SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kayyum

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Kayyum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kayyum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim” Haber

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim”

Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Kuriş’in yapılanmadaki konumu, para trafiği, şirketler ve üst düzey isimlerle ilişkileri hakkında çok sayıda soru yöneltildi. Kuriş örgüt liderliği suçlamasını kabul etmedi Soruşturma kapsamında, yapılanmanın hiyerarşik bir sistem oluşturduğu, bölge sorumluları ve şifreli haberleşme yöntemlerine benzer bir iletişim ağı kullandığı iddiaları inceleniyor. Soruşturma dosyasına göre yurt dışına çıkarıldığı öne sürülen para miktarının 100 milyar liranın üzerinde olduğu belirtilirken, Almanya’nın Köln kentinde yaklaşık 70 milyon dolarlık bir merkez inşa edilmesinin planlandığı da iddialar arasında yer alıyor. Kuriş ise savcılık ifadesinde bu yapılanmanın lideri olduğu yönündeki suçlamaları reddetti. Kendisini dini bir figür olarak tanımlayan Kuriş, “Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever. Kimseye emir ve talimat vermedim” şeklinde savunma yaptı. Şirketler ve mal varlığı soruşturmanın odağında Soruşturma kapsamında Kuriş ailesiyle bağlantılı olduğu belirtilen 191 gayrimenkulün de incelemeye alındığı aktarıldı. Ayrıca geçen yıl Türkiye’deki 82 dernek üzerinden 7,2 milyar liralık kayıt dışı gelir elde edildiği iddiası dosyaya yansıdı. Yapılanmayla bağlantılı olduğu öne sürülen şirketler arasında Ayakkabı Dünyası, Hisar Hastaneleri, Armine Giyim ve ŞMS Kopuz Gıda’nın da bulunduğu belirtildi. Toplam 32 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiği, söz konusu şirketlere kayyum atandığı aktarıldı. “Kişisel GSM hattım yok” dedi Savcılıkta iletişim yöntemleriyle ilgili sorulara da yanıt veren Kuriş, kendi adına kayıtlı bir GSM hattı bulunmadığını öne sürdü. Kuriş, ulaşım ve iletişim amacıyla genellikle ofis hattını kullandığını ancak söz konusu hattın numarasını hatırlamadığını söyledi. Operasyonel talimatların nasıl iletildiği yönündeki sorular üzerine ise aile üyelerinin telefonları üzerinden iletişim kurduğunu belirtti. Akbacakoğlu ile ilişkisini reddetti Soruşturmanın önemli isimlerinden biri olarak gösterilen ve yapılanmanın ticari, siyasi ve bürokratik ilişkilerinden sorumlu olduğu iddia edilen Ayakkabı Dünyası ortağı Mehmet Akbacakoğlu hakkındaki sorular da Kuriş’e yöneltildi. Kuriş, Akbacakoğlu ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını savunarak kendisini yalnızca ayakkabı mağazasından iki kez alışveriş yaptığı için tanıdığını söyledi. Savcılık değerlendirmesinde ise Akbacakoğlu’nun Kuriş’e yakın isimlerden biri olduğu ve yapılanmanın lobicilik faaliyetlerinde rol aldığı iddiasının bulunduğu belirtildi. Üst düzey isimler için “sosyal çevremden tanırım” savunması Kuriş’e yapılanmanın hiyerarşik yapısında görev aldığı öne sürülen Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöz gibi isimlerle ilişkisi de soruldu. Kuriş’in bu kişiler hakkında “Hocaefendidir, sosyal çevremden tanırım” şeklinde yanıt verdiği ve aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını savunduğu aktarıldı. Evinden çıkan altınları “aile birikimi” olarak açıkladı Aylık gelirinin 380 bin lira olduğunu beyan ettiği belirtilen Kuriş’in ikametinde yapılan aramada yüklü miktarda altın ve ziynet eşyası ele geçirildiği aktarıldı. Kuriş, söz konusu altın ve ziynet eşyalarının düğün takıları ile aile birikimlerinden oluştuğunu ileri sürdü. Örgüt üyeliğinden tutuklanan Muharrem Hilmi Akbulut hakkında ise bu kişiyi evinin bahçesine bakan ve zaman zaman harçlık verdiği biri olarak tanımladı. Yapılanmanın Almanya sorumlusu olduğu öne sürülen Osman Aslan adına düzenlenen 3 milyon dolarlık senet hakkında da açıklama yapan Kuriş, senedin gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışı için teminat amacıyla alındığını savundu. Suçlamaların tamamını reddetti Soruşturma dosyasına yansıyan para trafiği, yurt dışına çıkarıldığı iddia edilen kaynaklar, şirketler ve Almanya’daki merkez projesine ilişkin iddiaları kabul etmeyen Kuriş; suç örgütü liderliği, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarını da reddetti. Kuriş’in savcılık ifadesinde yaptığı savunmanın temelini, yapılanmanın yönetiminde herhangi bir emir veya talimat vermediği ve kendisinin yalnızca Süleyman Hilmi Tunahan’ın varisi ile temsilcisi olduğu iddiası oluşturdu.

Ahbap Derneği'ne mahkeme kararıyla kayyum atandı! Fesih sürecinde yeni gelişme Haber

Ahbap Derneği'ne mahkeme kararıyla kayyum atandı! Fesih sürecinde yeni gelişme

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ahbap Derneği hakkında yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, derneğin yönetimine kayyum atanmasına karar verdi. Mahkemenin kararı, daha önce dernek hakkında verilen mali denetim kayyumu kararının ardından geldi. Yeni kararla birlikte bu kez derneğin yönetiminin kayyum tarafından yürütülmesi kararlaştırılırken, Ahbap'ın faaliyetlerinin de geçici olarak durdurulmasına hükmedildi. Karar aynı zamanda derneğin feshi istemiyle yürütülen dava bakımından da yeni bir aşamaya geçildiğini gösteriyor. Fesih davasında süreç devam ediyor Mahkeme tarafından verilen yönetim kayyumu kararıyla Ahbap Derneği'nin yönetim faaliyetleri kayyumun kontrolüne geçmiş oldu. Bununla birlikte söz konusu kararın tek başına derneğin hukuken feshedildiği anlamına gelmediği belirtiliyor. Derneğin fesih talebine ilişkin yargı süreci devam ederken, mahkemenin nihai kararı henüz ortaya çıkmış değil. Bu nedenle mevcut aşamada Ahbap Derneği açısından dikkat çeken gelişme, yönetimin kayyuma devredilmesi ve faaliyetlerin geçici olarak durdurulması oldu. Soruşturmanın dördüncü dalgası gerçekleştirildi Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında daha önce de farklı başlıklarda adli işlemler gerçekleştirilmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre soruşturma dosyasında elde edilen deliller doğrultusunda gerçekleştirilen dördüncü dalga operasyonda şüpheliler hakkında dört ayrı ana başlık üzerinden inceleme yapıldı. Soruşturmanın ilk başlığını konut ve konteyner alımlarına ilişkin işlemler oluşturdu. Bu kapsamda, Ahbap Derneği'nin 2023 yılında konut yapımı amacıyla anlaşma yaptığı ve bağışlardan önemli miktarda ödeme gerçekleştirdiği halde taahhüt edilen konutların tamamlanmadığı değerlendirilen şirketlerin yetkilileri hakkında inceleme yürütüldü. Soruşturmanın bu bölümünde, dernek tarafından deprem sonrası yardım faaliyetleri kapsamında yapılan konut ve konteyner alımlarına ilişkin mali ve ticari işlemler mercek altına alındı. Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazlar da dosyada Soruşturmanın ikinci başlığında ise Yeliz Kaya'ya devredildiği belirlenen taşınmazlara ilişkin işlemler incelendi. Savcılık açıklamasında, bazı şirket ve kişiler tarafından Kaya'ya sıralı şekilde çok sayıda taşınmaz devredildiğinin tespit edildiği aktarıldı. Dosyaya göre Başaran Holding AŞ tarafından 22, Power İnşaat AŞ tarafından 10, Koçsu Yapı AŞ tarafından 17 ve Orhan İnan tarafından 10 taşınmazın Yeliz Kaya'ya devredildiği belirlendi. Bu kapsamda Başaran Holding AŞ'nin sahibi Hüseyin Başaran'ın da aralarında bulunduğu 5 kişi hakkında işlem gerçekleştirildi. Dernek çekleri de incelemeye alındı Soruşturmanın bir diğer ayağında Ahbap Derneği tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri incelendi. Savcılık açıklamasında, soruşturma kapsamında bazı çeklerin son cirantası olduğu belirlenen Sibel Kaya ile Muhammed Ali Yılmaz hakkında işlem başlatıldığı belirtildi. Bu bölümde, çeklerin hangi süreçlerden geçtiği, kimler tarafından kullanıldığı ve tahsil işlemlerinin nasıl gerçekleştiği soruşturma konusu yapıldı. Haluk Levent bağlantılı işlemler araştırılıyor Dosyanın dikkat çeken başlıklarından biri ise Ahbap'ın kurucusu ve sanatçı Haluk Levent ile bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı mali ve ticari ilişkiler oldu. Savcılık açıklamasında, Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali Demirhan hakkında işlem yapıldığı bildirildi. Bu kapsamda Ayhan Demir, Nejdet Kuy, Murat Yaren, Ayhan Çevik, Hüseyin Başaran, Recep Demir, Emre Saral, Faruk Koç, Orhan İnan, Sibel Kaya, Muhammed Ali Yılmaz, Ali Demirhan ve Deniz Şimşek hakkında gözaltı kararı verildi. 13 şüpheli gözaltına alınmıştı Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmaların tamamlanmasının ardından 27 Temmuz'da operasyon düzenlendi. Operasyonda, haklarında gözaltı kararı bulunan 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Bu gelişmenin ardından soruşturmanın hukuki boyutunun yanı sıra Ahbap Derneği'nin yönetim yapısına ilişkin de yeni bir süreç başladı. Ahbap için kritik hukuki süreç Mahkemenin yönetim kayyumu atanmasına ilişkin kararı, dernek açısından soruşturmanın ötesine geçen önemli bir hukuki gelişme olarak değerlendiriliyor. Mali denetim kayyumunun ardından yönetimin de kayyuma devredilmesi ve faaliyetlerin geçici olarak durdurulması, derneğin geleceğine ilişkin belirsizliği artırdı. Ancak soruşturma kapsamında adı geçen kişi ve kuruluşlar açısından henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, iddiaların yargılama sürecinde değerlendirileceği önem taşıyor. Önümüzdeki süreçte mahkemenin fesih davası kapsamında vereceği karar, Ahbap Derneği'nin hukuki statüsü açısından belirleyici olacak.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sahte ekspertiz raporlarıyla yabancı uyruklu kişilere Türk vatandaşlığı kazandırdığı öne sürülen suç örgütüne yönelik operasyon yapıldığını bildirdi. Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sahte ekspertiz raporlarıyla yabancı uyruklu kişilere Türk vatandaşlığı kazandırdığı öne sürülen suç örgütüne yönelik operasyon yapıldığını bildirdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, sahte ekspertiz raporları aracılığıyla yabancı uyruklu şahıslara usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı sağladığı öne sürülen suç örgütüne yönelik kapsamlı bir operasyon yapıldığını açıkladı. Bakan Gürlek'in sosyal medya üzerinden paylaştığı bilgilere göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde; düşük değerli taşınmazların sahte raporlarla yüksek bedelli gösterildiği ve muvazaalı satışlar üzerinden yabancı uyruklulara vatandaşlık verildiği iddiasıyla harekete geçildi. Yürütülen soruşturmada, ülkeye girmesi beklenen yaklaşık 2,5 milyar liralık kaynağın sisteme girmediği, bunun yerine gerçek dışı para transferlerinin yapıldığı, vatandaşlık almak isteyen yabancı şahıslardan haksız kazanç elde edildiği ve toplam 687 kişinin bu yollarla vatandaşlık aldığı belirlendi. Soruşturma kapsamında 90 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı. İstanbul merkezli 16 farklı ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonlarda 72 şüpheli yakalanırken, 7 şirkete kayyum atanarak yönetimine el konuldu. Ayrıca 1.045 gayrimenkul, Bodrum'da bir otel, 15 motorlu araç, bir yat ve 10 banka hesabına el konulduğu bildirildi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü iş birliği; Başsavcılıklarımız ile kahraman Polis Teşkilatımızın güçlü koordinasyonuyla suç örgütlerine ve sahtecilik faaliyetlerine karşı mücadelemizi tavizsiz sürdürüyoruz.… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 4, 2026 Bakan Gürlek, hukuka aykırı yöntemlerle Türk vatandaşlığı aldığı tespit edilen kişilerin vatandaşlıklarının iptal edilmesi için sürecin başlatıldığını bildirdi. Operasyonlarda emeği geçen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerini kutlayan Bakan Gürlek, "Devletimizi zarara uğratan, vatandaşlık hukukunu istismar eden ve haksız kazanç sağlayan yapılara karşı hukukun bütün imkânları kararlılıkla kullanılacaktır." şeklinde konuştu.

CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalarda son bilanço: 29 başkan tutuklu, 35 başkan görevden uzaklaştırıldı Haber

CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalarda son bilanço: 29 başkan tutuklu, 35 başkan görevden uzaklaştırıldı

Süreç Esenyurt operasyonuyla başladı CHP’li belediyelere yönelik soruşturma süreci, 30 Ekim 2024 tarihinde Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanması ve yerine kayyum atanmasıyla başladı. Bu operasyonun ardından farklı illerdeki belediyelere yönelik soruşturmalar hız kazandı. İstanbul başta olmak üzere Antalya, Adana, Bursa, İzmir, Ankara, Mersin, Aydın, Bolu, Uşak ve Tunceli gibi birçok kentte belediye başkanları hakkında gözaltı, tutuklama ve görevden uzaklaştırma kararları alındı. Paylaşılan son bilgilere göre, devam eden süreçte 5 büyükşehir ve il belediye başkanı ile 24 ilçe belediye başkanı olmak üzere toplam 29 CHP’li belediye başkanı tutuklu bulunuyor. Tutuklu büyükşehir ve il belediye başkanları Halen tutuklu bulunan büyükşehir ve il belediye başkanları arasında şu isimler yer alıyor: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım Bu isimlerin tutuklanmalarının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevlerinden uzaklaştırıldığı bildirildi. Zeydan Karalar tahliye edildi ancak görevine dönemedi Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da soruşturmalar kapsamında tutuklanan isimler arasında yer aldı. Yaklaşık sekiz ay tutuklu kalan Karalar’ın daha sonra tahliye edildiği, ancak hakkındaki görevden uzaklaştırma kararının kaldırılmaması nedeniyle belediye başkanlığı görevine geri dönemediği belirtildi. Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere hakkında uygulanan ev hapsi kararının ise kaldırıldığı ve görevine devam ettiği aktarıldı. İstanbul soruşturmaların merkezinde yer aldı CHP’li belediyelere yönelik operasyonların en yoğun gerçekleştiği kent İstanbul oldu. Kentte 15 CHP’li ilçe belediye başkanı hakkında tutuklama kararı verildi. Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ile Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in daha sonra tahliye edildiği, diğer 13 ilçe belediye başkanının ise tutukluluğunun sürdüğü bildirildi. Tutukluluğu devam eden İstanbul’daki ilçe belediye başkanları arasında şu isimler bulunuyor: Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş Diğer illerde de belediye başkanları hakkında işlem yapıldı Soruşturmalar yalnızca İstanbul ile sınırlı kalmadı. Adana’da Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in tutukluluğunun sürdüğü, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın ise tahliye edildiği belirtildi. İzmir’de Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ve Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin hakkında tutuklama kararları verilirken, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit hakkında ev hapsi uygulandı. Bunun yanı sıra Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Eşme Belediye Başkanı Yılmaz Tozan, Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut, Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ve Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner hakkında da çeşitli soruşturmalar kapsamında işlemler gerçekleştirildi. Soruşturmalarda mali suçlamalar öne çıkıyor Belediye başkanları hakkında yürütülen soruşturmalarda ağırlıklı olarak mali suçlamalar gündeme geldi. İddialar kapsamında; Rüşvet, İrtikap, İhaleye fesat karıştırma, Görevi kötüye kullanma, Mali usulsüzlük, Suç örgütü kurma veya örgüte üye olma gibi suçlamalar yöneltildi. Bazı dosyalarda ise terör örgütlerine yönelik suçlamalar da yer aldı. Esenyurt ve Ovacık belediye başkanları hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma”, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında ise “terör örgütüne yardım” suçlamaları kapsamında işlem yapıldığı belirtildi. 35 belediye başkanı görevden uzaklaştırıldı Son verilere göre CHP’li belediyelerle ilgili süreçte: 5 büyükşehir ve il belediye başkanı tutuklu 24 ilçe belediye başkanı tutuklu Toplam 29 belediye başkanı tutuklu 7 büyükşehir ve il belediye başkanı görevden uzaklaştırıldı 28 ilçe belediye başkanı görevden uzaklaştırıldı Böylece toplam görevden uzaklaştırılan belediye başkanı sayısı 35’e ulaştı. Soruşturmalarla ilgili adli süreçlerin ve belediyelerdeki idari işlemlerin önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor.

Ahbap Derneği'ne TMSF kayyumu atandı! Mahkemeden kritik karar, çok sayıda şirket yönetime devredildi Haber

Ahbap Derneği'ne TMSF kayyumu atandı! Mahkemeden kritik karar, çok sayıda şirket yönetime devredildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ahbap Derneği ve bünyesindeki ticari yapılanmalara yönelik yeni bir hukuki süreç başlatıldı. Başsavcılığın talebini değerlendiren İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, derneğe bağlı iktisadi işletmeler ile iştirak şirketlerinin yönetimine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmasına karar verdi. Mahkemenin verdiği karar, yalnızca şirket yönetimlerini değil, derneğin mal varlığı üzerindeki idari yetkileri de kapsıyor. Mahkemeden yönetim kayyumu kararı Mahkeme kararına göre Ahbap Derneği'nin mal varlığı üzerindeki yönetim ve tasarruf yetkisi yönetim kayyumuna devredildi. Kararda ayrıca derneğin faaliyetlerinin sona erdiği, banka hesapları ile mal varlığına yönelik tedbir kararlarının uygulandığı ve derneğin fesih sürecinin başlatıldığı ifade edildi. Soruşturmanın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü belirtilirken, yargılama sürecinin devam ettiği kaydedildi. Dernek ve şirketler farklı kayyumlar tarafından yönetilecek Mahkeme kararında dikkat çeken ayrıntılardan biri de kayyum yönetim modelinin iki ayrı yapıya bölünmesi oldu. Dernekler Kanunu kapsamında Ahbap Derneği'nin taşınmazları, banka hesapları, araçları ve diğer mal varlıklarının yönetimi için daha önce bağımsız kayyum olarak görevlendirilen isimlerin görevlerine devam edeceği belirtildi. Bu kapsamda; Avukat Rıdvan Can Avukat Mustafa Göktuğ Kaya Prof. Dr. Ahmet Kasım Han derneğin mal varlığının yönetiminden sorumlu olmaya devam edecek. Buna karşılık, derneğe bağlı ticari şirketlerin yönetimi ise TMSF tarafından yürütülecek. TMSF'nin yönetimine geçen şirketler Mahkeme kararı doğrultusunda TMSF'nin kayyum olarak atandığı şirketler şu şekilde sıralandı: Ahbap Derneği İktisadi İşletmesi Ahbap Lojistik Gayrimenkul Danışmanlık ve İnşaat A.Ş. Zirve Müzik Yapım Organizasyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Globus Savunma Sanayi ve Bilişim A.Ş. Kanat Savunma Sanayi Turizm ve Ticaret Ltd. Şti. Koşan Adam Müzik Yapım Menajerlik Hizmetleri Turizm Reklam Ses ve Işık Sistemleri Ltd. Şti. Koşan Trade Gıda Temizlik Ürünleri İthalat İhracat Ltd. Şti. Palmak Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Kuraf Sahne Tasarım ve Organizasyon Ltd. Şti. Akberg Şirince Şarapçılık Hayvancılık Tarım Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. Sardes Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Sur Müzik Organizasyon Ses Işık Sistemleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Ulubey İç ve Dış Ticaret A.Ş. Söz konusu şirketlerin yönetim ve idari işlemleri, mahkeme kararının ardından TMSF gözetiminde yürütülecek. Soruşturma süreci devam ediyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında daha önce dernek yöneticileri ve bağlı şirketlere ilişkin çeşitli adli işlemler uygulanmıştı. Son mahkeme kararıyla birlikte soruşturmanın mali ve idari boyutu yeni bir aşamaya taşınmış oldu. Hukuki süreç kapsamında kayyum uygulamasının şirketlerin faaliyetlerinin devamlılığını sağlamak ve mal varlıklarının korunmasını amaçladığı belirtilirken, soruşturmanın sonucuna ilişkin nihai karar ise yargılama sürecinin tamamlanmasının ardından netleşecek. TMSF kayyum kararı ne anlama geliyor? Kayyum kararıyla birlikte TMSF, mahkemenin belirlediği şirketlerde yönetim yetkisini devralarak şirketlerin mali, idari ve ticari faaliyetlerini denetleyecek. Bu süreçte şirketlerin günlük faaliyetlerinin sürdürülmesi, çalışan haklarının korunması ve mal varlıklarının güvence altına alınması hedefleniyor. Öte yandan, dernek yönünden ise bağımsız kayyumlar tarafından yürütülen yönetim süreci devam edecek. Mahkeme kararında yer alan fesih süreci ve mal varlığına ilişkin tedbirlerin nasıl sonuçlanacağı ise devam eden adli soruşturma ve yargılamanın seyrine göre şekillenecek.

27 ilde dolandırıcılık operasyonu: 89 gözaltı, milyarlık mal varlığına kayyum Haber

27 ilde dolandırıcılık operasyonu: 89 gözaltı, milyarlık mal varlığına kayyum

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, dijitalplatformlarda oluşturulan sahte yatırım uygulamaları ve “yüksek kazanç” vaadiyle çok sayıdakişiyi dolandırdığı öne sürülen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Sahte yatırım ağına operasyon İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğüçalışmalarda, şüphelilerin sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden hazırladıkları sahteyatırım içerikleriyle mağdurları sisteme çektiği belirlendi. Soruşturma dosyasına göre, zanlıların yapay zekâ destekli reklamlar ve sahte yatırımdanışmanlığı yöntemleriyle vatandaşları yüksek kâr vaadiyle yönlendirdiği tespit edildi. 27 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda 89 kişi gözaltına alındı. 4 şirkete, 15 akaryakıt istasyonuna kayyum Mali incelemeler sonucunda, şüphelilere ait olduğu değerlendirilen yaklaşık 4 milyar 600milyon lira değerindeki mal varlıklarına yönelik tedbir kararı uygulandı. Bu kapsamda 4 şirkete, 15 akaryakıt istasyonuna, ayrıca bir akaryakıt ve LPG dolum tesisinekayyum atandığı bildirildi. Yetkililer, şüphelilerin dijital platformlar üzerinden kurdukları organize yapı aracılığıyla haksızkazanç elde ettiğinin değerlendirildiğini, soruşturmanın çok yönlü sürdüğünü kaydetti.

Tutuklanan eski vali Tuncay Sonel 'in savcılık ifadesi Haber

Tutuklanan eski vali Tuncay Sonel 'in savcılık ifadesi

Sonel, Gülistan Doku’ya ait SİM kartı koruma polis Şükrü Eroğlu aracılığıyla polis memuru Gökhan Ertok’a gönderdiğini kabul ederek, “Koruma polisi arkadaşımıza bu kartı daha önce Ankara emniyetinde komiser bildiğimiz Gökhan komisere bir baktıralım diye gönderttim” dedi. Sonel, SİM kartı neden resmi yollarla değil de elden ve bir zarfın içinde gönderdiğini de şöyle cevapladı: “Valilikte olduğum bir günde tam dışarı çıkarken ağlamaklı bir ses duydum. Baktığımda Aygül Doku olduğunu gördüm. Merdivenin başında “sayın valim bir SİM kart var” dedi. Ben de koruma ve özel kaleme gereğini yapalım dedim. Sonra çıktım işlerime devam ettim. Koruma polisi arkadaşımıza bu kartı daha önce Ankara emniyetinde komiser bildiğimiz Gökhan komisere bir baktıralım diye gönderttim. Zira arama kurtarma yoğun bir şekilde devam ettiği için konum bilgisini baktırmak ve aynı zamanda son görüşme nerede olmuş onları öğrenmek için göndermiştim. Koruma polisi bu kartı göndermiş. Gökhan, yaptığı inceleme sonrasında viyadüğün alt bölgesinde bir konum tespit etmiş. Bu bana iletildi. Kızın ablası, savcıya gidemiyorum, ulaşamıyorum, almıyorlar dediği için ben aldım. Bu olay kayıp olayından iki ya da üç hafta sonra olmuştu. Biz de insanız, kayıp kızımızı bir an önce bulmak için vali olarak böyle bir yol izledim. Dolayısıyla buradan çıkan bilgilerden dolayı arama bölgesi olarak işaret ettiğim alan vardı.” Valiliğin hesabını kim yönetiyordu Tuncay Sonel, savcının “Aca Bilişim” isimli şirkete para gönderip göndermediğine ve valiliğin sosyal medya hesaplarını kimlerin yönettiğine ilişkin soru üzerine şu cevabı verdi: “Aca Bilişim şirketine herhangi bir ücret göndermedim. Bununla ilgili bilgim yoktur. Ne valilik ne de kayyumluk yaptığım belediyede böyle bir ödeme söz konusu olmamıştır. Mehmet Aca’nın sahibi olduğu şirketin valiliğin sosyal medya hesaplarının yönetiminde herhangi bir yetkisi yoktu. Benzer şekilde belediyenin de böyle bir işi yoktu. Ancak Gökhan’a (SİM kartın gönderildiği polis) zaman zaman yukarıda bahsettiğim gibi kayyum olduğumuz için sosyal medya üzerinden gelen tehditlerle alakalı birkaç fikir danıştığımız olmuştur. Aynı zamanda Gökhan, sosyal medya üzerinden takipçi yüklemesi gibi herhangi bir şey yapmadım. Bu yönde bir talebim olmadı. Valiliğin sosyal medya hesabı valilik bünyesinde yapılıyordu. Yani Basın Müdürlüğü bünyesinde işlemleri gerçekleştiriyorduk. Bunun için herhangi bir yere ücret ödemedik.” “Şahsi hesabımdan gönderiyordum” Savcının, Şükrü Eroğlu tarafından gönderilen 7 Şubat 2020 tarihinde 5.000 TL, 17 Mart 2020 tarihinde 5.000 TL ve 5 Kasım 2021 tarihinde 20.000 TL’ye ilişkin sorusunu yanıtlayan Sonel, şu ifadelere yer verdi: “Bu para gönderimleri normal gönderimlerdir. Harçlık niyetine zaman zaman gönderiyorduk. Gökhan’ın da talep ettiği oluyordu. Kendi şahsi hesabımdan gönderiyordum. Gökhan’ın teknik olarak bir şeye ihtiyacı varsa istediğinde gönderiyordum.”

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği: Kayyum haberleri tamamen asılsızdır Haber

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği: Kayyum haberleri tamamen asılsızdır

Can Holding soruşturmasında tutuklanan Remzi Sanver’in başkanı olduğu Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği’ne kayyum atandığı bildirildi. Sanver, İstanbul başsavcılığının yürüttüğü Can Holding soruşturması kapsamında “çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma” ve “suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama” suçlamalarıyla 17 Ekim 2025’ten beri tutuklu. Üyelerden Aral şikayet dilekçesi yazdı Dernek üyesi Ali Rıza Aral, oluşan idari boşluğun giderilmesi için Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi’ne şikayet dilekçesi yazdı. Diken'in İHA’dan aktardığı haberine göre dilekçede şu ifadelere yer verildi. “Davalılardan Remzi Sanver, 17 Ekim 2025 tarihinde hakkında ileri sürülen iddialar sebebiyle tutuklanıp, cezaevine konulmuştur. Bu suretle Dernek Başkanlığını ifa edemez haldedir. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Tüzüğünün 28'nci maddesi hükmü ‘Büyük üstatlık makamı, ölüm, istifa veya başka bir sebeple boşaldığı takdirde 3 ay içerisinde Büyük Loca toplantıya çağrılır ve Büyük Üstat seçimi yapılır’ şeklinde hüküm ifade etmektedir. Yukarıda arz ettiğimiz gibi Remzi Sanver'in tutuklanması üzerine tüzükte yazılan 3 ay süresi 20 Ocak 2026 gününde dolduğu halde herhangi bir istifa olmadığı ve Dernek Başkanlığı boşta kaldığı söz konusu olduğundan seçim yapılamamıştır. Bu nedenle, Dernek Başkanlığına seçim yapılması şarttır. Yönetim Kurulu, tüzükteki bu maddeye rağmen Genel Kurulu toplantıya çağırmadığından mütevellit bu başvuruyu yapma zarureti doğmuştur." Mahkemenin, derneğin 28’nci Maddesi’ne dayanarak yaklaşık altı aydır başkanı cezaevinde olduğu için genel kurul yapamayan Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği’ne geçici süreyle kayyum atadığı iddia edilmişti. Dernekten yalanlama: "Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneğine kayyum atandığına ilişkin haberler tamamen asılsızdır" Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Yönetim Kurulu ise söz konusu iddiayı yalanladı. Yapılan açıklamada; yönetide bir boşluk olduğuna dair yorumların doğru olmadığı belirtildi. Açıklamada, "Olay, bir dernek üyesinin, dernek başkanlığının boşaldığı iddiası ile 'Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Genel Kurulunun toplantıya çağrılması' talebi ile mahkemeye başvurmasından ibaret olup başvuranın kayyum atanmasına ilişkin bir talebi olmadığı gibi kayyum atanması için hukuki bir neden de bulunmamaktadır" denildi. Yönetim kurulu tarafından yapılan açıklama şöyle: "Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği’ne kayyum atandığına dair bazı yayın organlarında yer alan haberler gerçekle bağdaşmamaktadır. Kamuoyunu yanıltıcı haberler konusunda gerekli hukuki girişimlere başlanmıştır. Olay, bir dernek üyesinin, dernek başkanlığının boşaldığı iddiası ile 'Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Genel Kurulunun toplantıya çağrılması' talebi ile mahkemeye başvurmasından ibaret olup başvuranın kayyum atanmasına ilişkin bir talebi olmadığı gibi kayyum atanması için hukuki bir neden de bulunmamaktadır. Dernek Başkanımızın tutukluluk durumu geçici bir tedbir niteliğindedir. Medeni haklarını kullanma ehliyeti herhangi bir şekilde kısıtlanmadığı gibi Türk Medeni Kanununun ve dernek tüzüğünün ilgili maddelerinin dernek başkanlığının boşaldığı yönünde yorumlanması hukuken mümkün değildir. Sonuç olarak; Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneğine kayyum atandığına ilişkin haberler tamamen asılsızdır. Dernek Başkanı ile Yönetim Kurulu ve tüm dernek organları görevlerine devam etmektedir ve bu görevlerini sürdürmede de herhangi bir hukuki engel bulunmamaktadır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." Remzi Sanver kimdir? Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Başkanı Remzi Sanver, "büyük üstat" olarak kabul ediliyor. 1970 yılında İstanbul’da doğan Sanver, Galatasaray Lisesi ardından da Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nü bitirdi. Doktorasını aynı üniversitenin Ekonomi Bölümü’nde tamamlayan Remzi Sanver, 2006'da profesör oldu. İngilizce, Fransızca ve İspanyolca bildiği öğrenilen Sanver; 2011-2015 yılları arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü olarak görev yaptı. Öte yandan Sanver aynı zamanda eski Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu Sözcüsü. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'nin resmi sitesinde Sanver için şu ifadeler kullanılmıştı: "1991 yılında İstanbul'da, Ülkü Locası’nda tekris edilmiş, locasında çeşitli görevlerde bulunmuş ve 2003-2005 döneminde Üstad-ı Muhteremlik yapmıştır. 2007-2009 yıllarında Büyük Sekreterlik görevinde bulunmuş, 2010-2013 yıllarında Büyük Üstatlık yapmıştır"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.