SON DAKİKA
Hava Durumu

#Inovasyon

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Inovasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Inovasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Garanti BBVA’ya World Finance Awards’tan Dijital Bankacılıkta İki Ödül Birden Haber

Garanti BBVA’ya World Finance Awards’tan Dijital Bankacılıkta İki Ödül Birden

Garanti BBVA, World Finance Digital Banking Awards 2025’te, Türkiye’nin “Bireysel Bankacılıkta En İyi Dijital Banka” ve “En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması” ödüllerinin sahibi oldu. Ödüller, bankanın radikal müşteri perspektifiyle şekillenen dijital bankacılık yaklaşımı ve yüksek müşteri memnuniyetini temsil ediyor. Uluslararası finans yayın grubu World Finance tarafından düzenlenen Digital Banking Awards 2025 kapsamında iki önemli ödüle birden layık görülen Garanti BBVA, dijital bankacılık alanındaki güçlü performansı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla öne çıktı. “Radikal müşteri perspektifimizi dijital deneyimin merkezine koyuyoruz” Aldıkları ödülleri değerlendiren Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, “World Finance tarafından bu iki önemli ödüle layık görülmemizi, dijital bankacılığı yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil, müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran bütüncül bir deneyim olarak ele alışımızın bir sonucu olarak görüyoruz. Radikal müşteri perspektifi anlayışımız ile müşterilerimizi dinleyen, ihtiyaçlarını öngören ve onlara gerçek zamanlı, güvenilir çözümler sunan dijital platformlar geliştiriyor ve sunuyoruz. Müşteri memnuniyeti odağımızla bu ödüle layık bulunduğumuz için gururluyuz.” dedi. Teknolojiyi anlamlı ve müşteriye değer yaratan çözümlere dönüştürmek World Finance Digital Banking Awards, bankaların ve finansal teknoloji kuruluşlarının dijitalleşme, inovasyon, müşteri deneyimi, güvenlik ve finansal kapsayıcılık alanlarındaki yetkinliklerini değerlendirerek, küresel ölçekte fark yaratan kurumları ödüllendiriyor. 2025 yılında dijital bankacılık yapay zekâ destekli kişiselleştirme, açık bankacılık, gömülü finans ve siber güvenlik gibi alanlarda yaşanan dönüşümle birlikte müşteri güvenini ve deneyimini daha da derinleştiren bir yapıya evrildi. Garanti BBVA da bu dönüşümde, teknolojiyi anlamlı ve müşteriye değer yaratan çözümlere dönüştürme becerisiyle öne çıktı. Garanti BBVA’nın dijital bankacılık yaklaşımı; müşterilerin günlük finansal ihtiyaçlarını sezgisel, hızlı ve güvenli platformlar üzerinden karşılamayı hedefleyen uçtan uca bir deneyim sunuyor. Mobil bankacılık uygulamaları başta olmak üzere tüm dijital temas noktalarında geliştirilen çözümler, müşteri memnuniyetini artırırken bankacılığı herkes için daha erişilebilir ve sade hale getiriyor.

Bursa Yıldırım'da kadınlara e-ticaret desteği Haber

Bursa Yıldırım'da kadınlara e-ticaret desteği

Bursa'da Yıldırım Belediyesi ve elemegi.com iş birliğinde YILMEK kursiyerleri, kadın kooperatiflerinin üyeleri ve kadın girişimcilere yönelik e-ticaret eğitimi düzenledi. Yıldırım Belediyesi ve elemeği.com platformu ile birlikte Barış Manço Kültür Merkezi’nde e- ticaret eğitimi düzenledi. Kadınların ekonomik hayattaki yerini güçlendirmek amacıyla düzenlenen programa Yıldırım Belediye Başkan Yardımcısı Ayşe Ertan, Elemegi.com temsilcisi Enes Ünal, YILMEK kursiyerleri ve eğitmenleri, kadın kooperatifleri üyeleri ile girişimci kadınlar katıldı. Kadınların Yıldırım Belediyesi’nin öncelikli hizmet grupları arasında yer aldığını hatırlatan Yıldırım Belediye Başkan Yardımcısı Ayşe Ertan, “İş hayatından eğitime ve sosyal hayata, yaşamın her alanında kadınların etkinliğini arttıracak, destek olacak projeler geliştiriyoruz. YIL-MEK ile İnovasyon ve Girişimcilik Merkezi’mizde binlerce kadına eğitim verdik. Kadınların istihdamına yönelik programlarımızla yine binlercesinin iş sahibi olmasına vesile olduk. Kurduğumuz kadın kooperatifleriyle kadınlarımızın kendi işlerini yapmalarına imkan oluşturuyoruz. Eğitim ve spor faaliyetlerimiz ile de kadınlarımıza hayatın her alanında destek oluyoruz. Elemeği.com platformu ile de bu alanda önemli bir çalışmaya imza atacağız. Gösterdeiği özveriden dolayı paydaşımız Elemegi.com Platformu’na ve Enes Ünal’a teşekkür ediyorum” dedi. ÖNCELİK GELİR DEĞİL SORUMLULUK Dünyanın makineleşmesi ile birlikte el emeğinin değerinin her geçen gün azaldığını hatırlatan Elemegi.com Platformu Temsilcisi Berkay Appan ise “El emeği bir kültürün en önemli unsurlarından birisi. Yine geçimini bu şekilde sağlayan insanımız var. Biz teknolojiyi el emeğinin yararına kullanarak, hem bu geleneksel ürünlerin devamlılığını sağlamak hem de geçimini el emeğinden kazanan insanlarımızın ürettiklerini değerlendirebilecekleri bir platform oluşturduk. Bugün Bursa'nın en fazla kadın kooperatifine ev sahipliği yapan ve kadınlara yönelik projeleri ile örnek teşkil eden Yıldırım Belediyesi ile önemli bi iş birliği başlıyoruz. Bu projemiz kapsamında; Platformumuza üye olan Yıldırım’daki kadın kooperatiflerinin üyelerinden ve yılmek kursiyerlerinden ilk 3 ay komisyon ve kargo bedeli almayacağız. Diğer taraftan da eğitim ve destek programlarıyla Yıldırımlı kadınlara destek olacağız”diye konuştu. Daha sonra ise katılımcılara platformun kullanımı ve e-ticaret üzerine bilgilendirmelerde bulunuldu.

DOSABSİAD'dan geleceğe odaklı vizyon... DOSABSİAD 2026 rotasını çizdi Haber

DOSABSİAD'dan geleceğe odaklı vizyon... DOSABSİAD 2026 rotasını çizdi

DOSABSİAD Başkanı Onur Kutlualp, 2025 yılı faaliyetlerini değerlendirerek 2026 hedeflerini açıkladı. Yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme yeni dönemin öncelikleri arasında yer aldı. Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, göreve geldikleri 2025 yılını değerlendirerek derneğin 2026 yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Küresel ekonomik zorluklara rağmen sanayide üretim çarklarının dönmeye devam ettiğini belirten Kutlualp, DOSABSİAD’ın üyelerini geleceğe hazırlayan çalışmalara ağırlık verdiğini söyledi. Tekstilden otomotive, kimyadan gıdaya kadar birçok sektörde faaliyet gösteren ve yaklaşık 600 firmayı bünyesinde barındıran DOSABSİAD’ın; 5,5 milyar dolarlık ihracat hacmi ve 55 bin kişilik istihdam kapasitesiyle Türkiye ekonomisine stratejik katkı sunduğunu vurgulayan Kutlualp, 2025 yılı boyunca sanayide yapay zekâ uygulamaları, yeşil dönüşüm, finansman yönetimi ve tüketici trendleri başlıklarında yoğun çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Üyelerin değişen koşullara hızlı uyum sağlaması için eğitimler, bilgilendirme toplantıları ve sektör buluşmaları düzenlediklerini belirten Kutlualp, DOSAB ile iş birliğini de güçlendirdiklerini kaydederek, “DOSAB komitelerinde yönetim kurulu üyelerimizin aktif katılımıyla tam bir eşgüdüm sağladık” dedi. Yapay zekânın üretimde yeni bir dönemi başlattığını vurgulayan Kutlualp, WGSN ve AIT iş birlikleriyle düzenlenen eğitimlerde, tüketici trendlerinden desen tasarımına ve üretim bandına kadar yapay zekânın sunduğu avantajların sanayicilere aktarıldığını söyledi. Finansman ve Ar-Ge alanında da önemli adımlar attıklarını belirten Kutlualp, BUTEKOM ziyaretleriyle inovasyon süreçlerini desteklediklerini, Türk Eximbank ile yapılan buluşmalarla ihracat finansmanı ve alacak sigortası konularında üyelere rehberlik ettiklerini ifade etti. Derneğin sosyal yönüne de dikkat çeken Kutlualp, geleneksel futbol turnuvası, çalışanlara yönelik seminerler ve sağlık protokolleriyle DOSABSİAD’ın büyük bir aile olduğunu ortaya koyduklarını dile getirdi. 2026 vizyonunu “Bilgi Odaklı Üretim ve Sürdürülebilir Büyüme” temasıyla şekillendirdiklerini belirten Kutlualp, yeni dönemde veriye dayalı karar alma kültürünü yaygınlaştıracaklarını söyledi. Yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, karbon ayak izi, yapay zekâ ve dijitalleşme alanlarında daha derinlikli programlar planladıklarını ifade eden Kutlualp, finansmana erişim ve ihracatın sürdürülebilirliği konusunda da kurumlar arası iş birliklerini artıracaklarını kaydetti. Kutlualp, “DOSABSİAD çatısı altında güçlü bir bilgi ve iş birliği ağı var. 2026’da ortak aklı büyüten, üyeler arası etkileşimi artıran ve sahaya dokunan bir takvimle ilerleyeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

2026 'hasat yılı' olacak Haber

2026 'hasat yılı' olacak

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, 2026 yılı dolayısıyla yayımladığı mesajında, iş dünyasının fedakarlıkla geçen bir dönemi geride bıraktığını belirterek, “2025 yılı yüksek maliyetler ve finansmana erişim zorluklarıyla verdiğimiz büyük bir sınav yılı oldu. Artık 2026’yı, ödediğimiz bedellerin karşılığını alacağımız bir ‘Hasat Yılı’ olarak görüyoruz” dedi. KAYSERİ (İGFA) - Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, mesajında geride kalan yılın ekonomik zorluklarına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: “Umutla başladığımız 2025 yılını, sıkı para politikaları, daralan iç talep ve küresel ticaret savaşlarının gölgesinde tamamlıyoruz. Üyelerimiz; enflasyonun baskısı ve finansal kaynaklara erişimin kısıtlı olması nedeniyle yılı yatırım anlamında temkinli geçirdi. Ancak bizim devletimize ve ekonomimizin direncine güvenimiz tamdır. Bu zorlu süreçte enseyi karartmadan üretmeye, istihdam sağlamaya devam ettik. 2026’yı, ödediğimiz bedellerin karşılığını alacağımız bir ‘Hasat Yılı’ olarak görüyoruz. ” 2026 yılına dair beklentilerini de aktaran Gülsoy, “Dünya artık ‘akıllı’ üretiyor ve ‘dijital’ satıyor. 2026 yılında şirketlerimizin maliyet yönetimine odaklanması, esnek stratejiler geliştirmesi ve yapay zeka başta olmak üzere teknolojik yatırımlara öncelik vermesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Kayseri Ticaret Odası olarak biz de 2026 vizyonumuzu teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge eksenine oturttuk. Şehrimizi ‘Orta Anadolu Üretim Havzası’nın merkezi yapacak adımları kararlılıkla atacağız.” Ekonomi yönetimine ve iş dünyasına seslenen Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “2026’da enflasyonun kademeli olarak yüzde 25’in altına inmesini ve büyümenin tekrar ivme kazanmasını bekliyoruz. Ancak enflasyonla mücadele ederken üretim kaslarımızı eritmemeli, hastayı iyileştirmeye çalışırken kaybetmemeliyiz. Finansmana erişim kolaylaştırılmalı, özel sektörün küresel rekabet gücü korunmalıdır. Unutulmamalıdır ki; kendini yenileyemeyen, verimsiz yapılar sistemden çekilirken; taşın altına elini koyarak ticaret yapanlar bu yeni dönemin kazananı olacaktır.” Mesajının sonunda toplumsal huzura değinen Başkan Gülsoy; “MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonuyla pekişecek huzur ikliminin, ticaretimizin en büyük teminatı olacağına inanıyorum. 2026 yılının başta üyelerimiz ve hemşehrilerimiz olmak üzere ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, barış ve bereket getirmesini diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Asırlık Türk Devinin Çin İle Rekabet Formülü Haber

Asırlık Türk Devinin Çin İle Rekabet Formülü

MISIRLI Underwear and Socks, düşük maliyetle üretim yapan ülkelerle rekabet etmesini sağlayan formülünü açıkladı; Türkiye'de sürdürülebilirlikten gelen verimlilik, Mısır'da maliyet avantajıyla üretim ve her alanda yüksek kaliteyle inovasyon. Asırlık dev, bu formülle küresel pazardaki konumunu güçlendiriyor. Türkiye'nin 1927'den bu yana faaliyet gösteren köklü üretici firması MISIRLI Underwear and Socks, 18 yıldır yaptığı sürdürülebilirlik yatırımlarıyla elde ettiği verimlilik ile Mısır'da kurduğu stratejik üretim üssünden aldığı maliyet avantajını birleştiren stratejisiyle Çinli üreticilerle rekabet ediyor. Türkiye’de Sürdürülebilirlik, Mısır’da Maliyet Avantajı İstanbul İkitelli, Yozgat ve Kütahya'daki fabrikalarının karbon ayak izini yüzde 96 oranında azaltan MISIRLI Underwear and Socks'ın rekabet gücünün temelinde, 18 yıl önce başlattığı ve bugün enerji ile su maliyetlerini sıfırlayan öncü sürdürülebilirlik yatırımları yatıyor. Yozgat'taki 7 megawatt kapasiteli güneş enerjisi santrali ve yağmur suyu arıtma sistemleri sayesinde elde ettiği verimlilik, Türkiye’de 1200 kişiye istihdam sağlayan MISIRLI Underwear and Socks’ın yüksek standartlara sahip global devler için yüksek kaliteli ve kârlı üretim yapmasını sağlıyor. MISIRLI Underwear and Socks’ın Çin ile rekabet formülünün ikinci sütununu Mısır'da 10 milyon dolar yatırımla kurduğu ve yılda 30 milyon çift ek üretim kapasitesi yaratacak yeni üretim üssü oluşturuyor. MISIRLI Underwear and Socks bu stratejik yatırımla, Türkiye'nin yüksek maliyetler nedeniyle Çin gibi düşük maliyetle üretim yapan ülkelere kaptırdığı fiyat odaklı ürün segmentindeki payını geri kazanmayı ve küresel pazarda her segmentte rekabet etme gücünü artırmayı hedefliyor. 600 kişilik istihdam yaratacak bu yeni tesisle birlikte markanın toplam yıllık üretim kapasitesi 100 milyon çifte yaklaşacak. İnovasyon Kültürüyle Fark Yaratan Asırlık Türk Markası Rekabet formülünü tamamlayan son unsur ise MISIRLI Underwear and Socks'ın DNA'sında yer alan inovasyon kültürü. Gümüş iplikli antibakteriyel ürünler ve pilotlar tarafından tercih edilen kompresyon çorapları gibi fonksiyonel ve katma değerli ürünlerle rakiplerinden ayrışan MISIRLI Underwear and Socks, küresel üretici firmalarla verimliliğin yanı sıra ürün kalitesi ve teknolojik üstünlükle de rekabet ediyor. MISIRLI Underwear and Socks'ın Çin ile rekabet formülü bu üç temel üzerine oturuyor; Türkiye'de sürdürülebilirlik sayesinde elde ettiği operasyonel verimlilik, Mısır'daki stratejik yatırımla kazandığı maliyet avantajı ve inovasyon kültürüyle yarattığı katma değer. MISIRLI Underwear and Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı, küresel rekabet stratejilerini şu sözlerle açıkladı: "Tekstil gibi zor bir sektörde ayakta kalmak için sadece maliyet odaklı düşünmek yeterli değil; oyunu farklı kurmanız gerekir. Rekabet gücümüzün temelinde, 18 yıl önce başladığımız ve artırarak devam ettiğimiz sürdürülebilirlik yatırımlarımız var. Türkiye’de üretimimize eklenecek Mısır'daki yatırımımız ise küresel pazar payımızı güvence altına alacak. İnovasyona ve kaliteye olan bağlılığımızla, asırlık markamız küresel ligde iddialı bir oyuncu olmayı sürdürecek."

1,8 Milyar Dolara Ulaşan Oyun ve Eğlence Pazarı 2030’a Kadar Yüzde 28 Büyüyecek Haber

1,8 Milyar Dolara Ulaşan Oyun ve Eğlence Pazarı 2030’a Kadar Yüzde 28 Büyüyecek

Türkiye’de oyun ve eğlence sektörü artık yalnızca bir “eğlenme aracı” olmanın ötesine geçerek; ekonomiyi büyüten, şehirleri dönüştüren, kültürel yaşamı zenginleştiren ve turizme değer katan stratejik bir endüstri hâline geliyor. Dünyada en çok kazandıran sektörler arasında yer alan oyun eğlence pazarı, Türkiye’de de benzer bir yükseliş göstererek 1 milyar 800 milyon dolara kadar yükseldi. Bu güçlü ivmenin dikkat çekici örneklerinden biri olan ATRAX – Uluslararası Eğlence, Park, Spor ve Rekreasyon Alanları Fuarı, 2025 yılında 83 ülkeden gelen 20 bine yakın profesyonel ziyaretçi ile Avrasya bölgesindeki konumunu daha da güçlendirdi. 15–17 Ocak 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde 13. kez düzenlenecek olan ATRAX 2026, “Ciddi Eğlence – Yarının Mutlu Şehirleri İçin Eğlenceyi Ciddiye Alıyoruz” temasıyla gerçekleştirilecek. Modern kent yaşamında eğlence ve aktif yaşam alanlarının taşıdığı stratejik öneme dikkat çekmeyi amaçlayan fuar, 100’den fazla ülkeden profesyonel alıcıyı ve 30’un üzerinde ülkeden 400’ü aşkın katılımcıyı ağırlamaya hazırlanıyor. Günümüzde şehirler yalnızca yaşam ve çalışma alanı değil; aynı zamanda sosyalleşme, dinlenme ve hareketli yaşamın merkezleri olarak tasarlanıyor. Parklardan spor alanlarına, rekreasyon alanlarından sosyal tesislere kadar uzanan geniş bir yelpazedeki bu yatırımlar, kentsel gelişimin vazgeçilmez bileşenleri arasında yer alıyor. Türkiye’nin en kapsamlı eğlence fuarı olan ATRAX 2026’da da eğlence ve rekreasyon alanlarının şehirlerin yaşam kalitesine katkısını gündemin merkezine taşınıyor. 4 bini aşkın markanın temsil edileceği fuar, uluslararası ölçekte büyüyen iş hacmini ve eğlence sektörünün şehirler üzerindeki dönüştürücü gücünü öne çıkaracak. ŞEHİRLERİN DÖNÜŞÜMÜNDE EĞLENCENİN GÜCÜ KONUŞULACAK Eğlenceyi sadece keyif üreten bir alan olarak değil, şehirlerin geleceğini şekillendiren güçlü bir yatırım başlığı olarak gördüğünü belirten Tureks Uluslararası Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı ve Fuar Organizatörü Nergis Aslan, “Bugün parklar, oyun ve spor alanları, sosyal tesisler yalnızca boş vakit geçirilen mekânlar değil; şehirlerin yaşam kalitesini, ekonomik dinamizmini ve toplumsal etkileşimini artıran stratejik unsurlar hâline geldi. Dünyanın en çok kazandıran oyun eğlence sektörünün büyüklüğü Türkiye’de 1 milyar 800 milyon dolara kadar yükseldi. Ülkemizde oyun pazarının 2025-2030 yılları arasında yüzde 28’lik bir büyüme göstermesi bekleniyor. Bu büyüme oranı ülkemizi oyun eğlence sektörü açısından önemli bir pazar haline getiriyor. Sektöre yatırım ise 2025 yılının ilk yarısında 480 milyon dolara ulaştı. ATRAX olarak bizim yaklaşımımız, eğlenceyi modern şehirlerin temel yapı taşlarından biri olarak ele almak. Mutlu, sürdürülebilir ve yaşanabilir şehirler ancak doğru planlanmış eğlence ve rekreasyon yatırımlarıyla mümkün oluyor. Bu nedenle 2026 için belirlediğimiz ‘Serious Fun’ teması, eğlence sektörünün ekonomik, sosyal ve kentsel dönüşümde oynadığı rolü yeniden gündeme taşıyacak. Fuarımız; teknolojiden sürdürülebilirliğe, şehirlerin geleceğini şekillendiren yenilikçi çözümlerden küresel iş birliklerine uzanan çok geniş bir yelpazede sektörün nabzını tutacak. ATRAX olarak, sektör firmalarına yalnızca ürünlerini sergileyebilecekleri bir alan sunmuyoruz. Aynı zamanda ihracatlarını büyütebilecekleri, yeni pazarlara adım atabilecekleri ve uluslararası ölçekte güçlü iş birlikleri kurabilecekleri kapsamlı bir ticari platform hazırlıyoruz” açıklamasında bulundu. REKREASYON YATIRIMLARINDA YENİ TRENDLER Oyun ve macera alanlarından kent mobilyalarına yeşil alan çözümlerinden bahçe ve açık alan dizaynına kadar geniş bir yelpazede seçenek sunan ATRAX’ın en dikkat çekici bölümlerinden AQUAFUN’ı anlatan Aslan, “75 milyar doları aşan küresel pazar hacmine sahip bu alan; yüzme havuzlarından aqua parklara, spa teknolojilerinden çevre dostu su çözümlerine kadar geniş bir inovasyon yelpazesini İstanbul’a taşıyacak. Almanya’dan İtalya’ya, Orta Doğu’dan Balkanlar’a kadar pek çok profesyonelin bir araya geleceği bölüm, sürdürülebilir su yönetiminin eğlence sektörü için stratejik önemini vurgulayacak. AQUAFUN, bu yıl “SeriousFun, Mavi Gelecek” temasıyla su eğlencesi ve spa sektörünün geleceğine ışık tutacak” dedi. Bu yıl ilk kez oluşturulan BLOOM ARENA’dan da bahseden Aslan, “Program iki sahnede eş zamanlı oturumlarla ilerleyecek. Eğlence, rekreasyon, peyzaj, spor ve su eğlencesi gibi alanlarda uzman konuşmacılar, sektörün ihtiyaç ve beklentilerini merkeze alan başlıkları ele alınacak. Turuncu Sahne’de “Eğlence Alanı Değil, Gelecek Planı” ana teması öne çıkıyor. Bu sahnede şehirlerin yeşil dönüşümü, kentsel yaşamda spor ve rekreasyon alanlarının artan önemi, sosyal uyumu güçlendiren tasarım anlayışları ve yenilikçi ürün tanıtımları konuşulacak. Turkuaz Sahne’de ise iki ana odak bulunuyor. “Sürdürülebilir Yeşil” başlığı altında açık alan yatırımlarının şehir yaşamına, ekonomiye ve ekolojiye katkıları değerlendirilecek. “Mavi Gelecek” oturumlarında ise havuz ve su eğlencesi alanında sürdürülebilir yaklaşımlar, teknolojik yenilikler ve yatırım vizyonu masaya yatırılacak. BLOOM ARENA, sektör profesyonellerine yalnızca güncel bilgi sunmakla kalmayacak, aynı zamanda iş birliği fırsatları ve yeni ticaret bağlantıları da oluşturacak” diyerek sözlerini tamamladı.

Turkcell Tedarikçi Zirvesi 2025 Gerçekleşti Haber

Turkcell Tedarikçi Zirvesi 2025 Gerçekleşti

Turkcell’in yerli ve yenilikçi teknolojileri desteklemek amacıyla her yıl düzenlediği Tedarikçi Zirvesi’nin 2025 buluşması İstanbul’da gerçekleştirildi. Zirvenin odağında, 5G’ye geçiş sürecinde yerli ve milli ürünlerin güçlendirilmesi, sürdürülebilir tedarik zinciri ile Google Cloud Bölgesi yatırımı çerçevesinde yeni iş birliği fırsatları yer aldı. Zirvede konuşan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, “Yerli ve milli ürünleri desteklemek hem 5G dönüşümünün hem de Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunun temel bir parçası. 5G çağında Türkiye’nin dijital geleceğini tedarikçilerimizle birlikte inşa ediyoruz. Google Cloud ile birlikte hayata geçirdiğimiz Google Cloud Bölgesi de yerli tedarikçilerimize güçlü iş birliği fırsatları sunacak. Bununla birlikte tedarik zincirimizi daha sürdürülebilir kılmak için Tedarikçi Sürdürülebilirlik Değerlendirme Sistemi’ni devreye aldık ve bu yıl kritik 60 tedarikçimizin ÇYS (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim)performansını analiz ettik. Attığımız tüm bu adımlar, Türkiye’nin teknoloji ekosistemini daha rekabetçi, daha bağımsız ve daha yenilikçi bir yapıya kavuşturma kararlılığımızın somut birer göstergesi” dedi. Turkcell tarafından, yerli ve yenilikçi teknolojileri desteklemek amacıyla düzenlenen Tedarikçi Zirvesi’nin 2025 yılı buluşması İstanbul’da gerçekleştirildi. Yaklaşık 500 katılımcının yer aldığı zirvede, 5G’ye geçiş sürecinde yerli ve milli teknolojilerin, yenilikçi çözümlerin kullanımı konusunda fikir alışverişi yapıldı. Turkcell’in tedarik zincirindeki verimlilik, şeffaflık ve sürdürülebilirlik odaklı hedefleri ve uygulamalarına değinildi. Ayrıca zirve kapsamında düzenlenen “5G Yerli ve Milli Ürün Geliştirme” panelinde şebeke teknolojileri, yerli ürün geliştirme süreçleri, global rekabete hazırlık ve ekosistemin ihtiyaç duyduğu teknik dönüşüm başlıkları masaya yatırıldı. Yerli tedarikçilerle iş birliklerinin geleceği, üretim kabiliyetleri ve 5G’nin sağlayacağı yeni fırsatlar değerlendirildi. Panelin ardından inovasyon, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme konularında başarılı tedarikçiler ve çalışanlar ödüllendirildi. “5G yolculuğunda tedarikçi ekosistemimizle birlikte yol alıyoruz” Zirvede 5G çağında yerli ekosistemi güçlendirmenin önemine değinen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, şunları söyledi: “Ülkemiz 5G için gün sayıyor. Bu süreçte yerli ve milli teknolojilerin desteklenmesi büyük önem taşıyor. Altyapı bileşenlerinde dışa bağımlılığı azaltmak, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonumuzun temel unsurlarından biri. Turkcell olarak 5G’ye geçişte, ulusal tedarikçilerimizi önceliklendirerek ve milli ürünleri kullanarak yerlilik oranını en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Ülkemizin teknoloji ekosisteminin paydaşlarıyla ortak Ar-Ge projeleri geliştiriyor, baz istasyonlarından çekirdek şebekeye kadar yerlilik oranını artırıyoruz. Nitekim bu çerçevede geçtiğimiz aylarda, 5G’ye geçiş sürecinde yerli ve milli teknolojilerin kullanımını teşvik etmek üzere 5G Yerli Ürün Çalıştayı düzenledik. Hedefimiz yerli ve milli bileşenleri önceliklendirerek 5G deneyimini Turkcell gücüyle ülkemize yaşatmak.” Tedarik zincirinde sürdürülebilirlik odağı Dr. Ali Taha Koç konuşmasında, Turkcell’in Tedarikçi Sürdürülebilirlik Değerlendirme Sistemi’ne de değindi: “Sürdürülebilirlik, tüm iş süreçlerimizin merkezinde. Bu anlayışla, tedarik zincirimizin sürdürülebilirlik dönüşümünü hızlandırmak amacıyla Tedarikçi Sürdürülebilirlik Değerlendirme Sistemi’ni hayata geçirdik. Bu yıl kritik öneme sahip 60 tedarikçimizin ÇSY (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) performansını analiz ederek gelişim alanlarını belirledik. 45 tedarikçimiz sürece aktif şekilde katıldı. Satın alma hacmimizin yüzde 95’ini oluşturan 220 stratejik tedarikçiyi önümüzdeki üç yılda bu sisteme dahil etmeyi hedefliyoruz. Attığımız tüm bu adımlar, tedarikçilerimizle birlikte daha güçlü, şeffaf ve sürdürülebilir bir ekosistem oluşturma kararlılığımızın somut birer göstergesi.” “Google Bulut yatırımı, yerli tedarikçilere de çok güçlü iş birliği olanakları sunacak” Turkcell ile Google Cloud arasında, Türkiye'de "Google Cloud Bölgesi" kurulmasına yönelik stratejik iş birliğine de vurgu yapan Genel Müdür Koç, şöyle devam etti: “Türkiye'nin dijital yolculuğunda büyük ve çok anlamlı bir adım olan bu proje, kurulum ve güvenlik gibi alanlarda yerli tedarikçilere çok güçlü iş birliği olanakları sunacak. 5G ve bulut yatırımlarımızla Türkiye’nin teknoloji tedarik zincirini daha güçlü, daha rekabetçi ve daha bağımsız hâle getireceğiz. Türkiye’nin dijital geleceğini, yerli tedarikçilerimizin gücüyle inşa ediyoruz. Her zaman söylediğimiz gibi biz sizinle Turkcell’iz.” “Beklentimiz, tedarikçilerimizin teknoloji geliştirerek ürünlerindeki yerlilik oranlarını artırmaları” Turkcell İnsan ve İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu da şu mesajları verdi: “Turkcell olarak 2 binden fazla tedarikçiyle büyük bir ekosisteme sahibiz ve birlikte gelişmeyi önemsiyoruz. 5G ve bulut yatırımlarımızın sağladığı fırsatları tedarikçilerimizle paylaşırken, Tedarikçi Eksenli İnovasyon (TEİ) Programımızla iş birliklerini güçlendiriyoruz. KOBİ’lerle birlikte teknoloji geliştirmeyi, yerli çözümlerin payını artırmayı ve bu çözümleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Beklentimiz; tedarikçilerimizin inovasyon odaklı çalışarak ürünlerindeki yerlilik oranlarını yükseltmeleri ve Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuna katkı sunmalarıdır. Bu zirve de karşılıklı görüş alışverişi ve yeni iş birliği fırsatları için önemli bir etkinlik.”

Mavi’nin Konsolide Gelirleri İlk 9 Ayda 33 Milyar 580 Milyon TL Oldu Haber

Mavi’nin Konsolide Gelirleri İlk 9 Ayda 33 Milyar 580 Milyon TL Oldu

Türkiye’nin öncü jean ve hazır giyim markası Mavi, enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş 1 Şubat – 31 Ekim 2025 tarihlerini kapsayan ilk dokuz aylık finansal sonuçlarını açıkladı. Konsolide gelirler geçen yılın aynı dönemine göre %7 oranında düştü ve 33 Milyar 580 milyon TL olarak gerçekleşti. Şirket, ilk dokuz ayı, 6 milyar 628 milyon TL FAVÖK ve %19,7 FAVÖK marjı ile tamamlayarak 2 milyar 67 milyon TL net kâr elde etti. Faaliyetlerinden nakit yaratmayı sürdürerek sağlam bilanço yapısını koruyan Mavi’nin, net nakit pozisyonu 4 milyar 254 milyon TL olarak gerçekleşti. Mavi, okula dönüş sezonunu kapsayan üçüncü çeyrekte, bir önceki çeyreğe göre %18’lik artışla, 12 milyar 156 milyon TL gelir elde ederken hazır giyim sektöründeki yüksek indirim ve rekabet koşullarına rağmen, başarılı marka yönetimi, müşteri odaklı iletişimi, dinamik ürün planlama ve fiyatlama stratejisi sayesinde, brüt kâr marjında geçen yılın aynı dönemine göre 130 baz puanlık artış yakaladı. Üçüncü çeyrekte faaliyet giderlerini de verimli yöneterek FAVÖK marjında da 310 baz puan iyileşme kaydetti. Mavi bugün, dünyada 33 ülkede 488 mağaza ve yaklaşık 4.000 satış noktasında müşterileriyle buluşuyor. Perakende, dijital ve omnichannel yatırımlarına devam eden Şirket, Türkiye’de 2 net mağaza açılışı ve 9 mağaza genişlemesi ile perakendede 193 bin metrekareye ulaştı. ABD’de ise perakendede büyüme planları doğrultsunda 4 yeni mağaza açıldı. Dokuz ayda 1,1 milyon yeni müşteri kazandı Mavi, yılın ilk üç çeyreğinde 1,1 milyon yeni müşteri kazandı ve şirketin son bir yıldaki aktif müşteri sayısı 6,1 milyona, Mavi App kullanıcısı ise 5 milyon kişiye ulaştı. Türkiye jean pazarındaki liderliğini sürdürürken, toplam hazır giyim pazarında ilk üçteki yerini korudu. Denimde inovasyona ve fit çeşitliliğine yaptığı yatırımlarla müşterinin %70’i tarafından jean denince akla gelen ilk marka olmaya devam etti. “4 milyar 254 milyon TL net nakit pozisyonumuzla sağlam finansal yapımızı koruyoruz’ Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz, Mavi’nin 2025 yılı ilk 9 aylık performansıyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Makroekonomik belirsizliklerin ve enflasyonla mücadele adımlarının sürdüğü raporlama döneminde, disiplinli stok ve işletme sermayesi yönetimi, başarılı fiyatlama stratejimiz ve disiplinli gider yönetimimiz sayesinde, güçlü bilanço yapımızı koruyarak, faaliyetlerimizden nakit ve net kâr yaratmaya devam ettik. “Doğru ürün, doğru fiyat, premium kalite” stratejimizle, hızlı değişimlerin karşısında her zaman dayanıklı kalabiliyoruz. Belirsizlikleri kontrol edebildiğimiz alanlara odaklanarak yönetiyoruz. Yeni yıla, Türkiye’de hiç borcumuz olmadan ve 4 milyar 254 milyon TL net nakit pozisyonunda giriyor olmak bize güven veriyor. Türkiye jean pazarındaki uzun soluklu liderliğimizin yanı sıra toplam hazır giyimde ilk 3’teki yerimizi koruyarak, casual giyimin ilk adresi olmaya devam ediyoruz.” “TIME tarafından sürdürülebilir büyümede dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçildik” “Sağlam finansal yapımızı korurken sürdürülebilir kârlı büyümeye odaklanıyoruz. TIME Dergisi ve Statista’nın yaptığı Sürdürülebilir Büyüme araştırmasında; geçen yıla göre altı basamak yükselerek, dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçildik, global hazır giyim sektörünün ise bir kez daha lideri olduk. Sektörümüzde üstlendiğimiz öncü rolün Türkiye sınırlarını aşarak bizi dünya çapında liderlik konumuna taşımış olmasından dolayı çok mutlu ve gururluyuz. İnovasyon, yaratıcılık, dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımımızla desteklediğimiz yolculuğumuzda, güçlü finansal performansımızı korurken çevresel etkilerimizi azaltma konusundaki kararlılığımıza devam edeceğiz.”

Başkan Bozbey akıllı şehir yolculuğunu dünyaya tanıttı Haber

Başkan Bozbey akıllı şehir yolculuğunu dünyaya tanıttı

Dünya Akıllı Şehircilik Topluluğu ‘İlk 7’ listesine Türkiye’den giren ilk şehir olarak tarihe geçen Bursa, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınmada geleceği şekillendiren kentler arasındaki yerini sağlamlaştırdı. VİETNAM (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin dünya genelindeki kentlerin akıllı şehircilik, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma alanlarındaki performanslarını değerlendiren ICF’ye başvuru yapmasının ardından Bursa, ‘Smart21 Communities of 2025’ (2025’in en iyi 21 kenti) listesine dahil edilmişti. Bursa Büyükşehir Belediyesi, akıllı şehircilik vizyonu kapsamında yürüttüğü dijital dönüşüm çalışmalarıyla ICF tarafından 2025 ‘Top7 Intelligent Communities’ (2025’in en iyi 7 Topluluğu) listesine seçilerek Türkiye adına tarihi bir başarıya imza attı. Bursa, bu sonuçla ICF’nin Intelligent Community Network ağına da dâhil oldu. 6 kıtada 37 ülke/bölgeyi kapsayan ve 200’ün üzerinde topluluğu bir araya getiren küresel ağ; kentlere iyi uygulama paylaşımı, uluslararası iş birliği geliştirme, görünürlük ve kıyaslama gibi alanlarda güçlü bir referans ve etkileşim zemini sunuyor. 2025 Yılın Akıllı Topluluğu unvanı, Vietnam’da düzenlenen törenle Kanada’nın Durham Region kentine verildi. BAŞKAN BOZBEY, BURSA’YI ANLATTI Vietnam’ın Ho Chi Minh City ve Binh Duong bölgelerinde 2–3 Aralık 2025 tarihlerinde düzenlenen ICF Global Summit’te katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, ‘Top7 Sunumu: Bursa Büyükşehir Belediyesi (Türkiye)’ oturumunda Bursa’nın akıllı şehir vizyonunu, dönüşüm önceliklerini ve örnek uygulamalarını uluslararası paydaşlarla paylaştı. ‘Liderler Yuvarlak Masa’ oturumunda ise Top7 ve Smart21 topluluklarının temsilcileriyle bir araya gelen Başkan Mustafa Bozbey, şehirlerin karşılaştığı zorluklar, iş birliği fırsatları ve yerel yönetimlerin dönüşümdeki rolü üzerine görüş alışverişinde bulundu. Zirve programında ayrıca ‘Denetçi Raporları’ oturumunda ICF Kurucu Ortağı John Jung, ‘Bursa Üzerine’ başlığıyla Bursa’ya ilişkin gözlem ve değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. “TEMASLAR BURSA’NIN ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİNİ GÜÇLENDİRECEKTİR” Elde ettikleri uluslararası başarının akademi–sanayi–yerel yönetim iş birliğiyle güçlenen Bursa ekosisteminin ortak emeği olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın güçlü tarihî mirasını korurken sanayi, tarım, turizm ve ticaret eksenindeki kalkınma alanlarını teknoloji ve inovasyon ile bütünleştirdiğini anlattı. Akıllı şehir uygulamalarının kent hizmetlerinde verimliliği artırdığını da söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Dijital altyapının gelişmesi özellikle turizm ve hizmet sektöründe yeni fırsatlar oluşturdu. Bursa, dijitalleşme ve kapsayıcı yönetişim yaklaşımıyla geleceğe hazırlanan bir şehir modeli ortaya koydu. Zirve boyunca kurduğumuz temaslar Bursa’nın uluslararası iş birliğini ve ağlarını güçlendirecektir. Yatırım, teknoloji transferi, girişimcilik ve pazar bağlantıları üzerinden kentin tüm kalkınma başlıklarına somut katkı sağlayacaktır. Bu süreçte emeği geçen BTSO, ULUTEK, Bursa Teknopark, Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi ve Bursa Mudanya Üniversitesi başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.