SON DAKİKA
Hava Durumu

#Jeopolitik Riskler

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Jeopolitik Riskler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jeopolitik Riskler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cevdet Yılmaz Eskişehir’de Ekonomiyi Değerlendirdi: Enflasyon, Cari Açık ve Yeni Finansal Paketler Gündemde Haber

Cevdet Yılmaz Eskişehir’de Ekonomiyi Değerlendirdi: Enflasyon, Cari Açık ve Yeni Finansal Paketler Gündemde

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir’de düzenlenen Ekonomi İstişare Toplantısı’nda küresel ekonomideki gelişmeler, Türkiye ekonomisinin görünümü, enflasyonla mücadele, cari açık ve özel sektörün finansmana erişimi hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir programı kapsamında gerçekleştirilen **“Eskişehir Kalkınma Platformu Ekonomi İstişare Toplantısı”**nda iş dünyası ve ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel ekonominin jeopolitik riskler, ticaret savaşları ve ülkelerin daha korumacı politikalara yöneldiği bir süreçten geçtiğini belirten Yılmaz, yeşil dönüşüm ve dijitalleşmenin de ekonomilerin geleceğini şekillendiren temel başlıklar arasında bulunduğunu söyledi. Türkiye'nin bu değişim sürecinde ekonomi politikalarını kararlı biçimde uygulamasının önemine dikkat çekti. Türkiye'nin bütçe ve cari açığı yönetilebilir seviyede Türkiye ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cevdet Yılmaz, bütçe ve cari açığın yönetilebilir seviyelerde olduğunu ifade etti. Deprem nedeniyle gerçekleştirilen yüksek harcamalara rağmen 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9olarak gerçekleştiğini belirten Yılmaz, cari açığın ise yüzde 1,9 seviyesine gerilediğini aktardı. Birkaç yıl önce yüzde 5-6 seviyelerinde bulunan cari açığın önemli ölçüde azaltıldığını belirten Yılmaz, savaşlar ve enerji maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle bu yıl cari açıkta bir miktar artış yaşanabileceğini, ancak açığın yönetilebilir düzeylerde kalmasının beklendiğini söyledi. Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdüğünü hatırlatan Yılmaz, 2020-2025 döneminde dünya ekonomisinin kümülatif büyümesinin yüzde 19, Türkiye ekonomisinin büyümesinin ise yüzde 35 olduğunu belirtti. Yılmaz ayrıca temmuz itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 278 milyar dolara, hizmet ihracatı da dahil toplam ihracatın ise 401 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Enflasyonla mücadelede yeni hedefler güncellenecek Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de enflasyon oldu. Enflasyonun ekonomi politikalarının öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, 2024 yılında yüzde 75'in üzerinde seyreden enflasyonda başlayan düşüş eğiliminin devam ettiğini ifade etti. Temel mallardaki yıllık enflasyonun temmuz ayında yüzde 16,8 seviyesine gerilediğini aktaran Yılmaz, hizmet enflasyonunda da aşağı yönlü hareketin başladığını ve hizmet enflasyonunun ilk kez yüzde 40'ın altına indiğini söyledi. Ekonomi politikalarının yalnızca para ve maliye politikalarıyla sınırlı olmadığını belirten Yılmaz, arz yönlü tedbirlerin de sürece dahil edildiğini kaydetti. Bu kapsamda Orta Vadeli Program'daki makroekonomik hedeflerin güncelleneceğiniaçıkladı. Gıda arzı için yeni adımlar geliyor Enflasyonla mücadelede arz yönlü politikaların önemine dikkat çeken Yılmaz, özellikle gıda, sosyal konut, enerji ve lojistik alanlarının öncelikli konular arasında bulunduğunu belirtti. Gıda üretiminin ve arzının artırılmasının hem vatandaşların refahı hem de fiyat istikrarı açısından kritik olduğunu ifade eden Yılmaz, sulama yatırımlarının artırıldığını söyledi. Gıda Komitesi'nin çalışmalarına da değinen Yılmaz, fiyat hareketlerinin daha yakından izleneceğini ve gıda piyasasındaki gelişmelerin haftalık olarak takip edileceğini belirtti. Arz ve talep koşullarının erken uyarı mekanizmalarıyla izleneceğini aktaran Yılmaz, gerekli durumlarda hızlı şekilde tedbir alınacağını ve gıda alanındaki çalışmaların yoğunlaştırılacağını kaydetti. Enerjide yerli üretimin artırılması, Türkiye'nin enerji bağımsızlığının güçlendirilmesi ve lojistik maliyetlerinin azaltılması da Yılmaz'ın işaret ettiği diğer arz yönlü politikalar arasında yer aldı. Sanayici ve KOBİ'ler için yeni finansman paketleri hazırlanıyor Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, özel sektörün finansmana erişiminin de ekonomi gündeminin önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi. Fiyat istikrarının sağlanması ve ekonomik risklerin azaltılmasıyla birlikte finansman maliyetlerinin zaman içinde düşmesinin beklendiğini belirten Yılmaz, çiftçi ve esnafa yönelik sübvansiyonlu kredi imkanlarının sürdüğünü ifade etti. Reeskont kredilerinde finansman maliyetlerinin daha uygun seviyelere çekilmesi için çalışmaların devam ettiğini belirten Yılmaz, sanayiciler ve KOBİ'ler için yeni finansal paketler üzerinde çalışıldığını açıkladı. Yılmaz, seçici destek mekanizmaları ve hedef odaklı ekonomi politikalarıyla Türkiye ekonomisinin dengeli büyümesinin desteklenmeye devam edeceğini vurguladı.

Türkiye ile Irak Arasında Enerji Koridorunda Yeni Dönem: Ceyhan’a günlük 750 bin varil petrol akışı olacak Haber

Türkiye ile Irak Arasında Enerji Koridorunda Yeni Dönem: Ceyhan’a günlük 750 bin varil petrol akışı olacak

Türkiye-Irak enerji iş birliği güçleniyor Türkiye ile Irak arasında uzun yıllardır devam eden enerji ortaklığı, imzalanan yeni anlaşmayla farklı bir boyuta taşındı. Ankara'da gerçekleştirilen üst düzey temaslarda, iki ülkenin enerji alanındaki stratejik iş birliğini güçlendirecek önemli kararlar alındı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Irak Petrol Bakanı Basim Muhammed Hüdeyir ve beraberindeki heyetle yaptığı görüşmenin ardından, BOTAŞ ile Irak'ın devlet petrol şirketleri SOMO ve NOC arasında yeni bir geçiş düzenlemesine imza atıldığını duyurdu. Anlaşma, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nın etkin şekilde kullanılmasını sağlayacak bir yıllık geçiş sürecinikapsıyor. Günlük 750 bin varillik kapasite hedefleniyor Bakan Bayraktar'ın verdiği bilgilere göre yeni düzenleme kapsamında boru hattının günlük 750 bin varil petrol taşıma kapasitesi esas alınacak. Bu sayede Irak'ta üretilen ham petrolün, Türkiye'nin Akdeniz kıyısındaki stratejik enerji merkezi Ceyhan Limanıüzerinden uluslararası pazarlara güvenli ve kesintisiz biçimde ulaştırılması amaçlanıyor. Uzmanlara göre söz konusu kapasite, yalnızca iki ülke arasındaki ticari ilişkiler açısından değil, küresel enerji piyasalarının istikrarı bakımından da önemli bir rol üstleniyor. Yaklaşık 50 yıllık stratejik enerji koridoru Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı, yaklaşık yarım asırdır iki ülke arasında enerji ticaretinin en önemli altyapılarından biri olarak faaliyet gösteriyor. Yıllar içerisinde bölgedeki siyasi gelişmeler ve güvenlik sorunları nedeniyle zaman zaman kesintiye uğrayan hat, yeniden tam kapasiteyle işletilmesi halinde hem Türkiye hem de Irak ekonomisine önemli katkılar sağlayabilecek potansiyele sahip bulunuyor. Enerji uzmanları, mevcut hattın yeniden etkin kullanılmasıyla birlikte Türkiye'nin bölgesel enerji merkezi olma hedefinin daha da güçleneceğini değerlendiriyor. Uzun vadeli anlaşma için çalışmalar sürüyor Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, imzalanan düzenlemenin geçici bir uygulama olduğunu, tarafların daha kapsamlı ve uzun vadeli yeni bir anlaşma üzerinde de çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı. Bakan Bayraktar, hedeflerinin yalnızca mevcut hattın yeniden işletilmesi olmadığını belirterek, enerji alanındaki ortaklığın daha geniş bir çerçevede geliştirilmesini istediklerini ifade etti. Bu kapsamda Irak petrolünün yanı sıra bölgedeki farklı enerji kaynaklarının da Türkiye üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılmasına yönelik projelerin değerlendirildiği bildiriliyor. Ceyhan'ın enerji merkezi rolü güçleniyor Türkiye'nin Akdeniz kıyısındaki Ceyhan Limanı, son yıllarda enerji taşımacılığı açısından stratejik önemini giderek artırıyor. Irak petrolünün yanı sıra Azerbaycan ve farklı ülkelerden gelen enerji kaynaklarının da uluslararası piyasalara ulaştırıldığı Ceyhan, Avrupa'nın enerji arz güvenliğinde kritik noktalardan biri olarak görülüyor. Yeni anlaşmayla birlikte Ceyhan'ın küresel enerji ticaretindeki konumunun daha da güçlenmesi bekleniyor. Küresel enerji güvenliği açısından kritik adım Son dönemde dünya petrol piyasalarında yaşanan dalgalanmalar, enerji arz güvenliğini ülkelerin öncelikli gündem maddelerinden biri haline getirdi. Jeopolitik riskler, bölgesel çatışmalar ve tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle alternatif enerji koridorlarının önemi her geçen gün artıyor. Bakan Bayraktar da yaptığı açıklamada Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nın yalnızca iki ülke için değil, bölgesel ve küresel enerji güvenliği açısından da stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Türkiye bölgesel enerji merkezi olmayı hedefliyor Türkiye, son yıllarda doğal gaz ve petrol altyapısına yaptığı yatırımlarla yalnızca bir enerji tüketicisi değil, aynı zamanda enerji ticaretinin merkezi olmayı hedefliyor. Doğal gaz depolama tesisleri, LNG terminalleri, uluslararası boru hatları ve Ceyhan gibi stratejik limanlar bu vizyonun önemli parçaları arasında yer alıyor. Irak ile imzalanan yeni geçiş düzenlemesinin de bu stratejiyi destekleyen önemli adımlardan biri olduğu değerlendiriliyor. Türkiye-Irak ilişkilerinde yeni sayfa Enerji alanındaki iş birliğinin iki ülke arasındaki ekonomik ve diplomatik ilişkileri daha da güçlendirmesi bekleniyor. Uzmanlar, uzun vadeli yeni anlaşmanın hayata geçirilmesi halinde Irak petrolünün uluslararası pazarlara daha istikrarlı şekilde ulaştırılabileceğini, Türkiye'nin ise enerji transit ülkesi konumunu daha da pekiştireceğini ifade ediyor. İki ülke arasında enerji, ticaret ve altyapı alanlarında geliştirilecek yeni projelerin, hem bölgesel ekonomik entegrasyona katkı sağlaması hem de küresel enerji piyasalarındaki arz güvenliğini desteklemesi bekleniyor. Irak Petrol Bakanı Sayın Basim Muhammed Hüdeyir ve beraberindeki heyet ile Bakanlığımızda verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmemizin ardından, BOTAŞ ile Irak devlet petrol şirketleri SOMO ve NOC arasında Irak–Türkiye Ham Petrol Boru Hattı’nın etkin kullanımını sağlayacak… pic.twitter.com/aYk8rbo5Da — Alparslan Bayraktar (@aBayraktar1) August 1, 2026

Yabancı yatırımcılara kolaylık, Türkiye’den krizi fırsata çevirme hamlesi Haber

Yabancı yatırımcılara kolaylık, Türkiye’den krizi fırsata çevirme hamlesi

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı küresel belirsizlikleri Türkiye için bir fırsata dönüştürmeye hazırlanıyor. Kurumlar vergisinin tek haneye düşürülmesi ve nitelikli yatırımcılara vize kolaylıkları sağlanması gibi kritik adımlar planlanıyor. Türkiye, bölgesel jeopolitik riskler nedeniyle belirsizlik yaşayan küresel sermayeyi ülkeye çekmek için yeni bir ekonomik hamleye hazırlanıyor. Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı, çevre bölgelerde yaşanan krizleri Türkiye için bir avantaja dönüştürmek amacıyla harekete geçti. Dünyadaki trilyon dolarlık transit ticaret pazarından alınan payın artırılması hedeflenirken, bu doğrultuda sağlanacak vergisel teşviklerin sürece önemli bir katkı sunacağı değerlendiriliyor. Kurumlar vergisinde tek haneli rakamlar gündemde Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, doğrudan yatırımları artırmak isteyen Türkiye, özellikle imalatçı ve ihracatçılara yönelik kurumlar vergisi oranını indirmek için özel bir çalışma yürütecek. Bu kapsamda vergi oranının tek haneli rakamlara düşürülmesi ihtimaller arasında bulunuyor. Ayrıca, Türkiye'de ikamet eden yabancıların veraset ve intikal vergisinden muaf tutulması da masadaki konular arasında yer alıyor. Yüksek gelir grubuna sahip yatırımcıları ülkeye yönlendirmek adına, yurt dışından sermaye getirilmesini teşvik eden mevcut düzenlemeler gözden geçirilerek Türkiye'nin cazibesi artırılacak. Nitelikli yatırımcıya özel vizeler ve oturma izinleri Türkiye'yi tercih edecek nitelikli yatırımcılara sunulacak avantajlar için ilgili bakanlıklar da devreye giriyor. Yatırımcıların ülkeye gelişini hızlandırmak ve kalıcılıklarını sağlamak amacıyla oturma izni, çalışma izni ve dijital vize gibi konularda kolaylıklar sağlanması planlanıyor. Küresel yatırım yarışında Türkiye'ye büyük bir ivme kazandırması beklenen bu kapsamlı pakete, bu hafta içinde son şeklinin verilmesi öngörülüyor.

BTSO'dan yılın ilk meclis toplantısı Haber

BTSO'dan yılın ilk meclis toplantısı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), 2026 yılının ilk Meclis Toplantısı’nda küresel ekonomiden yatırımlara, üretim gücünden stratejik projelere kadar gündemi değerlendirdi. BTSO Başkanı İbrahim Burkay, “Biz bugünü değil, 5-10 yıl sonrası için adım atıyoruz” dedi. BTSO’nun 2026 yılının ilk Meclis Toplantısı, Meclis üyelerinin yoğun katılımıyla Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, odanın Türkiye’nin en güçlü sivil toplum yapılarından biri olduğunu belirterek, “Bu süreçte hepimiz Bursa’yı ve Bursa iş dünyasını gururla temsil ediyoruz. Bu duruş, sorunların çözümünde de etkili oluyor” ifadelerini kullandı. Burkay, küresel ekonomide yaşanan dönüşüme dikkat çekerek, pandemi sonrası dünyanın değiştiğini ve devletlerin yerini büyük şirketlerin aldığını söyledi. Bu bağlamda BTSO’nun GUHEM, BUTEKOM, TEKNOSAB, Model Fabrika ve Elektrikli Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle geleceğe hazırlandığını ifade eden Burkay, “Bugünün değil, 5-10 yıl sonra karşımıza çıkacak sorunların adımlarını atıyoruz” dedi. Dijital dönüşüm ve uzmanlaşmaya da değinen Burkay, Türkiye’de e-ticaret komitesini kuran ilk oda olduklarını hatırlattı. Komite sayısını 47’den 70’e çıkararak iş dünyasının farklı alanlarda güçlenmesini sağladıklarını belirtti. Bursa’nın Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne de vurgu yapan Burkay, “Bursa ligden düştüğü anda Türkiye de ligden düşer. Bursa devler liginde yer almalı” ifadelerini kullandı. Küresel kapasite fazlasının üretim üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirten Burkay, Türkiye’nin üretim gücünü koruma çağrısında bulundu. BTSO’nun öncülüğünde kurulan Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun Türkiye’de bir sivil toplum kuruluşu tarafından kurulan ilk fon olduğunu vurgulayan Burkay, fonun hem büyük hem küçük ölçekli yatırımcıyı ortak etme kapasitesine dikkat çekti. Projenin Mart sonu – Nisan başı itibarıyla temelinin atılmasının planlandığını aktaran Burkay, modelin Bursa iş dünyasında ortak akıl ve paylaşım kültürünü yansıttığını söyledi. Toplantıda ayrıca BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, 2025’te küresel jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizliklere rağmen Bursa iş dünyasının üretim ve ihracatla ülke ekonomisine değer kattığını belirtti. Uğur, Bursa’nın 2025 yılında 19,5 milyar dolarlık ihracat performansı yakaladığını ve BTSO’nun fuar, UR-GE ve alım heyetleri gibi çalışmalarla firmalara rehberlik ettiğini ifade etti.

Türkiye ihracatta tarihi rekor kırdı... Kimya ve plastik sektörü başarıda kilit rol Haber

Türkiye ihracatta tarihi rekor kırdı... Kimya ve plastik sektörü başarıda kilit rol

Küresel belirsizlikler, bölgesel çatışmalar ve ticaret baskılarına rağmen Türkiye, 2025 yılında ihracatını yüzde 4,5 artırarak 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine taşıdı. Kimya ve plastik sektörü başarıda kilit rol oynadı. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye, küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalara rağmen 2025 yılında ihracatta tarihi bir başarıya imza attı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin ihracatı 2025’te bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolara ulaştı. Bu performans, Türk sanayisinin üretim gücünü ve küresel rekabetçiliğini bir kez daha gözler önüne serdi. 2025 yılında ihracata en büyük katkıyı 41,5 milyar dolarla otomotiv sektörü sağladı. Kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü 31,9 milyar dolarlık ihracatla ikinci sırada yer alırken, elektrik-elektronik sektörü 17,7 milyar dolarla üçüncü oldu. Kimya sektörü içinde plastikler ve mamulleri, 9,567 milyar dolarlık ihracatla liderliğini korudu. Plastik sektörünü 7,133 milyar dolarla mineral yakıtlar ve ürünler, 3,673 milyar dolarla anorganik kimyasallar izledi. 2025 ihracat performansını değerlendiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkanı, küresel ekonomik daralma, jeopolitik riskler ve ticaret savaşlarına rağmen Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamına ulaşıldığını vurguladı. Kimya sektörünün yaklaşık 32 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin ikinci büyük ihracatçı sektörü olduğunu belirten Karadeniz, bu başarının arkasındaki en güçlü itici gücün plastik endüstrisi olduğunu ifade etti. Karadeniz, “2025 yılında plastik sektörü olarak yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu rakam, Türk sanayisinin üretim gücünün, esnekliğinin ve krizlere karşı direncinin somut bir göstergesidir. Plastik sektörü, yüksek teknolojiye dayalı üretimi ve geniş ürün yelpazesiyle Türkiye’nin küresel pazarlardaki rekabet gücünü ayakta tutan temel sektörlerden biridir” dedi. Küresel çatışmalar, lojistik sorunlar ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmaların dünya ticaretini olumsuz etkilediğini belirten Karadeniz, Türk sanayicisinin zorlu koşullara rağmen üretim ve ihracattan vazgeçmediğini vurguladı. Karadeniz, sanayi ve ihracat odaklı politikaların sürdürülmesi, maliyet baskılarının azaltılması ve finansmana erişimin kolaylaştırılmasının sürdürülebilir büyüme için kritik önemde olduğunu sözlerine ekledi.

DOSABSİAD'da 2026 ekonomi gündemi masaya yatırıldı... Doları korunma aracı görmeyin! Haber

DOSABSİAD'da 2026 ekonomi gündemi masaya yatırıldı... Doları korunma aracı görmeyin!

DOSABSİAD’ın düzenlediği ekonomi toplantısında 2026 beklentileri değerlendirildi. Başkan Onur Kutlualp Türkiye ekonomisinin yeni bir denge arayışında olduğunu vurgularken, Ekonomi Danışmanı Doç. Dr. Filiz Eryılmaz yatırımcılara dolar uyarısında bulundu. Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD), iş dünyasının 2026 yılına ilişkin yol haritasını değerlendirmek amacıyla “Türkiye Ekonomisinde Beklentiler ve Yatırım Dünyasında Son Trendler” başlıklı bir toplantı düzenledi. DOSABSİAD Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa üyeler yoğun ilgi gösterdi. Toplantının açılış konuşmasını yapan DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve sıkı para politikalarının Türkiye ekonomisini yeni bir denge arayışına yönelttiğini söyledi. İş dünyası için beklentileri doğru yönetmenin kritik bir döneme girildiğini vurgulayan Kutlualp, sanayicilerin orta ve uzun vadeyi sağlıklı okuyarak riskleri ve fırsatları doğru analiz etmesi gerektiğini ifade etti. Kutlualp, DOSABSİAD’ın temel hedefinin üyelerin karar alma süreçlerini güçlendirecek öngörüleri paylaşmak olduğunu belirtti. ENFLASYON VE FAİZDE GERİLEME BEKLENTİSİ Toplantıda değerlendirmelerde bulunan DOSABSİAD Ekonomi Danışmanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, 2026 yılına ilişkin makroekonomik beklentileri katılımcılarla paylaştı. Olağanüstü bir ekonomik gelişme yaşanmaması halinde 2026 yılında enflasyonda belirgin bir düşüş beklediklerini ifade eden Eryılmaz, Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecine girdiğini ve önümüzdeki dönemde kademeli indirimlerle piyasaların bir miktar rahatlayacağını söyledi. “DOLARI GÜVENLİ LİMAN OLARAK GÖRMEYİN” Yatırım trendlerine ilişkin önemli uyarılarda bulunan Doç. Dr. Eryılmaz, 2026 yılında varlık dağılımlarında strateji değişikliğine gidilmesi gerektiğini belirtti. Döviz kurunda istikrarın mevcut ekonomik program açısından kritik olduğuna dikkat çeken Eryılmaz, “2026’da doları artık bir korunma aracı olarak görmemek gerekiyor. Euro/Dolar paritesinde yukarı yönlü hareket beklentimiz var. Bu nedenle Euro’nun döviz sepetindeki ağırlığı artabilir. Ancak en önemli güvenli liman yine altın olmaya devam edecek. Yılın ikinci yarısında makroihtiyati tedbirlerin gevşemesiyle piyasalarda farklı bir dinamizm görebiliriz.” diye konuştu. Toplantı, sanayicilerin ve iş insanlarının sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.