Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kanun Teklifi

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Kanun Teklifi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanun Teklifi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Terörün Türkiye’ye maliyeti 2,3 trilyon dolar, Buna fırsat vermeyeceğiz Haber

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Terörün Türkiye’ye maliyeti 2,3 trilyon dolar, Buna fırsat vermeyeceğiz

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli İrade Platformu ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) tarafından MÜSİAD’ın Bakırköy’deki merkezinde düzenlenen 17. Milli İrade Buluşması’na katıldı. “Terörsüz Türkiye” temasıyla gerçekleştirilen programda konuşan Kurtulmuş, Türkiye’nin yaklaşık bir asrının yarısına yayılan terörün ülkeye ağır bedeller ödettiğini söyledi. “TERÖRÜN MALİYETİ 2,3 TRİLYON DOLAR” Terör nedeniyle Türkiye’nin büyük şehirlerinin dahi zarar gördüğünü belirten Kurtulmuş, terörün Türkiye’ye maliyetinin en mütevazı tahminlerle 2,3 trilyon dolar olduğunu ifade etti. Geçmişte Necmettin Erbakan, Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit gibi siyasetçilerin terör sorununu çözmek için girişimlerde bulunduğunu hatırlatan Kurtulmuş, bu süreçlerin suikast ve provokasyonlarla akamete uğratıldığını savundu. Kurtulmuş, 2013-2014 yıllarındaki çözüm sürecine de değinerek, dönemin “Dolmabahçe Mutabakatı” olarak anılan sürecinin FETÖ bağlantılı unsurlar tarafından sabote edildiğini öne sürdü. “467 OYLA ÖNEMLİ BİR VİRAJ GEÇİLDİ” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde “Terörsüz Türkiye” sürecinin yeniden başladığını belirten Kurtulmuş, 10 Ağustos 2026’da TBMM’de 467 oyla kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Kurtulmuş, farklı siyasi partilerin ortak irade ortaya koymasını “Türkiye demokrasisinin zaferi” olarak nitelendirdi. “Bu asla bir partinin ya da iktidarın meselesi değil, bu Türkiye’nin meselesidir, bütün partilerin meselesidir.” diyen Kurtulmuş, sürecin başarıya ulaşması halinde bunun destek veren herkesin ortak başarısı olacağını ifade etti. “ÜÇÜNCÜ GÖZ MİLLETİN KENDİSİDİR” Çatışma çözümü süreçlerinde genellikle bir “üçüncü göz” bulunduğunu belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin modelinde ise böyle bir aktör olmadığını söyledi. “Bizim örneğimizde üçüncü göz yoktur, üçüncü göz de birinci göz de bizatihi milletin kendisidir ve milletin temsilcileridir.” diyen Kurtulmuş, Türkiye’nin uyguladığı modelin ileride çatışma çözümü konusunda dünyada örnek olarak incelenebileceğini dile getirdi. Örgütün silah bırakma iradesinin sürecin bugünkü noktaya gelmesinde önemli olduğunu söyleyen Kurtulmuş, asıl hedefin Türkiye’de bir daha hiçbir Kürt gencinin silaha yönelmesini gerektirecek bir ortamın oluşmaması olduğunu belirtti. Kurtulmuş, “Amaç terör örgütünün silahlarını bırakması ve kendisini tasfiye etmesidir.” ifadelerini kullandı. YASA İÇİN “ÜÇ SİGORTA” VURGUSU Geçen hafta TBMM’den geçen yasanın üç önemli güvence içerdiğini belirten Kurtulmuş, örgütün silah bırakmadan veya örgütsel faaliyetlerden vazgeçmeden düzenlemeden yararlanamayacağını söyledi. Yasanın geçici olduğunu, PKK, PYD ve KCK dışındaki örgütlerin kapsam dışında tutulduğunu belirten Kurtulmuş, silah bırakan ve örgütsel faaliyetlerden vazgeçtiğini bildiren örgüt mensupları için 6 aylık bir süre öngörüldüğünü aktardı. Kurtulmuş ayrıca, İmralı dahil örgütün üst düzey yöneticilerinin mevcut haliyle yasadan yararlanmasının mümkün olmadığını söyledi. Türkiye’nin teröre ayırdığı kaynakları başka alanlarda kullanabilmesi halinde bugün çok farklı bir noktada olabileceğini ifade eden Kurtulmuş, yasanın sürecin tamamı olmadığını vurguladı. Terör nedeniyle son iki yıldır Türkiye’de can kaybı yaşanmadığını belirten Kurtulmuş, hedefin bu ortamı kalıcı kardeşlik ve toplumsal bütünleşmeye dönüştürmek olduğunu söyledi. Kurtulmuş, süreci engellemek isteyen iç ve dış odakların bulunduğunu savunarak dikkat çeken bir mesaj verdi: “467 oyla yasanın kabul edildiği günün akşamı kim bilir hangi ülkedeki, hangi enstitüde masaların üstüne haritalar konuldu ve yeniden bir ayrılık senaryosu nasıl yazılır bunların çalışmaları başladı. Buna fırsat vermeyeceğiz.” Türkiye’de ayrımcılığa ve ötekileştirmeye yer olmadığını söyleyen Kurtulmuş, gelecek dönemde ülkenin “önlenemeyen yükselişine” şahit olunacağını belirterek, sürecin geciktirilmeden tamamlanması ve barış ikliminin kalıcı kardeşliğe dönüştürülmesi çağrısında bulundu. Program, Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından yapılan konuşmalarla devam ederken, TGTV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan tarafından Kurtulmuş’a günün anısına üzerinde İbrahim Suresi’nin 40. ayetinin işlendiği tablo takdim edildi.

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden “Sevr’in yıl dönümünde Meclis’e getirildi” iddiasına yalanlama Haber

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden “Sevr’in yıl dönümünde Meclis’e getirildi” iddiasına yalanlama

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı sosyal medya hesapları ve basın yayın organlarında yer alan, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin Sevr Antlaşması’nın yıl dönümünde kasıtlı olarak TBMM Genel Kurulu’na getirildiği” yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Merkez tarafından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların asılsız olduğu ve kamuoyunu manipüle etmeyi amaçladığı belirtildi. “TBMM’NİN ÇALIŞMA TAKVİMİ ANAYASAL USULLER ÇERÇEVESİNDE YÜRÜTÜLÜYOR” Açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışma takviminin anayasal usuller ve yasama süreçleri doğrultusunda belirlendiğine dikkat çekildi. TBMM’nin, Sevr Antlaşması dayatmasını reddeden ve Milli Mücadele’yi zafere ulaştıran millet iradesinin tecelligahı olduğu vurgulanan açıklamada, yasama süreçlerinin tarihsel semboller üzerinden farklı anlamlarla ilişkilendirilmesinin kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu ifade edildi. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bu tür sembolik eşleştirmelerin “toplumun sarsılmaz bütünleşmesini ve kamuoyunu yanıltmayı hedefleyen açık bir provokasyon” niteliğinde olduğunu belirtti. Açıklamada, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin amacının ise Türkiye’nin iç bütünlüğünü ve milli dayanışmayı güçlendirmek olduğu savunuldu. Merkez, yüz yıl önce emperyalist dayatmalara karşı birlik olan Türk milletinin bugün de “Terörsüz Türkiye” hedefi etrafında kenetlendiğini belirterek, söz konusu kanun teklifinin milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi bir adım olduğunu ifade etti. Vatandaşlara asılsız iddialara karşı dikkatli olma çağrısında bulunan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi,bin yıllık kardeşliği, ortak geleceği ve milli birlikteliği hedef alan iddialara itibar edilmemesi, kamuoyunun bilgi edinirken yalnızca resmi açıklamaları dikkate almasının önem taşıdığının altı çizildi.

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'dan çerçeve yasa açıklaması: "Teklifi imzalayacağım" Haber

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'dan çerçeve yasa açıklaması: "Teklifi imzalayacağım"

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Önder Aksakal, kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi konusunda partisinin tutumunu açıkladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde basın toplantısı düzenleyen Aksakal, partisinin yetkili kurullarında teklif metnini ayrıntılı biçimde değerlendirdiklerini belirterek, genel anlamda düzenlemeyi olumlu bulduklarını söyledi. Aksakal, kendisinin de DSP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili sıfatıyla yasa teklifine imza atacağını açıkladı. "Teklifi genel olarak olumlu buluyoruz" DSP lideri Aksakal, teklifin parti içerisinde kapsamlı şekilde değerlendirildiğini belirterek, düzenlemenin temel hedefleri açısından olumlu bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti. Aksakal'ın açıklamasında öne çıkan noktalardan biri ise teklifin eksikliklerine rağmen desteklenmesi oldu. DSP Genel Başkanı, metinde bazı demokratik eksiklikler bulunduğunu ve hukuk devleti açısından risk oluşturabilecek noktalar tespit ettiklerini belirtti. Ancak bu eleştirilerin, teklifin temel amacına yönelik desteklerini değiştirmeyeceğini söyledi. Aksakal, partisinin teklif üzerindeki değerlendirmesini iki farklı zeminde ele aldıklarını ortaya koydu. Bir tarafta kanun metnindeki hukuki ve demokratik eksiklikler bulunurken, diğer tarafta Türkiye'nin terör sorununu sona erdirme hedefinin yer aldığını vurguladı. "Onayımız yasanın kusurlarına değil" Aksakal, DSP'nin teklif konusunda vereceği desteğin doğrudan metindeki bütün hükümlerin kabul edildiği anlamına gelmediğini özellikle vurguladı. DSP lideri, demokratik eksiklikleri ve hukuk devleti idealinden uzaklaşma riski gördükleri noktaları tarihe ve kamuoyunun vicdanına bir şerh olarak kaydettiklerini ifade etti. Buna rağmen teklifin desteklenmesinin temel gerekçesinin Türkiye'nin terörle mücadelesinde yeni bir aşamaya geçme hedefi olduğunu belirtti. Aksakal, "Bizim verdiğimiz onay, yasanın kusurlarına değil, devletimizin terörü bitirme iradesine verilmiş bir destektir" değerlendirmesinde bulundu. Bu açıklama, DSP'nin yasa teklifine yönelik desteğini koşulsuz bir siyasi ittifak olarak değil, Türkiye'nin terör sorununu çözme iradesine verilen destek şeklinde konumlandırdığını ortaya koydu. "Bir tek evladımızın dahi burnu kanamasın" Aksakal'ın açıklamasında güvenlik ve toplumsal barış vurgusu da öne çıktı. Terörün Türkiye ve bölge topraklarından tamamen ortadan kaldırılmasının önemine dikkat çeken DSP lideri, hiçbir vatandaşın zarar görmemesi ve ülkenin uzun süredir devam eden güvenlik sorunlarından kurtulması gerektiğini belirtti. Aksakal, DSP'nin bu nedenle yasa teklifine "evet" diyeceğini ifade etti. Bu yaklaşım, partisinin yasa teklifine ilişkin değerlendirmesinde güvenlik ve toplumsal barış hedeflerini öncelikli gördüğünü gösterdi. Erdoğan ve devlet kurumlarına güven mesajı DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Meclis'teki açıklamasında Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin devlet kurumlarına güven mesajı da verdi. Barış sürecinde başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün kurum ve kuruluşlarına güvendiklerini söyleyen Aksakal, sürecin devlet mekanizmaları içerisinde yürütülmesinin önemine işaret etti. Bu açıklamayla DSP, çerçeve yasa teklifine yönelik desteğini yalnızca Meclis'teki bir yasal düzenlemeye değil, Türkiye'nin terör sorununu çözmeye yönelik devlet politikasına verilen destek olarak tanımladı. "Yarın görevimiz demokratik boşlukları doldurmak" Aksakal'ın açıklamasında dikkat çeken bir diğer başlık ise yasa teklifinin kabul edilmesinin ardından atılması gerektiğini düşündüğü adımlar oldu. DSP Genel Başkanı, silahların susması için sorumluluk aldıklarını belirterek, bundan sonraki süreçte teklif içerisinde gördükleri demokratik eksikliklerin giderilmesi gerektiğini söyledi. Aksakal, hukuk devletinin güçlendirilmesi ve Türkiye'nin demokratik standartlarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. DSP liderine göre Terörsüz Türkiye hedefi yalnızca silahların bırakılmasıyla sınırlı kalmamalı; süreç, bütün vatandaşların eşit kabul edildiği ve demokratik mekanizmaların güçlendirildiği bir Türkiye hedefiyle tamamlanmalı. DSP'nin tutumu Meclis dengeleri açısından önemli Çerçeve yasa teklifine ilişkin siyasi partilerin tutumları, düzenlemenin TBMM'deki görüşme süreci açısından önem taşıyor. DSP'nin destek açıklaması, teklif lehine oluşabilecek siyasi zemini güçlendiren adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak Aksakal'ın açıklamalarında, desteğin metindeki tüm hükümlerin eksiksiz biçimde kabul edildiği anlamına gelmediği de açıkça görülüyor. DSP'nin bundan sonraki süreçte komisyonda ve Genel Kurul aşamasında teklifin demokratik ve hukuki yönlerine ilişkin değişiklik önerileri getirmesi bekleniyor. Önder Aksakal'ın açıklaması, partisinin temel yaklaşımını "terörün sona erdirilmesine destek, ancak demokratik ve hukuki eksikliklerin giderilmesi" şeklinde ortaya koydu. Türkiye'de Terörsüz Türkiye hedefi etrafında siyasi tartışmalar sürerken, çerçeve yasa teklifinin TBMM'deki görüşmeleri de sürecin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürecek.

TBMM'de çocuklara ilişkin düzenleme: İlk iki madde kabul edildi, tartışmalı madde çıkarıldı Haber

TBMM'de çocuklara ilişkin düzenleme: İlk iki madde kabul edildi, tartışmalı madde çıkarıldı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin önemli düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşmelerinde kritik bir aşamaya geçildi. "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin ilk iki maddesi Genel Kurul'da kabul edildi. Kabul edilen maddeler, bir yandan çocukların ateşli silahlara erişiminin önlenmesine yönelik yeni yaptırımlar getirirken, diğer yandan çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin mevcut hükümleri yeniden şekillendiriyor. Görüşmeler sırasında teklifin en çok tartışılan maddelerinden biri ise metinden çıkarıldı. Türk Ceza Kanunu'nda tekerrür hükümlerinin uygulanması bakımından yaş istisnasını 18'den 15'e indirmeyi öngören düzenleme, verilen önergeyle teklif kapsamından çıkarıldı. Çocuğun silaha ulaşmasına neden olana hapis cezası Genel Kurul'da kabul edilen ilk madde, ateşli silahların güvenli şekilde muhafaza edilmesine ilişkin yeni bir sorumluluk getiriyor. Buna göre, ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza eden ve bu nedenle bir çocuğun silaha ulaşmasına neden olan kişi, daha ağır bir suç oluşmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabilecek. Düzenlemenin temel amacı, çocukların silahlara erişiminin önlenmesi ve silah sahiplerinin muhafaza yükümlülüklerinin daha açık hale getirilmesi olarak öne çıkıyor. Özellikle çocukların bulunduğu ev ve yaşam alanlarında silahların güvenli şekilde saklanmasına ilişkin sorumluluğun artırılması, düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri oldu. 12-15 yaş grubunun ceza sorumluluğu yeniden düzenleniyor Teklifin kabul edilen ikinci maddesi ise doğrudan çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin hükümleri kapsıyor. Buna göre, suçu işlediği sırada 12-15 yaş arasında bulunan çocukların, gerçekleştirdikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu doğmayacak. Bu durumda çocuklar hakkında hapis cezası yerine yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması öngörülüyor. Ancak mahkemenin, çocuğun gerçekleştirdiği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabildiğine ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğuna kanaat getirmesi halinde farklı bir ceza rejimi uygulanabilecek. Bu durumda suçun niteliğine göre belirlenen indirimli hapis cezaları gündeme gelecek. 15-18 yaş grubuna yönelik ceza aralıkları değişiyor Teklif kapsamında 15-18 yaş grubundaki çocuklar için de ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezalarına ilişkin yeni ceza aralıkları belirlendi. Düzenlemenin bu bölümü, özellikle ağır suçlara karışan çocuklar açısından uygulanacak ceza miktarlarının yeniden ele alınmasını içeriyor. Böylece çocukların yaş grupları arasındaki farklılıkların ceza uygulamasına daha belirgin şekilde yansıtılması amaçlanıyor. Hakimlere daha geniş takdir yetkisi Genel Kurul'da kabul edilen önergeyle mahkemelere bazı suçlar bakımından daha geniş değerlendirme yetkisi de tanındı. Buna göre, ağır yaralama suçlarının belirli türlerinde 15-18 yaş grubundaki çocuklara uygulanan yaş indiriminin uygulanmamasına mahkemeler karar verebilecek. Ayrıca 12-15 yaş grubundaki çocuklar açısından da bazı durumlarda bir üst yaş grubuna uygulanan ceza rejiminin uygulanmasına yönelik hakime takdir yetkisi verildi. Bu düzenleme, aynı yaş grubunda bulunan çocukların işledikleri fiilin niteliği ve olayın koşullarına göre farklı şekilde değerlendirilmesine imkan tanıyabilecek. Tartışmalı tekerrür maddesi tekliften çıkarıldı Genel Kurul görüşmelerinde dikkat çeken gelişmelerden biri de tekerrür hükümlerine ilişkin düzenlemenin tekliften çıkarılması oldu. İlk metinde, Türk Ceza Kanunu'ndaki tekerrür hükümlerinin uygulanmasında yaş istisnasının 18'den 15'e düşürülmesiöngörülüyordu. Ancak Genel Kurul'da verilen önergenin kabul edilmesiyle söz konusu madde teklif metninden çıkarıldı. Bu gelişme, kanun teklifinin görüşmeleri sırasında çocukların ceza sorumluluğu konusunda yapılan değerlendirmelerin önemli başlıklarından biri oldu. Genel Kurul'da görüşmelere ara verildi Kanun teklifinin dördüncü maddesinin görüşmeleri sırasında Genel Kurul çalışmalarına ara verildi. Verilen aranın ardından komisyonun salonda yerini almaması üzerine birleşimin ertelenmesine karar verildi. Böylece teklifin kalan maddelerinin görüşülmesi sonraki birleşime kaldı. Düzenlemenin devamında ne olacak? TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ilk iki madde, çocukların ceza sorumluluğu ve ateşli silahların güvenli şekilde muhafaza edilmesi konusunda önemli değişiklikler içeriyor. Özellikle 12-15 ve 15-18 yaş gruplarına yönelik farklı ceza rejimleri, mahkemelere tanınan takdir yetkisi ve çocukların silahlara erişimini engellemeye yönelik hapis cezası, teklifin öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor. Buna karşılık tekerrür hükümlerinde yaş sınırını 18'den 15'e indirmeyi öngören düzenlemenin tekliften çıkarılması, kanun teklifinin kapsamı açısından önemli bir değişiklik oluşturdu. Teklifin kalan maddelerinin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri ve yapılabilecek yeni önergeler, düzenlemenin nihai şeklini belirleyecek.

Özgür Özel'den çerçeve yasa mesajı: "İmza atma niyetimiz yok, görüşlerimizi komisyonda ifade edeceğiz" Haber

Özgür Özel'den çerçeve yasa mesajı: "İmza atma niyetimiz yok, görüşlerimizi komisyonda ifade edeceğiz"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kamuoyunda "çerçeve yasa teklifi" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi hakkında partisinin yol haritasını açıkladı. TBMM'de parti komisyon üyeleriyle yaklaşık 3,5 saat süren bir toplantı gerçekleştiren Özel, teklifin hazırlanma sürecine yönelik eleştirilerini dile getirirken, çözüm sürecinin Meclis çatısı altında yürütülmesi gerektiği yönündeki tutumlarının devam ettiğini belirtti. Özel, YENİ Parti'nin teklifin mevcut haline imza atmayacağını ancak komisyonda ve Genel Kurul aşamasında görüşlerini açık şekilde ortaya koyacağını ifade etti. "Teklifin hazırlanma sürecinde özensizlik var" Özgür Özel, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, kanun teklifinin yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu hatırlattı. Teklifin partiye ulaştırılmasının ardından kısa süre içinde Meclis Başkanlığı'na teslim edildiğini belirten Özel, bu süreçte yeterli değerlendirme imkanı oluşmadığını savundu. Özel, özellikle böylesine kritik bir konuda hazırlık sürecinin daha şeffaf ve kapsamlı yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, teklif metninin kamuoyundan ve siyasi partilerden yeterince tartışılmadan gündeme getirildiğini ileri sürdü. YENİ Parti'nin hukukçu milletvekilleri ve akademisyenlerle kapsamlı değerlendirmeler yaptığını belirten Özel, metnin teknik açıdan eleştiriye açık noktaları bulunduğunu söyledi. Hukukçular ve akademisyenlerle değerlendirme yapıldı Özel, teklifin değerlendirilmesi kapsamında ceza hukuku alanında uzman akademisyenlerin katıldığı toplantılar gerçekleştirildiğini aktardı. Toplantılarda teklifin hukuki boyutunun yanı sıra siyasi sonuçlarının da ele alındığını belirten Özel, partisinin sürece yalnızca teknik açıdan değil, toplumsal ve siyasi etkileri bakımından da baktığını ifade etti. Özel'in açıklamaları, YENİ Parti'nin teklif konusunda tamamen dışarıda kalmayacağını ancak mevcut metne doğrudan destek vermeden değişiklik önerileri sunacağını gösterdi. "Kanun teklifine imza atma gibi bir niyetimiz yok" YENİ Parti'nin bundan sonraki süreçte izleyeceği politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, teklifin mevcut haline sonradan imza verme gibi bir yaklaşım içinde olmadıklarını açık şekilde ifade etti. Özel, parti üyelerinin komisyonda eleştirilerini, önerilerini ve katkılarını ortaya koyacağını belirterek, Genel Kurul aşamasında da süreci takip edeceklerini söyledi. "İlk günden beri takındığımız ilkesel tutumumuza uygun davranacağız" diyen Özel, partisinin kararının Meclis görüşmeleri sırasında netleşeceğini ifade etti. "Sorunu ortaya çıkaran nedenler ortadan kaldırılmalı" Özgür Özel, partisinin teklif hakkındaki temel yaklaşımının yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı olmadığını vurguladı. Kalıcı bir çözüm için öncelikle mevcut sorunun ortaya çıkmasına neden olan faktörlerin ele alınması gerektiğini belirten Özel, demokratikleşme adımlarının sürecin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Özel, YENİ Parti'nin komisyonda özellikle demokratikleşme başlığı altında değerlendirmeler yapacağını, öneriler sunacağını ve gerekli gördüğü noktalarda değişiklik teklifleri hazırlayacağını açıkladı. Meclis vurgusu: "Çözüm parlamento zemininde olmalı" YENİ Parti liderinin açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de çözüm adresinin Meclis olması gerektiği yönündeki mesaj oldu. Özel, geçmişten bu yana savundukları yaklaşımın, toplumsal sorunların demokratik temsil mekanizmaları içerisinde ve parlamento çatısı altında çözülmesi olduğunu ifade etti. Bu açıklama, partisinin sürece tamamen karşı çıkmadığını ancak yöntemin, içeriğin ve uygulama biçiminin önemli olduğunu düşündüğünü ortaya koydu. Çerçeve yasa teklifinde kritik süreç başlıyor Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin önümüzdeki süreçte TBMM komisyonlarında ve Genel Kurul aşamasında görüşülmesi bekleniyor. Siyasi partilerin teklif üzerindeki değerlendirmeleri, önerileri ve olası değişiklik talepleri Meclis sürecinin belirleyici unsurları olacak. YENİ Parti'nin de komisyon aşamasında vereceği katkılar ve yapacağı eleştiriler, teklifin nihai şeklinin oluşmasında etkili olabilecek başlıklar arasında gösteriliyor. Siyasi dengeler açısından önemli mesaj Özgür Özel'in açıklamaları, YENİ Parti'nin hem toplumsal uzlaşı vurgusunu koruduğunu hem de yasa teklifinin mevcut haliyle bazı çekinceler taşıdığını ortaya koydu. Önümüzdeki günlerde Meclis'teki görüşmeler sırasında partilerin tavrı ve yapılacak değişiklik önerileri, teklifin geleceği açısından kritik rol oynayacak.

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, silahsızlanma sürecinin denetlenebilir ve kalıcı olması gerektiğini belirtti Haber

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, silahsızlanma sürecinin denetlenebilir ve kalıcı olması gerektiğini belirtti

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Teklif kapsamında atılacak her adımın tarihi sorumluluk taşıdığını ifade eden Kılıç, CHP’nin yaklaşımının silahsızlanmanın gerçek, doğrulanabilir, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olması yönünde olduğunu söyledi. Teklifin yürürlüğe girmesi için terör örgütü PKK/KCK’nın ve bağlantılı yapıların fiili varlığına son verdiğinin, silah ve mühimmatların teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesi şartlarının öngörüldüğünü hatırlatan Kılıç, sürecin kapsamlı bir güvenlik yaklaşımıyla ele alınması gerektiğini belirtti. Grup Başkanvekilimiz Sevda Erdan Kılıç: "Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz de İstanbul Sözleşmesi’nin yaşaması, devam etmesi ve atılan o imzanın korunması için elimizden gelen mücadeleyi verdik; bundan sonra da bu mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz." pic.twitter.com/D9WE8M9dP2 — CHP ???????? (@herkesicinCHP) August 6, 2026 “SİLAHLARIN SUSMASI BARIŞIN BAŞLANGICIDIR” Irak ve Suriye’deki bağlantılı silahlı yapıların geleceğini kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemelerinin de dikkate alınması gerektiğini ifade eden Kılıç, yalnızca silahların susmasının kalıcı barış için yeterli olmayacağını söyledi. Kılıç, “Silahların susması, barışın başlangıcıdır ama kendisi değildir. Aynı anda hukuk devleti de güçlendirilmelidir” ifadelerini kullandı. Toplumsal güvenin sağlanmadan kalıcı bir barış ortamının oluşamayacağını belirten Kılıç, CHP’nin teklif üzerindeki imzasının tüm hükümleri koşulsuz kabul ettiği anlamına gelmediğini vurguladı. Kılıç, “İmzamız açık bir çek değil, devlet ciddiyetiyle üstlenilmiş tarihi bir sorumluluktur” diyerek, teklifin komisyon ve Genel Kurul süreçlerinde gerekli gördükleri değişiklikleri gündeme getireceklerini söyledi. EKONOMİ ELEŞTİRİSİ Konuşmasında ekonomik gelişmelere de değinen Kılıç, Türkiye’deki enflasyonun vatandaşın günlük yaşamında ağır şekilde hissedildiğini savundu. Kiraların artık temel gider olmaktan çıkıp maaşların önemli bir bölümünü oluşturan bir yük haline geldiğini belirten Kılıç, fiyatların düşmediğini, yalnızca artış hızının yavaşladığını ifade etti. Ekonomi yönetimini eleştiren Kılıç, enflasyonun yalnızca para politikalarından değil; üretim sorunları, vergi düzeni, kentleşme politikaları ve kurumlara duyulan güven kaybı gibi birçok etkenden kaynaklandığını öne sürdü.

Adalet Bakanı Gürlek'ten Çerçeve Yasa Açıklaması: "PKK'nın Tamamen Sona Ermesi ve Silahların İmhası Şart" Haber

Adalet Bakanı Gürlek'ten Çerçeve Yasa Açıklaması: "PKK'nın Tamamen Sona Ermesi ve Silahların İmhası Şart"

TBMM'ye 360 milletvekilinin imzasıyla sunulan çerçeve yasa teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, düzenlemenin "Terörsüz Türkiye" hedefinin hukuki altyapısını oluşturmayı amaçladığını söyledi. Gürlek, teklifin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı'nın da katkı sunduğunu belirterek, sürecin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütüleceğini vurguladı. "Terör tehdidinin ortadan kaldırılması ortak sorumluluk" Adalet Bakanı Gürlek, hükümet tarafından "Terörsüz Türkiye" olarak ifade edilen sürecin milli bir devlet politikası olduğunu belirtti. Güvenlik güçlerinin yıllar süren mücadelesi sonucunda terör örgütünün hareket alanının büyük ölçüde daraltıldığını ifade eden Gürlek, oluşan güven ortamının kalıcı hale getirilmesi için hukuki, sosyal ve kurumsal adımlar atılması gerektiğini söyledi. Teklifin temel amacının toplumsal dayanışmayı güçlendirmek, ortak aidiyet duygusunu artırmak ve terörün yeniden kullanılabileceği alanları ortadan kaldırmak olduğunu dile getirdi. Uygulama için PKK'nın tamamen sona ermesi şartı Akın Gürlek, kanun teklifinin uygulanabilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerektiğini açıkladı. Buna göre; PKK/KCK'nın fiili varlığının tamamen sona erdiğinin tespit edilmesi, Örgütün kontrolündeki tüm silah ve mühimmatın teslim edilmesi, Silahların geri dönülemeyecek şekilde imha edilmesi, gerekecek. Bu sürecin güvenlik kurumları tarafından açık ve kesin şekilde tespit edileceğini belirten Gürlek, tespitin ardından konunun Millî Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından teyit edileceğini ve kararın Resmî Gazete'de yayımlanacağını ifade etti. TBMM'de izleme komisyonu oluşturulacak Teklif kapsamında sürecin takip edilmesi amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir kurul oluşturulacağını aktaran Gürlek, TBMM bünyesinde kurulacak izleme komisyonunun da uygulamaları takip edeceğini söyledi. Meclis komisyonunun gerektiğinde tavsiye ve değerlendirmelerde bulunabileceğini belirten Gürlek, sürecin denetlenebilir ve hukuki çerçevede yürütüleceğini ifade etti. "Şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetleri korunacak" Bakan Gürlek, kamuoyunda en çok tartışılan başlıklardan biri olan kapsam konusunda da açıklamalarda bulundu. Terör saldırısı talimatı veren kişiler ile güvenlik güçlerinin şehit edilmesinden sorumlu olanların düzenleme kapsamında yer almadığını vurgulayan Gürlek, şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin gözetileceğini söyledi. Gürlek açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Onların onurunu ve aziz hatıralarını incitecek hiçbir tasarrufa izin verilmeyecektir. Süreç açık, denetlenebilir ve kanunda belirlenen hukuki şartlara bağlı olacaktır." "Kazanan Türkiye ve milletimiz olacak" Adalet Bakanı Akın Gürlek, sürecin yalnızca Türkiye'nin iç güvenliği açısından değil, bölgesel istikrar açısından da önem taşıdığını savundu. Terörden arındırılmış bir Türkiye'nin daha güçlü ekonomi, yatırım ortamı ve kalkınma hedeflerine katkı sağlayacağını belirten Gürlek, bölgesel ticaret koridorları, enerji projeleri ve ulaştırma hatlarının güvenliğinin de güçleneceğini ifade etti. Gürlek, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: "Terörsüz Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ortak hedefidir. Bu hedef; daha güçlü bir ekonomi, daha güçlü bir demokrasi ve daha güçlü bir kalkınma anlamına gelmektedir." Teklif Meclis sürecinde değerlendirilecek "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin TBMM'deki komisyon ve Genel Kurul süreçlerinden geçmesi bekleniyor. Adalet Bakanı Gürlek, teklifin Türkiye'nin huzur ve güvenliğini güçlendirmeyi amaçladığını belirterek, hazırlanmasında katkı sunan siyasi partilere ve paydaşlara teşekkür etti.

DEM Parti'den Çerçeve Yasa Teklifine Destek: "Ortak Geleceğimiz İçin Atılmış Bir İmza" Haber

DEM Parti'den Çerçeve Yasa Teklifine Destek: "Ortak Geleceğimiz İçin Atılmış Bir İmza"

TBMM gündemine taşınan çerçeve yasa teklifi siyasetin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürürken, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında teklifi değerlendirdi. Doğan, DEM Parti'nin tarihinde ilk kez bir kanun teklifine imza attığını belirterek, düzenlemenin Türkiye'nin demokratik geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. "İlk kez bir kanun teklifine imza attık" DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti olarak ilk kez bir kanun teklifinin altında imzalarının bulunduğunu belirtti. Teklifin yalnızca belirli bir kesimi değil, Türkiye'nin tamamını ilgilendirdiğini vurgulayan Doğan, şu ifadeleri kullandı: "86 milyon için önemli bir yasa teklifiyle karşı karşıyayız. Bu atılmış alelade sıradan bir imza değil, ortak geleceğimiz için atılmış bir imzadır. Hepimize, tüm Türkiye'ye, ortak yaşam için mücadele edenlere hayırlı olsun. Uğurlar getirsin, barışı kalıcı bir hale getirsin." "Yeni dönemin ilk adımı" Doğan, söz konusu imzanın silahlı çatışma zemininden hukuk ve demokratik siyaset zeminine geçişi simgelediğini söyledi. Sürecin kolay olmayacağını dile getiren DEM Parti Sözcüsü, demokratikleşme ve kalıcı barış için mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti. "Aylar süren istişarelerin ürünü" Yasa teklifinin uzun süren görüşmeler ve istişareler sonucunda hazırlandığını ifade eden Doğan, sürece katkı sunan siyasi partilere teşekkür etti. Doğan açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi: "Neticede karşımıza çıkan yasa teklifi ve teklife yaklaşımla ilgili yapıcı katkı gösteren, çaba sarf eden tüm siyasi partilere partimiz adına teşekkür etmek isteriz." "Ortak geleceğin hukuki zemini" Teklifin birlikte inşa edilecek ortak geleceğin ilk hukuki adımı olduğunu söyleyen Doğan, düzenlemenin toplumsal barış açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Yasa teklifinin "eve dönüş" için de hukuki bir yol açacağını dile getiren Doğan, herkesin barış içerisinde yaşama hakkına sahip olduğunu vurguladı. "Türkiye bölgeye örnek olabilir" Ayşegül Doğan, Türkiye'nin kalıcı barışı sağlayabilmesi halinde yalnızca ülke içinde değil, bölge ve dünya açısından da örnek bir model oluşturabileceğini söyledi. Doğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bölgede örnek bir Türkiye modelini geliştirmek, dünya çatışma çözümü literatürüne başarabilmiş, barışı kalıcı hale getirebilmiş, demokratikleşmenin yolunu açmış ve bunu sağlayabilmiş bir ülke hep vurgulandı. Temennimiz, beklentimiz ve mücadelemiz bunun gerçekleşmesi içindir. Çünkü buna hem Türkiye'nin hem Ortadoğu'nun hem de dünyanın ihtiyacı var." TBMM'ye sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", siyasi partiler arasında farklı değerlendirmelere konu olurken, teklifin komisyon ve Genel Kurul sürecinde kapsamlı şekilde ele alınması bekleniyor.

Erdoğan'dan Çerçeve Yasa Açıklaması: "Terör Tehdidinden Kalıcı Olarak Kurtarmayı Hedefliyoruz" Haber

Erdoğan'dan Çerçeve Yasa Açıklaması: "Terör Tehdidinden Kalıcı Olarak Kurtarmayı Hedefliyoruz"

Erdoğan'dan sosyal medya üzerinden açıklama Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak da anılan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, teklifin kapsamlı istişareler sonucunda hazırlandığını ve geniş bir uzlaşı anlayışıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin takdirine sunulduğunu ifade etti. "Milli birlik ve beraberliği perçinlemeyi hedefliyoruz" Paylaşımında düzenlemenin amaçlarına değinen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Kapsamlı istişareler neticesinde hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, aziz milletimizin çözüm iradesini yansıtan geniş bir mutabakatla bugün Gazi Meclis'imizin takdirine sunuldu." Cumhurbaşkanı Erdoğan, teklifin Türkiye'nin güvenliği ve toplumsal huzuru açısından önemli bir adım olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı, milli birlik ve beraberliğimizi perçinlemeyi, ülkemizde ve bölgemizde huzur iklimini güçlendirmeyi hedefleyen bu adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum." Bahçeli ve siyasi partilere teşekkür etti Erdoğan, açıklamasında kanun teklifinin hazırlanması ve sürecin ilerlemesine katkı sunan siyasi aktörlere de teşekkür etti. Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli başta olmak üzere, siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine teşekkür eden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Gerek kanun teklifinin tekemmül ettirilmesine gerekse sürecin başarıya ulaşmasına katkı veren başta Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere siyasi parti gruplarımıza ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum." Teklif TBMM gündeminde "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", TBMM Başkanlığı'na sunulmasının ardından Meclis komisyonlarında ve Genel Kurul'da görüşülecek. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran teklif, siyasi partilerin farklı değerlendirmelerine konu olurken, önümüzdeki günlerde Meclis'teki görüşmelerin gündemin önemli başlıklarından biri olması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.