SON DAKİKA
Hava Durumu

#Istihbarat

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Istihbarat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Istihbarat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rus istihbaratı : ABD ve İsrail, İranlı liderleri kendi takip sistemleriyle vurdu Haber

Rus istihbaratı : ABD ve İsrail, İranlı liderleri kendi takip sistemleriyle vurdu

Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) üyesi ülkelerin güvenlik ve istihbarat teşkilatları başkanlarının bugün gerçekleştirdiği toplantıda konuşan FSB Başkanı Alexander Bortnikov, İran-ABD savaşına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bortnikov, İranlı yetkililerin hedef alınma yöntemine değinerek, "İranlı üst düzey yetkililerin ABD-İsrail koalisyonu tarafından öldürülmesi, çok net ve endişe verici bir uyarıdır. Kurbanların anlık konum bilgileri, Tahran’daki mevcut gözetleme kamera sistemleri üzerinden elde edilmiştir" dedi. "Batı teknolojisi zayıflık yaratıyor" Herhangi bir kanıt sunmadan iddialarını sürdüren Bortnikov, Batılı teknoloji platformlarına güvenmenin, NATO ülkeleri ve müttefiklerinin siber saldırılarına karşı "belirgin bir zayıflık" oluşturduğunu vurguladı. Rus istihbarat şefi, bu sistemlerin istihbarat faaliyetleri için birer açık kapı haline geldiğini öne sürdü. "Suriyeli militanlar vekalet gücü olarak kullanılıyor" Bortnikov ayrıca, Batılı istihbarat servislerinin Suriye’deki silahlı grupları İran’a karşı birer "vekalet gücü" (proxy) olarak kullandığını iddia etti. Bu grupların Irak’taki özel kamplarda eğitildiğini savunan Bortnikov, şunları söyledi: "Elimizdeki bilgilere göre Batılı istihbarat birimleri, Suriyeli teröristleri İran'a karşı savaştırma çabalarından vazgeçmiyor. Irak’ta konuşlandırılan bu gruplar, özel kamplarda tutuluyor. Bu militanlar arasında BDT ülkeleri vatandaşlarının da bulunması tehlikenin boyutunu artırıyor." Güney sınırı uyarısı İran krizinin derinleşmesinin radikal grupları daha da cesaretlendirebileceği uyarısında bulunan Bortnikov, bu tehdidin sadece Ortadoğu ile sınırlı kalmayacağını, militanların kendi ülkelerine dönerek BDT’nin güney sınırlarında istikrarsızlık yaratabileceğini ifade etti. 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından kurulan BDT; Rusya, Ermenistan, Azerbaycan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan'ı kapsıyor.

ABD : Arcadia belediye başkanı Çin için casusluk yaptığını kabul etti Haber

ABD : Arcadia belediye başkanı Çin için casusluk yaptığını kabul etti

Wang, nisanda hakkında yöneltilen Çin hükümeti adına yasa dışı casusluk faaliyetlerinde bulunma suçlamasını kabul ederek görevinden istifa etti. Los Angeles Savcılığı’nın açıklamasına göre, yabancı hükümet adına yasa dışı "ajan" olarak hareket etmekle suçlanan Wang, federal mahkemede hakim karşısına çıktı. 2022 yılında 56 bin nüfuslu Arcadia şehrinin belediye başkanlığına seçilen Wang, 25 bin dolar kefaletle serbest bırakıldı. ABD hükümetine bildirmeden Çinli yetkililerin talimatlarıyla Pekin yönetimini destekleyen içerikleri internet ortamında paylaşmakla suçlanan Wang'ın avukatları, konuya ilişkin yaptıkları açıklamada, müvekkillerinin suçun ciddiyetini kabul ettiğini ve "geçmişteki kişisel hataları" için sorumluluk üstlendiğini belirtti. İnternet yayıncılığı yapmış Mahkeme belgelerinde ise Wang ve diğer casus olarak tanımlanan Yaoning "Mike" Sun'ın, 2020'den 2022'ye kadar Çin'in çıkarlarını desteklemek amacıyla ABD'de propaganda faaliyetleri yürüttüğüne ilişkin detaylar yer aldı. Söz konusu kişilerin Çin kökenli ABD'lilere yönelik yayın yapan "US News Center" adlı haber sitesini işlettiği belirtilen belgelerde, bu sitede Çinli yetkililerin talimatlarıyla Pekin yönetimini destekleyen içerikler yayımlandığı kaydedildi. Belgelerde, üst düzey bir Çin hükümeti yetkilisi olarak tanımlanan John Chen'in Wang'dan bir içeriği yayımlamasını istediği iddia edildi. FBI'dan uyarı FBI Karşı İstihbarat ve Casusluk Dairesi Direktör Yardımcısı Roman Rozhavsky, yazılı açıklamasında, "Eileen Wang'ın kendi itirafıyla, Çin hükümetinin çıkarlarına gizlice hizmet ettiği ortaya çıktı” ifadesini kullandı. Söz konusu olayın açık bir uyarı niteliği taşıması gerektiğini vurgulayan Rozhavsky, yabancı hükümetler adına ABD demokrasisini etkilemeye çalışanların tespit edilerek soruşturulacağı ve adalet önüne çıkarılacağını kaydetti. Wang'ın suç ortakları Chen ve Sun'a hapis cezası Chen, Kasım 2024'te rüşvet almak ve Çin adına yasa dışı ajanlık faaliyeti yürütmek suçlarını kabul ederek 20 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Wang'ın suç ortağı Sun ise Ekim 2025'te yabancı ajan olarak hareket ettiğini kabul ederek 4 yıl hapse mahkum edilmişti.

Washington Post açıkladı: İran, Ortadoğu’da 228 ABD hedefini tam isabetle vurdu Haber

Washington Post açıkladı: İran, Ortadoğu’da 228 ABD hedefini tam isabetle vurdu

Uydu görüntüleri ve Avrupa Birliği’nin Copernicus veri sistemi kullanılarak yapılan analizler, İran’ın bölgedeki ABD varlığına karşı "beklenmedik bir hassasiyetle" operasyon yürüttüğünü gösteriyor. Resmi rakamların çok ötesinde bir yıkım Haberde yer alan uydu analizlerine göre, savaşın başladığı 28 Şubat’tan Nisan sonuna kadar İran, bölge genelinde en az 228 ABD askeri binasını ve teçhizatını doğrudan hedef alarak imha etti veya ağır hasar verdi. Vurulan hedefler arasında uçak pistleri, yakıt depoları, askeri konutlar, savaş uçakları ve ABD’nin bölgedeki "gözü" sayılan hassas radar sistemleri bulunuyor. Bazı üslerin o kadar ağır darbe aldığı bildiriliyor ki, komutanlar saldırıların yarattığı risk nedeniyle binlerce personeli tahliye etmek zorunda kaldı. Can kaybı ve yaralı bilançosu ağır Rapora göre ABD’nin insani kaybı da kamuoyuna yansıtılandan fazla. Nisan ayı sonu itibarıyla, 6’sı Kuveyt’te, 1’i Suudi Arabistan’da olmak üzere 7 ABD askerinin hayatını kaybettiği, 400’den fazla askerin ise yaralandığı belirtildi. Yaralı askerlerden 12’sinin durumunun kritik olduğu kaydedildi. Washington Post, ABD yönetiminin hasarı gizlemek adına görüntü sağlayıcı şirketlere kısıtlama getirdiğini iddia etti. Haberde, "Vantour ve Planet gibi dev şirketler ABD’nin talebiyle görüntüleri sansürlerken, İran ajanslarının yayımladığı yüksek çözünürlüklü hasar fotoğraflarının AB Copernicus verileriyle teyit edildiği" bilgisine yer verildi. 109 ayrı görüntünün incelenmesi sonucu, İran kaynaklı fotoğrafların "gerçek ve üzerinde oynanmamış" olduğu kanıtlandı. Uzman görüşü: İran’ın hassasiyeti ve Rus istihbaratı şaşırttı Emekli General Mark Cancian, İran saldırılarını "inanılmaz derecede isabetli" olarak tanımlarken, "Hedeflerin çevresinde hiçbir rastgele atış çukuru yok, hepsi tam isabet" yorumunda bulundu. Stimson Enstitüsü’nden Kelly Grieco, ABD’nin Tahran’ın "istihbarat derinliğini" hesaba katmadığını vurguladı. En çok zarar gören üsler ve "misilleme" nedeni Araştırmaya göre yıkımın yüzde 50’sinden fazlası şu dört kritik merkezde yaşandı: Bahreyn: 5. Filo Deniz Kuvvetleri Karargahı Kuveyt: Ali Al Salem Hava Üssü Kuveyt: Arifjan Üssü Kuveyt: Buehring Üssü ABD’li yetkililer, Bahreyn ve Kuveyt’in bu denli ağır hedef alınmasını, bu ülkelerin topraklarından İran’a yönelik HIMARS füze saldırılarına izin vermesine bağlıyor. Savunma kalkanı çöküyor mu? Rapordaki en sarsıcı verilerden biri de mühimmat stoklarına dair. 28 Şubat - 8 Nisan tarihleri arasında ABD ordusunun, elindeki THAAD füzelerinin yüzde 53’ünü (190 adet) ve Patriot füzelerinin yüzde 43’ünü (1.060 adet) harcadığı belirtildi. Savunma stoklarının bu denli hızlı tükenmesi, olası bir yeni dalga karşısında ABD ve İsrail’in savunmasız kalabileceği endişesini doğurdu.

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez Haber

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez

Cao Beidan-Trajedi, savaş eylemlerinin sınırları, uluslararası insancıl hukuk ve askeri teknolojinin etik boyutu üzerine tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşıdı. Uluslararası hukuk açısından bakıldığında, okullar gibi sivil tesisler en sıkı koruma altındaki hedefler arasında yer alıyor. Bu tür tesislerin hedef alınması ve başta çocuklar olmak üzere çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi, hangi açıdan değerlendirilirse değerlendirilsin, insani sınırların ağır biçimde ihlal edilmesi anlamına geliyor ve savaş suçu kapsamında ele alınabilecek bir durum olarak görülüyor. Olayın ardından ABD yönetimi sorumluluğu Savunma İstihbarat Teşkilatı’nın (DIA) sağladığı “güncel olmayan veriler”e bağlayarak okulun yanlışlıkla askeri hedef olarak işaretlendiğini öne sürdü. Ancak bu açıklama birçok çevre için ikna edici bulunmadı. Dünyanın en gelişmiş istihbarat ve hedef tespit kapasitesine sahip askeri gücünün böyle temel bir hataya düşmesi, istihbarat değerlendirme ve hedef doğrulama mekanizmalarında ciddi ve yapısal sorunların bulunduğuna işaret ediyor. Uluslararası kamuoyunun sert tepkisine ve hayatını kaybedenlerin ailelerinin yaşadığı derin acıya rağmen ABD’li üst düzey yetkililerin açıklamaları sorumluluğun net biçimde üstlenilmediği yönünde eleştirildi. ABD Başkanı Donald Trump başlangıçta tartışmanın odağını başka yöne çekmeye çalışarak İran’ın da Tomahawk füzelerine sahip olabileceğine dair bir iddiayı gündeme getirdi. Ancak bu iddia kısa süre içinde ABD basınında yayımlanan bilgilerle çürütüldü. Daha sonra askeri yetkililer artan baskılar karşısında sorumluluğu kabul etmek zorunda kaldı. Buna karşın Kongre’deki duruşmalarda “eksiksiz prosedürler” ve “çok sayıda güvenlik önlemi” vurgusu yapılarak olayın bir dizi hatanın sonucu olduğu ifade edildi ve soruşturmanın tamamlanmasının beklenmesi gerektiği dile getirildi. Ancak bu bürokratik açıklamalar, sevdiklerini kaybeden ailelerin acısını hafifletmekten çok yeni bir yara açtı. Bu arada, ABD genelinde de olaya yönelik tepkiler artıyor. Ünlü sunucu Tucker Carlson, başka ülkelerdeki çocuklara füze fırlatan bir ülkenin “uğruna savaşmaya değmeyeceği”ne işaret etti. Silahlı çatışmalarda çocuklar en savunmasız kesimi oluşturuyor ve uluslararası hukuk tarafından özel olarak korunmaları gerekiyor. Bu ilke yalnızca uluslararası insancıl hukukun temel taşlarından biri değil, aynı zamanda insanlık medeniyetinin ortak ahlaki değerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Minab’daki trajedi acı bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Askeri teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun ve askeri eylemler hangi gerekçelerle savunulursa savunulsun, insan hayatı ve insan onuru her zaman öncelikli olmalıdır. Savaş hukuksuzluk alanı değildir. “Askeri zorunluluk” hiçbir koşulda temel insani değerlerin ihlal edilmesine gerekçe oluşturamaz. Sınıflar füzelerle yıkıldığında ve çocukların hayatları söndürüldüğünde zarar gören yalnızca aileler değildir. Bu tür olaylar, insanlığın barışa, güvenliğe ve uluslararası kurallara duyduğu ortak inancı da zedeliyor. Bu nedenle uluslararası toplumun sorumluluğu açıktır; olayın eksiksiz, şeffaf ve bağımsız bir soruşturmayla aydınlatılması; sorumluların hesap vermesi ve silahlı çatışmalarda sivillerin, özellikle de çocukların korunmasına yönelik uluslararası normların yeniden teyit edilmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde benzer trajedilerin tekrar yaşanmasının önüne geçilebilir ve insanlık medeniyetinin en temel savunma hattı korunabilir.

22 ilde MLKP terör örgütüne operasyon: 96 gözaltı! Haber

22 ilde MLKP terör örgütüne operasyon: 96 gözaltı!

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul merkezli 22 ilde MLKP Silahlı Terör Örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 96 şüphelinin yakalandığını açıkladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) ve İstihbarat Şube Müdürlüklerince MLKP Silahlı Terör Örgütüne yönelik geniş kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi. İstanbul merkezli yürütülen çalışmalar kapsamında 22 ilde eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyonlar; İstanbul’un yanı sıra Antalya, Adıyaman, Şanlıurfa, Rize, Bursa, Van, Tekirdağ, Gaziantep, Samsun, Tunceli, Malatya, Diyarbakır, Kocaeli, Yalova, Balıkesir, Denizli, Ankara, İzmir, Sakarya, Adana ve Mersin’de yapıldı. Düzenlenen operasyonlarda toplam 96 şüpheli gözaltına alındı. Yapılan tespitlere göre şüphelilerin; örgütün gençlik yapılanmaları ile basın ve propaganda birimleri içerisinde faaliyet yürüttükleri, örgütün üst düzey yöneticilerinin de katıldığı çevrim içi toplantılar aracılığıyla talimat aldıkları belirlendi. https://twitter.com/AliYerlikaya/status/2018546923641164094 Ayrıca şüphelilerin, örgütün 30’uncu kuruluş yıl dönümü etkinliklerine ve örgüt talimatları doğrultusunda gerçekleştirilen sözde anma programları ile çeşitli organizasyonlara katıldıkları, sosyal medya ve farklı platformlarda örgüt propagandası içeren paylaşımlar yaptıkları tespit edildi. Şüpheliler hakkında adli soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, operasyonlara ilişkin yaptığı açıklamada terörle mücadelenin çok boyutlu bir anlayışla sürdürüldüğünü vurgulayarak, “Terörle mücadelemiz yalnızca sahadaki operasyonlarla sınırlı değildir; güvenlik, istihbarat, iletişim ve uluslararası iş birliğini kapsayan kapsamlı bir çalışmadır. Ülkemizin her bölgesinde huzur ve istikrarı sağlamak için kararlılıkla mücadele ediyoruz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.