SON DAKİKA
Hava Durumu

#Katma Değer

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Katma Değer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katma Değer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım Haber

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım

TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan temin ettiği kaynakla kurulan Türkiye Yeşil Fonu’nun 30 milyon Euro tutarındaki ikinci yatırımını Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdi. Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan ve doğa pozitif üretime pozitif katkı sunan bu yatırımla Sapro Temizlik Ürünleri’nin yeşil dönüşüm ve büyüme stratejilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Türkiye Yeşil Fonu ile Türkiye’nin kalkınma planı doğrultusunda büyüme ve gelişme potansiyeli taşıyan alanlarda katma değer sağlayan firmalara orta-uzun vadeli yatırımlar yaparak sera gazı salımlarının azaltılması ve Türkiye ekonomisinin yeşil ve kapsayıcı dönüşümünün desteklenmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda sermaye piyasalarının iklim finansmanı odağında derinleşmesine ve çeşitlenmesinde etkin rol üstlenilerek özel sermayenin harekete geçirilmesi de sağlanacak. Avrupa’nın önde gelen ıslak mendil üreticilerinden biri olan Sapro Temizlik Ürünleri, bu ortaklık kapsamında karbon ayak izinin azaltılması, yenilenebilir enerji yatırımları, verimlilik projeleriyle atık ve su yönetimi gibi çevresel dönüşüm planlarını hayata geçirecek. Yatırım aynı zamanda Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda sanayide kapsayıcı ve yeşil dönüşümü hızlandırmayı amaçlıyor. Anlaşmaya dair değerlendirmelerde bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “75 yılı aşkın süredir Türkiye’nin çok yönlü kalkınması için çalışan bir banka olarak, kalkınma bankacılığındaki derin uzmanlığımızı yatırım bankacılığı alanındaki faaliyetlerimizle birleştirerek kurduğumuz Türkiye Yeşil Fonu kapsamında ikinci yatırımımızı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Dünya Bankası ile uzun soluklu ilişkilerimizin güçlü bir yansıması olan Türkiye Yeşil Fonu ile ortaklığımızı daha da ileriye götürecek işlere imza atarak kalkınmaya desteğimizi büyütüyoruz. Sapro Temizlik Ürünleri ile sağladığımız bu iş birliği, sanayimizin yeşil dönüşümüne ivme kazandırmanın yanı sıra yerli üretimimizin küresel standartlarla uyumunu güçlendirecek stratejik bir adım olma özelliğini de taşıyor. Bu kıymetli iş birliğinin Sapro Temizlik Ürünleri başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Dünya Bankası kaynaklı bir fon olan Türkiye Yeşil Fonu’nun Sapro’ya yapmış olduğu yatırımın sürdürülebilirlik vizyonlarına uyum sağladığını belirten Sapro Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhun Zincirkıran, “Bugün, ıslak mendil kullanımının en önemli alanlarından biri de bebek bakımı. Ailelerin en değerli varlığı olan bebeklerin bakımı bizler için de büyük önem taşıyor. Kurulduğumuz günden beri en kıymetli varlığımız olan bebeklere zarar vermeyecek ürünler geliştiriyor, dünyamızın geleceği için sürdürülebilir ürünler tasarlıyoruz. Private label ıslak mendil üretimi alanında Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise en büyük dört üreticisinden biri olarak doğal içerikler geliştirmeye odaklanmayı sürdürüyoruz. Yüzde yüz geri dönüşümlü, biyoçözünür, kompostlanabilir, yüzde yüz bitki bazlı doğal elyaftan ürettiğimiz ıslak mendil kumaşı yatırımımızla global ölçekte hizmet vermeye devam ediyor, Türkiye’nin kendi alanında en fazla sürdürülebilirlik yatırımı yapan firmaları arasında yer alıyoruz. Türkiye Yeşil Fonu’na, şirketimize sağladığı değerli katkıları ve ülkemizin bu alandaki yatırım ihtiyaçlarını sağlayan ekosistemi oluşturdukları için teşekkürlerimizi sunarız” açıklamasını yaptı. Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel, Türkiye Yeşil Fonu’nun, karbonsuzlaşma ve kapsayıcı dönüşüm hedefleri doğrultusunda şirketlerin yeşil dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam ettiğini belirterek, “Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdiğimiz bu yatırım, ikinci yatırım olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık otuz yıldır faaliyet gösteren, güçlü ihracat kabiliyeti ve geniş müşteri tabanıyla sektöründe köklü bir konuma sahip olan Sapro; ileri teknoloji ve verimlilik odaklı üretim altyapısıyla dönüşüm açısından güçlü bir başlangıç noktasına sahip. Bu yatırım Türkiye Yeşil Fonu’nun sanayide yeşil dönüşümü somut ve ölçülebilir adımlarla destekleme yaklaşımının sahadaki güçlü bir örneğini oluştururken, Fon kapsamında sağlanan kaynak şirketin karbon ayak izinin azaltılması ve operasyonel verimliliğin artırılmasına yönelik çalışmalar için kullanılacak” dedi. Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ise “Türkiye Yeşil Fonu, kamu kaynaklarının özel sermayeyi harekete geçirerek sanayide dönüşümü ve karbonsuzlaşmayı hızlandırabileceğini gösteriyor. Sapro’ya yapılan yatırım, Türkiye’de düşük karbonlu üretim için ölçeklenebilir bir finansman modelinin ortaya çıktığını işaret ediyor. Dünya Bankası, rekabet gücünü artıran, sanayide yenilikçiliği hızlandıran ve özel yatırımları harekete geçiren platformları desteklemeye kararlıdır” ifadelerini kullandı.

BTSO’da yerelden ulusala kooperatifler buluşması Haber

BTSO’da yerelden ulusala kooperatifler buluşması

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Türkiye Kooperatifçilik Vakfı iş birliğinde, Bursa Ticaret İl Müdürlüğü katkılarıyla “Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması” gerçekleştirildi. Bursa’daki kooperatiflerin katılımıyla BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıda kooperatiflerin mevcut sorunları ve çözüm önerileri, stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar ile iş fırsatları değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Türkiye’nin dört bir yanında tarımdan turizme, kadın girişimciliğinden hizmet sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren binlerce kooperatif bulunduğunu söyledi. “EKONOMİK KALKINMADA STRATEJİK ÖNEMDE” Kooperatiflerin refahın toplumun tüm kesimlerine yayılmasında, bireylerin ortak akıl ve dayanışma kültürüyle üretim ve ticaret süreçlerine katılım sağlamasında hayati bir işleve sahip olduğunu belirten Hakan Batmaz, “Bu yapı, ekonomik kalkınmanın sosyal boyutunu güçlendiren en önemli unsurlardan biridir. BTSO olarak bizler, kooperatifleşmeyi stratejik bir değer olarak görüyor; girişimcilerimizin ekonominin her alanında daha güçlü, daha etkin ve daha sürdürülebilir bir şekilde varlık göstermesini destekliyoruz. Bu çerçevede özellikle kadın kooperatiflerine yönelik eğitim programları, fuar organizasyonları ve buluşmalar gerçekleştiriyoruz.” dedi. “BURSA, KOOPERATİFÇİLİKTE ÖNCÜ BİR KENT” Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi adına kooperatifçilik kültürünün gelişmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Batmaz, “Bu çerçevede Bursa’mızın merkezinde bulunduğu Marmara Havzası, sahip olduğu ekonomik dinamizm ve üretim gücüyle kooperatifler için son derece elverişli bir zemindir. Sanayi ve ticaretin güçlü bir şekilde varlık gösterdiği bölgemiz; üretim kapasitesi, ihracat hacmi, istihdam gücü ve oluşturduğu katma değer ile ülkemizin lokomotif bölgeleri arasında yer almaktadır. Böylesine güçlü bir potansiyele sahip bölgemizde, kooperatiflerimizin kurumsal kapasitelerini geliştirmesi; üretimden tüketime uzanan değer zincirlerinde daha etkin roller üstlenmesi mümkündür. Nitekim imece kültürü ve dayanışma ruhuyla hareket eden girişimcilerimizin ortaya koyduğu başarı hikâyelerini gururla takip ediyoruz. BTSO olarak bu başarıların artarak devam etmesi adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugünkü toplantımızın da faydalı olmasını diliyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” diye konuştu. KOOPERATİFLERİN SAYISI 80 BİNİ AŞTI Türkiye Kooperatifçilik Vakfı Genel Başkanı Bahar Kastan, kooperatiflerin yerel kalkınmanın, sosyal adaletin ve ekonomik dengelenmenin önemli araçları haline geldiğini söyledi. Özellikle kırsal bölgelerde, kadınların ve gençlerin ekonomik hayata katılımını artırmada kooperatiflerin kritik rol oynadığını ifade eden Kastan, Türkiye genelinde faaliyet gösteren kooperatiflerin sayısının 80 bini aştığını kaydetti. Yerelden başlayan bu yapıların doğru planlama ve desteklerle ulusal düzeyde güçlü bir ekonomik modele dönüşebileceğini belirten Kastan, “Kooperatiflerin sahip olduğu potansiyele rağmen çeşitli yapısal sorunlar gelişimlerini sınırlandırmaktadır. En önemli sorunlardan biri finansmana erişimdir. Birçok kooperatif, başlangıç sermayesi yetersizliği veya krediye ulaşamama nedeniyle büyüme fırsatlarını değerlendirememektedir. Bununla birlikte pazarlama ve markalaşmada yaşanan eksiklikler, karmaşık mevzuat ve bürokratik süreçler ile nitelikli insan kaynağı eksikliği de kooperatiflerin önünde engel oluşturabilmektedir.” diye konuştu. “KOOPERATİFÇİLİK TEKNOLOJİ ODAKLI BİR YAPIYA DÖNÜŞECEK” Bu sorunların aşılması için çok yönlü ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kastan, kooperatiflere özel finansman destek mekanizmaları oluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı. Hibe programları, düşük faizli krediler ve mikro finans desteklerinin bu noktada büyük önem taşıdığını belirten Kastan, eğitim ve kapasite geliştirme programlarının yaygınlaştırılması ve dijital pazarlama araçlarının etkin kullanılmasının da stratejik adımlar olacağını ifade etti. “Gelecekte kooperatifçilik daha yenilikçi ve teknoloji odaklı bir yapıya dönüşecek.” diyen Kastan, “Dijital kooperatifler, üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri dijital platformlar üzerinden yürüten yapılardır. Bu model, özellikle genç girişimciler için büyük fırsatlar sunmaktadır. E-ticaret sayesinde coğrafi sınırlar ortadan kalktı. Küçük bir kooperatif bile ürünlerini farklı şehirlere ve ülkelere satabiliyor. Bu noktada kooperatiflerin e-ticaret platformlarına entegre olması, sosyal medya üzerinden satış yapması ve dijital pazarlama araçlarını kullanması gerekiyor.”

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan  Özel: Orhaniye Kooperatifi, Yenişehir'in marka değerinden biridir Haber

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel: Orhaniye Kooperatifi, Yenişehir'in marka değerinden biridir

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, yerel kalkınma ve üretim odaklı saha ziyaretleri kapsamında Orhaniye Kooperatifi Süt Ürünleri İmalatı’nı ziyaret etti. İlçe Başkanı Mehmet İleri ile birlikte tesisi gezen Başkan Ercan Özel, üretim aşamaları ve kooperatifin hedefleri hakkında detaylı bilgi aldı. GÜNLÜK 3,5 TON SÜT, 12 ÇEŞİT ÜRETİM Ziyarette kooperatifin bölge ekonomisine sunduğu katkıya dikkat çeken Başkan Ercan Özel, 195 ortağı bulunan kooperatifin 65 üreticiden her gün yaklaşık 3,5 ton süt alımı yaptığını vurguladı. Hijyenik koşullarda üretilen 12 çeşit peynirin başta Bursa, İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanına gönderildiğini belirten Özel, işletmenin örnek bir model teşkil ettiğini ifade etti. YENİŞEHİR’İN MARKASI Orhaniye Kooperatifi’nin kalite standartlarında yakaladığı ivmeye değinen Belediye Başkanı Ercan Özel, 1981 yılından bugüne üretim geleneğini bozmadan, 13 çalışanıyla istihdama katkı sağlayan bu işletmenin Yenişehir’in adını gururla temsil ettiğini belirterek, "Üretim gücü ve kalite anlayışıyla önemli bir marka haline gelen Orhaniye Kooperatifi, yerel kalkınmanın en güzel örneklerinden biri. Üreten, ilçemize katma değer sağlayan tüm emekçilerimize teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" dedi. Başkan Özel, yerel üreticinin ve kooperatifleşmenin her zaman destekçisi olduklarını söyledi.

Kayseri Şeker zirvenin sahibi oldu Haber

Kayseri Şeker zirvenin sahibi oldu

Ekonomist Dergisi’nin her yıl büyük ilgiyle takip edilen “Anadolu’nun En Büyük 500 Şirketi” araştırmasının 2024 sonuçları açıklandı. İstanbul, Ankara ve İzmir dışındaki illerde faaliyet gösteren şirketleri kapsayan çalışmada Kayseri Şeker, Kayseri’de ilk sıraya otururken ilk 500 şirket sıralamasında da 21.sıraya yükseldi. Bu yıl Kayseri’den 24 şirket listeye girerken, şehrin ekonomik gücünü temsil eden en büyük marka yine Kayseri Şeker oldu. Yalnızca Kayseri’nin birincisi olmakla kalmayan şirket, Türkiye genelinde de kayda değer bir yükselişe imza attı. Geçtiğimiz yıla göre 8 basamak birden yükselen Kayseri Şeker, 2024 listesinde 21. sıraya yerleşerek Anadolu’nun üretim devi konumunu daha da pekiştirdi. Bu başarı, Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay’ın uzun yıllardır sürdürdüğü istikrarlı yönetim anlayışının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Üreticiyi merkeze alan yaklaşım, modernizasyon yatırımları, yüksek verimlilik odaklı üretim modeli ve teknolojik dönüşüm programları; Kayseri Şeker’i listede adım adım zirveye taşıyan temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Kayseri Şeker yalnızca bir sanayi kuruluşu değil; Anadolu’nun tarım, üretim ve kalkınma geleneğini temsil eden dev bir yapı. Kayseri, Yozgat, Sivas, Tokat gibi geniş bir üretim hinterlandına yayılan şirket, binlerce pancar üreticisi ailenin emeğini markaya dönüştürerek hem bölge ekonomisine hem de Türkiye’nin gıda sanayisine yüksek katma değer sağlıyor. Kayseri Şeker’in ulaştığı başarı tüm şehir adına özel bir gurur kaynağı olarak öne çıkıyor. Şirketin Anadolu 500’de zirveye doğru istikrarlı tırmanışı, Kayseri iş dünyasında 2025 hedeflerine yönelik önemli bir moral ve motivasyon etkisi yarattı. Bu yılki sonuçlar açıkça gösteriyor ki, Kayseri Şeker yalnızca Kayseri’nin değil, Anadolu’nun tamamının en güçlü üretim markalarından biri olmayı sürdürüyor.

'Bursa Kestane Şekeri'ne AB’den coğrafi tescil Haber

'Bursa Kestane Şekeri'ne AB’den coğrafi tescil

Bursa Kestane Şekeri, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) girişimleriyle Avrupa Birliği’nden (AB) coğrafi işaret tescili aldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Bursa Kestane Şekeri’mizin adını dünyaya taşıması; üreticilerimize, ticaretimize ve ihracatımıza önemli katkılar sağlayacak" dedi. BTSO, Bursa’nın geleneksel lezzetlerini uluslararası ölçekte markalaştırmak amacıyla coğrafi işaret tescil çalışmalarını sürdürüyor. Bugüne kadar yurt içinde yedi farklı ürünün tescil sürecine öncülük eden BTSO, AB’den coğrafi işaret tescili alınması konusunda da önemli ilerlemeler kaydetti. Yapılan çalışmalar sonucunda Bursa Siyah İnciri, Gemlik Zeytini ve Bursa Şeftalisi’nin ardından Bursa Kestane Şekeri de kentin AB’den tescil alan dördüncü ürünü oldu. BURSA KESTANE ŞEKERİ TESCİLLENDİ BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın coğrafi yapısı, tarımsal üretimi, tarihi ve kültürel çeşitliliği ile geleneksel ürünler bakımından Türkiye’nin en zengin şehirlerinden biri olduğunu belirtti. Sahip oldukları değerleri koruyarak gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini ifade eden Burkay, “Bu doğrultuda şehrimize özgü geleneksel ve yöresel ürünler için coğrafi işaret tescili alma çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bursa Kestane Şekeri için yürüttüğümüz Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescil sürecini başarıyla tamamladık. AB Komisyonu, yaptığımız başvuruyu uygun bularak resmi tescili gerçekleştirdi. Bu tescil, kestane şekerinin kökeni, üretim yöntemi ve kültürel bağlarıyla Bursa’ya ait olduğunu tüm dünyaya belgelemiştir.” dedi. Coğrafi işaret tescilinin yerel üreticiye ve ülke ekonomisine önemli katma değer sağlayacağını vurgulayan Burkay, "Bu tescil, kestane şekerinin doğru koşullarda üretilmesini güvence altına alırken, ulusal ve uluslararası tanıtımını da güçlendirecek. Bursa Kestane Şekeri’mizin dünya çapında bilinirliğinin artması, üreticilerimize, ticaretimize ve ihracatımıza önemli katkılar sunacaktır. Kentimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Bursa Kestane Şekeri, kestane meyvesinin kabuklarının soyulup şurup içinde pişirilerek şekerlendirilmesiyle elde edilen geleneksel bir üründür. Bursa’da 1900’lü yılların başından bu yana meşhur Şekerciler Çarşısı’nda kestane şekeri üretimi yapılmaktadır. O dönemlerde Ankara’dan Bursa’ya gelen heyetlerin dönüşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e kestane şekeri götürdükleri de bilinmektedir. Uzun yıllar boyunca kestane şekerinin üretim merkezi Bursa, AB tescili ile bunu belgelemiş oldu.

Bursa'nın teknoloji ekosistemi yerinde incelendi Haber

Bursa'nın teknoloji ekosistemi yerinde incelendi

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, Bursa’nın teknolojik merkezi olan ULUTEK Teknopark’ı ziyaret ederek, şehrin teknoloji altyapısı ile Ar-Ge ve girişimcilik konularındaki ilerlemeleri yerinde inceledi. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve ULUTEK Teknopark Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü ve ULUTEK Yönetim Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu ve BEBKA Genel Sekreteri Sabri Bayram’ın katılımıyla ULUTEK Teknopark’ta düzenlenen toplantılar ve işletme ziyaretleri ile bölgenin teknoloji altyapısı değerlendirildi. Program sırasında ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, teknoparkın genel durumu, faaliyet alanları ve projelere dair bir sunum yaptı. Teknopark ekosisteminin mevcut çalışmalarını incelemek açısından ziyaretin önemli olduğuna değinen Prof. Dr. Karagöz, “ULUTEK olarak, Bursa’nın sanayi potansiyelini akademik bilgi birikimiyle harmanlayan bütüncül bir inovasyon yapımızı genişletme çabasındayız. Sayın Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımızın ziyaretinde; Ar-Ge firmalarımızın projelerini, prototip ve teknoloji geliştirme altyapımızı, girişimcilere sunduğumuz destek imkanlarını ve sanayi–üniversite iş birliğini güçlendirmeye yönelik çabalarımızı detaylı bir şekilde ele alma fırsatımız oldu. Bakanlığımızın vizyonuyla uyumlu bir şekilde, katma değer üreten ve ihracat potansiyeli yüksek teknolojilerin geliştirilmesi yolundaki çabalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. Bu vesileyle, ilgi ve ziyaretlerinden dolayı Sayın Bakan Yardımcımız Muhammet Kasım Gönüllü’ye teşekkür ederim.” dedi. FİRMALAR VE AR-GE PROJELERİ YERİNDE İNCELENDİ Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Gönüllü ve beraberindeki ekip, ULUTEK Teknopark bünyesinde bulunan işletmeleri gezerek yürütülen Ar-Ge projeleri ile teknolojik üretim aşamalarını yerinde gözlemledi. Ziyaret sırasında, girişimcilik kültürünün güçlendirilmesi, dijital dönüşümün hızlandırılması ve kaliteli istihdamın artırılmasına yönelik çalışmalar üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.