SON DAKİKA
Hava Durumu

#Iş Dünyası

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Iş Dünyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Dünyası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Bolat Bursa’da ekonomi mesajı verdi... İhracatta tarihi rekor kırdık Haber

Bakan Bolat Bursa’da ekonomi mesajı verdi... İhracatta tarihi rekor kırdık

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Nisan Ayı Meclis Toplantısı’na katılarak Türkiye ve Bursa ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda, üretim gücü, ihracat performansı ve ekonomik büyüme rakamları kapsamlı şekilde ele alındı. Bakan Bolat, Türkiye’nin 2025 yılında ihracatta 273,3 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesini gördüğünü, mal ve hizmet ihracatının toplamının ise 396 milyar dolara çıktığını ifade etti. Ekonominin 22 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü vurgulayan Bolat, 2025 yılı genelinde büyümenin yüzde 3,6 olarak gerçekleştiğini, kişi başına milli gelirin ise 18 bin 40 dolara yükseldiğini belirtti. Bursa özelinde de güçlü bir ekonomik tablo bulunduğunu söyleyen Bolat, kentin 2025 ihracatının yüzde 9,5 artışla 19,9 milyar dolara ulaştığını, 2026 yılının ilk çeyreğinde ise ihracatın yüzde 5,7 artarak 4,8 milyar dolar seviyesine çıktığını aktardı. Bursa Serbest Bölgesi ihracatının da aynı dönemde yüzde 29 artarak 489,6 milyon dolara yükseldiğini kaydetti. #Canlı | Bursa Ticaret ve Sanayi Odası – Nisan Ayı Meclis Toplantısı https://t.co/L2OfkoZ3BR — Prof. Dr. Ömer Bolat (@omerbolatTR) April 28, 2026 "2026 YILINDA İHRACATÇIYA DESTEĞİ 32,8 MİLYAR LİRAYA ÇIKARIYORUZ" İhracatçılara sağlanan desteklere de değinen Bakan Bolat, 2025 yılında 22 bin 686 ihracatçıya 25,5 milyar lira destek verildiğini, 2026’da bu rakamın 32,8 milyar liraya çıkarıldığını ifade etti. Türk Eximbank’ın 2026 yılı için belirlediği 59 milyar dolarlık destek hedefinin de ihracatçıların küresel rekabette elini güçlendireceğini söyledi. Küresel ticaretteki zorluklara rağmen Türkiye’nin üretim ve ihracatını artırarak yoluna devam ettiğini belirten Bakan Bolat, “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda üretim, yatırım, ihracat ve istihdamı güçlendirmeye devam edeceklerini vurguladı. Bakan Bolat ayrıca, davetleri ve ev sahiplikleri için BTSO Başkanı İbrahim Burkay ve yönetimine teşekkür etti. BURKAY: “REKABET GÜCÜ İÇİN DAHA GÜÇLÜ VE HIZLI DESTEK MEKANİZMALARINA İHTİYAÇ VAR” BTSO Başkanı İbrahim Burkay, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile gerçekleştirilen Bursa İş Dünyası Buluşması’nda, reel sektörün sorunlarını ve çözüm önerilerini doğrudan aktardıklarını açıkladı. Artan maliyetler, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve küresel rekabetin yoğunlaştığı bir süreçte üretimin sürekliliği ve ihracat gücünün korunması için daha hızlı ve kapsayıcı destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Burkay, toplantıda, firmaların yaşadığı sorunların doğrudan aktarıldığını ve çözüm odaklı değerlendirmeler yapıldığını belirtirken, ayrıca meslek komiteleri ve sektörel konseylerin hazırladığı raporun da Ticaret Bakanlığı'na sunulduğunu kaydetti. BTSO Başkanı İbrahim Burkay, döviz dönüşüm desteği uygulamasında süre uzatımı ve şartların iyileştirilmesi ile reeskont kredilerinde günlük limitlerin artırılmasına yönelik çalışmaların iş dünyası açısından önemli gelişmeler olduğunu belirtti. Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak’ın da katıldığı toplantıda, iş dünyasının taleplerinin dikkatle dinlendiğini ifade eden Başkan Burkay, destek mekanizmalarına yönelik adımların memnuniyet verici olduğunu söyledi. https://t.co/aXjZGTJdJ9 — İbrahim Burkay (@ibrahim_Burkay) April 28, 2026 Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Şahin Biba, Bursa’nın üretim, ticaret ve ihracattaki gücünü daha ileri taşımak adına; sahadan gelen talepleri dinledikleri, çözüm odaklı istişareler gerçekleştirilen toplantıda yaptığı konuşmada, şehrin ekonomik potansiyelini büyütmek için kamu ve özel sektör iş birliğini güçlendirerek, ortak akılla çalışmaya devam edeceklerinin mesajını verdi. Başkanvekili Biba, Bakan Bolat'ın Bursa'ya gösterdikleri ilgisinden ötürü de teşekkür etti.

Küresel Şirket İflasları 2026’da %6 Artarken, Türkiye’de İse Görünüm Daha Pozitif Yönde Seyredecek  Haber

Küresel Şirket İflasları 2026’da %6 Artarken, Türkiye’de İse Görünüm Daha Pozitif Yönde Seyredecek 

2027’de ise sınırlı bir düşüş beklentisi bulunmasına rağmen iflasların yüksek seviyelerde dengelenmesi bekleniyor. Bu veriler, Allianz Trade’in kriz öncesi tahminleriyle karşılaştırıldığında, Orta Doğu’daki gelişmelerin doğrudan etkisi 2026 için yaklaşık 7.000, 2027 için ise yaklaşık 7.900 ek iflas anlamına geliyor. Allianz Trade ekonomistleri, çatışmanın uzaması halinde 2026 için yüzde 10 artış, 2027 için yüzde 3 artış senaryosunun gündeme gelebileceğine dikkat çekiyor. Orta Doğu’daki kriz şirketler için tahsilat riskini ne ölçüde artıracak? Allianz Trade, 2026 ve 2027’ye ilişkin güncellenmiş tahminlerini içeren son İflas Raporu’nu yayımladı. Ticari alacak sigortasında dünya lideri olan Allianz Trade’e göre 2025’te yüzde 6 artan küresel şirket iflasları 2026 yılında da yüzde 6 artacak. Bu durum, iflasların üst üste beşinci yıl da artacağı ve 2027’de yüksek bir seviyede dengeleneceği anlamına geliyor. Ancak çatışmanın uzaması, iflas risklerini daha da artırabilir. Orta Doğu’daki çatışma küresel iflasları artıracak Rapora göre Orta Doğu’daki kriz, enerji piyasalarında, taşımacılık maliyetlerinde ve küresel tedarik zincirlerinde oynaklık ve belirsizliği artırdı. Raporda, doğrudan etkilerin ötesinde, ikinci tur etkilerin enflasyonun hızlanmasına, finansal koşulların sıkılaşmasına ve iş dünyası güveninin zayıflamasına işaret ettiği de belirtildi. Allianz Trade CEO’su Aylin Somersan Coqui bu durumla ilgili şunları dile getiriyor: “Bu durum, tarım-gıda sektöründen üretime, sağlıktan teknolojiye kadar küresel değer zincirleri genelinde maliyetleri artırıyor. Ayrıca ulaşım, kimya ve metal gibi enerji yoğun sektörler üzerindeki baskıyı da artırıyor. Zayıf talep, artan girdi maliyetleri ve sıkılaşan finansal koşulların birleşimi; fiyatlama gücü zayıf, kâr marjı düşük, borçluluğu yüksek ya da işletme sermayesi ihtiyacı yapısal olarak yüksek şirketleri zorluyor. Kriz öncesi tahminlerimize kıyasla Orta Doğu’daki gelişmelerin doğrudan etkisi, 2026’da 7.000 ve 2027’de 7.900 ek küresel iflas anlamına geliyor.” Türkiye’de ise görünüm daha pozitif, 2026 ve 2027’de iflaslar azalacak Allianz Trade Türkiye CEO’su Ömer Gürcan Köseoğlu ise Türkiye’deki iflaslarla ilgili şunları dile getirdi. “2026 yılında Türkiye’de iflaslardaki artışın, ülkemizde uygulanmakta olan makro ekonomik programın görmeye başladığımız pozitif etkilerine bağlı olarak azalmasını bekliyoruz. 2027 yılında da küresel ekonomide değişen olumlu şartlarla birlikte ülkemizde iflasların yavaşlamaya devam ederek yüzde 9 düşeceğini tahmin ediyoruz.” Uzayan jeopolitik ve ekonomik şoklar iflas risklerini artırabilir Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması halinde; küresel petrol ve gaz arzında kalıcı aksaklıklar ve gübre, helyum gibi diğer emtialarda arz sıkıntıları gibi ikinci tur etkilerin güçlenebileceği de rapordaki bilgiler arasında yer alıyor. Bu durumun, artan enflasyon, azalan güven ve düşük büyüme ile birleşerek iflas risklerini yukarı çekebileceği de raporda vurgulanıyor. Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Allianz Trade’in senaryosuna göre, geniş çaplı ve kalıcı bir tırmanış, küresel iflasları 2026’da yüzde 10, 2027’de ise yüzde 3 artırabilir. Bu da 2026-2027 döneminde ABD’de yaklaşık 4.100, Batı Avrupa’da ise yaklaşık 10.500 ek iflas anlamına gelir.” Küresel ölçekte 2026’da iflaslar nedeniyle risk altındaki istihdam 94 bin artabilir 2026’da küresel şirket iflaslarında yüzde 6 artış senaryosuna göre Allianz Trade, doğrudan risk altında olan istihdamın 2,2 milyon kişiye ulaşacağını tahmin ediyor. Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle konuyla ilgili; “İnşaat, perakende ve hizmet sektörleri en fazla risk altındaki alanlar olacak. 1,3 milyon kişi ile Avrupa başı çekerken, Batı Avrupa yaklaşık 960 bin ve Kuzey Amerika yaklaşık 460 bin ile son 12 yılın en yüksek seviyelerine ulaşacak. Genel olarak şirket iflasları nedeniyle risk altındaki istihdam, ABD ve Avrupa’daki toplam işsiz sayısının yüzde 6’sına karşılık geliyor” dedi.

DOSABSİAD'dan iş dünyasına Hürmüz Krizi sonrası stratejik uyarı Haber

DOSABSİAD'dan iş dünyasına Hürmüz Krizi sonrası stratejik uyarı

Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) Başkanı Onur Kutlualp, son dönemde artan bölgesel çatışmaların ve küresel belirsizliklerin gölgesinde iş dünyasına ve karar alıcılara kritik çağrılarda bulundu. Sanayicilerin önünde üç temel senaryonun bulunduğunu belirten Kutlualp, en kötü senaryoya hazırlıklı olmanın “stratejik olgunluk” olduğunu ifade etti. Önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Kutlualp “Krizin 1-2 ay içinde çözüldüğü iyimser senaryodan, Hürmüz Boğazı gibi kritik enerji yollarının kapandığı ve enflasyonun yüzde 35 civarını aştığı zorlu senaryolara kadar her ihtimal masada. Özellikle geçtiğimiz hafta sonu Hürmüz'de yaşanan kısa süreli açılmanın hemen ardından gelen sert kapanma kararı ve artan askeri hareketlilik, sürecin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtladı. Küresel enerji piyasalarını diken üstünde tutan bu durum, maliyetler üzerindeki öngörülebilirliği tamamen ortadan kaldırıyor. Tek bir senaryoya güvenerek plan yapanlar, fırtınaya hazırlıksız yakalanacaktır. İş dünyası olarak her türlü dalgalanmaya karşı 'B Planı'mızı hazır tutmalıyız.” ifadelerini kullandı. “KÂR YAŞATMAZ, NAKİT YAŞATIR” Savaş ekonomisinin birinci kuralının likidite yönetimi olduğunu hatırlatan Onur Kutlualp, şirketlerin kârlılık rakamlarından ziyade nakit akışına odaklanması gerektiğini söyledi. Kutlualp, “Kasanız boşsa, kâğıt üzerindeki kârın bir önemi kalmaz. Kısa vadeli borçların uzun vadeye yayılması, tahsilat süreçlerinin hızlandırılması ve finansmana erişimin maliyetler daha da yükselmeden bugün sağlanması hayati önemdedir. Bugünün maliyeti, yarının ucuz fiyatı olabilir” uyarısında bulundu. Artan enerji ve hammadde maliyetlerinin fiyatlara yansıtılmasındaki gecikmenin “sessiz bir zarar” doğurduğunu belirten Kutlualp, sanayicilere haftalık fiyatlama refleksi ve enerji verimliliği yatırımları önerdi. Avrupa pazarındaki daralmaya da dikkat çeken Kutlualp, “Avrupa’daki yapısal değişim ve alım gücü kaybı karşısında oturup bekleyemeyiz. Orta Doğu’nun yeniden inşası, Afrika’nın büyüme potansiyeli ve Türk Cumhuriyetleri ‘gelecek vizyonumuzun’ önemli bir parçasıdır. Bu nedenle ihracat rotalarımızı hızla çeşitlendirmeliyiz.” dedi. “ÜRETİMİN SÜREKLİLİĞİ İÇİN KAMU DESTEĞİ ŞART” Sanayicinin kendi önlemlerini alırken devletin de üreticiyi yalnız bırakmaması gerektiğinin altını çizen Kutlualp, “Bizler sanayiciler olarak elimizi taşın altına koyuyoruz ancak bu küresel fırtınada tek başımıza kürek çekemeyiz. Özellikle ihracatçımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için döviz kurlarının enflasyonla uyumlu, öngörülebilir bir seviyede olması elzemdir. Bunun yanı sıra, üretime yönelik uygun maliyetli kredi imkanlarının acilen genişletilmesi ve finansmana erişimin önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor. Hürmüz krizinin de etkisiyle baskı unsuru olan enerji maliyetlerinde, sanayiciye yönelik özel indirimler veya destek mekanizmaları devreye alınmalı. Üreticiye bugün verilecek her 'can suyu', yarın ülkenin istihdamına ve ihracatına misliyle geri dönecektir.” ifadelerini kullandı.

MÜSİAD Bursa 2025’i “Atılım ve Dayanışma Yılı” olarak tamamladı Haber

MÜSİAD Bursa 2025’i “Atılım ve Dayanışma Yılı” olarak tamamladı

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Bursa Şubesi, üretimden diplomasiye, eğitimden sosyal sorumluluğa uzanan geniş bir yelpazedeki faaliyetleriyle 2025 yılını “Atılım ve Dayanışma Yılı” olarak geride bırakıyor. Bursa ekonomisinin lokomotif sivil toplum kuruluşlarından MÜSİAD Bursa’nın 2025 yılı performansını değerlendiren Şube Başkanı Alparslan Şenocak, küresel belirsizliklerin gölgesinde geçen bir yılda, sadece zorlukları konuşmak yerine çözüme odaklandıklarını belirtti. Şenocak, “Bugün ana kadememiz ve dinamik Genç MÜSİAD teşkilatımızla birlikte, Bursa’nın üretim ve yatırım iklimine güven veren, her geçen gün büyüyen güçlü bir aileyiz. Yıl boyunca üyelerimizin ticaret hacmini geliştirecek stratejik adımlar atarken, toplumsal dayanışmayı da asla ihmal etmedik” dedi. “KOOPERATİFÇİLİĞİ GÜNÜMÜZE UYARLAYARAK YENİ BİR BAKIŞ SUNUYORUZ” 2025 yılında yürütülen çalışmalara değinen Başkan Şenocak, “Bir yandan iş dünyamızın çözüm arayışlarını somut başlıklarda derinleştirdik; diğer yandan gençlerimizi dönüşümün merkezine aldık” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUİMER) iş birliğiyle gerçekleştirilen Kooperatif Çalıştayı’na da değinen Şenocak, “Gerçekleştirdiğimiz güç birliğiyle akademiyi ve iş dünyasını aynı zeminde buluşturarak, kooperatifçilik modelini, ortaklık kültürü ve girişim sermayesi perspektifiyle günümüze uyarlıyoruz. 2025 sonunda düzenlediğimiz çalıştayda da, kişilerin birbiriyle dayanışmasını ve iş birliğini esas alan, konut ve iş yeri ediniminden sosyal kooperatifçiliğe uzanan yenilikçi yaklaşımları ele aldık. Kooperatifçilik anlayışına modern bir bakış açısı getirerek yeni bir kapı aralıyoruz. 2026’da bu konuyu çalıştaylar ve ortak çalışma başlıklarıyla güçlendirerek, sahada uygulanabilir modelleri çoğaltmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. GENÇLER SAHADA, SANAYİYLE YAN YANA ECOLOGICS projesine de değinen Şenocak, “Bu projede gençlerimiz dijital dönüşüm eğitimlerinin yanı sıra sanayi firmalarımızla eşleşerek sahaya indi, gerçek problemler üzerinde çalıştı. Sürdürülebilirlik, yapay zekâ ve dijital dönüşüm başlıklarında geliştirilen öneriler, Bursa sanayisinin dönüşüm gündemine doğrudan temas etti. 2026’da hedefimiz bu modeli büyütmek ve daha fazla genci, daha fazla işletmeyi sürecin doğal paydaşı haline getirmektir” dedi. Gençliğin enerjisinin Bursa’nın üretim tecrübesiyle buluşmasının kendileri için stratejik bir başlık olduğunu vurgulayan Şenocak, Genç MÜSİAD’ın Bursa’da gerçekleştirdiği 54. Genel İdare Kurulu toplantısına değinerek, “Bu organizasyonla Bursa’nın girişimcilik iklimini Türkiye’nin dört bir yanından gelen genç iş insanlarımızın vizyonu ve heyecanıyla aynı zeminde buluşturduk.Açılışa T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımı da gençliğe verilen önemi ortaya koydu. 2026’da Genç MÜSİAD’ımızın 3T odaklı buluşmalarını ve iş geliştirme çalışmalarını daha fazla desteklemeyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. “ULUSLARARASI TEMASLARLA TİCARİ BAĞLANTILARIMIZI GENİŞLETTİK” Şube diplomasisi ve uluslararası temasların 2025 gündeminde geniş yer tuttuğunu belirten Şenocak, üyelerin yeni pazarlara erişimi için yıl boyu B2B odaklı şube ziyaretleri gerçekleştirdiklerini vurguladı. "Anadolu Ekonomi Diplomasisi" kapsamında Suudi Arabistan Büyükelçisi Fahad bin Assaad Abu Al-Nasr’ı Bursa’da ağırlayarak yatırım fırsatlarını değerlendirdiklerini ifade eden Şenocak, Almanya’ya düzenlenen 25 kişilik heyet ziyaretiyle de Münih-Nürnberg-Berlin hattında fuar katılımları ve B2B görüşmeleriyle önemli ticari bağlantılar kurduklarını belirtti. “DÜŞÜNEN VE STRATEJİ ÜRETEN BİR İŞ DÜNYASI HEDEFLİYORUZ” Yıl boyunca yürütülen “Müstakil Düşünceler” konferans serisi ve Sektör Kurulları Buluşmalarıyla, üyelerin gündemi doğru okumalarını ve sahadan gelen ihtiyaçların ortak akılla değerlendirilmesini önemsediklerini belirten Başkan Şenocak “Ticaretin yanında düşünen ve strateji üreten bir iş dünyası hedefliyoruz. Bu istişare kültürümüzün önemli duraklarından birinde de Tarım, Gıda ve Hayvancılık Sektör Kurulumuzun ev sahipliğinde Tarım ve Orman Bakan Yardımcımız Prof. Dr. Ahmet Gümen’i üyelerimizle bir araya getirdik; sektördeki güncel gelişmeleri ve çözüm başlıklarını değerlendirdik.” ifadelerini kullandı. Eğitim ve insan kaynağı alanında yürüttükleri çalışmalara değinen Şenocak, Meslek Lisesi Hamilik Projesi kapsamında 2025’te okul ziyaretleri ve konferanslar gerçekleştirdiklerini belirterek, “Okul yönetimlerimiz ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle istişareler yaptık; hamisi olduğumuz okulların öğrencilerini teknik gezilerle iş dünyasıyla buluşturduk” dedi. 2026 VİZYONU: REKABET, DÖNÜŞÜM, DAYANIŞMA 2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Şenocak, “Önümüzdeki dönemde üyelerimizin rekabet gücünü artıracak, finansmana erişim ve maliyet yönetimi başlıklarında yol gösterici çalışmalarımızı güçlendireceğiz. İhracat bağlantılarımızı B2B odaklı programlarla daha da genişletirken, şube diplomasisi ve ekonomi diplomasisi hattını yeni iş birlikleriyle büyüteceğiz. BUİMER ile yürüttüğümüz kooperatifçilik çalışmalarını daha somut çıktılarla ileri taşıyacak; ECOLOGICS gibi gençliği yeşil ve dijital dönüşümle buluşturan projeleri genişleterek Bursa’da kurduğumuz iş birliği modelini geliştirmeyi sürdüreceğiz. Karz-ı Hasen ve Zimem Defteri gibi dayanışma mekanizmalarımızla da gönül birliğimizi daha güçlü şekilde yaşatmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

ARNİAD ailesi Arnavut öğrencilerle buluştu Haber

ARNİAD ailesi Arnavut öğrencilerle buluştu

Arnavut İş İnsanları Derneği (ARNİAD), aylık üye bilgilendirme toplantısını Bursa’daki üniversitelerde eğitim gören Arnavut öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirdi. İş dünyası ile genç kuşak arasında kurulan bağı güçlendirmek amacıyla düzenlenen ve Heybeli Otel’de gerçekleştirilen toplantıya; ARNİAD Başkanı Bayram Taşocak, Kurucu Başkan Gökhan Biçen, dernek üyeleri ve Arnavutluk’tan gelerek Bursa’da eğitimlerini sürdüren üniversite öğrencileri katıldı. Toplantıda konuşan Başkan Bayram Taşocak, Kasım ayında yürütülen faaliyetlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2026 yılında gerçekleştirilmesi planlanan Ekonomik Forum için yapılan temaslar ve iş birliği görüşmeleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaşan Bayram Taşocak, ARNİAD’ın yalnızca iş dünyasını değil, eğitim ve gençlik alanlarını da kapsayan bütüncül bir anlayışla hareket ettiğini vurguladı. Toplantıda öğrencilere de hitap eden ARNİAD Başkanı Bayram Taşocak, dernek olarak gençlerin her zaman yanında olduklarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bursa’da eğitim gören Arnavut öğrencilerimizi yalnızca misafir olarak değil, ARNİAD ailesinin doğal bir parçası olarak görüyoruz. Eğitim hayatları boyunca olduğu kadar, mezuniyet sonrasında da iş dünyasıyla bağ kurabilecekleri her alanda yanlarında olmaya devam edeceğiz. ARNİAD, gençlerimizin kendilerini güvende hissedebilecekleri, fikirlerini paylaşabilecekleri ve geleceğe hazırlanabilecekleri bir çatı olmaya kararlılıkla devam edecektir.” ARNİAD Başkanı Bayram Taşocak’ın ardından programda, derneğe yeni katılan üyelere üyelik sertifikaları takdim edilirken, Arnavut öğrenciler de kendilerini tanıtarak ARNİAD ailesiyle birebir tanışma imkânı buldu.

Asgari Ücrette İş Dünyası’nın Beklentisi Yüzde 25-30’luk Artış Haber

Asgari Ücrette İş Dünyası’nın Beklentisi Yüzde 25-30’luk Artış

Asgari ücret görüşmeleri başlıyor. 2026 için asgari ücretin ne kadar artırılacağı merak edilirken, yılda iki defa artış yapılması da gündemde. Allservice’in Yönetim Kurulu Başkanı ve İK Yöneticisi Ebru Akyüz, asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerinde hem büyüklük hem de süreç vurgusu yaptı. 2026 yılı için asgari ücretin belirleneceği görüşmeler tartışmaların odağında başlıyor. İş dünyası temsilcileri artış oranının sadece büyüklüğünden değil, zamanlaması ve mali yapılar üzerindeki etkisinden de endişe ediyor. Kurumsal hizmet yönetimi sektöründe geniş bir iş gücünü yöneten Allservice’in Yönetim Kurulu Başkanı ve İK Yöneticisi Ebru Akyüz, asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerinde hem büyüklük hem de süreç vurgusu yaptı. Kasım 2025 enflasyonu: yıllık %31,07 Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı Kasım 2025 TÜFE verilerine göre yıllık enflasyon %31,07, aylık artış %0,87 olarak gerçekleşti. Özel hesaplama yapan bağımsız enflasyon göstergeleri TÜİK verisinin üzerinde rakamlar verirken (ENAG gibi), resmi veri enflasyonun hâlâ yüksek seyrettiğini teyit ediyor. Bu enflasyon ortamı, hane halklarının reel gelirini baskılarken, şirketlerin ücret maliyetlerini de artırıyor; dolayısıyla asgari ücrette yapılacak düzenlemeler hem sosyal koruma hem de istihdam dinamikleri için belirleyici olacak. İŞVEREN DESTEK BEKLİYOR Hükümet ve ilgili kurumlarca açıklanan 2025 yılı için uygulanan asgari ücret tutarı brüt 26.005,50 TL, net 22.104,67 TL olarak kayıtlarda yer alıyor. İşverene maliyet hesaplamalarında ise sektör ve prim yüklerine göre farklılıklar olmakla birlikte PwC ve ilgili kurumların hesaplarına göre işverene toplam maliyet örnekleri yıllık bazda yaklaşık 30–31 bin TL civarında hesaplanıyor. Bu rakamlar, 2026 için planlanacak artışların işverene getireceği ilave yükün büyüklüğünü göstermesi açısından önem taşıyor. “2026 İÇİN RASYONEL ARTIŞ YÜZDE 25–30 BANDI” Asgari ücret artış oranı sorulduğunda Akyüz, üç temel kriterin—enflasyon, şirket maliyetleri ve çalışan yaşam koşulları—birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti: “2026 için en rasyonel artış yüzde 25–30 bandı. Bu oran çalışanı kısmen korur, işverenin maliyet yapısını bir anda bozmaz. Önemli olan tüm tarafların sürdürülebilir bir zeminde buluşması.” Akyüz’e göre bu bant, hem reel ücretleri toparlamaya yönelik bir adım anlamına gelecek hem de şirketlerin ani nakit baskısı ile karşılaşmasını sınırlayacak. İŞVERENLERİN ÖNCELİĞİ: ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK Akyüz, iş dünyasının sadece “yüzde” ile ilgilenmediğini; artışın önceden duyurulması, takvime bağlanması ve planlanabilir olması gerektiğini vurguladı: “Bugün işverenlerin en büyük beklentisi öngörülebilirlik. Şirketler ani ve yüksek artışlara hazırlanmakta zorlanıyor. Rakamdan çok sürecin planlanabilir olması önemli.” Geçmiş yıllarda tek seferlik büyük artışların KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı hatırlatılırken, orta yolun bulunmasının istihdamı koruyacağı belirtiliyor. YILDA İKİ ZAM TARTIŞMASI: UYGULANABİLİR AMA MEKANİZMA GEREKLİ Akyüz, enflasyonist dönemlerde yılda iki zammın çalışanları koruyabileceğini ancak bunun şeffaf, önceden belirlenmiş bir takvime bağlanması gerektiğini söyledi: “Yıl içinde güncelleme yapılabilir; ancak bunun mutlaka öngörülebilir bir mekanizmaya bağlanması gerekir. Belirsizliği azaltan her adım hem işçiyi hem işvereni rahatlatır.” Uzmanlar, geçmiş uygulamalardan hareketle çift zammın kısa vadede alım gücünü desteklediğini, ancak işletmelerin likidite planlamasında öngörülemeyen dalgalanmalar yaratabileceğini belirtiyor. DEVLETE İŞVEREN TALEPLERİ: SGK VE VERGİ YÜKÜNDE HAFİFLEME Akyüz, işverenlerin artışla birlikte toplam işçilik maliyetinin paylaşılmasına yönelik taleplerini şu sözlerle özetledi: “İşverenler, SGK primleri ve vergi yüklerinde bir miktar hafifleme talep ediyor. Bu sadece işverenin rahatlaması için değil; istihdamın korunması, kayıt dışılığın önlenmesi ve şirketlerin büyüme kapasitesinin devamı için de önemli.” Resmi veriler ve işletme hesaplamaları, işçiden ve işverenden kaynaklanan sosyal güvenlik maliyetlerinin toplam işçilik maliyetinde belirleyici olduğunu gösteriyor; bu nedenle kamu destek mekanizmalarının kapsamı tartışmanın merkezinde olacak. Akyüz şirket politikalarını anlatırken, ücret belirlerken yalnızca yasal asgari normların değil; motivasyon, verimlilik, sektör ortalamaları ve müşteri memnuniyetinin de göz önünde bulundurulduğunu ifade etti: “Doğru ücret politikası, çalışanın emeğinin karşılığını aldığı; işverenin de sürdürülebilir bir yapıyı koruyabildiği sistemdir. Bu denge sağlandığında hem hizmet kalitesi hem şirket performansı güçlenir.” 2026’DA BELİRLEYİCİ KRİTERLER — ENFLASYON, ÖNGÖRÜ VE KAMU DESTEĞİ Ekonomistler ve sektör temsilcileri, 2026 asgari ücret kararının enflasyonun seyri, kamu maliyesinin destek kapasitesi ve işverenlerin mali dayanıklılığı çerçevesinde alınacağını belirtiyor. Akyüz’ün vurguladığı gibi, izlenecek yol “denge” olacak: çalışan korunacak; ancak işverenlerin iflas, istihdam daralması veya kayıt dışına yönelme risklerine karşı korunması da benzer ölçüde değerlendirilecek.

Bursa Nilüfer’in sosyal girişimcilik vizyonuna ‘Altın Pusula’ ödülü Haber

Bursa Nilüfer’in sosyal girişimcilik vizyonuna ‘Altın Pusula’ ödülü

Bursa Nilüfer Belediyesi, Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) tarafından düzenlenen 23. Altın Pusula Halkla İlişkiler Ödülleri’nde önemli bir başarıya imza attı. Bursa Nilüfer Belediyesi Sosyal Girişimcilik Merkezi, bu yıl ilk kez verilen ‘Yerel Kalkınma Kategorisi’nde ödüle layık görüldü. Örnek projeleriyle yerel yönetimlerde fark yaratan Nilüfer Belediyesi, başarılarını ulusal arenada aldığı prestijli ödüllerle taçlandırmaya devam ediyor. İletişim sektörünün en köklü ve saygın organizasyonlarından biri olan, Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) tarafından bu yıl 23’üncüsü düzenlenen Altın Pusula Türkiye Halkla İlişkiler Ödülleri sahiplerini buldu. İstanbul Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirilen tören; iş dünyası, iletişim profesyonelleri, akademisyenler ve kamu yöneticilerini bir araya getirdi. Halkla ilişkilerde mükemmeliyetin simgesi sayılan ödüllerde Nilüfer Belediyesi de önemli bir başarıya imza attı. İLK KEZ VERİLEN ÖDÜL NİLÜFER’İN OLDU TÜHİD’in bu yıl ilk defa değerlendirmeye aldığı “Yerel Kalkınma Kategorisi”nin kazananı Nilüfer Belediyesi oldu. Sosyal sorunlara yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretmeyi amaçlayan Sosyal Girişimcilik Merkezi projesi, jüri tarafından ödüle değer görüldü. Törene katılan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, bu anlamlı ödülü törenin onur konuğu olan Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği (IPRA) Başkanı Esther Cobbah’dan aldı. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “İYİLİĞİ BÜYÜTÜYORUZ” Ödül ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Nilüfer Belediye Başkan Şadi Özdemir, sosyal girişimciliğin yerel kalkınmadaki kritik rolüne dikkat çekti. İletişim ve halkla ilişkiler dünyasının uzmanları tarafından takdir edilmenin, doğru yolda olduklarının bir göstergesi olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir şunları söyledi: “Yerel kalkınmanın sadece fiziksel yatırımlarla değil, toplumsal fayda odaklı yenilikçi fikirlerle mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu ödül, dayanışma ve üretim kültürünü teknolojiyle, akılla ve vicdanla birleştirme çabamızın bir karşılığıdır. Nilüfer’de filizlenen her sosyal girişimin, tüm ülkeye ilham verecek bir hikayeye dönüşmesi için desteğimizi artırarak sürdüreceğiz.”

UEDAŞ ile Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü Arasında İş Birliği Protokolü İmzalandı Haber

UEDAŞ ile Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü Arasında İş Birliği Protokolü İmzalandı

UEDAŞ ile Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü, öğrencilerin mesleki gelişimini desteklemek ve eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir iş birliği protokolü imzaladı. UEDAŞ ve Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında “Kaynakların Ortak Kullanımı ve Eğitim-Öğretim İş Birliği Protokolü” imzaladı. Bölgedeki öğrencilerin mesleki gelişimini desteklemeyi amaçlayan protokol kapsamında UEDAŞ, Öğrencilerin sektörü yakından tanıyabilmeleri için teknik geziler, kariyer günleri, enerji temalı yarışmalar ve sosyal-kültürel etkinlikler de programın önemli parçaları arasında yer alıyor. Böylece gençlerin hem teknik donanımını hem de mesleki farkındalığını artıracak bir altyapı oluşturulacak. Eğitimde Güçlü İş Birliği İmzalanan protokol çerçevesinde öğretmenlerin mesleki gelişimi de desteklenecek. UEDAŞ; hizmet içi eğitim programları, teknoloji odaklı seminerler ve EĞİTEP çatısı altında sunulacak çeşitli öğretmen gelişim içeriklerine katkı sağlamayı planlıyor. Mesleki ve teknik liselerde eğitim gören öğrenciler için ise şirket, tesislerinde staj ve işletmede beceri eğitimi imkanlarında öncelik tanıyarak gençlerin kariyer yolculuğunu güçlendirecek. Gençlerimizin Geleceğine Katkı Sağlamak Önceliğimiz İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan UEDAŞ Genel Müdürü Cihangir Gençoğlu, “Gençlerimizin yeteneklerini geliştirmek ve onları geleceğe hazırlamak, bölgenin kalkınması için atılacak en değerli adımlardan biri. Bu protokol ile öğrencilerimize mesleki bilgi ve deneyim kazandırmayı, öğretmenlerimizin vizyon ve becerilerini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda eğitim kurumlarımızla daha yakın ve verimli bir iş birliği oluşturarak, sahadaki ihtiyaçlara uygun projeler yürütmeyi planlıyoruz. Enerji sektörünün geleceğini gençlerle birlikte inşa ediyor, her fırsatta onlara destek olmanın, bireysel gelişimlerini ve bölgenin sürdürülebilir büyümesini güçlendireceğine inanıyoruz” açıklamasında bulundu. Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Dr.Ahmet Alireisoğlu da iş dünyası ve meslek liseleri arasında kurulan köprülerin önemine değinerek, ‘Birçok sektörün en büyük açığı olan kalifiye eleman ihtiyacını böyle işbirlikleriyle desteklemek bizim için önemli. Gençlerimizin iş hayatına erken entegre olması kariyer gelişimine büyük katkı sağlayacaktır. Bu işbirliği ile hem mesleki gelişim ilerleyecek hem de sektör ihtiyaçları doğru karşılanabilecek’ diye konuştu.

Kadın Liderlerle Dönüşüm Buluşmaları İstanbul’da Gerçekleşti Haber

Kadın Liderlerle Dönüşüm Buluşmaları İstanbul’da Gerçekleşti

Mastercard Doğu Avrupa Başkanı Yasemin Bedir, kadın liderliğinin dönüşüm gücünü anlattı. Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu (TSKF), kadınların ekonomik ve sosyal hayatta güçlenmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. TSKF Kadının Ekonomik Güçlendirilmesi Çalışma Grubu tarafından hayata geçirilen “Kadın Liderlerle Dönüşüm Buluşmaları” programının beşinci durağı İstanbul oldu. Rol model kadın liderleri iş dünyası ile buluşturmak ve karar mekanizmalarında kadın temsiline dikkat çekmek amacıyla Manisa, Denizli, İzmir ve Bursa’da gerçekleştirilen etkinlik serisinin beşincisi, geçtiğimiz günlere İstanbul’daki Mastercard Toplantı Salonu’nda yapıldı. Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu (TSKF), Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) ve Teknolojide Kadın Derneği’nin paydaşlığında düzenlenen buluşmanın konuğu Mastercard Doğu Avrupa Başkanı Yasemin Bedir oldu. Bedir, iş hayatında kadın liderliğinin önemi, üst yönetimde kadın temsilini artırmanın kurumsal faydaları ve geleceğin liderlik becerileri üzerine görüşlerini paylaştı. Etkinlik, SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem, Teknolojide Kadın Derneği Kurucu Başkanı Zehra Öney ve TSKF Başkanı Betül Elmasoğlu’nun açılış konuşmalarıyla başladı. Konuşmacılar, iş dünyasında kadın liderliğinin güçlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda önemli mesajlar verdi. Ardından gerçekleşen “Kadın Liderlerle Dönüşüm” oturumunun moderatörlüğünü TSKF Kadının Ekonomik Güçlendirilmesi Çalışma Grubu Üyesi Sevda Solak üstlendi. Yasemin Bedir, kariyer yolculuğunu, ilham veren deneyimlerini, kurumsal politika uygulamalarını ve sosyal etki programlarını katılımcılarla paylaştı. “Kadın Liderler Yönetim Masalarında Fark Yaratıyor” SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem, kadınların karar mekanizmalarındaki varlığının önemine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Kadınların liderlik pozisyonlarında yer aldığı şirketler daha yenilikçi ve sürdürülebilir büyüme sağlıyor. Ekonomik kalkınmanın yolu, kadınların potansiyelini tam anlamıyla ortaya koyabilmelerinden geçiyor.” Teknolojide Kadın Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Öney, “Bugün teknoloji, yalnızca sistemleri değil güç dengelerini, karar mekanizmalarını ve liderlik tanımlarını yeniden şekillendiriyor. Bu dönüşümde kadınlar görünür oldukça ekonomiler daha dirençli, kurumlar daha yenilikçi ve toplum daha kapsayıcı hale geliyor. Teknolojide Kadın Derneği olarak biz, kadınların teknoloji alanında yalnızca ‘yer aldığı’ değil yön verdiği bir gelecek inşa ediyoruz. Çünkü kadınların üretimde yer aldığı ve liderlik ettiği bir dijital çağ, sadece mümkün olan değil sürdürülebilir olan gelecek modelidir. Değişimi beklemiyoruz, değişimin mimarlığını kadınlarla birlikte yapıyoruz.” TSKF Başkanı Betül Elmasoğlu ise programın amacını şu sözlerle aktardı: “Kadın Liderlerle Dönüşüm Buluşmaları ile Türkiye’nin farklı illerinde iş dünyasını bir araya getirerek kadınların yönetim kurullarında ve üst düzey pozisyonlarda daha fazla yer almasına yönelik farkındalık yaratıyoruz. Kadınların güçlenmesi için yürüttüğümüz projeleri paylaşırken iş dünyası, üniversiteler ve sivil toplumla iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Kadınların üst yönetimlerde yer alması sadece eşitlik için değil, kurumların sürdürülebilir başarısı için de kritik.” “Liderlik Cesaret, Sorumluluk ve Alan Açmaktır” — Yasemin Bedir Mastercard Doğu Avrupa Başkanı Yasemin Bedir, liderliğin anlamına ve kadınların iş hayatındaki rolüne vurgu yaptı: “Liderlik bir unvan değil içten gelen bir sorumluluk, cesaret ve başkaları için alan açma kapasitesidir. Kadınlar birbirini desteklediğinde dönüşüm çok daha hızlı gerçekleşiyor.” Bedir, fırsat eşitliği ve çeşitliliğin kurumsal başarıdaki önemini vurgulayarak şöyle konuştu: “Çeşitlilik inovasyonu güçlendirir. Kurumların, kadınların katılımının yanı sıra liderlik pozisyonlarına erişimlerini de desteklemesi gerekiyor. Genç kadınlara tavsiyem: Sesinizi duyurun, cesur olun. Siz başarıya ulaştığınızda toplum da kazanır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.