SON DAKİKA
Hava Durumu

#Iklim Krizi

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Iklim Krizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklim Krizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Suyun geleceği Bursa'da konuşuldu... Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz Haber

Suyun geleceği Bursa'da konuşuldu... Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz

Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, iklim krizi ve artan su stresi karşısında su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, Bursa’nın geleceği için sürdürülebilir su yönetiminin ortak akılla ele alınması gerektiğini söyledi. Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, Mimar ve Mühendisler Grubu ve DSİ Bölge Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’, Movenpick Hotel’de ilçe belediye başkanları, kamu kurumları, akademisyenler, meslek odaları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 2050’DEKİ DÜNYA SICAKLIĞINA 2025'TE ULAŞILDI Etkinliğin açılışında konuşan Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, su yönetimiyle ilgili çalışmaları yerel yönetim ve genel yönetimin birlikte sürdürmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın ciddi bir iklim krizi yaşadığını, mevsimlerdeki ve yağış rejimlerindeki değişikliğin artık yakından hissedildiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Dünya Meteoroloji Örgütü'nün verilerine göre 2050 yılındaki dünya sıcaklığına 2025'in Temmuz ayında ulaşıldığını dile getirdi. “TÜRKİYE, SU KITLIĞI ÇEKEN ÜLKE DURUMUNA GELEBİLİR” Uluslararası çalışmaların kullanılabilir su miktarının son 2 yılda yüzde 10 azaldığını gösterdiğini de anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Ülkemizin yüzde 88'inin çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildiriliyor. 2030 için alarm zillerinin çaldığı söyleniyor. Türkiye, yılda kişi başına düşen 1519 metreküplük su miktarıyla su sıkıntısı çeken bir ülke olarak gösteriliyor. Artan nüfusla birlikte kişi başına kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1200 metreküpe, 2040 yılında 1116 metreküpe, 2050 yılında da 1069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Raporlar, Türkiye'nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. Birleşmiş Milletlerin son raporuna göre de Dünya, küresel su iflası sürecine girdi” dedi. Bursa’da son bir yılda barajlardaki su miktarının yüzde 30 civarında azaldığını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, bilim insanlarının raporuna göre, 2026 yazının 2025’ten daha sıcak geçeceğini ve bir buçuk derece sıcaklık artışının yaşanacağını söyledi. Bursa’nın artık su şehri olmadığını da vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Suyu asla siyaset malzemesi yapmamalıyız. Tam tersine suyu nasıl koruyacağımızı, gelecek yıllarda nasıl su sorunu yaşamayacağımızı hep birlikte konuşmalıyız. Projeler ortaya koymalıyız. DSİ tarafından Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı, bugün Bursa için daha kötü günleri bekleyebilirdik. Bugün en büyük havzaya sahip olan Çınarcık Barajı'dır. Bu havzalarımızda maden aramayla ilgili herhangi bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Çünkü her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız. Hatta suyun ve Bursa’nın geleceği için bu havzada maden faaliyeti yapan kurumların izinlerinin iptal edilmesinin doğru olacağına inanıyoruz” diye konuştu. Bursa’nın, Uludağ'dan ovaya, derelerden barajlara, yeraltı sularından içme suyu havzalarına kadar çok zengin bir ekosisteme sahip olduğuna değinen Başkan Mustafa Bozbey, ancak bu zenginliğin sınırsız olmadığının da altını çizdi. Su seviyesinin Bursa ovasında 250 metrenin altına indiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bir bilim insanımız, Bursa Ovası ve Konya Ovası’nın her yıl 6 santim çöktüğünü bildirdi. Sebebi, yeraltı su seviyesinin aşağıya inmesidir. Bunların da mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor. Suya olan talep, nüfus, sanayi ve tarımla birlikte her geçen yıl da artıyor. Yerel yönetimler olarak artık suyun nereden geldiğini, nasıl korunduğunu, nasıl kullanıldığını ve nasıl geriye kazanıldığını beraber düşünen bir anlayışla hareket etmeliyiz” dedi. Su kaynaklarının korunmasının ve güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, gri su kullanımına artık daha fazla önem verilmesi ve yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yeraltı su kullanımının da çok iyi takip edilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Kayıp kaçakla mücadeleyi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Bu konuda sürekli yatırım yapıyoruz. Akıllı altyapı sistemlerini, SCADA uygulamalarını, anlık izleme ve erken uyarı mekanizmalarını Bursa’da genelinde yaygınlaştırıyoruz. Kent planlamasından altyapıya, yeşil alanlarından sanayi bölgelerine kadar her başlıkta suya duyarlı kent anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa üretim kentidir, sanayi kentidir. Sanayi bizim için de bir gerçektir. Bunu yok sayamayız. Tarım da bizim güvencemizdir. Ancak üretim ile su arasında yeni bir denge kurmak zorundayız” diye konuştu. “GERİ KAZAN, YENİDEN DEĞERLENDİR” Suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda kullanıldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yüzde 15’inin sanayide, yüzde 15'inin ise konutlarda kullanıldığını açıkladı. Tarımdaki vahşi sulamayı ortadan kaldırmak gerektiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Modern sulama tekniklerini hayata geçirmeliyiz. Su verimliliğini artıran uygulamalara öncelik vermeliyiz. Su tasarrufu üretimden vazgeçmek değil, üretimi geleceğe taşımaktır. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere dönüşümü yapmalıyız. Artık su yönetiminde yeni bir paradigma var. ‘Al, kullan, at’ değil, tam tersine ‘geri kazan, yeniden değerlendir’. Bursa'da atık su arıtma tesislerini bu bağlamda ele alıyoruz. Arıtmayı bir kaynak yönetim süreci olarak görüyoruz. Çalıştaydan çıkacak her fikir, düşünce ve söylem, Bursa'nın suyla ilgili yol haritasına katkı sağlayacaktır” dedi. ‘AKILLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR YÖNETİM ANLAYIŞI’ Bursa’nın, sanayi ve tarım gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; “3,5 milyon hemşehrimiz, bu şehirde üretmekte, çalışmakta, yaşamakta ve hayal kurmaktadır. DSİ tarafından yürütülen projeler sayesinde; Uludağ kaynakları, yeraltı suları, Nilüfer, Doğancı barajları ile şehrimize yılda yaklaşık 245 milyon metreküp su temin edilmektedir. Yapımı tamamlanan Çınarcık Barajı’ndan 145 hm³, planlanan Aksu Barajı ve Deliçay derivasyonu ile 42 hm³ ilave su kaynağı Bursa’ya kazandırılıyor. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki; bu rakamlar bize sadece bugünü kazandırır, bize ve gelecek kuşaklara yarını kazandıracak olan, akıllı ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışıdır. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre iklim değişikliği ve sıcaklıkların yükselmesiyle 2050 yılına kadar ülkemiz su kaynaklarının yüzde 25 azalması, buna karşın artan nüfus oranına bağlı olarak su talebinin yüzde 50 artması öngörülmektedir. Bu bilgiler üzerimize düşen sorumluluğun ne kadar önemli olduğunun altını bir kez daha çiziyor” diye konuştu. ‘TÜRKİYE İÇİN ÖRNEK TEŞKİL EDECEK’ Suyun toplumsal huzurun teminatı olduğunu belirten Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, “Su yönetimi, yalnızca bir çevre meselesi değildir. Son yıllarda ülkemizin şehir yönetiminin kalitesini, gelecek nesillere bakışımızı, yönetme kabiliyetimizi doğrudan gösteren bir başlıktır. Bugün bu salonda tüm kurumlarımızla birlikte ortaya koyduğu bu sinerji, bizim en büyük gücümüzdür. Buraya özellikle dikkat çekmek istiyorum. Bu ve bunun gibi çalışmalarımızla bizim hedefimiz sadece konuşmak değil; ortak akılla, bilimle ve gerçekçi yaklaşımlarla somut sonuçlar üretmektir. Bugün burada yapılacak her sunumun her tartışmanın, her önerinin, yalnızca Bursa için değil, Türkiye içinde örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ediyorum. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçları raflarda bırakmayacağız. Uygulanabilir her öneriyi, kararlılıkla hayata geçireceğiz” diye konuştu. ‘YATIRIMLARIN YÜZDE 90’INI BİZ YAPTIK’ Bursa’yı çok sevdiğini ve şehir ile arasında gönül bağı olduğunu vurgulayan Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu; “Evet bir iklim değişikliği ile karşı karşıyayız. Ancak doğru planlama yapılırsa ne Bursa’da ne de Türkiye’de herhangi bir su sorunu yaşanmaz. Yeşil Bursa’daki mevcut su yatırımlarının yüzde 90’ı bizim hükümetlerimiz döneminde gerçekleştirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da Bursa’da projelerin aksamaması için özel talimatı var. Dağdibi, Kocayayla, Ağlaşan Kayacık, Gözede, Yalıçiftlik, Çınarcık, Altıntaş, Karıncalı, Nilüfer, Boğazköy, Çiçeközü, Gökçesu barajları bizim dönemimizde Bursa’ya kazandırıldı. Bakınız 23 yılda Bursa’ya; 25 adet baraj, 12 adet HES, 54 adet sulama tesisi, 4 adet içme suyu tesisi, 27 adet taşkın önleme tesisi ve 5 adet arazi toplulaştırma projesi olmak üzere toplamda 152 adet tesis kazandırdık. Bu tesislerin yatırım maliyeti ise yaklaşık 76 milyar TL. Ancak bu yatırımlara rağmen Bursa’nın yaşadığı sıkıntılar ortada. Yakın vadede bu sorunu aşmak için Çınarcık barajı devreye alınmalıdır. Çınarcık Barajı’ndan su alınıp arıtma tesislerine taşınmalı. Bu su da Bursa’ya verilmelidir. Böylece Bursa’nın su sorunu kalmaz” ifadelerini kullandı. Su sıkıntısının son yılların en büyük sorunu olduğunu belirten MMG Genel Başkanı Yavuz Sarı ise; “Kuraklık ve buna bağlı olarak su sorunu son dönemde sıkça konuşuluyor. Bizler de bu soruna kökten çözüm üretmek için çalışıyoruz. İnşallah bundan sonrada daha fazla gayretle çalışmalarımızı artıracağız. Bu çözüm arayışlarına katkı sunacak çok önemli bir çalıştaydayız. Bu çalıştayı düzenleyen Başta Bursa Belediyeler Birliği Başkanımız Oktay Yılmaz olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi. Çalıştayı düzenleyen Bursa Belediyeler Birliği’ne be Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey; “Bu çalıştay geleceğe imza atacak değerli bir iş olmuş. Çalıştayın verimli geçmesini diliyorum” diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti. Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı, 24 Ocak Cumartesi günü sona erecek.

Bursa'da kentleşmede yeni dönem: Depreme dayanıklı uydu kentler geliyor Haber

Bursa'da kentleşmede yeni dönem: Depreme dayanıklı uydu kentler geliyor

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, çok geniş kesimlerin görüşlerini alarak 20 aydır üzerinde çalıştıkları kentin 2050 vizyonunu ortaya koyacak Kent Anayasa'sını Haziran ayında açıklayacaklarını belirterek, "Bu çerçevede Gürsu, Gemlik ve Karacabey ilçelerinde uydu kentler hayata geçireceğiz. İki adet küçük sanayi sitesini de şehrin kuzeyinde ve doğusunda inşa edeceğiz" dedi. hlas Haber Ajansı Bursa Bölge Müdürü İhsan Altıkardeş'i ziyaret eden Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa'nın geleceği ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. 4 kattan 12 kata kadar yükseklikte düşündükleri uydu kentlerin, depremden etkilenmeyecek alanlarda planlandığını vurgulayan Bozbey, geçmişte yapılan hataların tekrarlanmayacağını belirterek, "Sıvılaşma riski yüksek, deprem etkisinin fazla olduğu bölgelerde yapılaşmaya izin vermeyeceğiz" dedi. 4 MİLYON NÜFUSA GÖRE PLANLAMA YAPTIK Bursa'nın aslında 1960'larda başlayan kaçak yapılaşma serüveninin hem ovayı kirlettiğini hem de sıvılaşmanın çok yoğun olduğu, deprem etkisinin çok fazla olduğu alanlarda yapılaşmaların yoğunluğuna sebep olduğunu belirten Başkan Bozbey, şöyle konuştu; "Bursa kirlene kirlene bugünlere geldi. Şimdi biz 2050 vizyonunu, bir 'Kent Anayasası' adını verdiğimiz bir plan yapıyoruz. 1/100.000 ölçekli planda hem kentsel dönüşümle ilgili alanları ve Bursa'nın geleceğiyle ilgili alanları belirlemeye çalışıyoruz. Bunlar yoğun bir çalışma sonucunda arkadaşlarımız toplumun her kesimiyle, yani işçisinden öğrencisine, kadınından erkeğine, emeklisinden iş adamına kadar, belediye başkanlarına kadar tüm toplumun kesimleriyle bir araya gelip, bir plan oluşturma aşamasının son noktasına eriştiler. Tabii ki 40 civarında danışman hocamız var. Aynı zamanda akademik kurulumuz var. Bu akademik kurulda tüm akademik odalar zaten orada temsil ediliyor. Böyle bir akademik kurulun da yönlendirmesiyle birlikte artık fiili olarak şu anda 1/100.000 çalışmasının son aşamasına, geliyoruz. Tabi bu aşamaya geliş çok kolay olmadı. Bir taraftan kentsel dönüşümü, bir taraftan kaçak yapıların iyileştirilmesi ya da o bölgelerin nasıl yaşanabilir kent haline gelmesi, diğer taraftan yeniden yeşil Bursa hedefimiz var. Bunu nasıl ortaya koyabiliriz düşüncesinin yansıması. Diğer taraftan iklim krizi yaşıyoruz. İklim kriziyle beraber bunları da içine alan, hem yapılacak olan bu dönüşümde, kentsel dönüşümde olsun, diğer planlama çalışmalarında olsun, yeşil dokunun öne çıkarılmasıyla birlikte aynı zamanda, burada işte gri su uygulamasıdır vesaire, bunların da tartışıldığı bir süreci yaşamış olduk. Sürecin sonuna gelmiş olduk. Şimdi Bursa'da elbette ki bu kentin nüfusunun 2050'de yaklaşık 4 milyon civarında olması bekleniyor. Yani herhangi bir göç dalgasıyla yine karşılaşmazsak. Bunu da içine alan, konutların da iyileşmesini, bunların da tekrar yaşanabilir alanlara dönüşmesini, bu alanların, kaçak yapılaşma alanlarının, kentsel ihtiyaçların da oralarda var olmasını sağlayacak düzenlemelerle birlikte Bursa hakikaten Türkiye'ye örnek bir kent anayasasını, 1/100.000'lik kent anayasasını yaşama geçirecek. Ben, inanıyorum hem meclislerimize hem de siyasilere, ki siyasiler de bu işin içinde. Herkese yürekten teşekkür ederim. Katkı koyan, katkı sunan herkese teşekkür ediyorum." "HAZİRAN AYINDA AÇIKLAYACAĞIZ" Haziran ayında bu süreci tamamlamış olacaklarını belirten Başkan Bozbey, "Bursa bundan böyle nereye, ne yapacağını bilerek yoluna devam edecek. Tabii burada yeni yerleşim alanları da mutlaka olacak. Örneğin, Gürsu'da yine hem depremden etkilenmeyecek alan seçimi yapılıyor. Bir uydu kent. Yine Gemlik'te bir uydu kent, şehrin batısına Karacabey tarafında bir uydu kent planlaması var. Bunun yanında bizler, küçük sanayiyle ilgili, orta ölçekli sanayiyle ilgili de planlamamızı bu süreçte düşünmek zorundayız. Onu da planlarken bizim kentimiz 6,5-7 kilometre eninde, 40-45 kilometre uzunluğunda büyüyen bir kent. Onun için de trafiği düşünerek, geçmişte yapılan hataları yapmayarak, bir tarafa hastaneleri, bir tarafa özel okulları yığmadan, tam tersine eğer merkezde ne kadar ihtiyaç varsa merkeze yakın yapmak ya da doğuya yapmak. Doğuyu orada tasarlamak, batıyı batıda tasarlamak. Yani küçük sanayide de böyle bir düşüncemiz var. Doğunun ihtiyacı var. doğu bölgesinde bir alan belirlenecek ki belli, aşağı yukarı belirlenmiş durumda. Diyelim ki kentin merkezinde olanlar kuzey tarafına gitsin. Yine doğuda olanlar bu defa trafik batıdan doğuya, doğudan batıya değil de kendi alanında hareket halinde olacak. Şu anda sabah görüyoruz. Okullar Bölgesi nerede? Nilüfer'de. Doğudan batıya bir hareket var. Sanayi de Nilüfer'de ağırlıktı. Yine doğrusu akşam nereye? Akşam tam tersine. Onun için bunları düşünerek Bursa'da yeni bölgelerin de bu plan kapsamında düşünülmesi gündemde. Zaten bunlar düşünülüyor. Ama burada önemsediğimiz bir şey, kentsel dönüşüm. Hem kentsel dönüşümle yeni yolların açılması sağlanacak, yeni bulvarların açılması sağlanacak, aynı zamanda bizim Yeniden Yeşil Bursa, hedefimize de yaklaşmış olacağız" dedi. Kent Anayasası'nda dönüşümü planlarken çok yüksek katı düşünmediklerini ifade eden Başkan Bozbey, "Yani blok nizam yapalım ya da işte 15 katlı binalar yapalım gibi düşüncemiz yok. Tam tersine blok nizama yönelik, sadece kule gibi yapılardan ziyade bahçesi olan, yani evinden çıktığında direkt bahçeyle karşılaşan ve bahçelerin de sınırları olmadan, insanların özgürce bir yerden bir yere yürüyerek gidebilecekleri, o bahçelerden geçerek yürüyebilecekleri bir planlama anlayışımız var kentsel dönüşümde. Ama bunun yanında mahalle merkezlerini de korumayı hedefliyoruz. Bu bizim kültürümüzde var. Camisi, kahvehanesi, bakkalı ve sağlık ocağı var. Onun yanında muhtarlık binası var gibi. Bunları da düşünerek, sosyal alanları, spor alanlarını düşünerek böyle bir planlama hedefindeyiz ve bunu arkadaşlarımız, özellikle şu anda kentsel dönüşümle ilgili yapmış olduğumuz çalışmalarda çok net olarak ortaya koydular" diye konuştu.

Başkan Bozbey yıl sonunu değerlendirdi... Sorunlara çözüm üreten projeleri anlattı Haber

Başkan Bozbey yıl sonunu değerlendirdi... Sorunlara çözüm üreten projeleri anlattı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey 2025 Yıl Sonu Değerlendirme Toplantısı'nda belediyenin hayata geçirdiği projeleri ve kentin geleceği için yapılan çalışmaları paylaştı. Şeffaflık ve hesap verebilirlik vurgusu yapan Başkan Bozbey, şehrin sorunlarına çözüm üreten projeler anlattı. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey “2025 Yıl Sonu Değerlendirme Toplantısı” gerçekleştirildi. Düzenlenen toplantıda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, göreve geldikleri günden bu yana hem şeffaf, hem de hesap verebilir olduklarını belirterek, "Bursalılara hizmet etmenin bir sorumluluk olduğunu biliyoruz. Bugün karşınızda sadece bir belediye başkanı olarak değil bu kentin sokalarında büyümüş hemşeriniz olarak burdayım. 2025 yılı çok zor bir yıl oldu. Tarihinimizde hiç görmediğimiz büyüklükte ormanlarımız yandı. Bursalıların çabası ve azmi ile bu sorununda üstesinden geldi. Bizler yılların biriktirdiği ihmallerle mücadele ettik. Ben burada bahane üretmek için karşınızda değilim. Bugün size anlatacağım her projede alın teri var emek var. Biz 2025 te sadece beton dökmedik biz bursalının sadece adaletini yeşilini ve birlikteliğini yeniden inşaa ettik. Gelin hep birlikte 2025’te bursa için neler taptık ona bakalım.” diye konuştu. Bursa’nın geleceğini ortak akılla tartıştık Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa'yı geleceğe hazırlarken ilk işlerinin kentin yol haritasını çıkarmak olduğunu belirterek, yapılan ilk çalışmanın da kent anayasası sürecini 16 üniversitesinden 40 akademisyen ile yürütmek olduğunu söyledi. "Bugüne kadar 17 başlık altında sektör toplantıları ve binlerce hemşehrimizin katıldığı anketlerle Bursa’nın geleceğini ortak akılla tartıştık" diye konuşan Bozbey, "Bu plan çalışmaları, Türkiye’de ilk kez uygulanan stratejik çevresel değerlendirme süreciyle birlikte yürütülecek. Yani bu plan sadece kâğıt üzerinde kalan bir çalışma değil. Planın doğaya, suya, toprağa, iklime ve halk sağlığına etkileri bilimsel olarak değerlendirilecek. Bu plan yalnızca teknik bir belge değil, tüm Bursa’nın kent anayasasını oluşturan bir anlayıştır. Özetle, Bursa’yı günübirlik kararlarla yönetmenin kenti nereye getirdiğini hep birlikte görüyoruz. Bursa, bilimsel verilere dayalı, katılımcı ve çevreye duyarlı bir kent anayasasıyla geleceğe hazırlanmalıdır. İklim krizi, deprem ve yangın güvenliği kapsamında su kaynaklarının korunması ve yaşam kalitesinin artırılması amacıyla alan imar yönetmeliği revizyonunu, ilçe belediyelerimiz, akademisyenlerimiz ve meslek odalarımızla birlikte olgunlaştırdık. Yakın zamanda meclisimize sunacağız" diye konuştu. Kentsel dönüşüm bizim için önemli Bozbey konuşmasında şunları kaydetti: "Kentsel dönüşüm, önem verdiğimiz başlıklardan biridir. Bu konuda çok önemli adımlar attık. Kentsel dönüşümü bütüncül planlama anlayışıyla ele alıyoruz. Bir bölgeyi yıkıp binaları yeniden yapmak kentsel dönüşüm değildir; bu yalnızca bina yenilemedir. Yaşam kalitesini artırmayan hiçbir yaklaşımı kentsel dönüşüm olarak görmüyoruz. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak kentsel dönüşümü, insan hayatını önceleyen, bilime dayalı, kentin tamamını kapsayan ve güvenliği esas alan bir süreç olarak ele alıyoruz. Bu anlayışla uygulamalarımızı sürdürüyoruz. Planlama Ajansı bünyesinde, plansız ve çarpık yapılaşmanın kenti ne kadar olumsuz etkilediğini tartışıyor ve çözümler üretiyoruz. Bu süreçte yeni alternatif yollar da planlamalara dâhil edildi. Ankara-İzmir ve Mudanya yollarına alternatif olacak şekilde 29 kilometre uzunluğunda, 65 metre genişliğinde bir Kuzey Bulvarı bu anlayışla planlandı. Yaklaşık 380 hektarlık alanda, ekolojik temelli, ilkokul ve anaokulu öğrencilerinin okullarına yürüyerek ulaşabileceği yeni bir kentsel tasarım ve dönüşüm çalışmasını aralıksız sürdürüyoruz. Bursa artık su şehri değil Su, Bursa’nın en stratejik başlıklarından biridir. BUSKİ olarak 2025 yılında hem yeni su kaynaklarını devreye aldık hem de içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarında önemli yatırımlar yaptık. 17 ilçede toplam 6 milyar 200 milyon TL civarında yatırım gerçekleştirdik. Bugün Bursa kent merkezinin günlük su tüketimi yaklaşık 430 bin metreküp seviyesindedir. Günlük 525 bin metreküp olan tüketim, Bursalı hemşehrilerimizin tasarrufları sayesinde 430 bin metreküp seviyesine düşmüştür. Bu bilinçli yaklaşım için tüm Bursalılara teşekkür ediyorum. Bu yıl 60 yeni derin su kuyusu açtık. Nilüfer ve Doğancı Barajlarından Dobruca’ya iletim kapasitesini artırdık. Çınarcık Barajı’ndan günlük 100 bin metreküp, yeni baypas hattıyla birlikte toplam 140 bin metreküp suyu arıtıp Bursalılara sunuyoruz. Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi, göreve geldiğimizde hiç başlanmamış durumdaydı. Tesis, 2026 yılında faaliyete geçecek ve günlük yaklaşık 300 bin metreküp suyu kente verecek. Mevcut 500 bin metreküp kapasiteli arıtma tesislerimizle birlikte Bursa’nın su güvenliğini sağlamış olacağız. Yakın zamanda Çınarcık suyunu Mudanya’ya ulaştırarak yıllık 25 milyon TL elektrik tasarrufu sağlayacağız. Karacabey için de projelerimiz hazır. Önce yeni TOKİ konutlarına, ardından bölgenin tamamına su ulaştırmayı hedefliyoruz. Sonuç olarak, Bursa yalnızca sudan ibaret değildir. Bursa; bilime dayalı, planlı, çevreye duyarlı ve insanı merkeze alan bir anlayışla yönetilmektedir. Ulaşım ana sorunlarımızdan biri Ulaşım, Bursa’nın ana sorunlarından biri. Bu yıl yalnızca yol yapmakla yetinmedik; 2050 yılına kadar kentin ulaşım vizyonunu ortaya koyan Sürdürülebilir Ulaşım Ana Planı’nı hayata geçirdik. Bu plan; toplu taşıma, raylı sistem, bisiklet ve yaya önceliğini merkeze alan bir anlayışla hazırlandı. Kısa, orta ve uzun vadede hangi hattın ne zaman yapılacağı, hangi aksların geliştirileceği ve hangi bulvarlarda ne tür düzenlemeler yapılacağı bu planla netleşti. Sahada ise yoğun bir üstyapı süreci yürüttük. İlçelerimizde, özellikle ana akslarda hem yeni yollar yaptık hem de kapsamlı yenilemeler gerçekleştirdik. Kent genelinde 200 bin tonun üzerinde sıcak asfalt, yaklaşık 300 kilometre soğuk asfalt (sathi kaplama) çalışması tamamladık. Çok sayıda cadde, bulvar ve bağlantı yolunu hizmete açtık. Yıllardır yapılamayan, yaklaşık 8 kilometrelik İznik–Sarıağıl–Bornova bağlantı yolunu da bu süreçte tamamladık. Her gelenin “tamamlanacak” dediği ancak bir türlü yapılamayan bu yolu hayata geçirmiş olduk. İlçelerimizde de çok önemli yol iyileştirmeleri gerçekleştirdik. Kent içi ulaşımda ciddi bir çalışma yürütüyoruz ve önümüzdeki süreçte bu çalışmaların sonuçları daha net görülecek. Çalışmalar hızlandırıldı Tüm projelerimizi, akademik danışman kurulumuzun değerlendirmeleri doğrultusunda ve katılımcı bir anlayışla yürütüyoruz. Akademik kurumlar, odalar ve uzman görüşleri alınarak projeler şekillendiriliyor. 2026 yılında başlayacak projeler, bu onay süreçlerinin ardından hayata geçirilecek. Bu yıl ayrıca birçok ana arter ve tarihi yol çalışmasını tamamladık. Yüzlerce kilometrelik güzergahta asfaltlama yapıldı. Yol düzenlemelerinin yanı sıra; kaldırım, bordür, sinyalizasyon ve sanat yapılarıyla ilgili önemli düzenlemeler gerçekleştirildi. Mudanya Yolu üzerinde, Nilüferköy ile Geçit Mahallesi’ni bağlayan köprü Mayıs ayında hizmete alınacak. 5 şeritli olarak planlanan bu yol sayesinde Mudanya Yolu’nda önemli bir rahatlama sağlanacak. Raylı sistemlerde de önemli adımlar attık. Balkan–Çalı–Demirtaş hattının, 2026 yatırım programına alınması amacıyla proje ihalesi gerçekleştirildi. Yer teslimi yapıldı ve çalışmalar hızlandırıldı. Görükle’de depo sahası projesi kapsamında inşaat başladı. Kızılcıklı ve Çalı–Şehir Hastanesi raylı sistem hatları için proje çalışmaları başlatıldı, firmalarla görüşmeler yapıldı ve ihale takvimi oluşturuldu. Bu projeyi kamuoyu ile paylaşacağız T2 hattında yaşanan deformasyonlar nedeniyle gerekli iyileştirmeler yapıldı ve entegrasyon deneme süreçleri tamamlandı. Önümüzdeki yıl, Termal’den Şehir Hastanesi’ne ve Görükle’ye kadar kesintisiz ulaşım sağlanacak. AYGM tarafından 20 araç satın alındı. Belediyemiz de kendi kaynaklarıyla 10 yeni araç alımı için çalışmalarını sürdürüyor. Araç filosu yenileniyor ve kapasite artırılıyor. Yaklaşık 50 kilometrelik raylı sistem hattında, olası bir arıza durumunda tüm hattın durmaması için merkezi aktarma istasyonu planlamasını gündemimize aldık. Bu projeyi önümüzdeki süreçte kamuoyuyla paylaşacağız. Toplu ulaşım filomuzu yenilerken, engelli erişimine uygun istasyonlar ve durak sayısını da artırıyoruz. Kent merkezine giden otobüs hatlarında düzenlemeler yaparak daha hızlı ve verimli ulaşım sağlamayı hedefledik. Bursa, yaklaşık 2,8 milyon nüfuslu büyük bir kent. Her gün yaklaşık 1 milyon kişi, toplu taşıma sistemiyle bir yerden bir yere taşınıyor. Bu da kent nüfusunun neredeyse yarısının gün içinde hareket halinde olduğunu gösteriyor. Elbette sıkışan noktalarımız var. 2026 programında, bu alanlara yönelik bilimsel tespitler yapıldı ve çözümler de yine bilimsel yöntemlerle uygulanacak. Yeniden yeşil Bursa hedefiyle yola çıktık Hedefimiz, dönemimizin sonuna kadar enerjinin önemli bir kısmını yenilenebilir kaynaklardan elde etmek. Hem ulaşımda hem de tükettiğimiz enerjide yenilenebilir enerji kullanımını artırarak karbon ayak izimizi düşürmeyi amaçlıyoruz. Bu doğrultuda yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Tesislerimizde aydınlatma sistemlerinin değiştirilmesi başta olmak üzere dikkat edilmesi gereken pek çok hususu hayata geçiriyoruz. Aynı zamanda yatırımlarımıza da büyük bir hız vererek kesintisiz şekilde devam ediyoruz. “Yeniden Yeşil Bursa” hedefiyle yola çıkmıştık. Yaklaşık 10 milyon metrekare hak ve yeşil alanı sürekli olarak takip ediyoruz. Ancak önümüzdeki süreçte kuraklık bu şekilde devam ederse, çim alan miktarlarında azaltmaya gitmek zorunda kalacağız. Çünkü bu alanların korunması ve sulanması bizler için farklı sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle, yeşil alanların içme suyu yerine yer altı suyu ile sulanmasını hedefliyoruz. Bu yaz yapılan önemli çalışmalarla, alanların çok büyük bir bölümünün yer altı sularından ve Nilüfer Çayı’ndan çekilen suyla sulandığını belirtmek isterim. Su çok kıymetli; bu nedenle bu konuya özel bir önem veriyor ve çalışmalarımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz. Bu yıl Bursa’ya yaklaşık 250 bin metrekare yeşil alan kazandırdık. Önümüzdeki süreçte bu alanların metrekarelerini artırarak devam edeceğiz. 75. Yıl Kent Ormanı’nın ikinci etap ihalesini gerçekleştirdik. Ancak bu alanda, Yıldırım ilçesi için 4-5 bin kişilik bir stadyum projemiz bulunuyor. Bu ihtiyacı karşılamak amacıyla Orman Bölge Müdürlüğü’ne başvuruda bulunduk ancak olumlu yanıt alamadık. Yeni bölge müdürümüzle tekrar görüşmeler yapıyoruz. Yeni bir proje hazırlayıp kendisine sunacağız. Gerçekleşmesi halinde, amatör sporun Yıldırım’daki önemini de göz önünde bulundurarak, bu stadın gençlerimiz için önemli bir buluşma noktası olacağına inanıyoruz. Bu konudaki girişimlerimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Denizlerimizle ilgili olarak; deniz kirliliğinin tespiti, azaltılması ve biyoçeşitliliğin izlenmesi önemli görevlerimiz arasında yer alıyor. Bursa genelinde yaptığımız çalışmalarda, sahillerimizin derinlerine inildiğinde ne yazık ki iç açıcı olmayan görüntülerle karşılaştık. Bu nedenle, farklı projelerle bu alanların temizliğini de gerçekleştirmemiz gerekiyor. Kent estetiğiyle ilgili de birçok çalışma yürütülüyor. Kış aylarının gelmesiyle birlikte robotlu temizlikler, çevre temizlikleri ve ağaçlardan kaynaklı tıkanmalara karşı hazırlıklarımızı birçok noktada tamamladık. Tıbbi atıklar konusunda da önemli bir mesafe kat ettik. Bu yıl 4.500 ton tıbbi atığı toplayarak ilgili tesislere ulaştırdık. Ayrıca Yalova’dan 346 ton tıbbi atığı da alarak bertaraf sürecine dahil ettik. Yenikent çöp sahasıyla ilgili çeşitli spekülasyonlar yapılıyor. Bizler Bursa’nın her sorununa duyarlıyız. Tüm sorunları bilimsel yöntemlerle, insan sağlığına zarar vermeyecek, çevreyi rahatsız etmeyecek; görüntü, koku ve diğer olumsuzlukları ortadan kaldıracak şekilde değerlendirerek çözüm üretmeye çalışıyoruz. Hava kirliliğini ölçmeye devam ediyoruz Önümüzdeki süreçte 41 noktada hava kirliliğini ölçmeye devam edeceğiz. Bu veriler zaten canlı olarak izlenebiliyor. Ancak bununla yetinmeyip, farklı noktalarda da canlı izleme imkânı sağlayacağız. Böylece vatandaşlarımız hava kalitesini doğrudan görebilecek, gerektiğinde maske kullanabilecek. Maskeler hazır, satın alındı. Hava kirliliğinin yüksek olduğu bölgelerde ekiplerimiz sahaya giderek maske dağıtımı yapacak. Çünkü orada yaşayan her birey canlıdır ve her insan değerlidir. Diğer taraftan Yeşilkent Eylem Planı’nı oluşturduk. Bu plan; binalar, sanayi, enerji, su, atık, iklim ve çevre başlıklarında Bursa’nın çevresel performansını analiz ediyor. Önümüzdeki 5 yıl boyunca yaklaşık 2,13 milyar avroluk yeşil yatırım öngörülüyor. Bu yatırımlarla yılda 663 bin ton karbondioksit eşdeğeri gaz salımının azaltılması hedefleniyor. “Ağaç” temalı projelerle birçok gencimiz ve vatandaşımız adına fidan dikiyoruz. Böylece hem ulaşım planlamasına hem de çevreye katkı sağlıyoruz. Bursa’nın üretim gücünü koruyan, aynı zamanda doğayı, suyu ve havayı aynı kararlılıkla sahiplenen bir kent haline gelmesi için gece gündüz çalışıyoruz. Bursa bir tarım kentidir Bursa yalnızca bir sanayi kenti değil, aynı zamanda bir tarım kentidir. Suyun yaklaşık %70’i tarımda kullanılıyor. Hedefimiz; tarımda dönüşümü sağlayarak daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere yönelmek, vahşi sulamadan vazgeçip daha verimli yöntemlerle üretimi artırmaktır. Bu doğrultuda köy yaşamını sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz ve desteklerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. 2025 yılında Kırsal Hizmetler Dairemiz ve Tarım birimlerimiz birçok projeye imza attı. Üreticimizin, çiftçimizin ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın yanında olduk. Geri dönüşümden ürettiğimiz 15 milyon metre damla sulama borusunu, 17 ilçede yaklaşık 5.800 üreticimize yüzde 100 hibe olarak dağıttık. Ayrıca 5.800 üreticimize yaklaşık 23–24 milyon TL mazot desteği sağladık. 1.600 üreticimize ise kişi başı 8.000 TL yem ve aşı desteği vererek hayvancılığa katkı sunduk. Sıvı gübre üretimi kapsamında 142 bin kilogram sıvı gübreyi 6.500 üreticimize ulaştırdık. Bunun yanı sıra 44 üreticimize 44 ton tohumluk buğdayı yüzde 100 hibeli olarak dağıttık. Dağ bölgesine özel, alım garantili buğday ekimini ve ata buğdayı üretimini başlattık ve yaygınlaştırıyoruz. Bu yıl 1.000 dönüm arazide ekim yapıldı. Çevredeki köylerden gelen taleplerle bu rakam 2.000 dönüme çıktı. Bu projelerle gençlerimizi ve her yaştan vatandaşımızı köylerde tutmayı hedefliyoruz. Köyde tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan gençler kent merkezlerine göç etmek zorunda kalmayacak. Amacımız, kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın yaşamını sürdürülebilir ve güçlü kılmaktır. Sosyal yardım destekleri Ekonominin bu denli kötü olduğu bir dönemde insanlarımız için geçimi daha da zorlaştırmaktadır. Bu süreçte belediye olarak sosyal desteklerimizi artırarak yolumuza devam ediyoruz. Hayata geçirdiğimiz önemli sosyal desteklerden bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum. 2025 yılında, halk kart desteği talep eden ve kriterleri sağlayan her bir vatandaşımıza bu desteği vermeye devam ediyoruz. Aynı şekilde Ramazan ayında da paylaşmayı sürdürerek binlerce vatandaşımıza ulaştık. Emeklilerimize yılbaşında kişi başı 2.500 TL destek sağladık. Belirlenen yeni kriterler doğrultusunda, yaklaşık 15.200 emeklimize bu desteği ulaştırmış olduk. Bayramlarda da desteklerimizi sürdürerek, ihtiyaç sahibi emeklilerimizin yanında olmaya devam ettik. Kent lokantalarımızla vatandaşlarımıza destek sağlıyoruz. Bugün Yiğitler Mahallesi’nde üçüncü kent lokantamızı açıyoruz. Bir sonraki aşamada ise kent lokantalarının hemen yanında B Kafe’leri de hayata geçireceğiz. Bunun hazırlıklarını tamamladık. Özellikle gençlerimizden yoğun B Kafe talebi alıyoruz. Kent lokantalarında 4 çeşit yemeği 80 TL’ye sunuyoruz. Bu hizmeti sübvanse ediyoruz ve bunu ihtiyaç sahipleri için yapmak zorundayız. Ekonominin bu denli kötüleştiği, işsizliğin arttığı, fabrikaların kepenk indirdiği bu süreçte vatandaşlarımızın yanında olmak zorundayız. Bugüne kadar “askıda ekmek” kampanyası kapsamında 5.376 ekmek desteği sağladık. Bu, dayanışmayı büyüten önemli bir çalışmadır. Öğrencilerimize çorba dağıtmaya devam ediyoruz. Bu yıl 130.000 çorba dağıtımını gerçekleştirdik. İlkokul, ortaokul ve lise öğrencilerimize kırtasiye desteği sağladık. Bu destekleri, esnafımız üzerinden gerçekleştirerek döngüsel ekonominin Bursa içinde kalmasını amaçladık. Desteklerimizin Bursa’da kalmasını, esnafımıza ulaşmasını ve ekonominin şehir içinde dönmesini önemsiyoruz. Ayrıca 10.000 öğrenciye burs veriyoruz. Bunun 8.000’i yükseköğretim öğrencilerimize, 2.000’i ise teknik liselerde okuyan öğrencilerimize sağlanmaktadır. Anne Kart uygulamasını başlattık. Başvuru yapan ve kriterleri sağlayan annelerimize kartlarını vermeye başladık. Şu anda yaklaşık 2.000 annemiz Anne Kart’ı aktif olarak ulaşımda kullanıyor ve kartlar bugüne kadar yaklaşık 25.000 kez kullanıldı. Bunun dışında da çeşitli sosyal desteklerimiz devam etmektedir. 42 mahallemize afet ihtar sistemi kurduk Bursa’nın bütününü kapsayacak şekilde Afet Master Planı’nın ilk aşaması olan mevcut durum ve tehlike analizlerine başladık. Kent Parkı’nı deprem sonrası için farklı ve geçici barınma alanı olarak belirledik. JICA iş birliğiyle uluslararası standartlarda afet hazırlık çalışmalarımızı güçlendirdik. 42 mahallemizde afet ihtar sistemini kurduk ve bunu yakın zamanda 100 mahalleye çıkarıyoruz. Bunun yeterli olmadığının farkındayız. Dönem sonuna kadar hedefimiz, Bursa’daki 1.061 mahallenin tamamında afet konteynerlerinin bulundurulması, gönüllü ekiplerin oluşturulması ve afet anında acil müdahalelerin bu ekipler tarafından yapılmasını sağlamak. Bu doğrultuda hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Nilüfer Ürünlü Mahallesi’nde afet lojistik aktarma merkezini devreye aldık ve olası bir afette tüm koordinasyonu buradan sağlayacağız. İnşallah afet olmaz, deprem yaşanmaz; ancak olabileceği gerçeğini güçlü bir şekilde dikkate alıyoruz. Bu kapsamda mobil afet komuta aracını filomuza kattık. Deprem ve afetlere ilişkin kritik altyapı çalışmalarını tamamladık. Yollar, köprüler, okullar, hastaneler, itfaiye binaları, barajlar, havaalanları, limanlar ve demiryolları için risk analizlerini gerçekleştirdik. Türkiye’de ilk kez organize sanayi bölgelerini afet programına alan bir kurum olduk. Bursa’daki 17 organize sanayi bölgesinin yapısal risklerini değerlendirdik. Afet sonrası için birincil ve ikincil kritik tesisleri belirledik. Afet riskini azaltmaya yönelik uygulanabilir bir yaklaşım ortaya koyduk. Bu yaklaşıma “Bursa Modeli” diyoruz. Kentsel dirençlilik planlarını, çevre düzeni planlarını ve kentsel stratejileri tek bir rehber çerçevede birleştirdik. Türkiye’de bir kentin tüm bileşenleriyle depreme dirençli hale getirilmesini hedefleyen ilk bütüncül ve modern model olduğunu da özellikle vurgulamak isterim. İtfaiye teşkilatımız da bu yıl yoğun bir mesai harcadı. Yangınlardan trafik kazalarına, su baskınlarından arama kurtarma operasyonlarına kadar on binlerce olaya müdahale ettik. Teşkilatımıza yeni itfaiye erleri katıldı ve eğitim süreçleri devam ediyor. Kim ne derse desin bu işi tamamlayacağız Burada şunu çok net söylemek istiyorum: Ortada böyle bir sözleşme yok. Biraz önce “tamamlandı” denilen şeyler üzerinden, sanki 2026 yılında hatırlanmış bir süreç varmış gibi bir algı oluşturuluyor ancak bu doğru değil. Lütfen artık bu topluma yalan söylemeyelim, belgeler ortada. Sözleşmeyi siz imzaladınız, ben imzalamadım ve sözleşmede açıkça “2026 yılında bitirilecek” ifadesi yer alıyor. O zaman soruyorum: 2026 yılında bitirileceği belirtilen bir iş için neden 2025 yılında teslim edileceğine dair açıklamalar yaptınız, bu nasıl bir çelişkidir? Ben yalanla ve algıyla siyaset yapmam; belgeleri gösterebilirim, isteyen varsa burada hep birlikte bakalım, her tarih, her imza ve her proje ortada. Şu an itibarıyla işin %67’si tamamlanmış durumda, toplam 97 milyon TL’lik ihale yapılmış, bunun 54 milyon TL’lik kısmı tamamlanmış, 86 milyon TL’si ödenmiş, kalan kısım ise keşif artışı üzerinden fiyatlandırılmıştır. Bu keşifleri Vakıflar Genel Müdürlüğü hazırlamış, biz de bu keşif üzerinden ihaleyi yapmışız; hatta ocak ayında ikmal inşaatı için hazırlıklarımızı tamamladık ve ocak ayında ikmal ihalesine çıkıyoruz. Büyük ihtimalle Sayın Cumhurbaşkanı’nın da Sayın Bakan’ın da bu detaylardan haberi yoktur ancak birileri süreci başka yerlere çekmeye çalışıyor. Bizim niyetimiz son derece açıktır: Bursa’daki Ulu Cami’nin adını taşıyan bu camiyi Antakya’ya yakışır şekilde tamamlayıp teslim etmek; bütçemizi ve hazırlığımızı buna göre yaptık ve bu konudaki hassasiyetimiz tartışılmaz. Bursa bu hassasiyetimizi iyi bilir, bizden kimse ibadethaneler üzerinden siyaset beklemesin. Bu nedenle yetkililere açık çağrımdır: Yanlış anlatımlardan ve yanlış değerlendirmelerden Bursa adına dönülmesini bekliyoruz; mesele “Hatay CHP’ydi, Bursa AK Parti’ydi” ya da “şimdi Hatay AK Parti, Bursa CHP” tartışmasına çekilmesin. Allah bizi böyle bir niyetle anılmaktan korusun; bizim meselemiz siyaset değil, sorumluluk, emanet, doğruyu söylemek ve işi bitirmektir ve bu işi de kim ne derse desin tamamlayacağız.” dedi. Bu sizin sorumluluğunuzdur. Daha önceki kayıpların sebepleri sizden kaynaklandı. Yanlış sorular soruldu ve bazı süreçler bu yüzden uzadı. Ama şunu bilin ki, eğer biz işin başında olsaydık, bu yirmi üç günde işler kesinlikle tamamlanırdı. Yarım yamalı süreçler, özel emeklilik işlemleri daha hızlı yapılır, ekonomi olumsuz etkilenmezdi. Biz şu anda borcun çok daha altında bir borcu yönetiyoruz. Şirketlerde %11’lik bir artış gözlemlendi; ancak yıl sonu itibarıyla bu rakamın düşeceğini öngörebiliyoruz. Toplamda yaklaşık 1 milyar dolar civarında bir borç yükünü üstlendik; bu, 835 milyon euroya denk geliyor. Bu süreçte hem hizmet ürettik hem de önceki dönemlerde yapılamayan işleri gerçekleştirdik. Böylece borç yükünde de bir azalma sağladık. Bursalıların parasını kullanıyoruz; her kuruşun hesabını veriyoruz ve vermek zorundayız. Doğru yere, doğru zamanda ve ekonomik şekilde harcıyoruz. Kaçak harcamaları ortadan kaldırdık ve borç yükünü şeffaf bir biçimde yönetiyoruz. 2025 yılı, Bursa için sadece yoğun bir çalışma dönemi olmakla kalmadı; aynı zamanda yeni bir yönetim anlayışının da yerleştiği bir yıl oldu. Kent anayasası, ulaşım ana planı ve Yeşil Eylem Planı master planına hazırlanırken; su, yol, sosyal destekler, sanat, tarım, kadın ve gençlik projeleri gibi geniş bir alanda somut işler gerçekleştirildi. Önümüzdeki yıl, bu planların etkilerini daha net göreceğimiz bir yıl olacak. Çınaraltı İş ve Sosyal Destekler’in açılışı, Radyo Sistemi İntegrasyon Projeleri, yeni kent lokantaları, gençlik ve kadın merkezleri, kentsel dönüşüm alanlarındaki somut adımlar ve iklim dostu yatırımlar hep birlikte takip edilecek ve Bursa halkının yararına kullanılacak. Kararlıyız ve emek veren tüm çalışma arkadaşlarımıza, ilçe meclislerimize, sivil toplum örgütlerimize, akademisyenlerimize ve sürekli katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyoruz. Bu yılki hizmetlerimizin gerçekleşmesinde katkısı olan başta valimiz Erol Ayyubi, milletvekillerimiz, il ve ilçe başkanlarımız, ilçe meclislerimiz, Bursa’ya hizmet sunan siyasilerimiz, ilçe kaymakamlarımız, meclis üyelerimiz, danışmanlarımız, daire başkanlarımız, müdürlerimiz, toplamda 15 bin 28 çalışan yol arkadaşımız, iştiraklerimizin başkanları, genel müdürleri, yönetim kurulu üyeleri ve bizlere destek olan kamu kurumlarımızın yöneticilerine teşekkür ediyoruz. Ayrıca, 1067 mahalle muhtarımız, ziraat ve esnaf odalarımız, sanayi bölgelerimiz, kadın komisyonlarımız, kadın derneklerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, ulaşımda bizlere destek olan özel halk otobüslerimiz ve hizmetlerimizi kamuoyuyla paylaşan, öneri ve teşvikleriyle sorumluluklarını yerine getiren basın mensuplarına da şükranlarımızı sunuyoruz. Bize güvenen ve destek olan değerli hemşerilerimiz, Bursalılara da gönülden teşekkür ederim. Daha yaşanabilir bir Bursa için yedi yıl boyunca hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.

Bursa suyunu konuştu Haber

Bursa suyunu konuştu

Bursa Kent Konseyi’nin ‘Bursa Suyunu Konuşuyor’ temasıyla düzenlenen 92. Olağan Genel Kurulu’nda, kentin geleceğini doğrudan etkileyen su kaynakları ve iklim değişikliği konuları tüm yönleriyle ele alındı. BURSA (İGFA) - Bursa'da katılımcı demokrasinin yaygınlaşması adına önemli görevler üstlenen Bursa Kent Konseyi’nin 92. Olağan Genel Kurulu, ‘Bursa Suyunu Konuşuyor’ başlığıyla Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri Elvan Atay Özkan, BUSKİ Genel Müdürü Mehmet Ercihan Subaşıoğlu, Bursa Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyeleri, meclislerin ve çalışma gruplarının temsilcileri ile çok sayıda gönüllü katıldı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kent konseylerinin vatandaşlar ile resmi kurumlar arasında köprü vazifesi gördüğünü söyledi. Kent konseylerinin halkın sorunlarına duyarlılık gösterdiğini, takibini yaptığını ve sonuçlarını paylaştığını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, halkın çıkarları doğrultusunda çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti. “SU KAYNAKLARI AZALDI” Dünyanın ciddi bir iklim kriziyle karşı karşıya kaldığını belirten Başkan Mustafa Bozbey, tüm bunlara rağmen Bursa’da gerekli önlemlerin alınmadığını vurguladı. Suyun bir yaşam kaynağı olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Geldiğimiz noktada çevremizi ve suyumuzu kirlettik. İklim krizinden dolayı da su kaynakları azaldı. Bu süreçte Bursa Ovası’nda suyu fazla tüketen işletmelere de izin verildi. Bu, geleceği iyi okumamanın sonuçlarıdır” dedi. Su kesintileri yapmak zorunda kaldıkları dönemde bazı tepkiler aldıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Ama bu sayede farkındalığı başardık. Şu anda Bursalılar suyu tasarruflu kullanıyor. Kesinti yapmadan önce 510 bin metreküp civarında kullanım vardı, kesintilerin ardından 430 binlere düştü. Kesintileri kaldırdık ve hala bu seviyelerde izliyor. Bizim halkı doğru bilgilerle bilgilendirme sorumluluğumuz var. Bursa artık su şehri değil. Bursa Ovası’nda su seviyesi 250 metrenin altına indi. Bilim insanları, Bursa Ovası’nın her sene 6 santim çöktüğünü açıkladı. Bunun sebepleri araştırılmalıdır. Aralık ayının 20’si oldu ve Uludağ’da hala doğru düzgün kar yok. Gerekli tedbirleri almaya devam etmeliyiz” diye konuştu. Çınarcık Barajı’ndaki arıtma tesisi için çalışmaların yoğun biçimde devam ettiğini dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Göreve gelir gelmez çalışmaları başlattık. Bu yaz bu sıkıntının çekileceğini biliyorduk. Baypass hattı yaparak 100 bin metreküp suyu aktardık. Bunu yapmasaydık daha önceden su kesintileri yapmak zorunda kalabilirdik. Ama bizim günlük 500 bin metreküp suya ihtiyacımız var. Yaz aylarında daha da artacaktır. Artık bahçelerin işlenmiş suyla sulanmaması lazım. Tarımda yeni çözümler üretmeliyiz. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere yönelmeleri lazım. Yanlış politikalar, Bursa’nın daha vahim su sıkıntısı yaşamasına sebep olabilir” dedi. BAŞKAN MUSTAFA BOZBEY’E TEŞEKKÜR Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, suyun sadece çevresel başlık olmadığını, sosyal, ekonomik ve yaşamsal bir mesele olduğunu ifade etti. İklim krizinin etkilerinin yerel ölçekte daha görünür hale geldiğini belirten Aksoy, su politikalarının katılımcı ve bilimsel temelde yeniden ele alması gerektiğini vurguladı. Genel kurulda su kriziyle ilgili çözüm önerilerinin geliştirilmesini amaçladıklarını anlatan Aksoy, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların birlikte hareket etmesinin önemine değindi. Tüm paydaşlarla birlikte kent için önemli çalışmalar yürüttüklerini belirten Aksoy, her alanda kendilerine destek veren Başkan Mustafa Bozbey'e teşekkür etti. Düzenlenen oturumlarda ise, Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hayrettin Kuşçu ‘Tarımsal kuraklık koşullarında su verimliliği ve etkin sulama yöntemi’, Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aslıhan Katip ‘İklim değişikliği ve sürdürülebilirlik çerçevesinde su kaynakları’, BUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Ali Alper Makam ‘İklim değişikliğinin Bursa ve su kaynakları üzerindeki etkisi’, Bursa Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesi Murat Demir ‘İklim krizi ve su hakkı’ konularında sunumlar yaparak önemli bilgiler paylaştı.

Bursa için su alarmı! Yağışlar 52 yılın en düşüğünde Haber

Bursa için su alarmı! Yağışlar 52 yılın en düşüğünde

Yağışların son 52 yılın en düşük seviyesine gerilediğini, Uludağ’daki kar örtüsünün ise son 10 yılda yüzde 50’ye varan oranda azaldığını açıklayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, vatandaşları suyu tasarruflu kullanmaya çağırdı. BURSA (İGFA) - İklim krizinin etkileri Bursa’da her geçen gün daha net hissedilirken, kentin su güvenliğine ilişkin endişeler artıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 2025 Su Yılı Raporu’na göre, 1 Ekim 2024 – 30 Eylül 2025 döneminde metrekareye düşen ortalama yağış miktarı 422,5 mm olarak ölçüldü. Bu değer, uzun yıllar ortalamasının yüzde 26 altında kalarak son 52 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. Bursa’nın en önemli su kaynağı olarak gösterilen ve “kentin su sigortası” olarak nitelendirilen Uludağ, iklim değişikliğinin etkilerini en sert yaşayan bölgelerden biri oldu. Son 10 yılda Uludağ’daki kar örtüsünün yüzde 50’ye varan oranda azaldığı belirtilirken, 2015 yılında 266 gün karla kaplı kalan zirve, 2024’te yalnızca 100 gün kar tutabildi. Kar kalınlığı ise 187 santimetreden 93 santimetreye geriledi. Veriler, sıcaklık artışının da tabloyu ağırlaştırdığını ortaya koyuyor. 1970-2024 yılları arasında Bursa merkezde ortalama sıcaklıklar 2 derece, Uludağ zirvesinde ise 3 derece arttı. Bu durum, buharlaşmayı artırarak yağışların yeraltı sularını yeterince besleyememesine neden oluyor. Uzmanlar, bu sürecin kentin su güvenliğini doğrudan tehdit ettiğine dikkat çekiyor. Doğancı ve Nilüfer Barajlarında incelemelerde bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanıal Mustafa Bozbey, geçtiğimiz aylarda yaşanan su kesintilerini hatırlatarak, alınan önlemler sayesinde daha ciddi bir kriz yaşanmadığını söyledi. Bozbey, “Bursa artık bir su şehri değil. Halkımızın tasarruf konusunda gösterdiği duyarlılık için teşekkür ediyorum ancak bunun yeterli olmadığını biliyoruz. Yeniden susuzluk yaşamamak için suyu daha dikkatli kullanmalıyız” dedi. “Artık şikâyet zamanı değil, çözüm zamanı” diyen Bozbey, Uludağ’daki kar ve yağış miktarındaki düşüşün barajları doğrudan etkilediğini vurguladı. “Son 10 yılda su miktarında yaklaşık yüzde 30 azalma var. İklim krizi uzun süredir konuşuluyor ancak gerekli adımlar atılmadı. Biz bilimsel verileri esas alarak Bursa’nın geleceğini güvence altına almak istiyoruz” ifadelerini kullandı. Başkan Bozbey ayrıca, Çınarcık Barajı bypass hattının devreye alındığını ve günlük ortalama 100 bin metreküp suyun Bursa’ya verildiğini açıkladı. Çınarcık Arıtma Tesisi’nin de yakın zamanda hizmete gireceğini belirten Bozbey, bu çalışmalarla kentin bir nebze rahatlayacağını söyledi.

Bursa Nilüfer'de gençler iklim krizini doğada ele aldı Haber

Bursa Nilüfer'de gençler iklim krizini doğada ele aldı

Nilüfer Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen “İklim Krizi ve Doğa Etkinliği”, gençleri doğayla buluştururken, atölye çalışmaları ile farkındalıklarına da katkı sağladı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen söyleşide de Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş, çevre ve iklim konusundaki çalışmalarını aktardı. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği iş birliğinde Nilüfer Belediyesi Fadıllı Havacılık ve Doğa Sporları Merkezi’nde düzenlenen “İklim Krizi ve Doğa Etkinliği”, gençlerin çevre bilincini artırmayı hedefledi. Etkinlikte doğada keyifli vakit geçiren, takım oyunları oynayan ve geri dönüştürülebilir malzemelerden kukla yapan gençler, sonrasında Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş ile gençlik ve iklim odağında kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. ATIK YÖNETİMİNDE ÖNCÜ ADIMLAR Söyleşide, gençlerin en çok merak ettiği konulardan biri olan atık yönetimi hakkında bilgiler veren Güleş, Nilüfer Belediyesi’nin bu konuda öncü olduğunu ve henüz mevzuat çıkmadan ambalaj atıklarını çöpten ayrı topladığını vurguladı. Geri dönüştürülebilir atıkların toplanma sürecine değinen Güleş, atıkların karışık olarak toplanmasına rağmen daha sonra Toplama Ayırma Tesisi’ne gönderildiğini belirtti. Güleş, bu tesiste cam, kağıt, plastik ve metallerin kategorilerine göre ayrıldığını, her malzemenin farklı alıcısı ve dönüştürücüsü olduğunu ifade etti. Nilüfer Belediyesi Atık Getirme Merkezi’nin, 2020 yılından bu yana Alaaddinbey Ek Hizmet Binası kampüsünde faaliyet gösterdiğini söyleyen Güleş, “Bu merkezde, tekstil atıkları, elektronik atıklar, pil ve akümülatörler, tıbbi atıklar, atık motor yağları ve atık bitkisel yağlar dahil 14 ayrı türde atık ayrı toplanarak, lisanslı firmalar aracılığıyla kontrollü bir şekilde bertaraf ediliyor” dedi. BİTKİSEL ATIK YAĞLARA DİKKAT ÇEKTİ Özellikle bitkisel atık yağların çevreye verdiği zararlara dikkat çeken Güleş, kullanılmış bitkisel yağların lavaboya dökülmesinin, kanalizasyon sistemlerini tıkayarak büyük maliyetlere yol açtığını kaydetti. Toprağa karışmasının ise yeraltı sularını kirlettiğini ve yangınlara sebep olduğunu anlatan Güleş, su ortamına dökülen yağların, suyun üzerini kaplayarak oksijen transferini engellediğini ve su altındaki canlı yaşamını bitirdiğini ifade etti. Güleş, lisanslı firmalar tarafından toplanan atık yağların daha çevreci bir yakıt olan biyodizele dönüştürüldüğünü de sözlerine ekledi. Artık kullanılan kavramın “iklim değişikliği” değil, sonuçları itibarıyla günlük yaşamı doğrudan etkileyen bir “iklim krizi” olduğunu vurgulayan Güleş, krizin su yoksunluğu, yangınlar, sel ve fırtına gibi aşırı hava olayları olarak kendini gösterdiğini anlattı. Uluslararası hedefin, küresel sıcaklık artışının sanayi devrimi öncesine göre 1,5 derece ile sınırlanması olduğunu hatırlatarak, bunun için fosil yakıtlardan çıkılması, ulaşım metotlarının gözden geçirilmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. GERİ DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI Nilüfer Belediyesi’nin geri dönüşüm konusundaki çalışmalarından da bahseden Güleş, belediyenin pazarlardan toplanan sebze, meyve atıkları ile hizmet binalarından çıkan çay ve kahve posalarını kullanarak kompost tesisi işlettiğini kaydetti. Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün budama atıklarından da kompost üretildiğini belirten Güleş, bu kompostun toprak kalitesini iyileştirip su tutma kapasitesini artırdığına dikkat çekti ve isteyen vatandaşlara ücretsiz olarak sunulduğunu ekledi. Konuşmasında gençlere önemli bir çağrı da yapan Güleş, sosyal medya ve dijital kanalları kullanarak, belediyeleri çalıştırmalarını söyledi. Çevrelerinde gözlemledikleri sorunları ilgili kurumlara iletmelerini tavsiye eden Güleş, yerel yöneticilerin bu taleplere büyük önem verdiğini de sözlerine ekledi.

Türkiye’nin en büyük fotoğraf festivali Bursa'da başlıyor Haber

Türkiye’nin en büyük fotoğraf festivali Bursa'da başlıyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, Bursa Kent Konseyi ve Bursa Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği iş birliğiyle düzenlediği ’15. Bursa Uluslararası Fotoğraf Festivali (FotoFest), 12 Aralık- 12 Ocak tarihleri arasında kapılarını açıyor. ‘Kırılma Zamanı’ temasıyla düzenlenecek olan festival, dünyadan ve Türkiye’den fotoğrafçıları, sanatçıları, akademisyenleri ve fotoğraf tutkunlarını Bursa’da buluşturacak. Türkiye’nin en uzun soluklu ve en fazla iz bırakan festivali olma başarısını gösteren Uluslararası Fotoğraf Festivali (FotoFest), bu yıl 15 uluslararası, 15 ulusal fotoğrafçı; videoyla eser üreten 7 sanatçı, 8 kolektif, 11 genç, 7 engelli birey ve 20 çocuk fotoğrafçının çalışmalarına 12 farklı mekânda ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 15.’si düzenlenecek olan festivalin küratörlüğünü Prof. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay ve Özcan Yurdalan üstleniyor. Toplumsal ve kişisel kırılmaların farklı coğrafyalardan yansımalarını izleyiciyle buluşturacak olan festival, geniş bir seçkiyle fotoğrafın dönüştürücü gücünü hem küresel hem de yerel ölçekte tartışmaya açacak. TEMA; 'KIRILMA ZAMANI' Açılışı, 12 Aralık Cuma akşamı saat 19.00’da Tayyare Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek olan festival, sergilerin yanı sıra bir ay boyunca düzenlenecek paneller, sanatçı konuşmaları ve atölyelerle zenginleşecek. ‘Kırılma Zamanı’ temasıyla çağın toplumsal ve kişisel kırılmalarına odaklanan geniş ölçekli bir program sunacak olan festival, küresel bir diyaloğun köprüsünü inşa ederken aynı zamanda yerelin, marjinalin ve geleceğin seslerine de alan açarak fotoğrafın birleştirici ve dönüştürücü potansiyelini tüm boyutlarıyla gözler önüne serecek. İKLİM KRİZİ, GÖÇ, SAVAŞ VE KİMLİK KONUŞULACAK Dünya fotoğrafının güncel yönelimlerini Türkiye’ye taşıyan bir misyon üstlenen 15. FotoFest’in uluslararası bölümüne; iklim krizi, göç, savaş, kimlik ve bellek konularına odaklanan projeleriyle Forough Alael, Abir Abdullah, Berge Arabian, Laura Chen, Issa Touma, FEMLENS Kolektifi’nin sanatçıları gibi isimler konuk olacak. Türkiye’den ise Bülent Kılıç, Emin Altan, Rana Öztürk, Yiğit Günel, Ayla Güvenç, Ali Saltan, Kemal Aslan, Burcu Ertunç, A. Nur Türk, Cenk Erdoğan, Rıza Erdeğirmenci gibi fotoğrafçılar, dijital üretim süreçleri, toplumsal bellek, kamusal alan, kişisel hikâyeler ve güncel sosyal meseleleri odağına alan çalışmalarıyla festivalde yer alacak. ENGELLİ BİREYLERİN VE ÇOCUK FOTOĞRAFÇILARIN ESERLERİ DE BULUNACAK Bu yıl ilk kez özel davetli olarak Türkiye’deki fotoğraf kolektiflerini programına dahil eden 15. FotoFest’te ayrıca gençlerin, engelli bireylerin ve çocuk fotoğrafçıların üretimleri, verilen eğitimler ve atölye programlarıyla desteklenerek profesyonel bir platformda sergilenecek. “FOTOĞRAFIN GÜCÜYLE BURSA FOTOFEST 2025’TE BULUŞALIM” Bu yıl 15.’si düzenlenecek olan Bursa FotoFest’in tüm kenti kapsayacak bir şölene dönüşeceğini ifade eden Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “Tüm sanatseverleri, düşünce üreticilerini ve fotoğraf tutkunlarını; Bursa FotoFest ile kırılma anlarının içindeki umutları ve yeni olasılıkları keşfetmeye davet ediyorum. Gelin, bu eşikte birlikte duralım. Fotoğrafın gücüyle Bursa FotoFest 2025’in kent hafızamızda açtığı umut kapısında yeni olasılıkların heyecanıyla buluşalım” dedi.

BUSKİ'nin 2026 bütçesi 19 milyar TL oldu Haber

BUSKİ'nin 2026 bütçesi 19 milyar TL oldu

Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan BUSKİ’nin 2026 yılı bütçesi 19 milyar TL olarak belirlendi. BURSA (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in başkanlığında gerçekleştirilen BUSKİ Genel Kurulu’nda, BUSKİ yöneticileri, Büyükşehir bürokratları ile meclis üyeleri hazır bulundu. Toplantıda, Plan Bütçe komisyonu 2026 mali yılı performans esaslı bütçesi, 2026 performans programı ve 2026 yatırım programı ile ilgili raporu görüşüldü. Toplantıda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, BUSKİ’nin hem temiz suya erişimi kesintisiz sağlaması hem de kanalizasyon yatırımlarıyla suyu ileri biyolojik arıtma tesislerine ulaştırıp suyu arıtılmış halde Nilüfer Çayı’na bırakması gerektiğini dile getirdi. Dünyanın çok önemli bir iklim krizi yaşadığına dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, “Bir sene sonra ne olacağını bilmemiz zor ama tahminleri yorumlayabiliriz. Bilim insanlarının yorumlarını dikkate almak zorundayız. Geçen yılla bu yıl arasında yüzde 30 civarında bir yağış miktarında azalma oldu. Bir sonraki yılı daha farklı değerlendirmemiz lazım. Hatta 10 yılı, 20 yılı hassas terazide ölçerek değerlendirmeliyiz. Bu süreçleri takip etmek zorundayız. Ancak o zaman altyapıyla ilgili bir sorun yaşamayacak bir anlayışı ortaya koyabiliriz” diye konuştu. Başkan Bozbey’in konuşması, meclis üyelerine yapılan bütçe sunumundan sonra BUSKİ’nin 2026 yılı bütçesi oylamaya sunuldu. Oylama sonrası BUSKİ’nin 17 milyar 700 milyon TL olan gelir bütçesi ve 1 milyar 300 milyon TL olan finansman bütçesi oybirliği ile 19 milyar TL gider bütçesi de oy birliğiyle ile kabul edildi.

Bursa'da su yönetiminde devrim... 'Gri su' kullanımıyla tuvaletlerde su tasarrufu hedefleniyor Haber

Bursa'da su yönetiminde devrim... 'Gri su' kullanımıyla tuvaletlerde su tasarrufu hedefleniyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi, su fiyatlarına yapılan zam talebinin ardından, iklim krizi ile mücadele ve sürdürülebilir altyapı projeleri için önemli adımlar atmaya hazırlanıyor. "Gri su" kullanımı için pilot proje hazırlığında olduklarını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yeni projelerin detaylarını açıkladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından meclis toplantı salonunda Kasım ayı ikinci BUSKİ toplantısı gerçekleştirildi. Geçen hafta gerçekleştirilen BUSKİ toplantısında meclis oy birliği ile su fiyatlarına zam talebi kabul edildi. Bu hafta gerçekleştirilen toplantıda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, iklim krizine dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Bozbey, "Dünya çok önemli bir iklim krizi yaşıyor. Bir yıl sonra ne olacağını bilemeyiz. Bilim insanlarının tahminlerini görmezden gelemeyiz. Bilim insanlarının yönlendirmesi ile 10 yıl sonrasını düşünmek zorundayız" dedi. Başkan Bozbey, sürdürülebilir bir anlayışla altyapı sorunlarını çözmeyi hedeflediklerini belirtti. Bu kapsamda, muhtemelen bir pilot bölge belirlenerek burada bir arıtma tesisi kurulacağını açıkladı. Yağmur suyu ve içme suyu arıtma tesisinden çıkan suyun "gri su" olarak değerlendirilip tuvaletlerde kullanılması üzerine çalışmalar yapacaklarını ifade etti. Pilot bir bölge projesinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bozbey, "Eğer bunu başarabilirsek, bu konuyu projelerimizde zorunlu hale getireceğiz. Önümüzdeki yıl yapacağımız yatırımlarla sürdürülebilir hizmetlerin sağlanması ve sorunların en aza indirilmesi konusunda önemli adımlar atacağımıza inanıyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.