SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kobi̇

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Kobi̇ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kobi̇ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cevdet Yılmaz Eskişehir’de Ekonomiyi Değerlendirdi: Enflasyon, Cari Açık ve Yeni Finansal Paketler Gündemde Haber

Cevdet Yılmaz Eskişehir’de Ekonomiyi Değerlendirdi: Enflasyon, Cari Açık ve Yeni Finansal Paketler Gündemde

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir’de düzenlenen Ekonomi İstişare Toplantısı’nda küresel ekonomideki gelişmeler, Türkiye ekonomisinin görünümü, enflasyonla mücadele, cari açık ve özel sektörün finansmana erişimi hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir programı kapsamında gerçekleştirilen **“Eskişehir Kalkınma Platformu Ekonomi İstişare Toplantısı”**nda iş dünyası ve ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel ekonominin jeopolitik riskler, ticaret savaşları ve ülkelerin daha korumacı politikalara yöneldiği bir süreçten geçtiğini belirten Yılmaz, yeşil dönüşüm ve dijitalleşmenin de ekonomilerin geleceğini şekillendiren temel başlıklar arasında bulunduğunu söyledi. Türkiye'nin bu değişim sürecinde ekonomi politikalarını kararlı biçimde uygulamasının önemine dikkat çekti. Türkiye'nin bütçe ve cari açığı yönetilebilir seviyede Türkiye ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cevdet Yılmaz, bütçe ve cari açığın yönetilebilir seviyelerde olduğunu ifade etti. Deprem nedeniyle gerçekleştirilen yüksek harcamalara rağmen 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9olarak gerçekleştiğini belirten Yılmaz, cari açığın ise yüzde 1,9 seviyesine gerilediğini aktardı. Birkaç yıl önce yüzde 5-6 seviyelerinde bulunan cari açığın önemli ölçüde azaltıldığını belirten Yılmaz, savaşlar ve enerji maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle bu yıl cari açıkta bir miktar artış yaşanabileceğini, ancak açığın yönetilebilir düzeylerde kalmasının beklendiğini söyledi. Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdüğünü hatırlatan Yılmaz, 2020-2025 döneminde dünya ekonomisinin kümülatif büyümesinin yüzde 19, Türkiye ekonomisinin büyümesinin ise yüzde 35 olduğunu belirtti. Yılmaz ayrıca temmuz itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 278 milyar dolara, hizmet ihracatı da dahil toplam ihracatın ise 401 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Enflasyonla mücadelede yeni hedefler güncellenecek Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de enflasyon oldu. Enflasyonun ekonomi politikalarının öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, 2024 yılında yüzde 75'in üzerinde seyreden enflasyonda başlayan düşüş eğiliminin devam ettiğini ifade etti. Temel mallardaki yıllık enflasyonun temmuz ayında yüzde 16,8 seviyesine gerilediğini aktaran Yılmaz, hizmet enflasyonunda da aşağı yönlü hareketin başladığını ve hizmet enflasyonunun ilk kez yüzde 40'ın altına indiğini söyledi. Ekonomi politikalarının yalnızca para ve maliye politikalarıyla sınırlı olmadığını belirten Yılmaz, arz yönlü tedbirlerin de sürece dahil edildiğini kaydetti. Bu kapsamda Orta Vadeli Program'daki makroekonomik hedeflerin güncelleneceğiniaçıkladı. Gıda arzı için yeni adımlar geliyor Enflasyonla mücadelede arz yönlü politikaların önemine dikkat çeken Yılmaz, özellikle gıda, sosyal konut, enerji ve lojistik alanlarının öncelikli konular arasında bulunduğunu belirtti. Gıda üretiminin ve arzının artırılmasının hem vatandaşların refahı hem de fiyat istikrarı açısından kritik olduğunu ifade eden Yılmaz, sulama yatırımlarının artırıldığını söyledi. Gıda Komitesi'nin çalışmalarına da değinen Yılmaz, fiyat hareketlerinin daha yakından izleneceğini ve gıda piyasasındaki gelişmelerin haftalık olarak takip edileceğini belirtti. Arz ve talep koşullarının erken uyarı mekanizmalarıyla izleneceğini aktaran Yılmaz, gerekli durumlarda hızlı şekilde tedbir alınacağını ve gıda alanındaki çalışmaların yoğunlaştırılacağını kaydetti. Enerjide yerli üretimin artırılması, Türkiye'nin enerji bağımsızlığının güçlendirilmesi ve lojistik maliyetlerinin azaltılması da Yılmaz'ın işaret ettiği diğer arz yönlü politikalar arasında yer aldı. Sanayici ve KOBİ'ler için yeni finansman paketleri hazırlanıyor Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, özel sektörün finansmana erişiminin de ekonomi gündeminin önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi. Fiyat istikrarının sağlanması ve ekonomik risklerin azaltılmasıyla birlikte finansman maliyetlerinin zaman içinde düşmesinin beklendiğini belirten Yılmaz, çiftçi ve esnafa yönelik sübvansiyonlu kredi imkanlarının sürdüğünü ifade etti. Reeskont kredilerinde finansman maliyetlerinin daha uygun seviyelere çekilmesi için çalışmaların devam ettiğini belirten Yılmaz, sanayiciler ve KOBİ'ler için yeni finansal paketler üzerinde çalışıldığını açıkladı. Yılmaz, seçici destek mekanizmaları ve hedef odaklı ekonomi politikalarıyla Türkiye ekonomisinin dengeli büyümesinin desteklenmeye devam edeceğini vurguladı.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'den 'konkordato' vurgusu Haber

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'den 'konkordato' vurgusu

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de işletmelerin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunların konkordato ve iflas kararlarına yansıdığını belirterek, son yıllardaki verilerin reel sektörde yaşanan sıkıntının boyutunu ortaya koyduğunu söyledi. Konkordatoyu, “Bir şirket, firma, işyeri ya da şahsın borçlarını ödeyemediği için mahkeme denetimi altında alacaklılarla anlaşarak borç yapılandırması talebinde bulunması” olarak tanımlayan Gürer, mahkemeler tarafından son 8 yıllık süreçte toplam 25 bin 753 konkordato başvurusunun sonuçlandırıldığını belirtti. Şahıs başvuruları dışında doğrudan şirketleri ilgilendiren konkordato kararlarının 15 bin 297’ye ulaştığını ifade eden Gürer, özellikle 2026 yılına ilişkin rakamların dikkat çekici olduğunu söyledi. Gürer, “2026 yılının ilk 7 ayında 3 bin 529 konkordato kararı alındı. Bu sayı, 2024 yılının tamamında alınan 3 bin 497 kararı daha yılın ilk 7 ayında geride bıraktı” dedi. 7 AYDAKİ KONKORDATO SAYISI ÖNCEKİ YILLARIN TAMAMINI GERİDE BIRAKIYOR 2026 yılının ilk 7 ayında 1167 geçici mühlet, 918 kesin mühlet, bin 146 ret, 171 iflas ve 127 tasdik kararı olmak üzere toplam 3 bin 529 konkordato kararı alındığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 yılının henüz ilk 7 ayında alınan kararların önceki yılların tamamıyla kıyaslandığında tablo daha net görülüyor. 2026 yılının ilk 7 ayında alınan 3 bin 529 konkordato kararı, 2024 yılının 12 ayının tamamında alınan 3 bin 497 kararı geride bıraktı.” Gürer, 2026 yılındaki rakamların 2022 ve 2023 yıllarıyla karşılaştırıldığında da ciddi bir artış yaşandığını belirterek, “2026 yılının ilk 7 ayında ulaşılan konkordato başvuru rakamı, 2022 yılında 1.587, 2023 yılında 1.516 olan konkordato kararlarının iki katından fazla” ifadelerini kullandı. İFLAS KARARLARI DA ARTIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, konkordato başvurularındaki artışın yanı sıra iflas kararlarının da dikkat çekici boyuta ulaştığını belirterek, “2024 yılının ilk 7 ayında 55 olan iflas kararı, 2025’in aynı döneminde 126’ya, 2026 yılının ilk 7 ayında ise 171’e ulaştı” dedi. Ömer Fethi Gürer, konkordato taleplerinin reddedilme oranındaki artışa da dikkat çekerek, “2026 yılında konkordato başvurularının reddedilme oranında artış var. Toplam kararların yüzde 32,4’ünün, yani 1.146 kararın, konkordato talebi reddedildi” diye konuştu. Bu durumun borçlarını çevirmekte zorlanan şirketler açısından kaygıları artırdığını ifade eden Gürer, konkordatonun yalnızca başvuru yapan firmayı değil, o firmayla ticari ilişki içerisinde bulunan diğer işletmeleri de etkilediğini söyledi. “Konkordato ilan eden her ana firma, kendisine mal ve hizmet sağlayan diğer KOBİ’lerin ve alt yüklenicilerin de bu süreçten etkilenmesine yol açıyor” diyen Gürer, zincirleme bir ekonomik sorun oluşabileceği uyarısında bulundu. İNŞAAT, TEKSTİL VE İMALAT SEKTÖRLERİ ÖNE ÇIKIYOR Konkordato başvurularında inşaat, tekstil, giyim, imalat ve sanayi sektörlerinin öne çıktığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Verilere göre 564 firma ve şahısla inşaat sektörü konkordato listesinin başında yer alıyor. Tekstil sektöründe 419, giyim sektöründe ise 92 firma konkordato sürecinde bulunuyor. Metal ürün imalatında 166, mobilyada 126, plastik sanayisinde 94, makine üretiminde 90, alüminyum sektöründe 80 ve ambalaj sektöründe 79 firmanın konkordato başvurusunda bulundu” şeklinde konuştu. Tarım, gıda ve lojistik sektörlerinde de sorunların bulunduğuna dikkat çeken Gürer, “Gıda sektöründe 139, tarımda 119, nakliyede 94, akaryakıt istasyonlarında 94 ve sebze-meyve toptancılığında 68 firmanın konkordato başvurusunda bulunduğu görülüyor” dedi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yapı malzemelerinde 87, elektronik cihazlarda 85, inşaat malzemeleri satışında 85, otelcilikte 80 ve enerji sektöründe 78 firmanın konkordato başvurusunda bulunduğunu da belirtti. Konkordato başvurularının yalnızca büyükşehirlerle sınırlı olmadığını vurgulayan Gürer, üretimin yoğun olduğu farklı illerde de ciddi sorunlar yaşandığını ifade etti. Verilere göre İstanbul’un 1.616 başvuruyla ilk sırada yer aldığını belirten Gürer, İstanbul’u 678 başvuruyla Ankara, 304 başvuruyla İzmir, 280 ile Kocaeli ve 254 ile Bursa’nın takip ettiğini söyledi. Ömer Fethi Gürer, diğer illerdeki rakamları ise şöyle sıraladı: “Tekirdağ’da 165, Antalya’da 169, Denizli’de 141, Konya’da 133, Balıkesir’de 107, Mersin’de 94, Gaziantep’te 93, Adana’da 88, Hatay’da 86, Muğla’da 76, Manisa’da 75, Sakarya’da 73, Eskişehir’de 68, Afyon’da 64 ve Isparta’da 51 firmanın konkordato talebi dikkat çekiyor.” HER KAPANAN İŞYERİ, ÜRETİM VE İSTİHDAM KAYBI DEMEKTİR Reel sektörün yaşadığı sorunların çözümü için yeni adımlar atılması gerektiğini belirten Gürer, işletmelerin borçlarını çevirebilmesinin ve üretimin sürdürülebilmesinin önemine dikkat çekti. Gürer, “İşletmelerin borçlarını çevirebilmesi, üretimin sürdürülebilmesi ve istihdam kayıplarının önlenebilmesi için başta borç yapılandırması ve sicil affı olmak üzere, reel sektörün finansmana erişimini kolaylaştıracak yeni düzenlemeler de yapılmalıdır” dedi. “Her kapanan işyeri hem üretim azalması hem de işsizliğin artması demektir” diyen Gürer, ekonomik sorunların yalnızca şirket sahiplerini değil, çalışanlardan tedarikçilere kadar geniş bir kesimi etkilediğini vurguladı. Ömer Fethi Gürer, Türkiye’deki işletmelerin korunmasının ekonomik bağımsızlık açısından da önemli olduğunu belirterek, “Özellikle yabancılara satılan şirketler ile ülke markalarının dünya markası olmasının önü kesilmektedir” ifadelerini kullandı. HER İŞYERİ BU ÜLKE İÇİN BİR AŞ, İŞ, EKMEK KAPISIDIR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, işletmelerin yalnızca ticari kuruluşlar olarak görülmemesi gerektiğini belirterek “Şirketler, firmalar, işyerleri ve her dükkân bu ülke için bir aş, iş, ekmek kapısıdır. Her kapıda sorun, herkesin yaşamını bir şekilde olumsuz etkiliyorsa, genele yansıyacak sorunları aşmanın yolu çözüm yaratmaktan geçmektedir.” diye konuştu. Ekonomide yaşanan sorunların giderek daha geniş bir kesimi etkilediğini belirten Gürer, çözüm üretme sorumluluğunun ülkeyi yönetenlerde olduğunu söyledi. Gürer, “Bu bağlamda ülke yönetenlerin sorumluluğu çözümü üretmekten geçmektedir. Uygulanan ekonomik modelin beklenen çözümü yaratamadığı görülüp farklı arayışlarla çare üretimine yönelinmelidir” dedi. Gürer, konkordato ve iflas rakamlarının yalnızca ekonomik tabloda yer alan sayılar olmadığını, her bir rakamın arkasında çalışanlar, aileler, üreticiler, tedarikçiler ve işletmeler bulunduğunu belirterek, reel sektörün daha fazla yara almaması için acil ve kapsamlı ekonomik tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde hayata geçirilen TEKNOSAB KOBİ OSB’nin lansmanı gerçekleştirildi. Haber

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde hayata geçirilen TEKNOSAB KOBİ OSB’nin lansmanı gerçekleştirildi.

Bursa'nın ticari ve sanayi altyapısını daha da güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen TEKNOSAB KOBİ Organize Sanayi Bölgesi'nin (OSB) tanıtım toplantısı, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'ın ev sahipliğinde Merinos AKKM Osmangazi Salonu'nda yapıldı. BTSO'nun 2030 Vizyonu çerçevesinde kurgulanan ve Türkiye'nin ilk entegre KOBİ ekosistemi olma özelliğini taşıyan TEKNOSAB KOBİ OSB ile dijital dönüşüm, yüksek teknoloji üretimi, sürdürülebilir sanayileşme ve güçlü lojistik imkanlar sayesinde Bursa'nın üretim kapasitesinin artırılması ve KOBİ'lerin küresel pazarlardaki rekabet gücünün yükseltilmesi amaçlanıyor. Toplantıda söz alan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB'nin, Bursa'nın yaklaşık 700 yıla dayanan ticaret ve üretim kültürünü modern sanayi anlayışıyla birleştiren stratejik bir hamle olduğunu vurguladı. Projenin yüzde 70'inden fazlasının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın destekleri ve kamu kaynaklarıyla yürütüldüğünü kaydeden Burkay, finansal olarak da sürdürülebilir bir model inşa ettiklerini belirtti. Uludağ'da kurulan Bursa Business School'un ardından, dijital dönüşüm ve yapay zekâ merkezli yeni bir inovasyon ve eğitim merkezi kurmayı hedeflediklerini söyleyen Burkay, “Bu projeler sadece Bursa'ya değil, tüm ülkemize fayda sağlayacak” dedi. “HAYAL DENİLEN PROJELER GERÇEĞE DÖNÜŞTÜ” TEKNOSAB'ın genişleme sahasına dair çalışmaların 2022'de başladığını anımsatan Burkay, yaklaşık üç yıllık bir hazırlık evresinin ardından bölgenin 2026 yılı Şubat ayında resmen ilan edildiğini bildirdi. Projeler ilk duyurulduğunda birçok kişi tarafından hayal olarak nitelendirildiğini ifade eden Burkay, kararlılık ve birliktelikle çalışılması sonucu bu hedeflerin gerçeğe dönüştüğünü belirtti. Ayrıca TEKNOSAB KOBİ OSB'nin sadece üretime odaklanmadığını; Bursa'nın hava kirliliği, trafik ve çevre gibi kronikleşmiş sorunlarına çözüm getirecek planlı sanayi alanları oluşturacağını dile getirdi. “BURSA ÖNCÜ ROLÜNÜ SÜRDÜRÜYOR” Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ise Bursa'nın tarih boyunca ticaret ve üretimde öncü bir merkez olduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin ilk organize sanayi bölgesi ile ilk yüksek teknoloji odaklı OSB'si olan TEKNOSAB'ın Bursa'da kurulduğuna dikkat çekti. KOBİ OSB projesinin bu öncülük geleneğinin bir devamı olduğunu vurgulayan Biba, projeyi sadece bir sanayi yatırımı olarak değil; doğru arazi kullanımı, ulaşım, lojistik, çevre politikaları ve planlı kentleşmeyi kapsayan bütüncül bir şehircilik hamlesi olarak gördüklerini belirtti. VALİ AYYILDIZ: “KOBİ’LERE YAPILAN YATIRIM GELECEĞE YATIRIMDIR” Bursa Valisi Erol Ayyıldız da yaptığı konuşmada, şehrin üretim potansiyelinin temelinde büyük işletmelerin yanı sıra KOBİ'lerin yer aldığını vurguladı. KOBİ'lerin rekabet gücünü artıracak her türlü adımın Bursa'nın ve Türkiye'nin geleceğine yapılmış bir yatırım olduğunu ifade eden Vali Ayyıldız, TEKNOSAB KOBİ OSB'nin akıllı üretim altyapısı, Ar-Ge imkanları ve yüksek teknoloji odaklı yapısıyla kentin sanayi vizyonuna çok değerli katkılar sunacağını belirtti. https://www.youtube.com/shorts/S-zcQ1HBWwQ?feature=share

Başkan Vekili Şahin Biba: Bursa'nın geleceğini bütüncül anlayışla vatandaşlarımızın konforunu ve güvenliğini esas alarak hazırlıyoruz dedi. Haber

Başkan Vekili Şahin Biba: Bursa'nın geleceğini bütüncül anlayışla vatandaşlarımızın konforunu ve güvenliğini esas alarak hazırlıyoruz dedi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından hayata geçirilen ve Türkiye'nin ilk entegre KOBİ ekosistemi olan TEKNOSAB KOBİ OSB'nin tanıtım lansmanına katılım sağladı. Merinos Atatürk Kültür Kongre Merkezi'nde, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğinde düzenlenen programa; Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin ile iş dünyasının önde gelen isimleri iştirak etti. “BURSA’NIN MAYASINDA ÖNCÜ OLMAK VAR” Bursa'nın sanayi, ticaret, turizm ve tarım alanlarında ülkenin parlayan yıldızlarından biri olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Şehrimiz, Türkiye'nin kalkınma sürecinde en etkili lokomotiflerden biri olma özelliğini koruyor. Zira Bursa'nın özünde üretmek, öncü adımlar atmak ve ilkleri başarmak yer alıyor. Ülkemizin ilk organize sanayi bölgesi burada kurulmuş, yerli otomobilimiz TOGG Gemlik'ten dünyaya merhaba demiş ve yüksek teknoloji odaklı TEKNOSAB yine Bursa'da yükselmişti. KOBİ OSB projesi ile Bursa, bu öncü geleneğine çok güçlü bir halka daha eklemiş oluyor” şeklinde değerlendirmelerde bulundu. “KOBİ OSB GÜÇLÜ BİR VİZYONUN ÜRÜNÜDÜR” TEKNOSAB KOBİ OSB'nin, şehir merkezinde dağınık konumda faaliyet gösteren, genişleme alanı bulmakta güçlük çeken küçük ve orta ölçekli işletmeler ile esnafı modern ve planlı bir çatıda buluşturacak stratejik bir hamle olduğunu vurgulayan Başkan Vekili Biba, “Günümüz ekonomisinin temel gereklilikleri; üretimi daha verimli, sürdürülebilir ve rekabetçi hale getirmektir. KOBİ OSB, tam olarak bu vizyonla şekillenmiştir. Yılların tecrübesiyle, kentin öncelikleri ve sektörlerin talepleri titizlikle analiz edilerek oluşturulmuş bir projedir. En önemlisi de ortak akıl, istişare ve uzlaşma kültürüyle ortaya çıkmış olmasıdır; bu yönüyle proje çok daha değerlidir” dedi. Bursa'nın sanayi ve ticari gücünün yanı sıra; doğal güzellikleri, tarihi dokusu, turizmi ve tarımıyla çok özel bir kent olduğuna değinen Başkan Vekili Şahin Biba, “Bu bilinçle, şehrin gelişimini planlarken sanayi alanlarının yanı sıra esnafımızın kalkınmasını, verimli topraklarımızı, tarihi mirasımızı ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesini önceliklendiriyoruz. Bizim için gerçek kalkınma; doğru lokasyonda üretmek, planlı büyümek ve çevreyi koruyarak gelecek nesillere yaşanabilir bir Bursa miras bırakmaktır. Bu doğrultuda ulaşım ve turizm master planlarımızı, hemşehrilerimizin konfor ve güvenliğini merkeze alarak hazırlıyoruz. Aynı şekilde 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı çalışmalarımızı da bütüncül bir yaklaşımla yürütüyoruz. KOBİ OSB projesinin de lojistik, ulaşım, doğru arazi kullanımı ve çevreci üretimin harmanlandığı stratejik bir şehircilik adımı olduğuna inanıyorum” diye ekledi. “YENİ BAŞARI HİKAYELERİNİN ÖNÜ AÇILACAK” Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın destekleri ve BTSO'nun vizyonuyla hayata geçen KOBİ OSB'nin; liman, demiryolu ve otoyol bağlantılarıyla entegre, sürdürülebilir ve modern bir üretim modeli sunduğunu belirten Başkan Vekili Biba, “Özellikle 1 bin ile 5 bin metrekare arasında alan ihtiyacı olan KOBİ'lerimizin kapasite artırımlarına, yeni yatırımlara, istihdam ve ihracat artışına büyük katkı sağlanacaktır. Planlı sanayi bölgelerinde işletmelerimiz altyapı sorunlarıyla uğraşmak yerine tüm enerjilerini üretime, yatırıma ve katma değere ayıracaklar. KOBİ OSB, büyümek isteyen işletmelerimiz için yeni bir kapı olacak; yeni yatırımların ve başarı hikayelerinin önünü açacaktır” ifadelerini kullandı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'a, yönetim ekibine ve katkı sunan tüm oda temsilcilerine teşekkür eden Başkan Vekili Şahin Biba, “BTSO bünyesindeki 70 meslek komitesinin sektör ihtiyaçlarını ve gelecek hedeflerini gündeme taşıması, Bursa için projeler üretmesi ortak aklın kurumsallaşması adına çok kıymetlidir. Şehrimizin üretimine ve istihdamına değer katan tüm temsilcilerimize teşekkür ediyorum. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak yatırımın ve üretimin her zaman yanındayız. Bugüne kadar üstlendiğimiz tüm sorumlulukları yerine getirdik, bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceğiz. KOBİ OSB projesinin Bursa'mıza, iş dünyasına ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi. Organizasyon, yapılan konuşmaların ardından anı plaketlerinin takdimi ve BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'ın detaylı proje sunumu ile tamamlandı.

İçerik üretiminin hızla yaygınlaşması dolayısıyla son bir yılda kamera ve fotoğraf kategorisine olan talep yüzde 70'in üzerinde Haber

İçerik üretiminin hızla yaygınlaşması dolayısıyla son bir yılda kamera ve fotoğraf kategorisine olan talep yüzde 70'in üzerinde

Günümüzde kullanıcılar, sadece tek bir kamera edinmekle kalmayıp; ışık, mikrofon ve benzeri yardımcı ekipmanları da set halinde tercih ederek kişisel içerik stüdyolarını kurmaya başladı. E-ticaret altyapı sağlayıcısı ikas'ın Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Çağrı Menteş, içerik üretmenin artık niş bir uğraş olmaktan çıkıp çok daha geniş kitleler için bir yatırım stratejisine dönüştüğünü vurguladı. Menteş, dijital ticaretin ve sosyal medyanın ivme kazanmasıyla birlikte, kaliteli içerik üretme gereksiniminin tüketici alışveriş alışkanlıklarına doğrudan yansıdığını belirtti. KOBİ'LER DE KENDİ STÜDYOLARINI KURUYOR İçerik üretiminin artık yalnızca profesyonel isimlerin değil, bireysel kullanıcılardan KOBİ'lere kadar çok geniş bir kitlenin odağında olduğunu ifade eden Menteş; özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin ürün tanıtımı yapmak, reklam giderlerini düşürmek ve dijital görünürlüğü artırmak için kendi içeriklerini üretmeye başladığını dile getirdi. Bu eğilim; kamera, ışık ve mikrofon gibi çekim ekipmanlarına olan talebi ciddi oranda artırıyor. Diğer yandan, akıllı telefon kameralarındaki teknolojik ilerlemeler de pazarın yönünü tayin ediyor. Birçok kullanıcı profesyonel gövdeler yerine akıllı telefonlarını kullanmayı seçerken; ışık, mikrofon ve tripod gibi tamamlayıcı donanımlara olan ilgi hızla artıyor. Böylelikle kullanıcılar, ihtiyaçları doğrultusunda kendi mobil üretim setlerini tasarlıyor. VLOG KAMERALARI AÇIK ARA ÖNDE Kamera segmentinde son bir yılın en çarpıcı yükselişi vlog kameralarında görüldü. Türkiye genelinde bu kategoride yaklaşık yüzde 300 civarında bir büyüme kaydedildi. İçerik üretiminin sosyal medya kullanıcılarından girişimcilere, KOBİ'lerden eğitmenlere kadar geniş bir yelpazede benimsenmesi, bu yükselişin ana nedenleri arasında yer alıyor. Genç kullanıcılar arasında analog ve şipşak kameralara olan ilgi sürmesine rağmen, büyüme hızı bakımından vlog kameraları lider konumda bulunuyor. Bu veriler, içerik üreticiliğinin geçici bir moda değil, kalıcı bir alışkanlık haline geldiğini kanıtlıyor. Kamera kategorisindeki ürün çeşitliliğinin fazlalığı nedeniyle genel bir ortalama fiyat artışı vermenin yanıltıcı olabileceğini kaydeden Menteş, son bir yıl içerisinde bazı ürün gruplarında fiyat artışlarının yüzde 60 seviyelerine kadar çıktığını bildirdi.

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz” Haber

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz”

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, 60 bin üyeyle birlikte çalışacakları katılımcı bir yönetim anlayışı hedeflediğini açıladı. Saha çalışmalarıyla belirlenecek çözümleri iki hafta içinde kamuoyuna duyuracağını belirten Matlı, tüm üyeleri sürece davet etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın farklı sektörlerindeki iş dünyası temsilcileriyle yürüttükleri faaliyetlerin, daha geniş kapsamlı bir saha programıyla sürdürüleceğini duyurdu. Yeni dönem stratejilerinin ilk adımını, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının sorulduğu ve sosyal medya platformlarında yayımlanan kısa bir video ile attıklarını belirten Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” cümlesiyle son bulduğunu ifade etti. Bu ifadenin sadece bir videonun kapanış cümlesi değil, benimsedikleri yönetim anlayışının temel taşı olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları kaydetti: “Cevapları masa başında belirlemek istemedik. Çünkü asıl cevap; Bursa için üretim yapan, ticaretle uğraşan, istihdam yaratan ve risk alan üyelerimizin deneyimlerinde, alın terinde ve geleceğe dair beklentilerinde saklıdır. Daha fazla işletmeyi ziyaret edecek, sektör temsilcilerimizle bir araya gelecek ve sahadan gelen geri bildirimleri uygulanabilir projelere dönüştüreceğiz.” “Bu Yolculuğa 60 Bin Üyemizin Tamamını Davet Ediyoruz.” Yürüttükleri çalışmaların tek taraflı bir tanıtım faaliyeti olmayacağının altını çizen Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısı yaptı: “Bu süreci sadece bir kişinin ya da belli bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu; üyelerimizin ihtiyaçlarından filizlenen, onların sesiyle güçlenen ve yine üyelerimizin öncülüğünde, Bursa’nın değerlerini koruyan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi, görüşü, önerisi ve eleştirisi olan tüm üyelerimizi çalışmalarımıza ortak olmaya davet ediyorum. Kademeli olarak farklı iletişim kanallarını da üyelerimizin kullanımına açacağız. Bu sayede birlikteliğimizi pekiştireceğiz. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının tüm sektörleri ve 60 bin üyemizle el birliğiyle şekillendirmek istiyoruz.” Bursa’nın geleceğinin sadece BTSO çatısı altında planlanamayacağını belirten Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle tam bir iş birliği içerisinde olacaklarını dile getirdi: “Bursa için fikri, birikimi ve önerisi olan hiç kimseyi bu sürecin dışında tutmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerine önem verecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren konularda onların tecrübelerinden istifade edeceğiz. Bu yolculuk, Bursa’ya değer katan herkesin katkılarıyla büyüyecektir.” “Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yönetim modelini şöyle anlattı: “Kentin tüm kurumlarıyla eş güdüm içerisinde, üyesine kolayca ulaşılabilen, meslek komitelerinin görüşlerinin kararlara yansıdığı, kaynaklarını tüm üyelerin menfaatine kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve şeffaf bir şekilde hesap veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın, sanayicinin, KOBİ’nin, ihracatçının ve hizmet sektörünün kendisini güçlü bir şekilde temsil edilmiş hissettiği bir yönetim anlayışı teklif ediyoruz.” “Bursa İçin Kurulan Hayaller Gerçekleşmeden Eskimemeli” Mevcut yönetimin geçmiş dönemdeki başarılarının değerli olduğunu belirten Matlı, ancak sadece geçmişteki kazanımları anlatmanın ve 60 bin üyenin tamamını kucaklamayan projelerin geleceğe hazırlanmak adına yeterli olmayacağını vurguladı. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar tüm dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer şehirlerin verileri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir atılıma ihtiyaç duyduğunun açıkça görüldüğünü ifade etti: “Geçmişte atılan her doğru adım Bursa’nın kazancıdır. Lakin bugün karşımızda bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir işleyiş anlayışı hakim. Rekabet koşulları, işletmelerimizin gereksinimleri ve şehirlerin yarıştığı alanlar evrildi. Diğer kentler yeni yatırımlar, yeni sektörler ve teknolojilerle yol alırken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme şansı yoktur.” Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yıl hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri belirlediğini anımsatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi olması ve Bursa’nın geriatri ile Ar-Ge alanlarında öncü bir şehir haline gelmesi yönünde de önemli hedeflerin konulduğunu belirtti. “Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiği ile belli olur. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden havada kaldığını ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını dürüstçe değerlendirmektir. Bursa’nın yeni vaatlerden önce gerçekçi bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.” “BTSO’nun İmkânları Üyenin Gücüne Dönüşmelidir” BTSO’nun temel misyonunun sahip olduğu tüm olanakları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında hissetmeli; yeni müşteriler ve pazarlar arayışına girdiğinde Oda ona somut kapılar açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, sadece belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı raporların hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla yapılan yatırımların üyelerimize ne sağladığı şeffafça bilinmelidir.” Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan somut fayda ve etkiyle ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun sayfalarının çok olması veya süslü bir dille yazılması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan bütçenin, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen çıktının düzenli olarak paylaşılacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kriterimiz; kaç üyemize dokunulduğu, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar destek olunduğu ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir katkıyla değerlendireceğiz.” “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimizi Açıklayacağız” Bursa iş dünyasından gelen geri bildirimleri somut çözüm önerilerine dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle istişare ederek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının tamamını iki hafta içerisinde kamuoyuna sunacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl hayata geçirileceğini, hangi kaynakla sağlanacağını, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de net bir şekilde görecek” dedi. BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki şahsi bir rekabet olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim vizyonuyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar mekanizmalarında etkili olduğu, kaynak yönetiminin şeffaf olduğu ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumlu olduğu bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Kimse Merak Etmesin, Artık Hep Birlikteyiz” Bursa’nın kendisi için sadece iş yaptığı bir yer olmadığını; doğup büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Bursa bize sadece bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin altında kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeyi bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye endişe etmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve beraber yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir süreçtir. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

İbrahim Burkay: KOBİ odaklı yeni TEKNOSAB ekosistemimizle KOBİ'ler büyürse Bursa büyür; Bursa büyürse Türkiye büyür." dedi. Haber

İbrahim Burkay: KOBİ odaklı yeni TEKNOSAB ekosistemimizle KOBİ'ler büyürse Bursa büyür; Bursa büyürse Türkiye büyür." dedi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'ın katılımıyla, Oda Hizmet Binası’nda Temmuz Ayı Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Başkan Burkay, Temmuz ayı içerisinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından düzenlenen Akreditasyon Sertifika Töreni’nde BTSO’nun 7 yıldızlı akreditasyon belgesini alarak hizmet kalitesini yeniden tescillediğini belirtti. Burkay, “Bursa Ticaret ve Sanayi Odamız; sunduğu hizmetler, geliştirdiği çözümler ve hayata geçirdiği projeler sayesinde yedi yıldızlı akreditasyon seviyesine ulaşan Türkiye'deki dört oda ve borsadan biri olma başarısını gösterdi. Meclis üyelerimizin değerli görüşleri ve sektörel birikimleri ile uzman çalışma arkadaşlarımızın yoğun emeği, Odamızın ulaştığı bu yüksek hizmet standardının temelini oluşturmaktadır. Tüm meclis üyelerimize ve çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum.” ifadelerini kullandı. Tüm Projelerimiz Ortak Aklın Eseri Göreve geldikleri günden itibaren Meclis, meslek komiteleri ve sektör konseylerinden gelen fikirleri yol haritalarının merkezine konumlandırdıklarını vurgulayan Başkan Burkay, “Üyelerimizin beklentilerini doğru analiz eden, sektörlerimizin önünü açan ve şehrimizin gelecek vizyonuna yön veren bir anlayışla yol aldık. TEKNOSAB’dan Bursa Business School’a, BUTEKOM’dan Model Fabrika’ya, BUTGEM’den MESYEB’e, Küresel Fuar Acentesi’nden Ticari Safari’ye kadar hayata geçirdiğimiz her proje bu ortak aklın bir sonucudur. Bursa iş dünyasının ihtiyaçlarından doğan bu çalışmalar, meclis üyelerimizin değerli katkıları ve yerleşmiş çalışma kültürümüzle şekillendi.” dedi. GUHEM Fen Lisesi Açılıyor Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nin (GUHEM) de bu vizyoner yaklaşımın en kıymetli eserlerinden biri olduğunu ifade eden Başkan Burkay, “GUHEM, bugün Avrupa’nın kendi alanındaki en büyük merkezi olarak hem Bursa’mızın hem de ülkemizin gurur duyduğu güçlü bir marka haline gelmiştir. Şimdi bu vizyonu eğitimle taçlandırarak bambaşka bir seviyeye taşıyoruz. Millî Eğitim Bakanlığımızla yürüttüğümüz iş birliği çerçevesinde GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisemizi açıyoruz. Yeni eğitim-öğretim döneminde ilk öğrencilerini karşılayacak okulumuzda, Türkiye'nin en başarılı gençleri havacılık, uzay ve ileri teknoloji alanlarında çağın gerektirdiği yetkinliklerle donatılacak. Türkiye Yüzyılı'nda istikbalin yıldızlarını yetiştirecek olan bu kritik projeye destekleri için Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin'e ve Bakanlığımıza teşekkürlerimi sunuyorum.” şeklinde konuştu. Ne Söylediğin Değil Ne Ürettiğin Önemli Şeffaflık ve demokratik yönetimin oda ve borsaların en temel prensipleri olduğunu hatırlatan Başkan Burkay, BTSO’nun 70 Meslek Komitesi, Meclisi ve sektör konseyleriyle birlikte ortak aklın en güçlü temsilcilerinden biri olduğunu dile getirdi. Meclis üyelerinin kendi sektörlerinin ve iş dünyasının güvenini kazanarak bu göreve geldiğini belirten Burkay, "Burada sadece konuşarak oy almak mümkün değildir. Üretmek, aksiyon almak ve risk almak gerekir. Herkes somut sonuçlar görmek ister. Biz de aynı prensiple hareket ediyoruz. Göreve geldiğimiz günden beri 'Ne söyledin?' sorusundan ziyade 'Ne ürettin?' sorusuna odaklandık. Bugün ortaya çıkan eserler bu anlayışın en somut kanıtıdır. BTSO'da alınan her karar, ortak aklın ve meclis iradesinin bir ürünüdür." dedi. Türkiye Bizden Hizmet Bekliyor Göreve geldiklerinden bu yana vaat ettikleri projeleri tek tek hayata geçirdiklerini kaydeden Başkan Burkay, "Biz bu makamlara sadece 'Başkanım' denilsin diye değil, Bursa'ya kalıcı eserler kazandırmak için talip olduk." dedi. Yeni dönemde de yatırım ve üretim odaklı projeleri kararlılıkla sürdüreceklerini belirten Burkay, “Bursa'da muazzam bir potansiyel mevcut. Ancak bu potansiyeli görebilecek vizyona ve onu gerçeğe dönüştürecek aksiyoner kadrolara ihtiyaç var. BTSO yönetimi ve meclisi bu anlayışa sahiptir. Türkiye ve Bursa bizden hizmet bekliyor. 2030 Vizyonumuz doğrultusunda 60 bin üyemizin güçlü desteğiyle durmaksızın çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. TEKNOSAB’da Yepyeni Bir Ekosistem İnşa Ediliyor Ağustos ayında uzun süredir üzerinde çalıştıkları TEKNOSAB KOBİ OSB, TEKNOSAB Gıda İhtisas OSB, TEKNOSAB Defence Hub, TEKNOSAB Organize Ticaret Bölgeleri, TEKNOSAB Data Center ve TEKNOSAB Teknopark projelerinin lansmanını gerçekleştireceklerini duyuran İbrahim Burkay, Bursa'nın üretim altyapısını güçlendirecek yeni yatırımlarla kentin rekabet gücünü artıracaklarını ifade etti. Bursa'nın üretim kapasitesi ve kurumsal birikimiyle Türkiye'nin kalkınmasında stratejik bir role sahip olduğunu vurgulayan Başkan Burkay, "Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Bugüne dek ortaya koyduğumuz her projeyi tamamladık. En büyük sermayemiz, bu kuruma olan güvendir. Bu güveni hep birlikte koruyacağız. Bu yürüyüş kesintisiz sürecek. Bursa üretmeye ve büyümeye devam edecek. İnşa edeceğimiz yeni KOBİ ekosistemiyle; 'KOBİ’ler büyürse Bursa büyür, Bursa büyürse Türkiye büyür' anlayışını hakim kılacağız." şeklinde konuştu. Ortak Akıl ve İşbirliği Vurgusu BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur ise konuşmasında, BTSO’nun proje üreten ve iş dünyasına yön veren kurumsal yapısının güçlü iş birliğinin ve ortak aklın bir sonucu olduğunu belirtti. Temmuz ayında TOBB tarafından takdim edilen 7 yıldızlı akreditasyon belgesinin bu vizyonun en net göstergesi olduğunu ifade eden Uğur, "Bu başarı Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay'ın liderliğinde; meclisimizin, meslek komitelerimizin ve tüm çalışma arkadaşlarımızın ortak emeğinin bir meyvesidir. Katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum." dedi. Toplantıda ayrıca önceki Dönem Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, BTSO Tahkim ve Arabuluculuk (BTSO TAM) Merkezi’nde yeniden yapılandırılan tahkim süreçleri hakkında bilgi paylaştı.

TOBFED’den BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’ne ziyaret Haber

TOBFED’den BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’ne ziyaret

BTSO, elektrikli ve hibrit araç teknolojilerinde nitelikli insan kaynağı için iş birliği çalışmalarını sürüyor. BTSO ve TOBFED arasında yapılan protokolün ardından ilk ziyaret gerçekleşti. TOBFED Genel Başkan Yardımcısı ve Sürdürülebilir Mobilite İnisiyatifi Kurucu Başkanı Hakan Doğu, BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü bünyesinde faaliyet gösteren Yeni Nesil Araç Teknolojileri Sektörel Mesleki Eğitim Yetkinlik Geliştirme ve Mükemmeliyet Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Program kapsamında Hakan Doğu’ya BTSO Genel Sekreteri Ömer Şendoğan ile BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü Yöneticisi Murat Kurtlar eşlik etti. Ziyarette TOBFED heyetine, merkezde yürütülen eğitim faaliyetleri, uygulamalı teknik altyapı ve elektrikli-hibrit araç teknolojilerine yönelik geliştirilen eğitim programları hakkında bilgiler verildi. Elektrikli ve hibrit araç dönüşümünün otomotiv sektöründe önemli bir değişimi beraberinde getirdiğini belirten Hakan Doğu, bu dönüşüm sürecinde eğitimli teknik personelin kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. BTSO’nun ‘Yeni Nesil Araç Teknolojileri Sektörel Mesleki Eğitim Yetkinlik Geliştirme ve Mükemmeliyet Merkezi’ yatırımının Türkiye açısından stratejik bir adım olarak değerlendiren Doğu, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a teşekkür etti. Hakan Doğu, “Türkiye’de bu merkezlerin sayısı çok az. İlk ışığı yakan BTSO’ya destek vermek ve elektrikli-hibrit araçların nasıl tamir edileceği konusunda eğitimli personel yetiştirmek amacıyla bugün burada çalışmalarımıza başlıyoruz.” dedi. “BURSA’DA YAKILAN BU ATEŞ TÜM TÜRKİYE’YE YAYILACAK” Elektrikli ve hibrit araç teknolojilerinin hızla geliştiğini belirten Hakan Doğu, sektörün en önemli ihtiyaçlarından birinin eğitimli teknik personel olduğunu vurguladı. Doğu, “Önümüzdeki dönemde bu işin güvenli, ekonomik ve herkesin ulaşabileceği standartlara kavuşabilmesi için bu tip merkezler çok önemli. Özellikle otomotivin kalbi, hatta doğduğu şehir olan Bursa’da bu ateşi yakarak tüm Türkiye’nin elektrikli ve hibrit araçlardaki eğitimli personel ihtiyacını karşılamak için yola çıktık.” ifadelerini kullandı. Doğu, merkezde verilen eğitimlerin sektör açısından büyük önem taşıdığını belirten Doğu, uygulamalı eğitim altyapısının dikkat çekici olduğunu ifade etti. Elektrikli ve hibrit araç teknolojilerinde güvenlik konusunun kritik önem taşıdığına dikkat çeken Doğu, eğitim süreçlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Doğu, konuşmasına şöyle devam etti: “Teknolojinin gelişim hızıyla birlikte teknik bilgi ve uygulama yetkinliğinin de aynı ölçüde gelişmesi gerekiyor. Bu alanda verilecek eğitimler hem çalışan güvenliği hem de sektörün sürdürülebilir gelişimi açısından büyük önem taşıyor.” Ziyarette, TOBFED Genel Başkan Yardımcısı Hakan Doğu’nın yanı sıra TOBFED Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri Hale Kuyucu, Avrasya E-Mobilite Derneği Başkanı ve E-Mobilite Europe Association Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Sayar ve Danışma Kurulu Üyesi Çınar Noyan da yer aldı. Türkiye genelinde 300 bin KOBİ ve 1,5 milyon çalışanı temsil eden Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu’nun (TOBFED) Genel Başkanı Serkan Bakırtaş ve TOBFED Genel Başkan Yardımcısı Hakan Doğu, kısa süre önce BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ı ziyaret etmişti. BTSO Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener ve komite üyesi Yasin Tomurcuk’un da katıldığı programda Başkan İbrahim Burkay ve Serkan Bakırtaş arasında BTSO ve TOBFED arasında otomotiv satış sonrası hizmetler sektöründe mesleki eğitim ve belgelendirme, nitelikli insan kaynağı, standardizasyon ve kurumsallaşma, Ar-Ge, inovasyon ve sürdürülebilirlik ile ulusal ve uluslararası projelerde iş birliği çalışmalarını kapsayan bir protokol imzalanmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.