olmayacak' Haber

ABD ve Çin'in İran konusunda anlaştıkları iddia edildi: 'Tahran nükleer silaha sahip olmayacak'

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD ve Çin’in İran’ın “asla nükleer silaha sahip olmaması” konusunda ortak tutum benimsediği belirtildi. Açıklamada ayrıca iki ülkenin Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması konusunda da mutabakata vardığı ifade edildi. Beyaz Saray, Çin lideri Şi Cinping’in boğazın askerileştirilmesine ve geçişlerden ücret alınmasına karşı çıktığını aktardı. Açıklamada, Çin’in enerji tedarikinde Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltmak amacıyla daha fazla Amerikan petrolü satın almaya ilgi gösterdiği kaydedildi. Gündemde İran ve enerji güvenliği vardı Uluslararası basında yer alan haberlere göre görüşmenin ana gündem maddeleri arasında İran’ın nükleer programı, Körfez’de yükselen askeri gerilim ve enerji arz güvenliği yer aldı. Reuters ve The Guardian’ın aktardığına göre Washington yönetimi, Pekin’den İran üzerindeki etkisini kullanmasını isterken, Çin tarafı ise bölgede geniş çaplı bir savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’na ilişkin mesajlar ise piyasalarda yakından takip edildi. Son haftalarda bölgede artan gerilim nedeniyle yükselen petrol fiyatlarının, diplomatik temasların ardından dengelenebileceği değerlendiriliyor. Ekonomik ilişkiler de masadaydı Trump’ın Pekin ziyareti, yalnızca İran ve Ortadoğu’daki gelişmeler açısından değil, ABD-Çin ilişkilerinin geleceği bakımından da kritik temaslardan biri olarak değerlendirildi. Görüşmelerde ticaret, teknoloji, enerji ve üretim alanlarında iş birliği ihtimallerinin ele alındığı belirtildi. Diplomatik kaynaklara göre Washington yönetimi Çin ile ekonomik gerilimi kontrollü biçimde azaltmayı hedeflerken, Pekin yönetimi de yeni yaptırım risklerini önlemek için daha esnek bir yaklaşım sergiliyor. Putin’in Çin ziyareti hazırlığı Öte yandan Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Çin’e gerçekleştireceği resmi ziyaretin hazırlıklarının büyük ölçüde tamamlandığını açıkladı. Peskov, ziyaret tarihinin ilerleyen günlerde duyurulacağını belirterek Moskova ile Pekin arasındaki stratejik iş birliğinin yeni dönemde daha da güçlenmesinin beklendiğini söyledi. Rusya ile Çin arasındaki enerji, savunma ve ticaret alanlarındaki yakınlaşma uluslararası kamuoyu tarafından yakından izleniyor.a

Birleşik Arap Emirlikleri, ilk kez İran’a doğrudan saldırı düzenlediği iddiası Haber

Birleşik Arap Emirlikleri, ilk kez İran’a doğrudan saldırı düzenlediği iddiası

Habere göre BAE hava kuvvetleri, Körfez’deki Lavan Adası’nda bulunan bir petrol rafinerisini hedef aldı. Saldırının Nisan ayı başında, ateşkes girişimleri sürerken gerçekleştiği ve büyük bir yangına yol açtığı belirtildi. Rafinerinin aylarca devre dışı kaldığı ifade edildi. “Misilleme hakkımız var” açıklaması BAE resmi olarak saldırıyı doğrulamazken, Dışişleri Bakanlığı daha önce “her türlü düşmanca eyleme karşılık verme hakkımız vardır” açıklamasını yapmıştı. İran’ın yoğun saldırıları Raporlara göre İran, savaş süresince BAE’ye 2.800’den fazla füze ve drone saldırısı düzenledi. Bu saldırıların turizm, havacılık ve emlak sektöründe büyük zarar yarattığı ve binlerce kişiyi işsiz bıraktığı aktarıldı. Bölgesel gerilim büyüyor Körfez ülkeleri, İran’ın “istikrarsızlaştırıcı bir aktör” haline geldiğini savunurken, Abu Dabi’nin güvenlik ve yatırım temelli ekonomik modelinin hedef alındığını düşünüyor. Uzmanlardan değerlendirme Uzmanlara göre bu saldırı, Körfez ülkelerinin ilk kez doğrudan askeri çatışmaya girdiğini gösteriyor ve bölgedeki dengeleri değiştirebilir. BAE’nin ABD ile askeri iş birliğini artırdığı ve İran’a yönelik finansal yaptırımları genişlettiği de bildirildi. Washington ise saldırıya ilişkin doğrudan yorum yapmadı ancak İran’a yönelik baskının artırıldığını belirtti.

Trump : İran ile ateşkes son derece zayıf Haber

Trump : İran ile ateşkes son derece zayıf

ABD ile İran arasında geçici ateşkes kırılgan biçimde sürerken, taraflar arasında kalıcı anlaşmaya yönelik müzakerelerde tansiyon yeniden yükseldi. Trump: İran’ın teklifini okumaya bile değmez buldum Donald Trump, İranlı yetkililerin sunduğu son teklifin yetersiz olduğunu savunarak sert açıklamalarda bulundu. İran’daki sertlik yanlısı çevrelerin geri adım atacağını öne süren Trump, “İran bize aptalca bir teklif sundu. Gönderilen boş teklifin tamamını okumadım bile. Sıkılacağımı ya da yorulacağımı sanıyorlar. Topyekün zafere ulaşacağız” dedi. Trump, Washington yönetiminin İran politikasının net olduğunu belirterek, “İran nükleer silaha sahip olamaz, olmayacak da” ifadelerini kullandı. “İranlı müzakereciler nükleer tozu çıkarmamızı istedi” Trump, İran’daki nükleer tesislerin durumuna ilişkin de dikkat çekici iddialarda bulundu. “İran’daki planımız basit” diyen Trump, İranlı müzakerecilerin imha edilen tesislerdeki “nükleer tozun” çıkarılması konusunda ABD’den yardım istediğini ileri sürdü. Trump, “İranlı yetkililer, enkaz altındaki nükleer materyalin çıkarılması için gerekli teknolojiye sahip olmadıklarını söyledi. Bunun ancak ABD ya da Çin tarafından yapılabileceğini ifade ettiler” dedi. Hürmüz için “Özgürlük Projesi” yeniden gündemde ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı’nda daha önce başlatılan “Özgürlük Projesi”nin yeniden devreye alınabileceğinin sinyalini verdi. Trump, “Hürmüz’de özgürlük projesini yeniden başlatmayı düşünüyoruz. Bu daha büyük bir askeri operasyonun parçası olacak” diye konuştu. Trump daha önce yaptığı açıklamada, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişini güvence altına almak amacıyla yürütülen operasyonun devam etmesine “şimdilik gerek olmadığını” söylemişti. Ancak işlerin kötüleşmesi halinde yeniden aynı yönteme başvurabileceklerini belirterek, “O zaman Özgürlük Projesi ve ilave başka şeyler olur” demişti. Ateşkes görüşmelerinde kriz derinleşiyor İran, ABD’nin sunduğu 14 maddelik ateşkes planını “teslimiyet belgesi” olarak nitelendirirken, Washington’a kendi şartlarını içeren bir karşı teklif sundu. Tahran yönetiminin talepleri arasında Hürmüz Boğazı’ndaki Amerikan ablukasının kaldırılması, savaşın tüm cephelerde sona ermesi, karşılıklı saldırmazlık garantisi verilmesi ve İran petrolüne yönelik yaptırımların 30 gün içinde kaldırılması yer alıyor. İran’ın teklifinde nükleer silah konusuna doğrudan değinilmemesi ise dikkat çekti. Trump ise İran’ın şartlarını reddederek, “Okudum, beğenmedim. Tamamen kabul edilemez” açıklamasında bulundu. Trump’ın sözlerinin ardından İran’a yakınlığıyla bilinen Tasnim Haber Ajansı’ndan yapılan açıklamada, “Trump’ın İran’ın yanıtı karşısındaki tepkisinin hiçbir önemi yok. Eğer Trump memnun değilse bu İran için daha iyidir” ifadeleri kullanıldı. ABD’nin taslağında hangi başlıklar vardı? ABD’nin yaklaşık bir hafta önce İran’a sunduğu taslakta ise İran’ın nükleer faaliyetlerinin sınırlandırılması, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin azaltılması, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının başka bir ülkeye taşınması gibi başlıkların yer aldığı belirtiliyor. Ancak tarafların temel konularda henüz uzlaşma sağlayamadığı ifade ediliyor. “Özgürlük Projesi” nedir? Trump, 4 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan ve Ortadoğu’daki krizle doğrudan bağlantısı bulunmayan “tarafsız ülkelere ait” gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla “Özgürlük Projesi” adlı girişimi başlattıklarını duyurmuştu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Beyaz Saray’daki açıklamasında, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ardından Körfez’de bulunan 87 farklı ülkeden yaklaşık 23 bin sivilin tahliyesi için operasyon başlatıldığını savunmuştu. Trump, 6 Mayıs’ta yaptığı açıklamada ise operasyonun geçici olarak durdurulduğunu duyurmuştu.

Hakan Fidan yarın Katar’ı ziyaret edecek Haber

Hakan Fidan yarın Katar’ı ziyaret edecek

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre Fidan, ziyaret kapsamında ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirecek. Görüşmelerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad El Sani başkanlığında 2026 yılında Türkiye’de düzenlenmesi planlanan Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite Toplantısı’nın hazırlıklarının gözden geçirilmesi bekleniyor. Hürmüz Boğazı ve bölgesel güvenlik gündemde Fidan’ın görüşmelerde, Türkiye’nin Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin yeniden sağlanmasına verdiği önemi vurgulaması öngörülüyor. Bu konunun hem bölgesel güvenlik hem de ekonomik istikrar açısından kritik olduğuna dikkat çekmesi bekleniyor. Bakan Fidan’ın ayrıca, son dönemde Katar’a yönelik saldırılar karşısında Türkiye’nin desteğini yinelemesi planlanıyor. Görüşmelerde, bölgedeki gelişmeler ışığında askeri ve savunma alanındaki iş birliğinin öneminin arttığına dikkat çekilmesi bekleniyor. Fidan’ın, bağlantısallık ve ortak diplomatik girişimlerin bölgesel istikrar açısından stratejik değer taşıdığını ifade etmesi, Körfez’deki ihtilafların kalıcı şekilde sona erdirilmesinin öncelikli hedef olduğunu vurgulaması öngörülüyor. Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmeler ele alınacak Bakan Fidan’ın görüşmelerde ayrıca İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki saldırılarının yol açtığı insani krizi gündeme getirmesi bekleniyor. Fidan’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin politikalarının barış çabalarını zora soktuğunu ifade etmesi, Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunmasının bölgesel istikrar açısından önem taşıdığına dikkat çekmesi öngörülüyor.

İran: ABD'nin teklifini düşünüyoruz Haber

İran: ABD'nin teklifini düşünüyoruz

Körfez’de gerilim yeniden yükselişe geçti. ABD ile İran arasında devam eden kriz, bu kez Birleşik Arap Emirlikleri’nin de dahil olmasıyla daha da büyüdü. Bölgedeki karşılıklı saldırı ve açıklamalar, Ortadoğu’daki ateşkes sürecini yeniden belirsizliğe sürüklerken, taraflardan peş peşe dikkat çeken hamleler geldi. İran: ABD'nin teklifini hala düşünüyoruz İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD’nin sunduğu 14 maddelik mutabakat teklifine ilişkin açıklama yaptı. Teklifin halen değerlendirme aşamasında olduğunu belirten Erakçii, “Verdiğimiz yanıt hala değerlendirme aşamasındadır ve nihai sonuca ulaşıldığında bunu açıklayacağız.” dedi. “Ateşkes durumundayız” Erakçi, bölgede devam eden gerilimle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. İran güçlerinin yüksek alarm seviyesinde olduğunu söyleyen Erakçii, “Ateşkes durumundayız ve güçlerimiz en üst düzey hazırlık halinde olup gelişmeleri dikkatle izliyoruz.” ifadelerini kullandı. İran Dışişleri Bakanı, dün gece İran’a yönelik düzenlenen ABD saldırılarına da tepki gösterdi. Erakçi, “Yaşananlar, uluslararası hukukun açık bir ihlali ve ateşkesin ihlaliydi.” dedi. “Güçlü bir şekilde karşılık vereceğiz” İran’ın saldırılara karşılık verdiğini belirten Erakçi, “Güçlerimiz düşmana güçlü bir darbe vurdu ve ihtiyaç duyulması halinde herhangi bir saldırıya veya yeni bir maceraya güçlü bir şekilde karşılık vereceğiz.” ifadelerini kullandı. İran el koyduğu gemiye Hamaney fotoğrafı astı Öte yandan İran Devrim Muhafızları Donanması, el koyduğu İsrail bağlantılı konteyner gemisinin görüntülerini ilk kez dünya ile paylaştı. Görüntülerdeki gemi, "Francesca" isimli dev yük gemisi.Fars Haber Ajansı tarafından servis edilen kayıtlarda, geminin şu an dünyanın en kritik enerji ve ticaret rotası olan Hürmüz Boğazı yakınlarında demirli olduğu görülüyor. İranlı askerler, el koydukları İsrail bağlantılı geminin kamaralarına ve duyuru panolarına İranlı liderlerin fotoğraflarını asmış durumda. Bu hamle, Tahran yönetiminin denizlerde yürüttüğü psikolojik savaşın en net kanıtlarından biri. Hürmüz Boğazı’nda gerilim yeniden tırmandı Ortadoğu’da ateşkes süreci yeni bir krizle karşı karşıya kaldı. İran ordusu, ABD güçlerinin kıyı sularında bir İran petrol tankerini ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin Füceyre Limanı yakınlarında ikinci bir gemiyi hedef aldığını açıkladı. İran tarafından yapılan açıklamada, ABD hava saldırılarında İran’ın güneyindeki Bender Hamir, Sirik ve Kiş Adası’ndaki sivil bölgelerin vurulduğu belirtildi. Batı Tahran’da ise hava savunma sistemlerinin devreye girdiği ifade edildi. “Üç petrol tankeri ablukayı aştı” İran basınında yer alan bilgilere göre, İran bayraklı ve yük taşımayan üç petrol tankeri son iki gün içinde Hürmüz Boğazı’ndaki ABD Donanması ablukasını aşarak İran’a geri döndü. ABD ordusundan açıklama geldi ABD ordusu ise Hürmüz Boğazı’ndaki deniz kuvvetlerinin İran tarafından füze, insansız hava aracı ve sürat tekneleriyle hedef alındığını duyurdu. Açıklamada, “yaklaşan tehditlerin etkisiz hale getirildiği” belirtilirken, ABD güçlerine yönelik saldırılardan sorumlu İran askeri tesislerinin vurulduğu ifade edildi. Trump: Ateşkes devam ediyor ABD Başkanı Donald Trump da yaşanan gelişmelere ilişkin açıklama yaptı. İran hedeflerine yönelik saldırıları “hafif bir uyarı” olarak nitelendiren Trump, “Ateşkes devam ediyor. Yürürlükte” ifadelerini kullandı. BAE’YE füze ve dron saldırısı Öte yandan Reuters’ın aktardığına göre, Birleşik Arap Emirlikleri’ne İran’dan 2 balistik füze ve 3 dron gönderildi. Saldırılarda 3 kişinin yaralandığı bildirildi. BAE yönetimi sabah saatlerinde İran füzelerini engellemek amacıyla hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini açıklamıştı. Özet: İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı merkezli gerilim yeniden yükseldi. Taraflar karşılıklı saldırı açıklamaları yaparken, BAE’ye yönelik füze ve dron saldırılarında 3 kişinin yaralandığı bildirildi.

Pakistan: İslamabad’da masaya oturabilirler ABD ve İran bize güveniyor, Haber

Pakistan: İslamabad’da masaya oturabilirler ABD ve İran bize güveniyor,

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, Washington ve Tahran yönetimlerinin aralarındaki savaşı sona erdirmek için Pakistan’ın arabuluculuğuna ve sağlayacağı diyalog zeminine güvendiğini açıkladı. Pakistan’ın başkenti İslamabad, Ortadoğu’da bir ayı geride bırakan savaşı durdurmak amacıyla düzenlenen kritik bir dörtlü zirveye ev sahipliği yaptı. Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar; Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile bir araya geldi. “ABD ve İran İslamabad’da görüşebilir” Zirvenin ardından açıklama yapan İshak Dar, toplantıyı "oldukça verimli" olarak nitelendirdi. Dar, her iki tarafın (ABD ve İran) Pakistan’a olan güvenine dikkat çekerek şunları söyledi: "ABD ve İran’ın, diyalog zemini oluşturma konusunda Pakistan’a duydukları güvenden memnuniyet duyuyoruz. İslamabad, mevcut çatışmaya kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla önümüzdeki günlerde her iki taraf arasında yapılacak ciddi görüşmelere ev sahipliği yapmaya ve bu yolu açmaya hazırdır." Dörtlü zirveden ‘Savaşı Durdurun’ çağrısı İshak Dar, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır mevkidaşlarıyla; savaşın sadece ölüm ve yıkım getirdiği, Ortadoğu’daki gerilimin bir an önce kontrol altına alınması ve çatışmaların yayılmasının önlenmesi gerektiği konusunda mutabık kaldıklarını belirtti. Dar, bölge barışı için Pakistan’ın çabalarına destek veren Hakan Fidan ile Suudi ve Mısırlı mevkidaşlarına teşekkür etti. BM ve Çin’den destek, İran’a ‘saldırıları durdur’ talebi İshak Dar ayrıca BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile de telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini, her iki ismin de Pakistan’ın hamlelerine tam destek verdiğini bildirdi. Öte yandan Dar, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile de bir görüşme yaparak, Tahran’dan gerilimi düşürmesini ve özellikle Körfez ülkelerine yönelik füze ve dron saldırılarını durdurmasını talep etti. Trump ‘Müzakere var’ diyor, Tahran yalanlıyor Diplomatik trafik hızlanırken taraflardan çelişkili açıklamalar gelmeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde İran ile "çok verimli" görüşmeler yapıldığını ve bu nedenle enerji tesislerine saldırıları ertelediğini duyurmuştu. Buna karşın İranlı üst düzey askeri yetkililer, Washington ile herhangi bir resmi müzakere içinde olmadıklarını savunuyor. Hatemü’l Enbiya Karargahı Komutanı Ali Abdullahi, ABD’nin İran’da "bataklığa saplandığını" ve Trump’ın bu savaştan kurtulmak için üçüncü ülkeler üzerinden çıkış aradığını iddia etmişti. 28 Şubat’ta başlayan ve bölgeyi sarsan savaşın 31. gününde, İslamabad’daki bu diplomatik seferberliğin 6 Nisan mühleti öncesi somut bir ateşkesle sonuçlanıp sonuçlanmayacağı dünya kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.