Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Insani Yardım

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Insani Yardım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Insani Yardım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nepal’de sel felaketinde can kaybı 157’ye yükseldi Haber

Nepal’de sel felaketinde can kaybı 157’ye yükseldi

Nepal ile Çin’in Tibet Özerk Bölgesi sınırında bulunan Bhotekoshi Nehri’nde meydana gelen sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 157’ye yükseldi. Bölgede arama ve kurtarma çalışmaları devam ederken, yüzlerce kişiden halen haber alınamadığı bildirildi. Nepal polisi, taşkının ardından yürütülen çalışmalar sırasında çok sayıda cansız bedene ulaşıldığını açıkladı. Kayıp kişiler arasında 28 polis memurunun da bulunduğu belirtildi. Tibet’te de can kaybı yaşandı Çin makamları, Tibet’te sel nedeniyle 3 kişinin hayatını kaybettiğini, yüzlerce kişinin ise kayıp olduğunu duyurdu. Selden en fazla etkilenen bölgelerden Gyirong ilçesinde ekiplerin, arama-kurtarma çalışmalarına ulaşabilmek için kapanan yolları açmaya çalıştığı aktarıldı. Devam eden yağışlar ve bölgede oluşan yoğun çamur tabakasının çalışmaları zorlaştırdığı ifade edildi. 341 yabancı uyruklu kişiden haber alınamıyor Nepal Turizm Bakanlığı'nın açıklamasına göre 341 yabancı uyruklu kişi hâlâ kayıp. Kayıplar arasında ABD, Hindistan, Rusya, Ukrayna, Portekiz, Güney Kore ve İtalya vatandaşlarının bulunduğu bildirildi. Uluslararası bilim insanlarından oluşan bir ekip ise felaketin, dağlık bölgelerdeki bir buzuldan kopan büyük buz kütlesinin yol açtığı ani taşkınla bağlantılı olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Uluslararası yardım seferberliği Afetin ardından bölge ülkeleri ve uluslararası kuruluşlar yardım çalışmalarını hızlandırdı. Çin’in, Tibet’teki acil müdahale ve yardım faaliyetleri için yaklaşık 17 milyon dolarlık afet fonu ayırdığı bildirildi. Hindistan’ın Nepal’e 10 ton insani yardım ve temel tıbbi malzeme göndermesi bekleniyor. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu'nun (IFRC) Nepal Kızılhaçı'nın acil yardım çalışmalarına destek amacıyla 1,2 milyon dolar kaynak sağlayacağı belirtildi. Avrupa Birliği de bölgeye destek vermeye hazır olduğunu açıklarken, afetin etkilerinin izlenmesi için AB'nin uydu gözlem programı Copernicus sisteminin devreye alındığı ifade edildi. Bölgede olumsuz hava koşullarının sürmesi nedeniyle arama-kurtarma çalışmalarının güçlükle devam ettiği, can kaybı ve kayıp sayısına ilişkin tablonun netleşmesi için çalışmaların sürdüğü bildirildi.

AFAD'a Venezuela'da meydana gelen depremlerin ardından yardım faaliyetlerinde görev alan ekip, Venezuela Devleti tarafından "Kahramanlık Nişanı" ile onurlandırıldı. Haber

AFAD'a Venezuela'da meydana gelen depremlerin ardından yardım faaliyetlerinde görev alan ekip, Venezuela Devleti tarafından "Kahramanlık Nişanı" ile onurlandırıldı.

Venezuela'da gerçekleşen depremler sonrası bölgede sürdürdüğü arama kurtarma ve insani yardım faaliyetlerini noktalayan AFAD ekipleri Türkiye'ye dönüş yaptı. AFAD Başkanı Vali Ali Hamza Pehlivan, İstanbul'da Venezuela'daki görevlerini başarıyla ifa eden ekiplerle bir araya geldi. Vali Pehlivan, sergiledikleri özveri nedeniyle Venezuela Devleti tarafından "Kahramanlık Nişanı" ile taltif edilen AFAD personeline teşekkürlerini ileterek, ay yıldızlı bayrağı gururla temsil eden ekibin başarılarının sürmesini diledi. 25 Haziran 2026 tarihinde Venezuela'nın Yaracuy bölgesinde 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki şiddetli deprem yaşanmış, felaketin ardından Türkiye'nin yardım ekipleri hızla bölgeye sevk edilmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla AFAD koordinasyonunda yürütülen çalışmalara; Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin Karakas Büyükelçiliği, TİKA ve Kızılay destek sağladı. Operasyon dahilinde 75 personel, 5 arama kurtarma aracı ve 6 arama kurtarma köpeğiyle sahada görev yapıldı. Türk ekipleri ayrıca 275 çadır, 7 ton tıbbi malzeme ve toplamda 30 ton insani yardım malzemesinin Venezuela'ya ulaştırılmasına öncülük etti. AFAD, Türkiye'nin hem yurt içinde hem de uluslararası alanda insani yardım faaliyetlerini kararlılıkla sürdüreceğini belirterek, "İnsanımız için ülkemizde, insanlık için sınırlarımızın ötesinde" vizyonuyla çalışmalarına devam edeceğini vurguladı.

BM Genel Sekreteri Guterres Suriye'de: Şam Yönetimiyle Yeni Dönem Diplomasi Trafiği Haber

BM Genel Sekreteri Guterres Suriye'de: Şam Yönetimiyle Yeni Dönem Diplomasi Trafiği

Ziyaret, Suriye'de 14 yıl süren iç savaşın ardından başlayan yeni siyasi süreç açısından önemli bir diplomatik gelişme olarak değerlendiriliyor. Guterres'in temasları kapsamında Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa ile bir araya gelmesi beklenirken, görüşmelerde ülkenin geleceği, siyasi geçiş süreci ve uluslararası ilişkiler ele alınacak. Guterres'in Suriye Ziyareti Tarihi Bir Anlam Taşıyor António Guterres'in Suriye ziyareti, Birleşmiş Milletler açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor. Bu ziyaretin, 2009 yılından bu yana bir BM Genel Sekreteri'nin Suriye'ye gerçekleştirdiği ilk ziyaret olduğu belirtiliyor. 14 yıllık savaş sürecinde büyük yıkım yaşayan Suriye'de yeni yönetimin uluslararası toplumla ilişkileri geliştirme çabaları sürerken, BM Genel Sekreteri'nin Şam ziyareti diplomatik temasların yeniden şekillendiği bir döneme denk geldi. Uzmanlar, ziyaretin yalnızca siyasi mesajlar açısından değil, insani yardım, yeniden yapılanma ve bölgesel güvenlik konularında da önemli sonuçlar doğurabileceğini değerlendiriyor. Şam Yönetimiyle Kritik Görüşmeler Yapılacak Guterres'in ziyaret programında Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa ile görüşmenin yanı sıra Suriye Dışişleri Bakanı Asaad el-Şaibani, hükümet yetkilileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle temaslar bulunuyor. Görüşmelerde Suriye'nin siyasi geleceği, devlet kurumlarının yeniden yapılandırılması, insani yardım çalışmalarının devamı ve uluslararası toplumla ilişkilerin geliştirilmesi başlıklarının gündeme gelmesi bekleniyor. Şam yönetimi, Beşar Esad'ın iktidardan ayrılmasının ardından uluslararası alanda daha fazla diplomatik temas kurmak ve ülkenin yeniden entegrasyonunu sağlamak için girişimlerde bulunuyor. BM'nin Öncelikli Gündemi: İstikrar ve İnsani Yardım Suriye'de uzun süren savaş nedeniyle milyonlarca insan yerinden edilirken, ülkenin altyapısı da büyük zarar gördü. BM başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar, insani yardım faaliyetlerinin sürdürülebilmesi ve kalıcı siyasi çözüm bulunabilmesi için çalışmalar yürütüyor. BM'nin Suriye dosyasındaki temel başlıklar arasında sivillerin korunması, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, güvenliğin sağlanması ve siyasi istikrarın oluşturulması bulunuyor. BM Sözcüsü Stephane Dujarric, Guterres'in ziyaret sırasında Suriye'nin yalnızca çatışma döneminden çıkmakla kalmayıp, tüm Suriyeliler için daha istikrarlı, kapsayıcı ve ekonomik açıdan güçlü bir gelecek oluşturma fırsatına sahip olduğunu vurgulayacağını ifade etti. Guterres UNDOF Misyonunu Ziyaret Edecek BM Genel Sekreteri'nin Suriye temasları kapsamında Golan Tepeleri bölgesinde görev yapan Birleşmiş Milletler Silahsızlanma Gözlem Gücü'nü (UNDOF) ziyaret etmesi planlanıyor. UNDOF'un temel görevi, Suriye ile İsrail arasında 1974 yılında imzalanan ateşkes anlaşmasının uygulanmasını izlemek ve bölgede güvenliğin korunmasına katkı sağlamak. Bu ziyaretin, bölgesel güvenlik açısından da önemli mesajlar içermesi bekleniyor. Yeni Parlamento Ziyareti Bekleniyor Guterres'in Şam'daki temaslarının birkaç gün sürmesi beklenirken, ayrıntılı ziyaret programının tamamı henüz açıklanmadı. BM Genel Sekreteri'nin 27 Temmuz'da Suriye'nin yeni parlamentosuna hitap etmesinin de planlandığı bildiriliyor. Bu konuşmanın, Suriye'nin siyasi geleceği ve uluslararası toplumla ilişkileri açısından önemli mesajlar içerebileceği belirtiliyor. Diplomatik Süreç Yakından İzleniyor Guterres'in ziyareti, Suriye'deki yeni yönetim ile uluslararası kuruluşlar arasındaki ilişkilerin geleceği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Ziyaret, Avrupa Birliği ülkelerinden bir liderin Esad yönetiminin devrilmesinden sonra gerçekleştirdiği ilk Suriye ziyareti sırasında yaşanan ve Şam'da bir otel yakınında meydana gelen çifte bombalı saldırının ardından gerçekleşmesi nedeniyle de dikkat çekiyor. Bölgesel gelişmeler ve güvenlik endişeleri devam ederken, BM Genel Sekreteri'nin Şam temaslarının Suriye'nin gelecekteki siyasi yönü üzerinde etkili olması bekleniyor. Uluslararası kamuoyu, Guterres'in Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa ve diğer yetkililerle yapacağı görüşmelerden çıkacak mesajları yakından takip ediyor.

Lübnan, üç kurtarma görevlisinin öldürülmesinin ardından İsrail'i 'savaş suçları' nedeniyle kınadı. Haber

Lübnan, üç kurtarma görevlisinin öldürülmesinin ardından İsrail'i 'savaş suçları' nedeniyle kınadı.

Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre, 29 Nisan'da Majdal Zoun kasabasındaki bir binayı hedef alan iki ardışık İsrail hava saldırısında toplam beş kişi hayatını kaybetti. Ölenlerden üçü, ilk saldırıda mağdurlara yardım etmek için orada bulunan kurtarma görevlisiydi. Salam, sosyal medyada yaptığı açıklamada, insani yardım görevlerini yerine getiren sivil savunma güçlerini hedef almanın "yeni bir savaş suçu" olduğunu belirtti. Bu eylemin uluslararası insani hukuk ilkelerini ve düzenlemelerini ciddi şekilde ihlal ettiğini savundu. Lübnan sivil savunma güçlerinin sözcüsü, ikinci hava saldırısının ardından enkaz altında kalan üç kurtarma görevlisinin daha sonra öldüğünün doğrulandığını söyledi. Lübnan ordusu ayrıca, olay yerindeki ordu personeli, kurtarma ekipleri ve iki sivil buldozerin hedef alındığı ikinci saldırıda iki askerin de yaralandığını bildirdi. Lübnan Başbakanı Nawaf Salam. Fotoğraf: CC/Wiki Medya raporlarına göre, İsrail güçleri, hava saldırısının ilk vurduğu bölgede kurtarma ekiplerine eşlik eden Lübnan askeri devriyesine saldırdı. ABD'nin arabuluculuğuyla İsrail ve Lübnan arasında sağlanan ateşkese rağmen, hava saldırıları özellikle Lübnan'ın güney ve doğu bölgelerinde neredeyse her gün devam ediyor. Hizbullah güçleri, İsrail'e ve Lübnan'ın güneyindeki İsrail kontrolündeki bölgelere füze ve insansız hava araçlarıyla misilleme yaptı. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun da olaya ilişkin açıklama yaparak, bunun “yardım ve ilk yardım çalışanlarını hedef alan bir dizi saldırının” parçası olduğunu söyledi. Bu eylemlerin, İsrail'in sivilleri, sağlık personelini ve kurtarma çalışanlarını koruyan uluslararası hukuk ve sözleşmeleri ihlal etmeye devam ettiğini gösterdiğini belirtti. Bu ayın başlarında, İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (HRW) Lübnan araştırmacısı Ramzi Kaiss, uluslararası toplumun Lübnan ve Gazze'deki savaş suçları iddialarına ilişkin sessizliğinin "İsrail ordusunu daha da cesaretlendirdiğini" belirtti. İsrail'in müttefikleri olan ABD, İngiltere, Almanya ve Avrupa Birliği ülkelerine, silah satışlarını ve sevkiyatlarını askıya almaları ve askeri yardımı durdurmaları, ayrıca olaya karıştığı iddia edilen yetkililere yönelik hedefli yaptırımlar uygulamaları çağrısında bulundu. Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre, 29 Nisan'da ülke genelinde düzenlenen saldırılar sonucunda en az sekiz kişi hayatını kaybetti. 2 Mart'tan bu yana Lübnan'da İsrail hava saldırılarında ölenlerin sayısı 2.534'e, yaralananların sayısı ise 7.863'e ulaştı.

100.000 ton petrol taşıyan Rus gemisi Küba'ya ulaştı. Haber

100.000 ton petrol taşıyan Rus gemisi Küba'ya ulaştı.

Rus medyası, 30 Mart'ta Rusya Ulaştırma Bakanlığı'ndan yapılan bir açıklamaya atıfta bulunarak, "İnsani yardım malzemesi taşıyan Anatoly Kolodkin petrol tankeri, Matanzas limanında boşaltılmayı bekliyor" diye bildirdi. Daha önce Rusya Enerji Bakanı Sergey Tsivilyov, Rusya'nın Küba'ya yakıt da dahil olmak üzere insani yardım sağlamaya devam edeceğini belirtmişti. Küba önemli enerji sorunlarıyla karşı karşıya. Başbakan Yardımcısı ve Dış Ticaret ve Yatırım Bakanı Oscar Perez-Oliva Fraga'ya göre, enerji kıtlığından etkilenen sağlık sistemi nedeniyle 11.000'den fazla çocuk da dahil olmak üzere 100.000'den fazla kişi ameliyat bekliyor. Ayrıca ABD'nin uyguladığı ekonomik yaptırımların son zamanlarda sıkılaştırıldığını da savundu. Küba'nın önemli petrol tedarikçilerinden biri olan Venezuela ile ilgili gelişmeler de dahil olmak üzere bölgesel gelişmelerin ardından Havana'daki yakıt kıtlığı daha da kötüleşti. Mart ayında Küba'nın ulusal elektrik şebekesinde üç arıza yaşandı, en sonuncusu 21 Mart'ta meydana geldi ve geniş çaplı elektrik kesintilerine neden oldu. Küba, yakıtın yanı sıra gıda ve ilaç sıkıntısıyla da karşı karşıya. Ocak ayından bu yana Çin, insani yardım kapsamında yaklaşık 30.000 ton pirinç gönderdi. 29 Ocak'ta Trump, ABD'nin Küba'ya petrol tedarik eden ülkelere gümrük vergisi uygulamasına izin veren bir başkanlık kararnamesi imzaladı; bu karar Küba'daki durumu daha da karmaşık hale getirdi ve uluslararası kınamalara yol açtı. Ancak Başkan Trump yakın zamanda yaptığı açıklamada, ABD'nin Rusya ve diğer ülkelerin insani amaçlarla Küba'ya petrol sağlamasına itiraz etmediğini, ancak bu tedariklerin ada ülkesinin enerji açığını tamamen çözmesinin olası olmadığını savundu.

Rusya, Moskova'da planlanan bir dizi terör saldırısını engelledi. Haber

Rusya, Moskova'da planlanan bir dizi terör saldırısını engelledi.

FSB'ye göre, ajans Ukrayna istihbarat teşkilatlarının Moskova'daki kritik altyapıyı, yetkilileri, askeri personeli ve kolluk kuvvetlerini hedef alan sabotaj operasyonları planladığına dair bilgi aldı. Rusya İçişleri Bakanlığı ve Ulusal Muhafızlar da dahil olmak üzere güvenlik güçleri, bu duruma karşılık olarak yüksek alarma geçirildi. FSB ayrıca, Moskova merkezli bir şirketten optik insansız hava araçları satın alma girişimini engellediğini açıkladı. 20 kg'a kadar yük taşıyabilen bu cihazların, anlaşma gerçekleşirse saldırılarda kullanılmak üzere patlayıcılarla donatılması amaçlanmıştı. FSB güçleri terör planına karışan kişileri tutukladı. Bir diğer gelişmede, ajans, ısıtmalı ayakkabı tabanlığı kılığında gizlenmiş 504 adet el yapımı patlayıcı cihazdan oluşan bir sevkiyatı ele geçirdiğini duyurdu. Polonya'dan Belarus üzerinden taşınan sevkiyatın, insani yardım kılıfı altında özel operasyon bölgesine gönderilmesi amaçlanmıştı. 1994 doğumlu yabancı uyruklu bir kişi, bu kaçakçılık şebekesiyle ilgili suçlamalarla tutuklandı. FSB'ye göre, kendisine Moskova'daki bir lojistik şirketi aracılığıyla malları teslim alma talimatı verilmişti. Uzmanlar, her bir cihazın yaklaşık 1,5 gram TNT'ye eşdeğer miktarda patlayıcı içerdiğini ve bir güç kaynağına bağlandığında patlayarak kullanıcıya zarar verebileceğini belirledi. FSB, patlayıcıların elektrikli ev aletleri, kozmetik ürünler, elektronik aksesuarlar veya dini eşyalar gibi çeşitli günlük eşyalar kılığında gizlenebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Kurum, halkı dikkatli olmaya ve olağandışı bir faaliyet fark etmeleri veya kişisel bilgilerinin tehlikeye girdiğinden şüphelenmeleri durumunda yetkililerle iletişime geçmeye çağırıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.