Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Istihdam

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Istihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Istihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cevdet Yılmaz: Yeni ekonomik hedeflerde Enflasyon tek haneye inecek, 2,1 milyon yeni istihdam sağlanacak Haber

Cevdet Yılmaz: Yeni ekonomik hedeflerde Enflasyon tek haneye inecek, 2,1 milyon yeni istihdam sağlanacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) sunumunda ekonomiye ilişkin hedef ve politikaları açıkladı. Yılmaz, programın temel önceliklerinden birinin enflasyonla mücadele olduğunu belirterek, 2024 yılı Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine çıkan enflasyonun uygulanan politikalarla gerilediğini söyledi. Ağustos 2026 itibarıyla enflasyonun yüzde 31,5 seviyesinde olduğunu belirten Yılmaz, yıl sonunda enflasyonun yüzde 28,4 olmasının beklendiğini ifade etti. Yılmaz, savaş kaynaklı arz baskılarının enflasyonun düşüşünü geçici olarak yavaşlattığını belirterek, arz şoklarının etkisinin azalmasıyla birlikte enflasyondaki düşüşün yeniden hızlanmasının beklendiğini kaydetti. 2,1 MİLYON YENİ İSTİHDAM HEDEFİ “Güçlü Türkiye” hedefi doğrultusunda program döneminde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulması planlanıyor. Yılmaz, dönem sonunda işsizlik oranının yüzde 8’in altına çekilmesinin hedeflendiğini belirtti. Ekonomik büyüklüğün artırılması kapsamında ise milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara taşınması öngörülüyor. Kişi başına milli gelirin de 25 bin dolar seviyesine çıkarılması hedeflenirken, uzun vadeli amaçlardan birinin enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere indirmek olduğu vurgulandı. DEPREM BÖLGESİNE 116 MİLYAR DOLARI AŞAN KAYNAK OVP sunumunda deprem bölgesine yönelik harcamalar da önemli başlıklardan biri oldu. Yılmaz, 2023-2026 döneminde depremin yarattığı kayıp ve zararların telafisi ile afet risklerinin azaltılması amacıyla 2026 fiyatlarıyla 5,4 trilyon lira, yaklaşık 104 milyar dolar harcama yapılmış olacağını açıkladı. Bu tutarın 2027 sonunda 116 milyar doları aşmasının beklendiğini belirten Yılmaz, deprem bölgesinde yalnızca yıkılan yapıların yerine yenilerinin yapılmadığını, daha güvenli ve dayanıklı yaşam alanlarının oluşturulduğunu söyledi. Hak sahipleri için 455 bin bağımsız bölümün inşasının tamamlandığını belirten Yılmaz, bölgede ilave sosyal konut çalışmalarının da sürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program (2027-2029) Sunumu’nda konuştu: (Güçlü Türkiye) "İlk defa açtığımız bir başlık olarak, program döneminde ekonomik güvenlik ve dayanıklılığı önceleyerek kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltan ve ekonomimizin çoklu… pic.twitter.com/yatl9aLUIW — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 6, 2026 DÖRT ALANDA EKONOMİK GÜVENLİK HEDEFİ OVP kapsamında ilk kez ayrı bir başlık olarak “ekonomik güvenlik ve dayanıklılık” yaklaşımının öne çıkarıldığı belirtildi. Bu kapsamda dört kritik alana odaklanılacak: Enerji ve doğal kaynaklarda arz güvenliği ve dışa bağımlılığın azaltılması, Gıda arz güvenliği ve tarımsal dayanıklılığın güçlendirilmesi, Savunma sanayii, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zekâ başta olmak üzere kritik teknolojilerde yerli kapasitenin artırılması, Ailenin ve demografik yapının güçlendirilmesi ile şehirlerin afetlere karşı daha dayanıklı hale getirilmesi. Kritik mineraller, nükleer ve hidrojen teknolojileri ile enerji ve madencilikte kullanılan kritik ekipmanlarda yerli üretim ve Ar-Ge kapasitesinin geliştirilmesi de programın öncelikleri arasında yer alacak. SAVUNMA HARCAMALARI YÜZDE 229 ARTIRILACAK Bütçe önceliklerine ilişkin rakamları da paylaşan Yılmaz, savunma harcamalarının yüzde 229 artırılacağını açıkladı. Gıda arz güvenliği kapsamında sulama yatırımlarının yüzde 42, içme suyu yatırımlarının yüzde 71, organize tarım bölgesi yatırımlarının ise yüzde 103 artırılması planlanıyor. Madencilik alanında MTA yatırımları yüzde 139, sanayi altyapı yatırımları ise yüzde 54 artırılacak. Dar ve orta gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırmak amacıyla sosyal konut yatırımlarına ayrılan bütçenin yüzde 150 artırılması hedefleniyor. İstanbul’da başlatılan kiralık sosyal konut uygulamasının da önümüzdeki dönemde farklı illere yaygınlaştırılması planlanıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program (2027-2029) Sunumu’nda konuştu: (Güçlü Türkiye) “Programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat ettik. 2024 yılı Mayıs’ında yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyon, uyguladığımız… pic.twitter.com/mWMDit4yen — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 6, 2026 DEMİRYOLLARINA DAHA FAZLA KAYNAK AYRILACAK Ulaştırma yatırımlarında ise demiryolları öncelikli alanlardan biri olacak. Yılmaz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın demiryolu projelerine ayrılan kaynağın yüzde 49 artırıldığını belirterek, sanayi ve ticaretin gelişmesi ile ulaşım imkanlarının güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. OVP ile birlikte hükümetin önümüzdeki üç yıllık dönemde enflasyonun düşürülmesi, istihdamın artırılması, üretim ve ihracat kapasitesinin genişletilmesi, enerji ve teknoloji alanlarında dışa bağımlılığın azaltılması ve sosyal konut yatırımlarının artırılması hedeflerine odaklanması bekleniyor.

Özer Matlı’dan BTSO için turizm vizyonu: “Bursa’nın işini Bursa’da bırakacağız” Haber

Özer Matlı’dan BTSO için turizm vizyonu: “Bursa’nın işini Bursa’da bırakacağız”

Turizm sektörü temsilcilerinin sorunlarını dinledi Özer Matlı, BTSO 42’nci Komite Turizm ve Seyahat Acenteleri Meslek Grubu üyeleriyle Genişletilmiş İstişare Toplantısı’nda buluştu. Hasan Erdem, Gülçin Güleç ve Nilay Korkmaz Demirayak’ın davetiyle gerçekleştirilen toplantıda sektör temsilcilerinin beklenti ve sorunları ele alındı. Bursa turizminin yalnızca tanıtım faaliyetleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Matlı, turizmin ticaret, istihdam, hizmet ve ihracat açısından önemli bir ekonomik alan olduğunu ifade etti. Matlı, turizm sektörünün deneyimli temsilcilerine hitaben, “Bugün size turizmi anlatmaya gelmedim. Siz bu işi zaten biliyorsunuz. Sizi dinleyen, hakkınızı koruyan ve önünüzü açan bir BTSO sözü vermeye geldim” dedi. “Bursa’nın sorunu değer değil, sistem eksikliği” Bursa’nın tarihi ve kültürel mirasının yanı sıra Uludağ, termal kaynaklar, kıyılar, gastronomi ve sağlık altyapısıyla önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğunu belirten Matlı, bu unsurların ortak bir ekonomik sistem içerisinde değerlendirilemediğini savundu. Matlı, Bursa’ya gelen ziyaretçilerin kentte daha uzun süre kalmasını ve farklı sektörlerle buluşmasını sağlayacak bir yapı kurulması gerektiğini belirterek, turizmde yalnızca ziyaretçi sayısının başarı kriteri olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda konaklama süresi, kişi başına harcama, rezervasyonlar, tekrar ziyaret oranı ve kentte faaliyet gösteren işletmelerin elde ettiği gelir gibi göstergelerin takip edileceğini aktardı. “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak” Turizm sektöründe faaliyet gösteren BTSO üyelerinin daha fazla iş almasını hedeflediklerini dile getiren Matlı, oda bünyesinde yapılacak seyahat, konaklama, transfer, rehberlik ve organizasyon alımlarında şeffaf kriterler uygulanacağını söyledi. Matlı, büyük organizasyonlarda tek bir acentenin kapasitesinin yeterli olmaması halinde Bursalı acentelerin uzmanlık alanlarına göre ortak projelerde buluşturulacağını belirterek, “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Bursa’nın işi Bursa’da kalacak” ifadelerini kullandı. Bursa turizmine dört mevsim yaklaşımı Matlı, “Bursa Yaşam Ekonomisi” yaklaşımıyla turizm, gastronomi, sağlık, kültür, spor, alışveriş ve etkinlik sektörlerini ortak bir program altında birleştirmeyi planladıklarını açıkladı. “Bursa Deneyim Rotası” ile kentin tarih, doğa, termal, sağlık, spor, zanaat, gastronomi ve alışveriş alanlarındaki değerlerinin turizm paketlerine dönüştürülmesinin hedeflendiğini belirten Matlı, Uludağ’ın dört mevsim değerlendirilmesi ve Çekirge’nin termal potansiyelinin sağlık ile iyi yaşam turizmiyle bütünleştirilmesi gerektiğini söyledi. “Bursa 365 Festival ve Ziyaretçi Takvimi” ile etkinliklerin yılın tamamına yayılacağını ifade eden Matlı, takvimin en az 12 ay önceden açıklanmasının sektörün hazırlık yapabilmesi açısından önemli olduğunu kaydetti. Gastronomi ve kongre turizmi için yeni projeler Matlı, Bursa Gastronomi Ağı ve Bursa Kongre ve Etkinlik Bürosu gibi projelerle kente gelen ziyaretçilerin farklı sektörlerde daha fazla ekonomik değer oluşturmasını hedeflediklerini söyledi. “Bursa Marka 2040” projesiyle kentin uzun vadeli marka değerinin güçlendirilmesi, Güney Marmara Marina Projesi ile de kıyı turizminin geliştirilmesi planlanıyor. “Marina, denizde başlayan ve şehirde büyüyen bir ekonomi” Güney Marmara Marina Projesi’nin yalnızca bir liman yatırımı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Matlı, projenin Gemlik, Mudanya-Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını kapsayan bütüncül bir turizm ağı şeklinde ele alınacağını ifade etti. Matlı, marina yatırımlarının yalnızca denizcilik faaliyetleriyle sınırlı kalmayacağını belirterek, yat turizmiyle birlikte acenteler, oteller, restoranlar ve perakende işletmelerinin de ekonomik hareketlilikten pay almasını hedeflediklerini söyledi. Turizm gelirleri düzenli olarak ölçülecek Bursa turizmine ilişkin projelerin sonuçlarının ölçülebilir olması gerektiğini vurgulayan Matlı, gerçekleştirilecek rota, festival, kongre ve tanıtım faaliyetlerinin ekonomik etkilerinin düzenli olarak takip edileceğini belirtti. Bu kapsamda geceleme sayısı, kişi başı harcama, rezervasyonlar, tekrar ziyaret oranı, hizmet ihracatı ve BTSO üyelerinin cirolarındaki değişimin izleneceğini ifade eden Matlı, Bursa turizmini ziyaretçi sayısından ziyade kentte bırakılan ekonomik değer üzerinden büyütmeyi hedeflediklerini söyledi.

TÜİK’in Temmuz 2026 işgücü istatistiklerine göre İşsizlik arttı, istihdam geriledi Haber

TÜİK’in Temmuz 2026 işgücü istatistiklerine göre İşsizlik arttı, istihdam geriledi

TÜİK'in bugün açıkladığı Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 15 ve daha yukarı yaştaki işsiz sayısı Temmuz'da bir önceki aya göre 150 bin kişi artarak 2 milyon 860 bine çıktı. İşsizlik oranı 0,5 puan artışla yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. Erkeklerde işsizlik oranı yüzde 6,8, kadınlarda ise yüzde 10,6 olarak tahmin edildi. İSTİHDAMDA DÜŞÜŞ İstihdam edilenlerin sayısı Temmuz ayında bir önceki aya göre 388 bin kişi azalarak 32 milyon 362 bin oldu. İstihdam oranı da 0,6 puan düşerek yüzde 48,3 seviyesine indi. Bu oran erkeklerde yüzde 65,5, kadınlarda ise yüzde 31,4 olarak kaydedildi. İşgücüne katılma oranı ise aynı dönemde 0,4 puan azalarak yüzde 52,5 oldu. İşgücü sayısı 238 bin kişi azalışla 35 milyon 222 bine geriledi. GENÇ İŞSİZLİĞİ YÜKSELDİ 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,5 puan artarak yüzde 14,5 oldu. Genç erkeklerde oran yüzde 11,3, genç kadınlarda ise yüzde 20,3 olarak hesaplandı. Atıl işgücü oranı yüzde 30,6 Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi temmuzda 42 saat olarak gerçekleşti. Atıl işgücü oranı ise bir önceki aya göre 1,8 puan artarak yüzde 30,6 seviyesine çıktı. Uzmanlar, istihdamdaki gerileme ve atıl işgücündeki artışın işgücü piyasasında zayıf görünümü sürdürdüğüne işaret ettiğini değerlendiriyor.

BTSO ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) işbirliği ile Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor Haber

BTSO ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) işbirliği ile Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor

BTSO ve YÖK ortaklığında imzalanan protokolle, işletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve yükseköğretim programlarının doğrudan sanayinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza törenine; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra kent protokolü, üniversite rektörleri, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. “GENÇLERİMİZİ TEORİK EĞİTİMLE SINIRLAMAYALIM” Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabette üstünlüğü belirleyen temel unsurun yüksek teknoloji ve güçlü üretim kapasitesinin ötesinde, bu sistemleri sevk ve idare edecek nitelikli insan kaynağı olduğunu söyledi. Eğitimi ekonomik kalkınmanın, üretimin ve rekabet gücünün tam merkezinde gördüklerini belirten Burkay, “Fabrikayı kurabilir, teknolojiyi ithal edebilir ve üretim kapasitenizi katlayabilirsiniz. Ancak o teknolojiyi geliştirecek ve üretimi geleceğe taşıyacak yetişmiş insan kaynağınız yoksa, yapılan yatırımları kalıcı başarılara dönüştüremezsiniz. Gençlerimizin sadece iyi bir teorik eğitim alması yetmiyor; öğrencilik yıllarında üretim ortamını tanımalarını, iş kültürünü öğrenmelerini ve mesleklerini reel sektörün kalbinde deneyimlemelerini hedefliyoruz.” dedi. İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile üniversite ve iş hayatı arasındaki mesafeyi tamamen kaldırdıklarını vurgulayan İbrahim Burkay, yeni nesil fabrikalara eski dünyanın yetkinlikleriyle insan kaynağı yetiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Burkay, “Söz konusu modelle öğrencilerimizi mezuniyet sonrasında iş hayatına hazırlamak yerine, eğitimleri devam ederken iş dünyasının bir parçası haline getiriyoruz. Makine değişiyorsa eğitim de değişecek, teknoloji değişiyorsa beceriler de dönüşecek. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerimizin yaklaşık yüzde 23’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bir tarafta iş gücü piyasasına kazandırmamız gereken gençlerimiz, diğer tarafta bu kaynağa ihtiyaç duyan işletmelerimiz var. Doğru beceriyi, doğru eğitimle ve doğru iş fırsatıyla buluşturmak en temel önceliğimizdir.” ifadelerini kullandı. "GUHEM LİSEMİZİ 15 EYLÜL'DE AÇIYORUZ" BTSO olarak insan kaynağının gelişimini bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını hatırlatan Başkan Burkay, BUTGEM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, BUTEKOM ve Yeni Nesil Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle üretimin ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri şehre kazandırdıklarını söyledi. GUHEM’in ardından eğitim yatırımlarına bir yenisini daha eklediklerini duyuran Burkay, “GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisemizi 15 Eylül’de gerçekleştireceğimiz açılış töreniyle ilk öğrencileriyle buluşturuyoruz. YÖK ile imzaladığımız bu protokol ise tüm bu altyapıyı yükseköğretim sistemimizle buluşturan stratejik bir halkadır. Bursa’nın sanayi tecrübesi ile üniversitelerimizin akademik birikimini buluşturan bu vizyoner yaklaşımı için YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu. “UZATILMIŞ STAJ DEĞİL, ÇALIŞMA HAYATIYLA BÜTÜNLEŞEN BİR MODEL” Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise uzun yıllardır sürdürülen klasik staj uygulamalarının, öğrencilerin mesleki gelişimini destekleme ve sektörlerin beklentilerini karşılama bakımından artık yeterli olmadığını söyledi. Özvar, “Bu nedenle staj uygulamasını kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkararak eğitim sürecinin bütünleyici bir unsuruna dönüştürüyoruz.” dedi. Yeni uygulamanın “uzatılmış staj” olmadığının altını çizen Özvar, işletmede geçirilen dönemin kredilendirileceğini, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulacağını ve akademik olarak düzenli biçimde izleneceğini belirtti. Özvar, yeni model sayesinde öğrencilerin henüz üniversitedeyken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini öğrenme fırsatı bulacağını, işletmelerin de gelecekte istihdam edebilecekleri gençleri mezuniyetlerinden önce yakından tanıyacağını ifade etti. EĞİTİM İLE İŞ GÜCÜ PİYASASI ARASINDAKİ BAĞ GÜÇLENDİRİLECEK Prof. Dr. Özvar, yeni yükseköğretim yaklaşımının temel ayaklarından birinin üniversiteler ile sektörler arasındaki ilişkinin yeniden kurulması olduğunu belirtti. “Üniversite-sektör iş birliğini bir tercihten ziyade sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz.” diyen Özvar, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflamasının hem mezunların istihdama katılmasını güçleştirdiğini hem de sektörlerin nitelikli insan kaynağına erişimini zorlaştırdığını söyledi. Özvar, temel hedeflerini, “Yükseköğretim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum oluşturmak” sözleriyle açıkladı. Özvar, “Sektör temsilcilerinin programların müfredatlarının güncellenmesi konusunda iş birliğini önemsiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesindeki 15 MYO’dan önce 5’inin, ardından 10’unun program müfredatlarının belirlenmesinde sizi iş birliğine davet ediyorum.” dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, protokolün karşılıklı ihtiyaçların birbirini tamamlamasına ve gençlerin geleceğe daha donanımlı ve hazırlıklı hâle gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, yükseköğretim ile sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı ve protokolün hayırlı olmasını diledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz da üniversitenin meslek yüksekokulları ve öğrencileri açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, “Güçlü firmaları bulunan bir ilde, güçlü meslek yüksekokullarının ve öğrencilerin bulunduğu bir üniversite olarak pilot iller içerisinde bu modeli en iyi şekilde ve layıkıyla uygulayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz.” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesinin fiilen sanayiyle iş birliği içinde olan bir üniversite olduğunu vurgulayan Yılmaz, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği çerçeve kapsamında 60 programla uygulamaya başlayacaklarını söyledi. 120 BİN ÖĞRENCİ İŞ HAYATIYLA BULUŞACAK İşletmede mesleki eğitim modeli ilk olarak Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin üretim ve sanayi kapasitesi yüksek 7 pilot ilinde uygulanacak. Pilot uygulamayla klasik, kısa süreli staj modelinin yerine öğrencilerin bir veya iki dönem boyunca doğrudan işletmelerde eğitim aldığı yeni bir sisteme geçiliyor. İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programı uygulama kapsamına alınacak. Yeni sistemde meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler yalnızca mezuniyet öncesinde birkaç haftalık staj yapmak yerine eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan çalışma hayatının içinde geçirecek. Uygulama yalnızca üniversiteler ve işletmeler arasında yürütülmeyecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de sürece katılacak. Yükseköğretim Kurulu ile BTSO arasında imzalanan protokolle Bursa’daki yükseköğretim programları ile sanayinin ihtiyaçları arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanayinin değişen ihtiyaçlarına göre mevcut eğitim programları güncellenecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açılabilecek ve ders içerikleri sektör temsilcilerinin katkısıyla zenginleştirilecek. İşletmede mesleki eğitimin koordinasyonu için sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve insan kaynakları uzmanlarının yer aldığı ortak çalışma grupları kurulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek eğitici personel de hizmet içi eğitimlerle desteklenecek. İş birliği kapsamında sektörün ihtiyaç duyduğu Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerin bilimsel kapasitesiyle birlikte yürütülmesi de amaçlanıyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Ekonomi Koordinasyon Kurulu 7. kez toplandı Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Ekonomi Koordinasyon Kurulu 7. kez toplandı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun 2026 yılındaki 7'nci toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının ana gündemini, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) hazırlıkları oluşturdu. Küresel ve yurt içi gelişmeler doğrultusunda program döneminin temel politika öncelikleri, makroekonomik tahminleri ve bütçe büyüklükleri değerlendirildi. Kurulda, OVP hedeflerine ulaşılması için öncelikli yapısal reform alanları ve alınacak tedbirler de istişare edildi. Yeni dönemde verimlilik ve rekabet gücünü artıran yatırımların, üretim, istihdam ve ihracatın desteklenmesi hedefleniyor. DESTEKLER ARTIRILDI Açıklamada, mevcut ekonomi programı kapsamında makroekonomik göstergelerde belirgin iyileşme sağlandığı belirtilerek, dezenflasyon sürecinin sürdüğü, işsizliğin düşük seviyelere gerilediği ve ihracatın artış eğilimini koruduğu ifade edildi. Üretici ve ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmaya yönelik adımlar kapsamında, belirli imalat sanayi sektörlerinde çalışan başına verilen prim desteği 3 bin 500 TL’ye yükseltildi. İhracatçılara yönelik günlük reeskont kredi limiti de 4,5 milyar TL’den 5 milyar TL’ye çıkarıldı. Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı’nın limiti 750 milyar TL’ye yükseltilirken, imalat sanayisine 250 milyar TL yeni kredi desteği sağlanacağı açıklandı. Turizm sektörünün jeopolitik gelişmelerden etkilenmesini sınırlamak amacıyla da Hazine kefaletiyle 60 milyar TL ilave finansman imkânı sunulacak. “MALİ DİSİPLİNDEN TAVİZ YOK” EKK açıklamasında, jeopolitik gelişmelerin yarattığı risklere rağmen mali disiplinin korunacağı ve bütçe açığının program hedefleriyle uyumlu seyrettiği vurgulandı. 2027-2029 OVP döneminde mali disiplinden taviz vermeden enflasyonla mücadelenin sürdürüleceği, özellikle gıda ve konut alanlarında arz yönlü politikaların devreye alınacağı belirtildi. Hükümet, yapısal reformlarla desteklenen ekonomi politikalarıyla sürdürülebilir büyümeyi güçlendirmeyi, elde edilen kazanımları kalıcı hale getirerek sosyal refahı artırmayı hedefliyor.

TÜİK’in 2026 yılı ikinci çeyrek iş gücü istatistiklerine göre İşsizlik yüzde 7,9’a geriledi Haber

TÜİK’in 2026 yılı ikinci çeyrek iş gücü istatistiklerine göre İşsizlik yüzde 7,9’a geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Dönemsel İşgücü İstatistikleri, II. Çeyrek: Nisan-Haziran 2026 sonuçları, işsizlik ve istihdam göstergelerindeki değişimi ortaya koydu. Mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre, 15 ve daha yukarı yaştaki işsizlerin sayısı ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 84 bin kişi azalarak 2 milyon 799 bin oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan düşerek yüzde 7,9 seviyesine geriledi. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,7, kadınlarda yüzde 10,3 olarak gerçekleşti. İSTİHDAM 32,5 MİLYONA YAKLAŞTI İstihdam edilenlerin sayısı aynı dönemde 155 bin kişi artarak 32 milyon 479 bine yükseldi. İstihdam oranı 0,1 puanlık artışla yüzde 48,5 olurken, bu oran erkeklerde yüzde 65,8, kadınlarda yüzde 31,6 olarak kaydedildi. İşgücü ise 71 bin kişilik artışla 35 milyon 278 bin kişiye ulaştı. İşgücüne katılma oranı 0,1 puan azalarak yüzde 52,7 oldu. GENÇ İŞSİZLİK YÜZDE 13,9 15-24 yaş grubundaki genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, bir önceki çeyreğe göre 1 puan azalarak yüzde 13,9 oldu. Genç erkeklerde işsizlik yüzde 11,0, genç kadınlarda ise yüzde 19,3 olarak tahmin edildi. İstihdam edilenlerin yüzde 59,8’i hizmet, yüzde 19,7’si sanayi, yüzde 13,7’si tarım ve yüzde 6,8’i inşaat sektöründe yer aldı. İkinci çeyrekte istihdam tarımda 10 bin, inşaatta 25 bin, hizmet sektöründe ise 240 bin kişi arttı. Sanayi sektöründe ise istihdam 121 bin kişi azaldı. İşbaşında olanların mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 0,1 saat artarak 42,3 saat oldu. ATIL İŞGÜCÜ ORANI YÜZDE 29,9 Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı ise ikinci çeyrekte 0,2 puan azalarak yüzde 29,9 olarak gerçekleşti. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,3, potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı ise yüzde 20,0 olarak hesaplandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.