Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Irak

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Irak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Irak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TUİK : Dış ticaret verilerine göre İhracatta Almanya, ithalatta Çin ilk sırada Haber

TUİK : Dış ticaret verilerine göre İhracatta Almanya, ithalatta Çin ilk sırada

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğinde açıklanan geçici dış ticaret verilerine göre, Türkiye’nin dış ticaretinde Temmuz ayında ihracat ve ithalat arttı. Genel ticaret sistemine göre Temmuz 2026’da ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 artarak 25 milyar 623 milyon dolar, ithalat ise yüzde 5,1 artışla 32 milyar 966 milyon dolar oldu. Bu gelişmeyle dış ticaret açığı yüzde 13,6 artarak 7 milyar 343 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 79,4’ten yüzde 77,7’ye geriledi. 7 AYLIK DIŞ TİCARET AÇIĞI 60,5 MİLYAR DOLAR Ocak-Temmuz döneminde ihracat yüzde 3,4 artışla 161 milyar 539 milyon dolara, ithalat yüzde 4,7 yükselişle 222 milyar 85 milyon dolara ulaştı. Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 8,3 artarak 60 milyar 545 milyon dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 73,6’dan yüzde 72,7’ye geriledi. İHRACATTA ALMANYA, İTHALATTA ÇİN İLK SIRADA Temmuz ayında Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülke Almanya oldu. Almanya’ya 2 milyar 42 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Almanya’yı ABD, Birleşik Krallık, Irak ve İtalya izledi. İthalatta ise ilk sırada Çin yer aldı. Temmuz ayında Çin’den yapılan ithalat 5 milyar 40 milyon dolar olarak kaydedildi. Çin’i Rusya, Almanya, ABD ve İtalya takip etti. Ekonomik faaliyetlere göre Temmuz ayında toplam ihracatın yüzde 94,4’ünü imalat sanayi oluşturdu. Tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3, madencilik ve taşocakçılığının payı ise yüzde 1,8 oldu. İmalat sanayi ürünleri ihracatı içinde yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 4,4 olarak gerçekleşti. İthalatta ise ara malları yüzde 69,4 ile en büyük payı aldı. Sermaye mallarının payı yüzde 14,5, tüketim mallarının payı yüzde 16 oldu. ENERJİ VE ALTIN HARİÇ DIŞ TİCARET AÇIĞI 2,4 MİLYAR DOLAR Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda temmuz ayında ihracat yüzde 3,1 artarak 23 milyar 788 milyon dolara, ithalat ise yüzde 3,6 yükselerek 26 milyar 194 milyon dolara çıktı. Bu kapsamda dış ticaret açığı 2 milyar 407 milyon dolar, dış ticaret hacmi ise yüzde 3,4 artışla 49 milyar 982 milyon dolar oldu. Enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 90,8 olarak hesaplandı. YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRÜNLERİN İTHALATTAKİ PAYI DAHA YÜKSEK Temmuz ayında yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 4,4 olurken, ithalat içindeki payı yüzde 12,7 olarak gerçekleşti. Öte yandan mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre temmuzda ihracat aylık bazda yüzde 2,6 artarken, ithalat yüzde 7,2 azaldı.

CHP lideri Kılıçdaroğlu: Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır Haber

CHP lideri Kılıçdaroğlu: Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda SDG’nin silahlı yapılarının Suriye devletine entegrasyonu yönündeki gelişmelerin hem Suriye’nin geleceği hem de bölgenin huzuru açısından önemli olduğunu ifade etti. Suriye Kürtlerinin kimlikleri ile temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu, tüm etnik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği demokratik ve toprak bütünlüğünü koruyan bir Suriye’nin hem Türkiye’nin hem de bölge halklarının çıkarına olacağını vurguladı. Türkiye açısından da önemli bir fırsat doğduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Kürt meselesinin silah ve çatışma zemininden çıkarılarak demokratik siyaset, hukuk ve Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında çözülmesi gerektiğini dile getirdi. Türkiye’de yürütülen sürecin silahların tamamen bırakılması, terörün sona ermesi ve demokrasinin güçlenmesiyle sonuçlanmasını temenni etti. Kılıçdaroğlu, yıllar önce önerdiği Ortadoğu Barış ve İş Birliği Teşkilatı (OBİT) fikrini de hatırlatarak, Türkiye, İran, Irak ve Suriye öncülüğünde kurulacak bölgesel bir barış ve iş birliği yapılanmasının Orta Doğu’nun geleceği açısından tarihî bir ihtiyaç olduğunu söyledi. Orta Doğu’nun kaderini dış güçlerin değil, bölge halklarının ortak iradesinin belirlemesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, paylaşımında, Türkiye’nin kendi içinde barışı, demokrasiyi ve kardeşliği güçlendirmesi halinde bölgede de barışın öncüsü olabileceğini belirterek, Suriye’de istikrar, Filistin’de akan kanın durması, İran’a yönelik saldırıların sona ermesi ve bölgenin diplomasinin merkezi haline gelmesi çağrısında bulundu. Kılıçdaroğlu mesajını, “Türkiye, Orta Doğu’da savaşların tarafı değil, barışın kurucu gücü olmalıdır. Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır” sözleriyle tamamladı. Suriye’de kalıcı barış ve istikrar yolunda atılan adımları memnuniyetle karşılıyorum. SDG’nin silahlı yapılarının Suriye devletine entegrasyonu yönündeki gelişmeler, yalnızca Suriye’nin geleceği açısından değil, bölgemizin huzuru ve güvenliği açısından da büyük önem… — Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) August 26, 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında “Terörsüz Türkiye” hedefinin önemine dikkat çekerek, siyasi tartışmaların Türkiye’yi uzun yıllardır meşgul eden terör sorununun çözümüne yönelik çabalara gölge düşürmemesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, söz konusu sürecin yalnızca iktidar ve ittifakın meselesi olmadığını belirterek, “Bu mesele, bir devlet meselesidir; 86 milyonun ortak meselesidir” ifadelerini kullandı. Medya kuruluşları ve gazetecilere de çağrıda bulunan Erdoğan, daha fazla reyting ve etkileşim amacıyla hayati bir konunun tartışmalı hale getirilmemesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda (#MalazgirtZaferi) bulundu: "Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir. Biz, bize güvenen hiçbir dostumuzu, kardeşimizi yarı yolda bırakmayız.… pic.twitter.com/dzYU9pIAE7 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) August 25, 2026 “TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASINI SADECE TÜRK MİLLETİ BELİRLER” “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” vizyonunun yanı sıra Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrarı önceleyen dış politikasının bazı çevreleri rahatsız ettiğini savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgedeki tüm toplumlar için barış ve kalkınma istediğini belirtti. Son dönemde kendisine ve Türkiye’ye yönelik kampanyaları da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunları bölgedeki bazı planların bozulmasının oluşturduğu tepkinin yansıması olarak nitelendirdi. “Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dost ve kardeş ülkeleri desteklemeyi sürdüreceğini ifade etti. Bölgesel barış için mücadeleden geri adım atmayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler; milletten başka hiçbir aktör Türkiye’ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez” dedi. “BÖLGEMİZİN TAMAMINDA BARIŞ İSTİYORUZ” Türkiye’nin bölge politikasının temelinde barış, adalet, istikrar ve huzurun bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gizli bir ajanda veya niyetlerinin olmadığını söyledi. Türkiye’nin hedefinin çevresinde bir “sulh iklimi” oluşturmak ve bölgenin her karışında adalet, güvenlik ve refahı tesis etmek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye, Irak, Lübnan ve Filistin’in yanı sıra Körfez, Afrika, Balkanlar ve Kafkasya’ya kadar uzanan geniş coğrafyaya dikkat çekerek, Türkiye’nin bu bölgelerde tarihi ve kültürel bağların güçlendirilmesi için çalıştığını söyledi. Erdoğan, açıklamasını Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrar hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini belirterek tamamladı.

Türk müteahhitleri 48 firma ile ENR listesinde Haber

Türk müteahhitleri 48 firma ile ENR listesinde

Türk müteahhitlik sektörü, uluslararası alandaki yükselişini sürdürdü. Engineering News-Record (ENR) tarafından hazırlanan “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması” listesinin 2026 sonuçlarında Türkiye, 48 firmayla yeni bir rekora imza attı. 2024 yılında 43, 2025 yılında 45 Türk şirketinin yer aldığı listede bu yıl sayı 48’e yükseldi. Türkiye, 75 firmayla ilk sırada bulunan Çin’in ardından firma sayısı bakımından dünyada ikinci sırada yer aldı. 48 TÜRK FİRMASINDAN 24,9 MİLYAR DOLARLIK PROJE ENR’nin 2025 yılı verilerini esas alan 2026 listesine göre, sıralamada yer alan 48 Türk müteahhitlik firması, 2025 yılında uluslararası pazarlarda toplam 24,9 milyar dolarlık proje üstlendi. Türk firmalarının uluslararası proje büyüklüğü 2024 yılında 20,8 milyar dolar seviyesindeydi. Böylece bir yılda üstlenilen proje hacminde yaklaşık 4,1 milyar dolarlık artış gerçekleşti. Türk müteahhitlerinin ENR 250’deki toplam proje büyüklüğü içindeki payı ise yüzde 4,5 oldu. Türkiye, uluslararası proje değerinde geçen yıla göre iki basamak yükselerek dünya yedinciliğine çıktı. İLK 100’DE 7, İLK 50’DE 2 TÜRK ŞİRKETİ 2026 ENR listesinde 7 Türk firması ilk 100 içerisinde yer alırken, bunlardan 2’si dünyanın en büyük 50 uluslararası müteahhitlik firması arasına girdi. ENR 250’de yer alan firmaların toplam gelirleri de 2025 yılında yüzde 9,7 artarak 550,6 milyar dolara ulaştı. Raporda jeopolitik belirsizlikler, tedarik zinciri sorunları, maliyet artışları, nitelikli iş gücü eksikliği ve iklim kaynaklı olumsuz hava koşulları sektörün başlıca sorunları arasında gösterildi. TEKNİK MÜŞAVİRLİKTE DE TÜRK FİRMALARININ SAYISI ARTTI ENR’nin “En Büyük 225 Uluslararası Teknik Müşavirlik Firması” listesinde de Türkiye’nin temsil gücü arttı. Geçen yıl 8 olan Türk firma sayısı bu yıl 9’a yükseldi. Türkiye, firma sayısı bakımından ABD, Çin, İtalya, Güney Kore ve İspanya’nın ardından Japonya ile birlikte altıncı sıradaki konumunu korudu. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türk müteahhitlik sektörünün 1972’de başlayan yurt dışı faaliyetleri kapsamında bugüne kadar 138 ülkede 12 bin 952 proje üstlenildi. Bu projelerin toplam değeri 567,8 milyar doların üzerine çıktı. Türk teknik müşavirlik firmaları da 138 ülkede yaklaşık 3,8 milyar dolar değerinde 3 bin 177 uluslararası proje gerçekleştirdi. HEDEF YENİ PAZARLARDA BÜYÜMEK Ticaret Bakanlığı, Türk müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörlerinin uluslararası pazarlardaki gücünü artırmak amacıyla ticari diplomasi faaliyetlerinin sürdürüleceğini bildirdi. Başta Libya ve Irak olmak üzere sektörün güçlü olduğu pazarlara yönelik temasların devam edeceği belirtilirken, Avrupa’da Portekiz ve Romanya gibi yeni fırsatlar sunan pazarlara da odaklanılacağı kaydedildi. Bakanlık ayrıca Ukrayna ve Suriye’nin yeniden imar süreçlerinde Türk firmalarının aktif rol üstlenmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini açıkladı. İngiltere ve Japonya ile üçüncü ülkelerde yürütülen işbirliği programlarıyla da Türk şirketlerinin yeni pazarlara erişiminin ve proje finansmanına ulaşımının desteklenmesi hedefleniyor.

AK Parti, kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla hazırladığı vizyon belgesini kamuoyuyla paylaştı. Haber

AK Parti, kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla hazırladığı vizyon belgesini kamuoyuyla paylaştı.

AK Parti, kuruluşunun 25. yılı kapsamında hazırladığı 25. Yıl Vizyon Belgesi’ni açıkladı. Belgenin önsözünü Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan kaleme aldı. Erdoğan, önsözde ilk çeyrek asırda Türkiye’nin kendi yolunu çizerek önemli bir kapasite inşa ettiğini belirterek, önümüzdeki 25 yıllık dönemin bu kapasitenin “kurucu bir etkiye” dönüşeceği bir dönem olacağını ifade etti. VİZYONUN ÖNE ÇIKAN BAŞLIĞI: TERÖRSÜZ TÜRKİYE Belgede “Terörsüz Türkiye” hedefi önemli bir başlık olarak yer aldı. Terörün sona ermesinin toplumsal alanda kardeşlik hukukunu güçlendireceği, Türkiye’nin huzurunu ve ekonomik kapasitesini artıracağı savunuldu. Terör nedeniyle güvenlik harcamalarından tasarruf edilecek kaynakların eğitim, sağlık, tarım, turizm ve sanayiye yönlendirilmesinin hedeflendiği belirtildi. Vizyon belgesinde Terörsüz Türkiye hedefinin ülke sınırlarıyla sınırlı olmadığı, Suriye ve Irak başta olmak üzere komşu coğrafyalarda bölgesel istikrarın sağlanmasının da amaçlandığı ifade edildi. DİJİTAL EGEMENLİK VE YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ÜRETİM Belgede Türkiye’nin değişime uyum sağlayan değil, değişime yön veren bir ülke olması hedefi ortaya konuldu. Bu kapsamda güçlü devlet kapasitesi, bütünleşik millî güç, düzen kurucu dış politika, dijital egemenlik, öngörülebilir hukuk, güçlü aile, yüksek katma değerli üretim ve yeşil dönüşüm başlıkları öne çıktı. Belgede, ilk 25 yılın Türkiye’nin kapasitesini inşa ettiği dönem olduğu, ikinci 25 yılın ise bu kapasitenin küresel ölçekte kurucu bir etkiye dönüştürüleceği vurgulandı. “86 MİLYON ORTAK GELECEĞİN SAHİBİ” Toplumsal birlik ve kardeşlik vurgusunun da öne çıktığı belgede, kökeni, inancı, dili ve yaşam tarzı ne olursa olsun 86 milyon vatandaşın ortak geleceğin sahibi ve kurucusu olduğu ifade edildi. Belgede Türkiye’nin gelecekte daha güçlü, güvenli ve müreffeh bir ülke olması hedeflenirken, küresel düzende Türkiye’nin etkisinin artırılması mesajı verildi. Erdoğan, vizyon belgesindeki mesajını “Yolumuz birdir, istikametimiz birdir, hedefimiz birdir” ifadeleriyle tamamlayarak hedefin köklerinden aldığı güçle geleceğe yön veren, üreten, yöneten ve kuran “Büyük ve Güçlü Türkiye” olduğunu belirtti.

MGK'dan kritik güvenlik zirvesi: Terör, bölgesel krizler ve Gazze mesajı öne çıktı Haber

MGK'dan kritik güvenlik zirvesi: Terör, bölgesel krizler ve Gazze mesajı öne çıktı

MGK'da kritik gündem: Terörle mücadeleden Gazze'ye uzanan kapsamlı değerlendirme Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında Türkiye'nin iç güvenliği, terörle mücadele stratejisi ve bölgesel gelişmeler kapsamlı şekilde masaya yatırıldı. Yaklaşık 2 saat 15 dakika süren toplantının ardından yayımlanan 8 maddelik bildiri, Ankara'nın hem iç politikada hem de dış politikada izleyeceği güvenlik perspektifine ilişkin önemli mesajlar içerdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan toplantının ardından İletişim Başkanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan bildiride, terör örgütleriyle mücadele, NATO Zirvesi'nin sonuçları, Orta Doğu'daki gerilim, Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye ve Irak'la yürütülen iş birlikleri ile Gazze'deki son gelişmeler ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Terörle mücadelede kararlılık mesajı Bildirinin ilk bölümünde Türkiye'nin milli güvenliğine yönelik tehditlerin kapsamlı şekilde ele alındığı belirtildi. PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı yurt içinde ve sınır ötesinde sürdürülen operasyonların değerlendirildiği ifade edilirken, güvenlik güçlerinin yürüttüğü faaliyetlerin etkinliği Kurul üyelerine aktarıldı. Toplantıda son dönemde yaşanan uluslararası gelişmelerin Türkiye'nin güvenlik politikalarına olası etkileri de değerlendirilirken, sınır güvenliği ve bölgesel riskler üzerinde duruldu. "Terörsüz Türkiye" hedefinde yeni aşama MGK bildirisinin dikkat çeken başlıklarından biri de "Terörsüz Türkiye" süreci oldu. Kurulda, terör tehdidinin tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik yürütülen çalışmaların geldiği nokta değerlendirildi. Açıklamada, yalnızca Türkiye'nin değil bölgenin güvenlik ve istikrarını da hedefleyen stratejik adımların yeni aşamalarına ilişkin kapsamlı istişareler gerçekleştirildiği belirtildi. Bu vurgu, Ankara'nın terörle mücadeleyi sadece askeri değil, uzun vadeli güvenlik politikalarının temel unsuru olarak gördüğünü ortaya koydu. FETÖ ile mücadele gündemdeki yerini koruyor Toplantıda 15 Temmuz darbe girişiminin onuncu yılı dolayısıyla FETÖ ile mücadelede gelinen son durum da ele alındı. Bildiride, darbe girişiminin ardından yürütülen operasyonların kararlılıkla sürdüğü belirtilirken, örgütün tüm yapılanmalarının tamamen etkisiz hale getirilmesine yönelik çalışmaların aynı hassasiyetle devam edeceği ifade edildi. Yetkililer, devlet kurumlarındaki güvenlik mekanizmalarının güçlendirilmesi ve olası yeni yapılanmaların önlenmesine yönelik tedbirlerin sürdürüldüğünü vurguladı. NATO Zirvesi Türkiye'nin diplomatik rolünü güçlendirdi MGK'nın dış politika başlıklarından biri de Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Zirvesi oldu. Kurulda yapılan değerlendirmelerde zirvenin ittifak açısından kritik bir dönüm noktası olduğu belirtilirken, Türkiye'nin savunma sanayisinde ulaştığı teknolojik kapasite ve askeri kabiliyetlerinin müttefiklerle paylaşılmasına yönelik yapıcı yaklaşımının altı çizildi. Bu değerlendirme, Türkiye'nin NATO içerisindeki etkin rolünü sürdürme iradesinin devam ettiğine işaret eden önemli mesajlardan biri olarak öne çıktı. İran-ABD gerilimi küresel risk olarak değerlendirildi Bildiride İran ile ABD arasında yeniden yükselen askeri gerilimin yalnızca iki ülkeyi değil tüm bölgeyi etkileyebilecek sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi. Özellikle enerji koridorları ve uluslararası ticaret yolları üzerindeki risklere vurgu yapılırken, taraflara askeri yöntemlerden uzak durmaları ve diplomatik müzakere süreçlerine yeniden dönmeleri çağrısı yapıldı. Uzmanlara göre bu değerlendirme, Türkiye'nin bölgesel krizlerde dengeleyici ve diplomatik çözüm odaklı dış politika yaklaşımını sürdürdüğünü gösteriyor. Karadeniz ve Suriye başlıkları da masadaydı MGK toplantısında Rusya-Ukrayna savaşının geldiği aşama da ayrıntılı biçimde ele alındı. Bildiride, çatışmanın Karadeniz ve Hazar havzasına yayılmasının yeni güvenlik riskleri oluşturabileceği belirtilirken, savaşın daha geniş coğrafyalara taşınmasının çözüm üretmeyeceği ifade edildi. Taraflara gerilimi düşürecek somut adımlar atılması çağrısı yapıldı. Diğer yandan Suriye ve Irak ile geliştirilen güvenlik iş birliklerinin bölgesel istikrar açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Türkiye'nin terörle mücadele, sınır güvenliği ve bölgesel iş birliği alanlarında komşu ülkelerle koordinasyonu artırmaya devam edeceği mesajı verildi. Gazze konusunda uluslararası topluma çağrı MGK bildirisinin son bölümünde Gazze'deki gelişmeler geniş yer buldu. Gazze Barış Planı kapsamında belirli ilerlemeler sağlanmasına rağmen ateşkes ihlallerinin devam ettiği belirtilirken, İsrail'in Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetleri ve kutsal mekanlara yönelik eylemleri eleştirildi. Özellikle Mescid-i Aksa çevresinde yaşanan gelişmelerin bölgesel tansiyonu artırdığına dikkat çekilen bildiride, uluslararası toplumun daha net ve kararlı bir tutum sergilemesi gerektiği vurgulandı. MGK bildirisi Türkiye'nin güvenlik stratejisinin yol haritasını ortaya koydu Toplantı sonrasında yayımlanan sekiz maddelik bildiri değerlendirildiğinde, Türkiye'nin güvenlik politikalarının yalnızca terörle mücadeleyle sınırlı olmadığı görülüyor. Bölgesel krizlerin yönetimi, diplomatik girişimler, NATO içerisindeki rol, sınır güvenliği ve Orta Doğu'daki gelişmeler birlikte ele alınarak çok katmanlı bir güvenlik yaklaşımı benimsendiği mesajı verildi. Analistler, MGK kararlarının önümüzdeki dönemde hem iç güvenlik politikalarının şekillenmesinde hem de Türkiye'nin dış politika hamlelerinde belirleyici olmaya devam edeceğini değerlendiriyor.

Türkiye ile Irak Arasında Enerji Koridorunda Yeni Dönem: Ceyhan’a günlük 750 bin varil petrol akışı olacak Haber

Türkiye ile Irak Arasında Enerji Koridorunda Yeni Dönem: Ceyhan’a günlük 750 bin varil petrol akışı olacak

Türkiye-Irak enerji iş birliği güçleniyor Türkiye ile Irak arasında uzun yıllardır devam eden enerji ortaklığı, imzalanan yeni anlaşmayla farklı bir boyuta taşındı. Ankara'da gerçekleştirilen üst düzey temaslarda, iki ülkenin enerji alanındaki stratejik iş birliğini güçlendirecek önemli kararlar alındı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Irak Petrol Bakanı Basim Muhammed Hüdeyir ve beraberindeki heyetle yaptığı görüşmenin ardından, BOTAŞ ile Irak'ın devlet petrol şirketleri SOMO ve NOC arasında yeni bir geçiş düzenlemesine imza atıldığını duyurdu. Anlaşma, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nın etkin şekilde kullanılmasını sağlayacak bir yıllık geçiş sürecinikapsıyor. Günlük 750 bin varillik kapasite hedefleniyor Bakan Bayraktar'ın verdiği bilgilere göre yeni düzenleme kapsamında boru hattının günlük 750 bin varil petrol taşıma kapasitesi esas alınacak. Bu sayede Irak'ta üretilen ham petrolün, Türkiye'nin Akdeniz kıyısındaki stratejik enerji merkezi Ceyhan Limanıüzerinden uluslararası pazarlara güvenli ve kesintisiz biçimde ulaştırılması amaçlanıyor. Uzmanlara göre söz konusu kapasite, yalnızca iki ülke arasındaki ticari ilişkiler açısından değil, küresel enerji piyasalarının istikrarı bakımından da önemli bir rol üstleniyor. Yaklaşık 50 yıllık stratejik enerji koridoru Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı, yaklaşık yarım asırdır iki ülke arasında enerji ticaretinin en önemli altyapılarından biri olarak faaliyet gösteriyor. Yıllar içerisinde bölgedeki siyasi gelişmeler ve güvenlik sorunları nedeniyle zaman zaman kesintiye uğrayan hat, yeniden tam kapasiteyle işletilmesi halinde hem Türkiye hem de Irak ekonomisine önemli katkılar sağlayabilecek potansiyele sahip bulunuyor. Enerji uzmanları, mevcut hattın yeniden etkin kullanılmasıyla birlikte Türkiye'nin bölgesel enerji merkezi olma hedefinin daha da güçleneceğini değerlendiriyor. Uzun vadeli anlaşma için çalışmalar sürüyor Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, imzalanan düzenlemenin geçici bir uygulama olduğunu, tarafların daha kapsamlı ve uzun vadeli yeni bir anlaşma üzerinde de çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı. Bakan Bayraktar, hedeflerinin yalnızca mevcut hattın yeniden işletilmesi olmadığını belirterek, enerji alanındaki ortaklığın daha geniş bir çerçevede geliştirilmesini istediklerini ifade etti. Bu kapsamda Irak petrolünün yanı sıra bölgedeki farklı enerji kaynaklarının da Türkiye üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılmasına yönelik projelerin değerlendirildiği bildiriliyor. Ceyhan'ın enerji merkezi rolü güçleniyor Türkiye'nin Akdeniz kıyısındaki Ceyhan Limanı, son yıllarda enerji taşımacılığı açısından stratejik önemini giderek artırıyor. Irak petrolünün yanı sıra Azerbaycan ve farklı ülkelerden gelen enerji kaynaklarının da uluslararası piyasalara ulaştırıldığı Ceyhan, Avrupa'nın enerji arz güvenliğinde kritik noktalardan biri olarak görülüyor. Yeni anlaşmayla birlikte Ceyhan'ın küresel enerji ticaretindeki konumunun daha da güçlenmesi bekleniyor. Küresel enerji güvenliği açısından kritik adım Son dönemde dünya petrol piyasalarında yaşanan dalgalanmalar, enerji arz güvenliğini ülkelerin öncelikli gündem maddelerinden biri haline getirdi. Jeopolitik riskler, bölgesel çatışmalar ve tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle alternatif enerji koridorlarının önemi her geçen gün artıyor. Bakan Bayraktar da yaptığı açıklamada Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nın yalnızca iki ülke için değil, bölgesel ve küresel enerji güvenliği açısından da stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Türkiye bölgesel enerji merkezi olmayı hedefliyor Türkiye, son yıllarda doğal gaz ve petrol altyapısına yaptığı yatırımlarla yalnızca bir enerji tüketicisi değil, aynı zamanda enerji ticaretinin merkezi olmayı hedefliyor. Doğal gaz depolama tesisleri, LNG terminalleri, uluslararası boru hatları ve Ceyhan gibi stratejik limanlar bu vizyonun önemli parçaları arasında yer alıyor. Irak ile imzalanan yeni geçiş düzenlemesinin de bu stratejiyi destekleyen önemli adımlardan biri olduğu değerlendiriliyor. Türkiye-Irak ilişkilerinde yeni sayfa Enerji alanındaki iş birliğinin iki ülke arasındaki ekonomik ve diplomatik ilişkileri daha da güçlendirmesi bekleniyor. Uzmanlar, uzun vadeli yeni anlaşmanın hayata geçirilmesi halinde Irak petrolünün uluslararası pazarlara daha istikrarlı şekilde ulaştırılabileceğini, Türkiye'nin ise enerji transit ülkesi konumunu daha da pekiştireceğini ifade ediyor. İki ülke arasında enerji, ticaret ve altyapı alanlarında geliştirilecek yeni projelerin, hem bölgesel ekonomik entegrasyona katkı sağlaması hem de küresel enerji piyasalarındaki arz güvenliğini desteklemesi bekleniyor. Irak Petrol Bakanı Sayın Basim Muhammed Hüdeyir ve beraberindeki heyet ile Bakanlığımızda verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmemizin ardından, BOTAŞ ile Irak devlet petrol şirketleri SOMO ve NOC arasında Irak–Türkiye Ham Petrol Boru Hattı’nın etkin kullanımını sağlayacak… pic.twitter.com/aYk8rbo5Da — Alparslan Bayraktar (@aBayraktar1) August 1, 2026

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.