SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kalkınma

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

PLASFED: Yeni Büyüme Döneminin Anahtarı Üretim, Yatırım ve İhracat Haber

PLASFED: Yeni Büyüme Döneminin Anahtarı Üretim, Yatırım ve İhracat

PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, enflasyonla mücadele sürecini desteklediklerini belirterek, sürdürülebilir büyüme için üretim ve sanayinin yeniden ekonominin merkezine alınması gerektiğini söyledi. Önümüzdeki günlerde açıklanacak ikinci çeyrek büyüme verileri öncesinde değerlendirmelerde bulunan Karadeniz, yüksek finansman maliyetlerinin yatırım iştahını zayıflattığını belirterek, "Türkiye'nin yeni büyüme döneminin anahtarı üretim, yatırım ve ihracattır" dedi. Türkiye ekonomisinde enflasyonla mücadele kapsamında atılan adımların makroekonomik göstergelerde olumlu sinyaller verdiğini belirten Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, sürdürülebilir büyümenin ancak üretim odaklı politikalarla mümkün olacağını söyledi. Sanayinin büyüme, ihracat ve istihdamın temel taşı olduğuna dikkat çeken Karadeniz, "Enflasyonla mücadele elbette önemlidir. Ancak üretim gücünü koruyamayan ekonomiler kalıcı refah oluşturamaz. Türkiye'nin yeni büyüme hikayesi üretim ve sanayiyle yazılmalıdır" dedi. Son dönemde açıklanan ekonomik verilerin dezenflasyon sürecinde ilerleme kaydedildiğini gösterdiğini ifade eden Karadeniz, buna karşın yüksek finansman maliyetleri, yatırım iştahındaki zayıflama ve imalat sanayindeki daralmanın reel sektör açısından önemli riskler oluşturmaya devam ettiğini vurguladı. Üretimin yalnızca ekonomik büyüklük değil, aynı zamanda teknoloji geliştirme, ihracat, istihdam ve küresel rekabet gücünün de temel belirleyicisi olduğunu dile getiren Karadeniz, sanayinin desteklenmesinin Türkiye'nin orta ve uzun vadeli kalkınma hedefleri açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi. "Sanayi güçlenmeden büyüme kalıcı olmaz" İlk çeyrek büyüme verilerinde sanayinin ekonominin gerisinde kaldığını hatırlatan Karadeniz, üretim kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik adımların hızlandırılması gerektiğini belirtti. Karadeniz, "Ekonomide dengelenme sürecinin başarıya ulaşabilmesi için üretim tarafının da aynı ölçüde desteklenmesi gerekiyor. Sanayi yatırımlarını artıracak, ihracatı teşvik edecek ve katma değerli üretimi büyütecek politikalar öncelikli hale gelmeli. Tüketimle desteklenen büyüme kısa vadede rakamlara olumlu yansıyabilir ancak uzun vadede sürdürülebilir kalkınmanın yolu üretimden geçiyor" ifadelerini kullandı. İkinci çeyrek büyümesinde gözler sanayide Önümüzdeki günlerde açıklanacak ikinci çeyrek büyüme verilerinin ekonomideki toparlanmanın yönünü ortaya koyacağını belirten Karadeniz, "Öncü göstergeler, sanayide istenilen düzeyde güçlü bir toparlanmaya henüz işaret etmiyor. Bu nedenle ikinci çeyrek büyüme verilerinde üretimin ekonomiye katkısı yakından takip edilecek. Büyümenin hızı kadar niteliği de önemli. Üretim ve ihracatın büyümeye daha güçlü katkı verdiği bir tablo, Türkiye ekonomisinin geleceği açısından çok daha değerli. Sanayinin yeniden büyümenin lokomotifi olduğu bir ekonomi; sürdürülebilir kalkınmanın, kalıcı refahın ve küresel rekabet gücünün temelini oluşturacak" dedi. Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısına sahip olduğuna dikkat çeken Karadeniz, mevcut potansiyelin doğru politikalar ve üretimi teşvik eden uygulamalarla çok daha yüksek katma değere dönüştürülebileceğini söyledi. "Rekabet gücümüz korunmalı" Küresel pazarlarda rekabetin her geçen gün daha da yoğunlaştığını belirten Karadeniz, Türkiye'nin üretim maliyetleri, finansman giderleri ve döviz kuru arasındaki dengenin ihracatçı açısından dikkatle yönetilmesi gerektiğini söyledi. Türk sanayisinin son yıllarda önemli ihracat başarıları elde ettiğini hatırlatan Karadeniz, bu başarının sürdürülebilir olması için üretim maliyetlerinin kontrol altında tutulmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, Türk sanayisinin bugüne kadar tüm zorluklara rağmen üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatını artırmaya devam ettiğini belirtti. Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmasının yolunun üretimden, teknolojiden ve sanayiden geçtiğine dikkat çeken Karadeniz, “Bugün atılacak doğru adımlar yalnızca sanayiciyi değil, ihracatı, istihdamı ve ülkemizin küresel rekabet gücünü de güçlendirecek. Üreten, yatırım yapan ve katma değer oluşturan bir ekonomi, Türkiye'nin yeni büyüme döneminin en sağlam temeli olacak" diye konuştu.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 25 yıllık AK Parti mesajı Al Arabiya’da yayınlandı Haber

İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 25 yıllık AK Parti mesajı Al Arabiya’da yayınlandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’nin 25’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla kaleme aldığı makale, Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya’da Arapça ve İngilizce olarak yayımlandı. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, paylaşımında Erdoğan’ın makalesinde AK Parti’nin 25 yıllık siyasi yürüyüşünü yalnızca bir parti tarihi olarak değil, milletle birlikte gerçekleştirilen Türkiye dönüşümünün hikâyesi olarak ele aldığını belirtti. “Artık Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözüyle başlayan siyasi yürüyüşün temel dayanağının millet iradesi olduğuna dikkat çekilen makalede; demokrasi, kalkınma, eğitim, sağlık, savunma sanayisi, enerji ve ileri teknoloji alanlarında elde edilen kazanımlar vurgulandı. KAAN, TOGG, millî savunma sistemleri ve uzay programı gibi projelerin Türkiye’nin stratejik bağımsızlık hedefindeki ilerlemesinin göstergeleri olduğu ifade edilirken, geleceğe ilişkin reform ve değişim iradesinin önemine de dikkat çekildi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikâyesi” başlıklı makalesi, Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya’da Arapça ve İngilizce olarak yayımlandı. Sayın Cumhurbaşkanımız, AK Parti’nin 25’inci kuruluş yılı… pic.twitter.com/ig1QFvYipl — Burhanettin Duran (@burhanduran) August 14, 2026 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın makalesinde, milletin değişen beklentileri, gençlerin gelecek arayışları ve ekonomik zorlukların açık yüreklilikle değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, Türkiye’nin yeni dönemde de reformlarla yoluna devam edeceği mesajı verildi. Duran, Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonun; güçlü demokrasiye, üretken ekonomiye, ileri teknolojiye, etkin dış politikaya ve güçlü toplumsal dayanışmaya sahip bir Türkiye’yi Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında daha ileri taşımak olduğunu ifade etti.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: Terör örgütü tasfiye edilecek Haber

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: Terör örgütü tasfiye edilecek

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla Güvenlik Toplantısı gerçekleştirdiklerini duyurdu. Bakan Çiftçi, toplantıda TBMM’de geniş bir uzlaşıyla kabul edilen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” sonrasında, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda yürütülecek çalışmaların ele alındığını belirtti. “KAMU DÜZENİ VE MİLLÎ GÜVENLİK ZAFİYETE UĞRATILMAYACAK” Bakan Çiftçi, paylaşımında terörle mücadelede kararlılık mesajı vererek, “Silah bütünüyle devreden çıkacak, terör örgütü bütün unsurlarıyla tasfiye edilecek” ifadelerini kullandı. Kamu düzeni ve millî güvenliğin hiçbir şekilde zafiyete uğratılmayacağını vurgulayan Çiftçi, Türkiye’nin terörle mücadelede elde edeceği kazanımlarla enerjisini kalkınma, üretim, eğitim, istihdam ve vatandaşların refahına yönlendireceğini ifade etti. Bakan Çiftçi, milletin kardeşliğinin hiçbir terör örgütü veya “fitne odağı” tarafından sarsılamayacak kadar güçlü olduğunu belirterek, şehitlerin hatırasının, gazilerin onurunun ve devletin bekasının her adımda öncelik taşıyacağını kaydetti. “HİÇBİR TEHDİDE MÜSAMAHA GÖSTERMEYECEĞİZ” İçişleri Bakanı Çiftçi, milletin huzuruna, kardeşliğine ve millî güvenliğine yönelik tehditlere müsamaha gösterilmeyeceğini vurgularken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nın “huzurun ve millî dayanışmanın yüzyılı” olması için çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmelidir” Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmelidir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Londra merkezli Şarku'l Avsat gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ghassan Charbel’e verdiği mülakat İngilizce ve Arapça olarak yayımlandı. Mülakatta Türkiye’nin bölgesel güvenlik ve istikrara ilişkin yaklaşımı öne çıkarken, Erdoğan’ın özellikle Mekke Ortak Savunma Anlaşması üzerinden bölge ülkelerinin kendi güvenlik mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğine yönelik mesajları dikkat çekti. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vurguladığı “Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmelidir” anlayışının, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında atılan adımın temel yaklaşımını oluşturduğu belirtildi. “BİRİMİZİN GÜVENLİĞİ HEPİMİZİN GÜVENLİĞİDİR” Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın herhangi bir ülkeyi hedef alan bir bloklaşma olmadığı, aksine barış, istikrar, dayanışma ve kolektif caydırıcılığı esas alan stratejik bir iradeyi temsil ettiği ifade edildi. Türkiye’nin bölgesel vizyonunda dışarıdan dayatılan çözümler yerine bölgesel sahiplenmenin, gerilim yerine diplomasinin, çatışma yerine diyaloğun ve ayrışma yerine iş birliğinin öne çıktığı vurgulandı. Körfez’den Hürmüz’e, Lübnan’dan Suriye’ye uzanan geniş coğrafyada Türkiye’nin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıyı esas alan bir bölgesel düzeni savunduğu belirtildi. Açıklamada, güvenlik, kalkınma ve refahın birlikte güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilirken, Türkiye’nin bölgesinde edilgen bir aktör olmadığı, barışın tesisi için inisiyatif alan ve sorumluluk üstlenen bir ülke olduğu ifade edildi. Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonun, Orta Doğu’nun geleceğinin çatışma ve istikrarsızlık yerine barış, kardeşlik, egemenlik ve ortak gelecek iradesiyle şekillenmesi çağrısı taşıdığı belirtilerek, Türkiye’nin bölgesel ve küresel barış için yapıcı diplomasi yürütmeyi sürdüreceği kaydedildi.

Manavgat 2030’da10 milyon turist ağırlamayı hedefliyor Haber

Manavgat 2030’da10 milyon turist ağırlamayı hedefliyor

Antalya’nın en önemli turizm merkezlerinden Manavgat ve Side, milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan güçlü turizm altyapısı, tarihi ve kültürel zenginlikleri, uzun sezon avantajı ve gelişen yatırım potansiyeliyle bölge ekonomisine katkısını artırıyor. Yaklaşık 250 bin nüfusa sahip Manavgat, her yıl yaklaşık 6 milyon yerli ve yabancı turisti ağırlarken, bölgenin önümüzdeki yıllarda yeni bir büyüme dönemine hazırlanması bekleniyor. Gayrimenkul ve turizm alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren girişimci Ahmet Tanır, bölgenin turizmdeki büyüme potansiyeline dikkat çekerek 2030 yılı için 10 milyon turist hedefinin mümkün olduğunu belirtti. Türkiye’nin en yoğun turizm destinasyonlarından biri olan Side-Manavgat, milyonlarca ziyaretçinin oluşturduğu ekonomik hareketlilikle büyümeye devam ediyor. Bölge, sahip olduğu uzun turizm sezonu, tarihi mirası, doğal güzellikleri ve yatırım potansiyeliyle yalnızca tatil rotası değil, aynı zamanda önemli bir ekonomik merkez olma özelliği taşıyor. Milyonlarca turistin ziyaret ettiği destinasyonda artan konaklama ve yerleşim ihtiyacı gayrimenkul piyasasını desteklerken, turizm ekonomisi farklı sektörlerde de hareketlilik yaratıyor. 250 bin nüfusa 6 milyon turist Manavgat’ın yaklaşık 250 bin kişilik nüfusuna karşılık yılda 6 milyon civarında ziyaretçi ağırladığını belirten Ahmet Tanır, bu rakamın bölgenin turizmde ulaştığı ölçeği ortaya koyduğunu söyleyerek, “250 bin nüfuslu bir şehirde nüfusumuzun yaklaşık 20-25 katı misafir ağırlıyoruz. Bu, dünya ölçeğinde oldukça özel bir rakam” dedi. Side-Manavgat’ın yalnızca otel ve konaklama sektöründen oluşan bir turizm merkezi olmadığını belirterek, ‘‘Bölgeye gelen turistlerin restoranlardan ulaşıma, alışverişten eğlenceye kadar çok sayıda alanda harcama yaptığını ve bunun şehir ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor. Misafirlerimiz yalnızca otelde konaklamıyor; şehri geziyor, restoranlara gidiyor, ulaşım araçlarını kullanıyor, alışveriş yapıyor ve yerel üreticilerden ürünler alıyor. Dolayısıyla turizm, şehrin tamamına yayılan bir ekonomik hareketlilik oluşturuyor” ifadelerini kullandı. Turizm 50’ye yakın sektörü besliyor Turizmin bölge ekonomisi üzerindeki etkisinin yalnızca konaklama sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Tanır, turizmin 50’ye yakın sektörü harekete geçiren geniş bir ekonomik ekosistem oluşturduğuna dikkat çekerek, “Turizm artık sadece insanların tatil yaptığı bir sektör değil; şehirlerin ekonomisini canlandıran, yatırımları yönlendiren ve istihdam oluşturan önemli bir kalkınma aracı. İnşaat, gayrimenkul, ulaşım, tarım, yiyecek-içecek, perakende ve hizmet sektörlerinin turizm hareketliliğinden doğrudan veya dolaylı olarak etkileniyor. ” dedi. Hedef 2030’da 10 milyon turist Side-Manavgat’ın turizm yolculuğunun son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirten Tanır, 1980’li yılların başında birkaç bin ziyaretçiyle başlayan turizm hareketliliğinin bugün yaklaşık 6 milyon turist seviyesine ulaştığını söyledi. Bölgenin önümüzdeki dönemde yalnızca turist sayısını artırmaya değil, sahip olduğu turizm çeşitliliğini daha etkin kullanmaya odaklanması gerektiğini belirten Tanır, “Ben inanıyorum ki 2030 itibarıyla bölgemizde 10 milyon turisti ağırlayabileceğimizi düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu. Side’nin 2 bin 500 yıllık tarihi turizmin gücünü artırıyor Side-Manavgat’ın turizm potansiyelinin yalnızca deniz, kum ve güneşten oluşmadığını belirten Tanır; Side Antik Kenti, Apollon Tapınağı, Antik Tiyatro, arkeolojik çalışmalar, yaylalar, yerel gastronomi ve kültürel değerlerin bölgenin turizm çeşitliliğine önemli katkı sunduğunu ifade ederek, “Bölgemiz artık sadece deniz, kum, güneş turizmiyle anılmıyor. Side, 2 bin 500 yıllık tarihiyle çok özel bir kültür ve tarih merkezi. Yaylalarımız, yerel gastronomimiz ve kültürümüz de birçok turist için önemli cazibe unsurları” dedi. Özellikle Side Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik çalışmaların ve “Gece Müzeciliği” uygulamasının ziyaretçilerin bölgeyle daha fazla etkileşim kurmasına imkân sağladığını belirten Tanır, kültür turizminin destinasyon ekonomisi açısından önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi. Turizm sezonu marttan kasıma uzanıyor Side-Manavgat’ın Türkiye’nin en uzun turizm sezonlarından birine sahip olduğunu belirten Tanır, bölgede sezonun mart ayının sonlarından kasım ayına kadar devam ettiğini söyleyerek, “Mart sonu itibarıyla başlayan sezonumuz kasım ayına kadar devam ediyor. İklimin de sağladığı avantajla Side-Manavgat’ta yaklaşık 300 gün güneşli bir iklim yaşıyoruz” dedi. Yaklaşık 300 güne ulaşan güneşli gün sayısının da bölgenin turizm açısından önemli avantajlarından biri olduğunu belirten Tanır; İsveç, Norveç, Almanya, İngiltere ve Rusya gibi farklı pazarlardan turistlerin yanı sıra yaz döneminde Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen yerli ziyaretçilerin de bölge ekonomisine katkı sunduğunu ifade etti.

Başkan Vekili Şahin Biba: Bursa'nın geleceğini bütüncül anlayışla vatandaşlarımızın konforunu ve güvenliğini esas alarak hazırlıyoruz dedi. Haber

Başkan Vekili Şahin Biba: Bursa'nın geleceğini bütüncül anlayışla vatandaşlarımızın konforunu ve güvenliğini esas alarak hazırlıyoruz dedi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından hayata geçirilen ve Türkiye'nin ilk entegre KOBİ ekosistemi olan TEKNOSAB KOBİ OSB'nin tanıtım lansmanına katılım sağladı. Merinos Atatürk Kültür Kongre Merkezi'nde, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğinde düzenlenen programa; Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin ile iş dünyasının önde gelen isimleri iştirak etti. “BURSA’NIN MAYASINDA ÖNCÜ OLMAK VAR” Bursa'nın sanayi, ticaret, turizm ve tarım alanlarında ülkenin parlayan yıldızlarından biri olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Şehrimiz, Türkiye'nin kalkınma sürecinde en etkili lokomotiflerden biri olma özelliğini koruyor. Zira Bursa'nın özünde üretmek, öncü adımlar atmak ve ilkleri başarmak yer alıyor. Ülkemizin ilk organize sanayi bölgesi burada kurulmuş, yerli otomobilimiz TOGG Gemlik'ten dünyaya merhaba demiş ve yüksek teknoloji odaklı TEKNOSAB yine Bursa'da yükselmişti. KOBİ OSB projesi ile Bursa, bu öncü geleneğine çok güçlü bir halka daha eklemiş oluyor” şeklinde değerlendirmelerde bulundu. “KOBİ OSB GÜÇLÜ BİR VİZYONUN ÜRÜNÜDÜR” TEKNOSAB KOBİ OSB'nin, şehir merkezinde dağınık konumda faaliyet gösteren, genişleme alanı bulmakta güçlük çeken küçük ve orta ölçekli işletmeler ile esnafı modern ve planlı bir çatıda buluşturacak stratejik bir hamle olduğunu vurgulayan Başkan Vekili Biba, “Günümüz ekonomisinin temel gereklilikleri; üretimi daha verimli, sürdürülebilir ve rekabetçi hale getirmektir. KOBİ OSB, tam olarak bu vizyonla şekillenmiştir. Yılların tecrübesiyle, kentin öncelikleri ve sektörlerin talepleri titizlikle analiz edilerek oluşturulmuş bir projedir. En önemlisi de ortak akıl, istişare ve uzlaşma kültürüyle ortaya çıkmış olmasıdır; bu yönüyle proje çok daha değerlidir” dedi. Bursa'nın sanayi ve ticari gücünün yanı sıra; doğal güzellikleri, tarihi dokusu, turizmi ve tarımıyla çok özel bir kent olduğuna değinen Başkan Vekili Şahin Biba, “Bu bilinçle, şehrin gelişimini planlarken sanayi alanlarının yanı sıra esnafımızın kalkınmasını, verimli topraklarımızı, tarihi mirasımızı ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesini önceliklendiriyoruz. Bizim için gerçek kalkınma; doğru lokasyonda üretmek, planlı büyümek ve çevreyi koruyarak gelecek nesillere yaşanabilir bir Bursa miras bırakmaktır. Bu doğrultuda ulaşım ve turizm master planlarımızı, hemşehrilerimizin konfor ve güvenliğini merkeze alarak hazırlıyoruz. Aynı şekilde 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı çalışmalarımızı da bütüncül bir yaklaşımla yürütüyoruz. KOBİ OSB projesinin de lojistik, ulaşım, doğru arazi kullanımı ve çevreci üretimin harmanlandığı stratejik bir şehircilik adımı olduğuna inanıyorum” diye ekledi. “YENİ BAŞARI HİKAYELERİNİN ÖNÜ AÇILACAK” Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın destekleri ve BTSO'nun vizyonuyla hayata geçen KOBİ OSB'nin; liman, demiryolu ve otoyol bağlantılarıyla entegre, sürdürülebilir ve modern bir üretim modeli sunduğunu belirten Başkan Vekili Biba, “Özellikle 1 bin ile 5 bin metrekare arasında alan ihtiyacı olan KOBİ'lerimizin kapasite artırımlarına, yeni yatırımlara, istihdam ve ihracat artışına büyük katkı sağlanacaktır. Planlı sanayi bölgelerinde işletmelerimiz altyapı sorunlarıyla uğraşmak yerine tüm enerjilerini üretime, yatırıma ve katma değere ayıracaklar. KOBİ OSB, büyümek isteyen işletmelerimiz için yeni bir kapı olacak; yeni yatırımların ve başarı hikayelerinin önünü açacaktır” ifadelerini kullandı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'a, yönetim ekibine ve katkı sunan tüm oda temsilcilerine teşekkür eden Başkan Vekili Şahin Biba, “BTSO bünyesindeki 70 meslek komitesinin sektör ihtiyaçlarını ve gelecek hedeflerini gündeme taşıması, Bursa için projeler üretmesi ortak aklın kurumsallaşması adına çok kıymetlidir. Şehrimizin üretimine ve istihdamına değer katan tüm temsilcilerimize teşekkür ediyorum. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak yatırımın ve üretimin her zaman yanındayız. Bugüne kadar üstlendiğimiz tüm sorumlulukları yerine getirdik, bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceğiz. KOBİ OSB projesinin Bursa'mıza, iş dünyasına ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi. Organizasyon, yapılan konuşmaların ardından anı plaketlerinin takdimi ve BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'ın detaylı proje sunumu ile tamamlandı.

Adalet Bakanı Gürlek'ten Çerçeve Yasa Açıklaması: "PKK'nın Tamamen Sona Ermesi ve Silahların İmhası Şart" Haber

Adalet Bakanı Gürlek'ten Çerçeve Yasa Açıklaması: "PKK'nın Tamamen Sona Ermesi ve Silahların İmhası Şart"

TBMM'ye 360 milletvekilinin imzasıyla sunulan çerçeve yasa teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, düzenlemenin "Terörsüz Türkiye" hedefinin hukuki altyapısını oluşturmayı amaçladığını söyledi. Gürlek, teklifin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı'nın da katkı sunduğunu belirterek, sürecin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütüleceğini vurguladı. "Terör tehdidinin ortadan kaldırılması ortak sorumluluk" Adalet Bakanı Gürlek, hükümet tarafından "Terörsüz Türkiye" olarak ifade edilen sürecin milli bir devlet politikası olduğunu belirtti. Güvenlik güçlerinin yıllar süren mücadelesi sonucunda terör örgütünün hareket alanının büyük ölçüde daraltıldığını ifade eden Gürlek, oluşan güven ortamının kalıcı hale getirilmesi için hukuki, sosyal ve kurumsal adımlar atılması gerektiğini söyledi. Teklifin temel amacının toplumsal dayanışmayı güçlendirmek, ortak aidiyet duygusunu artırmak ve terörün yeniden kullanılabileceği alanları ortadan kaldırmak olduğunu dile getirdi. Uygulama için PKK'nın tamamen sona ermesi şartı Akın Gürlek, kanun teklifinin uygulanabilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerektiğini açıkladı. Buna göre; PKK/KCK'nın fiili varlığının tamamen sona erdiğinin tespit edilmesi, Örgütün kontrolündeki tüm silah ve mühimmatın teslim edilmesi, Silahların geri dönülemeyecek şekilde imha edilmesi, gerekecek. Bu sürecin güvenlik kurumları tarafından açık ve kesin şekilde tespit edileceğini belirten Gürlek, tespitin ardından konunun Millî Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından teyit edileceğini ve kararın Resmî Gazete'de yayımlanacağını ifade etti. TBMM'de izleme komisyonu oluşturulacak Teklif kapsamında sürecin takip edilmesi amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir kurul oluşturulacağını aktaran Gürlek, TBMM bünyesinde kurulacak izleme komisyonunun da uygulamaları takip edeceğini söyledi. Meclis komisyonunun gerektiğinde tavsiye ve değerlendirmelerde bulunabileceğini belirten Gürlek, sürecin denetlenebilir ve hukuki çerçevede yürütüleceğini ifade etti. "Şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetleri korunacak" Bakan Gürlek, kamuoyunda en çok tartışılan başlıklardan biri olan kapsam konusunda da açıklamalarda bulundu. Terör saldırısı talimatı veren kişiler ile güvenlik güçlerinin şehit edilmesinden sorumlu olanların düzenleme kapsamında yer almadığını vurgulayan Gürlek, şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin gözetileceğini söyledi. Gürlek açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Onların onurunu ve aziz hatıralarını incitecek hiçbir tasarrufa izin verilmeyecektir. Süreç açık, denetlenebilir ve kanunda belirlenen hukuki şartlara bağlı olacaktır." "Kazanan Türkiye ve milletimiz olacak" Adalet Bakanı Akın Gürlek, sürecin yalnızca Türkiye'nin iç güvenliği açısından değil, bölgesel istikrar açısından da önem taşıdığını savundu. Terörden arındırılmış bir Türkiye'nin daha güçlü ekonomi, yatırım ortamı ve kalkınma hedeflerine katkı sağlayacağını belirten Gürlek, bölgesel ticaret koridorları, enerji projeleri ve ulaştırma hatlarının güvenliğinin de güçleneceğini ifade etti. Gürlek, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: "Terörsüz Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ortak hedefidir. Bu hedef; daha güçlü bir ekonomi, daha güçlü bir demokrasi ve daha güçlü bir kalkınma anlamına gelmektedir." Teklif Meclis sürecinde değerlendirilecek "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin TBMM'deki komisyon ve Genel Kurul süreçlerinden geçmesi bekleniyor. Adalet Bakanı Gürlek, teklifin Türkiye'nin huzur ve güvenliğini güçlendirmeyi amaçladığını belirterek, hazırlanmasında katkı sunan siyasi partilere ve paydaşlara teşekkür etti.

DEKAV’da 208’inci buluşma... Dağ yöresi için ortak akıl ve güçlü iş birliği Haber

DEKAV’da 208’inci buluşma... Dağ yöresi için ortak akıl ve güçlü iş birliği

Dağ Yöresi Eğitim, Araştırma ve Kalkınma Vakfı (DEKAV), geleneksel hale gelen Dostlar Grubu ve Mütevelli Heyeti toplantılarının 208’incisini vakıf merkezinde yoğun katılımla gerçekleştirdi. Her ay düzenli olarak yapılan ve toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren buluşma, bu ay da birlik ve beraberlik mesajlarıyla öne çıktı. Toplantıya; Orhaneli Kaymakamı Muhammed Furkan Tuna, Büyükorhan Kaymakamı Yunus Emre Sakızcı, Harmancık Kaymakamı Muhammed Sefa Kömürcü, eski milletvekili Faruk Anbarcıoğlu ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İl Koordinatörü Bekir Güre, İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Kadir Oruç ve önceki dönem Cihannüma Derneği Bursa Başkanı Ali Yılmaz katıldı. Toplantıda, dağ yöresinin kalkınmasına yönelik projeler masaya yatırılırken özellikle eğitim, yatırım ve kırsal kalkınma başlıkları ön plana çıktı. TKDK İl Koordinatörü Bekir Güre tarafından yapılan sunumda, hibe programları, destekler ve yatırım fırsatlarına ilişkin kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Program, Mütevelli Heyeti Başkanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Adem Apak rehberliğinde gerçekleştirildi. Toplantıda ayrıca DEKAV’ın kurucu başkanı merhum Ali Kaya rahmet ve dualarla anıldı. DEKAV Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Yaşar, toplantının bölgesel kalkınma vizyonuna önemli katkı sunduğunu belirterek, önümüzdeki süreçte Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı iş birliğiyle teşvik ve yatırım odaklı yeni programlar düzenlemeyi planladıklarını açıkladı. Yaşar, eğitim, kalkınma ve araştırma alanlarında somut ve sürdürülebilir adımlar atmaya devam edeceklerini vurguladı. Toplantıda söz alan kaymakamlar ve STK temsilcileri de bölgesel kalkınma için kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun önemine dikkat çekti. DEKAV’ın 208’inci buluşması, ortak akıl ve güçlü birlik mesajlarının verildiği soru-cevap bölümüyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.