Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kamuoyu

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Kamuoyu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamuoyu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ali Babacan'dan Ahmet Davutoğlu soruşturmasına tepki: "İfade özgürlüğüne müdahaledir" Haber

Ali Babacan'dan Ahmet Davutoğlu soruşturmasına tepki: "İfade özgürlüğüne müdahaledir"

Babacan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ahmet Davutoğlu hakkında yaklaşık 5 yıl önce kamuoyuna yansıyan ifadeler nedeniyle bugün soruşturma açılmasını eleştirdi. Davutoğlu'nun Türkiye'nin önemli akademisyenlerinden ve devlet adamlarından biri olduğunu belirten Babacan, eski Başbakan'ın Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık görevlerinde ülkeye önemli hizmetlerde bulunduğunu ifade etti. "Açık bir müdahaledir" Ali Babacan, açıklamasında, yıllar önce kamuoyuna yansıyan sözler nedeniyle bugün soruşturma başlatılmasının ifade özgürlüğü açısından tartışılması gereken bir durum olduğunu belirtti. Babacan, Davutoğlu'nun hakkında başlatılan soruşturmayı ilk olarak basından öğrenmesinin de hukuki açıdan kabul edilemez olduğunu savundu. Siyasetçilerin görevlerinin konuşmak, eleştirmek ve yanlış gördükleri uygulamalar konusunda iktidara soru yöneltmek olduğunu vurgulayan Babacan, siyasi eleştirilere verilecek yanıtların da siyaset alanında olması gerektiğini dile getirdi. "Demokrasi, farklı fikirlerin özgürce ifade edilmesiyle işler" Babacan, iktidarların eleştirilere siyasi platformlarda, kürsülerde ve kamuoyu önünde cevap vermesi gerektiğini belirterek, demokrasinin bu şekilde işlemesi gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin ihtiyacının siyasi eleştirilerin soruşturmalarla karşılık bulduğu bir ortam olmadığını kaydeden Babacan, farklı görüşlerin özgürce dile getirilebildiği ve yargının siyasi tartışmalardan bağımsız hareket ettiği bir hukuk devleti anlayışına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Davutoğlu'na destek mesajı DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, Ahmet Davutoğlu hakkında başlatılan soruşturma nedeniyle kendisine destek ve dayanışma mesajı da verdi. Babacan, eleştiriye açık, hesap vermekten kaçınmayan ve hukukun üstünlüğüne saygı gösteren bir yönetim anlayışı için mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Ahmet Davutoğlu hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin siyasi isimlerden gelecek açıklamalar ve sürecin hukuki boyutuna dair gelişmeler takip ediliyor.

Gülistan Doku Soruşturmasında Yeni Gelişme: Eski Vali Eşine Tutuklama Kararı Haber

Gülistan Doku Soruşturmasında Yeni Gelişme: Eski Vali Eşine Tutuklama Kararı

Tunceli'de 2020 yılında kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlamasıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalar devam ederken, tanık ifadeleri doğrultusunda yeni gözaltılar gerçekleştirildi. Valilik konutunda çalışan bazı kişilerin verdiği ifadeler üzerine gözaltına alınan Handan Sonel'in emniyet ve savcılık işlemleri tamamlandı. Savcılık işlemlerinin ardından nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen Sonel hakkında tutuklama kararı verildi. Mahkemenin kararıyla birlikte Handan Sonel cezaevine gönderildi. Gülistan Doku 2020 Yılında Kaybolmuştu Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Dersim'de kayboldu. Aradan geçen yıllara rağmen genç öğrencinin nerede olduğuna ilişkin kesin bir sonuca ulaşılamazken, soruşturma farklı ihtimaller değerlendirilerek sürdürülüyor. Doku'nun kaybolmasının ardından ailesi ve yakınları tarafından yapılan çağrılar üzerine arama çalışmaları başlatılmış, olay Türkiye genelinde kamuoyunun yakından takip ettiği dosyalardan biri haline gelmişti. Soruşturma, Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülüyor. İkinci Dalga Operasyonda 17 Şüpheli Gözaltına Alındı Soruşturma kapsamında düzenlenen ikinci dalga operasyonda 15 kişi gözaltına alındı. Daha sonra iki kişinin daha gözaltına alınmasıyla birlikte soruşturmadaki şüpheli sayısı 17'ye yükseldi. Daha önce gözaltına alınan şüphelilerden 12'si tutuklanırken, 3 kişi hakkında adli kontrol kararı uygulandı. Soruşturma kapsamında elde edilen yeni deliller ve tanık ifadeleri doğrultusunda yeni adli işlemler gerçekleştirilmeye devam ediyor. İki Şüpheli Daha Tutuklandı Handan Sonel ile birlikte güvenlik korucusu Yılmaz Arslan ve ACA Bilişim'in sahibi Mehmet Aca da jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkeme, Handan Sonel ve Mehmet Aca'nın tutuklanmasına karar verdi. Böylece soruşturma kapsamında tutuklanan kişi sayısı arttı. Öte yandan daha önce adliyeye sevk edilen güvenlik korucusu F.Ö., "kasten öldürmeye yardım" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlamalarıyla tutuklandı. Hafriyat işiyle uğraştığı belirtilen O.Y. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Adliye Önünde Kısa Süreli Gerginlik Yaşandı Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi sırasında Gülistan Doku'nun yakınlarından biri tepki gösterdi. Şüphelilere yönelik "Katil" şeklinde bağıran kişi, saldırı girişiminde bulunmak istedi. Olayın büyümesini önlemek amacıyla polis ekipleri hızlı şekilde müdahale etti. Güvenlik güçlerinin müdahalesiyle adliye önündeki gerginlik kontrol altına alındı. Soruşturma Çok Yönlü Sürüyor Gülistan Doku dosyasında soruşturma ekipleri, olayın aydınlatılması amacıyla çok sayıda kişinin ifadesine başvuruyor. Yetkililer, elde edilen yeni bilgiler doğrultusunda delillerin değerlendirildiğini ve soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü belirtiyor. Genç öğrencinin kaybolmasıyla ilgili dosyada yeni gelişmeler yaşanmaya devam ederken, kamuoyu soruşturmanın sonucunu ve Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin ortaya çıkacak resmi bilgileri bekliyor.

Gökçe Gökçen: 'Hain Kemal' ifadesini ben yazmadım, kamera kayıtları incelensin Haber

Gökçe Gökçen: 'Hain Kemal' ifadesini ben yazmadım, kamera kayıtları incelensin

Sosyal medya platformu X hesabından paylaşım yapan Gökçen, söz konusu ifadeyi kendisininyazmadığını belirterek, olayın aydınlatılması için kamera kayıtlarının incelenmesini istedi. “İfadenin kim tarafından yazıldığı tespit edilmeli” Hakkında bazı iftiralarda bulunulduğunu savunan Gökçen, kameraların incelenmesi ve olaylailgili çelişkili iddiaların karşılaştırılması çağrısı yaptı. Gökçen, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Değerli kamuoyu, izlenmediğim bir kanalda hakkımda bazı iftiralarda bulunulmuş. O kötüniyetli kişilere değil ama adında soru işareti oluşabilecekler için aydınlatıcı ve net bir cevapvermek isterim. Genel Merkez’deki odamı bunaltıcılar tarafından basılmış, kişisel eşyalarımkarıştırılmış, dolaplarım içi dışı olmuş ve duvara da yazılar yazılmış.” “Kendi güvenen varsa o odadan çıktıktan sonra görüntüler ortaya konulsun” Odasında çekilen görüntüler ve yazılanlarla ilgili ayrıntılara değinen Gökçen, olayın tümyönleriyle ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Gökçen, “İlgisiz gezenlerin, dolapların içi dışı olmuş ve duvara da yazılar yazılmış. Herkese açıkhuzur verilmediği iddia edilen ve hale yansıyan tuttuğum evraklarım, koridorun GökçenDurbay’la olan fotoğrafının ona iftira atan kişiler tarafından indirilmiş, iftiracıların fark etmediğibir şey var ki, sözü edilen gün ben Genel Merkez’de değildim” ifadelerini kullandı. Gökçen açıklamasında, görüntülerin kamuoyuyla paylaşılması çağrısını yineleyerek şunlarıkaydetti: “Kendisine güvenen varsa ben o odadan çıktıktan sonra indirilmiş olduğu nasıl söylediğikamera kayıtlarından çıkarılsın koyar. Ben de kayıtların, dolapların içi karıştırılırken çekilenkamera görüntülerini ve odaya kimin girdiğini, bunu bir şekilde 18 yaşım dolduğum gibi gençlikkollarına üye olduğum, her bir seçimimde ev ve yazdığım, broşürünü dağıttığım, parçasıolduğum bir örgütü savunmalarıyla övünen açıklığının, ölüm tehdidi alsam da aslavazgeçmediğim, ellerimle pankartlarını yaptığım, 16 senedir her kademesinde emek verdiğimpartimden böyle koparacağını sananlara bir söz, avucunuzu yalarsınız.” Değerli Kamuoyuna, İzlemediğim bir kanalda hakkımda bazı iftiralarda bulunulmuş. O kötü niyetli kişilere değil ama aklında soru işareti oluşabilecekler için aydınlatıcı ve net bir cevap vermek isterim. Genel Merkez’deki odam butlancılar tarafından basılmış, kişisel eşyalarım… — Gökçe Gökçen (@GokceGokcen_) June 2, 2026

ABD’de her 4 kişiden biri Trump’a yönelik saldırının 'kurgu' olduğuna inanıyor Haber

ABD’de her 4 kişiden biri Trump’a yönelik saldırının 'kurgu' olduğuna inanıyor

NewsGuard tarafından bugün yayımlanan ankette, olayın gerçekliğine ilişkin görüşlerin siyasi eğilimlere göre farklılık gösterdiği ortaya konuldu. Ankete göre katılımcıların yüzde 24’ü Washington Hilton Oteli’nde yaşanan olayın sahte olduğunu düşünürken, yüzde 45’i saldırının gerçek olduğunu, yüzde 32’si ise kararsız olduğunu belirtti. Siyasi görüşlere göre farklılık Araştırmada, Demokrat Parti destekçilerinin yaklaşık üçte birinin saldırının kasıtlı olarak kurgulandığına inandığı, Cumhuriyetçi Parti taraftarları arasında ise bu oranın daha düşük olduğu kaydedildi. 18-29 yaş grubundaki katılımcıların da olayın gerçekliğine daha fazla şüpheyle yaklaştığı ifade edildi. Yargı sürecine rağmen şüphe sürüyor Olayla ilgili olarak Washington’daki federal büyük jürinin, ana şüpheli Cole Thomas Allen’ı, aralarında Trump’a suikast girişiminin de bulunduğu dört ayrı suçlamayla itham etmesine rağmen kamuoyundaki şüphelerin sürdüğü belirtildi. Saldırının ardından sosyal medyada yayılan bazı komplo teorilerinde, olayın Trump yönetimi tarafından kamuoyu desteğini artırmak amacıyla kurgulandığı iddia edildi. “Güvensizlik göstergesi” NewsGuard editörlerinden Sophia Robinson, sonuçların ABD’de hükümet ve medyaya yönelik güvensizliğe işaret ettiğini belirterek, farklı siyasi görüşlere sahip bireylerin doğrulanmamış bilgilere inanma eğilimi gösterebildiğini ifade etti. Öte yandan Beyaz Saray Sözcüsü Davis Engel, söz konusu iddiaları reddederek The Washington Post gazetesine yaptığı açıklamada, bu yöndeki görüşleri eleştirdi. Önceki girişimler de tartışma konusu Ankette ayrıca, 2024 yılında Pensilvanya ve Florida’da Trump’a yönelik gerçekleşen diğer saldırı girişimlerine ilişkin benzer şüphelerin bulunduğu kaydedildi.

Nepal eski Başbakan Deuba ve eşi hakkında tutuklama emri çıkardı. Haber

Nepal eski Başbakan Deuba ve eşi hakkında tutuklama emri çıkardı.

Katmandu'daki mahkeme yetkilileri, Kara Para Aklama Soruşturma Bürosu'nun talebi üzerine eski DışişleriBakanı olan eşi Arzu Rana Deuba hakkında da tutuklama emri çıkarıldığını söyledi. Bu tutuklama emri, 35 yaşındaki eski rapçi ve siyasetçi Nepal Başbakanı Balendra Şah'ın, gençlerin öncülüğünde siyasi değişim vaadiyle seçimlerde ezici bir zafer kazanmasından sadece bir ay sonra çıkarıldı. Eylül 2025'teki kanlı ayaklanmalardan bu yana yapılan ilk seçim. O protestolar sırasında insanlar parlamento binasını ve birçok başka ofisi ateşe vermiş ve sonunda hükümeti devirmişti. Deuba'nın evi de ateşe verilen yapılar arasındaydı ve protestocuların ona ve eşine saldırdığına dair videolar geniş çapta yayıldı. Şu anda 79 yaşındaki eski Başbakan tıbbi tedavi için yurt dışında bulunuyor ve kendisine yöneltilen tüm yolsuzluk iddialarını kamuoyu önünde reddetti. Sosyal medyada yaptığı açıklamada, "Benim ve ailem hakkında kara para aklama soruşturması başlatıldı" dedi. Ayrıca, "Ailemin varlıklarıyla ilgili yanlış bilgiler yayılıyor" diye ekledi. Geçtiğimiz ay, Nepalli yetkililer, geçen Eylül ayındaki protesto ve ayaklanmalara yönelik baskıdaki rolleri nedeniyle eski Başbakan KP Sharma Oli ve eski İçişleri Bakanı Ramesh Lekhak'ı da tutukladı. Eski Enerji Bakanı Deepak Khadka da geçen ay kara para aklama soruşturması kapsamında tutuklandı.

Melania Trump: Epstein ile ilgili yalanlar bugün sona ermeli Haber

Melania Trump: Epstein ile ilgili yalanlar bugün sona ermeli

ABD First Lady’si Melania Trump, sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamada, kendisini Jeffrey Epstein ile ilişkilendiren iddiaları sert sözlerle reddederek, bu yöndeki “yalanların bugün sona ermesi gerektiğini” söyledi. Melania Trump açıklamasında, hakkında ortaya atılan iddiaların itibarını zedelemeye yönelik olduğunu belirterek, “Benimle Epstein arasında bağ kuran yalanlar bugün sona ermeli. Hakkımda yalan söyleyen kişiler etik standartlardan, tevazudan ve saygıdan yoksundur” ifadelerini kullandı. Trump, Epstein ile hiçbir zaman arkadaş olmadığını vurgulayarak, eşi Donald Trump ile birlikte zaman zaman aynı sosyal davetlerde bulunmuş olabileceklerini ancak bunun New York ve Palm Beach’te sosyal çevrelerin örtüşmesinden kaynaklandığını belirtti. Açıklamasında, Epstein ya da Ghislaine Maxwell ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını ifade eden Trump, Maxwell’e gönderdiği e-postanın yalnızca sıradan bir nezaket mesajı olduğunu kaydetti. Trump, söz konusu yazışmanın “önemsiz bir nottan ibaret” olduğunu söyledi. Melania Trump ayrıca Epstein’ın mağdurlarından biri olmadığını, Epstein’ın kendisini Donald Trump ile tanıştırmadığını ve eşiyle 1998 yılında New York’ta düzenlenen bir partide tesadüfen tanıştığını belirtti. Bu tanışmanın kendi kitabı MELANIA’da ayrıntılı şekilde yer aldığını ifade etti. Trump, Epstein ile ilk kez 2000 yılında eşiyle birlikte katıldığı bir etkinlikte karşılaştığını ve o dönemde Epstein’ın suç faaliyetlerinden haberdar olmadığını vurguladı. Sosyal medyada dolaşan fotoğraf ve iddiaların sahte olduğunu belirten Trump, kamuoyuna “inandığınız bilgileri dikkatle değerlendirin” çağrısında bulundu. Melania Trump, adının Epstein soruşturmaları kapsamında hiçbir mahkeme belgesinde, mağdur ifadesinde veya FBI kayıtlarında yer almadığını da belirterek, Epstein’ın özel uçağına binmediğini ve özel adasını ziyaret etmediğini söyledi. Hakkındaki iddiaların siyasi ve maddi kazanç elde etmek isteyen kişiler tarafından yayıldığını savunan Trump, avukatlarıyla birlikte bu iddialara karşı hukuki mücadele yürüttüğünü belirtti. Trump, bu kapsamda bazı kişi ve kuruluşların kamuoyu önünde özür dilemek ve iddiaları geri çekmek zorunda kaldığını ifade etti. Melania Trump açıklamasının sonunda ABD Kongresi’ne çağrıda bulunarak, Epstein mağdurlarına yönelik kamuya açık bir oturum düzenlenmesini istedi. Trump, “Her kadının, isterse, kamuoyu önünde yeminli şekilde hikayesini anlatma fırsatı olmalı. Ancak o zaman gerçeğe ulaşabiliriz” ifadelerini kullandı.

Bakan Gürlek’ten Özel’e: İddialar asılsız, yargıya taşıyorum Haber

Bakan Gürlek’ten Özel’e: İddialar asılsız, yargıya taşıyorum

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi. Bakan Gürlek, söz konusu iddiaların herhangi bir somut delile dayanmadığını ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu ifade etti. Açıklamasında 20 yılı aşkın süredir devlet kademelerinde görev yaptığını vurgulayan Bakan Gürlek, mal varlığı beyanlarının yasal çerçevede düzenli şekilde ilgili kurumlara sunulduğunu belirterek, Özgür Özel’in gündeme getirdiği iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. https://twitter.com/abakingurlek/status/2033893038129373642 “Tapu kayıtlarında karşılığı olmayan, hayal ürünü bilgilerle kamuoyu yanıltılmak isteniyor” diyen Bakan Gürlek, Özgür Özel’in daha önce de benzer iddialarda bulunduğunu ve bunların gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını ileri sürerek, söz konusu açıklamaların bir karalama kampanyasının parçası olduğunu söyledi. Yargı görevleri sırasında terör ve organize suçlarla mücadele ettiğine dikkat çeken Bakan Gürlek, bu süreçte hedef alındığını savundu. Bakan Gürlek, elinde bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin bunu siyasi platformlar yerine yargıya sunması gerektiğini belirterek, “Bu iftiralar karşısında başta manevi tazminat olmak üzere gerekli yasal süreçleri başlatıyorum” dedi. Hatırlanacağı gibi bugün CHP Genel Merkezi'nde kameralar karşısına geçerek 'turpun küçüğü' açıklaması yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in mal varlığını açıklamıştı. CHP lideri Özel, Bakan Gürlek'in 19 yıllık maaşıyla 190 yılda alamayacağı kadar gayirmenkul aldığını iddia etmiş, söz konusu bu iddialara ilişkin mal varlıklarını ID numaraları ile birlikte açıklamıştı.

Bursa’nın geleceği bilimin ışığında şekilleniyor Haber

Bursa’nın geleceği bilimin ışığında şekilleniyor

2050 vizyonlu 1/100.000’lik Çevre Düzeni Planıyla şekillenecek ‘Kent Anayasası’nın oluşturulması, kentli hakları ile kent kimliğinin ortaya konulması, sürdürülebilir kentleşme ve yaşanabilir ‘Yeşil Bursa’ hedefiyle Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey öncülüğünde kurulan Bursa Planlama Ajansı’nın 8. Danışma Kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki toplantıya, Başkan Mustafa Bozbey’in yanı sıra Bursa Planlama Ajansı’nın Danışma Kurulu Başkanlığını yürüten Halk Sağlığı Uzmanı, CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve Hasan Öztürk, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Nazlı Yazgan ve Mehmet Yıldız, Çevre Düzeni Planı Proje Yürütücü Koordinatörü Prof. Dr. Fatih Terzi, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, akademik odaların temsilcileri ve bilim insanları katıldı. ÇEVRE DÜZENİ PLANI ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Bursa Planlama Ajansı adına konuşan Genel Sekreter Yardımcısı Nazlı Yazgan, çalışmalar kapsamında 11 bin 363 kişiyle temas kurulduğunu, 9 bin 368 anket ve mülakat gerçekleştirildiğini söyledi. Sanayi sektöründe ilk kez ekonomik bakış açısıyla kapsamlı analizler yapıldığını dile getiren Yazgan, planda doğal alanların ve tarım topraklarının korunduğunu, Bursa’nın gelişim ihtiyacına yönelik kararların bilimsel kriterlerle şekillendirildiğini belirtti. Türkiye’de ilk kez bir Çevre Düzeni Planı için Stratejik Çevresel Değerlendirme sürecinin eş zamanlı yürütüldüğünü açıklayan Yazgan, Bursa Planlama Ajansı hakkında katılımcılara bilgi verdi. Prof. Dr. Fatih Terzi de sunum yaparak Çevre Düzeni Planı’nda gelinen son aşama hakkında katılımcıları bilgilendirdi. “BURSA ADINA BİR FARKINDALIK ORTAYA KOYDUK” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tüm Danışma Kurulu üyelerine Bursa için sundukları katkılardan dolayı teşekkür etti. Bursa’nın çok kıymetli bir şehir olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “8500 yıllık tarihi birikimi bulunan, yer altı ve yer üstü zenginlikleri olan bir şehrin nasıl bu hale getirildiğini sorgulamalıyız. Bu kent, binlerce yıllık tarihi birikimini mimari anlamda, sürdürülebilir anlamda ortaya koymalıdır. 2050 vizyonlu plan bunun ilk adımıdır. Bizler kenti bir bütün olarak düşünüyoruz. Yöneticiler olarak kentin geleceğini yönlendiren, kötü gidişat varsa önüne geçen bir anlayışta olmalıyız. Çevre Düzeni Planı’nda da hep birlikte güç olduk. Bursa adına bir farkındalık ortaya koyduk. Bursa bir değişim ve dönüşüm sürecini yaşadı” diye konuştu. BURSALILARIN PLANI, HAZİRAN AYINDA MECLİS’TE Hazırlanan Çevre Düzeni Planı’nın tüm Bursalıların planı olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, tüm kesimlerin katkısının bulunduğu bir planın oluşturulduğunu ifade etti. Danışma Kurulu’nun çalışmalarını önemsediğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Akademik Danışma Kurulu, bundan sonraki plan süreçlerinin tamamında etkin, yönlendirici, bilgilerini aktarıcı ve denetleyici olacaktır. Bursa’nın geleceğini etkileyecek projeler, kurulda tartışılacak ve ardından kamuoyuyla paylaşılacak. Akademik Kurul, destekleri ve yönlendirmeleriyle Bursa’nın geleceğine imza koyacaktır” dedi. Çevre Düzeni Planı belirlendikten sonra kamuoyu ile paylaşılacağını açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, daha sonra Büyükşehir Belediye Meclisi’ne sunulacağını dile getirdi. Haziran ayında planlama sürecini tamamlamayı hedeflediklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, sürece katkı sunan herkese teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.