SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ithalat

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Ithalat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ithalat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ticaret Bakanlığı, 2027’nin ilk yarısında yürürlük süresi sona erecek damping ve sübvansiyona karşı ticari önlemleri duyurdu Haber

Ticaret Bakanlığı, 2027’nin ilk yarısında yürürlük süresi sona erecek damping ve sübvansiyona karşı ticari önlemleri duyurdu

Ticaret Bakanlığının ithalatta haksız rekabetin önlenmesine ilişkin tebliği, bugünkü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2026/28) ile 2027 yılının ilk yarısında süresi dolacak mevcut damping ve sübvansiyona karşı önlemlerle ilgili uygulanacak süreç ve başvuru esasları açıklandı. ÖNLEMLER 5 YIL SONRA SONA ERİYOR Düzenlemeye göre kesin önlemler, yürürlüğe girdikleri tarihten veya damping ya da sübvansiyon incelemesi ile zarar incelemesini birlikte kapsayan en son gözden geçirme soruşturmasının sonuçlandığı tarihten itibaren 5 yıl sonra yürürlükten kalkacak. Ancak yerli üreticiler, önlemin sona ermesinin damping veya sübvansiyon uygulamalarının ve zararın devam etmesine ya da yeniden ortaya çıkmasına yol açacağını öne sürerek nihai gözden geçirme soruşturması açılması için başvurabilecek. BAŞVURU İÇİN 3 AYLIK SÜRE NGGS başvurularının, ilgili önlemin sona erme tarihinden en geç 3 ay önce yapılması gerekiyor. Başvuruların yeterli delillerle desteklenmesi ve başvuru sahiplerinin kendilerine ait Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) adreslerinden Ticaret Bakanlığına iletilmesi şartı bulunuyor. Bakanlık, başvuruları İthalat Genel Müdürlüğü bünyesindeki Damping ve Sübvansiyon Dairesi aracılığıyla değerlendirecek. ÖNLEM SORUŞTURMA SONUÇLANANA KADAR SÜRECEK Başvurunun geçerli bulunması halinde nihai gözden geçirme soruşturması başlatılacak. Mevcut düzenlemeye göre, yürürlükte bulunan damping ve sübvansiyona karşı önlem, nihai gözden geçirme soruşturması sonuçlanıncaya kadar uygulanmaya devam edecek.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'dan orman yangınları ve tarım politikalarına eleştiri Haber

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'dan orman yangınları ve tarım politikalarına eleştiri

CHP Yurtiçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın artan yangın riskine karşı "En büyük gücümüz vatandaşlarımızın duyarlılığı ile yangın çıkmasını önlemektir" açıklamasını değerlendirdi. Vatandaşların sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin önemli olduğunu belirten Sarıbal, ancak orman yangınlarıyla mücadelede asıl yükün kamu kurumlarının hazırlık ve önleyici çalışmalarında olduğunu ifade etti. Sarıbal, iklim değişikliği, yüksek sıcaklıklar, kuraklık, düşük nem ve rüzgâr gibi doğal faktörlerin yangın riskini artırdığını belirterek, enerji nakil hatları, yol kenarlarındaki yanıcı maddeler, orman alanlarındaki ticari faaliyetler ve önleyici ormancılık çalışmalarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi. "2025'TE 81 BİN HEKTARDAN FAZLA ORMAN ALANI ZARAR GÖRDÜ" Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılında Türkiye genelinde 3 bin 224 orman yangını çıktığını ve 81 bin 473 hektar orman alanının zarar gördüğünü belirten Sarıbal, yangınların 1.012'sinin çıkış nedeninin tespit edilemediğine dikkat çekti. Sarıbal, "3 bin 224 orman yangınının 1.012'sinin sebebi belli değil. Orman yangınlarının neden çıktığını bile tespit edemiyoruz" ifadelerini kullandı. Ormancılık Politikası Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Atmış'ın hesaplamalarına göre 2010-2019 döneminde yıllık ortalama 7 bin hektar olan yanan orman alanının, 2020-2025 döneminde yaklaşık 49 bin hektara yükseldiğini aktaran Sarıbal, yıllık ortalama kaybın yaklaşık 7 kat arttığını söyledi. "12,5 MİLYON HEKTARLIK ALAN YÜKSEK YANGIN RİSKİ ALTINDA" Türkiye Ormancılar Derneğinin değerlendirmelerine göre yaklaşık 12,5 milyon hektarlık alanın yangına hassas bölgelerde bulunduğunu belirten Sarıbal, özellikle Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde yangın öncesi hazırlıkların artırılması gerektiğini ifade etti. Yangınların yalnızca çıktıktan sonra söndürülmeye çalışılmasının yeterli olmadığını söyleyen Sarıbal, "Yangınlar bir sonuçtur. Önemli olan, yangınlar çıkmadan önce gerekli çaba ve çalışmaları yapabilmektir" dedi. Enerji nakil hatlarından kaynaklanan yangınların toplam yangın sayısında sınırlı bir paya sahip olmasına rağmen yanan alanların yaklaşık dörtte birini oluşturduğunu belirten Sarıbal, kritik enerji hatlarının bakım ve denetimlerinin daha sık yapılması gerektiğini söyledi. Orman alanlarında madencilik, enerji, turizm ve benzeri faaliyetler için verilen izinlere de değinen Sarıbal, yaklaşık 900 bin hektarlık orman alanının çeşitli ticari faaliyetlere konu edildiğini savundu. Sarıbal, orman girişlerinin sınırlandırıldığı dönemlerde ticari faaliyetlerin devam etmesini eleştirerek, ormanların korunmasında daha dengeli bir yaklaşım gerektiğini ifade etti. "ORMAN İŞÇİLERİ GEÇİCİ İSTİHDAMLA ÇALIŞTIRILMAMALI" Yangınlarla mücadelede görev yapan orman işçilerinin önemine dikkat çeken Sarıbal, hava araçlarının tek başına yeterli olmadığını, yangının sahada mücadele eden ekiplerle kontrol altına alındığını söyledi. Orman işçilerinin kadrolu, eğitimli ve deneyimli personelden oluşması gerektiğini belirten Sarıbal, çalışma koşulları ve kişisel koruyucu ekipmanların güçlendirilmesi çağrısında bulundu. CHP'li Sarıbal, açıklamasında tarım politikalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Girdi maliyetlerindeki artışın üreticiyi zorladığını belirten Sarıbal, ithalata dayalı politikaların yerli üretimi olumsuz etkilediğini savundu. 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin ithalat verilerine değinen Sarıbal, buğday, mısır, yağlı tohum, küspe, canlı hayvan ve kırmızı et ithalatındaki artışların tarımsal üretimdeki sorunlara işaret ettiğini söyledi. Sarıbal, seçilmiş bitkisel ürünler ile canlı hayvan ve kırmızı et ithalatına yaklaşık 410 milyar lira karşılığı ödeme yapıldığını, çiftçiye ayrılan desteğin ise 168 milyar lira seviyesinde kaldığını ifade etti. Açıklamasında ekonomi politikalarını da eleştiren Sarıbal, tarımda sürdürülebilir üretim için çiftçinin desteklenmesi, yerli üretimin güçlendirilmesi ve kırsal kalkınmaya yönelik politikaların artırılması gerektiğini belirtti.

Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre Temmuz'da ihracat 25,6 milyar dolara ulaştı Haber

Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre Temmuz'da ihracat 25,6 milyar dolara ulaştı

Ticaret Bakanlığı, 2026 yılı Temmuz dönemine ait dış ticaret rakamlarını kamuoyuyla paylaştı. Verilere göre, Temmuz ayında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yılın aynı ayına oranla yüzde 2,9'luk bir artış göstererek 25 milyar 621 milyon dolara ulaşırken, ithalat yüzde 5,2 artışla 32 milyar 989 milyon dolar olarak kaydedildi. Dış ticaret hacmi ise aynı dönemde yüzde 4,1 yükselerek 58 milyar 610 milyon dolar seviyesine çıktı. 2026 yılının ocak-temmuz sürecinde ihracat yüzde 3,4 artışla 161 milyar 601 milyon dolara, ithalat ise yüzde 4,7 artışla 222 milyar 109 milyon dolara yükseldi. Bu süreçte toplam dış ticaret hacmi yüzde 4,1 artışla 383 milyar 710 milyon dolar oldu. Temmuz ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı, geçen yılın aynı ayına kıyasla 1,7 puanlık düşüşle yüzde 77,7 olarak gerçekleşti. Enerji kalemleri dışarıda bırakıldığında bu oran yüzde 89,4'e, enerji ve altın hariç tutulduğunda ise yüzde 90,8'e ulaştı. EN FAZLA İHRACAT ALMANYA'YA YAPILDI Temmuz ayı verilerine göre Türkiye'nin en çok ihracat gerçekleştirdiği ülkeler sırasıyla Almanya, ABD ve İngiltere oldu. Almanya'ya 2 milyar 41 milyon dolar, ABD'ye 1 milyar 689 milyon dolar ve İngiltere'ye 1 milyar 328 milyon dolarlık ihracat yapıldı. İhracat pastasındaki ilk 10 ülkenin toplam ihracattaki genel payı yüzde 44,8 olarak belirlendi. İthalat tarafında ise ilk sırada Çin yer aldı. Çin'den yapılan ithalat 5 milyar 48 milyon dolar olarak kaydedilirken, bu ülkeyi 2 milyar 522 milyon dolarla Almanya ve 2 milyar 117 milyon dolarla Rusya izledi. İlk 10 ülkenin toplam ithalattaki payı yüzde 53,5 olarak gerçekleşti. AB, İHRACATTA İLK SIRADA Ülke grupları bazında incelendiğinde, Temmuz ayında en yüksek ihracat Avrupa Birliği'ne (AB-27) yapıldı. AB ülkelerine yapılan ihracat 10 milyar 159 milyon dolar olurken; Yakın ve Ortadoğu ülkelerine 4 milyar 1 milyon dolar, diğer Avrupa ülkelerine ise 3 milyar 913 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. İthalatta da liderliği AB-27 ülkeleri aldı. Bu bölgeden yapılan ithalat 10 milyar 203 milyon dolar olurken, Asya ülkelerinden 9 milyar 553 milyon dolar, diğer Avrupa ülkelerinden ise 4 milyar 68 milyon dolar ithalat yapıldı. İMALAT SANAYİNİN İHRACATTAKİ PAYI YÜZDE 94,4 Geniş Ekonomik Grupların (BEC) sınıflandırmasına göre Temmuz ayında en fazla ihracat 13 milyar 327 milyon dolar ile hammadde (ara malları) grubunda gerçekleşti. Bu grubu 7 milyar 920 milyon dolarla tüketim malları ve 3 milyar 654 milyon dolarla yatırım (sermaye) malları takip etti. İthalatta ise en yüksek pay 22 milyar 886 milyon dolar ile yine hammadde grubunda oldu. Sektörel dağılımda ihracatın aslan payı imalat sanayisine ait oldu. İmalat sanayisi, 24 milyar 190 milyon dolarlık ihracatla toplam hacmin yüzde 94,4'ünü karşıladı. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,0, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı ise yüzde 1,8 olarak saptandı. İthalat tarafında imalat sanayisi yüzde 82,2'lik payla ilk sırada yer aldı. Bu sektördeki ithalat 27 milyar 121 milyon dolar olarak kaydedilirken, madencilik ve taş ocakçılığı 3 milyar 644 milyon dolar, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü ise 1 milyar 297 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi.

Limon ithalatına kapı açıldı! Limonda 'gümrük' yüzde 10'a düşürüldü Haber

Limon ithalatına kapı açıldı! Limonda 'gümrük' yüzde 10'a düşürüldü

Ticaret Bakanlığı, limon piyasasında arz güvenliğinin sağlanması ve fiyat istikrarının korunması amacıyla ithalat vergisinde geçici düzenlemeye gitti. Karar bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, temel gıda ürünlerinde spekülatif fiyat artışlarının önlenmesi ve üretici ile tüketici refahının birlikte korunması amacıyla ticaret politikalarının tüm araçlarının kullanıldığı belirtildi. Bu kapsamda Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli şekilde çalışmalar yürütüldüğü ifade edildi. Açıklamada, limonda üretim miktarı, arz-talep dengesi, fiyat hareketleri ve dış ticaret verilerinin dikkate alındığı belirtilerek, ithalatta uygulanan gümrük vergisinin 31 Temmuz 2026 tarihine kadar yüzde 10 olarak uygulanacağı bildirildi. Bu arada yerli üreticinin korunması amacıyla limonun hasat dönemi de göz önünde bulundurularak 1 Ağustos 2026 tarihinden itibaren yapılacak ithalatta gümrük vergisinin yeniden yüzde 54 seviyesine çıkarılacağı kaydedildi. Ticaret Bakanlığı konuyla ilgili yaptığı açıklamada, gıda ürünlerinde arz güvenliğinin sağlanması ve fiyat istikrarının korunması için iç ve dış piyasaların yakından takip edilmeye devam edileceğini vurgulayarak, üretici ve tüketiciyi birlikte koruyacak gerekli tedbirlerin alınmaya devam edeceğini açıkladı.

Trump  yüzde 10'luk yeni bir küresel gümrük vergisi'ni uygulamaya koydu. Haber

Trump yüzde 10'luk yeni bir küresel gümrük vergisi'ni uygulamaya koydu.

Trump yeni gümrük planını, yargıçların Beyaz Saray'ın geçen yıl açıkladığı küresel gümrük vergilerinin çoğunu yasaklamasının hemen ardından açıkladı. Mahkeme, 6-3'lük bir kararla, başkanın yetkilerini aştığına hükmetmişti. Karar, vergilere itiraz eden işletmeler ve ABD eyaletleri için büyük bir zafer oldu ve potansiyel olarak milyarlarca dolarlık gümrük vergisi iadesinin önünü açarken, küresel ticaret ortamına yeni bir belirsizlik de getirdi. Trump, 1974 Ticaret Yasası'nın 122. maddesi uyarınca küresel olarak gümrük vergilerini yüzde 10 artıracak bir emri derhal imzalayacağını ve daha fazla gümrük vergisine izin veren haksız ticaret uygulamaları hakkında soruşturma başlatacağını söyledi. Mevcut yasalar uyarınca, Kongre onayına gerek kalmadan ek gümrük vergileri uygulama yetkisine sahip olduğunu iddia etti. Cuma akşamı Trump, Truth Social'da şu paylaşımı yaptı: "Oval Ofis'ten, neredeyse hemen yürürlüğe girecek olan tüm ülkelere yönelik küresel yüzde 10'luk gümrük vergisini imzalamış olmaktan büyük onur duyuyorum." Dakikalar sonra Beyaz Saray, Trump'ın "1974 Ticaret Yasası'nın 122. maddesi uyarınca yetkisini kullanarak" "geçici bir ithalat vergisi" uygulama kararı aldığını açıklayan bir bilgi notu yayınladı. Yasama organlarına yasama araştırması ve analizi sağlayan Kongre Araştırma Servisi şunları açıkladı: "1974 Ticaret Yasası'nın 122. maddesi, Başkan'a, 'büyük ve ciddi ABD ödemeler dengesi açıkları' veya 'temel uluslararası ödeme sorunları' yaratan diğer bazı durumları ele almak için gerektiğinde geçici bir ithalat ek vergisi (tarife) de içerebilecek önlemler alma yetkisi vermektedir. 122. madde hiçbir zaman kullanılmamıştır ve bu nedenle mahkemelerin dilini yorumlama fırsatı olmamıştır. Bazı haberlerde bu hükmün, Başkan'a bazı durumlarda ithalata genel tarifeler uygulama yetkisi verdiği belirtilmiştir." Ancak yasa, bu tür gümrük vergilerine sınırlar getiriyor; bu vergiler cumhurbaşkanı tarafından "150 günü geçmeyen bir süre için" uygulanabilir ve "yüzde 15'i aşamaz."

“Kuru fasulye krizi” iddialarına yalanlama Haber

“Kuru fasulye krizi” iddialarına yalanlama

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı medya organlarında yer alan “kuru fasulyenin sofralardan eksileceği” yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını duyurdu. ANKARA (İGFA) - İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), son günlerde basın ve sosyal medya platformlarında yer alan “kuru fasulye krizinin yaşandığı, ürünün piyasada azalacağı” yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğunu açıkladı. Merkez, söz konusu bilgilerin kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir dezenformasyon örneği olduğunu bildirdi. “ARZDA HİÇBİR SORUN YOK” DMM’nin açıklamasında, Türkiye’nin kuru fasulye üretimi ve arzında herhangi bir sıkıntı bulunmadığı belirtildi. 2024 yılında yeterlilik oranının yüzde 84,5’e ulaştığı, iç tüketimin büyük bölümünün yerli üretimle karşılandığı, 2025 yılı için TÜİK tahminlerine göre 247 bin tonluk üretimin gerçekleştiği, aynı dönemde yalnızca 7 bin tonluk sınırlı ithalat yapıldığı ifade edildi. Bu veriler doğrultusunda, iç piyasada arz sürekliliğinin güçlü şekilde korunduğu vurgulandı. TMO ALIM FİYATI VE DESTEKLER ÜRETİCİYİ GÜVENCEYE ALIYOR Üreticinin korunması ve piyasa istikrarının sağlanması amacıyla Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım fiyatını 42 TL/kg olarak belirlediği hatırlatıldı. Ayrıca kuru fasulye üretiminin artırılması amacıyla; TAKE Projesi kapsamında yüzde 75 hibe tohum desteği verildiği, kuru fasulyenin 2024 itibarıyla üretim planlaması yapılan ürünler listesine alındığı, dekar başına verilen desteğin 2024’te 185 TL, 2025’te 366 TL, 2026’da ise 465 TL’ye çıkarıldığı aktarıldı. Açıklamanın sonunda DMM, kuru fasulyeye erişimde sıkıntı yaşanacağı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, kamuoyunun manipülatif içeriklere karşı dikkatli olması ve resmi verileri esas alması çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.