SON DAKİKA
Hava Durumu

#Irak

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Irak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Irak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Muhsin Rizai: ABD ve İsrail’in bölge planlarını hayata geçiremeyeceğini kanıtladık Haber

Muhsin Rizai: ABD ve İsrail’in bölge planlarını hayata geçiremeyeceğini kanıtladık

İran’ın nüfuzlu askeri ve siyasi figürlerinden biri olan eski Devrim Muhafızları Komutanı MuhsinRizai, bir mülakatta ABD ve İsrail’in Ortadoğu stratejilerini değerlendirdi. Rizai, Washington ve Tel Aviv’in bölgesel çıkarlarının birbiriyle paralel olduğunu belirterek, heriki yönetimin de bölgede yeni bir sistem dayatmak için İran’ı saf dışı bırakmayı zorunlugördüğünü iddia etti. "İran var oldukça haritayı değiştiremezler" İran'ın mevcut konumunu koruduğu müddetçe bölge haritasının değiştirilmesinin "imkansız"olduğunu savunan Rizai, "Onlar, bölgede yeni bir düzen kurabilmek için öncelikle İran'ı ortadankaldırmaları gerektiğine inanıyorlar. Gazze, Lübnan ve Suriye'ye yönelik saldırılar, asıl büyükhedefleri olan İran'ı ele geçirmek için sadece birer başlangıçtı" ifadelerini kullandı. "Trump petrolün, Netanyahu toprağın peşinde" ABD ve İsrail’in çıkarlarının "petrol ve toprak" ekseninde birleştiğini öne süren Muhsin Rizai, şuiddialarda bulundu: "İsrail; Suriye'nin güneyi, Lübnan'ın güneyi ile Ürdün ve Irak'ın bir bölümünü kapsayan dahafazla toprağı işgal etme peşinde. Donald Trump ise öncelikle İran, Körfez ve Kafkasya'dakipetrol ve gaz kaynaklarını kontrol etmek istiyor. Trump’ın bu yaklaşımı Venezuela stratejisinebenziyor; oraya da sadece petrol için odaklanmıştı." Bölgesel iş birliği çağrısı İran'ın bu planların uygulanmasına izin vermeyeceğini kanıtladığını belirten Rizai, bölgeülkelerine dış müdahalelerden bağımsız bir güvenlik iş birliği çağrısı yaptı. Rizai, "Bölge ülkeleri küresel barış ve güvenliği korumak için kendi aralarında bir birlikoluşturmalı. Ancak birlikte hareket ederek adil ve eşitlikçi bir barışı tesis edebiliriz" dedi.

Rus istihbaratı : ABD ve İsrail, İranlı liderleri kendi takip sistemleriyle vurdu Haber

Rus istihbaratı : ABD ve İsrail, İranlı liderleri kendi takip sistemleriyle vurdu

Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) üyesi ülkelerin güvenlik ve istihbarat teşkilatları başkanlarının bugün gerçekleştirdiği toplantıda konuşan FSB Başkanı Alexander Bortnikov, İran-ABD savaşına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bortnikov, İranlı yetkililerin hedef alınma yöntemine değinerek, "İranlı üst düzey yetkililerin ABD-İsrail koalisyonu tarafından öldürülmesi, çok net ve endişe verici bir uyarıdır. Kurbanların anlık konum bilgileri, Tahran’daki mevcut gözetleme kamera sistemleri üzerinden elde edilmiştir" dedi. "Batı teknolojisi zayıflık yaratıyor" Herhangi bir kanıt sunmadan iddialarını sürdüren Bortnikov, Batılı teknoloji platformlarına güvenmenin, NATO ülkeleri ve müttefiklerinin siber saldırılarına karşı "belirgin bir zayıflık" oluşturduğunu vurguladı. Rus istihbarat şefi, bu sistemlerin istihbarat faaliyetleri için birer açık kapı haline geldiğini öne sürdü. "Suriyeli militanlar vekalet gücü olarak kullanılıyor" Bortnikov ayrıca, Batılı istihbarat servislerinin Suriye’deki silahlı grupları İran’a karşı birer "vekalet gücü" (proxy) olarak kullandığını iddia etti. Bu grupların Irak’taki özel kamplarda eğitildiğini savunan Bortnikov, şunları söyledi: "Elimizdeki bilgilere göre Batılı istihbarat birimleri, Suriyeli teröristleri İran'a karşı savaştırma çabalarından vazgeçmiyor. Irak’ta konuşlandırılan bu gruplar, özel kamplarda tutuluyor. Bu militanlar arasında BDT ülkeleri vatandaşlarının da bulunması tehlikenin boyutunu artırıyor." Güney sınırı uyarısı İran krizinin derinleşmesinin radikal grupları daha da cesaretlendirebileceği uyarısında bulunan Bortnikov, bu tehdidin sadece Ortadoğu ile sınırlı kalmayacağını, militanların kendi ülkelerine dönerek BDT’nin güney sınırlarında istikrarsızlık yaratabileceğini ifade etti. 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından kurulan BDT; Rusya, Ermenistan, Azerbaycan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan'ı kapsıyor.

Trump: Netanyahu, İran ile ilgili ben ne dersem onu yapacak Haber

Trump: Netanyahu, İran ile ilgili ben ne dersem onu yapacak

ABD Başkanı Trump, Connecticut’ta düzenlenecek Sahil Güvenlik Akademisi Mezuniyet Töreni'ne katılmak üzere havalimanından ayrılırken basın mensuplarına İran gündemini değerlendirdi. İran konusunda çok iyi bir durumda olduklarını, bu ülkenin askeri ve siyasi kapasitesini büyük ölçüde ortadan kaldırdıklarını söyleyen Trump, mevcut ateşkesin ne kadar süreceği konusunda ucu açık konuştu. Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun İran'a saldırıları ne kadar erteleyeceği ile ilgili bir soruya, "O (Netanyahu), ben onun ne yapmasını istiyorsam onu yapacak" yanıtını verdi. Trump'tan "acelem yok" mesajı ABD Başkanı, İran konusunda atacağı adımlarla ilgili herhangi bir acelesinin olmadığını vurgulayarak, kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimlerinin kendisini acele ettirmediğini ifade etti. Trump, "İran'la ilgili acelem yok. Ara seçimler var diyorlar. Benim acelem yok" yorumunu yaptı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Çin ziyaretini de değerlendiren Trump, "Bence bu iyi bir şey. Ben ikisiyle de iyi anlaşıyorum" diyerek görüşmeye ilişkin tavrını ortaya koydu. ABD Başkanı ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın açılması gerektiğini ve bu konuda bazı girişimlerde bulunacaklarını kaydetti. Trump, İran'la savaşın "uzadığı" yönündeki eleştirilere ise katılmadığını, ABD'nin Afganistan ve Irak gibi ülkelerde yıllarca kaldığını ve binlerce asker kaybettiğini anımsatarak, "Biz 3 aydır İran'dayız ve bunun da çoğu ateşkesle geçti ve sadece 13 kişi kaybettik" değerlendirmesini yaptı.

Fransa'daki Renault otomobil fabrikasındaki yedek parça sandıklarından göçmenler çıktı Haber

Fransa'daki Renault otomobil fabrikasındaki yedek parça sandıklarından göçmenler çıktı

Olay, Fransa'nın Sandouville kentinde bulunan Renault firmasına ait üretim tesisinde yaşandı. Fabrika işçileri, üretim bandı için gelen kapalı ahşap yedek parça sandıklarını açtıklarında 5 düzensiz göçmenle karşılaştı. Irak ve İranlı oldukları anlaşılan göçmenlerin oksijensizlik, günlerce süren açlık ve dondurucu soğuk nedeniyle bitkin düştükleri ve sağlık durumlarının son derece kötü olduğu kaydedildi. "Sanki onları tabuttan çıkarıyor gibiydik" Sandıkların içinden sesler duyduğunu belirten bir fabrika işçisi, karşılaştıkları dehşet verici manzarayı ülke medyasına anlattı. İşçi, "Tahtaların içinden bazı vurma sesleri işittim. Sandıkları açtığımızda içinde boğulmak üzere olan beş genç yatıyordu. Karşılaştığımız manzara gerçekten yürek burkucuydu. Gözlerinde büyük bir korku ve derin bir yorgunluk okunuyordu; onları tam anlamıyla bir tabuttan çıkarıyor gibiydik" ifadelerini kullandı. Türkiye'den yola çıkan tırda mahsur kaldılar Elde edilen ilk bilgilere göre, göçmenlerin tehlikeli yolculuğu Türkiye'den başladı. Türkiye'den Fransa'ya sanayi ekipmanları ve yedek parça taşıyan uluslararası bir tıra gizlice bindirilen göçmenler, insan kaçakçıları tarafından sınır kapılarındaki polis kontrollerinden ve arama köpeklerinden saklanabilmeleri için bu ahşap sandıkların içine kilitlendi. Ancak sevkiyat sürecinde sandıkların aktarılması ve el değiştirmesi nedeniyle içeride tamamen mahsur kalan göçmenlerin dışarı çıkacak hiçbir yolları kalmadığı ortaya çıktı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Irak'tan 'İsrail çölde gizli üs kurdu' iddialarına yanıt Haber

Irak'tan 'İsrail çölde gizli üs kurdu' iddialarına yanıt

Yetkililer, söz konusu olayın mart ayında yaşandığını ve bölgede yeni bir askeri hareketliliğin olmadığını açıkladı. Irak Güvenlik Medya Ağı Başkanı Saad Maan, son günlerde ABD basınında ve sosyal medyada gündeme gelen "Irak çöllerine izinsiz askeri hava indirmesi yapıldığı" yönündeki haberlere ilişkin Rûdaw’a özel açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz haftalarda Irak topraklarına herhangi bir yabancı gücün inmediğini vurgulayan Maan, medyada dolaşıma giren olayın aslında aylar öncesine ait olduğunu belirtti. "Söz konusu olay 5 Mart'ta yaşandı" Kerbela çölünde yeni bir hava indirmesi yaşandığı iddialarını kesin bir dille reddeden Saad Maan, "Amerikan medyasında bahsedilen olay 5 Mart tarihine dayanıyor. O dönemde Nuhayb çölünde gerçekleşen bu izinsiz hava indirmesine karşı devletimiz tarafından gerekli adımlar zaten atılmıştı" dedi. Maan, mart ayındaki o olayda bölgede bulunan Irak güvenlik güçlerinin, varlıklarına izin verilmeyen "bilinmeyen" bir güçle çatışmaya girdiğini hatırlattı. Yaşanan o çatışmada Irak güvenlik güçlerinden bir personel hayatını kaybetmiş, iki kişi de yaralanmıştı. Olay, bölgede ABD-İsrail ve İran eksenli savaşın başlamasından 6 gün sonra Irak makamlarınca kamuoyuna duyurulmuştu. Wall Street Journal'ın "gizli üs" iddiası Irak makamlarının bu yalanlaması, ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin 9 Mayıs 2026 tarihli çarpıcı iddialarının ardından geldi. Gazete, dünkü haberinde İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarına lojistik destek sağlamak amacıyla Irak çöllerinde gizli bir askeri üs kurduğunu ileri sürmüştü. Haberde ayrıca, savaşın ilk günlerinde üssün deşifre olmasını engellemek isteyen İsrail'in, bölgede arama yapan Irak güçlerine hava saldırısı düzenlediği iddia edilmişti. Bölgede aramalar sürüyor Sosyal medya ve bazı basın organlarında Kerbela çölü, Necef vilayeti ve Nuhayb'ın doğusunda "yeni bir hava indirmesi" yapıldığına dair spekülasyonların yayıldığına dikkat çeken Saad Maan, sahadaki son duruma ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Yaptığımız incelemeler ve saha araştırmaları sonucunda; nisan ve mayıs aylarında söz konusu gücün veya başka herhangi bir izinsiz gücün bölgeye iniş yapmadığı netleşmiştir. Benzer bir olay kesinlikle yaşanmamıştır. Güvenlik güçlerimiz ilgili bölgelerde arama ve devriye faaliyetlerine kesintisiz devam etmektedir."

Bahçeli: Türkiye hiçbir senaryoda figüran olmayacaktır Haber

Bahçeli: Türkiye hiçbir senaryoda figüran olmayacaktır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada hem küresel gelişmeleri, hem de Türkiye’nin dış politika vizyonunu değerlendirdi. Dünya düzeninde ciddi kırılmalar yaşandığını belirten Bahçeli, jeopolitik gerilimlerin arttığını ve devletlerin “irade, milletlerin metanet, toplumların ise sabır sınavından geçtiğini” söyledi. Küresel dengelerin değiştiğine işaret eden Bahçeli, Türkiye’nin bu süreçte kendi milli duruşunu koruması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Avrupa Birliği ve Batı ilişkilerine de değinen Bahçeli, Türkiye’nin hiçbir blok ya da dış baskı altında yönlendirilemeyeceğini belirtti. Avrupa’nın Türkiye’siz birçok alanda eksik kalacağını ifade eden Bahçeli, Türkiye’nin de Avrupa’ya bağımlı bir ülke olmadığını dile getirdi. KERKÜK VE TÜRK DÜNYASI VURGUSU Irak ve Kerkük üzerinden Türk dünyasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türkmen varlığının bölgedeki önemine dikkat çekti. Kerkük’teki gelişmeleri “tarihi bir dönüm noktası” olarak nitelendiren Bahçeli, Türkmenlerin haklarının korunmasının altını çizdi. Türk dünyasına da mesaj veren Bahçeli, “Kerkük’ten Doğu Türkistan’a, Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar tüm soydaşlarımızın yanındayız” diyerek birlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ Grup Toplantısında Konuşuyor https://t.co/gUGeBhSQco — MHP (@MHP_Bilgi) April 28, 2026 “ASIR, TÜRK ASRI OLACAKTIR” Konuşmasında sık sık milli birlik ve beraberlik mesajı veren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini belirterek “Asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır” ifadelerini kullandı. Terörle mücadele ve bölgesel istikrar hedeflerinin sürdüğünü söyleyen Bahçeli, Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda güçlü bir duruş sergilediğini ifade etti. "Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız" diyen Bahçeli, "Kerkük’ten Doğu Türkistan’a; Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız. Türkiye’nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. Terörle mücadele hayati ve öncelikli olmakla birlikte, ilişkilerin ufku; enerji, ulaştırma, su yönetimi, sınır ticareti, altyapı, eğitim, kültür ve karşılıklı yatırımlarla genişletilmelidir. Kerkük ise bu büyük resmin en hassas başlığıdır. Türkiye için Kerkük, etnik veya mezhebî gerilim alanı olmaktan önce ortak hafızanın ve birlikte yaşama iradesinin sembolüdür. Arzumuz; Kerkük’ün Türkmeniyle, Arabıyla, Kürdüyle, Süryanisiyle Irak’ın egemenliği altında güvenli, adil ve müreffeh bir şehir olarak güçlenmesidir. Irak’la dostluğumuz iyi niyet beyanlarında kalmamalı; Kerkük’ün eski günlerine yeniden dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı ve ticaret yolları, enerji hatları, güvenlik istişareleri, yatırımlar ve somut kalkınma projeleriyle kökleşmelidir" diye konuştu. “MİLLİYETÇİ HAREKET KALESİ MHP’DİR” MHP'nin Türk milliyetçiliğinin siyasi temsilcisi olduğunu belirten Bahçeli, partinin tarihsel misyonuna dikkat çekerek teşkilatına ve dava arkadaşlarına bağlılık mesajı verdi. "Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye’ye yürüyeceği yolu tarif edebilir" diyen Bahçeli, "Türkiye’nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak millî menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir" diyerek şunları kaydetti: "Buradan açıkça ifade ediyorum: Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz. Enerjide yapamaz. Göç yönetiminde yapamaz. Ulaştırmada yapamaz. Bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa’nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir. Temennimiz şudur: Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Muhasebesini sloganla değil gerçeklikle yapsın. Türkiye’ye karşı kurduğu dili çıkar hesabıyla değil rasyonaliteyle yenilesin. Çünkü bu çağ, birbirini küçük gören merkezlerin çağı değildir; bu çağ, hakikati okuyabilen devletlerin çağıdır. Çünkü bu çağ, alışkanlıkların değil, aklın çağıdır. Çünkü bu çağ, ezberlerin değil, yeni denge arayışlarının çağıdır. Bir kez daha haykırarak ifade ediyorum ki: Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır. Kefesini başkalarının koyduğu terazide tartılmayacaktır. Başkalarının buyurduğu yollarda yürümeyecektir. Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak kudretimiz vardır. Türk olmayı şeref, Müslüman olmayı şükür bilen bütün soydaşlarımıza en kalbi selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. Birliğimiz, dirliğimiz ve düzenimiz daim olsun.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.