Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kalıcı Barış

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Kalıcı Barış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalıcı Barış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEM Parti'den Çerçeve Yasa Teklifine Destek: "Ortak Geleceğimiz İçin Atılmış Bir İmza" Haber

DEM Parti'den Çerçeve Yasa Teklifine Destek: "Ortak Geleceğimiz İçin Atılmış Bir İmza"

TBMM gündemine taşınan çerçeve yasa teklifi siyasetin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürürken, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında teklifi değerlendirdi. Doğan, DEM Parti'nin tarihinde ilk kez bir kanun teklifine imza attığını belirterek, düzenlemenin Türkiye'nin demokratik geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. "İlk kez bir kanun teklifine imza attık" DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti olarak ilk kez bir kanun teklifinin altında imzalarının bulunduğunu belirtti. Teklifin yalnızca belirli bir kesimi değil, Türkiye'nin tamamını ilgilendirdiğini vurgulayan Doğan, şu ifadeleri kullandı: "86 milyon için önemli bir yasa teklifiyle karşı karşıyayız. Bu atılmış alelade sıradan bir imza değil, ortak geleceğimiz için atılmış bir imzadır. Hepimize, tüm Türkiye'ye, ortak yaşam için mücadele edenlere hayırlı olsun. Uğurlar getirsin, barışı kalıcı bir hale getirsin." "Yeni dönemin ilk adımı" Doğan, söz konusu imzanın silahlı çatışma zemininden hukuk ve demokratik siyaset zeminine geçişi simgelediğini söyledi. Sürecin kolay olmayacağını dile getiren DEM Parti Sözcüsü, demokratikleşme ve kalıcı barış için mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti. "Aylar süren istişarelerin ürünü" Yasa teklifinin uzun süren görüşmeler ve istişareler sonucunda hazırlandığını ifade eden Doğan, sürece katkı sunan siyasi partilere teşekkür etti. Doğan açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi: "Neticede karşımıza çıkan yasa teklifi ve teklife yaklaşımla ilgili yapıcı katkı gösteren, çaba sarf eden tüm siyasi partilere partimiz adına teşekkür etmek isteriz." "Ortak geleceğin hukuki zemini" Teklifin birlikte inşa edilecek ortak geleceğin ilk hukuki adımı olduğunu söyleyen Doğan, düzenlemenin toplumsal barış açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Yasa teklifinin "eve dönüş" için de hukuki bir yol açacağını dile getiren Doğan, herkesin barış içerisinde yaşama hakkına sahip olduğunu vurguladı. "Türkiye bölgeye örnek olabilir" Ayşegül Doğan, Türkiye'nin kalıcı barışı sağlayabilmesi halinde yalnızca ülke içinde değil, bölge ve dünya açısından da örnek bir model oluşturabileceğini söyledi. Doğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bölgede örnek bir Türkiye modelini geliştirmek, dünya çatışma çözümü literatürüne başarabilmiş, barışı kalıcı hale getirebilmiş, demokratikleşmenin yolunu açmış ve bunu sağlayabilmiş bir ülke hep vurgulandı. Temennimiz, beklentimiz ve mücadelemiz bunun gerçekleşmesi içindir. Çünkü buna hem Türkiye'nin hem Ortadoğu'nun hem de dünyanın ihtiyacı var." TBMM'ye sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", siyasi partiler arasında farklı değerlendirmelere konu olurken, teklifin komisyon ve Genel Kurul sürecinde kapsamlı şekilde ele alınması bekleniyor.

Milli Savunma Bakanlığı, son bir haftada 1 PKK'lı teröristin teslim olduğunu, hudutlarda yasa dışı geçiş girişiminde bulunan 490 kişinin yakalandığını açıkladı Haber

Milli Savunma Bakanlığı, son bir haftada 1 PKK'lı teröristin teslim olduğunu, hudutlarda yasa dışı geçiş girişiminde bulunan 490 kişinin yakalandığını açıkladı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirilen haftalık basın bilgilendirme toplantısında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt içi ve sınır ötesindeki faaliyetlerine ilişkin son gelişmeleri paylaştı. Açıklamaya göre, son bir hafta içerisinde 1 PKK'lı terörist güvenlik güçlerine teslim olurken, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınakların tespit edilerek imha edilmesine yönelik çalışmalar ile mayın ve el yapımı patlayıcıların etkisiz hale getirilmesine yönelik faaliyetler sürdürüldü. HUDUTLARDA 490 KİŞİ YAKALANDI Hudut güvenliğine ilişkin bilgi veren Bakanlık, son bir haftada yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan 490 kişinin yakalandığını bildirdi. Böylece 1 Ocak 2026'dan bu yana hudutlarda yakalanan kişi sayısının 7 bin 443'e ulaştığı belirtildi. Son bir haftada hudutlarımızdan yasa dışı yollardan geçmeye çalışan 490 şahıs yakalandı. 1 Ocak’tan bugüne kadar yakalananların sayısı 7 bin 443 oldu. #MillîSavunmaBakanlığı pic.twitter.com/jOP7G3MTx6 — T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) August 6, 2026 Aynı dönemde yasa dışı geçişi engellenen 924 kişiyle birlikte, yılbaşından bu yana engellenen kişi sayısının ise 44 bin 802 olduğu açıklandı. Öte yandan Hakkâri hudut hattında gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde yaklaşık 8 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiği bildirildi. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE" VURGUSU Toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakanlık yetkilileri, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamada, güvenlik güçlerinin kararlı mücadelesi ve milletin desteğiyle terörle mücadelede önemli başarılar elde edildiği belirtilerek, bu başarıda en büyük payın şehitler, gaziler ve ailelerine ait olduğu ifade edildi. Bakanlık, "Terörsüz Türkiye" vizyonunun terörün tamamen ve kalıcı olarak gündemden çıkarılmasını hedeflediğini belirterek, bunun yalnızca Türkiye'nin değil bölgenin barış, güvenlik ve istikrarına da katkı sağlayacağını vurguladı. MSB açıklamasında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin süreç boyunca üzerine düşen görev ve sorumlulukları kararlılıkla yerine getirmeyi sürdüreceği, terörle mücadelede elde edilen kazanımların kalıcı barış ve güvenlik ortamıyla desteklenmesi için gerekli tüm tedbirlerin alınmaya devam edileceği kaydedildi.

Trump'tan İran'a yeni tehdit: "Kazma Dağı çok yakında güçlü biçimde vurulacak" Haber

Trump'tan İran'a yeni tehdit: "Kazma Dağı çok yakında güçlü biçimde vurulacak"

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer programına ilişkin sert açıklamalarda bulunarak, Kazma Dağı bölgesinin yakın zamanda hedef alınacağını söyledi. Trump, İran'ın söz konusu bölgeye santrifüj taşıdığına dair herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını belirtirken, bölgeye yönelik olası bir saldırının gündemde olduğunu ifade etti. Beyaz Saray'da Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, İran'ın nükleer faaliyetleri konusunda Washington yönetiminin tutumunun değişmediğini vurguladı. "İran nükleer silah sahibi olamayacak" İran'ın nükleer silah geliştirmesine hiçbir şekilde izin vermeyeceklerini belirten Trump, Tahran yönetiminin nükleer çalışmalarını yeniden başlatması halinde ABD'nin karşılık vereceğini söyledi. Trump, "İran nükleer faaliyetlerini yeniden başlatmaya çalışırsa nükleer tesislerini tekrar vururuz. Eğer saldırmasaydık bugün nükleer silaha sahip olurlardı." ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, İran'ın nükleer kapasitesine yönelik baskının devam edeceğini belirterek, Washington'un bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini kaydetti. "Hürmüz Boğazı'nda abluka sürüyor" Trump, İran'a yönelik ekonomik ve askeri baskının devam ettiğini savunarak, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere de değindi. İran limanlarıyla ilgili iddialarda bulunan Trump, "Hiçbir gemi İran limanlarına giremiyor ve oradan çıkamıyor." dedi. İran'ın çatışmalar nedeniyle büyük zarar gördüğünü öne süren Trump, ülkenin eski durumuna dönmesinin uzun yıllar alacağını iddia etti. Kızıldeniz ve Husilere uyarı Trump, Yemen'deki Husilere yönelik de mesaj verdi. Kızıldeniz'deki deniz ulaşımının engellenmesine izin vermeyeceklerini belirten ABD Başkanı, bölgedeki ticari gemi geçişlerinin tehdit edilmesi halinde Washington'un harekete geçeceğini söyledi. Trump, "Kızıldeniz'i kapatırlarsa gerekeni yaparız." diyerek ABD'nin uluslararası deniz yollarının güvenliği konusunda kararlı olduğunu ifade etti. Lübnan'a destek mesajı Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile yaptığı görüşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, ABD'nin Lübnan'a desteğinin devam edeceğini söyledi. Hizbullah konusunda da açıklama yapan Trump, "Cumhurbaşkanı isterse Hizbullah ile de konuşurum. Ben herkesle konuşurum." ifadelerini kullandı. Trump ayrıca İsrail ile Lübnan arasındaki gerilimin azaltılması için yürütülen diplomatik girişimlere destek verdiklerini belirtti. Lübnan Cumhurbaşkanı Avn: Hedef kalıcı barış Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise ABD arabuluculuğunda yürütülen sürecin iki ülke arasındaki düşmanlık halini sona erdirmeyi amaçladığını söyledi. Avn, bölgesel istikrar ve barışın sağlanması için Washington yönetimiyle iş birliğinin sürdürüleceğini ifade etti. Trump'ın İran'a yönelik açıklamaları, Orta Doğu'da artan gerilim ortamında yeni bir askeri operasyon ihtimaline ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan ticaret yolu açıldı Haber

Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan ticaret yolu açıldı

Bakanlık sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, 2022 yılından bu yana devam eden süreç kapsamında güven artırıcı adımların sürdüğü vurgulandı. Hayata geçirilen yeni düzenleme ile birlikte, Türkiye’den üçüncü bir ülke üzerinden Ermenistan’a giden veya aynı güzergahı kullanarak Türkiye’ye gelen malların belgelerinde önemli bir değişikliğe gidildi. Artık bu ürünlerin nihai varış veya çıkış noktası resmen Ermenistan veya Türkiye olarak kaydedilebilecek. Ülkemiz ile Ermenistan Arasında Doğrudan Ticaretin Başlatılması Hakkında: Ermenistan ile 2022 yılından bu yana devam eden normalleşme sürecimiz çerçevesinde atılan güven artırıcı adımlar kapsamında, ülkemiz ile Ermenistan arasında doğrudan ticaretin başlatılmasına ilişkin… — Öncü Keçeli | Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü (@oncukeceli) May 13, 2026 Sınırın açılması için çalışmalar sürüyor Doğrudan ticarete imkan tanıyan bürokratik adımların tamamlanmasına karşın, iki ülke arasındaki kara sınırının açılmasına yönelik teknik hazırlıkların devam ettiği belirtildi. Sözcü Keçeli, ortak sınırın faaliyete geçmesi için gerekli teknik ve bürokratik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. “Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve refahın tesisi için tarihi bir fırsat yakalandığını” belirten Keçeli, Türkiye'nin bölgedeki iktisadi ilişkileri geliştirmeye kararlı olduğunu kaydetti. Açıklamada, bölge ülkelerinin ve halklarının yararına olacak iş birliği süreçlerine katkı sunulmaya devam edileceği bildirildi.

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz Haber

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol grubunda yaptığı konuşmada terörsüz Türkiye sürecine ve komisyon raporuna değindi. Terörsüz Türkiye sürecinin ilk günlerini hatırlatan Babacan, şunları söyledi: “Terörsüz Türkiye sürecinin gündeme geldiği ilk günlerde biz sözlerimize şöyle başlamıştık: ‘Barış savaştan iyidir.’ ‘Diyalog çatışmadan iyidir’ demiştik. ‘Yeter ki bu ülke bu sorunu çözsün; biz değil elimizi, gerekirse bedenimizi taşın altına koyarız’ diye de eklemiştik. O günden bu yana, tam 1 yıl 4 ay geçti. Sürece katkı sunacak her zeminde yer aldık. Siyasetin, Meclis’in ve demokratik zeminin yanında durduk; durmaya da devam edeceğiz inşallah. Geçtiğimiz hafta komisyon raporu oylandı ve yayınlandı. Böylesine zor bir konuda ortak bir metin kaleme almak elbette kıymetlidir. Silahların susması, terör örgütünün feshi, şiddetin tamamen devreden çıkması çok önemlidir ama bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça söylemek zorundayız: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz. Kalıcı barış; adaletle mümkündür; hukuk devletiyle mümkündür; temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Eğer hukuk devleti güçlendirilmezse, eğer yargı bağımsız ve tarafsız işlemezse, eğer meselenin kök sebepleri cesaretle ele alınmazsa, bu süreç kalıcı bir sonuca ulaşamaz.” Kayyım uygulamaları ve yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin değerlendirmesinde Babacan “Kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi yönünde raporda zikredilen iradeyi değerli buluyoruz. Ama sadece bir ifade yeterli değil. Bu konunun sağlam hukuki güvencelerle desteklenmesi gerekir. İdari vesayeti azaltan, demokratik meşruiyeti güçlendiren açık ve net bir çerçevenin oluşturulması gerekir. Öte yandan, yüksek yargı kararlarının uygulanmaması gibi, hukuka olan güveni zedeleyen işler devam ederse, toplumun devlete olan güveni de boşa çıkmış olur. Yargıtay ve Danıştay denetiminden geçip haklarında takipsizlik veya beraat kararı verildiği halde hala KHK mağduriyeti yaşayanlar varsa, sürece olan güveni pekiştiremezsiniz. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ortadayken uygulama yoksa, hangi hukuk devletinden söz edilebilir?” sorusunu sordu. “Casperlar” adlı silahlı suç örgütü soruşturmasına ilişkin Babacan, “Kamuoyuna yansıyan ‘Casperlar’ adlı silahlı suç örgütü soruşturmasında çok çarpıcı bir detay ortaya çıktı. Aralarında polis memurlarının, bir zabıt katibinin ve bir gümrük muhafaza memurunun da bulunduğu toplam 14 kamu görevlisi, suç örgütüne yardım ettikleri ve adli kayıtları sızdırarak haksız menfaat sağladıkları iddiasıyla tutuklandı. Bir suç örgütünün kamu görevlileriyle irtibat ve menfaat ilişkisine girdiğinin tespit edilmesi, yargı ve kolluk açısından çok vahim bir durumdur. Kamu görevi yürüten kişiler bir suç örgütünün hiyerarşisi içinde hareket etmişse burada yalnızca bireysel bir yozlaşma değil, kurumsal bir güvenlik zafiyeti vardır. Devlet yönetimi bu türden sızmaları kaldırmaz, kaldıramaz. Bu kamu görevlileri hangi mekanizmalar üzerinden bilgi paylaştı? Denetim mekanizmaları niçin zamanında alarm vermedi? Bu tür örgütler bürokrasi ve siyasetle ilişki içinde hareket eder” dedi. Filistin’deki gelişmelere de değinen Babacan, “Gazze’de tam iki yıl süren bir soykırımına şahit olduk. Gazze’de 70 binden fazla insan hayatını kaybetti. Yapıların yüzde 90’ı kullanılamaz hale geldi. Ateşkes işlenen suçların cezasız kalması anlamına gelmemelidir. Netanyahu’nun dünya kamuoyuna meşru bir aktör olarak tekrar sunulmaya çalışıldığı hiçbir platforma Türkiye destek vermemelidir. Nihai hedef olan iki devletli çözümü riske sokacak her türlü girişimin karşısında Türkiye kararlılıkla durmalıdır. Kudüs’te ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin durumu yakından izlenmelidir” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.