SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kasten Yaralama

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Kasten Yaralama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kasten Yaralama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara’da kadına şiddet davasında karar: 60 dikişlik yaralanmaya 4 yıl 2 ay hapis Haber

Ankara’da kadına şiddet davasında karar: 60 dikişlik yaralanmaya 4 yıl 2 ay hapis

Ankara’da boşanma aşamasındaki eşi Fatma Çakmak’ı darbettiği ve yüzünde yaklaşık 60 dikişlik yara oluşmasına neden olduğu belirtilen polis memuru Yasin Çakmak hakkında karar çıktı. Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığa 7 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Mahkeme, “haksız tahrik” ve “iyi hal” indirimi uygulayarak cezayı 4 yıl 2 aya düşürdü. Mahkeme ayrıca Yasin Çakmak’ın “kadına karşı tehdit” suçundan beraatine ve tahliyesine karar verdi. Fatma Çakmak ise eşini yaraladığı gerekçesiyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Boşanma sürecinde şiddet iddiası 36 yaşındaki üç çocuk annesi Fatma Çakmak, uzun süredir psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldığını belirterek 44 yaşındaki polis memuru eşi Yasin Çakmak’a geçen yıl nisan ayında boşanma davası açtı. Boşanma davasının devam ettiği süreçte 9 Ocak’ta çiftin evinde tartışma çıktı. İddiaya göre Yasin Çakmak, eşi Fatma Çakmak’a saldırdı. Yüzünde kesikler ve vücudunun çeşitli bölgelerinde darp izleri oluşan Çakmak, eşinden şikayetçi oldu. Gözaltına alınan Yasin Çakmak, ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Fatma Çakmak’ın Şanlıurfa’ya gitmesinin ardından ise Yasin Çakmak 17 Ocak’ta tutuklandı. Savcılık 15 yıl 6 aya kadar hapis istemişti Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda Yasin Çakmak hakkında “kadına karşı nitelikli kasten yaralama” ve “tehdit” suçlarından 15 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Fatma Çakmak hakkında ise “eşe karşı kasten yaralama” suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis istendi. Davanın Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlayan yargılaması daha sonra ağır ceza mahkemesine taşındı. Taraflar olay gecesini farklı anlattı Yasin Çakmak savunmasında, eşine ait olduğunu öne sürdüğü bir telefonu bulduğunu ve aldatıldığından şüphelendiğini söyledi. Telefonu almaya çalıştığı sırada Fatma Çakmak’ın kendisini bıçakladığını iddia eden Çakmak, daha sonra eşinin yatak odasındaki beylik tabancasını aldığını ve silahı geri almaya çalışırken arbede yaşandığını savundu. Dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesinin ardından Yasin Çakmak, eşinin başka bir erkekle cinsel içerikli mesajlaşmalar yaptığını da öne sürdü. Fatma Çakmak ise eşinden boşanmak istediğini belirterek olay günü Yasin Çakmak’ın önce kendisine tokat attığını, ardından saldırdığını söyledi. Kendini korumak amacıyla mutfaktan bıçak aldığını ifade eden Çakmak, eşinin bıçağı elinden alarak kendisini yaraladığını savundu. Çakmak, daha sonra eşinin kendisini yatak odasına götürdüğünü, beylik tabancasını çıkardığını ve kendisini bazı eylemlerde bulunmaya zorladığını öne sürdü. Kapıyı kilitlemesinin ardından Yasin Çakmak’ın kapıyı kırarak yeniden saldırdığını belirten Çakmak, olay sırasında yüzünde yaklaşık 60 dikiş oluştuğunu ifade etti. Mahkeme cezayı 4 yıl 2 aya indirdi Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi, 21 Temmuz’da davayı karara bağladı. Mahkeme, Fatma Çakmak’a eşini yaraladığı gerekçesiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Yasin Çakmak hakkında ise kasten yaralama suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Ancak mahkeme, olayda “haksız tahrik” bulunduğu değerlendirmesiyle cezada indirim uyguladı. Sanığın yargılama sürecindeki davranışları da dikkate alınarak “iyi hal” indirimi yapılınca ceza 4 yıl 2 aya düşürüldü. Mahkeme ayrıca Yasin Çakmak’ın kadına karşı tehdit suçundan beraatine ve tahliyesine karar verdi. Kararla birlikte, kadına yönelik şiddet davalarında haksız tahrik ve iyi hal indirimlerinin uygulanması yeniden tartışma konusu oldu.

Almanya'da sendika yürüyüşüne araçla saldırı davasında karar: Afgan sanığa ömür boyu hapis Haber

Almanya'da sendika yürüyüşüne araçla saldırı davasında karar: Afgan sanığa ömür boyu hapis

Münih'teki araçlı saldırının cezası belli oldu: Anne ve kızını öldüren sanığa ağırlaştırılmış karar Almanya'nın Münih kentinde geçen yıl düzenlenen bir sendika yürüyüşüne yönelik araçlı saldırıyla ilgili davada karar çıktı. Münih Eyalet Mahkemesi, kalabalığın arasına otomobiliyle girerek bir anne ile 2 yaşındaki kızının ölümüne ve çok sayıda kişinin yaralanmasına neden olan Afganistan uyruklu 25 yaşındaki sanığı ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanığı iki kişiyi öldürme, 23 kişiyi öldürmeye teşebbüs ve 22 kişiyi kasten yaralama suçlarından sorumlu tuttu. Heyet ayrıca saldırının "olağanüstü ağırlıkta" bir suç olduğuna karar vererek, sanığın ilerleyen yıllarda şartlı tahliye imkanından yararlanmasını ciddi biçimde zorlaştıran bir hüküm verdi. Araçla kalabalığın üzerine sürdü Dava dosyasındaki bilgilere göre saldırı, yaklaşık 1.400 kişinin katıldığı bir sendika yürüyüşü sırasında meydana geldi. Sanık Ferhad N. isimli kişinin kullandığı Mini Cooper marka otomobili yüksek hızla yürüyüş yapan insanların üzerine sürdüğü belirtildi. Aracın kalabalığa çarpması sonucu çok sayıda kişi yaralanırken, 37 yaşındaki bir kadın ile 2 yaşındaki kızı ağır şekilde yaralandı. Anne ve küçük çocuğu, olayın ardından kaldırıldıkları hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen birkaç gün sonra hayatını kaybetti. Saldırı, Almanya kamuoyunda büyük tepkiye neden olurken, olayın ardından güvenlik önlemleri ve radikalleşme tartışmaları yeniden gündeme geldi. Hakim: "Daha fazla can kaybı olmaması tesadüf değildi" Kararı açıklayan hakim Michael Höyn, saldırının sonuçlarının çok daha ağır olabileceğine dikkat çekti. Höyn, hayatını kaybeden annenin yürüyüş sırasında kendisini daha güvende hissetmek amacıyla polislerin bulunduğu arka bölümü tercih ettiğini belirtti. Mahkeme başkanı, daha fazla kişinin yaşamını yitirmemesinin saldırının sınırlı etkisinden değil, aracın çarptığı kişilerin oluşturduğu fiziksel engel nedeniyle hızını kaybetmesinden kaynaklandığını ifade etti. Bu değerlendirme, mahkemenin sanığın eylemini planlı ve yüksek ölüm riski taşıyan bir saldırı olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Savcılık dini motivasyon iddiasında bulundu Duruşmalar sırasında savcılık makamı, saldırının dini saiklerle gerçekleştirildiğini savundu. Savcılığın değerlendirmesine göre sanığın olayın ardından "Allahu Ekber" diye bağırdığı belirtildi. Ancak yürütülen soruşturmalarda sanığın terör örgütü DEAŞ veya benzeri herhangi bir yapılanmayla bağlantısına ilişkin somut bir delile ulaşılamadığı açıklandı. Mahkeme kararında da sanığın herhangi bir örgütsel bağlantısının tespit edilmediği bilgisi yer aldı. Almanya'ya çocuk yaşta gelmişti Sanığın geçmişine ilişkin bilgiler de dava sürecinde gündeme geldi. Ferhad N.'nin 2016 yılında henüz 15 yaşındayken tek başına Almanya'ya geldiği belirtildi. İltica başvurusunun reddedilmesine rağmen, ülkede geçici oturma hakkı sağlayan "müsamaha" statüsüyle yaşamını sürdürdüğü ifade edildi. Sanığın saldırı öncesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı bilgisi paylaşıldı. Karar güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı Münih'teki dava, Almanya'da göç, güvenlik politikaları ve radikalleşme konularındaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Özellikle kamuya açık alanlarda gerçekleştirilen araçlı saldırılar, Avrupa ülkelerinde güvenlik önlemlerinin artırılması yönündeki çağrıları güçlendiriyor. Uzmanlar, bu tür olaylarda yalnızca failin eylemlerinin değil, saldırıya zemin hazırlayan süreçlerin de kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtiyor. Mahkeme kararı sonrası süreç Münih Eyalet Mahkemesi'nin verdiği ömür boyu hapis kararı, sanığın suçun ağırlığı nedeniyle erken tahliye ihtimalini önemli ölçüde azaltıyor. Alman hukukunda ömür boyu hapis cezası alan kişiler belirli şartlar altında ilerleyen yıllarda şartlı tahliye talebinde bulunabiliyor. Ancak mahkemenin "suçun olağanüstü ağırlığı" değerlendirmesi, bu sürecin daha zor hale gelmesine neden oluyor. Münih'teki saldırı davası, iki kişinin hayatını kaybetmesi ve çok sayıda kişinin yaralanması nedeniyle Almanya'nın son yıllardaki en dikkat çeken güvenlik davalarından biri olarak kayıtlara geçti.

Bakan Yerlikaya'ya Jandarma'ya övgü... Jandarma, Terörsüz Türkiye’nin teminatıdır Haber

Bakan Yerlikaya'ya Jandarma'ya övgü... Jandarma, Terörsüz Türkiye’nin teminatıdır

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Jandarma Genel Komutanlığı’nda düzenlenen değerlendirme toplantısında terörle mücadeleden organize suçlara, trafik ve siber güvenliğe kadar birçok alanda elde edilen 2025 verilerini paylaştı. “Jandarma milletimizin huzurunun güvencesidir.” dedi. Jandarma Genel Komutanlığı Beştepe Karargâhı’nda düzenlenen değerlendirme toplantısında İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı ve emniyet birimleriyle bir araya geldi. Yerlikaya, konuşmasında Türkiye’nin güvenlik alanında ortaya koyduğu kararlı mücadelenin altını çizdi. “Jandarmamız 186 yıllık çınarımızdır; milletimizin huzur ve güvenliğinin teminatıdır” diyen Bakan Yerlikaya, terörle mücadeleye ilişkin 2025 verilerini açıkladı. Bu yıl 91 arazi operasyonu, 306 mağara ve sığınağın imhası, 3 bin 442 kg patlayıcı, 403 silah ve 45 bin 465 mühimmatın ele geçirildiğini belirtti. Ayrıca 103 teröristin ikna yoluyla teslim olduğunu duyurdu. SUÇ ORANLARINDA BELİRGİN DÜŞÜŞ Bakan Yerlikaya, kişilere karşı işlenen 10 önemli suçta yüzde 10,5, malvarlığına karşı 9 suçta ise yüzde 20,8 düşüş sağlandığını belirtti. Kasten yaralama yüzde 9,1 azalırken, kasten öldürme yüzde 6, evden hırsızlık yüzde 31,7, motosiklet hırsızlığı yüzde 47 azaldı https://twitter.com/AliYerlikaya/status/1995476007311008187 ORGANİZE SUÇ VE UYUŞTURUCUYA AĞIR DARBE Bakan Yerlikaya, aydınlatma oranlarının rekor seviyelere ulaştığını belirterek, 2025’in 11 ayında 328 organize suç çetesi çökertildiğini, bin 934 kişi tutuklandığını ve uyuşturucu operasyonlarında 73 ton madde ve 16 milyon hap ele geçirildiğini ve 4 bin 120 şüphelinin tutuklandığını duyurdu. Bakan Yerlikaya, “Suçtan beslenen hiçbir yapı Jandarmanın nefes aldığı coğrafyada barınamaz” dedi. SİBER VATAN 7/24 KORUNUYOR Siber devriyelerin yapay zekâ destekli çalıştığını belirten Bakan Yerlikaya, yıl içinde 43 bin 40 suç unsuru taşıyan hesap tespit edildiğini, bin 200 kişinin tutuklandığını açıkladı. 15 Ekim 2024’te devreye alınan Otoyol Jandarması’nın, otoyolların yüzde 75’inde görev yaptığını belirten Yerlikaya; 1.006 tim, 3.793 personel, 731 araç ve binlerce yaka kamerasıyla güvenlik çıtasının yükseltildiğini söyleyen Bakan Yerlikaya, hedeflerinin 2030’a kadar trafik kaynaklı can kayıplarını yüzde 50 azaltmak olduğunu vurguladı. Bakan Yerlikaya, Jandarmayı her alanda desteklemeye devam edeceklerini söyledi. Toplantı, jandarma personeli için düzenlenen yemek programıyla tamamlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.