SON DAKİKA
Hava Durumu

#Irak

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Irak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Irak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İslamabad görüşmeleri başlıyor: ABD heyeti Pakistan’da Haber

İslamabad görüşmeleri başlıyor: ABD heyeti Pakistan’da

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’i taşıyan "Air Force Two" uçağı bugün sabah saatlerinde İslamabad’a iniş yaptı. Bu ziyaret, 2011 yılından bu yana bir ABD Başkan Yardımcısı'nın Pakistan’a gerçekleştirdiği ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor. Heyette Vance’in yanı sıra Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, damadı ve başdanışmanı Jared Kushner ile CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper da yer alıyor. İran heyeti en üst düzeyde temsil ediliyor İran tarafı ise İslamabad’a Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf başkanlığındaki bir heyetle katılıyor. Heyette Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Ekber Ahmediyan ve Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Hemmati gibi kilit isimler bulunuyor. Görüşmelerin formatı: Hem doğrudan hem dolaylı Pakistan’ın arabuluculuğunda gerçekleştirilen ve "İslamabad Görüşmeleri" olarak adlandırılan müzakereler, yoğun güvenlik önlemleri altında gizli bir noktada yürütülüyor. Pakistanlı yetkililer, görüşmelerin hem doğrudan hem de dolaylı formatlarda yapılacağını ve müzakerelerin birkaç gün sürebileceğini belirtiyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, bu turu "kalıcı bir ateşkes arayışında kader anı" olarak nitelendirdi. Görüşmelere Pakistan tarafını temsilen Dışişleri Bakanı İshak Dar, Ordu Komutanı General Asım Münir ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Muhammed Asım Malik eşlik ediyor. Dünyanın gözü bu zirvede İki haftalık geçici ateşkes süreci devam ederken gerçekleşen bu zirve, bölgenin kaderini belirleyecek. Görüşmelerden çıkacak sonuç, Ortadoğu’nun topyekun bir savaşa mı sürükleneceğini yoksa kalıcı bir barış zeminine mi oturacağını tayin edecek. Heyette yer alan JD Vance’in geçmişte bir deniz piyadesi olarak 2005 yılında Irak’ta görev yapmış olması, bölgeyi yakından tanıyan bir isim olarak müzakerelerdeki profilini güçlendiriyor. Washington ve Tahran heyetlerinin bugün itibarıyla ilk temasları gerçekleştirmesi bekleniyor.a

ABD Başkanı Trump, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirdiğini söyledi. Haber

ABD Başkanı Trump, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirdiğini söyledi.

İsrail'in Kanal 14'üne verdiği bir röportajda, Washington'un bu hayati öneme sahip boğazın kontrolünü ele geçirebilecek kapasitede olup olmadığı sorusuna Trump, "Evet, kesinlikle, bu zaten oluyor" şeklinde yanıt verdi. Hürmüz Boğazı, dünyanın petrol arzının beşte birinin geçiş güzergahıdır. ABD ordusunun açıklamasına göre, ABD Ortadoğu'ya on binlerce deniz piyadesi konuşlandırdı ve iki dalgadan ilki geçen Cuma günü bir amfibi hücum gemisiyle bölgeye ulaştı. ABD medyasının ABD'li yetkililere dayandırdığı haberlere göre, ABD Savaş Bakanlığı İran'da haftalarca sürecek kara operasyonlarına hazırlanıyor. Pentagon'un ayrıca kara kuvvetlerini de içerebilecek askeriseçenekleri değerlendirdiği bildiriliyor. ABD Başkanı ayrıca, İran'ın askeri operasyonlardan kaynaklanan ağır baskı nedeniyle bir anlaşmaya varmak konusunda gerçekten istekli olduğunu söyledi. Ona göre, Tahran'ın uğradığı zarar çok büyük ve bu da onları müzakere masasına oturmaktan başka çare bırakmıyor. Trump, "Bence bir anlaşma yapmak konusunda çok istekliler" dedi. 28 Şubat'tan bu yana ABD ve İsrail, İran'a aralıksız hava saldırıları düzenleyerek, o zamanki Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney de dahil olmak üzere 1.340'tan fazla kişinin ölümüne neden oldu. Buna karşılık İran, İsrail'in yanı sıra ABD askeri varlıklarına ev sahipliği yapan Ürdün, Irak ve Körfez ülkelerini hedef alan insansız hava aracı ve füze saldırıları başlattı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Diplomasiyi ve diyaloğu önceleyen yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz Haber

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Diplomasiyi ve diyaloğu önceleyen yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz

İletişim Başkanı Duran'ın konuşmasından bazı satır başları şu şekilde: "Bu yıl zirvemizi, 'Uluslararası sistemde kırılma, krizler, anlatılar ve düzen arayışı.' temasından anlaşılacağı üzere burada hem stratejik iletişimin teknik boyutlarını hem de uluslararası sistemin içinde bulunduğu çok boyutlu krizleri ve elbette bu krizleri derinleştiren anlatıları geniş bir çerçevede ele alacağız. İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan uluslararası düzenin aşılma sürecini artık geride bırakmış bulunuyoruz. Bu sürecin ardından, henüz tam olarak ne şekil alacağını bilmediğimiz yeni bir dünyaya giriyoruz. Bildiğimiz dünyanın sonundayız. Bugünün dünyasında belirsizliğin ve güvensizliğin hakim olduğunu, çifte standardın ise artık gizlenemeyecek ölçüde görünür hale geldiği bir evredeyiz. Uluslararası sistemde uzlaşı ve diplomasi giderek geri plana atılmakta, güç kullanımı ise birincil araç haline gelmektedir. Artık bu aktörler, uyuşmazlıklarını savaşarak çözmeyi; iç meselelerini ise silahlı yöntemlerle bastırmayı tercih etmektedir. Bu dönüşümün en çarpıcı yansıması ise normlar ve değerler alanında görülmektedir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında bir daha asla denilen soykırımların, bugün adeta canlı yayınlarda gerçekleştiği, güç kullanarak toprak kazanma girişimlerinin ise açıkça ve pervasızca dile getirildiği bir dönemdeyiz. Bu tablo, çifte standardı sistematik biçimde uygulayan bir grup ülkenin iddia ettikleri ahlaki üstünlüğü aşındırmakla kalmayıp büyük ölçüde yitirmesine yol açmıştır. Gazze’de yaşananlar bunun en çarpıcı örneği oluyor. İsrail’in soykırımı karşısında uluslararası hukuk işletilememiş, sivillerin katledilmesi karşısında küresel sistem ne yazık ki suskun kaldı. Çocukların katledilmesi görmezden gelinirken, çarpıtılmış anlatılar üzerinden yeni bir algı zemini inşa edilmeye çalışıldı. Bu durum yalnızca siyasi bir başarısızlık değil, aynı zamanda derin bir ahlaki çöküştür. Türkiye, uluslararası düzenin irtifa kaybını ve bu alandaki normatif çöküşü çok önceden görmüş, bu doğrultuda defalarca güçlü uyarılarda bulunmuştur. Nitekim Suriye ve Irak’ta yaklaşan sistemik krizleri önceden öngörmüş ve gerekli uyarıları yapmıştır. Ukrayna’daki savaşta da meselenin askeri yollarla çözülemeyeceğini vurgulamış, bu nedenle diplomatik angajmanlara yönelmiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 'Daha adil bir dünya mümkündür' çağrısı, bu uyarıların ve küresel adalet talebinin en güçlü ifadesi olarak dünyaya yapılmış önemli bir çağrıdır. Türkiye olarak küresel krizin kronikleştiği her noktada kendimize özgü yaklaşımlar ve modeller geliştirdik. Yaklaşan kriz ve çatışmalara önce bölgemizde, ardından küresel ölçekte çözüm üretmeye gayret gösterdik ve sürdürmeye devam ediyoruz. Konvansiyonel savaşların yeniden gündeme geldiği, güç rekabetinin sertleştiği bu dönemde; diplomasiyi ve diyaloğu önceleyen yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz."

Arıkan: Biz İran ile aynı taraftayız Haber

Arıkan: Biz İran ile aynı taraftayız

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmeler gerçekleştirdi. ABD ve İsrail’in bölgedeki politikalarını eleştiren Arıkan “İslam dünyasının en kutsal ayı Ramazan’da; Mescid-i Aksa ibadete kapatıldı. İran’da çocuklar öldü, vicdanlarda insanlık öldü. Elbette bütün bunların tek bir sebebi var. Amerika ve İsrail; bu bölgenin halklarını kelimenin tam anlamıyla kendisine köle yapmak istiyor” ifadelerine yer verdi. ABD’nin bölgeye yönelik müdahalelerini değerlendiren Arıkan, “Bugün başta İran olmak üzere bölge ülkelerine yönelik haydutluğun 'özgürlük' söylemiyle servis edilmesine hiç kimse kanmamalı! Afganistan’dan Irak’a, Libya’dan Suriye’ye; ABD’nin kirli postallarıyla girdiği her coğrafyada yıllardır yaşananlar ortada. ABD’nin bombardıman uçakları dünyanın neresine özgürlük vaadiyle gittiyse geriye kalan sadece kan kokan topraklar, gözü yaşlı anneler oldu. ABD bir ülkenin petrolüne, doğalgazına ve kaynaklarına ulaşabiliyorsa o ülkede demokrasi olup olmamasıyla ilgilenmez” dedi. İran konusuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, “Biz İran taraftarı değiliz, biz İran’la aynı taraftayız. Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi’nde Türkiye ile İran’ın farkı yoktur. Günün sonunda Siyonizm’in gözünde İran ne kadar hedefse Türkiye de o kadar hedeftir. Bu mesele jeopolitik, ekonomik ve demografik bir meseledir. Komşularımızın istikrarı bölgemizin geleceği için kıymetlidir” diye konuştu. İslam ülkelerinin ortak hareket edemediğini savunan Arıkan, “Gazze’den Lübnan’a, Yemen’den İran’a kadar sadece Mescid-i Aksa değil tüm İslam coğrafyası kundaklanıyor. Ancak ortada ortak bir irade yok” dedi. D-8’in aktif hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, “D-8, harekete geçmeyi bekliyor. D-8 sadece ekonomik bir yapı değil, aynı zamanda stratejik bir güç potansiyelidir. Dünya üzerindeki enerji ve gıda krizinin reçetesi D-8’tir” değerlendirmesini yaptı. İktidara yönelik çağrılarında ABD üslerine de değinen Arıkan, “Kürecik başta olmak üzere, ülkemizdeki ABD üslerini Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tam kontrolüne alın. Yıllardır 'müttefiklik' adı altında yürütülen politikaların Bu coğrafyaya huzur değil, kaos getirdiğini artık görün. Bir devletin kendi toprağında, kontrolü tam olarak kendisinde olmayan askeri yapılar barındırması, tam bağımsızlık ilkesiyle bağdaşmaz. Bu üsler; Tamamen Türk askerinin konuşlandığı, Emir-komuta zincirinin yüzde 100 Ankara’ya bağlı olduğu Gerçek anlamda milli karargahlara dönüştürülmelidir!" ifadelerine yer verdi.

Dervişoğlu: Türk milleti zorlukları bertaraf edecektir Haber

Dervişoğlu: Türk milleti zorlukları bertaraf edecektir

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara Kent Konseyi’nin Gençlik Parkı’nda düzenlediği Nevruz Bayramı kutlama etkinliğinde konuştu.Türkiye haberleri Etkinliği düzenleyenlere teşekkür eden Dervişoğlu, “Meydanlarda olup bitenlerin reklamını yapmak istemiyorum ama siz de ben de biliyoruz ki, yaklaşık yarım asırdır terörle sağlanamayan mesafeyi geride bıraktığımız iki yıl içinde atılmış adımlarla mümkün kıldılar. Terör örgütünün talep ve beklentileri silahla temin edilmedi ama bir yerlerle kırmızı hattı olanların ortaya koyduğu stratejilerle terör örgütü ve onu yönetenler mesafe aldılar. Meydanlarda neyin konuşulduğunu biliyorsunuz. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyete, onun kurduğu Cumhuriyet’in değerlerine, tarihi birtakım yerlere nazire yapar gibi Türkiye Cumhuriyeti'nin kodlarıyla oynanmak istenmektedir” dedi. Dervişoğlu, Nevruz Bayramı’nın Türklerin tarih sahnesine çıktığı yani Ergenekon’dan çıkışı da temsil ettiğini belirterek "Ne zaman bir sıkışık durumla karşı karşıya kalırsak, mutlak suretle bilinsin ve emin olursun ki Türk milleti o zorlukları aşacak kudretin sahibi olması münasebetiyle engelleri aşacak, zorlukları da bir bir bertaraf edecektir” değerlendirmesini yaptı. Türk milletinin büyük bir millet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de büyük ve yüce bir devlet olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bölge coğrafyasındaki diğer devletlerden olan farkı, bugün yaşadığımız olaylarda kendisini ortaya çıkarmakta ve onlarla kendisini bir şekilde ayrıştırmaya el verişlidir. Eğer bugün üniter devlet yapısına sahip olmasaydık, Suriye'den Irak’tan farkımız kalmayacaktı. Eğer bugün milli kimlik ve vatandaşlık tanımımız olmasaydı, bugün parçalara ayrılacak ve tıpkı Irak’ta ve Suriye'de olduğu gibi paramparça olacaktık. Birlikte koruyup kollamak mecburiyetinde olduğumuz en büyük şey, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş kodlarını korumak ve muhafaza etmek olmalıdır. Bunların başında da üniter devlet yapımız ve millî kimliğimiz, yani vatandaşlık tanımımız gelmektedir” şeklinde konuştu. Program sonunda, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin kendisini hedef alan sözleri sorulan Dervişoğlu, "Benimle uğraşacağına kendisine baksın" yanıtını verdi.

Macron, İran cumhurbaşkanı ile saldırıları durdurması hakkında görüştü Haber

Macron, İran cumhurbaşkanı ile saldırıları durdurması hakkında görüştü

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Pazar günü İranlı mevkidaşı Mesut Pezeshkian ile yaptığı telefon görüşmesi sırasında İran'ı bölgesel saldırıları derhal durdurmaya ve iki Fransız vatandaşının evlerine dönmesine izin vermeye çağırdı. Çağrı, İran yapımı bir insansız hava aracının Irak'ın Kürdistan bölgesindeki Erbil yakınlarındaki bir Fransız askeri üssünde 42 yaşındaki Başsubay Arnaud Frion'u öldürmesinden üç gün sonra geldi. Perşembe günkü grevde altı Fransız askeri daha yaralandı. Fransız cumhurbaşkanının X'te yayınlanan açıklamasına göre Macron, Pezeshkian'a Fransa'nın hedef alınmasının "kabul edilemez" olduğunu söyledi. Macron, "(Pezeshkian'ı) İran'ın Lübnan ve Irak da dahil olmak üzere doğrudan veya vekiller aracılığıyla bölgedeki ülkelere karşı yürüttüğü kabul edilemez saldırılara derhal son vermeye çağırdım" dedi. İran cumhurbaşkanına Fransa'nın "çıkarlarını, bölgesel ortaklarını ve navigasyon özgürlüğünü korumayı amaçlayan kesinlikle savunmacı bir çerçeve içinde hareket ettiğini" hatırlattı. Macron, "kontrolsüz tırmanışın" tüm bölgeyi gelecek yıllarda sonuçlarıyla birlikte kaosa sürükleme riski taşıdığı konusunda uyardı. Macron'a göre, "sadece yeni bir siyasi ve güvenlik çerçevesi herkes için barış ve güvenliği sağlayacaktır." Böyle bir çerçevenin, İran'ın balistik füze programının ve bölgesel istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerinin yarattığı tehditleri ele alırken asla nükleer silah edinmemesini sağlaması gerektiğini söyledi. Macron ayrıca, İran'ın 28 Şubat'ta savaşın başlamasından bu yana etkin bir şekilde kapattığı Hürmüz Boğazı'nda seyir özgürlüğünü yeniden sağlama ihtiyacını da vurguladı. Dar geçit, dünyanın ticareti yapılan petrolünün beşte birinin geçtiği kritik bir enerji koridorudur. Fransa cumhurbaşkanı, Mayıs 2022'den beri İran'da Fransa'nın uydurma olduğunu söylediği casusluk suçlamalarıyla gözaltına alınan iki Fransız öğretmen olan Cécile Kohler ve Jacques Paris'in davalarını da gündeme getirdi. Çift, üç yıldan fazla bir süre gözaltından sonra 4 Kasım 2025'te Evin hapishanesinden serbest bırakıldı, ancak İran topraklarını terk etmeleri yasaklanan Tahran'daki Fransız büyükelçiliğine hapsedildi. Serbest bırakılmadan önce sırasıyla 20 ve 17 yıl hapis cezasına çarptırıldılar. Macron, Pezeshkian'ı "Kohler ve Paris'in mümkün olan en kısa sürede güvenli bir şekilde Fransa'ya dönmesine izin vermeye" "çağırdığını" söyledi. Çağrı, Macron'un savaş başladığından bu yana Pezeshkian ile ikinci konuşmasına işaret etti. İran cumhurbaşkanıyla konuşan ilk Batılı liderdi ve 8 Mart'ta İran'ı grevlerini durdurmaya çağıran ilk telefon görüşmesi yaptı. Bu itiraz cevapsız kaldı. kaynak : euronews

ABD, vatandaşlarına Irak'ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu. Haber

ABD, vatandaşlarına Irak'ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu.

ABD Büyükelçiliği, 14 Mart'ta yayınladığı güvenlik uyarısında, "İran bağlantılı terörist milisler" olarak adlandırdıkları grupların Irak genelinde sürekli olarak ABD vatandaşlarını ve ABD ile bağlantılı tesisleri hedef aldığını belirtti. ABD Büyükelçiliği'ne göre, silahlı gruplar Bağdat'ın merkezindeki Uluslararası Bölge'ye (halka büyük ölçüde kapalı ve sıkı güvenlik önlemleriyle korunan bir alan) defalarca saldırdı. ABD Büyükelçiliği ayrıca Erbil Uluslararası Havalimanı ve ABD Konsolosluğu bölgesinde sık sık saldırılar yaşandığı konusunda uyararak, Irak hava sahasından fırlatılan füzeler, insansız hava araçları ve diğer mermilerden kaynaklanan risk nedeniyle ABD vatandaşlarının herhangi bir diplomatik tesise yaklaşmaya çalışmamaları konusunda tavsiyede bulundu. 14 Mart'ta Irak'ın Bağdat kentindeki ABD Büyükelçiliği binasına füze isabet etmesinin ardından dumanlar yükseliyor. Kaynak: Sosyal medya ABD Büyükelçiliği, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan en yüksek seviye olan 4. Seviye seyahatuyarısını yineleyerek, vatandaşların her koşulda Irak'a seyahat etmekten kaçınmalarını tavsiye etti. Açıklamada terörizm, adam kaçırma, silahlı çatışma ve sivil huzursuzluk riskinin yüksek kaldığı belirtildi ve ABD hükümetinin vatandaşlarına acil hizmetler sağlama kapasitesinin sınırlı olabileceği ifade edildi. ABD Büyükelçiliği, Irak'ta kalan tüm Amerikalıları derhal ülkeyi terk etmeye çağırdı. Bu uyarı, ABD ve İsrail'in İran topraklarına yönelik eşgüdümlü saldırılarının ardından bölgedeki gerilimlerin tırmandığı ve Irak da dahil olmak üzere birçok ülkede misilleme eylemlerine yol açtığı bir dönemde geldi. ABD ve İsrail'in saldırılarına karşılık olarak İran, İsrail, Ürdün, Irak ve bazı Körfez ülkelerine füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenleyerek, "ABD askeri varlıkları" olarak tanımladığı hedefleri hedef aldı. Bu misilleme saldırıları bölgedeki çatışmayı genişletti, birçok ülkedeki ABD tesislerini ve personelini yüksek alarma geçirdi ve Irak'taki ABD vatandaşlarının tahliyesine yol açtı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.