SON DAKİKA
Hava Durumu

#Iklim Değişikliği

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Iklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Jeoloji Mühendisleri Güney Marmara'dan sert uyarı: Dirençlilik değil, kırılganlık üreten düzenden kurtulmalıyız Haber

Jeoloji Mühendisleri Güney Marmara'dan sert uyarı: Dirençlilik değil, kırılganlık üreten düzenden kurtulmalıyız

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, afetlerin kader değil yönetim sorunu olduğunu vurgulayarak ulusal ölçekte köklü bir “Afet Risk Yönetim Sistemi” çağrısında bulundu. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde yaptığı kapsamlı açıklamada, Türkiye’nin afetlere karşı hâlâ hazırlıksız olduğunu belirtti. Yıldız, depremler başta olmak üzere heyelan, sel, taşkın ve tsunami gibi doğa olaylarının doğal süreçler olduğunu, bunları afete dönüştürenin ise toplumsal ve yönetsel kırılganlıklar olduğunu söyledi. Türkiye’nin her büyük afette aynı hataları tekrarladığını ifade eden Şube Bşakanı Mehmet Yıldız, kâğıt üzerinde kalan imar, afet ve yapı denetim mevzuatının toplumu koruyamadığını vurguladı. “Dirençlilik değil, kırılganlık üreten bu düzenden derhal kurtulmalıyız” diyen Yıldız, afet yönetiminin yalnızca bina odaklı ele alınmasının büyük bir yanılgı olduğunu kaydetti. Açıklamada, afet risklerinin azaltılması için jeolojik kırılganlıkların bilimsel yöntemlerle araştırılması, tehlike ve risk haritalarının mekânsal planlamaya entegre edilmesi gerektiği belirtildi. Yerel yönetimlerin afet yönetiminde daha etkin rol alması gerektiğine dikkat çeken Yıldız, karar süreçlerinin meslek odaları ve yurttaşların katılımına açık olması çağrısında bulundu. Yıldız ayrıca, yapı üretim ve denetim süreçlerinde jeoloji mühendisliğinin yok sayılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, zemin ve temel etütlerinin bir “maliyet” değil, yaşam güvencesi olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. İmar affı niteliğindeki uygulamalara son verilmesi, afet suçları için özel yasalar çıkarılması ve afet mahkemelerinin kurulması gerektiğini dile getirdi. Afet yönetiminin sosyal yardım değil, ülkenin geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu vurgulayan Mehmet Yıldız, “Afet Fonu” kurulması ve risk azaltma odaklı bir ekonomi anlayışının benimsenmesi gerektiğini söyledi. Açıklamada ayrıca, “Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı” kurulması çağrısı da yer aldı. Açıklamasını çarpıcı bir mesajla tamamlayan Başkan Yıldız, “Evet, bugün 6 Şubat. Sonraki tarihin ne anlama geleceğini hep birlikte belirleyeceğiz” diyerek, bilime dayalı, katılımcı ve kamusal bir afet yönetimi anlayışının hayati önem taşıdığını vurguladı.

Bursa Büyükşehir'den Üreticiye Güçlü Destek Haber

Bursa Büyükşehir'den Üreticiye Güçlü Destek

Bursa’da kırsal kalkınmanın sağlanması ve çiftçinin gelir düzeyinin artırılması için çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, üretime değer katan adımlar atmaya devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü koordinasyonunda Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (BESOB), Bursa Bölgesi Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği, Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ticaret İl Müdürlüğü iş birliğinde ‘Kooperatifçilik ve Gıda Güvenliği Eğitimi’ programı düzenlendi. Bursa Tarımsal Ürünler Tanıtım ve Eğitim Merkezi’nde (BUTATEM) gerçekleştirilen toplantıda bir araya gelen kooperatif ve dernekler, fikir alışverişinde bulundu. Derneklerin kooperatifleşme sürecinde izlemesi gereken adımların konuşulduğu programda, kooperatifçilik ve gıda güvenliği konularında bilgilendirme de yapıldı. “TOPRAĞIMIZA VE GIDAMIZA SAHİP ÇIKMAYI DEVAM EDİYORUZ” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen eğitim programının açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Metin Tunçel, Bursa’nın verimli toprakları ve köklü tarım kültürüyle emeğin kenti olduğunu ifade etti. İklim değişikliği, artan üretim maliyetleri ve pazara erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle daha planlı tarım yapılması gerektiğinin altını çizen Tunçel, “Kooperatifçilik; üreticimiz için sadece bir tercih değil, dayanışmayı büyüten, emeği koruyan ve üreticiyi güçlendiren en sağlam modellerden biridir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak üreticimizin yanında durmaya, toprağımıza ve gıdamıza sahip çıkmayı devam ediyoruz. Eğitim programıyla, kooperatiflerin daha sağlam yapılarla yol almasını, ortaklık bilincinin güçlenmesini ve gıda güvenliği konusunda doğru üretimin yaygınlaşmasını amaçlıyoruz. Doğru tarım için eğitim çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, emeğin ve dayanışmanın gücünü teknolojiyle birleştirmeyi önemsediklerini belirtti. Dijital Gelişim Ofisi hakkında da bilgi veren Bilgit, asıl amaçlarının kadın emeğini daha görünür kılmak ve ekonomik olarak güçlenmesini sağlamak olduğunu ifade etti. İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Erdoğan Ceylan, 3 gün sürecek olan eğitim programında sürdürülebilirlik, markalaşma, kalite konularının konuşulacağını dile getirdi. Kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ceylan, programda emeği geçenlere teşekkür etti. Ticaret İl Müdürlüğü Esnaf Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Şube Müdürü Ersan Aybar, her zaman emekçilerin yanında olduklarını belirterek gerekli destekleri sunmayı sürdüreceklerini söyledi. Program, uzman isimlerin katıldığı sunumlarla devam etti.

Suyun geleceği Bursa'da konuşuldu... Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz Haber

Suyun geleceği Bursa'da konuşuldu... Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz

Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, iklim krizi ve artan su stresi karşısında su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, Bursa’nın geleceği için sürdürülebilir su yönetiminin ortak akılla ele alınması gerektiğini söyledi. Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, Mimar ve Mühendisler Grubu ve DSİ Bölge Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’, Movenpick Hotel’de ilçe belediye başkanları, kamu kurumları, akademisyenler, meslek odaları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 2050’DEKİ DÜNYA SICAKLIĞINA 2025'TE ULAŞILDI Etkinliğin açılışında konuşan Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, su yönetimiyle ilgili çalışmaları yerel yönetim ve genel yönetimin birlikte sürdürmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın ciddi bir iklim krizi yaşadığını, mevsimlerdeki ve yağış rejimlerindeki değişikliğin artık yakından hissedildiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Dünya Meteoroloji Örgütü'nün verilerine göre 2050 yılındaki dünya sıcaklığına 2025'in Temmuz ayında ulaşıldığını dile getirdi. “TÜRKİYE, SU KITLIĞI ÇEKEN ÜLKE DURUMUNA GELEBİLİR” Uluslararası çalışmaların kullanılabilir su miktarının son 2 yılda yüzde 10 azaldığını gösterdiğini de anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Ülkemizin yüzde 88'inin çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildiriliyor. 2030 için alarm zillerinin çaldığı söyleniyor. Türkiye, yılda kişi başına düşen 1519 metreküplük su miktarıyla su sıkıntısı çeken bir ülke olarak gösteriliyor. Artan nüfusla birlikte kişi başına kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1200 metreküpe, 2040 yılında 1116 metreküpe, 2050 yılında da 1069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Raporlar, Türkiye'nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. Birleşmiş Milletlerin son raporuna göre de Dünya, küresel su iflası sürecine girdi” dedi. Bursa’da son bir yılda barajlardaki su miktarının yüzde 30 civarında azaldığını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, bilim insanlarının raporuna göre, 2026 yazının 2025’ten daha sıcak geçeceğini ve bir buçuk derece sıcaklık artışının yaşanacağını söyledi. Bursa’nın artık su şehri olmadığını da vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Suyu asla siyaset malzemesi yapmamalıyız. Tam tersine suyu nasıl koruyacağımızı, gelecek yıllarda nasıl su sorunu yaşamayacağımızı hep birlikte konuşmalıyız. Projeler ortaya koymalıyız. DSİ tarafından Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı, bugün Bursa için daha kötü günleri bekleyebilirdik. Bugün en büyük havzaya sahip olan Çınarcık Barajı'dır. Bu havzalarımızda maden aramayla ilgili herhangi bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Çünkü her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız. Hatta suyun ve Bursa’nın geleceği için bu havzada maden faaliyeti yapan kurumların izinlerinin iptal edilmesinin doğru olacağına inanıyoruz” diye konuştu. Bursa’nın, Uludağ'dan ovaya, derelerden barajlara, yeraltı sularından içme suyu havzalarına kadar çok zengin bir ekosisteme sahip olduğuna değinen Başkan Mustafa Bozbey, ancak bu zenginliğin sınırsız olmadığının da altını çizdi. Su seviyesinin Bursa ovasında 250 metrenin altına indiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bir bilim insanımız, Bursa Ovası ve Konya Ovası’nın her yıl 6 santim çöktüğünü bildirdi. Sebebi, yeraltı su seviyesinin aşağıya inmesidir. Bunların da mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor. Suya olan talep, nüfus, sanayi ve tarımla birlikte her geçen yıl da artıyor. Yerel yönetimler olarak artık suyun nereden geldiğini, nasıl korunduğunu, nasıl kullanıldığını ve nasıl geriye kazanıldığını beraber düşünen bir anlayışla hareket etmeliyiz” dedi. Su kaynaklarının korunmasının ve güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, gri su kullanımına artık daha fazla önem verilmesi ve yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yeraltı su kullanımının da çok iyi takip edilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Kayıp kaçakla mücadeleyi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Bu konuda sürekli yatırım yapıyoruz. Akıllı altyapı sistemlerini, SCADA uygulamalarını, anlık izleme ve erken uyarı mekanizmalarını Bursa’da genelinde yaygınlaştırıyoruz. Kent planlamasından altyapıya, yeşil alanlarından sanayi bölgelerine kadar her başlıkta suya duyarlı kent anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa üretim kentidir, sanayi kentidir. Sanayi bizim için de bir gerçektir. Bunu yok sayamayız. Tarım da bizim güvencemizdir. Ancak üretim ile su arasında yeni bir denge kurmak zorundayız” diye konuştu. “GERİ KAZAN, YENİDEN DEĞERLENDİR” Suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda kullanıldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yüzde 15’inin sanayide, yüzde 15'inin ise konutlarda kullanıldığını açıkladı. Tarımdaki vahşi sulamayı ortadan kaldırmak gerektiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Modern sulama tekniklerini hayata geçirmeliyiz. Su verimliliğini artıran uygulamalara öncelik vermeliyiz. Su tasarrufu üretimden vazgeçmek değil, üretimi geleceğe taşımaktır. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere dönüşümü yapmalıyız. Artık su yönetiminde yeni bir paradigma var. ‘Al, kullan, at’ değil, tam tersine ‘geri kazan, yeniden değerlendir’. Bursa'da atık su arıtma tesislerini bu bağlamda ele alıyoruz. Arıtmayı bir kaynak yönetim süreci olarak görüyoruz. Çalıştaydan çıkacak her fikir, düşünce ve söylem, Bursa'nın suyla ilgili yol haritasına katkı sağlayacaktır” dedi. ‘AKILLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR YÖNETİM ANLAYIŞI’ Bursa’nın, sanayi ve tarım gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; “3,5 milyon hemşehrimiz, bu şehirde üretmekte, çalışmakta, yaşamakta ve hayal kurmaktadır. DSİ tarafından yürütülen projeler sayesinde; Uludağ kaynakları, yeraltı suları, Nilüfer, Doğancı barajları ile şehrimize yılda yaklaşık 245 milyon metreküp su temin edilmektedir. Yapımı tamamlanan Çınarcık Barajı’ndan 145 hm³, planlanan Aksu Barajı ve Deliçay derivasyonu ile 42 hm³ ilave su kaynağı Bursa’ya kazandırılıyor. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki; bu rakamlar bize sadece bugünü kazandırır, bize ve gelecek kuşaklara yarını kazandıracak olan, akıllı ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışıdır. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre iklim değişikliği ve sıcaklıkların yükselmesiyle 2050 yılına kadar ülkemiz su kaynaklarının yüzde 25 azalması, buna karşın artan nüfus oranına bağlı olarak su talebinin yüzde 50 artması öngörülmektedir. Bu bilgiler üzerimize düşen sorumluluğun ne kadar önemli olduğunun altını bir kez daha çiziyor” diye konuştu. ‘TÜRKİYE İÇİN ÖRNEK TEŞKİL EDECEK’ Suyun toplumsal huzurun teminatı olduğunu belirten Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, “Su yönetimi, yalnızca bir çevre meselesi değildir. Son yıllarda ülkemizin şehir yönetiminin kalitesini, gelecek nesillere bakışımızı, yönetme kabiliyetimizi doğrudan gösteren bir başlıktır. Bugün bu salonda tüm kurumlarımızla birlikte ortaya koyduğu bu sinerji, bizim en büyük gücümüzdür. Buraya özellikle dikkat çekmek istiyorum. Bu ve bunun gibi çalışmalarımızla bizim hedefimiz sadece konuşmak değil; ortak akılla, bilimle ve gerçekçi yaklaşımlarla somut sonuçlar üretmektir. Bugün burada yapılacak her sunumun her tartışmanın, her önerinin, yalnızca Bursa için değil, Türkiye içinde örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ediyorum. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçları raflarda bırakmayacağız. Uygulanabilir her öneriyi, kararlılıkla hayata geçireceğiz” diye konuştu. ‘YATIRIMLARIN YÜZDE 90’INI BİZ YAPTIK’ Bursa’yı çok sevdiğini ve şehir ile arasında gönül bağı olduğunu vurgulayan Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu; “Evet bir iklim değişikliği ile karşı karşıyayız. Ancak doğru planlama yapılırsa ne Bursa’da ne de Türkiye’de herhangi bir su sorunu yaşanmaz. Yeşil Bursa’daki mevcut su yatırımlarının yüzde 90’ı bizim hükümetlerimiz döneminde gerçekleştirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da Bursa’da projelerin aksamaması için özel talimatı var. Dağdibi, Kocayayla, Ağlaşan Kayacık, Gözede, Yalıçiftlik, Çınarcık, Altıntaş, Karıncalı, Nilüfer, Boğazköy, Çiçeközü, Gökçesu barajları bizim dönemimizde Bursa’ya kazandırıldı. Bakınız 23 yılda Bursa’ya; 25 adet baraj, 12 adet HES, 54 adet sulama tesisi, 4 adet içme suyu tesisi, 27 adet taşkın önleme tesisi ve 5 adet arazi toplulaştırma projesi olmak üzere toplamda 152 adet tesis kazandırdık. Bu tesislerin yatırım maliyeti ise yaklaşık 76 milyar TL. Ancak bu yatırımlara rağmen Bursa’nın yaşadığı sıkıntılar ortada. Yakın vadede bu sorunu aşmak için Çınarcık barajı devreye alınmalıdır. Çınarcık Barajı’ndan su alınıp arıtma tesislerine taşınmalı. Bu su da Bursa’ya verilmelidir. Böylece Bursa’nın su sorunu kalmaz” ifadelerini kullandı. Su sıkıntısının son yılların en büyük sorunu olduğunu belirten MMG Genel Başkanı Yavuz Sarı ise; “Kuraklık ve buna bağlı olarak su sorunu son dönemde sıkça konuşuluyor. Bizler de bu soruna kökten çözüm üretmek için çalışıyoruz. İnşallah bundan sonrada daha fazla gayretle çalışmalarımızı artıracağız. Bu çözüm arayışlarına katkı sunacak çok önemli bir çalıştaydayız. Bu çalıştayı düzenleyen Başta Bursa Belediyeler Birliği Başkanımız Oktay Yılmaz olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi. Çalıştayı düzenleyen Bursa Belediyeler Birliği’ne be Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey; “Bu çalıştay geleceğe imza atacak değerli bir iş olmuş. Çalıştayın verimli geçmesini diliyorum” diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti. Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı, 24 Ocak Cumartesi günü sona erecek.

Nilüfer Belediyesi Güneş Enerjisinde Vites Yükseltti Haber

Nilüfer Belediyesi Güneş Enerjisinde Vites Yükseltti

Nilüfer Belediyesi güneş enerjisinde büyümeyi hızlandırdı. Güneş enerjisi yatırımlarıyla 2025’te 2.207 MW elektrik üreten Nilüfer Belediyesi, önceki yıla göre üretimde yüzde 19, tasarrufta yüzde 37 artış sağlayarak 1.324 ton karbon salınımını önledi; 1.860 ağaca eşdeğer çevresel kazanım ve 6 milyon TL tasarruf elde etti. Nilüfer Belediyesi, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla iklim değişikliği ve enerji bağımlılığıyla mücadelede ortaya koyduğu kararlı duruşu 2025 yılında da güçlendirdi. Biri arazi tipi, 7’si çatı tipi olmak üzere toplam 8 Güneş Enerji Santrali (GES) ile elde edilen sonuçlar, temiz enerjide istikrarlı ve ölçülebilir bir büyümeye işaret etti. Nilüfer Belediyesi, 2025 yılı boyunca güneş enerji santrallerinden toplam 2.207 megawatt (MW) elektrik enerjisi üretti. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 19’luk bir artış anlamına geliyor. Üretimdeki bu yükselişle birlikte 1.324 ton CO₂ salınımı engellendi; bu değer, 1.860 adet dikili ağaca eşdeğer çevresel kazanım sağladı. EKONOMİK KAZANIM ÇEVRESEL ARTIŞIN ÖNÜNE GEÇTİ 2025 yılında güneş enerjisinden elde edilen üretim sayesinde 6 milyon TL tasarruf sağlandı. Böylece bir önceki yıla kıyasla belediye bütçesinde yüzde 37’yi aşan bir tasarruf artışı gerçekleşti. Bu tablo, Nilüfer Belediyesi’nin yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda güçlü bir ekonomik katkı sunduğunu da ortaya koydu. 8 NOKTADA KESİNTİSİZ TEMİZ ENERJİ Beşevler Cimnastik Salonu, Ürünlü Kent Bostanları, İbrahim Yazıcı Stadyumu, Yüzüncüyıl Spor ve Gençlik Merkezi, Altınşehir Gençlik Merkezi, Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi ve Üçevler Spor Tesisi’nde kurulu çatı tipi santraller ile Güngören Mahallesi’ndeki arazi tipi GES’ten elde edilen üretim, Nilüfer Belediyesi’nin hizmet binalarında tüketilen enerjinin önemli bir bölümünü karşıladı. “RAKAMLAR DOĞRU YOLDA OLDUĞUMUZU GÖSTERİYOR” Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin 2014 yılında Başkanlar Sözleşmesi’ne taraf olduğunu hatırlatarak, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 40 azaltma taahhütleri bulunduğunu vurguladı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “2024’ten 2025’e uzanan bu artış, doğru bir stratejiyle ilerlediğimizi açıkça gösteriyor. 2025-2029 Stratejik Planımız kapsamında yenilenebilir enerji üretimimizi her yıl artırmayı, çevresel sorumluluğumuzu daha da güçlendirmeyi sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Yumaklı'dan Göllere acil müdahale planı! Haber

Bakan Yumaklı'dan Göllere acil müdahale planı!

Türkiye, son 54 yılın en sıcak yılını geride bırakırken, su kaynaklarındaki tehlike seviyesi her geçen gün daha da artıyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, azalan yağışlar ve yüksek buharlaşma nedeniyle su kaybı yaşayan göller için detaylı bir "Eylem Planı" oluşturduklarını duyurdu. Bakan Yumaklı'nın açıkladığı listede; Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Burdur, Seyfe ve Sapanca göllerinin yanı sıra Marmara Bölgesi'nin can damarı sayılan İznik Gölü de bulunuyor. Eğirdir Gölü'nde başlatılan uygulamalardan sonra, İznik Gölü'nde de su seviyesinin korunması ve ekosistemin dengeye oturtulması amacıyla benzer adımların atılması planlanıyor. İznik Gölü, hem tarımsal sulamada hem de sanayi için taşıdığı önemin yanı sıra, Burdur Gölü'nün karşı karşıya kaldığı gibi iklim değişikliği ve azalan yağışların doğrudan tehdidi altında yer alıyor. Bakan Yumaklı, durumun önemine şu verilerle dikkat çekti: 2024 yılı, son 54 yılın en sıcak yılı olurken, 2025 yılının Temmuz ayı "en sıcak temmuz" olarak kaydedildi. 2025 su yılı yağışları, önceki yıllara göre %27 oranında azalarak son 52 yılın en düşük seviyesine geriledi. Göllerdeki su kaybının büyük oranda buharlaşmadan kaynaklandığını açıklayan Yumaklı, yıllık su açıklığını kapatacak projeleri hayata geçireceklerini belirtti. Bakan Yumaklı, İznik Gölü ve çevresindeki tarımsal faaliyetleri yakından etkileyen "Su Kanunu" çalışmasının son aşamaya geldiğini açıkladı. Yeni düzenleme ile birlikte geleneksel sulama yöntemleri tamamen bitirilecek. Basınçlı ve modern sulama sistemlerinin kullanımı yasal olarak zorunlu hale gelecek. Su kaybı nedeniyle kuruyan bölgelerde halk sağlığını tehdit eden tozumanın önlenmesi için doğa temelli çözümler uygulanacak. Göllerin eski haline getirilmesi için büyük bir bütçe ayıran Bakanlık, sadece Burdur Gölü için 5 yılda 6 milyar TL'lik bir yatırım yapmayı planlıyor. Aynı türde bir entegre yönetim modelinin, su kalitesinin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliği amacıyla İznik Gölü havzasında da uygulanması bekleniyor.

Bursa suyunu konuştu Haber

Bursa suyunu konuştu

Bursa Kent Konseyi’nin ‘Bursa Suyunu Konuşuyor’ temasıyla düzenlenen 92. Olağan Genel Kurulu’nda, kentin geleceğini doğrudan etkileyen su kaynakları ve iklim değişikliği konuları tüm yönleriyle ele alındı. BURSA (İGFA) - Bursa'da katılımcı demokrasinin yaygınlaşması adına önemli görevler üstlenen Bursa Kent Konseyi’nin 92. Olağan Genel Kurulu, ‘Bursa Suyunu Konuşuyor’ başlığıyla Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri Elvan Atay Özkan, BUSKİ Genel Müdürü Mehmet Ercihan Subaşıoğlu, Bursa Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyeleri, meclislerin ve çalışma gruplarının temsilcileri ile çok sayıda gönüllü katıldı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kent konseylerinin vatandaşlar ile resmi kurumlar arasında köprü vazifesi gördüğünü söyledi. Kent konseylerinin halkın sorunlarına duyarlılık gösterdiğini, takibini yaptığını ve sonuçlarını paylaştığını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, halkın çıkarları doğrultusunda çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti. “SU KAYNAKLARI AZALDI” Dünyanın ciddi bir iklim kriziyle karşı karşıya kaldığını belirten Başkan Mustafa Bozbey, tüm bunlara rağmen Bursa’da gerekli önlemlerin alınmadığını vurguladı. Suyun bir yaşam kaynağı olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Geldiğimiz noktada çevremizi ve suyumuzu kirlettik. İklim krizinden dolayı da su kaynakları azaldı. Bu süreçte Bursa Ovası’nda suyu fazla tüketen işletmelere de izin verildi. Bu, geleceği iyi okumamanın sonuçlarıdır” dedi. Su kesintileri yapmak zorunda kaldıkları dönemde bazı tepkiler aldıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Ama bu sayede farkındalığı başardık. Şu anda Bursalılar suyu tasarruflu kullanıyor. Kesinti yapmadan önce 510 bin metreküp civarında kullanım vardı, kesintilerin ardından 430 binlere düştü. Kesintileri kaldırdık ve hala bu seviyelerde izliyor. Bizim halkı doğru bilgilerle bilgilendirme sorumluluğumuz var. Bursa artık su şehri değil. Bursa Ovası’nda su seviyesi 250 metrenin altına indi. Bilim insanları, Bursa Ovası’nın her sene 6 santim çöktüğünü açıkladı. Bunun sebepleri araştırılmalıdır. Aralık ayının 20’si oldu ve Uludağ’da hala doğru düzgün kar yok. Gerekli tedbirleri almaya devam etmeliyiz” diye konuştu. Çınarcık Barajı’ndaki arıtma tesisi için çalışmaların yoğun biçimde devam ettiğini dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Göreve gelir gelmez çalışmaları başlattık. Bu yaz bu sıkıntının çekileceğini biliyorduk. Baypass hattı yaparak 100 bin metreküp suyu aktardık. Bunu yapmasaydık daha önceden su kesintileri yapmak zorunda kalabilirdik. Ama bizim günlük 500 bin metreküp suya ihtiyacımız var. Yaz aylarında daha da artacaktır. Artık bahçelerin işlenmiş suyla sulanmaması lazım. Tarımda yeni çözümler üretmeliyiz. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere yönelmeleri lazım. Yanlış politikalar, Bursa’nın daha vahim su sıkıntısı yaşamasına sebep olabilir” dedi. BAŞKAN MUSTAFA BOZBEY’E TEŞEKKÜR Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, suyun sadece çevresel başlık olmadığını, sosyal, ekonomik ve yaşamsal bir mesele olduğunu ifade etti. İklim krizinin etkilerinin yerel ölçekte daha görünür hale geldiğini belirten Aksoy, su politikalarının katılımcı ve bilimsel temelde yeniden ele alması gerektiğini vurguladı. Genel kurulda su kriziyle ilgili çözüm önerilerinin geliştirilmesini amaçladıklarını anlatan Aksoy, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların birlikte hareket etmesinin önemine değindi. Tüm paydaşlarla birlikte kent için önemli çalışmalar yürüttüklerini belirten Aksoy, her alanda kendilerine destek veren Başkan Mustafa Bozbey'e teşekkür etti. Düzenlenen oturumlarda ise, Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hayrettin Kuşçu ‘Tarımsal kuraklık koşullarında su verimliliği ve etkin sulama yöntemi’, Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aslıhan Katip ‘İklim değişikliği ve sürdürülebilirlik çerçevesinde su kaynakları’, BUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Ali Alper Makam ‘İklim değişikliğinin Bursa ve su kaynakları üzerindeki etkisi’, Bursa Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesi Murat Demir ‘İklim krizi ve su hakkı’ konularında sunumlar yaparak önemli bilgiler paylaştı.

Bursa Büyükşehir'den 15 bin fidanlı 'Hatıra Ormanı' Haber

Bursa Büyükşehir'den 15 bin fidanlı 'Hatıra Ormanı'

Bursa Büyükşehir Belediyesi, çalışanları adına 15 bin 28 fidan dikerek çocuklara daha yeşil bir Bursa bırakma hedefiyle “Hatıra Ormanı” oluşturdu. Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentin yeşil kimliğini güçlendirmek ve doğayı yeniden canlandırmak amacıyla belediye ve iştiraklerinde görev yapan 15 bin 28 çalışan adına “Hatıra Ormanı” oluşturdu. Bu kapsamda gerçekleştirilen fidan dikim etkinliğinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, çevre ve iklim değişikliği risklerine dikkat çekti. Gerçekleştirilen fidan dikiminde konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, dikilen her bir fidanın bu kurumda emek veren siz çalışma arkadaşlarımızın, yol ve hizmet arkadaşlarımızın doğaya bıraktığı kalıcı bir iz olduğunu belirterek, "Bu yaz Bursa’mız çok zor günler geçirdi. Hep birlikte bu sürece hem şahitlik ettik hem de derin bir üzüntü yaşadık. Zaman zaman kahrolduk. Ormanlarımızda yükselen alevler gerçekten yüreğimizi dağladı. Çünkü sadece ağaçlar yanmadı; o alanlarda yaşayan canlılar da yok oldu. Böyle ağır ve yıkıcı bir felaketi hep birlikte yaşadık. Bu yangınların yaban hayatını ciddi şekilde etkilediğini biliyoruz. Aynı zamanda doğanın dengesi de büyük ölçüde bozuldu. Kuraklık, belki 20-25 yıl önce geçici bir risk olarak görülüyordu. “Bu yaz kurak geçti ama önümüzdeki yaz düzelir” denilebiliyordu. Ancak artık bu anlayış geride kaldı" diye konuştu. Bursa'nın eskisi gibi “su şehri” olma özelliğini kaybettiğini ifade eden Başkan Bozbey, "Bugün su kaynakları azalan, suyu tasarruflu kullanması gereken bir şehir konumundayız. Bununla birlikte iklim değişikliğinin getirdiği riskleri de dikkate almak zorundayız. Bu risklerin başında yangınlar geliyor ve ne yazık ki bu risk giderek artıyor. Toprak kurudukça, orman alanlarında nem azaldıkça yangın tehlikesi daha da büyüyor. Bu nedenle doğayı korumak ve kollamak hepimizin ortak sorumluluğudur. Kuraklık ve susuzluk artık göz ardı edilemeyecek bir noktaya ulaşmıştır. Son 52 yılın verilerine baktığımızda, Bursa’da yağış miktarının son 52 yılın en düşük seviyesine gerilediğini açıkça görüyoruz" dedi. Burada dikilecek her fidanın anlamı ve değeri son derece büyük olduğunu belirten Başkan Bozbey, Orman Bölge Müdürlüğü'nün de Kızılçam dikimine devam edeceğini söyledi. Başkan Bozbey, "Biz yeniden yeşil bursayı burada birlikte yeniden yeşerteceğiz. Bin 61 muhtarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızın bu kent için buna duyarlı olduğunu ve Bursa'mızın her ferdinin bu duyarlılıkta olduğunu biliyorum. Bizler Bursa'yı yeniden 'Yeşil Bursa' yaparız. Doğasına sahip çıkan suyunu koruyan toprağına değer veren anlayışını hep beraber biliyoruz” diye konuştu.

Sidar: “Gıda İsrafının Ekonomik Karşılığı 1 Trilyon Dolar!” Haber

Sidar: “Gıda İsrafının Ekonomik Karşılığı 1 Trilyon Dolar!”

Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) ve Sürdürülebilirlik Akademisi’nin iş birliğiyle düzenlenen 11. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nin açılış konuşmasını yapan TÜGİS Başkanı Kaan Sidar, “Bugün tarımda çalışan her 4 kişiden 1’i kayıt dışı; buna karşılık tarım teknolojilerine yapılan yatırımlar son 10 yılda 4 kat arttı. Bir yanda imkan ve teknoloji varken, diğer yanda eşitsizlikler söz konusu. Dünyada üretilen her 3 gıdadan 1’i çöpe gidiyor, bu durumun ekonomik karşılığı yaklaşık 1 trilyon dolar, iklimsel karşılığıysa her yıl 3 milyar ton karbon salımı. Bu yüzden israfı bir yönetim başlığı olarak ele alıyoruz” dedi. Tarım Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber ise “2025 yılı içinde yaklaşık 1,2 milyon denetim yaptık; uygunsuzluk tespit edilen yaklaşık 29 bin işletme için toplamda yaklaşık 2,5 milyar lira idari para cezası uyguladık, 540 işletme hakkında da savcılığa suç duyurusunda bulunduk” ifadelerini kullandı. Gıda zincirinin yeniden tasarlanmasına yönelik ortak vizyon ve strateji geliştirilmesi hedefiyle bu yıl 11.’si düzenlenen ve “Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” temasını ele alan Sürdürülebilir Gıda Zirvesi, geniş bir dinleyici kitlesinin katılımıyla İstanbul’da başladı. Daha adil, dayanıklı ve sağlıklı bir gıda sistemi için fikirlerin, iş birliklerinin ve inovasyonun gündeme taşındığı Zirvede; akademi, finans, sanayi, iş dünyası, medya, KOBİ’ler ve STK’lar da dahil olmak üzere sektörün tüm paydaşları bir araya geldi. Kaan Sidar: “Gıdayı doğru yönetirsek geleceği de yönetiriz” 11. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nin açılış konuşmasını yapan Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Başkanı Kaan Sidar, “Dünya bugün yeterince gıda üretiyor; buna rağmen her 9 insandan 1’i hâlâ aç. Bu tablo, gıda sisteminin nasıl işlediğini yeniden düşünmeyi zorunlu kılıyor. Bu yıl ‘Gıdanın Geleceği İçin’ derken bizi bekleyen geleceği konuşuyoruz. Dünya nüfusu 10 milyara yaklaşırken daha az su, daha sınırlı toprak ve daha fazla riskle yaşayacağız. Üstelik küresel sera gazı salınımlarının yaklaşık yüzde 30’u gıda sistemlerinden geliyor. Dolayısıyla iklim gündemini gıda gündeminden ayrı düşünemeyiz” dedi. Sidar, “TÜGİS olarak sadece temsil etmeyi yeterli görmüyoruz, dönüşümü de yönetmek gerekiyor. Bugün tarımda çalışan her 4 kişiden 1’i kayıt dışı; buna karşılık tarım teknolojilerine yapılan yatırımlar son 10 yılda 4 kat arttı. Bir yanda imkan ve teknoloji varken, diğer yanda eşitsizlikler söz konusu. Ayrıca dünyada üretilen her 3 gıdadan 1’i çöpe gidiyor, bu durumun ekonomik karşılığı yaklaşık 1 trilyon dolar, iklimsel karşılığıysa her yıl 3 milyar ton karbon salımı. Bu yüzden israfı bir yönetim başlığı olarak ele alıyoruz” ifadelerini kullandı. “Sağlıklı toprak verimi yüzde 20 artırır” “Rejeneratif tarımı, döngüsel ekonomiyi ve dijitalleşmeyi gündeme taşıyoruz” diyen Kaan Sidar, “Çünkü sağlıklı toprak verimi yüzde 20’ye kadar artırabiliyor, doğru veriyle çalışan çiftçi aynı tarladan yüzde 15–20 daha fazla verim alabiliyor. Sektörün değerli temsilcilerinin katkılarıyla şekillenen Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nden çıkan fikirler raporlarda kalmayacak; sahaya inecek. Çünkü gıdayı doğru yönetirsek, geleceği de yönetiriz” şeklinde konuştu. Murat Sungur Bursa: “Söylemden eyleme geçmek zorundayız” “Sürdürülebilir Gıda Zirvesi ile her yıl sürdürülebilir bir gelecek için umudumuzu büyütüyoruz” diyen Sürdürülebilirlik Akademisi Başkanı Murat Sungur Bursa ise “İş dünyası bir dönem sürdürülebilirliğin izleyicisi konumundaydı; bu yaklaşımı kendi iç yönetimine yansıtamıyordu. Akademimiz iş dünyasında söylemden eyleme uzanan bir çizgide değişim ve dönüşüm yaratmak hedefiyle ortaya çıktı. Bu kapsamda paydaşlarımızla birlikte gıdanın sürdürülebilirliğini insan varlığının sürdürülebilirliğiyle birlikte ele alıyor, söylemden eyleme geçmek zorunda olduğumuzu hatırlatıyoruz” şeklinde konuştu. Ersin Dilber: “2025 yılında 1,2 milyon gıda işletmesini denetledik’” Açılış konuşmacısı olarak söz alan Tarım Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, “Gıda artık küresel ölçekte güvenlik, sağlık, çevre, sürdürülebilirlik ve egemenlik başlıklarının kesişiminde yer alıyor. İklim değişikliği ve doğal kaynaklar üzerindeki artan baskı; su kaynaklarını ve gıda zincirinin dayanıklılığını doğrudan etkiliyor. Bu tablo içinde görevimiz gıdayı güvenli, sağlıklı, izlenebilir ve sürdürülebilir şekilde üretip tüketiciye ulaştırmak. Bakanlığımız suyu merkeze alan bir yaklaşımla hangi ürünün hangi alanda ne kadar ve nasıl üretileceğini ortaya koyan programla sistemli biçimde çalışıyor. Genel Müdürlüğümüz de gıdanın her aşamasında güvenilirliği sağlamayı esas alıyor. Her biri gerekli formasyona sahip 8 binin üzerindeki denetçiyle yılda yaklaşık 1 ila 1,5 milyon resmi kontrol gerçekleştiriyoruz” dedi. Dilber, “2025 yılı içinde yaklaşık 1,2 milyon denetim yaptık; uygunsuzluk tespit edilen yaklaşık 29 bin işletme için toplamda yaklaşık 2,5 milyar lira idari para cezası uyguladık, 540 işletme hakkında da savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Taklit ve tağşişle mücadelede denetim sonuçlarını şeffaf biçimde paylaşmayı temel ilke olarak görüyoruz. Kurduğumuz sistemle 2 bin 300’ün üzerinde ürünü kamuoyuna duyurduk. Laboratuvar altyapımızda 41’i kamuya ait olmak üzere 138 gıda kontrol laboratuvarında yılda 1 milyonun üzerinde numune çalışılıyor” dedi. Gelecek döneme ilişkin de konuşan Dilber, “Kamerayla denetim, risk bazlı ve veri temelli denetim modelleri ve kalıntı eylem planının yanı sıra pestisit kullanımında yeni kısıtlamaları hayata geçirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Mehdi Eker: “700 milyon insan açlıkla karşı karşıya” Eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı ve TARPOL (Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi) Yönetim Kurulu Başkanı Mehdi Eker ise “Bugün karşı karşıya olduğumuz küresel ve bölgesel sorunlar, artık ‘kriz ötesi’ bir aşamaya yaklaştığımızı gösteriyor. Bu yüzden temenniyle yetinmeyen, pratik öneriler üreten bir anlayış inşa etmeliyiz. Son iki yüz yılda egemen olan yaklaşım dünyamızı oldukça zorladı. Doğal kaynakları aşındıran bu tabloya karşı doğru tahlil ve acil eylem gerektiren bir döneme girdik” dedi. Dünyanın insanlığın ihtiyaçlarını karşılayacak kaynağa sahip olduğunu hatırlatan Eker, asıl sorunun ihtirasların frenlenmesinde olduğunu vurguladı. Eker, “Açlık, obezite ve israfın aynı anda büyüdüğü bir dünyada, üretilen gıdanın üçte birinin israf edilmesi kabul edilemez. Yaklaşık 700 milyon insan açlıkla karşı karşıya; obez sayısı 1,2 milyarı aşıyor. Ülkemizde de israfın kişi başına 102 kg düzeyinde olduğu ifade ediliyor. Bu tabloyu ancak paydaşların eşgüdüm içinde çalıştığı, koordinasyon–operasyon–iletişimi birlikte kuran yeni bir sistem yaklaşımıyla tersine çevirebiliriz” ifadelerini kullandı. İsrafsız şirket vurgusu Ülker CEO'su Özgür Kölükfakı ise açıklamalarında israfsız şirketin önemine değinerek; “Sürdürülebilirlik bizim için çevreye, topluma ve ekonomiye aynı anda değer katmak, fayda sağlamak demek. Üretimden tedarik zincirine, Ar-Ge’den ambalaj tasarımlarına kadar her alanda bu anlayışla hareket ediyoruz. 2014’ten bu yana karbon salım artışı olmadan büyürken, kaynakları en verimli şekilde kullanıyor, doğaya ve insana saygılı üretim yapıyoruz. Fındıktan Fazlası, Buğdayda Onarıcı Tarım ve Kakaodan Fazlası projelerimizi geliştirerek sürdürülebilir tarımı desteklemeye devam ediyoruz. Ülker’de ‘İsrafsız Şirket’ kültürümüzle her lokmada mutluluk vermek için aralıksız çalışırken toplumsal etkimizi genişlettiğimiz, sürdürülebilirlik projelerimiz ve performansımızla kimseyi beklemeden dünyamızın yarınları için ürettiğimiz bir geleceğe hazırlanıyoruz.” şeklinde konuştu.

CHP’li Gürer: Zeytinde yeni yol haritası şart Haber

CHP’li Gürer: Zeytinde yeni yol haritası şart

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Meclis’te yaptığı açıklamada tarımdaki sorunlara dikkat çekerek zeytinde yaşanan rekolte kaybına, sigorta ödemelerindeki aksamalara ve iklim değişikliğinin etkilerine vurgu yaptı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında tarım sektöründe yaşanan güncel sorunları değerlendirdi. Zirai don olaylarının ardından ülke genelinde şiddetli bir kuraklığın yaşandığını belirten Gürer, bu sürecin tarımsal üretime ciddi zarar verdiğini söyledi. Bazı çiftçilerin zararı için sigorta ödemeleri yapılırken bazı üreticilerin ödemelerden yararlanamadığını ifade eden Gürer, uygulamadaki eşitsizliğe dikkat çekti. Zeytinyağı ihracatında Türkiye’nin potansiyelin gerisinde kaldığını belirten Gürer, iklim değişikliği nedeniyle zeytinde yeni bir üretim ve pazarlama stratejisinin zorunlu hale geldiğini söyledi. CHP'li Gürer, “2025 yılı için öngörülen yüzde 34,7’lik kayıp, ilerleyen dönemlerde daha büyük sorunların kapıda olduğunu gösteriyor. Zeytinde kooperatifleşme çiftçi için kritik önemde. Bölgelere göre üretim maliyetleri, toprak yapısı ve ekolojik şartlar değişiyor. Bu nedenle bölge bazlı destek politikaları geliştirilmelidir” dedi. Üreticilerin sorunlarını Meclis’te gündeme getirmeye devam ettiklerini belirten Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığına çağrıda bulunarak, “Zeytin üreticisinin sorunları büyüyor. Üreticiyi sahada dinleyin, kalıcı çözümler üretin. Hem stratejik değere sahip hem de ihracat potansiyeli yüksek bir ürünün katma değerli şekilde yurt dışına satışını artıracak politikalar geliştirilmelidir.” dedi. Gürer, zeytinde rekolte kaybı, artan maliyetler ve pazarlama sorunlarının çözümü için kapsamlı bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu da vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.