SON DAKİKA
Hava Durumu

#Köln

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Köln haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Köln haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim” Haber

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim”

Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Kuriş’in yapılanmadaki konumu, para trafiği, şirketler ve üst düzey isimlerle ilişkileri hakkında çok sayıda soru yöneltildi. Kuriş örgüt liderliği suçlamasını kabul etmedi Soruşturma kapsamında, yapılanmanın hiyerarşik bir sistem oluşturduğu, bölge sorumluları ve şifreli haberleşme yöntemlerine benzer bir iletişim ağı kullandığı iddiaları inceleniyor. Soruşturma dosyasına göre yurt dışına çıkarıldığı öne sürülen para miktarının 100 milyar liranın üzerinde olduğu belirtilirken, Almanya’nın Köln kentinde yaklaşık 70 milyon dolarlık bir merkez inşa edilmesinin planlandığı da iddialar arasında yer alıyor. Kuriş ise savcılık ifadesinde bu yapılanmanın lideri olduğu yönündeki suçlamaları reddetti. Kendisini dini bir figür olarak tanımlayan Kuriş, “Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever. Kimseye emir ve talimat vermedim” şeklinde savunma yaptı. Şirketler ve mal varlığı soruşturmanın odağında Soruşturma kapsamında Kuriş ailesiyle bağlantılı olduğu belirtilen 191 gayrimenkulün de incelemeye alındığı aktarıldı. Ayrıca geçen yıl Türkiye’deki 82 dernek üzerinden 7,2 milyar liralık kayıt dışı gelir elde edildiği iddiası dosyaya yansıdı. Yapılanmayla bağlantılı olduğu öne sürülen şirketler arasında Ayakkabı Dünyası, Hisar Hastaneleri, Armine Giyim ve ŞMS Kopuz Gıda’nın da bulunduğu belirtildi. Toplam 32 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiği, söz konusu şirketlere kayyum atandığı aktarıldı. “Kişisel GSM hattım yok” dedi Savcılıkta iletişim yöntemleriyle ilgili sorulara da yanıt veren Kuriş, kendi adına kayıtlı bir GSM hattı bulunmadığını öne sürdü. Kuriş, ulaşım ve iletişim amacıyla genellikle ofis hattını kullandığını ancak söz konusu hattın numarasını hatırlamadığını söyledi. Operasyonel talimatların nasıl iletildiği yönündeki sorular üzerine ise aile üyelerinin telefonları üzerinden iletişim kurduğunu belirtti. Akbacakoğlu ile ilişkisini reddetti Soruşturmanın önemli isimlerinden biri olarak gösterilen ve yapılanmanın ticari, siyasi ve bürokratik ilişkilerinden sorumlu olduğu iddia edilen Ayakkabı Dünyası ortağı Mehmet Akbacakoğlu hakkındaki sorular da Kuriş’e yöneltildi. Kuriş, Akbacakoğlu ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını savunarak kendisini yalnızca ayakkabı mağazasından iki kez alışveriş yaptığı için tanıdığını söyledi. Savcılık değerlendirmesinde ise Akbacakoğlu’nun Kuriş’e yakın isimlerden biri olduğu ve yapılanmanın lobicilik faaliyetlerinde rol aldığı iddiasının bulunduğu belirtildi. Üst düzey isimler için “sosyal çevremden tanırım” savunması Kuriş’e yapılanmanın hiyerarşik yapısında görev aldığı öne sürülen Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöz gibi isimlerle ilişkisi de soruldu. Kuriş’in bu kişiler hakkında “Hocaefendidir, sosyal çevremden tanırım” şeklinde yanıt verdiği ve aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını savunduğu aktarıldı. Evinden çıkan altınları “aile birikimi” olarak açıkladı Aylık gelirinin 380 bin lira olduğunu beyan ettiği belirtilen Kuriş’in ikametinde yapılan aramada yüklü miktarda altın ve ziynet eşyası ele geçirildiği aktarıldı. Kuriş, söz konusu altın ve ziynet eşyalarının düğün takıları ile aile birikimlerinden oluştuğunu ileri sürdü. Örgüt üyeliğinden tutuklanan Muharrem Hilmi Akbulut hakkında ise bu kişiyi evinin bahçesine bakan ve zaman zaman harçlık verdiği biri olarak tanımladı. Yapılanmanın Almanya sorumlusu olduğu öne sürülen Osman Aslan adına düzenlenen 3 milyon dolarlık senet hakkında da açıklama yapan Kuriş, senedin gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışı için teminat amacıyla alındığını savundu. Suçlamaların tamamını reddetti Soruşturma dosyasına yansıyan para trafiği, yurt dışına çıkarıldığı iddia edilen kaynaklar, şirketler ve Almanya’daki merkez projesine ilişkin iddiaları kabul etmeyen Kuriş; suç örgütü liderliği, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarını da reddetti. Kuriş’in savcılık ifadesinde yaptığı savunmanın temelini, yapılanmanın yönetiminde herhangi bir emir veya talimat vermediği ve kendisinin yalnızca Süleyman Hilmi Tunahan’ın varisi ile temsilcisi olduğu iddiası oluşturdu.

Ren Nehri'nde kuraklık alarmı: Su seviyesi rekor seviyede düştü Haber

Ren Nehri'nde kuraklık alarmı: Su seviyesi rekor seviyede düştü

Almanya'nın en önemli su yollarından Ren Nehri, haftalardır etkili olan sıcak hava dalgası ve yetersiz yağışların ardından ciddi bir kuraklıkla karşı karşıya kaldı. Nehirdeki su seviyesinin bazı ölçüm noktalarında tarihi düşük değerlere ulaşması, başta taşımacılık olmak üzere enerji, sanayi, turizm ve doğal yaşam açısından yeni riskleri beraberinde getirdi. Özellikle Köln, Düsseldorf ve Duisburg çevresindeki ölçüm istasyonlarında kaydedilen düşük seviyeler, Ren Nehri'ndeki su kaybının boyutunu ortaya koydu. Köln'deki ölçüm istasyonunda salı sabahı su seviyesinin kısa süreliğine 66 santimetreye kadar gerilemesi, bölgedeki kuraklığın ulaştığı kritik noktayı gösterdi. Uzmanlar, sıcak hava koşullarının devam etmesi ve yeterli yağış alınamaması halinde önümüzdeki günlerde daha düşük seviyelerin görülebileceği uyarısında bulunuyor. Düşük su seviyesi yük taşımacılığını vurdu Ren Nehri, Almanya ve Avrupa'nın en önemli ticaret koridorlarından biri olarak çok sayıda yük gemisine ev sahipliği yapıyor. Nehir üzerinden taşınan petrol ürünleri, kimyasal maddeler, kömür, tahıl ve sanayi ürünleri, Almanya'nın üretim merkezleri açısından büyük önem taşıyor. Ancak su seviyesindeki sert düşüş, gemilerin taşıyabileceği yük miktarını ciddi şekilde azaltıyor. Nehirde seyreden yük gemileri, karaya oturma riskini azaltabilmek için normal kapasitesinin yalnızca yaklaşık yüzde 25 ila 40'ı oranında yük taşıyabiliyor. Bu durum, aynı miktardaki ürünün taşınabilmesi için daha fazla sefer yapılmasını zorunlu hale getiriyor. Sefer sayısındaki artış ise yakıt, personel ve operasyon maliyetlerini yükseltiyor. Bunun yanında nehir taşımacılığındaki yavaşlama, fabrikaların ihtiyaç duyduğu hammaddelerin zamanında ulaştırılmasını da zorlaştırıyor. Sanayi ve tedarik zincirleri baskı altında Ren Nehri'ndeki kuraklığın ekonomik etkisinin yalnızca taşımacılık sektörüyle sınırlı kalması beklenmiyor. Nehir güzergahında faaliyet gösteren sanayi tesislerinin önemli bir bölümü, hammadde ve ürün sevkiyatında Ren Nehri'ne bağlı durumda. Su seviyesinin kritik noktalara düşmesi, özellikle ağır ve yüksek hacimli ürünlerin taşınmasını güçleştiriyor. Taşımacılık maliyetlerindeki artışın zamanla ürün fiyatlarına da yansıması ihtimali bulunuyor. Bu nedenle Ren Nehri'ndeki kuraklık, Almanya'nın sanayi üretim kapasitesi ve Avrupa genelindeki tedarik zincirleri açısından yakından takip edilen bir risk haline geldi. Feribot seferleri durma noktasına geldi Kuraklığın etkileri günlük yaşamda da hissedilmeye başladı. Ren Nehri üzerinde çalışan bazı feribot hatlarında su seviyesinin kritik seviyeye inmesi nedeniyle seferler tamamen durduruldu. Bazı bölgelerde ise yalnızca daha hafif araçların taşınmasına izin veriliyor. Özellikle Rheinland-Pfalz eyaletindeki bazı feribot bağlantılarının askıya alınması, nehrin iki yakasında yaşayan vatandaşların ulaşımını doğrudan etkiliyor. Turistik yolcu gemileri de düşük su seviyesinden olumsuz etkileniyor. Bazı şirketler seferlerini iptal ederken, bazıları güzergah değişikliğine gidiyor veya belirli iskelelerde durmaktan vazgeçiyor. Enerji üretiminde de risk büyüyor Ren Nehri'ndeki su kaybı, enerji sektörü açısından da dikkat edilmesi gereken sonuçlar doğuruyor. Nehir suyunu soğutma amacıyla kullanan bazı enerji tesisleri, düşük su seviyesi ve yüksek su sıcaklığı nedeniyle çalışma kapasitelerini azaltmak zorunda kalabiliyor. Özellikle sıcak hava dönemlerinde su sıcaklığının yükselmesi, enerji santrallerinin çevreye bırakabileceği suyun sıcaklığı konusunda da ek kısıtlamalar oluşturabiliyor. Bu durum, enerji talebinin yüksek olduğu sıcak dönemlerde üretim kapasitesi üzerinde ilave baskı oluşturma potansiyeline sahip. Balıklar ve su ekosistemi tehdit altında Ren Nehri'ndeki kuraklığın en önemli sonuçlarından biri de ekolojik dengede görülüyor. Su miktarının azalması ve sıcaklığın yükselmesi, balıklar başta olmak üzere nehirde yaşayan canlıların yaşam alanlarını daraltıyor. Oksijen seviyesinin düşmesi de bazı türler açısından hayati risk oluşturabiliyor. Çevre kuruluşları, Ren Nehri'nin yalnızca Avrupa'nın önemli bir ticaret güzergahı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Nehrin aynı zamanda geniş bir ekosisteme ve su kaynakları sistemine ev sahipliği yaptığına dikkat çekiliyor. Almanya için uzun vadeli su politikası çağrısı Ren Nehri'nde yaşanan son gelişme, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini yeniden gündeme getirdi. Uzmanlara göre kısa süreli yağışlarla sorunun tamamen çözülmesi mümkün olmayabilir. Daha uzun ve sıcak yaz dönemlerinin yaşanması ihtimali, Almanya'nın su yönetimi konusunda yeni stratejiler geliştirmesini gerektiriyor. Çevre kuruluşları, ülke genelinde su kıtlığına karşı uzun vadeli bir ulusal plan hazırlanmasını ve nehirlerin yalnızca ekonomik değerleri üzerinden değil, ekolojik işlevleriyle birlikte korunmasını istiyor. Ren Nehri'ndeki su seviyesinin önümüzdeki günlerde nasıl seyredeceği, hem Almanya'nın ekonomik faaliyetleri hem de Avrupa'nın önemli tedarik zincirleri açısından kritik önem taşıyor. Yağışların yetersiz kalması halinde ulaşım ve sanayi üzerindeki baskının daha da artabileceği belirtiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.