SON DAKİKA
Hava Durumu

#Katar

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Katar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ürdün, Katar ve Kuveyt’ten İsrail’e tepki: “Suriye’nin egemenliği ihlal edildi” Haber

Ürdün, Katar ve Kuveyt’ten İsrail’e tepki: “Suriye’nin egemenliği ihlal edildi”

Ürdün, Katar ve Kuveyt, İsrail savaş uçaklarının Suriye’nin İdlib kentindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırıyı sert sözlerle kınadı. Üç ülke, saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu belirterek İsrail’e bölgedeki eylemlerine son verme çağrısında bulundu. Ürdün: “Uluslararası hukuka aykırı” Ürdün Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırısının Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik bir ihlal olduğunu açıkladı. Saldırıyı “gerekçesiz düşmanca saldırı” olarak nitelendiren Amman yönetimi, operasyonun uluslararası hukukla bağdaşmadığını vurguladı. Açıklamada, İsrail’in Suriye’nin güvenliğini ve istikrarını hedef alan saldırılarını durdurması gerektiği belirtildi. Katar: “Bölgeyi gerilim sarmalına sürüklüyor” Katar da İsrail’in İdlib’e yönelik saldırısını kınadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün yanı sıra uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık bir ihlali olduğunu ifade etti. Doha yönetimi, İsrail’in bölge ülkelerinin egemenliğini ihlal etmeye devam etmesinin bölgesel güvenlik açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Açıklamada ayrıca uluslararası düzeyde hesap verebilirlik ve caydırıcılık mekanizmalarının yetersiz kalmasının İsrail’in benzer eylemlerini sürdürmesine zemin hazırladığı savunuldu. Katar, mevcut tablonun bölgeyi daha geniş bir çatışma ve gerilim ortamına sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Kuveyt: “Saldırılar durdurulmalı” Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da Ebu Zuhur Havaalanı’na yönelik saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu bildirdi. İsrail’in Suriye’ye yönelik tekrarlanan saldırılarının bölgesel güvenliği olumsuz etkilediğini belirten Kuveyt, uluslararası topluma bu saldırıların durdurulması için sorumluluk üstlenme çağrısı yaptı. Kuveyt ayrıca Suriye’nin toprak bütünlüğü, güvenliği ve istikrarına yönelik desteğinin devam edeceğini açıkladı. İsrail-Suriye gerilimi yeniden gündemde Ebu Zuhur Havaalanı’na düzenlenen saldırı, İsrail ile Suriye arasındaki güvenlik geriliminin yeniden tırmandığı bir dönemde gerçekleşti. Ürdün, Katar ve Kuveyt’in açıklamaları, İsrail’in Suriye’deki askeri operasyonlarına yönelik bölgesel tepkilerin arttığını gösterirken, özellikle Suriye’nin egemenliği ve bölgesel istikrar başlıkları öne çıktı.

Gazze İçin 15 Maddelik Yol Haritası Açıklandı: Ateşkes, Silahsızlanma ve Uluslararası Güç Planı Gündemde Haber

Gazze İçin 15 Maddelik Yol Haritası Açıklandı: Ateşkes, Silahsızlanma ve Uluslararası Güç Planı Gündemde

Gazze İçin Yeni Dönem Planı Açıklandı Gazze'de devam eden savaşın sona erdirilmesi ve bölgede kalıcı bir yönetim mekanizması oluşturulması amacıyla hazırlanan kapsamlı yol haritası yayımlandı. Barış Kurulu (Board of Peace) tarafından açıklanan 15 maddelik plan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planının uygulanmasına yönelik son aşamaları içeriyor. 31 Temmuz'da duyurulan plana göre, İsrail, Hamas ve diğer Filistinli grupların tüm askeri faaliyetlerini durdurması hedefleniyor. Tarafların planı kabul etmesinin ardından 14 gün içinde uygulama takviminin ve sahadaki mekanizmaların belirlenmesi öngörülüyor. Gazze Yönetimi Yeni Bir Komiteye Devredilecek Yol haritasının en dikkat çeken maddelerinden biri Gazze'nin gelecekteki yönetim modeli oldu. Plana göre bölgede "Ulusal Gazze Yönetim Komitesi" adıyla yeni bir yapı kurulacak. Bu komitenin, Gazze'deki sivil yönetimin temel otoritesi olması ve "tek yönetim, tek hukuk ve tek silah" ilkesi doğrultusunda hareket etmesi planlanıyor. Yeni yönetim modelinde Gazze polis teşkilatının yeniden yapılandırılması da yer alıyor. Kriterleri karşılamayan güvenlik personelinin başka görevlere aktarılması, polis teşkilatındaki silahların ise yeni yönetim mekanizmasının denetimine verilmesi öngörülüyor. Hamas'ın Silahsızlandırılması Planın Merkezinde Barış Kurulu'nun açıkladığı yol haritasında Hamas'ın askeri kapasitesinin sona erdirilmesi önemli bir başlık olarak yer alıyor. Plana göre; Ağır silahların aşamalı şekilde devre dışı bırakılması, Askeri üretim altyapısının kaldırılması, Tünel sistemlerinin imha edilmesi hedefleniyor. Silahsızlanma sürecinin İsrail ordusunun Gazze'den aşamalı çekilmesiyle eş zamanlı yürütülmesi planlanıyor. Yol haritasında, Gazze'deki silahların İsrail'e veya başka bir dış aktöre teslim edilmeyeceği, yalnızca Ulusal Gazze Yönetim Komitesi'nin kontrolünde tutulacağı ifade ediliyor. İsrail'in Çekilmesi Aşamalı Olacak Plan kapsamında İsrail güçlerinin Gazze'den kademeli olarak çekilmesi öngörülüyor. Ancak bu sürecin Hamas'ın silahsızlandırılması ve güvenlik mekanizmalarının oluşturulmasıyla bağlantılı şekilde ilerlemesi hedefleniyor. İsrail tarafı ise daha önce yaptığı açıklamalarda Hamas'ın askeri kapasitesi tamamen ortadan kaldırılmadan Gazze'den çekilmeyeceğini savunmuştu. Bu nedenle planın uygulanabilirliği konusunda en önemli belirsizliklerden biri İsrail'in güvenlik talepleri ile Filistin tarafının beklentileri arasındaki fark olarak görülüyor. Gazze'ye Uluslararası İstikrar Gücü Gönderilecek 15 maddelik yol haritasında Gazze'de geçici süreyle görev yapacak uluslararası bir istikrar gücü kurulması da bulunuyor. Bu gücün; Ateşkesi takip etmesi, Filistin polis güçlerine eğitim vermesi, İnsani yardımların güvenli şekilde ulaştırılmasını sağlaması bekleniyor. Ancak uluslararası gücün doğrudan sivil yönetim veya klasik güvenlik görevlerini üstlenmeyeceği belirtiliyor. Hamas ve İsrail'den Farklı Yaklaşımlar Planın açıklanmasının ardından taraflardan farklı açıklamalar geldi. Hamas, bazı şartlarla öneriye olumlu yaklaştığını ancak İsrail'in tüm askeri operasyonlarını durdurması ve Gazze'den tamamen çekilmesi gerektiğini bildirdi. Örgüt, bu şartlar gerçekleşmeden ağır silahların teslim edilmesine sıcak bakmadığını açıkladı. İsrail tarafında ise plana ilişkin resmi destek açıklaması yapılmadı. İsrailli yetkililer, Hamas'ın tamamen silahsızlandırılmasının temel şart olduğunu vurgularken, hükümet içindeki bazı sağ kanat temsilciler operasyonların devam etmesi gerektiğini savundu. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da geçmişte yapılan anlaşmaların Hamas tarafından ihlal edildiğini ileri sürerek temkinli açıklamalarda bulundu. Türkiye, Katar ve Mısır'dan Destek Mesajı Gazze'deki ateşkes sürecinde arabulucu rol üstlenen Türkiye, Katar ve Mısır ise planı kalıcı çözüm açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Üç ülke, çatışmaların sona erdirilmesi, insani yardımların artırılması ve bölgede siyasi çözüm zemininin oluşturulması gerektiğini vurguluyor. Barış Kurulu Tartışmaları Sürüyor Barış Kurulu, Gazze'de ateşkesin uygulanması ve yeniden yapılanma sürecini yönetmek amacıyla oluşturulan uluslararası bir yapı olarak tanımlanıyor. Yaklaşık 28 ülkenin temsil edildiği belirtilen kurulun, Donald Trump tarafından "daimi başkan" sıfatıyla yönetildiği ifade ediliyor. Kurulun Gazze konusunda merkezi karar mekanizması olma hedefi bulunurken, bazı ülkelerin yapıya mesafeli yaklaşması uluslararası meşruiyet tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Özellikle Batılı bazı ülkeler ile Çin ve Rusya'nın yaklaşımı, kurulun geleceği açısından belirleyici faktörler arasında gösteriliyor. Diplomatik Sürecin En Kritik Aşaması Gazze için açıklanan 15 maddelik yol haritası, savaş sonrası dönemin nasıl şekilleneceğine ilişkin en kapsamlı planlardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak planın hayata geçebilmesi için İsrail, Hamas ve bölgesel aktörler arasında ciddi görüş ayrılıklarının aşılması gerekiyor. Uzmanlara göre, ateşkesin kalıcı hale gelmesi, güvenlik mekanizmasının kurulması ve Gazze'nin gelecekteki yönetim modelinin belirlenmesi, sürecin başarısını belirleyecek temel unsurlar olacak.

Trump: Gazze'de Hamas ve diğer silahlı grupların silah bırakmasına yönelik "tarihi bir anlaşmaya" varıldığını açıkladı Haber

Trump: Gazze'de Hamas ve diğer silahlı grupların silah bırakmasına yönelik "tarihi bir anlaşmaya" varıldığını açıkladı

Gazze İçin Yeni Dönem İddiası Ortadoğu'da devam eden çatışmaların gölgesinde ABD Başkanı Donald Trump'tan Gazze sürecine ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi. Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Barış Kurulu'nun Hamas ve Gazze'deki diğer silahlı grupların silah bırakması konusunda anlaşmaya vardığını öne sürdü. Trump açıklamasında, "Barış Kurulu bugün Hamas ve Gazze'deki diğer tüm silahlı grupların tamamen silahlarını bırakması konusunda tarihi bir anlaşmaya vardı" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı'nın duyurduğu bu gelişme, Gazze'deki savaşın geleceği ve bölgedeki güvenlik düzeninin nasıl şekilleneceği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. İsrail Güçleri İçin Geri Çekilme Mesajı Trump, açıklamasında İsrail ordusunun Gazze'den çekilme sürecinin Hamas'ın silahsızlanmasına bağlı olduğunu belirtti. ABD Başkanı, "Silahsızlanma tamamlandıkça İsrail güçleri geri çekilecek ve Uluslararası İstikrar Gücü, Gazze'nin sakinleri ve komşuları için güvenli olmasını sağlamak üzere yeni bir Filistin polis gücüyle birlikte çalışacaktır" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Gazze'de savaş sonrası dönemde nasıl bir güvenlik mekanizmasının kurulacağı tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Uluslararası bir güç ile yeni yapılandırılacak Filistin güvenlik birimlerinin birlikte hareket etmesi planı, bölgenin gelecekteki yönetimi açısından önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Türkiye, Katar ve Mısır'a Özel Teşekkür Trump, açıklamasında diplomatik süreçte rol oynayan ülkelere de teşekkür etti. ABD Başkanı, özellikle Türkiye, Katar ve Mısır'ın arabuluculuk çabalarına dikkat çekerek bu ülkelerin sürece katkı sunduğunu ifade etti. Trump, "Tarihi bir ilerleme kaydettik ve hala yapılacak çok iş var" sözleriyle anlaşmanın tamamlanmış bir barış süreci anlamına gelmediğini de vurguladı. Türkiye, Katar ve Mısır daha önce de İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes görüşmelerinde ve esir takası süreçlerinde arabulucu ülkeler arasında yer almıştı. Gazze'nin Geleceği İçin Yeni Yönetim Modeli Trump, söz konusu anlaşmanın Gazze'nin gelecekte yeni bir Filistin hükümeti tarafından yönetilmesi açısından önemli bir aşama olduğunu belirtti. ABD yönetimi tarafından daha önce de gündeme getirilen savaş sonrası Gazze planlarında, bölgede yeni bir siyasi ve güvenlik yapılanmasının oluşturulması hedefleniyordu. Ancak Hamas'ın silahsızlanmayı kabul edip etmeyeceği, İsrail'in çekilme takvimi ve yeni yönetimin nasıl oluşturulacağı gibi konular, sürecin en kritik belirsizlikleri arasında yer alıyor. Uzmanlara göre Gazze'de kalıcı bir çözüm sağlanabilmesi için yalnızca askeri adımlar değil, aynı zamanda siyasi uzlaşı, insani yardım mekanizmaları ve yeniden imar sürecinin de eş zamanlı yürütülmesi gerekiyor. Anlaşmanın Uygulanması En Büyük Sınav Olacak Ortadoğu'daki geçmiş barış girişimleri incelendiğinde, anlaşmaların imzalanmasından çok uygulanma süreçlerinin belirleyici olduğu görülüyor. Hamas'ın silahlı yapısının geleceği, İsrail'in güvenlik talepleri ve Filistin tarafında oluşacak yönetim modeli, sürecin başarısını doğrudan etkileyecek. İsrail yönetiminin güvenlik endişeleri devam ederken, Filistin tarafında ise Gazze'nin siyasi geleceğine ilişkin farklı görüşler bulunuyor. Bu nedenle Trump'ın açıkladığı gelişme, diplomatik açıdan önemli bir adım olarak görülse de sahadaki uygulamanın nasıl gerçekleşeceği uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edilecek. Ortadoğu'da Yeni Dengeler Oluşabilir Gazze krizinin çözümüne yönelik olası bir anlaşma, yalnızca bölge için değil, küresel diplomasi açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. ABD'nin öncülük ettiği süreçte Türkiye, Katar ve Mısır gibi bölgesel aktörlerin rol üstlenmesi, Ortadoğu'daki diplomatik dengelerin yeniden şekillenebileceğine işaret ediyor. Başarılı bir silahsızlanma ve siyasi geçiş süreci, İsrail-Filistin meselesinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Ancak taraflar arasındaki derin güvensizlik ve geçmişte yaşanan başarısız girişimler nedeniyle sürecin oldukça zorlu ilerlemesi bekleniyor. Önümüzdeki dönemde Hamas'ın tavrı, İsrail'in geri çekilme planı ve uluslararası istikrar gücünün yapısı, Gazze'deki gelişmelerin seyrini belirleyecek temel unsurlar olacak.

Trump'ın 'İbrahim Anlaşmaları'nı genişletme denemesi soğuk karşılanıyor Haber

Trump'ın 'İbrahim Anlaşmaları'nı genişletme denemesi soğuk karşılanıyor

Amerikan internet sitesi Axios'ta yer alan bir rapora göre, Ortadoğu ülkelerindeki yetkililerDonald Trump'ın çağrısını ciddiye almadı. Rapora göre bu ülkeler, Trump'ın yalnızca Tahran ileyürüttüğü müzakerelerde İran'a taviz verebileceğinden endişe duyan "sertlik yanlısıCumhuriyetçi" destekçilerini yatıştırmak istediğini düşünüyor. İsmini açıklamayan bir Körfez diplomatı, Amerikan sitesine yaptığı açıklamada, "Bu sadeceöfkeli kitleyi sakinleştirmek için kullanılan zekice bir taktik" ifadelerini kullandı. Aynı zamanda eski bir ABD'li yetkili, bazı Arap ülkelerinin Trump'ın bu talebini "zehirli bir hap"olarak gördüğünü ve talebin reddedilmesinin beklendiğini belirtti. Buna karşılık Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, Trump'ın hamlesine destek vererek İbrahimAnlaşmaları'nın büyük ekonomik faydalar sağladığını ve Washington ile Tahran arasındaki olasıbir barış anlaşmasının tamamlayıcısı olabileceğini ifade etti. Donald Trump, Pazartesi günü Truth Social platformu üzerinden emir kipi içeren bir dille;Pakistan, Mısır, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan'ın anlaşmayı imzalamasını ve İsrail ilenormalleşme sürecine girmesini talep etmişti. Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn 2020'den beri anlaşmanın üyesi olsa da Suudi Arabistaniçin durum daha farklı. Bir Körfez yetkilisi, "Riyad'ın tutumu değişmezdir; biz yalnızca Filistin-İsrail sorunu için iki devletli çözümü destekliyoruz" dedi. En sert tepki ise Pakistan'dan En sert tepki ise Pakistan'dan geldi. Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, ülkesinin buanlaşmaya katılmasını tamamen reddederek, "Bu bizim temel inançlarımıza aykırıdır"açıklamasında bulundu. Eski ABD'nin Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Ratney, Körfez ülkelerinin şu an iki ateşarasında kaldığını; Trump'ı öfkelendirmeden kendi stratejik çıkarlarını savunmaya çalıştıklarınıdüşünüyor. Her ne kadar Trump Orta Doğu için yeni bir harita çizmek istese de gözlemciler, "Filistinmeselesinin" İbrahim Anlaşmaları'nın genişlemesi önündeki en büyük engel olmaya devamettiğine inanıyor. Ayrıca Tahran ve Washington'un atacağı her adımın, bölge güvenliği ve enerjipiyasaları üzerinde doğrudan etkisi olacağı öngörülüyor.

ABD ve İran, dondurulmuş varlıklar konusunda bir anlaşmaya varmış olabilirler. Haber

ABD ve İran, dondurulmuş varlıklar konusunda bir anlaşmaya varmış olabilirler.

İran'ın, ABD ile savaşı sona erdirmek için yapılan görüşmelerde dondurulmuş 24 milyar dolarlık varlığın serbest bırakılmasını talep ettiği bildirildi. İran'ın yarı resmi Tasnim haber ajansı, 26 Mayıs'ta Tahran ve Washington arasında son halini alan 14 maddelik bir mutabakat zaptına göre, İran'ın dondurulmuş varlıklarının barış görüşmeleri sırasında serbest bırakılması gerektiğini bildirdi. Tasnim haber ajansının belirttiğine göre, İran dondurulmuş varlıkların yarısının mutabakat zaptının açıklanmasının ardından derhal serbest bırakılması, kalan kısmının ise 60 gün içinde devredilmesi konusunda ısrar etti. Kaynak, yurtdışındaki dondurulmuş varlıklar meselesinin Tahran için öncelikli bir konu olarak değerlendirilmesi nedeniyle, iki tarafın 27 Mayıs'ta bir anlaşma duyurmasının "oldukça muhtemel" olduğuna inanıyor. İran Parlamentosu Başkanı Mohammad Baqer Qalibaf'ın 24 Mayıs'ta Katar'a yaptığı ziyaret, İran'ın talebinin yerine getirilmesi konusunda bir anlaşmaya varmayı amaçlıyordu. Buna göre İran, dondurulmuş 12 milyar dolarlık varlığa nasıl ilk erişimi sağlayabileceğini ve bu hedefe ulaşmanın önündeki engelleri nasıl kaldırabileceğini görüşecek. Kaynak, ziyaretin sonucunun olumlu olduğunu belirterek, gezi sırasındaki görüşmelerin genel olarak olumlu geçtiğini ve genel müzakere sürecinde ilerlemeye yol açtığını sözlerine ekledi. Ancak, ABD'nin geçmişteki davranışları göz önüne alındığında, İran çok temkinli davranıyor. Güney Kore ve Katar'daki dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasıyla ilgili olarak ABD ile yaşadığı geçmiş deneyimleri hatırlatan İran, benzer sorunların tekrarlanmasını önlemek için her aşamada dikkatli bir uygulama yapılması gerektiğinin altını çiziyor. Bu arada, İran'ın yarı resmi Fars haber ajansı, İran müzakere ekibine yakın başka bir kaynağa atıfta bulunarak, Tahran'ın dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması da dahil olmak üzere ön koşulları yerine getirilmedikçe herhangi bir görüşme yapmayı reddettiğini bildirdi. Fars Haber Ajansı, İran ve ABD arasında müzakerelerle ilgili ciddi anlaşmazlıklardan birinin, Tahran'ın dondurulmuş varlıklarına erişim yöntemi olduğunu bildirdi. Bu sorun, Katar'ın arabuluculuğu ve girişimiyle çözülmeye çalışılıyor. Fars, Doha'da İranlı ve Katarlı yetkililer arasında yapılan görüşmelerin ardından bu sorunun çözümünde ilerleme kaydedildiğini belirtti. 25 Mayıs'ta, İran Parlamento Başkanı Kalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ve Merkez Bankası Başkanı Abdolnaser Hemmati'nin de aralarında bulunduğu üst düzey bir İran heyeti, ABD ile olası bir barış anlaşması konusunda Katar yetkilileriyle görüşmek üzere Doha'ya geldi. 23 Mayıs'ta İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bağhay, devlet televizyonu IRIB'e verdiği demeçte, İran ve Amerika Birleşik Devletleri'nin savaşı sona erdirmeye yönelik bir mutabakat zaptı üzerinde çalıştığını söyledi. Baghaei, "Öncelikle amacımız, 14 maddeden oluşan bir mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya varmaktır" dedi. Tahran ve Washington'ın 30 ila 60 gün içinde, ABD'nin deniz saldırılarını durdurması ve dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakması gibi konuları da içeren nihai bir anlaşmaya varacağını belirtti. İran ve ABD, 40 günlük çatışmanın ardından 8 Nisan'da ateşkes ilan etti. Ancak, Nisan ortasında Pakistan'ın İslamabad kentinde yapılan ilk tur barış görüşmeleri somut sonuçlar vermedi. Son haftalarda ABD ve İran, Pakistan arabuluculuğuyla çatışmayı sona erdirmenin koşullarını özetleyen bir dizi plan ve öneri alışverişinde bulundular.

ABD ile İran arasında ‘ateşkes’ krizi Haber

ABD ile İran arasında ‘ateşkes’ krizi

İran ile ABD arasında 8 Nisan’dan bu yana Pakistan arabuluculuğunda yürütülen ateşkessüreci, son 48 saatte yaşanan askeri hareketlilik nedeniyle kopma noktasına geldi. Tahran yönetimi, dün gece Hürmüzgan eyaletindeki füze depoları ve mayın gemilerinin hedefalınmasını "ateşkesin ağır ihlali" olarak nitelendirdi. Askeri hareketlilik: İHA düşürüldü, F-35’e ateş açıldı İran Devrim Muhafızları Ordusu, hava sahasını ihlal eden bir ABD insansız hava aracını (İHA)düşürdüklerini ve bir F-35 savaş uçağına ateş açtıklarını duyurdu. Öte yandan Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO), Umman açıklarında birtankerde patlama yaşandığını ancak gemi ve mürettebatın güvende olduğunu rapor etti. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins, saldırıları doğrulayarak, "ABDkuvvetleri, İran tehditlerine karşı güçlerimizi korumak amacıyla Güney İran’da meşru müdafaasaldırıları düzenlemiştir" açıklamasında bulundu. Mücteba Hamaney’den bölge ülkelerine uyarı İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney, Kurban Bayramı vesilesiyle yayımladığı mesajda bölgeülkelerine sert uyarılarda bulundu. Hamaney, komşu ülkelerin Washington’un askeri üslerine ev sahipliği yapmaktan vazgeçmesigerektiğini belirterek, "ABD’nin artık bu bölgede güvenli bir sığınağı kalmamıştır ve her geçengün eski nüfuzundan uzaklaşmaktadır" dedi. İran Dışişleri Bakanlığı da Hürmüzgan bölgesindeki saldırılara sessiz kalmayacaklarını ve "ABDterör ordusunun" bu saldırılarının yanıtsız bırakılmayacağını vurguladı. Katar’da diplomatik trafik: 24 milyar dolarlık pazarlık Gerilim tırmanırken, diplomatik çözüm arayışları Katar’ın başkenti Doha’da sürüyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının uluslararası hukuka aykırıve kabul edilemez olduğunu yinelerken, "Katar’da görüşmeler devam ediyor. Sonucaulaşacağımıza inanıyorum ancak bu birkaç gün sürebilir" diyerek diplomasi kapısını açıkbıraktı. İran tarafı ise ateşkesin kalıcı hale gelmesi için dondurulmuş 24 milyar dolarlık varlığınınserbest bırakılmasını şart koşuyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Irakçı ve AbdülnasırHemmati ile birlikte 25 Mayıs’ta bu konuyu müzakere etmek üzere Katar’daydı. Anlaşma uyarınca Tahran, ilk aşamada 12 milyar doların derhal serbest bırakılmasını talepediyor. İsrail ve Lübnan faktörü Müzakerelerin önündeki en büyük engellerden biri de İsrail’in Lübnan’daki tutumu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun "Hizbullah’ı ezme" konusundaki kararlılığınıyinelemesi, Tahran’ın tepkisine neden oluyor. İran, varılacak herhangi bir barış anlaşmasının Lübnan’daki saldırıların durdurulmasını dakapsaması gerektiğinde ısrar ediyor.

Trump'tan Türkiye'ye 'İbrahim Anlaşması' çağrısı Haber

Trump'tan Türkiye'ye 'İbrahim Anlaşması' çağrısı

İran savaşını bitirmeye yönelik diplomatik girişimler sürerken ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya hesabından yeni bir mesaj gönderdi. Trump, İran'la olası anlaşmayı İbrahim Anlaşması'na bağladı ve Türkiye dahil bölgeülkelerinden sürece katılmalarını istedi. "İran İslam Cumhuriyeti ile müzakereler iyi ilerliyor! Ya herkes için harika bir anlaşma olacak yada hiç anlaşma olmayacak ve çatışmalara eskisinden daha büyük ve güçlü şekilde dönülecek"diyen Trump, Truth Social hesabından paylaştığı mesajın devamında İbrahim Anlaşması'nadikkat çekti. İran'la bir anlaşma hâlinde Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan, Katar ve Ürdün'ün İbrahimAnlaşması'na katılmasının "zorunlu olması gerektiğini" belirten Trump, bunu yapmamanın"kötü niyet göstergesi olacağını" söyledi. İbrahim Anlaşması nedir? Trump'ın ilk döneminde, damadı Jared Kushner'in arabuluculuğunda varılan uzlaşı, öncelikleArap ülkeleri ile İsrail arasında diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurulmasını öngörüyor. Anlaşmaya şu ana dek Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas, Sudan ve Kazakistan taraf oldu. Suudi Arabistan ve Suriye "şartlar oluşursa" anlaşmaya taraf olabileceklerini ilan etmişlerdi. Trump: Zaman bizim lehimize ABD Başkanı Donald Trump gün içinde yaptığı bir başka açıklamada da İran'la ya anlamlı biranlaşmaya varacaklarını ya da hiçbir anlaşmanın olmayacağını belirtti. Truth Social'da paylaştığı mesajda, bir anlaşma sağlanana dek İran'a yönelik deniz ablukasınınsüreceğini belirten Trump, "İran'la bir anlaşmaya varırsam, bu iyi ve düzgün bir anlaşmaolacak" ifadesini kullandı. Trump, "zamanın kendi lehlerine olduğunu" ve bu nedenle "bir anlaşma konusunda aceleetmemeleri" yönünde müzakere heyetine talimat verdiğini söyledi.

Trump: İran ile anlaşma büyük ölçüde müzakere edildi, Hürmüz açılacak Haber

Trump: İran ile anlaşma büyük ölçüde müzakere edildi, Hürmüz açılacak

Donald Trump sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Bugün Beyaz Saray’da çok sayıda ülkenin lideri ile görüştüğünü ifade den Trump şunları söyledi: “Beyaz Saray’daki Oval Ofis’teyim; az önce Suudi Arabistan’dan Veliaht Prens Muhammed bin Selman El Suud, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Muhammed bin Zayed El Nahyan, Katar Emiri Tamim bin Hamad bin Al Sani, Katar Başbakanı Muhammed Bin Abdulrahman bin Jassim bin Caber Al Sani ve Bakan Ali al-Thawadi, Pakistan’dan Mareşal Asim Münir, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Ürdün Kralı II. Abdullah ve Bahreyn Kralı Hamad bin İsa El Halife ile İran İslam Cumhuriyeti ve barışa ilişkin bir Mutabakat Zaptı ile ilgili her konuda çok iyi bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. “Hürmüz Boğazı açılacaktır” Amerika Birleşik Devletleri, İran İslam Cumhuriyeti ve listede adı geçen diğer çeşitli ülkeler arasında nihai hale getirilmek üzere bir anlaşma üzerinde büyük ölçüde uzlaşmaya varıldı. Ayrıca, İsrail Başbakanı Bibi Netanyahu ile de bir görüşme yaptım ve bu görüşme de aynı şekilde çok iyi geçti. Anlaşmanın son aşamaları ve detayları şu an görüşülmekte olup kısa süre içinde duyurulacaktır. Anlaşmanın diğer birçok maddesine ek olarak, Hürmüz Boğazı açılacaktır. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim!”

Reuters: Nükleer dosyada ABD yumuşadı, Tahran ise yeni koşullar sundu Haber

Reuters: Nükleer dosyada ABD yumuşadı, Tahran ise yeni koşullar sundu

Reuters’a konuşan İranlı üst düzey kaynaklar, Washington’ın bazı konularda "esneklik" gösterdiğini belirtirken; Beyaz Saray, Tahran’dan gelen ağırlaştırılmış şartlar karşısında askeri seçenekleri yeniden masaya yatırıyor. Reuters haber ajansına konuşan İranlı üst düzey bir yetkili, ABD’nin özellikle nükleer programın sınırlandırılmasına ilişkin maddelerde yumuşama emaresi gösterdiğini ve dondurulmuş varlıkların yüzde 25’ini serbest bırakmayı teklif ettiğini açıkladı. Ancak Tahran’ın bu "kademeli" plana yanıtı çok daha sert oldu. Tahran’ın 3 ağır şartı İran, Washington’ın sunduğu esnekliğe karşılık taleplerini ağırlaştırarak yeni bir öneri paketi sundu. Habere göre Tahran’ın masadaki şartları şunlar: Varlıkların tamamı: Dondurulmuş varlıkların sadece bir kısmının değil, tamamının kayıtsız şartsız serbest bırakılması. Kalıcı barış ve açık Hürmüz Boğazı: Savaşın kalıcı olarak durdurulması, tüm yaptırımların kaldırılması ve Hürmüz Boğazı’nın eş zamanlı olarak trafiğe açılması. Nükleer erteleme: Nükleer dosyanın mevcut barış görüşmelerinden ayrıştırılarak daha ileri bir tarihe ertelenmesi. Trump’tan "yok oluş" uyarısı: Hiçbir şeyiniz kalmayacak Tahran’ın talepleri ağırlaştırmasına ABD Başkanı Donald Trump’tan tepki gecikmedi. Sosyal medya platformu Truth Social üzerinden sert bir uyarı yayınlayan Trump, İran’ı barış teklifini hemen kabul etmeye çağırarak, "Aksi takdirde onlardan geriye hiçbir şey kalmayacak" ifadelerini kullandı. Axios’a verdiği demeçte de "İran için zaman daralıyor" diyen Trump’ın; Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve CIA Direktörü John Ratcliffe ile bir araya gelerek askeri seçenekleri değerlendirdiği öğrenildi. ABD yönetiminin, Salı günü yapılacak üst düzey güvenlik toplantısında İran’a yönelik olası saldırı planlarını netleştirmesi bekleniyor. Bölge başkentlerinde mekik diplomasisi Savaşın durması için bölge ülkeleri de devrede. Pakistan İçişleri Bakanı hafta sonunu Tahran’da üst düzey temaslarla geçirirken; Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, hem Pakistan hem de İran tarafıyla yoğun bir telefon trafiği yürüttü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.